SON DAKİKA

#Entegrasyon

HABER DEĞER - Entegrasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Entegrasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz"

Avrupa Parlamentosu'nun taraflı tutumuna tepki Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, üçüncü tarafların Kıbrıs konusunda tarihî gerçekleri dikkate alarak adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilemesi gerektiği vurgulanırken, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Tepkinin odak noktasında, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesi yer aldı. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir." denildi. "Kıbrıs Türk halkını hedef alana karşılığı verme kararlılığımız tamdır" AB ve bağlı kurumlarının 1963-1974 döneminde Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün eylemlerini göz ardı ederek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı söylemlerini esas almasının Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamadığına dikkat çekildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın yegane güvencesi olduğunun altı çizilirken, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan hasmane tutumlara karşı her türlü mukabelede bulunulacağı net bir dille ifade edildi. Açıklamada, "Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY’nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır." denildi. Suriye'de 'tek devlet, tek ordu' vurgusu MSB açıklamasında ayrıca Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) fesih ve entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen sürecin yakından takip edildiği belirtilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesi, entegrasyonun ve 'tek ordu' ilkesinin doğal gereğidir. İç savaş döneminde eski rejim unsurlarından kalan ya da terörizmle mücadele gerekçesiyle uluslararası aktörler tarafından sağlanan silah ve askerî araçların Suriye ordusuna devredilmesi, sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesine katkı sağlayacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Selahattin Demirtaş'tan açıklama: "Devletin en üst görevleri neyse hedefim bu" Haber

Selahattin Demirtaş'tan açıklama: "Devletin en üst görevleri neyse hedefim bu"

Ankara Merkezli Siyaset Vurgusu Gelecek Partisi'nden istifa ederek yoluna bağımsız milletvekili olarak devam eden Cemalettin Kani Torun, Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını paylaştı. T24'ten Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda konuşan Torun, son iki yıl içinde Demirtaş ile üç kez bir araya geldiğini belirtti. Görüşmelerin son derece pozitif bir havada geçtiğini aktaran Torun, Kürt siyasetinin Ankara merkezli bir çizgiye çekilmesi gerektiğini vurguladı. Demirtaş'ın bu konudaki sözlerini aktaran Torun, şu ifadeleri kaydetti: "Ben Ankara'da görev almak istiyorum, devletin en üst görevleri neyse benim hedefim bu artık... Kürt siyaseti artık Ankara'nın bir parçası haline gelmeli. Eğer bu çorbada benim de tuzum olacaksa elbette ki o zaman destek olurum ya da bir parçası olurum." Torun, "Selahattin Demirtaş'la son 2 yıl içinde 3 kere görüştüm. Süreçle ilgili konuştuk. Onun sözünü aktarayım; 'Ben Ankara'da görev almak istiyorum. Ankara'da devletin üst görevleri nelerse benim hedefim bu artık' dedi. Bizim sohbetimizde Kürt siyasetinin gözünü Ankara'ya dikmesinin olumlu bir şey olduğunu ve bunun teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. 'Kürt siyaseti artık Ankara'nın bir parçası haline gelmeli. Eğer bu çorbada benim de tuzum olacaksa elbette ki o zaman destek olurum ya da bir parçası olurum' ifadelerini kullandı." dedi. Adaylık Tartışmaları ve DEM Parti Mesajı Demirtaş'ın olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin doğrudan bir konuşma gerçekleştirmediklerini ifade eden Kani Torun, Demirtaş'ın toplumsal meşruiyetine dikkat çekti. Abdullah Öcalan’ın "Demokratik Cumhuriyet" olarak tarif ettiği vizyonu Türkiye toplumuna en iyi aktarabilecek figürün Selahattin Demirtaş olduğunu dile getiren Torun, kendisinin bu temsiliyete sahip olduğunu vurguladı. Öte yandan, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nden (DEM Parti) gelebilecek olası bir davet ve entegrasyon sürecine de değinen Torun, Kürtlerin devlete entegrasyon sürecine katkı sunabilecek her türlü adıma açık olduğunu belirterek konuya yeşil ışık yaktı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Ankara'da görüştü Haber

MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Ankara'da görüştü

Ankara, Türkiye-Suriye hattında diplomatik ve stratejik açıdan yoğun bir görüşmeye ev sahipliği yaptı. Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara'da bir araya gelerek kapsamlı istişareler gerçekleştirdi. Güvenlik kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, iki ülke arasındaki iş birliği imkânları ve bölge coğrafyasındaki son gelişmeler masaya yatırıldı. SDG'nin entegrasyonu ve terörle mücadele masada Gerçekleştirilen üst düzey toplantıda, komşu ülkelerle ilişkiler ve bölgesel istikrar başlıklarının yanı sıra Lübnan'daki durum ve Suriye-Lübnan hattındaki bağlar değerlendirildi. Ayrıca 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Suriye sahasına olası yansımaları da detaylı şekilde ele alındı. Görüşmenin en dikkat çeken başlıklarından birini, Demokratik Suriye Güçleri'nin (SDG) entegrasyon sürecindeki son durum oluşturdu. Kalın ve Şeybani, terörle mücadele alanında iş birliğinin artırılması hususunda mutabık kalırken, sürecin başarıyla neticelenmesi için atılan yapıcı adımların hayati önem taşıdığını vurguladı. DEAŞ'la mücadele ve bölgesel istikrar vurgusu Toplantıda, Suriye yönetiminin ülke genelinde huzurun tesis edilmesi amacıyla terör örgütü DEAŞ'a karşı sürdürdüğü operasyonlara dikkat çekildi. Bölgesel güvenliği tahkim edecek her türlü girişimin desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca ABD/İsrail ile İran eksenli gerilimlerin bölgeye yarattığı siyasi ve ekonomik sarsıntılar, Suriye'ye uygulanan yaptırımların mevcut durumu ve yatırım süreçlerindeki gelişmeler de toplantının gündem maddeleri arasında yer aldı. Suriye'nin son dönemde bölgedeki çatışma ortamından uzak durma gayretine işaret edilirken, krizin yıkıcı etkilerini hisseden ülkenin barış ve istikrar eksenli bir tutum izlediği kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

 Ticaret Bakanlığı açıklandı: "Güvenli Ödeme Sistemi" düzenlendi Haber

 Ticaret Bakanlığı açıklandı: "Güvenli Ödeme Sistemi" düzenlendi

Ticaret Bakanlığı, teknik altyapı ve entegrasyon süreçlerinin eksiksiz tamamlanması adına sistemin devreye alınma tarihini 1 Ekim 2026 olarak güncelledi. Sistemle birlikte taşınmaz ticaretinde yeni bir dönem başlıyor Ticaret Bakanlığı ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilecek sistem, taşınmazın tapudaki devir işlemi ile satış bedelinin ödenmesini eş zamanlı hale getiren dijital bir altyapı sunuyor. Yeni işleyişe göre satıcı, Web Tapu üzerinden devir başvurusunu yaparak bir referans numarası alacak. Ardından alıcı, bu referans numarasını kullanarak satış bedelini ilgili bankanın güvenli havuz hesabına yatıracak. Para, tapu devri gerçekleşene kadar bu hesapta bloke edilecek. Tapu dairesinde imzalar atılıp devir onaylandığı anda ise sistem otomatik olarak "işlem tamam" sinyali gönderecek ve bloke edilen tutar saniyeler içinde satıcının hesabına geçecek. Güvenlik ve şeffaflık ön planda Bu düzenleme ile gayrimenkul piyasasındaki kronikleşmiş birçok sorunun ortadan kaldırılması hedefleniyor. Sistem sayesinde elden ödeme, sahte dekont veya ödeme ihtilafları gibi mağduriyetlerin önüne geçilecek. Tarafların yanlarında yüksek miktarda nakit taşıma zorunluluğu ortadan kalkacağı için kapkaç veya hırsızlık riskleri de minimize edilecek. Ayrıca satış bedellerinin bankacılık sistemi üzerinden izlenebilir olması, tapu harcı kayıplarını azaltarak mali şeffaflığı artıracak. Herhangi bir nedenle tapu işleminin gerçekleşmemesi veya iptal edilmesi durumunda ise blokede bekleyen para hiçbir kesintiye uğramadan alıcının hesabına iade edilecek. Emlakçılar sürecin koordinatörü olacak 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren zorunlu hale gelecek olan uygulama hem gerçek kişileri hem de şirketlerin (tüzel kişilerin) taşınmaz alım-satım işlemlerini kapsayacak. Süreçte emlak danışmanları ve ofisleri, tarafları bir araya getiren ve süreci koordine eden profesyonel aracılar olarak rol alacak. Emlakçılar, müşterilerine referans numarası temini, banka entegrasyonu ve tapu randevusu süreçlerinde rehberlik ederek işlemin yasal mevzuata uygun şekilde tamamlanmasını sağlayacaklar. Sistem üzerinden gerçekleştirilecek her işlem için cüzi bir maktu hizmet bedeli tahsil edilecek ve bu tutar satıcıya aktarılan toplam satış bedelinden mahsup edilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Uraloğlu duyurdu: Halkalı - Havalimanı Hattı 30 dakikaya düşüyor Haber

Bakan Uraloğlu duyurdu: Halkalı - Havalimanı Hattı 30 dakikaya düşüyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 21,75 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy metro hattının tamamlandığını ve 19 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hizmete gireceğini açıkladı. "19 Haziran'da hizmete açacağız" Projenin Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve İstanbul Havalimanı-Halkalı bölümleri olarak planlandığını belirten Bakan Uraloğlu, "Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Hattı'nın Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023'te, Kağıthane-Gayrettepe arasını ise 29 Ocak 2024 tarihinde hizmete açmıştık. Kargo Terminali-Arnavutköy Hastane arasını da 19 Mart 2024'te devreye almıştık" ifadelerini kullandı. Çalışmaların tamamlandığı Halkalı-Arnavutköy kesimine ilişkin konuşan Uraloğlu, "Bu kapsamda, Halkalı-Arnavutköy arasında İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı istasyonlarımızı hizmete alacağız. Hattı, 19 Haziran'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle hizmete açacağız" dedi. Marmaray ile tam entegrasyon Hattın sadece bir ulaşım koridoru değil, diğer raylı sistemlerle tam entegre bir yapı oluşturduğunun altını çizen Uraloğlu, hattın Vezneciler-Sultangazi-Fenertepe, Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir, Ataköy-İkitelli-Olimpiyat ve Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metro hatlarıyla bağlantı sağlayacağını belirtti. Halkalı İstasyonu'nda Marmaray ile doğrudan entegrasyonun kurulacağını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Sağlanan bu entegrasyonlar sayesinde, Halkalı-İstanbul Havalimanı arası seyahat süresi 30 dakikaya düşecek" diyerek projenin şehiriçi ulaşımda sağlayacağı zaman tasarrufuna dikkat çekti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Diplomasinin kalbi Antalya’da: Erdoğan’dan peş peşe kritik görüşmeler Haber

Diplomasinin kalbi Antalya’da: Erdoğan’dan peş peşe kritik görüşmeler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında yoğun diplomasi trafiğini sürdürdü. Antalya Belek’teki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen forumda Erdoğan, Bosna Hersek, Suriye, Azerbaycan, Pakistan, Katar, Moldova ve Gürcistan liderleriyle peş peşe görüşmeler yaptı. Forumun ana gündemini İran’daki savaş sonrası oluşan tablo, Suriye’deki son durum ve bölgesel güvenlik başlıkları oluşturdu. Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en dikkat çeken görüşmelerinden biri, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşme oldu. İki lider, Türkiye-Suriye ilişkileri, Suriye’deki son durum ve bölgesel gelişmeleri ele aldı. Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’nin yeniden inşa ve kalkınma sürecinde Şam yönetiminin yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin bölgedeki çatışmalardan uzak tutulması gerektiğini belirterek, Türkiye ile Suriye arasında savunma, güvenlik, ticaret, enerji ve ulaştırma alanlarında işbirliğinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Erdoğan ayrıca, Suriye’nin kuzeydoğusundaki entegrasyon sürecinin kesintisiz şekilde tamamlanmasının yalnızca Suriye için değil, tüm bölge için önemli olduğunu ifade etti. Azerbaycan görüşmesinde İran savaşı ve Ermenistan mesajı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile de bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticaret, enerji ve savunma sanayisi işbirliğinin daha da geliştirilmesi konusu ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’daki savaşın Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere tüm bölgeyi olumsuz etkilediğini söyledi. Türkiye’nin sürecin barışla sonuçlanması için diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, Ermenistan ile Azerbaycan arasında kalıcı barış için atılan adımları da memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Pakistan ve Katar ile üçlü zirve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile üçlü görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, İran’a yönelik saldırılar sonrası bölgede ortaya çıkan güvenlik riski ve ateşkes süreci ele alındı. Erdoğan, İran’a yönelik saldırıların bölgede yeni tehditler yarattığını belirterek, sağlanan ateşkesin korunması ve kalıcı barışın tesis edilmesi için Türkiye’nin diplomatik çabalarını sürdüreceğini söyledi. Cumhurbaşkanı, bölgede yaşanan son gelişmelerin yeni ve güçlü bir bölgesel güvenlik mimarisi kurulması gerektiğini gösterdiğini de ifade etti. Bosna Hersek, Moldova ve Gürcistan ile temaslar Erdoğan, forum kapsamında Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleriyle çalışma kahvaltısında bir araya geldi. Daha sonra Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu ve Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze ile görüşmeler gerçekleştiren Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel ilişkileri güçlendirme ve diplomatik temasları artırma politikasını sürdürdüğü mesajını verdi. Görüşmelerde enerji, güvenlik ve ekonomik işbirliği başlıklarının öne çıktığı belirtildi. Antalya Diplomasi Forumu’nda 150’den fazla ülke temsil edildi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun bu yılki ana teması “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” oldu. Yaklaşık 150 ülkeden devlet ve hükümet başkanları, dışişleri bakanları, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı forum, bölgesel krizlerin çözümü açısından en önemli diplomasi platformlarından biri olarak değerlendiriliyor. Antalya’daki görüşme trafiği, Türkiye’nin savaşların ve krizlerin ortasında diplomatik arabulucu rolünü güçlendirmeye çalıştığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj Haber

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj

PKK lideri olarak bilinen Abdullah Öcalan tarafından paylaşıldığı belirtilen yeni mesajda silahlı mücadelenin anlamını yitirdiği, demokratik siyaset ve entegrasyon vurgusunun öne çıktığı ifadeler yer aldı. 27 Şubat 2025 çağrısına atıf yapılan metin, Türkiye toplumunda çözüm, barış ve yeni siyaset tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Silah yerine siyaset vurgusu öne çıktı Mesajda, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağı görüşü dile getirilirken, örgütsel düzeyde fesih ve silahlı mücadele stratejisinin sona erdirilmesinin zihinsel dönüşümü de içerdiği ifade edildi. Şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin mümkün olduğu savunularak yeni dönemin müzakere kapasitesini güçlendirdiği öne sürüldü. Metinde, sürece katkı sunduğu belirtilen siyasi aktörlere atıf yapılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil olmak üzere farklı kesimlerin rolünün önemli olduğu ifade edildi. Ayrıca yaşamını yitiren siyasetçi Sırrı Süreyya Önder anıldı. Birlik ve birlikte yaşam söylemi öne çıkarıldı Mesajda Türkiye toplumunun farklı kimliklerinin tarihsel olarak iç içe olduğu vurgulanarak birlikte yaşamın yeniden tartışılması gerektiği ifade edildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki metinlerde yer alan birlik vurgusuna atıf yapılırken demokratik cumhuriyet talebinin bu ruhun canlandırılması olarak tanımlandığı aktarıldı. Şiddet ve çatışma döngüsünün kırılmasının hedeflendiği belirtilen metinde, kısa vadeli siyasi hesapların sorunun çözümünü zorlaştırabileceği değerlendirmesi yer aldı. Negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş çağrısı yapılarak yeni bir siyaset döneminin kapısının aralandığı savunuldu. Demokratik entegrasyon ve hukuk tartışması Metinde demokratik toplum, uzlaşı ve entegrasyon kavramlarının yeni dönemin temel yapı taşları olduğu ifade edildi. Pozitif inşa sürecinin herhangi bir kurumu ele geçirmekten ziyade toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk almasını hedeflediği belirtilirken, devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması gerektiği vurgulandı. Demokratik entegrasyonun barış yasalarını gerektireceği ve siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları olan bir hukuk mimarisini zorunlu kılacağı ifade edildi. Güncel krizlerin önemli nedenlerinden birinin demokratik hukuk eksikliği olduğu savunularak hukuksal güvencelerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Vatandaşlık ve özgür yurttaşlık tartışması Mesajda vatandaşlık ilişkisinin etnik kimlik yerine devletle kurulan bağ üzerinden tanımlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Din, dil ve düşünce özgürlüğünü temel alan özgür yurttaşlık anlayışının savunulduğu metinde anayasal vatandaşlık kavramının kimliklerin özgürce ifade edilmesini kapsaması gerektiği belirtildi. Ayrıca kadınların demokratik entegrasyonun önemli bir itici gücü olduğu vurgulanarak aile içi şiddet, kadın cinayetleri ve ataerkil yapıya karşı mücadele başlıklarının demokratik dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Mesajın, Türkiye toplumunda çözüm, demokrasi ve birlikte yaşam tartışmalarını yeniden hızlandırması beklenirken, siyasi aktörlerden gelecek olası değerlendirmeler merakla takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi Haber

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi

Suriye’de merkezi yönetim ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında günlerdir süren çatışmaların ardından Şam yönetimi, Halep’in bazı mahallelerinde geçici ateşkes duyurdu. Savunma Bakanlığı, ateşkesin sivillerin korunması ve yeni bir askeri tırmanışın önlenmesi amacıyla ilan edildiğini açıkladı. Ateşkes 03.00’te başladı, çekilme için 09.00 sınırı kondu Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd çevresinde yerel saatle 03.00’ten itibaren geçerli olmak üzere ateşkes uygulandığı belirtildi. Açıklamada, SDG unsurlarının sabah 09.00’a kadar bu mahalleleri terk etmesi gerektiği vurgulandı. Çatışmalar can kaybı ve yerinden edilmeyi artırdı Halep’te son günlerde yoğunlaşan çatışmalarda en az 21 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Şam yönetiminin siviller için tahliye çağrısı yapmasının ardından çatışmaların şiddetlendiği, çok sayıda yurttaşın evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Taraflar sivilleri ve altyapıyı hedef almakla suçlaşıyor Şam yönetimi ile SDG, ambulans ekipleri ve hastaneler dahil olmak üzere sivil mahallelerin ve altyapının kasıtlı olarak hedef alındığı iddiaları üzerinden karşılıklı suçlamalarda bulunuyor. SDG’ye bağlı iç güvenlik birimleri ise Şam güçlerine ait iki zırhlı aracın imha edildiğini ve karşı tarafa kayıplar verdirildiğini öne sürdü. Valilikten “saf değiştirme” açıklaması geldi Halep Valisi Azzam el-Garib, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, çok sayıda SDG mensubunun saf değiştirdiğini ya da bölgeden kaçtığını, güvenlik güçlerinin mahallelere konuşlanmaya hazırlandığını söyledi. Siyasi süreçte tıkanma çatışmaları derinleştirdi Çatışmalar, Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen siyasi müzakerelerin tıkandığı bir dönemde yaşanıyor. Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yönetim, mart ayında SDG ile 2025 sonuna kadar Suriye ordusuna entegrasyon konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak entegrasyonun yöntemi ve komuta yapısı başlıklarında uzlaşı sağlanamaması, sahadaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Türkiye faktörü ve bölgesel arka plan Türkiye, SDG çatısı altındaki YPG’yi PKK’nın Suriye kolu olarak tanımlıyor ve bu yapıyı ulusal güvenliğine tehdit olarak görüyor. Ankara, geçmiş yıllarda Suriye’nin kuzeyinde YPG/SDG hedeflerine yönelik askeri operasyonlar yürütmüştü. PKK, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Birliği ve ABD dahil birçok ülke tarafından terör örgütü kabul ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.