SON DAKİKA

#Emek Örgütleri

HABER DEĞER - Emek Örgütleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emek Örgütleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OECD’den Türkiye’ye “daha uzun çalışın” mesajı: Emeklilik yaşı tartışması büyüyor Haber

OECD’den Türkiye’ye “daha uzun çalışın” mesajı: Emeklilik yaşı tartışması büyüyor

OECD tarafından yayımlanan “Büyüme ve Rekabetçiliğin Temelleri 2026” raporu, Türkiye ekonomisine dair dikkat çeken tespitler içerdi. Raporda, nüfusun yaşlandığına işaret edilerek emeklilik yaşının artırılması önerildi. Ancak bu yaklaşım, emek politikaları açısından eleştirilere açık bir çerçeve sunuyor. “Daha uzun çalışma” önerisi OECD raporunda, yaşam beklentisinin artmasıyla birlikte emeklilik yaşının da yükseltilmesi gerektiği ifade edildi. Simülasyonlara göre bu tür bir düzenlemenin uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak raporun bu yaklaşımı, emeğin korunması ve yurttaşların yaşam kalitesi açısından tartışmalı bulunuyor. Zira mevcut koşullarda Türkiye’de milyonlarca yurttaş, emeklilik hakkına erişmekte dahi zorlanıyor. Yaşlı işgücüne “daha fazla çalışma” baskısı Raporda, ileri yaşlardaki yurttaşların işgücünde daha uzun süre kalmasının teşvik edilmesi gerektiği vurgulanırken, bunun için erken emekliliğin sınırlandırılması öneriliyor. Bu yaklaşım, özellikle ağır iş kollarında çalışan emekçiler açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, fiziksel olarak yıpranan işçiler için “daha uzun çalışma” politikasının sosyal adaletle çelişebileceğine dikkat çekiyor. Kadın emeği ve eşitsizlik vurgusu OECD, Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranının düşük olduğunu da belirtti. Ancak çözüm önerileri arasında yer alan esnek çalışma modelleri ve iş güvencesinin gevşetilmesi, güvencesizliği artırabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor. Sosyal devlet yerine piyasa odaklı öneriler Raporda emeklilik sisteminin “cömert” olduğu ve finansmanının yüksek primlere dayandığı ifade edilirken, katkı paylarının düşürülmesi ve iş gücü piyasasının esnekleştirilmesi önerildi. Bu öneriler, sosyal politika perspektifinden bakıldığında kamu güvencelerinin zayıflatılması ve emeğin piyasa koşullarına daha fazla terk edilmesi riskini barındırıyor. Eğitim ve beceri politikaları öne çıkıyor OECD, Türkiye’nin düşük maliyetli iş gücüne dayalı üretimden yüksek katma değerli sektörlere geçmesi gerektiğini vurgularken, eğitim sisteminin iş gücü piyasasıyla daha uyumlu hale getirilmesini önerdi. Ancak bu dönüşümün, kamusal eğitim yatırımları ve eşit erişim politikalarıyla desteklenmemesi durumunda toplumsal eşitsizlikleri derinleştirebileceği belirtiliyor. Emek örgütlerinden eleştiri gelebilir Rapordaki önerilerin önümüzdeki süreçte sendikalar ve emek örgütleri tarafından tartışmaya açılması bekleniyor. Emeklilik yaşının artırılması yönündeki her adımın, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda toplumsal boyutlarıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Tartışma büyüyor: Ekonomi mi, yaşam hakkı mı? OECD’nin önerileri, ekonomik büyüme hedefleri ile yurttaşların insanca yaşam hakkı arasında yeni bir denge tartışmasını gündeme taşıyor. Türkiye’de sosyal politika yaklaşımının hangi yönde şekilleneceği ise önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olmaya aday. haberdeger.com — Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Geçim sıkıntısı bayramı gölgeledi: Emekliler için bayram artık hesap günü Haber

Geçim sıkıntısı bayramı gölgeledi: Emekliler için bayram artık hesap günü

Bayram geliyor ama emekliler için sevinç değil, geçim sıkıntısı büyüyor Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Türkiye’de emekli yurttaşlar için bayram hazırlığı artık heyecan değil, ağır bir yük haline geldi. Bir zamanlar “torunlarım gelecek” diye gün sayan, evini hazırlayan, mutfağını dolduran yaşlılarımız bugün aynı bayramı tedirginlikle karşılıyor. Çünkü artık mesele bayramı karşılamak değil, bayramı çıkarabilmek. Eskiden bayram, emekliler için evin en hareketli zamanıydı. Şimdi ise birçok hane için sessizlik ve eksiklik duygusu büyüyor. İnsanlar artık misafir ağırlamaktan bile çekiniyor. Sofralar küçüldü, bayram hazırlığı hesap listesine dönüştü Emekliler için pazar ve market artık alışveriş yapılan yerler değil, vazgeçişlerin yaşandığı alanlara dönüşmüş durumda. Fiyat soruluyor, ürünler tek tek inceleniyor, sonra yerine bırakılıyor. Bayram şekeri, tatlı, kolonya, kahve… Bir zamanlar “olmazsa olmaz” olan her şey şimdi “alınmasa da olur” listesine yazılıyor. Çünkü temel gıda bile zor karşılanırken, bayram hazırlığı lüks haline geliyor. Sofralar daralıyor, çeşit azalıyor. Bayramın o tanıdık bereket görüntüsü yerini eksik tabaklara bırakıyor. Emekliler için bayram mahcubiyete dönüştü Emeklilerin en ağır yükü yalnızca kendi geçimleri değil; torunlarına karşı hissettikleri sorumluluk. Birçok emekli artık bayram harçlığı verememenin mahcubiyetini yaşıyor. Çocukların uzattığı eller boş kalıyor, gözler kaçırılıyor. Bu durum sadece ekonomik değil, derin bir duygusal kırılma yaratıyor. Çünkü bayram, en çok çocukların sevindiği bir gün olmalıydı. Ama bugün çocuklar umutla değil, eksiklikle karşılaşıyor. Bayramlık, şeker, kolonya… Hepsi ateş pahası Emekliler için bayramın simgeleri artık erişilemez hale gelmiş durumda. Bayram şekeri, kolonya, tatlı, yeni kıyafet… Hepsi “ateş pahası” olarak tanımlanıyor. Birçok emekli bu yıl bayram alışverişini tamamen iptal etmiş durumda. Bazıları ise sadece sembolik birkaç ürünle yetinmeye çalışıyor. Bayram hazırlığı, gelenek olmaktan çıkıp “en azla idare etme” çabasına dönüşmüş durumda. Emekliler geçim derdiyle evine çekiliyor Eskiden bayram, kapıların sonuna kadar açıldığı, sofraların kurulduğu, misafirlerin ağırlandığı bir gündü. Bugün ise birçok emekli, misafir ağırlamaktan çekiniyor. “İkram edemezsem ayıp olur” düşüncesi, insanları evine kapanmaya itiyor. Bayramın o sıcaklığı, yerini sessiz bir geri çekilişe bırakıyor. Bu tablo yalnızca bayrama özgü değil. Bu, emeklilerin uzun süredir yaşadığı geçim sıkıntısının en görünür hali. Emekli maaşlarıyla yaşamını sürdürmeye çalışan milyonlarca yurttaş, her geçen gün daha derin bir darboğaza itiliyor. Gıda, kira, fatura derken bayram gibi özel günler bile yük haline geliyor. Bayram, toplum için hâlâ çok değerli. Türkiye halkı için bayram; birlik, paylaşma ve dayanışma demek. Ama bugün bu değer, ekonomik gerçeklerle çatışıyor. Bayram yaklaşırken emeklilerin gündemi tek bir başlıkta toplanıyor: GEÇİM Torunlarına harçlık veremeyen, bayram şekeri alamayan, misafir ağırlamaktan çekinen emekliler için bu bayram, sevinçten çok eksiklik duygusuyla karşılanıyor. Bir zamanlar bayramın en güçlü taşıyıcısı olan emekliler, bugün ekonomik dar boğazın en ağır yükünü omuzluyor. Türkiye’de milyonlarca emekli yurttaş için bayram artık bir gelenek değil, geçim sıkıntısının en görünür olduğu günlerden biri haline gelmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

OSB’de ölüm kıskacı! İki işçi can verdi, patron dahil üç kişi gözaltında Haber

OSB’de ölüm kıskacı! İki işçi can verdi, patron dahil üç kişi gözaltında

Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesindeki Kırıkkale Organize Sanayi Bölgesi içinde bulunan Mach Tech fabrikasında kaynak çalışması sırasında kayan sacın altında kalan iki işçi yaşamını yitirdi. Olayın ardından işletme sahibi, işletme müdürü ve işletme şefi gözaltına alındı; soruşturma jandarma tarafından sürdürülüyor. İki emekçi iş başında hayata veda etti Sabah saatlerinde üretim hattında yapılan kaynak esnasında büyük bir metal sacın kayması sonucu işçiler Mutlu Atay (56) ve Tekin Omay (58) ağır şekilde yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen iki emekçi kurtarılamadı. Fabrika çevresi güvenlik şeridiyle kapatılırken, savcılık incelemesi eşliğinde deliller toplandı. Sorumluluk zinciri gözaltına kadar uzandı Hayatını kaybeden işçilerin ardından yürütülen adlî süreçte fabrikanın işletme sahibi Ö.K., işletme müdürü F.B. ve işletme şefi İ.Ö. gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürerken, bilirkişi raporlarının iş güvenliği uygulamalarını ve olası ihmal zincirini mercek altına alacağı belirtildi. “İş cinayeti” vurgusu dosyaya girdi İlk bulgular, olayın “iş kazası” başlığının ötesinde, önlenebilir risklerle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Soruşturma dosyasına “iş cinayeti” nitelemesiyle giren durum kapsamında; risk analizi, kişisel koruyucu donanım, ekipman sabitleme ve eğitim süreçleri ayrıntılı biçimde inceleniyor. Türkiye toplumu hesap sorulmasını istiyor Yaşananların ardından emek örgütleri ve yurttaşlar, benzer faciaların tekrar etmemesi için etkin denetim ve caydırıcı yaptırım çağrısı yaptı. “Güvencesiz üretim değil, güvenli çalışma” talebi yükselirken, Türkiye toplumunun geniş kesimleri yargının süreci şeffaf ve hızlı biçimde yürütmesini istiyor. Soruşturma derinleşiyor Savcılık, görgü tanıklarının ifadeleri, kamera kayıtları ve teknik incelemeler doğrultusunda ihmal olup olmadığını netleştirmeye çalışıyor. Dosyaya girecek uzman raporlarının ardından gözaltındaki isimler hakkında adlî kararın verilmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.