SON DAKİKA

#Eğitim

HABER DEĞER - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de: "Muhalefetin ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de: "Muhalefetin ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz"

Rize'de 10 milyar liralık dev yatırım açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize'de gerçekleştirilen toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap etti. Ülkesi ve milleti için aşkla koşanlarda yorgunluk olmayacağını vurgulayan Erdoğan, durmaksızın çalışmaya devam ettiklerini belirtti. Sahil Camii'nde Cuma namazını kıldıktan sonra Rize merkez ve ilçelerinde yapımı tamamlanan eserlerin toplu açılışını gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan projelerin Rize'ye ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Tören kapsamında Yağlıtaş Mahallesi'nde 465 konut, 4 iş yeri ve 1 caminin açılışının yapıldığını belirten Erdoğan, kentin yeşiline yeni tonlar ekleyecek 330 bin metrekarelik millet bahçesinin de resmen hizmete sunulduğunu açıkladı. Şehirde kültür ve sanatın dinamizmine büyük önem verdiklerini kaydeden Erdoğan, yerel üreticileri destekleyecek, sergi alanlarını genişletecek ve şehrin ekonomisine katkı sunacak "Kültür Sokağı"nın da açılışını gerçekleştirdiklerini bildirdi. Törende konuşan Erdoğan, "Ülkesi ve milleti için aşkla koşanda yorgunluk emaresi olur mu? Tabii ki olmaz. Kalbi bu ülke için çarpan yorulmaz. Onun için durmuyoruz. Duraksamıyoruz. Rehavete kapılmıyoruz. Onun için şehir şehir gezip ülkemizin eksiğini gidermek için çalışıyoruz. Meydanlarda dolup taşan şu coşkunuz için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi inşallah daim eylesin" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan bu eserlerin Rize'mize, Rizeli hemşehrilerime ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" diyerek sözlerini sürdürdü. Kültür sokağı açılışına ilişkin ise, "Bakınız bu şehirde kültür ve sanat ne kadar dinamikse bu şehrin geleceği de o derece parlak olur. Edebiyatla, resimle, müzikle bağı kopan şehirler binadan ibaret olur. Kültür sokağını da bugün bu bağlamda açıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Eğitim, spor ve altyapı projeleri hayata geçti Eğitim ve spor alanında atılan adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 okulun güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını, Çamlıhemşin’de yapımı biten Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin yeni eğitim öğretim yılında kapılarını açacağını ve merkezde 600 kişilik öğrenci yurdunun hizmete alındığını kaydetti. Dünyanın en prestijli ultra maraton koşularından birinin Kaçkar’da yapıldığını hatırlatan Erdoğan, maratondaki sporculara başarılar dilerken İkizdere futbol sahası başta olmak üzere spor tesislerinin bakım ve onarımlarının tamamlandığını aktardı. Öte yandan, inşaat, altyapı ve çevre düzenlemesi sona eren Çiftekavak Sanayi Sitesi ile 12.500 metrekare alana sahip yeni otobüs terminalinin de temellerinin atıldığını belirten Erdoğan, maliyeti 3 milyar TL’yi aşan bu yeni yatırımların da Rize için hayırlı olması temennisinde bulundu. "Gündemimizde ülkemizi krizlerden korumak var" Konuşmasında muhalefetin tutumuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece bugüne değil, gelecek nesillere karşı da sorumluluk taşıdıklarını vurguladı. Erdoğan, muhalefetin gündemine ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Biz sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz. Onun için muhalefetin ne dediğiyle, ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz. Bu kardeşinizin gündeminde ülkemizi etrafındaki ateş çemberinden, krizlerden ve çatışmalardan korumak var, sizin emanetinize hakkıyla sahip çıkmak var." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Öğrencinin Hataları Kitaba Dönüşüyor: Edit Dijital’den Kişiye Özel Öğrenme Modeli LOOP Haber

Öğrencinin Hataları Kitaba Dönüşüyor: Edit Dijital’den Kişiye Özel Öğrenme Modeli LOOP

Eğitim teknolojileri alanında geliştirdiği ölçme ve değerlendirme çözümleriyle dikkat çeken Edit Dijital, öğrencilerin deneme sınavlarında yaptıkları hataları analiz ederek kişiye özel çalışma kitabına dönüştüren yeni ürünü LOOP’u hayata geçirdi. “Learning from Our Own Pitfalls – Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımıyla geliştirilen sistem, her öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre farklı bir çalışma süreci oluşturmayı hedefliyor. Eğitimde dijital dönüşüm, sınavların bilgisayar ortamında uygulanmasının ötesine geçiyor. Öğrencinin aldığı puan kadar hangi konularda zorlandığı, hangi kazanımlarda hata yaptığı ve öğrenme sürecinde hangi alanlara yeniden dönmesi gerektiği de giderek daha önemli hale geliyor. Edit Dijital tarafından geliştirilen LOOP, tam da bu noktadan hareket ediyor. Sistem, öğrencinin deneme sınavındaki performansını yalnızca doğru ve yanlış sayıları üzerinden değerlendirmek yerine, ortaya çıkan veriyi yeni bir öğrenme sürecinin başlangıcı olarak ele alıyor. Her öğrencinin eksiği farklı, kitabı da farklı İngilizce “Learning from Our Own Pitfalls” ifadesinin baş harflerinden oluşan LOOP, Türkçede “Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımını temsil ediyor. Sistemin temelinde ise oldukça basit bir soru bulunuyor: “Her öğrencinin eksiği aynı değilse, neden herkes aynı kitabı çözsün?” Geleneksel soru bankalarında aynı seviyedeki öğrenciler büyük ölçüde aynı içeriklerle karşılaşırken, LOOP öğrencinin geçmiş sınav performansından hareketle ihtiyaç duyduğu konu ve kazanımları belirlemeyi amaçlıyor. Öğrencinin yanlış yaptığı, boş bıraktığı veya zorlandığı sorular analiz edilerek hangi alanlarda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyduğu tespit ediliyor. Böylece deneme sınavının ardından öğrencinin karşısına yalnızca “kaç net yaptım?” sonucu çıkmıyor. Asıl soru, “Neyi bilmiyorum ve bundan sonra ne çalışmalıyım?” haline geliyor. Deneme sınavı bitiyor, öğrenme süreci yeniden başlıyor LOOP’un çalışma modelinin merkezinde öğrencinin sınavlardan elde edilen performans verileri yer alıyor. Deneme sınavındaki yanlışlar, boş bırakılan sorular ve konu-kazanım bazındaki sonuçlar değerlendirilerek öğrenciye özgü bir öğrenme haritası oluşturuluyor. Analiz sonucunda sistem, öğrencinin zaten yeterli olduğu konular yerine gelişime ihtiyaç duyduğu alanlara odaklanıyor. Böylece öğrencinin yüzlerce soruyu rastgele çözmesi yerine, kendi eksiklerine yönelik sorularla çalışması hedefleniyor. Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman, LOOP’un temel yaklaşımını öğrencinin kendi hatalarından öğrenmesi fikri üzerine kurduklarını belirtiyor. Karaman’a göre öğrencinin yaptığı bir hata yalnızca sınavdaki kayıp puanı değil, aynı zamanda sonraki öğrenme adımını belirleyebilecek önemli bir veriyi de temsil ediyor. Analiz sonucu kişiye özel kitaba dönüşüyor LOOP’un öne çıkan özelliklerinden biri de öğrencinin sınav analizinin yalnızca dijital bir rapor olarak kalmaması. Sistem tarafından belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda öğrenciye özel basılı bir çalışma kitabı hazırlanıyor. Ortaya çıkan kitap, standart bir soru bankasından farklı olarak öğrencinin kendi sınav geçmişinden ve öğrenme eksiklerinden hareketle şekilleniyor. Bir öğrencinin matematikte belirli bir kazanıma, başka bir öğrencinin ise Türkçede farklı bir konuya ağırlık vermesi gerekiyorsa hazırlanan içerik de buna göre değişiyor. Böylece kitap öğrencinin programa uyum sağlamasını beklemek yerine, öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre biçimleniyor. Öğrencinin yanlışı, eksiği ve çalışma ihtiyacı kendi kitabının içeriğini belirliyor. “Öğrencinin hatası öğrenme verisidir” LOOP yaklaşımında hata, yalnızca başarısızlığın göstergesi olarak görülmüyor. Öğrencinin yanlış yaptığı bir soru; hangi konuda zorlandığı, hangi kazanımı tam olarak öğrenemediği ve hangi noktaya yeniden dönmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları taşıyor. Bu nedenle sistem, hatayı öğrenme sürecinin sonu olarak değil yeni bir çalışma döngüsünün başlangıcı olarak değerlendiriyor. LOOP’un ortaya koyduğu öğrenme modeli şu döngü üzerinden ilerliyor: Ölç → Hatanı Gör → Eksikliğini Belirle → Çalış → Yeniden Ölç Bu döngü tekrarlandıkça öğrencinin gelişiminin daha somut biçimde takip edilmesi ve çalışma sürecinin bireyselleştirilmesi amaçlanıyor. Yapay zekâ ve ölçme-değerlendirme aynı sistemde buluşuyor Edit Dijital’in ölçme-değerlendirme ve kişiselleştirilmiş soru bankası alanındaki çalışmalarının devamı niteliğindeki LOOP, sınavlardan elde edilen dijital verinin doğrudan eğitim materyaline dönüşmesini sağlıyor. Sistem, öğrenci performansının analiz edilmesi ve bu sonuçlara göre içerik oluşturulması sürecinde veri analitiği ve yapay zekâ destekli yaklaşımlardan yararlanıyor. Bu yönüyle LOOP, yapay zekânın eğitimde yalnızca soru üretmek veya sınav uygulamak için değil, öğrencinin sonraki öğrenme adımını belirlemek amacıyla da kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Amaç, sınav sonucunu yalnızca bir puan veya sıralama olarak bırakmak yerine öğrencinin önündeki çalışma sürecini şekillendiren bir yol haritasına dönüştürmek. Öğretmenler için de öğrenciyi tanımanın yeni bir yolu Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı yalnızca öğrencinin bireysel çalışma sürecini değiştirmiyor. Sınavlardan elde edilen ayrıntılı performans verileri, öğretmenlerin öğrencilerin güçlü ve gelişime açık yönlerini daha net biçimde görmesine de yardımcı olabiliyor. Bir sınıftaki öğrencilerin tamamının aynı konuda ve aynı seviyede olmadığı düşünüldüğünde, her öğrencinin ihtiyacını ayrı ayrı belirlemek öğretmen açısından önemli bir zaman ve emek gerektiriyor. LOOP yaklaşımında ise ölçme-değerlendirme sonucunda elde edilen veriler, öğrenciler arasındaki farklılıkların daha görünür hale gelmesini sağlıyor. Böylece öğretmenin pedagojik kararlarını destekleyebilecek yeni bir veri kaynağının ortaya çıkması hedefleniyor. Amaç daha fazla soru değil, doğru soruyu çözmek Eğitimde başarı uzun yıllardır öğrencinin çözdüğü soru sayısıyla ilişkilendiriliyor. Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı ise bu anlayışa farklı bir noktadan yaklaşıyor: Önemli olan öğrencinin kaç soru çözdüğü mü, yoksa gerçekten ihtiyacı olan soruları çözüp çözmediği mi? LOOP’un temel iddiası da burada ortaya çıkıyor. Öğrencinin zaten bildiği konulardaki yüzlerce soruyu tekrar tekrar çözmesi yerine, sınav sonuçlarından hareketle eksik olduğu alanlara yoğunlaşması hedefleniyor. Bu nedenle LOOP yalnızca kişiye özel bir kitap değil, aynı zamanda öğrencinin her yeni sınav sonucuyla yeniden şekillenebilen bir öğrenme döngüsü olarak konumlanıyor. Kişiselleştirilmiş eğitimde yeni dönem Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman’a göre, eğitim teknolojilerinin önümüzdeki dönemdeki önemli başlıklarından biri öğrencilerin bireysel öğrenme ihtiyaçlarının doğru biçimde tespit edilmesi olacak. Yapay zekâ, veri analitiği ve ölçme-değerlendirmenin birlikte kullanılması; hem öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerini daha iyi tanımasına hem de öğretmenlerin öğrencilerin gelişimini daha yakından takip edebilmesine imkân sağlayabilir. Edit Dijital’in LOOP girişimi de bu dönüşümün Türkiye’deki örneklerinden biri olmayı hedefliyor. Çünkü sistemin arkasındaki düşünce, teknoloji kadar basit bir eğitim yaklaşımına dayanıyor: Her hata, doğru analiz edildiğinde yeni bir öğrenme fırsatına dönüşebilir. Ve kişiselleştirilmiş eğitimin geleceğinde öğrencinin doğru yaptığı sorular kadar, yanlış yaptığı sorulardan ne öğrendiği de belirleyici olabilir.

YÖK'ten Üniversitelere "Terörsüz Türkiye"  hakkında çalışma çağrısı Haber

YÖK'ten Üniversitelere "Terörsüz Türkiye" hakkında çalışma çağrısı

Üniversitelere gönderilen yazının detayları Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye'nin milli birlik, beraberlik ve toplumsal bütünleşmeyi güçlendirme sürecine katkı sunmak amacıyla üniversitelere resmi bir yazı gönderdi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın imzasıyla iletilen "'Terörsüz Türkiye' Hedefine Yükseköğretim Kurumlarının Katkısı" başlıklı yazıda, söz konusu hedefin ülkenin terörden arındırılması, vatandaşların güvenle geleceğe bakabilmesi ve beşeri, ekonomik ile sosyal potansiyelin ileri taşınması bakımından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Üniversitelerin eğitim, araştırma ve topluma katkı misyonlarına dikkat çekilen metinde, "Terörsüz Türkiye" vizyonunun sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla çok disiplinli bir şekilde ele alınması gerektiği belirtildi. YÖK, bu doğrultuda üniversitelerden akademik çalışmalar yürütmelerini, panel, konferans ve çalıştaylar organize ederek elde edilen bilimsel değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşmalarını talep etti. Yazıda, yükseköğretim kurumlarının kendi akademik imkan ve öncelikleri çerçevesinde bu sürece destek vermesinin önemi yinelendi. YÖK açıklamasında, " "Bilindiği gibi coğrafyamızı geleceğe taşıyacak eğitim ve öğretim, tarih, kültür ve değerlerimiz hepimizin üzerinde uzlaşacağı ortak paydamızdır. Bu çerçevede, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla, farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınması, akademik araştırma ve çalışmaların yürütülmesi, panel, konferans ve çalıştayların düzenlenmesi ve ortaya konulacak bilimsel değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması sürece önemli katkı sağlayacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefinin ülkemizin geleceği, toplumsal huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi, milli birlik ve beraberliğimizin pekiştirilmesi bakımından taşıdığı önem göz önünde bulundurularak, üniversitelerimizin kendi akademik imkan, birikim ve öncelikleri doğrultusunda bu sürece bilimsel ve akademik çalışmalarla katkı sunmaları hususunda gereğini önemle rica ederim." ifadelerini kullandı. YÖK Başkanı Erol Özvar'dan Açıklamalar Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye'nin geçmişte terör nedeniyle büyük acılar yaşadığını hatırlatarak "Terörsüz Türkiye" hedefinin ülke ve gençler için taşıdığı hayati öneme dikkat çekti. Özvar, şu ifadeleri kullandı: "Terörsüz Türkiye, ülkemizin gücünün terörle ziyan olmaması, bütün imkan ve enerjisinin bilime, eğitime, üretime, kalkınmaya ve gençlerimizin geleceğine yönelmesi demektir. Ülkemizin geleceği aydınlıktır. Yarınlarımıza ve gençlerimize güveniyoruz." Üniversitelerin toplumsal huzurun ve kardeşliğin güçlendirilmesinde büyük bir sorumluluk taşıdığını belirten Özvar, milyonlarca gencin eğitim gördüğü yükseköğretim kurumlarının, ortak değerlerin paylaşıldığı ve yarınlara beraber yürütülen "kardeşlik mekanları" olduğunu ifade etti. Üniversitelerin süreci yalnızca desteklemesinin yetmediğini, bilgiyle ve bilimsel araştırmalarla kalıcı toplumsal huzurun inşasına öncülük etmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, açıklamasını vatan için can veren şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle anarak tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye'de Kürtçe okullarda seçmeli ders olacak Haber

Suriye'de Kürtçe okullarda seçmeli ders olacak

Eğitim düzenlemesi ve uygulama esasları Suriye'deki siyasi ve askeri bütünleşme adımlarının ardından eğitim alanında da köklü değişiklikler hayata geçiriliyor. Eğitim ve Öğretim Bakanlığı tarafından ilan edilen yeni talimatnameler doğrultusunda Kürtçe dili resmi eğitim mekanizmasına dahil edildi. Alınan kararla beraber Kürtçe, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılından itibaren ülke genelindeki okullarda ilk defa seçmeli ders olarak öğrencilerin karşısına çıkacak. Bakanlık tarafından hazırlanan yönergeye göre, söz konusu ders tüm sınıf kademelerinde haftada 2 saat süreyle işlenebilecek. Öğrencilerin bu dersten elde edecekleri notlar not ortalamasına dahil edilecek; fakat bu puanlar doğrudan sınıf geçme veya sınıfta kalma durumunu etkilemeyecek. Yıl başından bu yana kapsamlı bir hazırlık yürüten Suriye Ulusal Eğitim Müfredatı Geliştirme Merkezi, farklı bölgelerden gelen uzmanların katkısıyla ders materyallerinin basımını bitirdi. Ayrıca Eğitim Bakanlığı, 17 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamada, gerekli sınav ve pedagojik formasyon aşamalarını başarıyla geçen çok sayıda kadrolu ve sözleşmeli Kürtçe öğretmeninin göreve başlatılacağını bildirdi. Tarihsel arka plan Eğitim ve Öğretim Bakanı Muhammed Abdurrahman Türko, eğitime dair yaptığı açıklamada okulların ayrıştırıcı değil, aksine toplumsal aidiyetin pekiştiği merkezler olması gerektiğine dikkat çekti. Bu reformun yasal dayanağını ise Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın 16 Ocak tarihinde onayladığı 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi oluşturuyor. İlgili kararnamede, Kürt kökenli vatandaşların Suriye toplumunun asli unsuru olduğu vurgulanarak Kürtçe resmi olarak "ulusal dil" statüsüne kavuşturuldu. Bu sayede, özellikle Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu doğu bölgeleri başta olmak üzere pek çok yerde devlet ve özel okul bünyesinde derslerin önü açılmış oldu. Suriye'deki Kürt topluluğunun dil ve kimlik hakları, 1962 yılındaki Haseke nüfus sayımı ve Baas Partisi'nin 1963'te iktidarı ele geçirmesiyle birlikte uzun yıllar boyunca baskılara ve yasaklamalara maruz kalmıştı. 2011'de başlayan iç savaş sonrasındaki gelişmeler ve son dönemde SDG'nin Suriye ordusu ile devlet bünyesine tamamen entegre olmasını sağlayan 10 Mart 2025 ile 29 Ocak 2026 tarihli uzlaşmalar, bu yeni dönüşüm sürecinin temelini oluşturdu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 25. yıl mesajı: Durmak yok, daha yeni başlıyoruz! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 25. yıl mesajı: Durmak yok, daha yeni başlıyoruz!

AK Parti’nin 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı, Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, programda yaptığı konuşmada partinin kuruluşundan bugüne geçen 25 yılı değerlendirdi. Erdoğan, konuşmasının başında Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye selamlarını iletirken, programa Türkiye’nin farklı illerinden katılan partililere teşekkür etti. Daha sonra AK Parti’nin kuruluş sürecine değinen Erdoğan, partinin 14 Ağustos 2001’de kurulduğunu, 3 Kasım 2002 seçimlerinde ise tek başına iktidara geldiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarları döneminde ekonomi, sağlık, eğitim ve ulaştırma alanlarında büyük yatırımlar gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan’ın verdiği rakamlara göre yıllık ihracat haziran ayında 278 milyar dolara, milli gelir ise 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Savunma sanayiindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye’nin savaş gemisi, tank, füze ve denizaltı üreten bir ülke konumuna geldiğini belirterek savunma sanayii ihracatının 10 milyar doları aştığını ifade etti. Ulaştırma yatırımlarını anlatan Erdoğan, 2028'e kadar 27 şehrin hızlı tren ağıyla birbirine bağlanmasının hedeflendiğini söyledi. Konuşmasının gelecek döneme ilişkin bölümünde Erdoğan, AK Parti'nin yoluna devam edeceğini vurguladı. “Kimse bizden yorulma beklemesin” diyen Erdoğan, 25 yıl boyunca her güne yeniden başladıklarını ve bundan sonra da aynı anlayışla çalışacaklarını söyledi. Erdoğan, AK Parti’nin önümüzdeki dönemdeki hedeflerine ilişkin ise “Daha yeni başlıyoruz” mesajını verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet Bahçeli'den aile yapısı ve nüfus uyarısı: "Beka meselesidir" Haber

Devlet Bahçeli'den aile yapısı ve nüfus uyarısı: "Beka meselesidir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, aile kurumunun toplumun ve milletin varlığını sürdürebilmesindeki temel unsurlardan biri olduğunu ifade ederek, aile yapısının yapısal olarak zayıflamasının ve sorumlulukların yük olarak görülmesinin ciddi bir tehdit teşkil ettiğini dile getirdi. Televizyon programları ve sosyal medya ağlarının yanı sıra özgür yaşam adı altında keyfiliğin özendirilmesinin aile yapısını olumsuz etkilediğini savunan Bahçeli, acil önlemler alınması çağrısında bulundu. "Televizyon programları ve sosyal medya Aile yapısını etkiliyor" Türkiye'de ve dünyada aile yapısını etkileyen yeni dinamiklerin ortaya çıktığını belirten Bahçeli, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Televizyon programları, bilgisayar ve internet ağları üzerindeki sosyal medya platformları, LGBTQ+ gibi etkenler Türk aile yapısını olumsuz yönde etkilemektedir." Gençlerin geleceğinin korunması gerektiğini vurgulayan MHP Lideri, kayıp bir neslin ortaya çıkmasının önüne geçilmesi için gerekli adımların atılmasını istedi. Önceliğin aile yapısının korunması olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda millî kimlik ve kültür bilincine sahip gençlerin yetiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Kadim gelenekleri geleceğe taşımak önemli sorumluluktur" Bahçeli, değerlerin uzun dönemli kültürel yönelimlerin yanı sıra inançları, bilgiyi, duyguları ve tavırları da biçimlendirdiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadim geleneklerin özüne bağlı kalarak onları uygun bir biçimde yeniden inşa etmek ve geleceğe taşımak insanımız adına bize önemli sorumluluklar yüklüyor. Çünkü değerler uzun dönemli kültürel yönelimleri olduğu kadar inançları, bilgiyi, duyguları, algılamaları, tavır ve tutumları da içermektedir. Bunlar hayatımızın anlam evreni, tercihlerimizi ve eylemlerimizi belirleyecek kılavuzlardır. Bu bağlamda eğitim, irade sahibi insanın iradesini hakikate yöneltme işidir. Temel hedef ise sorumluluk sahibi insanın bir değer dünyası içinde yetiştirilmesi ve bunun planlanmasıdır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu’ndan yeni parti tartışmalarına yanıt Haber

Kılıçdaroğlu’ndan yeni parti tartışmalarına yanıt

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Polatlı ilçesinde mevsimlik tarım işçilerinin kaldığı çadır alanını ziyaret etti. İşçilerle görüşerek çalışma ve yaşam koşulları hakkında bilgi alan Kılıçdaroğlu, ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, yeni partiye geçen milletvekili sayısı oranında Hazine yardımından pay verilmesine ilişkin açıklaması sorulan Kılıçdaroğlu, gündeminin parti tartışmaları değil, halkın sorunları olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, “Benim gündemim halkın gündemi. Buradaki insanların sorununu çözmek. A partisi bunu demiş, B partisi bunu demiş; önemli olan halkın sorunlarıyla kimin ilgilendiğidir” ifadelerini kullandı. Toplumun unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmeyi görev olarak gördüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ben başka bir yerde değil, halkın arasında siyaset yapıyorum. Günlük ve kısır tartışmaların ötesine çıkmak gerekiyor” dedi. CHP içindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Kılıçdaroğlu, “CHP’nin içindeki tartışmalar beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren, bu ülkenin sorunlarıyla kimin ilgilenmek istediğidir. Birilerinin sözcüsü olmayacağız; halkın sözcüsü olacağız” diye konuştu. Mevsimlik tarım işçilerinin sosyal güvenlik, eğitim ve barınma sorunlarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, mevcut tablonun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını savundu. Basına da çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, “Kontrollü ve yönlendirilen medya istemiyoruz. Halkın sesi olacak, bu çocukların hakkını savunacak bir medya istiyoruz” ifadelerini kullandı. Siyasetçilerin halka hesap vermesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Hesap vermekten kaçan bir siyasetçinin arkasında karanlık noktalar vardır. Kirli siyasetin bu ülkeye faydası yoktur” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MEB'den 81 ile kritik talimat: Kişisel veriler dijitalden kaldırılıyor Haber

MEB'den 81 ile kritik talimat: Kişisel veriler dijitalden kaldırılıyor

Yeni düzenlemeye göre, öğrenci ve personel bilgilerini içeren tüm içeriklerin internetten kaldırılması zorunlu hale getirildi. Dijital platformlarda yeni dönem MEB, okulların internet siteleri, sosyal medya hesapları ve çevrim içi platformlarında kişisel verilerin kontrolsüz yayılmasını önlemek için 10 maddelik bir genelge yayımladı. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde, okul yönetimlerinin veri işleme süreçlerinde "görev ve hizmet gerekleri" dışına çıkmaması ve paylaşımlarda azami hassasiyet göstermesi istendi. Veri içerikleri yasaklandı Okul ve kurumlarca yapılan duyurularda veya platformlarda artık öğrenci sınıf listeleri, numaraları ve başarı bilgileri, T.C. kimlik numaraları, veli iletişim bilgileri, disiplin kayıtları ve sağlık bilgileri, sınav sonuçları ve öğrenci ve personele ait fotoğraf, video ve benzeri görsel materyaller kamuya açık şekilde paylaşılması yasaklandı. Eski paylaşımlar silinecek Bakanlık, sadece yeni paylaşımları değil, geçmişe dönük dijital içerikleri de denetim altına alıyor. Okul müdürlükleri, internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında yer alan eski gönderileri gözden geçirerek, kişisel veri barındıran tüm belge, fotoğraf ve videoları erişimden kaldırmakla yükümlü kılındı. Eğitim ve Denetim Süreci devreye girecek Öğretmen ve idari personelin bilinçlendirilmesi için Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden "Kişisel Verilerin Korunması Eğitimi" ve "Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi" kurslarına katılım teşvik edilecek. Bakanlık, sistem güvenliğini tehdit eden uygulamalara karşı da net bir duruş sergiledi. Kullanıcı adı ve parola gibi erişim bilgilerini üçüncü şahıslarla paylaşan, bot yazılım veya yetkisiz veri aktarım araçları kullanan personel hakkında idari ve hukuki süreç başlatılacak. Herhangi bir veri ihlali durumunda ise okul yöneticilerinin durumu ivedilikle bağlı bulunulan birime bildirmesi gerekecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.