SON DAKİKA

#Emniyet

HABER DEĞER - Emniyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emniyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması Haber

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması

Yılbaşı sürecinde olası güvenlik risklerine karşı kapsamlı önlemler devreye alındı. İçişleri Bakanlığı, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, AFAD ve Göç İdaresi başta olmak üzere tüm birimleriyle ülke genelinde geniş çaplı bir güvenlik planını hayata geçirdi. 12 bin 687 noktada denetim, 325 bin personel sahada İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, 4 günlük yılbaşı tedbirleri kapsamında 12 bin 687 uygulama noktası oluşturuldu. Toplam 325 bin 267 personel görevlendirilirken, bunların 298 bini asayiş, 27 bini trafik alanında görev yapacak. Sahada 44 bin 68 ekip, 720 hava aracı, 238 deniz unsuru ve 430 dedektör köpeği aktif olacak. Kaçak alkol, uyuşturucu ve aranan şahıslara darbe Yerlikaya, son bir ayda yürütülen operasyonların bilançosunu da paylaştı. Buna göre 306 bin litre kaçak ve sahte alkol ele geçirildi, 816 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Uyuşturucuyla mücadelede ise 3,5 ton uyuşturucu madde ve 14 milyon adet hap yakalanırken, 3 bin 406 kişi tutuklandı. Ayrıca çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 19 bin 616 kişi yakalandı. Kameralar, PTS ve yüz tanıma sistemleri aktif Yılbaşı tedbirleri boyunca güvenlik güçleri ileri teknolojiyle desteklenecek. Türkiye genelinde 31 bin 424 KGYS noktası, 107 bin 423 kamera, 4 bin 366 Plaka Tanıma Sistemi noktası, 6 bin 708 yüz tanıma kamerası ve 1.064 mobil PTS aktif olarak kullanılacak. Görevli 115 bin 854 kolluk personeli yaka kamerasıyla sahada olacak. AFAD ve Göç İdaresi de teyakkuzda AFAD, yılbaşı gecesi 81 ilde 1.410 personel ve 396 araç ile 7/24 esasına göre görev yapacak. Göç İdaresi Başkanlığı ise düzensiz göçle mücadele kapsamında 375 Mobil Göç Noktası Aracı ve 4 bin 575 personel ile denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Hiçbir iç ve dış tehdide karşı boşluk bırakmayacağız” mesajı vererek, yılbaşı sürecinde yurttaşların huzur ve güvenliği için tüm devlet imkanlarının seferber edildiğini vurguladı. 2026’nın Türkiye halkı ve tüm dünya için barış, sağlık ve esenlik getirmesi temennisinde bulundu.

Bakan Yerlikaya olay yerinden açıkladı... Ses kayıt cihazı ve kara kutu çıkarıldı Haber

Bakan Yerlikaya olay yerinden açıkladı... Ses kayıt cihazı ve kara kutu çıkarıldı

Ankara'da düşen Falcon-50 jetinde 8 kişi hayatını kaybetti; enkazdan ses kayıt cihazı ve kara kutu çıkarıldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 23 Aralık 2025 akşamı Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a gitmek üzere havalanan ve Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad'ı taşıyan özel jetin düşmesiyle ilgili basın açıklaması yaptı. Bakan Yerlikaya, olayın yaşandığı Haymana ilçesindeki AFAD mobil koordinasyon merkezinde gazetecilere bilgi verdi. Bakan Yerlikaya, uçağın saat 20:10'da Esenboğa'dan kalktıktan sonra 20:32'de teknik arıza nedeniyle geri dönüş bildirdiğini, saat 20:52'de Haymana civarında irtibat kesildi; uçakta acil iniş bildirimi alındı ancak temas sağlanamadığını belirterek, "Uçakta Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad, Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Futuri Gribel dahil 5 Libya heyeti mensubu ve 3 mürettebat olmak üzere toplam 8 kişi bulunuyordu. Enkaz, Jandarma tarafından Haymana ilçesi Kesikkavak Köyü'nün 2 km güneyinde bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi ekiplerince yürütülen çalışmalarda saat 02:45'te ses kayıt cihazı, 03:20'de kara kutu ele geçirildi" dedi. Sahada AFAD, Jandarma, Emniyet, Sağlık, UMKE, Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile diğer birimlerden toplam 408 personel, 103 kara aracı ve 7 hava aracı görev yaptığını ifade eden Bakan Yerlikaya, enkaz alanının yaklaşık 3 kilometrekarelik bir bölgede yayıldığını söyledi. Libya'dan 22 kişilik heyet Ankara'ya intikal ettiği öğrenildi.

CHP’li Şile Belediyesi’ne 2. dalga operasyon: 22 kişi gözaltında Haber

CHP’li Şile Belediyesi’ne 2. dalga operasyon: 22 kişi gözaltında

İstanbul’da CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamında Şile Belediyesi bir kez daha gündemde. Daha önce belediye başkanının da aralarında bulunduğu isimlerin tutuklandığı dosyada bu sabah ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi. İkinci dalga operasyon sabah saatlerinde yapıldı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şile Belediyesi’ne yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda 23 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. 22 kişi gözaltına alındı, biri zaten tutukluydu Yetkililerden edinilen bilgilere göre, gözaltı kararı verilen kişilerden birinin başka bir dosya kapsamında halen tutuklu olduğu belirtildi. Kalan 22 kişi ise polis ekiplerince gözaltına alındı. İlk operasyonda belediye başkanı tutuklanmıştı Şile Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın ilk ayağı 10 Temmuz’da yapılmıştı. Bu kapsamda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “irtikap”, “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da bulunduğu 6 kişi gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Savcılık kaynakları, dosyanın kapsamının genişletildiğini ve yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini bildirdi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, yeni adli adımların da gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma, ikinci dalga operasyonla birlikte daha da genişlerken, sürecin siyasi ve hukuki yansımalarının önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

“Çakar listesi” canlı yayında açıldı: Gazeteciler hedefte, bakanlık sessiz Haber

“Çakar listesi” canlı yayında açıldı: Gazeteciler hedefte, bakanlık sessiz

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul’da denetime takıldığı ileri sürülen TBMM plakalı araç iddiasının ardından katıldığı canlı yayında sert konuştu. Başarır, Emniyet ve İçişleri Bakanlığını “yasadışı takip ve fişleme” ile suçlarken, “çakar” tartışmasının yalnızca siyasetçilere indirgenemeyeceğini söyledi ve bazı gazetecilerin de çakar kullandığını iddia ederek isimleri kamuoyuyla paylaştı. Canlı yayında isim verdi, tartışma büyüdü Başarır, Halk TV ekranlarında yaptığı açıklamada çakarlı araç kullandığını iddia ettiği gazetecileri tek tek saydı ve “Herkes için aynı hukuk” vurgusu yaptı. Açıklamanın hemen ardından sosyal medyada geniş yankı oluştu; iddialar kısa sürede “ayrıcalık” ve “eşitlik” başlıkları altında tartışılmaya başlandı. “Beni izleyen raporlar WhatsApp’tan elime geldi” dedi Başarır, kendisine ait olduğu ileri sürülen araç üzerinden yürütülen takibin “6 sayfalık istihbarat raporu”na dönüştüğünü, bu belgelerin defalarca kendisine gönderildiğini açıkladı. Araçla ilgili tüm yükümlülüklerin şahsı tarafından karşılandığını söyleyen Başarır, “Resmi aracı kullanmadım, şahsi aracımla dolaştım” ifadesini kullandı. Emniyet ve Bakanlığa açık çağrı yaptı Canlı yayında doğrudan İçişleri Bakanlığı ve Emniyet’e seslenen Başarır, çakar kullanımına dair kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılmasını istedi. “Kimin hangi yetkiye dayanarak çakar kullandığı açıklansın” çağrısı, tartışmanın devlet kapasitesi ve denetim mekanizmaları boyutuna taşınmasına yol açtı. Gazetecilerden karşı hamle geldi İddiaların ardından bazı gazeteciler sosyal medya üzerinden yanıt niteliğinde açıklamalar yaparak çakar kullanmadıklarını dile getirdi. Bu açıklamalar, kamuoyundaki “kim doğru söylüyor” sorusunu daha da görünür kıldı ve tartışmayı derinleştirdi. “Resmi araç suistimali” iddiası masada Olayın çıkış noktası olan trafik denetimi ve araçtan kimin çıktığına dair iddialar henüz resmî bir makam tarafından doğrulanmadı. Bu belirsizlik, tartışmanın yalnızca kişiler üzerinden değil, sistemsel denetim zafiyeti üzerinden yürütülmesine neden oldu. Türkiye toplumunda eşitlik talebi yükseliyor Tartışma, “ayrıcalıklar devleti mi, eşit hukukun devleti mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Türkiye toplumunda, çakar ve benzeri sembollerin “imtiyaz” anlamına gelmemesi, denetimin herkes için eşit işletilmesi yönündeki talep sosyal medyada güçlü biçimde dile getiriliyor. Gözler resmî açıklamada simlerin açıkça telaffuz edilmesiyle ivme kazanan tartışmada, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor. Kamuoyu, iddiaların somut verilerle aydınlatılmasını ve çakar kullanımına ilişkin kuralların şeffaf biçimde ortaya konmasını istiyor.

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi Haber

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi

Üç canın alındığı evde yeni iddia soruşturmayı derinleştirdi. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde aynı evde anne, baba ve 5 yaşındaki çocuklarının başlarından silahla vurulmuş halde bulunmasının ardından yürütülen soruşturmada “yasak ilişki” iddiası gündeme geldi. Emniyet birimlerinin kurduğu özel ekip, olay yerindeki bulgular ve tanık ifadeleri doğrultusunda dosyayı çok yönlü ele alıyor. Komşunun ifadesi dosyaya girdi, iki kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan komşu M.C., ifadesinde, ailenin babasının başka bir kadınla ilişkisi olduğunu, bu nedenle eşler arasında tartışma çıktığını ve olayların bu tartışmanın ardından gerçekleştiğini öne sürdü. M.C., ayrıca olayda kullanılan silahı kendisinin temin ettiğini ve daha sonra kanalizasyona attığını iddia etti. Delil karartma şüphesiyle tutuklanan M.C.’ye yardım ettiği belirlenen V.E. de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Böylece dosyadaki tutuklu sayısı ikiye çıktı. Kriminal raporlar dikkat çekti: Baba ve çocuğun elinde barut izi. Soruşturmanın teknik ayağında Diyarbakır Kriminal’de yapılan el svaplarında, aile fertlerinden babanın ve 5 yaşındaki çocuğun ellerinde barut izine rastlandığı öğrenildi. Bu bulgu, olayın oluş biçimine dair farklı senaryoların birlikte değerlendirilmesine yol açtı. Emniyet, raporların adli süreçte delil değerinin, olayın zaman çizelgesi ve kamera kayıtlarıyla birlikte incelendiğini vurguluyor. Evde zorlanma yok, silah kayıp: İlk tespitler çelişkileri artırdı. Olay yerine giren ekiplerin ilk incelemelerinde, kapıda zorlama izine rastlanmadığı ve evde yalnızca iki boş kovan bulunduğu kaydedildi. Olay silahının bulunamaması, hem “delil karartma” iddiasını hem de olayın üçüncü kişilerce yönlendirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. Aile yakınları “para ve altınlar kayıp” diyor, cinayet ihtimali masada. Ailenin yakınları, evde bulunan para ve altınların kayıp olduğunu belirterek olayın yalnızca aile içi bir şiddet vakası olmayabileceğini savundu. İddialara göre, kaybolan değerli eşyalar dosyayı “hırsızlık amaçlı cinayet” ihtimali yönünde de genişletti. Emniyet, envanter çalışmasının sürdüğünü ve iddiaların araştırıldığını bildirdi. Avukatlardan çağrı: Spekülasyondan kaçınılsın, gerçekler yargıda açığa çıkacak. Ailenin avukatları, kamuoyuna yaptıkları açıklamada, dosyayla ilgili farklı mecralarda dolaşan spekülatif bilgilerin sürece zarar verebileceğini belirterek, hem ölenler hem de aile yakınları için hassasiyet çağrısı yaptı. Avukatlar, tutuklamaların yalnızca “delil karartma” değil, “öldürme” şüphesi kapsamında da değerlendirildiğini ifade etti. Soruşturma sürüyor, yanıt bekleyen sorular çok. Olayın kesin oluş şekli, silahın bulunup bulunamayacağı, kayıp değerlerin akıbeti ve tanık ifadelerinin kamera kayıtlarıyla örtüşüp örtüşmediği; önümüzdeki günlerde adli bilirkişi raporlarıyla netleşecek. Emniyet birimleri, dosyanın bütün ihtimallerle ele alındığını vurgulayarak, kamuoyunun gelişmelerden bilgilendirileceğini duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.