SON DAKİKA

#Enerji Arzı

HABER DEĞER - Enerji Arzı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Arzı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa’da akaryakıt alarmı: Kota geldi, ordu devreye girdi Haber

Avrupa’da akaryakıt alarmı: Kota geldi, ordu devreye girdi

Slovenya hükümeti, Orta Doğu’daki savaşın enerji arzı üzerindeki etkileri nedeniyle akaryakıt satışlarına kısıtlama getirdi. 22 Mart 2026 tarihinde alınan karara göre ülke genelinde bireysel tüketicilerin günlük akaryakıt alımı sınırlandırılırken, lojistik sürecin yönetimi için askeri birimler görevlendirildi. Küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar ve dağıtım zincirindeki aksamalar nedeniyle acil eylem planını devreye alan hükümet, arz güvenliğini sağlamak amacıyla doğrudan müdahale kararı aldı. Günlük tüketim sınırlandı Yeni düzenlemeye göre yurttaşlar günde en fazla 50 litre akaryakıt alabilecek. Ticari faaliyet yürüten şirketler ve çiftçiler için bu sınır 200 litre olarak belirlendi. Uygulamanın ikinci bir duyuruya kadar yürürlükte kalacağı açıklandı. Alınan kararın, artan talep karşısında kaynakların dengeli dağıtılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Ordu lojistik sürece dahil edildi Acil durum önlemleri kapsamında Slovenya Silahlı Kuvvetleri de sürece dahil edildi. Askeri personel ve nakliye birimleri, akaryakıtın depolardan istasyonlara ulaştırılmasında aktif rol üstlenecek. Bu adım, lojistik darboğazın aşılması ve dağıtımın kesintisiz sürdürülmesi amacıyla atılan istisnai bir önlem olarak değerlendiriliyor. Demiryolunda olağanüstü düzenleme Akaryakıt taşımacılığını hızlandırmak için demiryolu trafiğinde de olağanüstü düzenlemelere gidildi. Yetkililer, iç piyasaya yönelik yakıt taşıyan trenlere öncelik tanınacağını duyurdu. Ayrıca dağıtım şirketlerine teslimat sürelerini kısaltmaları yönünde çağrı yapıldı. Arz güvenliği ön planda tutuluyor Hükümet, stratejik yakıt depolarının dolu olduğunu vurgularken, alınan önlemlerin kıtlık yaşanmaması için uygulandığını açıkladı. Enerji arzının sürdürülebilirliği için tüm lojistik ve dağıtım süreçlerinin koordineli şekilde yürütüldüğü ifade edildi. Avrupa’da enerji güvenliği tartışmaları sürerken, Slovenya’nın attığı bu adımın diğer ülkeler için de emsal oluşturup oluşturmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı Haber

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların büyümesi, dünya enerji piyasalarında ciddi bir sarsıntıya yol açtı. İran’ın karşı saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapanması, küresel petrol ve doğalgaz arzını doğrudan etkileyen kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, çatışmanın ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın küresel etkilerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyarılarını yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı kapanınca enerji arzı daraldı Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya piyasasından yaklaşık 110 milyar metreküplük doğalgaz arzı çekildiği belirtiliyor. Aynı zamanda küresel enerji piyasalarından günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol çekilmiş oldu. Boğaz üzerinden dünya petrol tüketiminin ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si taşınıyor. Uzmanlara göre alternatif rotalarla yalnızca 5 milyon varillik sevkiyat telafi edilebiliyor. Bu gelişmeler enerji piyasalarında ciddi dalgalanmaları beraberinde getirdi. Doğalgaz fiyatları yüzde 68 yükseldi Avrupa’nın en büyük doğalgaz ticaret merkezi olan Hollanda merkezli TTF piyasasında doğalgaz fiyatları kısa sürede sert yükseldi. 27 Şubat’ta megavatsaat başına yaklaşık 32 avro seviyesinde olan doğalgaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı. Aynı dönemde Avrupa’daki doğalgaz depolama tesislerinin doluluk oranı da hızla geriledi. Gas Infrastructure Europe verilerine göre depoların doluluk oranı yüzde 30’un altına düştü. Petrol için 150 dolar senaryosu konuşuluyor Savaşın başlamasından bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13’ten fazla artarak 85 doların üzerine çıktı. Uzmanlar Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının 100 ila 150 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor. Boğazdaki tanker trafiği de neredeyse durma noktasına geldi. Sevkiyatın askıya alınmasının ardından gemi trafiğinin yüzde 90 oranında azaldığı, Basra Körfezi’nde 150’den fazla petrol tankerinin demirlediği bildirildi. Çatışmalar sırasında bazı tankerlerin hasar gördüğü ve iki denizcinin hayatını kaybettiği belirtilirken, bölgede yaklaşık 20 bin denizci ve 15 bin kruvaziyer yolcusunun mahsur kaldığı ifade ediliyor. Enerji krizi ekonomileri etkileyebilir Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların dünya ekonomisinde ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’de enerji bağımlılığı nedeniyle cari açığın yüzde 7 ila 18 arasında artabileceği, enflasyonun 5 ila 10 puan yükselmesinin ve ekonomik büyümenin yüzde 1 ila 2 oranında yavaşlamasının mümkün olduğu belirtiliyor. Avrupa’da gaz ve yakıt fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 1 oranında yavaşlayabileceği ifade ediliyor. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkelerin de krizden ciddi şekilde etkilenebileceği değerlendiriliyor. Erdoğan: Böyle bir belirsizliği hiçbir ülke taşıyamaz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çatışmaların ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın ekonomik ve jeopolitik sonuçlarına dikkat çekmişti. Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz. Bu nedenle yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi şarttır.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi Haber

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz (Ph.D.), Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından yayımlanan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” başlıklı raporu resmi X hesabından değerlendirdi. Korkmaz, raporun yapay zekâyı 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi olarak konumlandırdığını ve küresel ölçekte yeni bir “Büyük Ayrışma” sürecinin başladığını iddia ettiğini aktardı. Raporun girişinde, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın “The Great Divergence” adlı eserine atıf yapıldığına dikkat çekildi. Sanayi Devrimi’nin ardından sanayileşen ülkeler ile geri kalan dünya arasındaki ekonomik makasın açıldığı hatırlatılarak, benzer bir sürecin bu kez yapay zekâ üzerinden yaşanabileceği savunuldu. ABD’nin yatırım üstünlüğü vurgusu Raporda yer verilen verilere göre ABD’de kümülatif özel sektör yapay zekâ yatırımları 470 milyar doları aşarken, Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yatırımı yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca ABD’nin küresel hesaplama kapasitesinin yüzde 74’ünü elinde bulundurduğu belirtildi. Raporda, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelir artış hızlarının geçmişteki büyük teknoloji firmalarının büyüme dönemlerini geride bıraktığı ifade edildi. Sektörde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığı, buna karşın model yeteneklerinin hızla geliştiği kaydedildi. Çin’in konumu ve donanım bağımlılığı tartışması Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Çin’in yapay zekâ modellerinin büyük ölçüde Amerikan donanımı üzerinden eğitildiği iddiası oldu. Çin’in bu alanda önemli bir aktör olmakla birlikte ileri düzey hesaplama altyapısında ABD’ye bağımlı olduğu öne sürüldü. Dr. Korkmaz ise bu değerlendirmeye temkinli yaklaştı. Çin’in yüksek kamu yatırımları ve asimetrik kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, rapordaki bazı çıkarımların politik bir çerçeve taşıdığı izlenimi verdiğini ifade etti. Enerji arzı kritik eşik olarak gösterildi Raporda, yapay zekâ veri merkezlerinin 2028 yılına kadar ABD’de toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine ulaşabileceği öngörüldü. Bu durumun enerji arzını yapay zekâ rekabetinin en önemli belirleyicilerinden biri haline getirdiği vurgulandı. Nükleer enerji ve doğal gaz erişiminin stratejik önem kazandığı belirtilirken, enerji hâkimiyeti ile yapay zekâ hâkimiyeti arasında doğrudan bir ilişki kuruldu. “Pax Silica” ve yeni bloklaşma Raporda ABD’nin Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefikleriyle birlikte tedarik zincirlerini kontrol etmeye yönelik bir blok oluşturduğu ve bunun “Pax Silica” olarak adlandırıldığı ifade edildi. Bu yapının, teknoloji alanında yeni bir bloklaşmayı beraberinde getirebileceği değerlendirildi. Dr. Korkmaz, bu kavramın özellikle Çin’e yönelik teknolojik bir tecrit anlamı taşıyabileceğini belirterek, sürecin yeni ve hibrit bir soğuk savaş dinamiğine evrilebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından değerlendirme Korkmaz, Türkiye açısından en büyük riskin teknolojiyi üreten değil tüketen bir ekonomi konumunda kalmak olduğunu ifade etti. Yapay zekânın üretim ve enerji altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, ulusal stratejinin üretken yapay zekâ ve enerji yatırımları üzerine inşa edilmesinin önemine işaret etti. Beyaz Saray’ın raporu, yapay zekâyı yalnızca ekonomik bir büyüme aracı değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir unsur olarak konumlandırırken; Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmeleri, bu sürecin ekonomik olduğu kadar jeopolitik boyutlar taşıdığına dikkat çekti. ????Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. ????Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. ????Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️ pic.twitter.com/xZJUlpjzGa — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 13, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.