SON DAKİKA

#Ekosistem

HABER DEĞER - Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Huawei, 'Mobilite ve Lojistiği Akıllı Dünyaya Taşıma' vizyonunu tanıttı Haber

Huawei, 'Mobilite ve Lojistiği Akıllı Dünyaya Taşıma' vizyonunu tanıttı

Huawei, MWC Barcelona 2026'da Accelerate Transportation Digital Intelligence başlıklı bir foruma ev sahipliği yaptı. Huawei, sektördeki müşterileri, iş ortakları ve uzmanlarla birlikte akıllı ulaşım için yeni yollar keşfetti, en son teknik başarılarını paylaştı ve mobilite ve lojistiği akıllı dünyaya taşımayı amaçlayan beş yenilikçi çözümünü duyurdu. Huawei ICT Pazarlama ve Çözüm Satış Başkan Yardımcısı David Shi, "Huawei kendini açıklığa, işbirliğine ve ortak başarıya adamıştır. Yolcu, yük, iş, gelir ve bilgi akışlarını birbirine bağlayan sağlam bir dijital ve akıllı temel oluşturmak için müşterilerimiz ve ortaklarımızla birlikte çalışacağız." Shi'ye göre Huawei, daha iyi bir gelecek için turizm, enerji, ticaret ve diğer sektörlerle daha yakın bağları teşvik ederek kapsamlı taşımacılık ve lojistikte güvenlik ve verimliliği artırmak için demiryolu, karayolu, lojistik, havacılık ve liman senaryolarına yapay zekayı entegre edecek. İstanbul Büyük Havalimanı CIO'su ve IST Systems CEO'su PhD. Reha Çetin, Avrupa'nın en hızlı büyüyen havacılık merkezi olan İstanbul Havalimanı'nın, Huawei'in en son dijital teknolojileri ve ICT uzmanlığı ile desteklenen Havalimanı 5.0 dijital dönüşümünü ilerletmeye ve yeni nesil havalimanı deneyimleri sunmaya devam edeceğini vurguladı. CRSC International Genel Müdür Yardımcısı Zaiming Ren, FRMCS'nin tren kontrol verimliliğini nasıl artırdığını, demiryolu taşıma kapasitesini nasıl artırdığını ve yaşam döngüsü maliyetlerini nasıl düşürdüğünü ve fütüristik demiryolu sistemlerinin daha verimli ve güvenli çalışmasına nasıl yardımcı olduğunu açıkladı. Yapay zeka, akıllı ulaşım sistemlerinin (ITS'ler) sinir merkezi haline gelmeye hazırlanıyor. SICE Ulaştırma Bölümü Direktörü Carlos López Gutiérrez şunları söyledi: "SICE ve Huawei, çeşitli ulaşım senaryolarını keşfetmek ve desteklemek için yapay zeka ve uç bilişim platformlarını kullanarak altyapı bağlantısını ve ulaşım sistemi güvenilirliğini büyük ölçüde iyileştirmek için çalışıyor." Limanlar, ekonomik döngülerin dengelenmesinde ve endüstriyel ve tedarik zinciri sürekliliğinin sağlanmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Tianjin Port (Group) Co. Ltd. Genel Mühendisi Yang Rong, Tianjin Limanı'nın 5G, AI, bulut bilişim ve otonom sürüş gibi ICT'leri hizmetlerine entegre etmeye sürekli olarak öncelik verdiğini belirtti. Şimdiye kadar tüm liman unsurlarını dijital olarak yönetmiş ve dünya standartlarında akıllı limanların geleceğini şekillendirmeyi amaçlayan akıllı bir yatay ulaşım sistemi kurmuşlardır. Huawei'in Akıllı Ulaşım Bölümü Küresel İş ve Stratejik Ortaklar Direktörü Dr. Rachad Nassar, şirketin küresel ulaşım sektörü için kapsamlı bir dijital temel oluşturduğunu açıkladı. Huawei, akıllı algılama, bağlanabilirlik, dijital platformlar ve uygulamalardan oluşan entegre bir mimari kurarak, dört temel senaryoda beş özel çözüm sunmak için ekosistem ortaklarıyla işbirliği yapıyor. Bu yenilikler aşağıdaki temel faydaları sağlamaktadır: Yol: Huawei, entegre ulaşım izleme, tatil seyahati desteği ve çok modlu lojistik gibi çeşitli senaryolarda verimliliği artırmak için ITS üzerine inşa edilen Ulaşım Operasyonları Koordinasyon Merkezi (TOCC) Çözümünü tanıttı. Bu, entegre kentsel ulaşım yönetimi ve kontrolü için yeni bir model oluşturmaktadır. Demiryolu: Huawei, demiryolları için Operasyon ve Sevkiyat Çözümü için Yeni Nesil Taşıyıcı Ağı geliştirdi. Sağlam güvenilirlik, yüksek bant genişliği ve düşük gecikme süresine sahip olan çözüm, operasyonel iletişim hizmetlerini güvenli, güvenilir ve verimli bir şekilde taşıyarak demiryolu endüstrisini dijital ve akıllı hale getiriyor. Gümrük: Huawei, iş ortaklarıyla birlikte bir büyük veri risk kontrol çözümü yayınladı. Huawei'in lider büyük veri platformlarından ve iş ortaklarının veri yönetimi ve hizmetlerinden yararlanan çözüm, farklı kaynaklardan heterojen verileri verimli bir şekilde entegre ediyor ve risklere saniyeler içinde yanıt veriyor. Sınırlı boyutlar, eksik kapsam ve manuel süreçlere yoğun bağımlılık gibi geleneksel risk kontrol zorluklarını ele alarak gümrük makamlarının denetim doğruluğunu ve gümrükleme verimliliğini artırmasını sağlar. Liman: Huawei, düşünce zinciri (CoT) teknolojisi ile desteklenen sektörün tüm unsurları içeren ilk planlama aracısını geliştirdi. Bu aracı, dağıtım ve taşımacılığın yanı sıra rıhtım planlaması da dahil olmak üzere tüm liman operasyon sürecini koordine ederek operasyon planlama süresini saatlerden dakikalara indirir. Akıllı yatay taşımacılık 2.0 çözümü, manuel konteyner kamyonları ve akıllı kılavuzlu araçların (IGV'ler) verimli karma trafiğini destekler. 300'den fazla aracın büyük ölçekli programlanmasını sağlar, manuel devralma oranlarını %0,1'in altına düşürür ve operasyon konumuyla ±5 cm içinde hassas park hizalaması sağlayarak kargo hareket verimliliğini artırır. Forumda Huawei ve Surge, demiryolları için dünyanın ilk 1.4 GHz 5G sabit kablosuz erişim (FWA) ağının başarılı ticari dağıtımını duyurdu. Bu dönüm noktası, Endonezya'nın demiryolları boyunca yeni nesil iletişim ağları sunarken ülke çapında kapsayıcı ağ kapsamına ulaşarak demiryolu odaklı bağlantıda bir paradigma değişikliğini temsil ediyor. Ayrıca Huawei, dijital ve akıllı ulaşım ekosistemini ileriye taşıyarak küresel ortaklarıyla birlikte gerçekleştirdiği önemli atılımları vurguladı. Shandong Liman Grubu ile başlatılan Küresel Akıllı Liman Denemesi bunun en iyi örneğidir. Büyük veri, büyük modeller ve diğer en son teknolojileri entegre ederek, dijital operasyonlar ve akıllı planlama gibi senaryoya özgü uygulamaları sergileyen deneme, küresel liman endüstrisinin modernizasyonu için bir taslak görevi görüyor. Huawei bugüne kadar 100'den fazla liman, 210'dan fazla havalimanı ve havayolu, 300'den fazla şehir içi demiryolu hattı, 180.000 kilometreden fazla demiryolu, 200.000 kilometreden fazla karayolu ağı, 70'ten fazla şehirde ITS projeleri ve dünya çapında 200'den fazla lojistik işletmesine hizmet verdi. İleriye baktığımızda, Huawei "platform + ekosistem" stratejisini uygulamaya devam edecek. Şirket, kapsamlı ulaşım ve lojistik için dijital ve akıllı bir temel oluşturmak üzere ulaşım merkezleri, ulaşım ağları, yolcu/yük akışları ve alçak irtifa hava sistemleri geliştirme konusunda uzmanlaşmıştır. Huawei, akıllı ulaşımı güçlendirerek "mobilite ve lojistiği akıllı dünyaya taşımaya" kararlıdır.

“Olmaz” dediler… Genç Türk girişimciler milyon dolarlık yatırımı kaptı Haber

“Olmaz” dediler… Genç Türk girişimciler milyon dolarlık yatırımı kaptı

Yapay zeka teknolojilerinin küresel ölçekte kartları yeniden dağıttığı bir dönemde, Türkiye’den çıkan genç bir ekip, geliştirdikleri derin teknoloji ile ABD’li yatırımcıların dikkatini çekmeyi başardı. Otonom yapay zeka ajanları (autonomous AI agents) üzerine çalışan Mindra, ABD merkezli TQ Ventures liderliğindeki yatırım turunda 1,2 milyon dolar fon topladı. Bu başarıyı daha da anlamlı kılan ise kurucu ekibin henüz üniversite öğrencisi olması ve "bu yaşta, bu coğrafyadan olmaz" denilen tabuları yıkmasıydı. Fikir şubatta doğdu, yüz yüze gelince devleşti Mindra’nın kuruluş hikayesi, aslında çok yeni. Kurucu ortaklar, fikrin ilk tohumlarının bu yılın şubat ayında atıldığını belirtiyor. Ekip, çalışma hayatından ve kendi deneyimlerinden elde ettikleri içgörülerle fikri olgunlaştırsa da, başlangıçta farklı şehirlerde olmaları ve devam eden başka bir startup projesi nedeniyle süreci hemen başlatamadı. Ekip o günleri şu sözlerle anlatıyor: "Hepimiz yüz yüze bir araya gelince tekrar bu fikir üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaya başladık ve şu anki noktaya getirdik. Girişimcilik bizim için hep doğal bir şeydi; bizi buna iten bir 'kırılma anı'ndan ziyade, bizi vazgeçirecek bir durumun oluşmaması bizi buraya taşıdı." ABD’li yatırımcıyı fikre değil, ekibin inadına inandırdılar Birçok girişimin hayali olan ABD merkezli bir fondan yatırım alma süreci ise Mindra ekibi için stratejik bir sınav oldu. TQ Ventures’ı ikna eden unsurun sadece "parlak bir fikir" olmadığını belirten kurucular, startup dünyasının zorlu gerçeklerine dikkat çekti: "Startup, tek bir güzel fikir bulup gerçekleştirdiğiniz basit bir proje değil. Her gün yeni rakiplerle yarışmanız, yaratıcı fikirler bulmanız ve yanlış yaptığınızda düşmemeniz gerekiyor. Bizim TQ’ya gösterdiğimiz en önemli özellik; aklımızdakileri hayata geçirme yeteneğimizin yanı sıra, sürekli inovasyon yapabilen, yılmayan ve her koşulda bir yolunu bulan bir ekip olduğumuzdu." Yapay zeka sadece konuşmayacak, aksiyon alacak Mindra’nın odaklandığı "otonom yapay zeka ajanları" kavramı, son kullanıcı için karmaşık görünse de ekip bunu net bir şekilde tanımlıyor: "Ajanları; sistemlerimize entegre olabilen, veriyi analiz edebilen ve en sonunda aksiyon alan araçlar olarak görüyoruz." Yapay zekanın kabiliyetlerinin artmasıyla bu sistemlerin birer otomasyon cihazına dönüştüğünü belirten ekip, Mindra’nın farkını "orkestrasyon" (orchestrator) yeteneğiyle ortaya koyuyor. Şirket, sadece ajanları yönetmekle kalmıyor; şirketlerin bu ajanları entegre ederken gerçek değere ulaştığı, otomatize edilmiş sistemler tasarlıyor. Blockchain güvencesiyle binde birin altında maliyet Mindra’yı rakiplerinden ayıran en büyük teknik özelliklerden biri, farklı şirketler ve altyapılarla yazılmış ajanların güvenli bir şekilde iletişim kurmasını sağlaması. Gelecekte yapay zeka ajanlarının birbirleriyle çalışacağı bir dünya öngören ekip, bu noktada geliştirdikleri ödeme protokolüne dikkat çekiyor. Sistemin XRP Ledger (Blockchain) üzerinde çalışması, ajanların ne yaptığını takip etmeyi ve ödemelerin şeffaflığını sağlıyor. Özellikle ajanlar arası ödemelerde komisyon oranını %0.01’in (binde bir) altına çekmeyi hedefleyen Mindra, bu düşük maliyeti kendi iş modeliyle değil, kullandıkları teknolojinin avantajıyla sunuyor. Ekip, "İzlenebilirlik bizim için çok kıymetli. Ödeme miktarını ve yerini doğru işlediğimizden emin olmak için blockchain teknolojisi kritik rol oynuyor" diyor. "Türkiye’de kendimizi anlatmak çok maliyetli" Girişimin neden doğrudan ABD pazarına odaklandığı sorusuna ise kurucular, "zaman maliyeti" üzerinden gerçekçi bir yanıt veriyor. Mindra’nın "doğuştan global" bir şirket olduğunu vurgulayan ekip, Türkiye pazarındaki zorlukları şöyle özetliyor: "Yaptığımız iş global ve teknolojinin sınırlarını zorluyor. Türkiye’de ne yazık ki bu vizyonun anlaşılması uzun yıllar alacak. 'Anlaşılma'ya ayıracağımız zaman bizim için büyük bir maliyet. Türkiye’de bizi anlayan şirketlere kapımız hep açık ama ana hedefimiz daima global pazar olacak." Kuruculardan geleceğe bakış: Ajanlar birbirini işe alacak Mindra’nın üç kurucu ortağı İlker Yörü, Deniz Soylular ve Zeynep Yorulmaz, girişimin geleceğine dair heyecanlarını ve kişisel motivasyonlarını ise şu sözlerle paylaşıyor: Zeynep Yorulmaz: "Beni en çok heyecanlandıran şey, yapay zeka ajanlarının birbirini işe alacağı bir geleceği görmek. Ekosistem çok hızlı değişiyor ve bu rekabetçi büyüme Mindra için büyük avantaj. Ajanların daha kompleks işleri tamamlayabilecek kapasiteye gelmesini şirketlerde görmek için sabırsızlanıyorum." Deniz Soylular: "Bize üniversitede okurken şirket kurmanın saçma olduğunu, daha çok şey öğrenmemiz gerektiğini, çok genç olduğumuzu söylediler. Yatırımcılar mesajlarımıza dönmedi. Şimdi ise okurken aldığımız bu yatırım, Türkiye’nin en büyük tohum öncesi turlarından biri oldu. Mindra’nın kültüründe başarılmamış olanı başarmak var." İlker Yörü: "5 yıl sonra yapay zeka ajanlarının sadece iş üretmekle kalmayıp birbirleriyle ticaret yaptığı yeni bir otonom çağ başlayacak. Biz de dünyanın her yerinde geçerli altyapımızla, bu devasa ekonominin finansal ve operasyonel omurgasını oluşturacağız." Gençlere altın tavsiye: "Deneyen kazanır" Milyon dolarlık yatırıma ulaşan genç ekip, kendi yollarından gelmek isteyen Türk girişimcilere de net bir mesaj veriyor: "Artık 'bir şey olur mu olmaz mı' diye düşünmeyi bırakın. Bu dünyada sadece deneyen ve gerçek müşteriden öğrenen kazanıyor. Network elde etmenin ve ekosisteme girmenin en güzel yolu, kendi startup’ınızın olmasıdır."

İlçe felakete sürükleniyor: Zemin çöküyor, metan yangın riski büyüyor! Haber

İlçe felakete sürükleniyor: Zemin çöküyor, metan yangın riski büyüyor!

Eğirdir’de ne oluyor? İlk bulgular ne söylüyor Eğirdir’de bir elma bahçesinde yaklaşık 1 metre derinliğinde obruklar görülmesi ve mahallelerde ev duvarlarında çatlakların artması üzerine açıklama yapan Şakir Şahin, tehlikenin kaynağının deprem ya da fay hattı olmadığını vurguladı. Şahin’e göre asıl neden, göldeki yer altı su seviyesindeki sert düşüşün zeminde boşluklar oluşturması. Bu boşluklar büyüdükçe, üstteki kütleyi taşıyamayan zemin çökmelere yol açıyor. “Göl çekiliyor, zemin daralıyor, binalar yoruluyor” Şahin, göl seviyesindeki düşüşün iklim krizi ve yağış rejimindeki bozulma kadar, kaçak kuyular, yüzey sularının göletlerle kesilmesi ve çevresel müdahalelerin (örneğin mermer ocakları) yer altı su dengesini bozmasının da sonucu olduğunu söyledi. Yer altı suyunun çekilmesiyle kumlu tabakalarda boşlukların arttığını, kil ve silt tabakaların ise kuruyup hacim kaybettiğini belirten uzman, bu sürecin binalarda farklı oturmalar, ağırlık merkezinin oynaması ve sonuçta çatlak–hasar döngüsünü tetiklediğini ifade etti. Metan alarmı: “Sıkışan gaz yangına döner” Göldeki çekilme yalnızca zemin için değil, yangın riski açısından da kırmızı alarm veriyor. Şahin, yer altı suyu azaldıkça basıncın düştüğünü ve “bataklık gazı” olarak bilinen metanın yüzeye çıkabildiğini anlattı. Metan’ın hava ile temas ettiğinde kolay tutuştuğunu vurgulayan uzman, özellikle binaların altında biriken gazın en küçük kıvılcımla büyük yangınlara dönüşebileceğinin altını çizdi. Ekosistem uyarısı: “Göl kurursa bölge çoraklaşır” Eğirdir Gölü’nün kurumasının yalnızca yerel bir sorun olmayacağını belirten Şahin, ekosistemin çökmesinin tarımı daraltacağını, yağış rejimini bozacağını ve bölgesel iklimi olumsuz etkileyeceğini söyledi. Daha önce Yarışlı Gölü ve Akşehir Gölü örneklerinde görülen dramatik tabloya dikkat çeken uzman, “Aynı kader Eğirdir’i de bekleyebilir” uyarısında bulundu. “Çökme ve yangın kaçınılmaz olabilir” Uzman değerlendirmesine göre mevcut gidişat durdurulmazsa, zemin hacim kaybı binaların yük taşıma kapasitesini zayıflatacak; çatlaklar arttıkça yapısal göçük olasılığı büyüyecek. Aynı anda, metan birikimi yangın zinciri yaratabilecek. Acil çağrı: Eylem planı, denetim ve tasarruf Şakir Şahin, kapsamlı bir acil eylem planı çağrısı yaparak şunları vurguladı: Kaçak kuyuların kapatılması ve denetimlerin sıkılaştırılması Gölün giriş–çıkış su dengesinin bilimsel izlenmesi Vahşi sulamanın bırakılması, su tasarrufunun zorunlu hale getirilmesi Binalarda periyodik zemin–taşıyıcı sistem kontrolleri Metan ihtimaline karşı gaz ölçümü ve havalandırma önlemleri Türkiye su eşiğinde Şahin, kişi başına düşen yıllık su miktarının 1.200 m³ seviyelerine gerilediğini hatırlatarak, bunun 1.000 m³ altına düşmesinin “su fakiri ülke” anlamına geldiğini söyledi ve su yönetiminde ulusal ölçekte radikal adımlar atılmasını istedi. Eğirdir’de risk artık “olasılık” aşamasını geçti. Zemin çekilme, çökme ve yangın üçgeninde uyarı veriyor. Uzmanlar, “Bugün önlem, yarın hayat kurtarır” diyor.

Ağrı Dağı eteklerinde yeni proje Haber

Ağrı Dağı eteklerinde yeni proje

Türkiye’nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı’nın eteklerinde yer alan sulak alanlar, doğa turizmine kazandırılıyor. Iğdır’ın Aralık ve Karakoyunlu ilçeleri arasında kalan, halk arasında "Iğdır Ovası Aralık Sulak Alanı" olarak bilinen bölge, barındırdığı zengin ekosistemle dikkat çekiyor. Ağrı Dağı’nın zirvesinden süzülen kar ve buzul sularıyla beslenen bu doğal alan, yılın dört mevsimi çok sayıda yaban hayvanına ve kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar tarafından yapılan gözlemlerde, bölgede pek çok farklı kuş türünün yaşam sürdüğü tespit edildi. Kuş gözlem istasyonları kuruluyor Biyolojik çeşitliliği ve doğal zenginliğiyle öne çıkan alanın turizm potansiyelini artırmak amacıyla altyapı çalışmaları başlatıldı. Bu kapsamda sulak alanın farklı noktalarına kuş gözlem istasyonları ve kulelerinin inşa edilmesine başlandı. İslamköy yakınlarında ilk gözlem istasyonunun tamamlandığını belirten Iğdır Valisi Ercan Turan, projenin ekoturizm açısından büyük bir adım olduğunu vurguladı. Vali Turan, “Kuş çeşitliliğinin yoğun olduğu bu alanı, doğa ve kuş gözlemcileri için cazip hale getirmeyi hedefliyoruz. Gözlem kuleleriyle ziyaretçilere bölgeyi tanıma ve keşfetme fırsatı sunacağız” dedi. Ekoturizme yeni bir kapı Iğdır Valiliği öncülüğünde sürdürülen çalışmalarla, sulak alanların korunarak turizme entegre edilmesi amaçlanıyor. Proje sayesinde hem bölge halkının turizmden ekonomik olarak faydalanması hem de doğa tutkunlarının bu özel habitatı yerinde gözlemleyebilmesi hedefleniyor. Uzmanlar, bu tür projelerin sadece turizme değil, aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin korunmasına da katkı sunduğunu ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.