SON DAKİKA

#End

HABER DEĞER - End haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, End haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal mezarı başında anıldı Haber

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal mezarı başında anıldı

Turgut Özal, ölümünün 33’üncü yıldönümünde Turgut Özal Anıt Mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Törene Mustafa Çiftçi, Davut Gül, Ahmet Özal, Efe Özal ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar katıldı. Tören çelenk sunumuyla başladı Anma programı, Turgut Özal’ın öz geçmişinin okunmasıyla başladı. Ardından Cumhurbaşkanlığı çelengi anıt mezara bırakıldı. Saygı duruşunun ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı ve törene katılanlar mezara karanfil bırakarak dua etti. Müze ve Menderes ailesinin mezarları da ziyaret edildi Anma töreninin ardından Mustafa Çiftçi ile Davut Gül, Turgut Özal Müzesi’ni ziyaret etti. Daha sonra heyet, Adnan Menderes’in kabrine giderek karanfil bıraktı ve dua etti. Heyet ayrıca Berin Menderes, Aydın Menderes ve Ümran Menderes’in mezarlarını da ziyaret etti. Turgut Özal kimdir? 1927 yılında Malatya’da doğan Turgut Özal, mühendislik eğitiminin ardından kamu bürokrasisinde ve ekonomi yönetiminde görev aldı. 1980’li yıllarda uygulanan ekonomik dönüşüm programlarının mimarlarından biri olarak öne çıktı. 1983 yılında kurduğu Anavatan Partisi ile iktidara gelen Özal, 1983-1989 yılları arasında başbakanlık yaptı. 1989 yılında ise Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı seçildi. Turgut Özal, serbest piyasa ekonomisine geçiş, dışa açılım politikaları ve özel sektörün güçlendirilmesine yönelik adımlarıyla hafızalarda yer aldı. 17 Nisan 1993’te görevdeyken hayatını kaybetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan Macaristan’ın yeni başbakanına tebrik telefonu Haber

Erdoğan’dan Macaristan’ın yeni başbakanına tebrik telefonu

Türkiye-Macaristan ilişkilerinde “yeni dönem” vurgusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Peter Magyar ile telefonda görüştü. Görüşmede iki ülke ilişkilerinin geleceği ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Seçim başarısı için tebrik etti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, görüşmede Magyar’ı seçimlerde elde ettiği başarı dolayısıyla tebrik etti. “Ortak tarih ve kültür” vurgusu Erdoğan, Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek, ortak tarih ve kültürün iki ülke ilişkilerinin temelini oluşturduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliğinin yeni dönemde daha da ileri taşınacağına olan inancını dile getirdi. Stratejik ortaklık mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Macaristan arasındaki geliştirilmiş stratejik ortaklığın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca iki ülkenin NATO müttefiki olduğuna dikkat çekerek, bu iş birliğinin bölgesel ve küresel istikrara katkı sunduğunu ifade etti. Yeni dönemde iş birliği artabilir Görüşmede, iki ülkenin uluslararası platformlarda daha yakın iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği yönünde mesajlar verildi. Diplomatik kaynaklar, bu temasın Türkiye-Macaristan ilişkilerinde yeni bir sürecin başlangıcı olabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ayasofya’da provokasyon: İki turist tutuklandı Haber

Ayasofya’da provokasyon: İki turist tutuklandı

Ayasofya-i Kebir Camii’nde Bizans bayrağı açarak fotoğraf çektirdikleri iddia edilen Yunan uyruklu iki turist, gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Olay, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bayrağı montta saklayarak içeri soktular Edinilen bilgilere göre olay, 9 Nisan günü saat 15.00 sıralarında meydana geldi. 5 kişilik Yunan turist kafilesi Ayasofya’ya giriş yaptı. Güvenlik kontrolünden geçen grup, bir süre sonra üst katta bulunan ziyaret alanına çıktı. Bu sırada turistlerden birinin montunun içinden çıkardığı çift başlı kartal figürlü Bizans bayrağını açtığı ve fotoğraf çektirdiği öne sürüldü. Bayrakta dikkat çeken ifade Yapılan incelemelerde bayrak üzerinde “Ya Ortodoks ol ya da öl” ifadesinin yer aldığı belirtildi. Fotoğraf çekiminin ardından bayrağın diğer bir turiste verildiği ve onun da aynı şekilde görüntü aldığı ifade edildi. Güvenlik güçleri müdahale etti Durumun fark edilmesi üzerine güvenlik güçleri hızlı şekilde müdahale etti. Olayla bağlantılı iki kişi gözaltına alındı. Tutuklama kararı çıktı Gözaltına alınan 35 yaşındaki Mazis Michael ile 42 yaşındaki Kostantina Mazi, İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Şüpheliler, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma sürüyor Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği ve diğer kişilerle ilgili incelemelerin sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü Haber

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü

Narin Güran cinayetine ilişkin tartışmalar sürerken, Baran Güran’ın ardından bu kez yazar İlhami Işık, Ferhat Özmen’in sorularını yanıtladı. Davayı ilk günden bu yana takip ettiğini belirten Işık, soruşturma sürecinin yalnızca hukuki değil, toplumsal ve medya kaynaklı ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. “Böylesine bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” İlhami Işık, Türkiye’de birçok ağır davanın yaşandığını ancak bu dosyada farklı bir durum olduğunu vurguladı. “Uzun yıllardır bu ülkede birçok cinayet davası gördük ama böylesine topyekûn bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” diyen Işık, davanın daha en başında belirli bir algı üzerinden şekillendiğini savundu. “Önce köy, sonra aile hedefe konuldu” Işık’a göre süreç, yalnızca bir soruşturma değil; aynı zamanda bir “algı inşası” süreciydi. Köyün ve ailenin sistematik biçimde hedef haline getirildiğini belirten Işık, bu durumun toplumda sorgulama refleksini ortadan kaldırdığını söyledi: “Bir köy şeytanlaştırıldı, ardından o köyün içinde bir aile. Bu noktadan sonra kimse ‘acaba’ sorusunu sormadı.” “Sorulması gereken sorular hiç sorulmadı” Işık, dosyada en dikkat çekici eksikliğin temel sorgulama mekanizmasının devre dışı kalması olduğunu ifade etti. Ortaya atılan birçok iddianın mantıksal olarak dahi test edilmediğini vurgulayan Işık, “Bu kadar kritik bir olayda en basit sorular bile sorulmadı” dedi. “Medya, acı üzerinden bir mekanizmaya dönüştü” Işık’ın en sert eleştirilerinden biri ise medyaya yönelik oldu. “Bazı kesimler, iki tık almak ya da görünürlük kazanmak için bu acıyı kullandı” diyen Işık, sürecin yalnızca habercilik değil, aynı zamanda bir “kazanç mekanizmasına” dönüştüğünü savundu. Bu durumun, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de aileye yönelik ağır bir toplumsal baskıya neden olduğunu ifade etti. “Sosyal medya mahkemeleri bu davada belirleyici oldu” Işık, davanın seyrinde sosyal medyanın etkisine dikkat çekerek, kararların büyük ölçüde bu baskı altında şekillendiğini ileri sürdü. “Aylarca sosyal medyada mahkemeler kuruldu. İnsanlar daha yargılanmadan suçlu ilan edildi” diyen Işık, bu durumun hukuk sistemini de etkilediğini savundu. “Bu yalnızca bir dava değil, toplumsal bir kırılma” Işık’a göre Narin Güran dosyası, yalnızca bir cinayet davası değil; aynı zamanda Türkiye’de toplumsal reflekslerin geldiği noktayı gösteren bir örnek. “Bu dava, vicdanın rafa kaldırıldığı bir sürecin en somut göstergesidir” ifadelerini kullanan Işık, toplumun hızlı yargılama eğiliminin tehlikelerine dikkat çekti. “Adalet Bakanlığı için bir sınav” Işık, yetkililere de açık bir çağrıda bulunarak, bu dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. “Eğer sosyal medya mahkemeleriyle mücadele edilecekse, bunun en somut örneği bu dosyadır” diyen Işık, Narin Güran davasının adalet sistemi açısından kritik bir test olduğunu vurguladı. Toplum için uyarı: Aynı hatalar tekrar edilebilir Uzmanlara göre, bu tür davalarda erken yargı, medya baskısı ve sosyal medya etkisi birleştiğinde, adil yargılanma ilkesi ciddi şekilde zarar görebiliyor. İlhami Işık’ın sözleri ise bu riski net bir şekilde ortaya koyuyor: “Bu dava sadece geçmiş değil, gelecekte yaşanabilecek benzer hataların da habercisi.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: Çok yakında açık ve güvenli hale getireceğiz Haber

Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: Çok yakında açık ve güvenli hale getireceğiz

ABD ve İsrail ile İran arasında devam eden çatışmalar 15’inci gününe girerken Hürmüz Boğazı yeniden gerilimin merkezine oturdu. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın boğazı kapatma girişimlerine karşı uluslararası bir askeri adım atılacağını belirterek, “çok yakında Hürmüz Boğazı’nı açık, güvenli ve özgür hale getireceğiz” ifadelerini kullandı. Trump’tan Hürmüz Boğazı çıkışı Donald Trump yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji ticareti için kritik bir geçiş noktası olduğunu vurgulayarak İran’ın bu bölgedeki hamlelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Trump, boğazın açık tutulması için ABD öncülüğünde bir deniz gücü oluşturulabileceğini belirterek, birçok ülkenin bu girişime destek vereceğini ifade etti. Uluslararası savaş gemileri çağrısı yaptı Trump açıklamasında özellikle İran’ın boğazı kapatma girişiminden etkilenen ülkelerin askeri destek vermesi gerektiğini dile getirdi. Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin de bölgeye savaş gemisi göndermesini istedi. ABD Başkanı, bu ülkelerin katkısıyla Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanabileceğini ve İran’ın bu kritik deniz yolunu tehdit edemeyeceğini savundu. İran’a yönelik sert ifadeler kullandı Trump, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia ederek Tahran yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı. Buna rağmen İran’ın mayın bırakma, drone gönderme veya kısa menzilli füze kullanma gibi hamlelerle boğazı tehdit edebileceğini öne sürdü. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artıracağını belirten Trump, İran’a ait bazı deniz unsurlarının hedef alınabileceğini de söyledi. Hürmüz Boğazı küresel enerji için kritik Basra Körfezi ile Umman Denizi’ni birbirine bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. Bu nedenle bölgede yaşanan gerilim küresel enerji piyasaları açısından yakından takip ediliyor. İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin bölgedeki tansiyonu daha da yükseltebileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’de dev dolu felaketi: Gökyüzünden adeta taş yağdı Haber

ABD’de dev dolu felaketi: Gökyüzünden adeta taş yağdı

ABD’nin Illinois eyaletinde etkili olan şiddetli fırtına, beraberinde getirdiği dev dolu taneleri nedeniyle büyük hasara yol açtı. Özellikle Chicago ve çevresinde görülen dolu yağışı sırasında bazı tanelerin çapının 15 santimetreye kadar ulaştığı bildirildi. Fırtına nedeniyle araçlarda, evlerde ve altyapıda ciddi zarar oluştu. Dolu taneleri 15 santimetreye kadar ulaştı Fırtınanın en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olan Kankakee’de dolu tanelerinin boyutu dikkat çekti. Yetkililer, bazı dolu parçalarının çapının yaklaşık 15 santimetreye ulaştığını açıkladı. Bu büyüklükteki dolu tanelerinin doğrulanması halinde Illinois eyaletinde kaydedilen en büyük dolu taşlarından biri olabileceği ifade edildi. Ulusal Hava Servisi ise gelen raporların, Haziran 2015’te Minooka’da kaydedilen ve eyalet rekoru olarak bilinen 12 santimetrelik dolu tanelerinden daha büyük ölçümlere işaret ettiğini belirtti. Araçlar ve evlerde ciddi hasar oluştu Chicago ve çevresinde etkili olan dolu yağışı sırasında gökten düşen büyük parçalar çok sayıda araçta hasara neden oldu. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde araç camlarının kırıldığı ve park halindeki otomobillerin kaportalarında büyük göçükler oluştuğu görüldü. Birçok evin çatısında da ciddi hasar meydana geldiği bildirildi. Yerel yetkililer hasar gören bölgelerde inceleme başlattı. Canlı yayın sırasında dolu isabet etti Fırtınayı takip eden bir meteoroloji aracının ön camı, canlı yayın sırasında dolu isabet etmesi sonucu parçalandı. Beyzbol topu büyüklüğündeki dolu tanelerinin araca çarptığı anlar kameralar tarafından kaydedildi. Sosyal medyada yayılan görüntüler kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Fırtınanın nedeni süper hücre sistemi Meteoroloji uzmanları, bölgede etkili olan hava sisteminin güçlü bir “süper hücre fırtınası” olduğunu açıkladı. Bu tür fırtınaların büyük dolu oluşumuna ve ani hava olaylarına neden olabildiği belirtiliyor. Uzmanlar ayrıca aynı sistemin bazı bölgelerde kısa süreli hortum oluşumlarını da tetiklemiş olabileceğini ifade etti. Bölgede hasar tespit çalışmaları başladı Fırtına nedeniyle bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşanırken yerel ekipler hasar tespit çalışmalarına başladı. Meteoroloji yetkilileri ise düşen dolu taşlarının boyutunu inceleyerek resmi kayıtların güncellenmesi için değerlendirme yapıyor. Yetkililer Illinois ve çevre eyaletlerde yaşayan yurttaşları yeni fırtına ihtimaline karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz Haber

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Orta Doğu’daki savaşın büyümesine karşı en sert siyasi çıkışlardan birini yaptı. Katıldığı bir etkinlikte konuşan Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını destekleyen sağ ve aşırı sağ çevreleri hedef aldı. İspanya’nın bu savaşı desteklemediğini açık biçimde ortaya koyan Sanchez, yangını çıkaranlarla aynı çizgide duranların sonrasında yaşanan sonuçlardan yakınamayacağını söyledi. Sanchez savaş destekçilerine açık mesaj verdi Pedro Sanchez, Valladolid’de düzenlenen siyasi etkinlikte yaptığı konuşmada, hükümetin halkı İran savaşının etkilerinden korumak için devletin tüm imkânlarını kullanacağını söyledi. Aynı konuşmada sağ ve aşırı sağ partilere seslenen Sanchez, bombalamaları destekleyenlerin daha sonra ortaya çıkan krizden şikâyet etmesinin siyasi tutarsızlık olduğunu savundu. Avrupa basınına yansıyan konuşmasında Sanchez’in, “Bombardımanları başlatanları destekleyip sonra sonuçlarından yakınamazsınız” çizgisinde sert ifadeler kullandığı aktarıldı. “Ateşe körükle gidip sonra yanıyoruz diyemezsiniz” Sanchez’in en dikkat çeken çıkışı, savaş yanlısı tutuma yönelik kullandığı benzetme oldu. İspanya Başbakanı, hem çatışmayı büyüten tarafları destekleyip hem de sonrasında ekonomik ve siyasi sonuçlardan şikâyet etmenin kabul edilemeyeceğini söyledi. Sanchez, en doğru ve en az maliyetli yolun savaşa karşı çıkmak ve çatışmanın bir an önce sona ermesini sağlamak olduğunu vurguladı. Madrid, Washington’ın baskısına rağmen geri adım atmadı Sanchez’in bu çıkışı, Donald Trump ile Madrid yönetimi arasındaki son gerilimin ardından geldi. Reuters’a göre Trump, İspanya’nın İran’a yönelik saldırılarda Endülüs’teki Moron de la Frontera ve Rota üslerinin kullanılmasına izin vermemesine tepki göstermiş, Madrid’i işbirliği yapmamakla suçlamıştı. Buna karşılık İspanya hükümeti, ülkenin ABD-İsrail saldırılarına ortak olmayacağını ve dış baskıyla pozisyon değiştirmeyeceğini duyurmuştu. İspanya’nın çizgisi: Savaşa değil uluslararası hukuka destek Sanchez daha önce de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran savaşı karşısındaki tutumlarının net olduğunu söylemiş, “derhal gerilimin düşürülmesini ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini” talep etmişti. Reuters’ın derlediği uluslararası tepkilere göre İspanya yönetimi, ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından diplomasinin yeniden devreye girmesi gerektiğini savunan başlıca Avrupa hükümetleri arasında yer aldı. Sanchez, Madrid’in değerlerine ve çıkarlarına aykırı bir savaşa yalnızca misilleme korkusuyla ortak olmayacağını da vurguladı. Sanchez’in sözleri Avrupa’daki ayrışmayı da görünür kıldı İspanya Başbakanı’nın açıklamaları, Avrupa’da İran savaşı konusunda oluşan görüş ayrılıklarını da yeniden görünür hale getirdi. Bazı Batılı hükümetler İran’ın misillemelerini öne çıkarırken, Madrid yönetimi çatışmanın bizzat büyütülmesine karşı pozisyon aldı. Sanchez’in sözleri, yalnızca iç politikadaki sağ ve aşırı sağa değil, aynı zamanda savaşı meşrulaştırmaya çalışan Atlantik çizgisine karşı da açık bir siyasi itiraz olarak yorumlandı. Bu çıkış, İspanya’nın mevcut krizde kendisini diplomasi ve uluslararası hukuk ekseninde konumlandırdığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan Ukrayna’ya sert uyarı: “Artık meşru hedef” Haber

İran’dan Ukrayna’ya sert uyarı: “Artık meşru hedef”

İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden savaşın bölgesel etkileri genişlemeye devam ediyor. Tahran yönetimi bu kez Ukrayna’ya yönelik sert açıklamalarda bulundu. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Ukrayna’nın İsrail’e askeri destek vermesi nedeniyle İran için “meşru hedef” haline geldiğini ifade etti. “Ukrayna savaşa fiilen dahil oldu” İbrahim Azizi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Ukrayna’nın İsrail’e insansız hava aracı desteği sağladığını ileri sürdü. Azizi, bu desteğin İran’a karşı doğrudan bir müdahale anlamına geldiğini savundu. Açıklamasında Ukrayna’nın bu hamleyle savaşa fiilen dahil olduğunu iddia eden Azizi, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesine atıfta bulunarak Ukrayna’nın İran açısından hedef haline geldiğini söyledi. “Toprakları meşru hedef haline geldi” Azizi paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Başarısız Ukrayna, İsrail rejimine insansız hava aracı desteği sağlayarak fiilen savaşa dahil olmuş ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca tüm topraklarını İran için meşru bir hedef haline getirmiştir.” Zelenskiy İHA desteğini açıklamıştı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise daha önce yaptığı açıklamada İran’a karşı yürütülen operasyonlar kapsamında bölgeye insansız hava araçları ve uzman ekip gönderildiğini duyurmuştu. İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden çatışmaların ardından yapılan bu açıklamalar, savaşın uluslararası boyutunun daha da genişleyebileceği yönündeki tartışmaları artırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

1900 yıllık İskit mezarlarında zehirli pigment keşfi: Bilim insanlarını şaşırtan bulgu Haber

1900 yıllık İskit mezarlarında zehirli pigment keşfi: Bilim insanlarını şaşırtan bulgu

Ukrayna’da gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1900 yıl öncesine ait İskit mezarlarında dikkat çekici bir keşif yapıldı. İki kadına ait mezarda bulunan kırmızı pigment topaklarının, kimyasal analizler sonucunda zencefre (civa sülfür) olduğu tespit edildi. Oldukça zehirli bir madde olan bu pigmentin, antik toplumlarda farklı amaçlarla kullanılmış olabileceği düşünülüyor. Kırmızı pigment zencefre olduğu ortaya çıktı Araştırmayı yürüten bilim insanları, mezarda bulunan kırmızı mineral parçalarının zencefre olduğunu doğruladı. Vermilyon olarak da bilinen bu pigment, cıva sülfürün doğal mineral formudur ve yoğun kırmızı rengi nedeniyle tarih boyunca boya ve pigment olarak kullanılmıştır. Bilim insanları, pigmentin cesetlerin üzerine serpilmiş olabileceğini ve bunun ölülerin solgun tenine daha canlı bir görünüm vermek amacı taşıyabileceğini belirtiyor. Çürümeyi yavaşlatmak için kullanılmış olabilir Araştırmacılar, zencefrenin yalnızca ritüel amaçlı kullanılmadığını, aynı zamanda pratik bir işlevinin de olabileceğini düşünüyor. Bu mineralin bakterilere karşı belirli bir direnç gösterdiği ve cesetlerin çürümesini yavaşlatmak amacıyla kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor. İskit mezarlarının çoğu zaman tekrar açılarak yeni definler için kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle çürümeyi yavaşlatan maddelerin kullanılması, mezarların uzun süre kullanılmasını kolaylaştırmış olabilir. Mezarda iki kadının kalıntıları bulundu Söz konusu mezar, Ukrayna’nın güneyinde Dinyeper Nehri kıyısındaki Chervony Mayak adlı Geç İskit mezarlığında keşfedildi. Mezarın içinde iki kadına ait kalıntılar yer alıyordu. Araştırmacılar, ilk gömülen kadının öldüğünde 35–45 yaşlarında, daha sonra aynı mezara defnedilen diğer kadının ise 18–20 yaşlarında olduğunu belirledi. Kadınların yanında boncuklar, çanak çömlekler ve metal eşyalar gibi çeşitli mezar hediyeleri de bulundu. Zencefre oldukça zehirli bir madde Zencefre insanlar için son derece zehirli bir mineraldir. Özellikle ısıtıldığında ortaya çıkan cıva gazı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlara göre bu maddeye uzun süre maruz kalmak: titreme solunum problemleri sinir sistemi hasarı hatta ölüm gibi sonuçlara neden olabilir. Ancak araştırmacılar, antik dönem insanlarının bu toksik etkilerin farkında olmadığını düşünüyor. Kozmetik amaçlı kullanılmış olabilir Araştırmacılar, zencefrenin kozmetik amaçlarla kullanılmış olabileceği ihtimalini de değerlendiriyor. Çünkü pigment bulunan mezarların tamamı kadınlara ait. İskit toplumunda mezar eşyalarının kadın ve erkek arasında belirgin biçimde farklılaştığı biliniyor. Bu nedenle kırmızı pigmentin kadınlara özgü bir kozmetik veya ritüel objesi olabileceği düşünülüyor. Tarih öncesi toplumlarda pigment kullanımı Bilim insanlarına göre zencefre ve benzeri pigmentler tarih öncesi toplumlarda oldukça yaygındı. Avrupa’da 15 bin yıl öncesine ait bazı mezarlarda da kırmızı pigment kullanımına rastlanıyor. Bu pigmentler genellikle: vücut boyası ritüel süsleme mağara resimleri defin törenleri gibi alanlarda kullanılıyordu. Ukrayna’daki keşif ise, Geç İskit döneminde bu pigmentin kullanımını bilimsel olarak doğrulayan ilk çalışma olması açısından büyük önem taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.