SON DAKİKA

#Endülüs

HABER DEĞER - Endülüs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endülüs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD–İspanya hattında üs krizi: Morón ve Rota neden bu kadar stratejik? Haber

ABD–İspanya hattında üs krizi: Morón ve Rota neden bu kadar stratejik?

İspanya hükümetinin, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarında Morón Hava Üssü ve Rota Deniz Üssü’nün kullanılmasına izin vermemesi, iki ülke arasında diplomatik krize yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ticari yaptırım tehdidinde bulunmasıyla büyüyen tartışma, gözleri bu üslerin stratejik önemine çevirdi. Morón ve Rota üsleri ABD’nin küresel askeri ağının önemli halkalarından biri İspanya’nın güneyindeki Endülüs bölgesinde bulunan Morón ve Rota üsleri, ABD’nin Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’daki askeri operasyonları açısından kilit lojistik merkezler arasında yer alıyor. Yaklaşık 70 yıldır ABD ordusu tarafından kullanılan bu üsler, özellikle NATO operasyonları, askeri sevkiyatlar ve havada yakıt ikmali görevleri için kritik bir geçiş noktası niteliğinde. ABD’nin Avrupa Komutanlığı (USEUCOM) ve Afrika Komutanlığı (AFRICOM) için lojistik merkez işlevi gören bu tesisler, Washington’ın kıta dışındaki askeri hareket kabiliyetini büyük ölçüde destekliyor. Rota Deniz Üssü Akdeniz’in giriş kapısında Cádiz kentinde bulunan Rota Deniz Üssü, Atlantik Okyanusu kıyısında yer alması nedeniyle büyük savaş gemilerinin konuşlanabileceği nadir limanlardan biri olarak biliniyor. Yaklaşık 2 bin 300 hektarlık alana yayılan üs, üç uzun iskelesi, askeri havaalanı ve geniş lojistik altyapısıyla hem İspanyol hem de ABD donanması tarafından ortak kullanılıyor. Rota aynı zamanda NATO’nun füze savunma kalkanının bir parçası olarak görev yapıyor ve Akdeniz ile Atlantik arasında stratejik bir geçiş noktası oluşturuyor. Morón Hava Üssü uzun menzilli operasyonlar için kritik Sevilla yakınlarında bulunan Morón Hava Üssü, özellikle havada yakıt ikmali ve uzun menzilli hava operasyonları açısından hayati bir rol oynuyor. ABD’nin KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçakları bu üs üzerinden görev yaparak savaş uçaklarının ve bombardıman uçaklarının uzun süre havada kalmasını sağlıyor. Bu nedenle üs, Ortadoğu ve Afrika’daki askeri operasyonların sürdürülebilirliği açısından ABD için kritik bir ara durak olarak değerlendiriliyor. 1953 anlaşmasıyla başlayan askeri işbirliği ABD’nin İspanya’daki askeri varlığı 1953 Madrid Paktı ile başladı. Dönemin İspanya lideri Francisco Franco ile ABD yönetimi arasında imzalanan anlaşma, Washington’a ülkede dört askeri üs kullanma hakkı verdi. Zamanla Zaragoza ve Torrejón üsleri kapatılırken Rota ve Morón üsleri ABD–İspanya askeri işbirliğinin ana merkezleri olarak kaldı. İspanya’nın “savaşa hayır” kararı krizi büyüttü İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hükümeti, bu üslerin İran’a yönelik operasyonlarda kullanılmasının iki ülke arasındaki askeri anlaşmanın kapsamına girmediğini savunarak Washington’a izin vermedi. Madrid yönetimi kararını “savaşa hayır” politikasıyla gerekçelendirirken, ABD yönetimi ise bu tutumun askeri işbirliğini zora soktuğunu savundu. Uzmanlara göre Morón ve Rota üslerinin kullanılamaması, ABD’nin Ortadoğu ve Afrika’ya yönelik askeri hareket kabiliyetini önemli ölçüde etkileyebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Picasso’nun “keşke”si Osmanlı’da saklıydı Haber

Picasso’nun “keşke”si Osmanlı’da saklıydı

Kübizmin ustası neyi ve neden sorguladı? yüzyıl sanatının en etkili isimlerinden biri olan Pablo Picasso, kübizmle anılsa da hayatı boyunca “daha fazlasını” arayan bir sanatçıydı. Bu arayış, onu doğduğu coğrafyanın tarihine ve ailesinin Arap dünyasına uzanan köklerine götürdü. Picasso’nun, ömrünün son yıllarında İslam hat sanatıyla tanışması ise yalnızca estetik bir keşif değil, kendi sanat yolculuğunu sorguladığı derin bir kırılma anı oldu. “Bunu bilseydim resim yapmazdım” sözü neyi anlatıyor? Picasso’ya atfedilen “İslami hat sanatını bilseydim resim yapmaya uğraşmazdım” cümlesi, sanat dünyasında yıllardır tartışılıyor. Sakarya Üniversitesi’nden Doç. Dr. Rasim Soylu’ya göre bu söz, bir pişmanlıktan çok, hat sanatının ulaştığı soyutlama ve “boşluk” anlayışına duyulan hayranlığı yansıtıyor. Picasso’nun Batı sanatında eksik bulduğu bu kavram, hat sanatında yüzyıllar önce ustalıkla kurulmuştu. Endülüs’ten Avrupa’ya uzanan 900 yıllık etki Hat sanatının Picasso üzerindeki etkisi, tesadüf değildi. İspanya’da 8. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar süren Endülüs mirası, yalnızca mimariyi değil, Avrupa sanatının düşünme biçimini de etkiledi. Doç. Dr. Soylu, bu etkinin Rönesans’a kadar uzandığını ve Hristiyan mimarisinde bile İslam sanatlarının izlerinin görülebildiğini vurguluyor. Picasso’nun yaşadığı coğrafya, bu kültürel mirasla iç içeydi. “Bizim için Ayasofya ne ise Picasso için hat sanatı oydu” Picasso’nun hat sanatıyla ilişkisini anlatan en çarpıcı benzetme, Doç. Dr. Soylu’dan geliyor. Soylu, bu karşılaşmayı, Türkiye toplumunun Ayasofya ile Bizans sanatını tanımasına benzetiyor. Nasıl ki Ayasofya bize yabancı değilse, hat sanatı da Picasso için tamamen dışsal bir alan değildi. Malaga, Kurtuba ve Sevilla gibi şehirlerde büyüyen bir sanatçı için bu miras, zaten çevresindeydi. Eserlerine gizlenen izler ne anlama geliyor? Picasso hiçbir zaman klasik anlamda bir hattat olmadı. Ancak bazı heykellerinde, çizimlerinde ve özellikle 1940’lı yıllardan sonraki çalışmalarında kaligrafik formlar ve çağrışımlar belirginleşti. “Afat” adlı çalışması ve Pierre Reverdy’nin kitaplarına yaptığı çizimler, hat sanatının biçimsel etkilerinin Picasso’nun üretimine nasıl sızdığını gösteriyor. Picasso yalnız değildi: Batı sanatında hat etkisi Picasso’nun bu ilgisi, sanat dünyasında tekil bir örnek değil. Joan Miró, Paul Klee ve Georges Mathieu gibi pek çok Batılı sanatçı da hat sanatının ritmi, soyutlaması ve boşluk anlayışından beslendi. Bu etkileşim, Doğu ile Batı arasında hiyerarşi kuran yaklaşımları da sorgulayan bir sanat dili ortaya çıkardı. Bir pişmanlıktan çok kültürel bir yüzleşme Uzmanlara göre Picasso’nun hat sanatı karşısındaki tutumu, “kendi eserlerini değersizleştirme” değil, yüzyıllar önce kurulmuş bir estetikle yüzleşmenin yarattığı sarsıntıydı. Bu yüzleşme, sanatın tek bir coğrafyaya veya kültüre ait olmadığını, insanlığın ortak birikimi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.