SON DAKİKA

#Ekrem İmamoğlu

HABER DEĞER - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akgönül: “İmamoğlu ve Özel ortak günahlar yüzünden birbirlerine bağlı!” Haber

Akgönül: “İmamoğlu ve Özel ortak günahlar yüzünden birbirlerine bağlı!”

Araştırmacı-yazar, Mehmet Sabri Akgönül,Ela Er moderatörlüğünde, Mehmet Anıl Korkmaz ile 21 Mayıs sürecini değerlendirdiği Haber Değer canlı yayınında yaptığı açıklamalarda CHP, Ekrem İmamoğlu ve son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin dikkat çeken eleştirilerde bulundu. CHP'nin içinde bulunduğu siyasi pozisyonun Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu öne süren Akgönül, “CHP devlete karşı kurulan bir komplonun zemini haline geldi. Bu, bir ülkenin başına gelebilecek en kötü şeylerden biridir” ifadelerini kullandı. "Erdoğan'a karşı yapılan her meydan okuma, bilinçli ya da bilinçsiz şekilde devlete karşı yapılmıştır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kimliği ile devlet başkanlığı görevini birbirinden ayrı değerlendirdiğini söyleyen Akgönül, “AK Parti Genel Başkanı Erdoğan ile devlet başkanı Erdoğan'ı ayrı değerlendiriyorum. Erdoğan'a karşı yapılan her meydan okuma, bilinçli ya da bilinçsiz şekilde devlete karşı yapılmıştır” dedi. “Devlet sadece iktidardan ibaret değildir” Devlet kavramının yalnızca siyasi iktidarla özdeşleştirilemeyeceğini belirten Akgönül, devletin toplumun farklı unsurlarından oluştuğunu ifade etti. Akgönül, “Devlet polistir, askerdir, halktır. Devlet yalnızca siyaset kurumundan ibaret değildir” değerlendirmesinde bulundu. “19 Mayıs operasyonu, bir daha 15 Temmuz yaşanmaması içindir” Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen süreç hakkında da görüşlerini paylaşan Akgönül, yaşananları sıradan bir siyasi veya olarak görmediğini bir vaka olarak değerlendirdiğini söyledi. “Bu ülke bir daha 15 Temmuz yaşamasın diye 19 Mayıs operasyonu yapıldı” diyen Akgönül, “İmamoğlu vakası bir devlet vakasıdır.” ifadelerini kullandı. “Ortak günahlar nedeniyle birbirlerine bağlılar” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin geçmişte yaptığı uyarıların dikkate alınmadığını ileri süren Akgönül, CHP yönetimi ile Ekrem İmamoğlu arasındaki ilişkiye de değindi. Akgönül, “Devlet Bahçeli onları uyarmasına rağmen gerekli adımlar atılmadı. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bu aktörler ortak günahları olduğu için birbirlerine bağlılar” dedi. Yayında Türkiye'nin son dönemdeki siyasi gelişmelerini değerlendiren Akgönül, yaşanan süreçlerin yalnızca parti siyaseti çerçevesinde değil, devletin güvenlik ve kurumsal refleksleri açısından da ele alınması gerektiğini savundu.

CHP Genel Merkezinde Aslında Ne Yaşandı? Haber

CHP Genel Merkezinde Aslında Ne Yaşandı?

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 21 Mayıs günü açıklanan Mutlak Butlan kararı, Söğütözü’ndeki genel merkez binasında tansiyonun yükselmesine neden oldu. Pazar günü olayların bizzat tanığı olan Mehmet Anıl Korkmaz, yaşananların bir "algı yönetimi" üzerinden kamuoyuna yanlış aktarıldığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun "suhuletle devir teslim" talep etmesine rağmen sürecin kaosa sürüklendiğini belirten Korkmaz, özellikle bina önündeki kalabalığın kimliği ve içeride yaşanan hakaretler konusunda çok konuşulacak iddialar gündeme getirdi. "Genel merkez önündekiler partili değil miydi?" Özgür Özel yönetiminin, genel merkez önünde toplanan kalabalığı "partili olmayan yabancı unsurlar" ve "mafyatik tipler" olarak nitelendirmesine sert tepki gösteren Korkmaz, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirtti. Korkmaz, alandaki profili şu sözlerle anlattı: "Partili olmayan tiplerden bir tanesi 15 yıllık CHP üyesi çıktı. Kırkpınar güreşlerinde şampiyonluk yapmış olan bir güreşçi ve CHP'li. Bu beyefendiyle alakalı 'mafyatik bir tip getirdiler' dediler" Korkmaz, kapı önünde bekleyenlerin aslında mevcut yönetim tarafından dışlanan "gerçek CHP’liler" olduğunu vurgulayarak, "Özgür Özel yönetimi bu süreçte kaç tane CHP'liyi ihraç ettiyse, partiden çıkarttıysa onlar oraya gelmişlerdi. Özgür Özel'in görev vermediği, parti teşkilatlarının dışında tuttuğu kişiler oradaydı" dedi. Alanda tanıştığı emektarlardan örnekler veren Korkmaz, "Türkiye'nin en uzun adalet yürüyüşünü yapmış, Kemal Bey ile beraber 450 kilometre yol yürümüş Bornova Teşkilatı'nın efsanevi başkanları oradaydı. Şişli örgütünde yıllarca babadan hizmet etmiş fakat son süreçte partiye sokulmaz olmuş emektarlar oradaydı" ifadelerini kullandı. Korkmaz, asıl çarpıcı durumun mevcut milletvekillerinin binaya alınmaması olduğunu belirterek, "Müslüm Sarı oradaydı, Orhan Sarıbal oradaydı. Mevcut vekillerden birkaçı oradaydı. CHP'nin milletvekilleri dün CHP parti binasına sokulmadı" dedi. Buna karşılık bina içerisinde "nispet yapar gibi" bekletilen gruplar olduğunu iddia eden Korkmaz, asıl yabancılaşmanın içeride yaşandığını savundu: "Belediye işçileri parti binasının içerisindeydi ve bahçedeydi. Bunlar Kemal Kılıçdaroğlu'na, ailesine ve şahsına yönelik insan onuruna yakışmayan galis küfürler ediyorlardı". Korkmaz, partinin öz evlatlarının kapı dışarı edildiği bir ortamda, Ekrem İmamoğlu’nun ve ona yakın isimlerin yanında yer almayan herkesin "partili değil" damgasıyla dışlandığını iddia etti. "Heyetler arası görüşme neden gerçekleşmedi?" Kamuoyuna yansıyan "saat 14.00’te heyetler görüşecek" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını savunan Mehmet Anıl Korkmaz, bu durumun bir zaman kazanma stratejisi olduğunu öne sürdü. Görüşme iddiasının ortaya atıldığı sırada binanın karşısında CHP milletvekili Orhan Sarıbal ile birlikte olduğunu belirten Korkmaz, basında Sarıbal’ın da heyette yer aldığına dair haberler geçmesi üzerine aralarında geçen diyaloğu şu sözlerle aktardı: "Orhan Bey'e döndüm, 'Hayırlı olsun, ikide toplantımız varmış' dedim. Herkes kahkaha attı. Sarıbal yanımda ve böyle bir görüşmeden haberi dahi olmadığını, bunun mümkün olmadığını söyledi." Korkmaz, bu asılsız haberlerin genel merkezi boşaltmamak ve kalabalık toplamak amacıyla kurgulandığını iddia ederek, "Bu görüşme hikayesi tamamen CHP genel merkez trollerinin uydurması ve basını kullanmasıydı; öyle bir durum söz konusu bile değildi" dedi. Görüşme beklentisi sürerken bina içerisinde büyük bir kaosun hakim olduğunu belirten Korkmaz, mülkiyeti kamuya ait olan bilgisayarların camlardan aşağı fırlatıldığına şahit olduklarını da sözlerine ekledi. Polis müdahalesi ve barikat krizinin gerçek yüzü Korkmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi Murat Emir’in İçişleri Bakanı ile görüşmesinin ardından yaptığı "müdahaleyi tasvip etmiyoruz" açıklamasının gerçeği tam olarak yansıtmadığını ve bir algı çalışması olduğunu ileri sürdü. Müdahale sırasında TOMA ve biber gazı kullanıldığı iddialarına değinen Korkmaz, asıl gerginliğin bina içerisinden polise yönelik yapılan tahrik edici eylemlerle tırmandığını belirtti. İcra memurlarının içeri alınmayarak kapı kapı dolaştırıldığını söyleyen Korkmaz, sürecin uzatılmaya çalışıldığını ifade ederek, "Dünkü yönetilemeyen krizin kaynağı Ekrem İmamoğlu'dur; talimatlar Silivri’den avukatlar aracılığıyla geliyor, o talimatlara göre hareket ediliyordu" dedi.Binanın girişine kurulan barikatların detaylarını anlatan Korkmaz, içerideki manzara karşısında üzüntü duyduğunu belirterek, "Ne kadar bank, sandalye, masa varsa merdivenlerin arkasına yığmışlar. En acısı da o emek verilen çiçek saksılarını devirip kırıp bariyer yapmışlar; polise mi direneceksiniz?" ifadelerini kullandı. Çevik kuvvet ekiplerinin merdivenlerden çıkışı esnasında üzerlerine meşrubat kutuları atıldığını ve yangın tüplerinin sıkıldığını vurgulayan Korkmaz, süreci şu sözlerle anlattı: "Silivri'den gelen talimatla yangın tüplerini polise karşı patlattılar, içeriden beyaz dumanlar yükseliyordu. Polis ise tüm bunlara rağmen gayet sakin ve profesyonel davrandı". Özgür Özel’in tebligatı yırtma sahnesini de bir "şov" olarak nitelendiren Korkmaz, polisin Özel’e ve ekibine son açıklamalarını yapabilmeleri için fazlasıyla yardımcı olduğunu ve alanı boşalttığını sözlerine ekledi. Yeni parti sinyalleri Özgür Özel’in genel merkezden tahliye edilmesinin ardından bir TOMA’nın üzerine çıkarak TBMM’ye doğru gerçekleştirdiği yürüyüş, Ankara kulislerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bu anları değerlendiren Siyaset Bilimci Mehmet Anıl Korkmaz, yaşananların yeni bir parti kurma hazırlığına işaret ettiğini belirterek, "TOMA’ya çıkmak Türkiye’de parti kurma alametidir; eğer oraya çıkmasaydı belki kurmazlardı demezdim ama bu görüntü net bir mesajdır" dedi. Yürüyüşün iddia edildiği gibi o anlık bir tepkiyle değil, emniyet güçlerinin koruması altında ve önceden belirlenen bir güzergâh üzerinden yapıldığını ifade eden Korkmaz, sürecin tamamen kurgusal bir zeminde ilerlediğini savundu. Parti içerisindeki makam odalarının isimlerinin "Grup Başkanı" olarak değiştirilmesini eleştiren Korkmaz, mevcut yönetimin hukuki yetkilerini kaybettiğini ancak "odaya çökerek" durumu çocuk oyununa çevirdiğini iddia etti. Korkmaz, olası bir yeni parti kuruluşunun CHP için bir fırsat olabileceğini dile getirerek, "CHP’nin gerçekten bir arınmaya ihtiyacı var; parti kurarlarsa bu arınma daha kolay gerçekleşir ve CHP ruhuna aykırı hareket edenler o partiye giderler" ifadelerini kullandı. Ayrıca partinin mali yönetimindeki şaibelere dikkat çeken Korkmaz, Ocak ayındaki 1,5 milyar liralık hazine yardımının ve sosyal medya trolleri ile bazı televizyon kanallarına aktarıldığı iddia edilen milyonların hesabının hukuk önünde sorulacağını vurguladı,. Alaattin Aldemir ile paylaşılan fotoğraf neden tepki çekti? Programın son bölümünde, Korkmaz’ın sosyal medya hesabından eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Alaattin Aldemir ile paylaştığı fotoğrafın yarattığı tepkiler ele alındı. Aldemir’e duyduğu saygıyı dile getiren Korkmaz, "Sayın Alaattin Aldemir çok kıymetli bir büyüğümdür; biz bir terbiyeyle büyüdük ve insanlığından ötürü kendisi saygı duyduğum bir isimdir" dedi. Fotoğrafın genel merkez önünde, Kılıçdaroğlu’na destek amacıyla bir araya geldikleri sırada çekildiğini belirten Korkmaz, gelen tepkilerin ardında organize bir yapı olduğunu savundu. Tepkilerin kaynağını "trol operasyonları" ve yerel seçim sürecindeki kutuplaşmalara bağlayan Korkmaz, beklemediği isimlerden gelen eleştirilere dair şu sert ifadeleri kullandı: "Troller işin içindeydi ama hiç ummadığım şahıslar da tepki mesajı yazdı; ben bunların tamamının yerel seçimlerde neler yaptıklarına, nasıl hizibe giriştiklerine birebir şahidim". Eleştiri yapan bazı kesimlerin "satın alınmış" olabileceğini iddia eden Korkmaz, "Demek ki 20-30 yıllık CHP'liyim diyen kişiler de şu hengamede bir hülyaya kapılmışlar ve satın alınmışlar diye düşünüyorum" diyerek tepkisini dile getirdi. Korkmaz, tepki gösterenlerin aslında partideki etik dışı durumlara göz yumduğunu ileri sürerek eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Bunlar hırsızların, ahlaksızlıkların, beş sevgilisini beş ayrı CHP belediyesine işe sokanların yanında olmaz diye düşünüyordum. Hazine yardımını iç etmeye karşı alkış tutmazlar sanıyordum ama demek ki olabiliyormuş". Yaşanan tüm bu gerginliklere rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’nun "helalleşme" vizyonunu örnek aldıklarını belirten Korkmaz, "Kemal Bey'den affetmeyi öğrendik, bu tarz basit şeyleri artık içimize sindiriyoruz ve yok sayabiliyoruz" dedi. Yayının sonunda genel bir sağduyu çağrısında bulunan Korkmaz, günlük siyasetin kalıcı dostluklara zarar vermemesi gerektiğini vurgulayarak, "Siyaset içinde kimse kimseyi kırmasın; bugün kırdıklarınızla yarın bayramlaşacaksınız. Önümüz bayram; aynı yerde saf tutacağınız insanlara karşı gündelik siyaseti sokarak dönüşü olmayan yaralar açmayın" ifadeleriyle yayını noktaladı. Siyaset Bilimci Mehmet Anıl Korkmaz’ın açıklamalarının ve analizlerinin tamamına HaberDeğer farkıyla buradan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/live/bWzJbZQ02hM?si=d5MyJUNsxWEILXEN haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na: "Kendisi ile ne konuşacağız?" Haber

Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na: "Kendisi ile ne konuşacağız?"

CHP'de 38. Olağan Kurultay'ın "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal edilmesinin ardından partide sular durulmuyor. Olağanüstü toplanan MYK sonrası kameraların karşısına geçen Özgür Özel, mahkeme kararını "darbe" olarak nitelendirirken, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na da sert eleştiriler yöneltti. "Bu darbe bize değil millete yapıldı" Yargı eliyle parti yönetimine müdahale edildiğini savunan Özgür Özel, yaşanan süreci Türk demokrasisi adına kara bir gün olarak tanımladı. Elde ettikleri yerel seçim başarısının iktidarı rahatsız ettiğini vurgulayan Özel, "Bu mesele ne Özgür Özel’in ne de değişim kurultayının meselesidir. Bu savaş doğrudan millete karşı açılmıştır. Bu darbe bize değil, millete yapılmıştır. AK Parti’nin kara düzenine esas çomağı yerel seçimlerde soktuk ve 47 yıl sonra CHP’yi birinci parti yaptık. Şimdi yargı yoluyla bu iradeyi gasbetmeye çalışıyorlar." dedi. "Sarayın icazetiyle o koltukta oturmam" Cumhurbaşkanı adayı olarak Ekrem İmamoğlu’na destek vermeyi kararlılıkla sürdüreceğini ifade eden Özel, kendisine yönelik yapılan bazı telkinlere tepki gösterdi. Mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirten Özel, "Bana ‘Ekrem’i bırak, mücadeleyi bırak, Ankara’ya dön, partinin başında otur’ diyorlar. Oturmayacağım o koltukta. Sarayın icazetiyle, AK Parti yargısının kararıyla o koltukta oturmam. Tedbir kararının kaldırılması için Yargıtay’a başvurumuzu vakit kaybetmeden yaptık. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) da bize verdiği resmi mazbataya sahip çıkmasını bekliyoruz." dedi. "Böyle bir diyalog zemini geçmiş hukuka yakışmaz" Kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini telefonla aradığını doğrulayan ancak henüz kendisine dönmediğini belirten Özgür Özel, diyalog kapılarını kapattı. Kılıçdaroğlu'nun yargı kararıyla göreve iade edilme sürecine sıcak bakmasını eleştiren Özel, "Çok fazla telefon geldi, arayanlar arasında Kılıçdaroğlu da var. Henüz kendisine dönmedim. Kendisi ile ne konuşacağız? Sayın Kılıçdaroğlu’nun AK Parti yargısının eliyle yeniden CHP koltuğuna dönmek isteyeceğini düşünmek bile istemem. Bugünün şartlarında böyle bir diyalog zemini aramak, geçmişteki hukuka yakışmaz." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında duruşma ertelendi Haber

İBB davasında duruşma ertelendi

Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen “yolsuzluk” soruşturması kapsamında açılan davada, aralarında tutuklu sanıkların da bulunduğu toplam 414 kişinin yargılanmasına devam edildi. Duruşmanın onuncu haftasında mahkeme heyeti, yargılamanın 18 Mayıs’ta süreceğini açıkladı. İddianamede, görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında çok sayıda suçlama yöneltilirken, toplamda 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edildiği belirtildi. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Murat Kapki, hakkındaki suçlamaları reddetti. Kapki, reklam şirketini Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, “Bunun gerçekle hiçbir alakası yok” dedi. Kapki ayrıca belediyeden para alan değil, belediyeye ödeme yapan taraf olduklarını öne sürerek, “Katılmadığım bir ihaleye nasıl fesat karıştırabiliyorum?” ifadelerini kullandı. Savunmasında etkin pişmanlık sürecine ilişkin de konuşan Kapki, savcılık sürecinde baskı hissettiğini iddia etti. Kapki, “Ben ne itirafçıyım, ne etkinim, ne de pişmanım” dedi. Duruşma sırasında kısa süreli gerginlik de yaşandı. Mahkeme başkanı, sesini yükselten Ekrem İmamoğlu’na, “Burası sizin miting alanınız değil” sözleriyle tepki gösterdi. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının devam etmesi için duruşmayı 18 Mayıs Pazartesi gününe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmamoğlu'na açılan casusluk davası bugün başlıyor Haber

İmamoğlu'na açılan casusluk davası bugün başlıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, eski seçim kampanya direktörü Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Silivri'de başlıyor. Sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edilen 160 sayfalık iddianame, siyaset ve medya dünyasının bir numaralı gündem maddesi haline geldi. İddianamenin merkezindeki itirafçı iş insanı Davanın belkemiğini, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak isteyen iş insanı Mehmet Gün'e ait dijital materyaller, yazışmalar ve itiraflar oluşturuyor. Savcılığın hazırladığı iddianamede; Gün'ün İngiliz, ABD ve İsrail gizli servislerinin üst düzey isimleriyle doğrudan temas kurduğu, vatandaşların kişisel verileri gibi İBB'ye ait hassas bilgileri bir veri tabanına aktararak dış istihbarat servislerine sunduğu öne sürülüyor. Ayrıca Gün'ün, İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan ile irtibatlı olduğu ve yabancı servislerden elde edilen analizleri Özkan'a ileterek 2019 yerel seçimlerini manipüle ettiği iddia ediliyor. MASAK raporunda ise hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan Hüseyin Gün'ün hesaplarından çekilen 85 milyon TL'lik şüpheli para trafiği dosyada önemli bir delil olarak yer alıyor. Sanıklardan peş peşe yalanlamalar geldi Ağır suçlamaların hedefindeki sanıklar ise iddiaları kesin bir dille reddediyor. Soruşturma kapsamında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, itirafçı Mehmet Gün'ü tanımadığını belirterek, bir arada görüldükleri fotoğrafın sıradan bir tebrik karesinden ibaret olduğunu savundu. İmamoğlu ayrıca, Gün ile Necati Özkan arasındaki temasın sadece 15 günle sınırlı kaldığını ve bu kısa sürenin koca bir seçimi yönlendirmek için yeterli olamayacağını vurguladı. Necati Özkan ise Gün'ün kendisine attığı bir geçmiş olsun mesajındaki "Sizinle çok tanışamasak da" ifadesini delil göstererek, herhangi bir hukukçunun sadece bu mesaja bakarak bile ortada bir ilişki olmadığını anlayabileceğini savundu. Medya ayağında Yanardağ suçlanıyor Davanın basın ayağını oluşturmakla suçlanan gazeteci Merdan Yanardağ da iddiaların hedefindeki bir diğer kritik isim oldu. Savcılık, Yanardağ'ın söz konusu casusluk faaliyetleri kapsamında "İmamoğlu lehine kamuoyunda algı çalışması yürütmek" amacıyla basını yönlendirdiğini öne sürdü. Hakim karşısına çıkacak olan Yanardağ da hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel ile ilgili istifa talepleri çığ gibi büyüyor Haber

Özgür Özel ile ilgili istifa talepleri çığ gibi büyüyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde sular durulmuyor. Başta İstanbul, Uşak ve Antalya belediyeleri olmak üzere, çok sayıda belediye başkanının adının karıştığı rüşvet ve yolsuzluk operasyonları parti içi muhalefeti ayağa kaldırdı. Sosyal medya platformlarında yükselen istifa çağrılarına, sokaktaki partililerin tepkisi de eklenince Genel Başkan Özgür Özel üzerindeki baskı daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Yarkadaş'tan "torba içinde para" açıklaması Özgür Özel’in bir televizyon programında kendisini hedef alan sözlerine yanıt veren gazeteci ve eski milletvekili Barış Yarkadaş, sosyal medya hesabından çok sert açıklamalarda bulundu. Yarkadaş, Özel’e hitaben şunları kaydetti: "Ben namusumla çalışıyor, para kazanıyorum. Senin gibi torba içinde gece yarısı gizli saklı para almıyorum. Kolumdaki saatimi aldığım maaşla takıyorum. Ondan bundan gelen saatle dolaşmıyorum. Arabamın içini belediye parasıyla dizayn ettirmiyorum. CHP’yi çürüttün, AKP’ye hizmet eder hale getirdin. CHP Genel Başkanlığı’na yakışmıyorsun. O koltuğu daha fazla işgal etme ve istifanı ver." Belediyelerde yolsuzluk skandalları Parti içindeki rahatsızlık sadece Barış Yarkadaş ile sınırlı kalmadı. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ve ekibi, Uşak’ta Özkan Yalım, Antalya’da ise Muhittin Böcek ve gelininin adının karıştığı devasa yolsuzluk iddiaları gündeme damga vurmuştu. Bu isimlerin karıştığı yolsuzluklar ve skandallar da partililer arasında infiale yol açmıştı. Parti içi muhalefetten eleştiriler İstifa çağrıları Barış Yarkadaş ile sınırlı kalmadı. Uzun zamandır parti içindeki farklı kanatlardan isimler de Özel yönetimine yönelik sert eleştiriler yöneltti. Eski Genel Sekreter Gürsel Tekin, yönetimin tabandan koptuğunu belirterek, "Kimseyi üzmek istemem. Partiyi bu duruma ben getirmedim. Ortada bir cenaze var, o cenazeyi kaldırmayalım koksun mu? Partiden ihraç edildiğim hemen açıklandı. İtirafçı olup da halen parti üyesi olan bildiğim 7 kişi var. Onlara dokunulmuyor." diyerek tepkisini dile getirmişti. Eski milletvekili İlhan Cihaner ise partinin ideolojik bir boşluğa düştüğünü savunarak, "CHP ideolojisizleşti, merkez sağ inşası tatkiği tutmadı. Kapsamlı bir değişim şart" ifadelerini kullanmıştı. CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Özel'in "normalleşme" açıklamalarına dair, “Sayın Genel Başkanımızın kararlarıyla yürütülen parti politikalarının, Partimizin her kademesinde ve seçmenlerimiz arasında açtığı tartışmayı üzülerek gözlemliyorum. CHP genel başkanları padişah değildir, kurultay haktır." demişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya yolsuzluk davasında Gökhan Böcek konuştu: "Tahliyemi talep ediyorum" Haber

Antalya yolsuzluk davasında Gökhan Böcek konuştu: "Tahliyemi talep ediyorum"

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki ihalelerde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet çarkı kurulduğu iddialarıyla başlatılan soruşturmanın duruşmaları dördüncü gününde devam ediyor. Soruşturmanın odak noktasındaki isimlerden olan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, bugün hakim karşısına çıktı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in "itirafçı oldu" açıklamalarının ardından gözlerin çevrildiği Böcek, duruşmada kısa bir beyanda bulunarak detaylı savunma yetkisini avukatına verdi. "Belediyede resmi görevi yok" Duruşmada Gökhan Böcek’in avukatı Anıl Parlak, müvekkilinin belediye hiyerarşisinde herhangi bir resmi görevi bulunmadığını, dolayısıyla kamu nüfuzunu kullanarak ihalelere müdahale etmesinin hukuken mümkün olmadığını savundu. İddianamede yer alan "seçim çalışması için alınan 8.5 milyon TL"lik tutarın rüşvet değil, gerçek bir ticari faaliyet olan araç giydirme işi karşılığı olduğunu öne süren Parlak, ortada bir kamu baskısının bulunmadığını iddia etti. İmamoğlu ailesine yardım iddiasına yalanlama Davanın en dikkat çeken başlıklarından biri olan "Ekrem İmamoğlu ailesine verilmek üzere 300 bin TL para alındığı" yönündeki iddialar da savunma tarafından reddedildi. Avukat Parlak, bu yardım iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, dosyadaki para trafiğinin tamamen arkadaşlık ilişkilerine dayanan borç alıp verme süreçlerinden ibaret olduğunu savundu. Ayrıca, Muhittin Böcek’in söz konusu para trafiğinden hiçbir şekilde haberi olmadığını ileri sürdü. 10 aylık tutukluluk için tahliye talebi Savunma tarafı, itirafçı olduğu iddia edilen sanıkların cezaevine girdikten sonra "baskı altında" beyan değiştirdiğini savunarak, dosyadaki delillerin karartılma ihtimalinin kalmadığını belirtti. Müvekkili Gökhan Böcek’in yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Avukat Anıl Parlak, dosyanın geldiği aşama itibarıyla derhal tahliye kararı verilmesini talep etti. Mahkeme heyetinin ara kararını gün içinde açıklaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB dosyasında yeni dalga: Dev operasyonda kritik gözaltılar Haber

İBB dosyasında yeni dalga: Dev operasyonda kritik gözaltılar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında emniyet güçleri, sabahın erken saatlerinde İBB’nin çeşitli birimlerine ve iştirak şirketlerine eş zamanlı baskınlar düzenledi. Operasyonun odağında, belediyenin en önemli iştiraklerinden biri olan Ağaç ve Peyzaj A.Ş. yer alırken, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri şirket binasında geniş çaplı bir arama faaliyeti başlattı. Üst düzey isimler emniyete götürüldü Operasyonun en dikkat çeken boyutu, gözaltına alınan isimlerin profili oldu. Edinilen bilgilere göre, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel ile Park ve Bahçeler Daire Başkanı Tuğba Ölmez Hancı, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 kişilik listede yer alıyor. Toplam 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, bir şüphelinin yurt dışında bulunması nedeniyle yakalanması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi. İhale sisteminde usulsüzlük iddiası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan konuya ilişkin yapılan resmi açıklamada, operasyonun gerekçesi "fiktif ihale sistematiği" olarak belirtildi. Savcılık, Ağaç ve Peyzaj A.Ş. üzerinden usulsüzce kurgulanan bir ihale mekanizması işletildiğini ve bu yolla ihalelere fesat karıştırıldığı iddiaları üzerine harekete geçildiğini bildirdi. Şüphelilerin, hayali iş kalemleri ve kurgusal ihaleler vasıtasıyla kamu kaynağını usulsüz şekilde yönlendirdikleri öne sürülüyor. Soruşturmaların ardı arkası kesilmiyor Belediyeye yönelik baskınlar, İstanbul yerel yönetiminde yaşanan hareketli sürecin son halkası olarak görülüyor. Geçtiğimiz yıl içerisinde 10'dan fazla operasyon düzenlenen İBB'de, Mart ayında da büyük bir sarsıntı yaşanmıştı. Hatırlanacağı üzere, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "terör" ve "yolsuzluk" soruşturmaları kapsamında 19 Mart'ta gözaltına alınmış, 23 Mart'ta ise tutuklanarak İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı. Son operasyon, belediye yönetimi üzerindeki hukuki ve idari denetimlerin artarak devam ettiğini gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.