SON DAKİKA

#Enflasyon

HABER DEĞER - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borsa’da sert düşüş! ASELSAN ve THY hisselerinde dikkat çeken ayrışma Haber

Borsa’da sert düşüş! ASELSAN ve THY hisselerinde dikkat çeken ayrışma

Borsa İstanbul’da Borsa İstanbul BİST 100 endeksi, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin etkisiyle haftanın ilk işlemlerinde sert düşüş yaşadı. Geçen haftayı 13.717 puandan kapatan endeks, ilk işlemlerde %5,32 kayıpla 12.987 puana geriledi. Jeopolitik risk fiyatlanıyor Piyasalarda satış baskısının temel nedeni olarak Orta Doğu’daki askeri gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükseliş gösteriliyor. Analistler, özellikle enerji maliyetlerindeki artış ve bölgesel belirsizliğin risk iştahını zayıflattığını belirtiyor. Yapı Kredi tarafından yapılan değerlendirmede, 14.532 seviyesinden başlayan düzeltme eğiliminin sürdüğü ifade edilerek iki temel risk başlığına dikkat çekildi: Şubat ayı enflasyon verileri Jeopolitik tansiyonun seyri Analizde 13.300–13.400 bandı ilk güçlü destek bölgesi olarak işaret edilirken, bu seviyenin altında 13.200–12.800 aralığının gündeme gelebileceği vurgulandı. ASELSAN pozitif ayrıştı Savunma sanayi hisseleri jeopolitik gerilim dönemlerinde zaman zaman pozitif ayrışabiliyor. Haftanın ilk işlemlerinde ASELSAN, %0,62 primle düşen piyasaya rağmen artıda seyrederek dikkat çekti. Analistler, savunma harcamalarına yönelik beklentilerin bu ayrışmada etkili olduğunu belirtiyor. THY’de sert satış Buna karşılık havacılık tarafında tablo tersine döndü. Türk Hava Yolları hissesi, %8,13 kayıpla güne başladı. Satış baskısının nedenleri: Bölge ülkelerine yönelik uçuş iptalleri Seyahat kısıtlamaları Petrol fiyatlarındaki yükseliş Artan yakıt maliyetlerinin havayolu şirketlerinin kârlılığı üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Model portföy kararı Gedik Yatırım, artan jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle Türk Hava Yolları’nı model portföyden çıkardığını duyurdu. Açıklamada uzun vadeli olumlu görüşün korunduğu ancak kısa vadeli emtia oynaklığı risklerinin sınırlandırılmak istendiği belirtildi. SPK’dan açığa satış yasağı Piyasadaki sert oynaklık sonrası Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 2 Mart–6 Mart 2026 tarihleri arasında pay piyasasında açığa satış işlemlerini yasakladı. Gün içi kapatılan pozisyonlar da yasak kapsamına alındı. Ayrıca Borsa İstanbul, emir/işlem oranını (OTR) 5:1’den 3:1’e düşürdü. Bu adımın, algoritmik işlemler kaynaklı aşırı volatilitenin önüne geçmeyi amaçladığı belirtildi. Piyasada kritik soru Uzmanlara göre kısa vadede yönü belirleyecek iki temel başlık var: Jeopolitik gelişmelerin seyri Enflasyon ve petrol fiyatlarının yönü 12.800 seviyesi teknik açıdan kritik eşik olarak öne çıkarken, yatırımcıların volatiliteye karşı temkinli olması gerektiği vurgulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu Haber

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Türkiye’de iftar sofralarının maliyeti yeniden ekonomi gündeminin başına oturdu. Hem evde kurulan sofraların hem de dışarıdaki iftar menülerinin ciddi biçimde zamlanması, yurttaşların tüketim alışkanlıklarını değiştirirken sosyal dayanışma, sosyal devlet ve piyasa tartışmalarını da görünür hale getirdi. İftar sofraları hayat pahalılığının sembolü haline geliyor Evde dört kişilik mütevazı bir iftar sofrasının maliyetinin belirgin biçimde yükselmesi, gıda enflasyonunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Temel gıda ürünlerindeki artış, özellikle sabit gelirli yurttaşların davet kültürünü sınırlarken, daha sade sofralara yönelim dikkat çekiyor. Ekonomik iftar menülerinin dahi yüksek seviyelere çıkması, Ramazan’ın paylaşım kültürü ile piyasa fiyatları arasındaki gerilimi görünür kılıyor. Lüks iftarlar ile mütevazı sofralar arasındaki makas büyüyor Mahalle lokantalarında başlayan iftar menüleri ile otel ve lüks restoranlardaki fiyatlar arasındaki fark, gelir dağılımı tartışmasını derinleştiriyor. Orta segment bir iftarın bile aile bütçesinde ciddi bir kalem haline gelmesi, Ramazan sofralarının yalnızca dini değil sınıfsal bir tartışma başlığına dönüşmesine neden oluyor. Aynı akşam farklı ekonomik gerçekliklerin yaşanması, “sofra eşitsizliği” kavramını gündeme taşıyor. Denetimler ve piyasa müdahalesi tartışması öne çıkıyor Fiyat artışları sonrası gıda piyasasına yönelik denetimlerin artırılması, stokçuluk ve fahiş fiyat tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Bir kesim piyasa müdahalesinin zorunlu olduğunu savunurken, diğer kesim maliyet baskısının fiyatları kaçınılmaz biçimde yukarı çektiğini ifade ediyor. Bu tartışma, Ramazan döneminde gıdaya erişimin sosyal politika başlığı olarak ele alınmasına yol açıyor. Dayanışma ağları ve “yurttaş sofrası” kavramı güçleniyor Belediyelerin kurduğu halk iftarları, dayanışma mutfakları ve gıda kolisi uygulamaları sosyal ekonomi modellerinin sahadaki en görünür örnekleri arasında yer alıyor. Yardım taleplerindeki artış, gelir baskısının gündelik hayata yansımasını ortaya koyarken, paylaşım kültürünün kurumsal biçimlerde yeniden üretildiği görülüyor. Bu tablo, Ramazan’ın toplumsal dayanışma kapasitesini test eden bir dönem olduğunu gösteriyor. Tüketim alışkanlıkları değişiyor Yurttaşların daha planlı alışverişe yöneldiği, toplu davetlerin azaldığı ve ev içi tüketimin arttığı gözlemleniyor. İndirim takipleri, kooperatif alışverişi ve alternatif gıda ağlarına yönelim artarken, Ramazan’ın ekonomik davranışları yeniden şekillendirdiği ifade ediliyor. Ramazan ekonomisi ne söylüyor? Ortaya çıkan tablo üç temel eğilime işaret ediyor. İlk olarak gıda enflasyonu Ramazan’da görünür hale geliyor ve sofra maliyeti yurttaşın en somut enflasyon göstergesine dönüşüyor. İkinci olarak sınıfsal farklar sembolikleşiyor; farklı gelir gruplarının aynı dönemi bambaşka ekonomik deneyimlerle yaşadığı görülüyor. Üçüncü olarak sosyal dayanışma mekanizmaları yeniden önem kazanıyor ve piyasa fiyatlarının yarattığı boşluğu kolektif çözümler doldurmaya çalışıyor. Bu nedenle Ramazan sofraları artık yalnızca yemek değil; ekonomi politikalarının, sosyal devlet anlayışının ve toplumsal eşitlik tartışmasının aynası olarak okunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı Haber

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı şubat ayı Hanehalkı Beklenti Anketi, enflasyon algısındaki katılığı ortaya koydu. Yurttaşların 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 seviyesinde kaldı. Veriler, fiyat artışlarına ilişkin endişenin sürdüğünü gösterdi. Gıda ve enerji fiyatları beklentiyi belirliyor Ankete göre katılımcılar, son bir yılda fiyatı en fazla artan ve önümüzdeki dönemde de en çok artmasını bekledikleri kalemler olarak gıda ile yakıt-enerji grubunu öne çıkardı. Gıda fiyatlarının en fazla artacağını düşünenlerin oranı sınırlı bir gerilemeyle yüzde 41,1’e inse de bu kalem beklentilerin merkezinde yer almaya devam etti. Konut beklentisi geriledi, kur tahmini düştü Gelecek 12 ayda konut fiyatlarındaki artış beklentisi 3,82 puan düşerek yüzde 35,41’e geriledi. Aynı döneme ilişkin dolar/TL beklentisi de sınırlı bir düşüş gösterdi ve 51,56 TL olarak kaydedildi. Bu tablo, bazı varlık fiyatlarına ilişkin beklentilerde yavaşlama sinyali verirken genel enflasyon algısında değişim yaşanmadığını ortaya koydu. Yatırım tercihlerinde altın öne çıktı Hanehalkının yatırım eğilimlerinde ilk sırada altın yer aldı. “Altın alırım” diyenlerin oranı 2,7 puan artarak yüzde 55,5’e yükseldi. Gayrimenkul tercih edenlerin oranı ise yüzde 30’a geriledi. Bu sonuçlar, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman arayışının sürdüğüne işaret etti. Piyasa ve reel sektörde beklenti daha düşük Sektörel enflasyon beklentileri verilerine göre piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon tahmini yüzde 22,10’a, reel sektörün beklentisi ise yüzde 32’ye geriledi. Böylece hanehalkı ile piyasa beklentileri arasındaki farkın devam ettiği görüldü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul taksicilerinde sürpriz değişim! Haber

İstanbul taksicilerinde sürpriz değişim!

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nın Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinde Eyüp Aksu dönemi sona erdi. Başkanlık yarışını kazanan İsmet Dalcı, odanın yeni başkanı olurken mevcut yönetim genel kurulda ibra edilmedi. Sandıktan yeni başkan çıktı NTV muhabiri Burak Taşçı’nın aktardığına göre seçimde İsmet Dalcı’nın yanı sıra Davut Hanoğlu ve iki dönemdir başkanlık görevini sürdüren Eyüp Aksu da yarıştı. Oylama sonucunda üyelerin çoğunluğunun desteğini alan Dalcı, taksicilik sektörünün en etkili meslek örgütlerinden birinin yönetimini devraldı. Yönetim güven tazeleyemedi Seçimli genel kurulda yalnızca başkanlık değişmedi; Aksu yönetimi de üyelerden onay alamayarak ibra edilmedi. Bu sonuç, oda içinde yeni bir yönetim anlayışının beklendiği şeklinde yorumlandı. Plaka değerleri seçim gündemindeydi Seçim sürecinde konuşan Dalcı, taksi plakalarının son dönemde değer kaybı yaşadığına dikkat çekerek yeni dönemde bu değeri artıracak adımlar atılacağını ifade etmişti. Mevcut tabloda plaka fiyatlarının enflasyon karşısında gerilediği, vergiler düşüldüğünde yaklaşık 9–10 milyon lira bandında olduğu belirtiliyor. Kayıt dışı kiralamalar da tartışma konusu Sektörde yasal olmayan plaka kiralamalarının aylık yaklaşık 60 bin lira seviyesine ulaştığı iddiaları da seçim gündeminin önemli başlıkları arasında yer aldı. Yeni yönetimin bu alanda nasıl bir denetim ve düzenleme politikası izleyeceği merak ediliyor. İstanbul’da ulaşımın önemli bileşenlerinden biri olan taksi sektöründe yaşanan bu yönetim değişikliğinin, hem esnafın çalışma koşullarına hem de yurttaşların hizmet deneyimine nasıl yansıyacağı önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ocak enflasyonu açıklandı: Fiyat artışı yılın ilk ayında hızlandı Haber

Ocak enflasyonu açıklandı: Fiyat artışı yılın ilk ayında hızlandı

Ocak 2026’ya ilişkin enflasyon rakamları kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yılın ilk ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 4,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 30,65 olarak kaydedildi. Yılın ilk verisi fiyat baskısının sürdüğünü gösterdi Açıklanan rakamlar, ocak ayında fiyat artışlarının yeniden hız kazandığına işaret etti. Yeni yıl zamları ve mevsimsel etkilerin, enflasyon üzerinde belirleyici rol oynadığı değerlendiriliyor. Aylık bazdaki artış, son aylardaki düşüş eğiliminin yerini daha sert bir yükselişe bıraktığını ortaya koydu. Yıllık enflasyon yüzde 30’un üzerinde seyretti TÜFE’de yıllık artış oranının yüzde 30,65 seviyesinde gerçekleşmesi, enflasyonun Türkiye toplumunun gündemindeki ağırlığını koruduğunu gösterdi. Yıllık verideki sınırlı değişime rağmen, hanehalkının temel harcamalarında hissedilen fiyat baskısının devam ettiği vurgulanıyor. Zam ve sözleşmeler için belirleyici olacak Ocak ayı enflasyonu; maaş artışları, sosyal ödemeler, kira düzenlemeleri ve birçok ekonomik kalem açısından referans niteliği taşıyor. Açıklanan veriler, önümüzdeki aylarda izlenecek ekonomi politikaları ve fiyatlama davranışları açısından da önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Resmi rakamlarla birlikte yılın geri kalanına ilişkin enflasyon beklentileri yeniden şekillenirken, gözler şubat ayı verilerine çevrildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Zarf geleneği bitiyor, düğünler dijitale taşınıyor Haber

Zarf geleneği bitiyor, düğünler dijitale taşınıyor

Ekonomideki tablo sosyal hayatın en köklü alışkanlıklarını bile değiştirdi. Yükselen enflasyon ve Türk lirasının hızla değer kaybetmesi, günlük yaşamda nakit kullanımını giderek zorlaştırırken bu durum düğün geleneklerine de yansıdı. Bir dönem zarflarla taşınan düğün takıları ve nakit hediyeler, artık yerini davetiyelere yazılan IBAN bilgilerine bırakmaya başladı. Nakit taşımak başlı başına sorun oldu En büyük banknot olan 200 TL’nin alım gücünün ciddi biçimde azalması, yüksek tutarlı ödemelerde nakit taşımayı neredeyse imkânsız hale getirdi. ATM’lerde para bulmak zorlaşırken, vatandaşlar ihtiyaç duydukları tutarları farklı bankalardan parça parça çekmek zorunda kalıyor. Büyük ödemelerde zarflar yeterli olmazken, çanta dolusu para taşımak hem güvenlik hem de pratiklik açısından sorun yaratıyor. Düğün davetiyelerine ‘nakit getirmeyin’ notu düşülüyor Bu tablo, düğünlerdeki takı ve nakit geleneğini de dönüştürdü. Son dönemde bazı çiftler davetiyelere IBAN bilgisi eklerken, “nakit getirmeyin” notu düşmeye başladı. Zarfa sığmayan banknotlar, düğün sahipleri için sayma ve muhafaza zorluğu yaratırken, misafirler için de ciddi bir lojistik problem haline geldi. Sadece düğünler değil, hayatın her alanı etkilendi Nakit sorunu konut sektöründe de kendini gösteriyor. Kira, depozito ve emlak komisyonunun aynı anda ödenmesi, kiracıları çanta dolusu parayla dolaşmak zorunda bırakıyor. Kuyumculardan pazara, küçük esnaftan büyük alışverişlere kadar pek çok alanda bozuk para sıkıntısı ve para üstü problemleri günlük hayatı zorlaştırıyor. Uzmanlar dijital ödemelere dikkat çekiyor Ekonomistler, bu dönüşümün temel nedeninin yüksek enflasyon ve banknotların alım gücündeki hızlı erime olduğunu belirtiyor. Daha yüksek kupürlü banknot tartışmalarının çözüm olmayacağına dikkat çeken uzmanlar, kredi kartı, temassız ve dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Ancak kalıcı çözümün, fiyat istikrarının sağlanmasından geçtiği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel’den iktidara sert çıkış: Akın Gürlek dosyasına bakın! Haber

Özel’den iktidara sert çıkış: Akın Gürlek dosyasına bakın!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni yılın ilk grup toplantısında konuşan Özgür Özel, ekonomik krizden yargıya güven sorununa kadar geniş bir başlıkta iktidarı eleştirdi. Özel, özellikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e ilişkin iddiaları gündeme taşıyarak iktidara açık çağrıda bulundu. “Yargıya güven yok” Özel, Türkiye’de kuvvetler ayrılığının fiilen ortadan kalktığını savunarak, bunun enflasyon ve ekonomik krizi derinleştirdiğini söyledi. Yargıya duyulan güvenin her geçen gün azaldığını vurgulayan Özel, yaşanan hukuksuzlukların bedelini toplumun ödediğini dile getirdi. Ekonomi ve vergi eleştirisi CHP lideri, yurttaşların gelirine bakılmadan aynı vergileri ödediğine dikkat çekerek, bu düzeni “kara düzen” olarak niteledi. Emekli ve asgari ücretlinin alım gücündeki erimeyi örneklerle anlatan Özel, iktidara geldiklerinde ilk yıl bu sistemi değiştireceklerini söyledi. Akın Gürlek çağrısı Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin iddialarını yineleyerek, “Defalarca şikâyet ettik. Vicdanı olan herkese söylüyorum; bu adamın malına mülküne bir bakın” sözleriyle iktidara yüklendi. Özel, bu konuda sessiz kalınmasını eleştirdi. “Sandık vurgusu” Konuşmasında yaklaşan siyasi sürece de değinen Özel, ülkenin bu tablodan çıkış yolunun sandık olduğunu savundu. “Kimse masallara inanmasın” diyen Özel, ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için iktidar değişikliğinin şart olduğunu ifade etti. Ayrıntılar gelmeye devam edecek.

Velilerin merakla beklediği karar netleşti! Haber

Velilerin merakla beklediği karar netleşti!

Çocuğunu özel okullarda okutmayı planlayan milyonlarca yurttaşın yakından izlediği ücret artışlarıyla ilgili yeni tablo ortaya çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Aralık ayı enflasyon verilerinin ardından, özel okullarda uygulanabilecek tavan zam oranları belirlendi. Böylece gelecek eğitim yılında velilerin karşılaşabileceği en yüksek artış oranları netleşmiş oldu. Hesaplama yöntemi değişti, tavan aşağı çekildi 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle birlikte özel okul ücretlerindeki zam hesabı da değişti. Önceki uygulamada TÜFE ve ÜFE ortalamasına 5 puan eklenirken, yeni sistemde bu ortalama 1,05 katsayısı ile çarpılarak hesaplanıyor. Yapılan değişiklik, zam üst sınırının daha düşük seviyede oluşmasına yol açtı. Sınıf bazlı tavan oranlar belirlendi Açıklanan verilere göre 2026–2027 eğitim ve öğretim yılında özel okullarda uygulanabilecek tavan zam oranları sınıf düzeyine göre farklılık gösterecek. Buna göre anasınıfı ile 1., 5. ve 9. sınıflarda ücret artışı yüzde 43,92 ile sınırlandırıldı. Ortaokul ve lise kademelerinde ise tavan oran yüzde 30,74 olarak belirlendi. Kitap ve kırtasiyede sınır enflasyonla sınırlı Eğitim hizmeti dışındaki kalemlerde de üst sınır uygulaması devam ediyor. Kitap ve kırtasiye gibi ek ücretlerde yapılacak artışlar, en fazla enflasyon oranı kadar olabilecek. Bu kalemlerde belirlenen tavan zam oranı yüzde 29,28 oldu. İlk kez kayıt alınan sınıflar için özel düzenleme Milli Eğitim Bakanlığı, bu yıl birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflar için ilk kez ayrı bir üst sınır uygulamasını hayata geçirdi. Buna göre bu sınıflarda yapılacak ücret artışı, enflasyon oranının yüzde 50 fazlasını geçemeyecek. Belirlenen oranlarla birlikte özel okullar, 2026–2027 eğitim ve öğretim yılında ücretlendirmelerini bu tavanların üzerinde yapamayacak. Veliler açısından yeni dönemde bütçe planlamasının bu çerçevede şekillenmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.