SON DAKİKA

#Ekonomik Baskı

HABER DEĞER - Ekonomik Baskı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Baskı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor Haber

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor

Toplumdaki çürümenin ilk olarak sokak hayvanlarıyla kurduğu ilişki sırasında görünür hale geldiğini anlatan Bürtek, artık Türkiye’de insanların birbirine güvenmediğini, kurumların çözüm üretmediğini ve toplumun ortak bir duygu etrafında buluşamadığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, sosyal çürüme kavramını ilk kez sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaları sırasında fark ettiğini belirtti. Yaklaşık on yıldır hayvanlarla ilgili gönüllü çalışmalar yürüttüğünü anlatan Bürtek, mahallede, üniversitede ve belediyelerde karşılaştığı insan ilişkilerinin kendisini bu sonuca götürdüğünü söyledi. “Sosyal çürüme sokakta başladı” Bürtek, sokak hayvanları üzerinden toplumun her kesimiyle temas ettiğini belirterek, “Hayvanlarla ilişki kurduğunuzda belediyeyle, üniversiteyle, mahalleyle, esnafla, herkesle muhatap oluyorsunuz. Orada insanların iyilik karşısındaki tuhaf, baskılanmış ve sorunlu haliyle karşılaşıyorsunuz. Ben sosyal çürümeyi ilk kez burada gördüm” dedi. Sokakta yaşananların teorilerle açıklanamayacağını savunan Bürtek, akademide yapılan tartışmaların gündelik hayatın gerçekliğinden uzak olduğunu söyledi. Sosyal çürümenin, bir kuramın ya da ithal edilmiş kavramların değil, doğrudan yaşanan hayatın sonucu olduğunu ifade etti. “Türkiye’deki durumu Batı’nın kavramları açıklamıyor” Doç. Dr. Zeliha Bürtek, Türkiye’de yaşananların sıklıkla “anomi” gibi Batı merkezli kavramlarla açıklanmaya çalışıldığını ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bürtek, “Bizde haklarıyla var olan bir birey de yok, ona karşılık veren bir kamu da yok. Bu yüzden Batı’daki toplumsal çözülme kavramlarını Türkiye’ye getirip yapıştırmak hiçbir şeyi açıklamıyor” diye konuştu. Bürtek’e göre Türkiye’de insanlar haklarıyla değil, yalnızca kimlikleriyle kamusal alanda var olmaya çalışıyor. Kadınların, öğretmenlerin ve farklı toplumsal kesimlerin haklarını almak için mücadele ettiğini belirten Bürtek, bu nedenle yaşanan sorunun yalnızca bir “kuşak çatışması” olarak görülemeyeceğini vurguladı. “Çocuklar asosyal değil, yetişkinlere had bildiriyor” Canlı yayının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Doç. Dr. Zeliha Bürtek’in çocuklar ve gençler üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. Bürtek, çocukların içine kapanık ya da ilgisiz olmadığını, tam tersine yetişkinlerin kurduğu bozuk düzenin farkında olduklarını söyledi. “Çocuklar her şeyi görüyor. Anne ile baba arasındaki gerilimi, evdeki yoksulluğu, iş hayatındaki çıkmazı, televizyondaki şiddeti, siyasetteki dili görüyor. Bu yüzden çocuklar artık asosyal değil; tam tersine, yetişkinlerin yapamadığını yapan bir noktaya geldiler” diyen Bürtek, son dönemde gençlerin ve çocukların öfkesini de bu çerçevede değerlendirdi. Bürtek’e göre çocuklar bugün ailelerine, okula ve topluma “kendinize gelin” mesajı veriyor. Ancak yetişkinlerin suskunluğu nedeniyle bu mesaj giderek daha sert bir biçimde ortaya çıkıyor. “Yetişkin rica ediyor, çocuk bağırıyor” Toplumun suskunluğunun da sosyal çürümeyi derinleştirdiğini söyleyen Bürtek, insanların sansür, baskı ve gelecek kaygısı nedeniyle konuşamadığını belirtti. Bu nedenle yetişkinlerin acısını ve öfkesini “rica eden” bir dilin içine hapsettiğini savundu. “Acıyan bir insan rica etmez, bağırır. Ama bugün yetişkin bağırmıyor; rica ediyor, dolaylı konuşuyor, susuyor. Çocuk ise rica etmiyor. Çocuk bağırıyor, küfrediyor, tepki gösteriyor” ifadelerini kullanan Bürtek, son dönemde öğrencilerin ve gençlerin öne çıktığı protestoların da bu nedenle yaşandığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, gençlerin ideolojik değil, özgürlük ve saygı arayışıyla hareket ettiğini savunarak, “Bu çocuklar kendi giyimlerinin, kimliklerinin, yaşam tarzlarının saygı gördüğü bir toplum istiyor” dedi. “Asıl sorun çocuklar değil, yetişkinlerin kaybettiği dünya” Bürtek, çocukların suçla, şiddetle ya da sosyal medyayla açıklanmasının yanlış olduğunu söyledi. Ona göre asıl problem, çocukların içinde büyüdüğü yetişkin dünyasının çökmesi. Ailelerin ekonomik baskı, işsizlik, güvencesizlik ve bozulmuş ilişkiler içinde yaşamaya çalıştığını belirten Bürtek, “Duygusal olarak çökmüş ebeveynler çocuk yetiştirmeye çalışıyor. Çocuklar da bunu görüyor. Bu yüzden çocukların yaşadığı kriz, yetişkinlerin krizinden bağımsız değil” dedi. Özellikle son dönemde çocuklar için “suça meyilli” gibi kavramların kullanılmasını eleştiren Bürtek, asıl sorulması gereken sorunun çocukların nasıl bu noktaya geldiği olduğunu ifade etti. “Okula polis koymak çözüm değil” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullarda yeni güvenlik tedbirleri alınacağı yönündeki açıklamalarının ardından okullara polis ve güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin tartışıldığını hatırlatan Bürtek, bunun gerçek çözüm olmadığını söyledi. “Devlet sürekli kontrol aktörlerini artırıyor. Okula polis, jandarma, güvenlik görevlisi koyuyor. Ama çocuğun yetişmesi için gereken öğretmen, aile, güven ve kültür ortamı yok. Sahte bir güven yaratılıyor” diyen Bürtek, eğitimin ve toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. “Toparlanmanın ilk adımı eğitim” Doç. Dr. Zeliha Bürtek’e göre toplumsal toparlanmanın ilk adımı eğitim sisteminin yeniden kurulması. Bürtek, sürekli değiştirilen eğitim sisteminin hem çocukları hem de aileleri büyük bir belirsizliğe sürüklediğini söyledi. “Çocuklar daha anaokulundan itibaren karmaşık bir sistemin içine giriyor. Üniversiteler de bitmiş durumda. Sayıyı artırdılar ama niteliği düşürdüler. Eğer bu toplumun yeniden toparlanması isteniyorsa, önce eğitimden başlanmalı” ifadelerini kullandı. Bürtek, yalnızca eğitimin değil, kültürün de çöktüğünü savunarak, toplumun geçmişle bağını kaybettiğini söyledi. Türkçe’nin, edebiyatın, mahalle kültürünün ve ortak yaşam pratiklerinin yok olduğunu belirten Bürtek, “Bugün insanların birbirine bağı var ama ilişkisi yok. Birbirlerini görüyorlar ama tanımıyorlar” dedi. “Ankara kaygı taşımıyor” Canlı yayının sonunda Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in “Devlet kurumlarında ve siyasi partilerde büyük bir yorgunluk görüyorum” sözleri üzerine konuşan Bürtek, asıl sorunun yorgunluk değil, kayıtsızlık olduğunu söyledi. “Kaygılanmayan bir Ankara var. Bu kadar kadın cinayeti, çocukların yaşadığı şiddet, sokak hayvanlarının öldürülmesi karşısında ortak bir dil kurmayan bir devlet var. Eğer gerçekten kaygıları olsaydı, farklı siyasi görüşlerden herkes aynı meselelerde ortak bir ses çıkarırdı” diyen Bürtek, Türkiye’de asıl tartışılması gereken meselenin devletin toplum için nasıl bir gelecek tasarladığı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, “Biz neden sürekli birbirimize soru soruyoruz? Asıl soruyu devlete sormamız gerekiyor. Böyle bir toplumla nasıl bir gelecek kurulmak isteniyor?” diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan sert hamle: İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek vergi Haber

Trump’tan sert hamle: İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek vergi

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik ekonomik baskıyı artıracak yeni bir yaptırım paketine imza attı. Yürürlüğe giren kararnameye göre, İran ile ticaret yapan ülkeler ABD ile gerçekleştirdikleri ticarette yüzde 25 oranında ek gümrük vergisi ödemek zorunda kalacak. Washington yönetimi, adımı ulusal güvenlik gerekçesiyle savunurken kararın uluslararası ticaret dengelerini etkileyebileceği değerlendiriliyor. Karar “kesin ve nihai” olarak duyuruldu Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada yeni tarifelerin derhal uygulanacağını belirterek, İran’ın politikalarının ABD’nin ulusal çıkarlarını tehdit etmeyi sürdürdüğünü ifade etti. Başkan, alınan kararın geri adım atılmayacak netlikte olduğunu vurguladı. Hedefte İran’ın ticaret ortakları var Yeni düzenleme, yalnızca İran’ı değil; bu ülkeyle ekonomik ilişkilerini sürdüren devletleri de doğrudan ilgilendiriyor. İran’ın önemli ticaret partnerleri arasında gösterilen Çin, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye gibi ülkelerin ABD ile yürüttükleri ticaretin bu karardan etkilenebileceği öngörülüyor. Ekonomik baskı stratejisinin parçası Washington, söz konusu adımı İran’ın bölgesel ve iç politikadaki tutumuna karşı ekonomik araçlarla yanıt verme stratejisinin devamı olarak görüyor. Böylece ABD’nin Tahran yönetimine uyguladığı yaptırımların kapsamı daha da genişlemiş oldu. Küresel ticaret için yeni riskler gündemde Uzmanlar, ek gümrük vergilerinin küresel tedarik zincirlerinde aksamalara ve uluslararası ticarette maliyet artışlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kararın nasıl uygulanacağına ve hangi ülkelerin hangi ölçüde etkileneceğine dair ayrıntılı listenin ise henüz açıklanmadığı belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor Haber

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor

ABD’de dondurma ve frozen ürünlere olan ilgi devam etse de sektör ekonomik baskı altında. IBISWorld verilerine göre 2025’te yüzde 0,9 büyüme kaydeden dondurma dükkânları, yükselen girdi maliyetleri ve finansman yükü nedeniyle ayakta kalmakta zorlanıyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde sektörde yeniden yapılanmalar, birleşmeler ve kapanmaların artabileceğine dikkat çekiyor. Süt fiyatları kâr marjlarını eritiyor Dondurma üretiminin temel hammaddesi olan süt ve süt ürünlerindeki fiyat artışı, işletmelerin maliyetlerini doğrudan yükseltti. Kanada menşeli süt ürünlerine uygulanan tarifelerin de etkisiyle tereyağı ve süt fiyatları tırmanırken, bu durum hem ürün fiyatlarının artmasına hem de kârlılığın daralmasına yol açtı. Değişen tüketici davranışları işletmeleri zorluyor Sektör yalnızca hammadde maliyetleriyle değil; artan işçilik giderleri, yüksek kira bedelleri ve yükselen faiz oranlarının getirdiği borçlanma maliyetleriyle de mücadele ediyor. Tüketicilerin harcama alışkanlıklarındaki değişim de zincirleri yeni stratejiler geliştirmeye zorlarken, bazı markalar iflas başvurusuna yöneliyor, bazıları ise mağaza kapatma kararı alıyor. Cream iflas koruma başvurusu yaptı Sandviç dondurmalarıyla bilinen Cream zincirinin çatı şirketi Creamy Treats Inc., 2 Şubat’ta iflas koruma talebinde bulundu. Şirket, 500 bin ile 1 milyon dolar arasında varlık, 100 bin ile 500 bin dolar arasında borç bildirdi. Dosyada yaklaşık 98 bin dolarlık iş hukuku davası borcu da yer aldı. Kapanmalar zincirleme etki yaratabilir 2010 yılında Kaliforniya’nın Berkeley kentinde kurulan Cream, zamanla Kuzey Kaliforniya’da yedi şubeye ulaştı. Ancak sektördeki daralma yalnızca bu markayla sınırlı değil. Dairy Queen’in Texas’taki yaklaşık 30 franchise şubesi yenileme şartlarını karşılayamadığı için kapanırken, Freddy’s Frozen Custard & Steakburgers’ın franchise işletmecisi M&M Custard LLC de iflas koruma başvurusunda bulunarak bazı eyaletlerde şube kapatacağını açıkladı. Analistler, maliyet baskısının sürmesi halinde dondurma sektöründe benzer gelişmelerin artabileceğini öngörüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD–Danimarka arasında “Grönland” gerilimi dinmiyor Haber

ABD–Danimarka arasında “Grönland” gerilimi dinmiyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ABD topraklarına katma yönündeki açıklamalarını yeniden gündeme taşıması, Danimarka ile Grönland hattında tansiyonu yükseltti. Trump’ın Louisiana Valisi Jeff Landry’i “Grönland özel temsilcisi” olarak ataması, Kopenhag ve Nuuk’ta tepkiyle karşılandı. “Grönland Grönlandlılarındır.” Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ile Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, kameralar karşısına geçerek ortak bir mesaj verdi. İki lider, “Bir ülke başka bir ülkeyi ilhak edemez. Ulusal güvenlik gerekçesi dahi buna meşruiyet kazandırmaz” diyerek Washington’a net bir yanıt verdi. Trump: “Ulusal güvenlik için ihtiyacımız var.” Trump ise Grönland’a “mineraller için değil, ulusal güvenlik için” ihtiyaç duyduklarını savundu. Ada çevresinde Rusya ve Çin gemilerinin varlığını gerekçe gösteren Trump, “Bunu almalıyız” ifadesini kullandı. Ekonomik baskı iddiası. Gerilim yalnızca söylemlerle sınırlı kalmadı. Trump yönetiminin, ABD’nin doğu kıyısındaki beş büyük açık deniz rüzgâr enerjisi projesinin kiralamalarını askıya alması, Danimarka’ya ekonomik baskı olarak yorumlandı. Söz konusu projelerden ikisinin Danimarka devletinin kontrolündeki Ørsted tarafından geliştirildiği belirtildi. ABD Büyükelçisine nota. Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, ABD’nin Kopenhag Büyükelçisi Kenneth Howery’e resmî nota verildiğini açıkladı. Rasmussen, “Bir ülkenin Grönland’ı ele geçirmeyi amaçlayan özel temsilci ataması kabul edilemez” dedi. Grönland neden önemli? Yaklaşık 57 bin kişinin yaşadığı Grönland, Avrupa ile Kuzey Amerika arasında stratejik bir konumda bulunuyor. Balıkçılığa dayalı ekonomisinin yanı sıra zengin yeraltı kaynakları ve Arktik deniz yolları nedeniyle küresel güçlerin ilgisini çekiyor. Trump yönetiminin Grönland hamlesi, ABD–Danimarka ilişkilerinde yeni bir gerilim başlığı oluştururken, ada üzerindeki egemenlik tartışmasının kısa vadede sona ermesi beklenmiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.