SON DAKİKA

#Enerji Krizi

HABER DEĞER - Enerji Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’de akaryakıt fiyatları 3 yılın zirvesinde: Küresel kriz sinyali mi? Haber

ABD’de akaryakıt fiyatları 3 yılın zirvesinde: Küresel kriz sinyali mi?

ABD’de akaryakıt fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, hem iç piyasada hem de küresel enerji dengelerinde yeni bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, jeopolitik gerilimlerin petrol arzını tehdit ettiğini ve fiyatların önümüzdeki dönemde daha da artabileceğini belirtiyor. Fiyatlar son 3 yılın zirvesinde ABD genelinde benzin fiyatları ortalama galon başına 4,18 dolara çıkarak 2022’de Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası görülen seviyelere yeniden ulaştı. Bu artış, son yılların en dikkat çekici yükselişlerinden biri olarak kaydedildi. Gerilim piyasaları etkiliyor Fiyat artışının arkasında, ABD ile İran arasında yaklaşık iki aydır devam eden gerilim yer alıyor. The Wall Street Journal ve Associated Press kaynaklı haberlere göre taraflar arasında özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde uzlaşma sağlanamıyor. Hürmüz Boğazı kritik rol oynuyor Küresel petrol taşımacılığının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, enerji piyasalarında büyük tedirginlik yaratıyor. Uzmanlar, bu hattaki olası bir aksamanın petrol arzını ciddi şekilde daraltabileceği ve fiyatları daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor. Enerji krizi endişesi büyüyor Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, yeni bir enerji krizi ihtimalini güçlendiriyor. Petrol arzında yaşanabilecek kesintilerin, yalnızca ABD’de değil Avrupa ve Asya piyasalarında da fiyat baskısını artıracağı değerlendiriliyor. Tüketici üzerindeki baskı artıyor Artan akaryakıt fiyatları, günlük yaşam maliyetlerini doğrudan etkilerken tüketiciler üzerinde ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Uzmanlar, mevcut belirsizliklerin devam etmesi halinde hem enerji hem de genel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskının süreceğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’da dikkat çeken iddia: Müzakere talimatı verildi Haber

İran’da dikkat çeken iddia: Müzakere talimatı verildi

Orta Doğu’daki savaş sürerken, İran cephesine ilişkin dikkat çekici bir iddia ortaya atıldı. 24 Mart 2026 tarihinde İsrail basınında yer alan haberlere göre, Mücteba Hamaney’in ABD ile müzakere edilmesi yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Söz konusu iddia henüz İranlı yetkililer tarafından doğrulanmazken, gelişme bölgede diplomasiye dönüş ihtimali açısından yakından takip ediliyor. Müzakere kapısı yeniden mı aralanıyor Haberlere göre İran yönetimi içinde, artan askeri baskı ve ekonomik zorluklar nedeniyle diplomatik çözüm arayışları yeniden gündeme geldi. Bu çerçevede ABD ile doğrudan ya da dolaylı temas kurulmasının değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler dile getirildiği iddia edildi. Bu yaklaşımın, çatışmaların daha da derinleşmesini önlemeye yönelik bir adım olabileceği yorumları yapıldı. İran içinde görüş ayrılığı iddiası İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, İran yönetimi içinde sertlik yanlıları ile diplomasiye açık kanat arasında bir denge arayışı yaşandığı öne sürüldü. Mücteba Hamaney’in bu süreçte daha “müzakereci” bir çizgiye yakın durduğu iddia edilirken, bu durumun yönetim içindeki güç dengelerine nasıl yansıyacağı merak konusu oldu. Enerji krizi ve uluslararası baskı etkili Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim ve enerji sevkiyatındaki aksaklıklar, küresel ölçekte ekonomik baskıyı artırdı. Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok uluslararası aktör, taraflara müzakere çağrısında bulundu. Bu gelişmeler, İran’ın tamamen askeri bir strateji yerine kontrollü bir diplomasi sürecine açık olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Resmi doğrulama yapılmadı İsrail basınında yer alan söz konusu iddialara ilişkin İran tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Uzmanlar, böyle bir talimatın doğrulanması halinde bölgedeki dengelerin önemli ölçüde değişebileceğini belirtirken, sürecin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı Haber

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların büyümesi, dünya enerji piyasalarında ciddi bir sarsıntıya yol açtı. İran’ın karşı saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapanması, küresel petrol ve doğalgaz arzını doğrudan etkileyen kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, çatışmanın ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın küresel etkilerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyarılarını yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı kapanınca enerji arzı daraldı Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya piyasasından yaklaşık 110 milyar metreküplük doğalgaz arzı çekildiği belirtiliyor. Aynı zamanda küresel enerji piyasalarından günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol çekilmiş oldu. Boğaz üzerinden dünya petrol tüketiminin ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si taşınıyor. Uzmanlara göre alternatif rotalarla yalnızca 5 milyon varillik sevkiyat telafi edilebiliyor. Bu gelişmeler enerji piyasalarında ciddi dalgalanmaları beraberinde getirdi. Doğalgaz fiyatları yüzde 68 yükseldi Avrupa’nın en büyük doğalgaz ticaret merkezi olan Hollanda merkezli TTF piyasasında doğalgaz fiyatları kısa sürede sert yükseldi. 27 Şubat’ta megavatsaat başına yaklaşık 32 avro seviyesinde olan doğalgaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı. Aynı dönemde Avrupa’daki doğalgaz depolama tesislerinin doluluk oranı da hızla geriledi. Gas Infrastructure Europe verilerine göre depoların doluluk oranı yüzde 30’un altına düştü. Petrol için 150 dolar senaryosu konuşuluyor Savaşın başlamasından bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13’ten fazla artarak 85 doların üzerine çıktı. Uzmanlar Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının 100 ila 150 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor. Boğazdaki tanker trafiği de neredeyse durma noktasına geldi. Sevkiyatın askıya alınmasının ardından gemi trafiğinin yüzde 90 oranında azaldığı, Basra Körfezi’nde 150’den fazla petrol tankerinin demirlediği bildirildi. Çatışmalar sırasında bazı tankerlerin hasar gördüğü ve iki denizcinin hayatını kaybettiği belirtilirken, bölgede yaklaşık 20 bin denizci ve 15 bin kruvaziyer yolcusunun mahsur kaldığı ifade ediliyor. Enerji krizi ekonomileri etkileyebilir Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların dünya ekonomisinde ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’de enerji bağımlılığı nedeniyle cari açığın yüzde 7 ila 18 arasında artabileceği, enflasyonun 5 ila 10 puan yükselmesinin ve ekonomik büyümenin yüzde 1 ila 2 oranında yavaşlamasının mümkün olduğu belirtiliyor. Avrupa’da gaz ve yakıt fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 1 oranında yavaşlayabileceği ifade ediliyor. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkelerin de krizden ciddi şekilde etkilenebileceği değerlendiriliyor. Erdoğan: Böyle bir belirsizliği hiçbir ülke taşıyamaz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çatışmaların ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın ekonomik ve jeopolitik sonuçlarına dikkat çekmişti. Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz. Bu nedenle yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi şarttır.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa’nın lokomotifi sarsıldı! Haber

Avrupa’nın lokomotifi sarsıldı!

Almanya ekonomisinin 2020 yılından bu yana yaşanan küresel krizler nedeniyle yaklaşık 940 milyar euro (1.1 trilyon dolar) tutarında katma değer kaybettiği ortaya çıktı. Almanya merkezli Alman Ekonomi Enstitüsü’nün (IW) yayımladığı araştırma, üretim ve gelirdeki gerilemenin ülke ekonomisi üzerinde derin izler bıraktığını gösterdi. Çoklu krizler ekonomiyi baskıladı Rapora göre kayıpların başlıca nedenleri arasında Kovid-19 salgını, Ukrayna’daki savaşın tetiklediği enerji krizi ve ABD’nin ticaret politikaları yer aldı. Araştırmada, yalnızca 2025 yılı için ekonomik kaybın 235 milyar euroya ulaştığı belirtildi. Son beş yılda krizlerin çalışan başına maliyetinin ise 20 bin euronun üzerinde hesaplandığı aktarıldı. “Ekonomik liderlik için yapısal sorunlar çözülmeli” IW Makroekonomi ve Konjonktür Araştırmaları Birimi Başkanı Michael Grömling, Almanya’nın yeniden güçlü bir ekonomik konuma gelebilmesi için yapısal problemlerin giderilmesi gerektiğini vurguladı. Grömling, yüksek enerji fiyatları, artan sosyal güvenlik primleri ve yavaş işleyen bürokrasinin temel risk alanları arasında bulunduğunu ifade etti. ABD ile ticaret anlaşması yeni tartışmalar doğurdu Öte yandan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile ABD Başkanı Donald Trump arasında 27 Temmuz’da varılan ticaret anlaşması da ekonomik gündemin önemli başlıklarından biri oldu. Anlaşma, Avrupa Birliği’nden ABD’ye yapılan ihracatın büyük bölümüne yüzde 15 gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyor. Enerji alımı taahhüdü dikkat çekti Anlaşma kapsamında Avrupa Birliği’nin ABD’den 750 milyar dolar tutarında enerji ürünü satın almayı taahhüt etmesi, kıta ekonomisinin enerji bağımlılığı ve maliyetleri konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanlara göre Almanya’daki ekonomik yavaşlama yalnızca ülkeyi değil, Avrupa ekonomisinin genel seyrini de etkileyebilecek potansiyele sahip. Küresel belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde yaşanan bu kayıp, Türkiye toplumu da dahil olmak üzere dünya ekonomisini yakından ilgilendiren gelişmeler arasında değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

DMM: "Rus gazı kesiliyor, enerji krizi kapıda” iddiası gerçeği yansıtmıyor Haber

DMM: "Rus gazı kesiliyor, enerji krizi kapıda” iddiası gerçeği yansıtmıyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medyada yayılan “Türkiye’nin Rus gazını bırakacağı, ABD ile LNG anlaşması nedeniyle enerji krizinin kapıda olduğu” iddiasına ilişkin ne olduğuna, iddianın neden ortaya atıldığına ve devletin resmi tutumunun ne olduğuna yönelik açıklama yayımladı. Açıklamada, Türkiye’nin uzun vadeli sözleşmelerle Rusya’dan doğal gaz alımını kesintisiz sürdürdüğü ve arz güvenliği açısından en güçlü ülkelerden biri konumunda olduğunun altı çizildi. Enerji krizine dair iddialar yalanlandı DMM, Türkiye’nin ABD ile LNG anlaşması yaptığı için Rus gazı alımının sona ereceğine dair paylaşımların tamamen asılsız olduğunu belirtti. Enerji arzında herhangi bir kriz veya kesinti riskinin bulunmadığı vurgulandı. Rus gazı tedariki planlandığı gibi sürüyor Açıklamada, Rusya Federasyonu’ndan doğal gaz tedarikinin uzun vadeli anlaşmalar kapsamında sürdüğü, mevcut sözleşmelerin planlandığı şekilde uygulanmaya devam ettiği ifade edildi. Rus gazının kesileceğine dair iddiaların hiçbir resmi temeli olmadığı belirtildi. Türkiye çok kaynaklı enerji stratejisi yürütüyor Türkiye’nin boru hattı, LNG ve depolama altyapısıyla bölgesinin en güçlü arz güvenliği kapasitesine sahip ülkelerinden biri olduğuna dikkat çekildi. ABD, Azerbaycan, İran, Cezayir, Umman ve Katar gibi çok sayıda ülkeden LNG ve boru gazı tedarik edilmesinin, enerjide çeşitliliği artırmayı amaçlayan teknik bir tercih olduğu vurgulandı. Kriz senaryolarının gerçekliği yok DMM açıklamasında, enerji arzının çoklu tedarik kaynakları sayesinde güvence altında olduğu ve ortaya atılan “enerji krizi” iddialarının tamamen spekülatif olduğu belirtildi. Kamuoyunun doğrulanmamış paylaşımlara değil resmi kurum açıklamalarına itibar etmesi istendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.