SON DAKİKA

#Erken Seçim

HABER DEĞER - Erken Seçim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Seçim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep temasları çerçevesinde Karkamış ilçesine bağlı Suriye Cerablus sınırında yer alan Karanfil Mahallesi'ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu; iç siyasetten dış politikaya, erken seçim tartışmalarından yeni anayasa söylemlerine kadar pek çok konuda kritik mesajlar verdi. "Mekke Anlaşması'na 'evet' diyeceğiz" TBMM gündemine sunulan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına dair kanun teklifine ilişkin partinin tutumunu açıklayan Kılıçdaroğlu, başlangıçta taşıdığı kaygıları ve süreçteki değişimi şu sözlerle dile getirdi: "Mekke Anlaşması ile ilgili ilk aklıma gelen şuydu: Bu anlaşma acaba ileride İran'la bizim çatışmaya ortam hazırlar mı? Bu endişemi Bolu'da yaptığımız toplantıda dile getirdim. Bu endişeyi besleyen temel unsur şuydu: Müslüman dünyasında bir Şii-Sünni kavgasının başlangıcı da olabilir miydi? Yani İran'la çatışmamız acaba buna bir hazırlık şeklinde olabilir mi diye endişelerim vardı. Tabii bunu bu kadar net dillendirmedim. Dillendirmeyi de doğru bulmadım. Fakat daha sonra İran bir açıklama yaptı ve Mekke Anlaşması'nın uygun olduğunu söyledi. Bilgim yok ama tahminim, Türkiye bu konuda İran'a bir güvence verdi. Yani 'meraklanmayın biz bu anlaşmayı yapıyoruz ama bu sizinle çatışacağımız anlamında değil'. Çünkü Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan bu yana İran'la hiçbir çatışmamız olmamış. Ve bu bizim açımızdan önemli. Çünkü İran da bölgede önemli bir güç, Türkiye de önemli bir güç. Bu iki gücün çatışması bölgeye zarar verir, dünyaya da zarar verir. O nedenle barış eksenli ilerlemesi lazım. Mekke Anlaşması'nı bu çerçevede İran, ‘Ben de olabilirim’ diye düşündü. Mısır ‘Ben olabilirim’ diye. Çekirdek üyeler dediğimiz üç ülke. Üç çekirdek üyenin ortak kabulüyle birlikte yeni üyeler de gelebilir buraya. Sözleşme geldi. Gerekçeleri geldi. Açıklamaları geldi. Eleştirilerimiz var ama Mekke Anlaşması’na ‘evet’ diyeceğiz." Bahçeli görüşmesi ve kürt sorunu değerlendirmesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis’te gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarına değinen Kılıçdaroğlu, buluşmanın bir tesadüf sonucu gerçekleştiğini kaydetti. Görüşmede temel ülke sorunlarının kapsamlı olarak ele alınmadığını belirten CHP Lideri, MHP Lideri Bahçeli'nin tutumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bahçeli ile buluşmamız tam bir tesadüf. Kısa bir görüşme oldu. Kahve içtik. Çok böyle Türkiye'nin temel sorunlarına değinme gibi bir şey olmadı. Ama görüşebiliriz de Sayın Bahçeli ile. Şu anda Türkiye'nin huzura kavuşması için, Türkiye'de var olan Kürt sorununun çözümü için en büyük fedakarlığı yapan bir lider, kabul etmek lazım. MHP Genel Başkanı'nın bu sorunun çözümünde öncülük yapması sorunun aşılmasına büyük ölçüde kolaylık sağladı. Bunu da kabul etmek gerekiyor." "Yarı Başkanlık Sistemi de tartışılabilir" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis açılışındaki anayasa değişikliği çağrısını değerlendiren Kılıçdaroğlu, yönetim sistemine ilişkin tartışmalara açık oldukları mesajını verdi. Devlette liyakat, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğünün belirleyici ilkeler olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları aktardı: "Sayın Erdoğan Meclis’in açış konuşmasında anayasa değişikliğinden söz etti. İlk dört maddenin de değişmeyeceğinden söz etti. Tabii anayasa değişikliğinden kastedilen olay nedir tam bilmiyoruz onu. Ama biz daha önce 6 parti bir araya gelmiştik ve anayasa değişikliği ile ilgili değiştireceğimiz maddeleri ve nasıl değiştireceğimizi yazmıştık ve bunları gerekçeleriyle beraber kamuoyunu açıklamıştık. Şimdi Sayın Erdoğan'ın söylediği anayasa değişikliğinden kastedilen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi mi yoksa yarı başkanlık sistemi mi onu bilmiyoruz. Ama bu konuda bir düşünce beyan ederlerse biz de kendi düşüncelerimizi açıklarız. Evet, bu anayasayla Türkiye yönetilemez. Dolayısıyla parlamenter sistem diyorsa nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız. Yani illa her gelen öneriye başlangıçta ‘hayır’ bu olmaz, biz bunu reddediyoruz diye bir düşüncemiz yok." "Parlamenter sistem kırmızı çizgimiz değil, yarı başkanlığı da konuşabiliriz diyor musunuz?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Biz 6 lider o zaman ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ demiştik. ‘Bu olmalıdır’ demiştik. Ama önemli olan şu, devlete liyakati sağlayacak ve karar mekanizmalarının sağlıklı işleyeceği, yargının bağımsız olduğu, medyanın özgür olduğu bir yapıyı savunuyoruz. Bu yapının adı ne olursa olsun. Yani bir demokrasi bütün kurallarıyla, bütün kurumlarıyla oluşmalı" ifadelerini kullandı. Erken seçim ve adaylık tartışmaları Erken seçim olasılığına dair açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, mevcut ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçime gitmeyeceğini öngördüğünü belirtti. "Nisan 2028 teklifi gelirse varız" diyen Kılıçdaroğlu, erken seçimden kaçmanın mantığı olmadığını ifade etti. Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusundaki soru üzerine, "Onun aday olacağını nereden düşünüyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakılır. Ben Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmüyorum bu yapı içerisinde" değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu; CHP’nin cumhurbaşkanı adayına ilişkin tartışmalar için ise "Bugünden cumhurbaşkanlığı adaylarını tartışmak asla ve asla doğru değil. Ülkenin bu kadar sorunu varken cumhurbaşkanlığı tartışmak kendisine post arayanların işidir" ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu ayrıca, düşünce özgürlüğü kapsamındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduklarını, ancak yolsuzluk iddiaları içeren dosyalarda dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savundu. İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile görüştüğünü de belirten Kılıçdaroğlu, belediyelerdeki irade gaspı ve siyasi transfer iddialarını eleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması

Mahkeme kararı doğrultusunda CHP Genel Başkanlığı makamında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki Bilkent Otel'de televizyon kanallarının temsilcileriyle kahvaltılı basın toplantısında buluştu. Kılıçdaroğlu, Türkiye gündemini meşgul eden siyasi gelişmeler, belediye başkanlarının durumu, medya üzerindeki baskılar ve seçim tartışmalarına dair merak edilen soruları yanıtladı. Mansur Yavaş ve ihraç süreçlerine ilişkin değerlendirme Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın partiden ayrılışına dair soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Mansur Bey Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini yapıyor. Belediye başkanı bir yerde sorun varsa o sorunu götürür, çözer. Kendisi ekibi, kadrosuyla sorunları çözmekle yükümlü zaten. Mansur Bey'in istifası üzdü mü? Elbette üzülürüz." CHP’den istifa etmeyip YENİ Parti ile hareket eden isimler, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ihraç mekanizmalarına dair sorular üzerine ise adalet vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Sadece CHP'li belediyelere yönelik operasyon yapılması doğru değil. Yolsuzluk yapma iddiasıyla eğer yargı ya da güvenlik güçleri hareket ediyorsa burada parti ayrımı yapmaması lazım. Parti ayrımı yaparsa yolsuzluk olsa dahi en azından belli bir kitlenin kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Neden buraya dokunulmuyor diye. Yolsuzluk yapanlar, yolsuzluk yapmayı sürdürenler Cumhuriyet Halk Partisi'nden derhal istifa etsinler, AK Parti'ye katılsınlar. Yolsuzluğu kim yaparsa üzerine gidilmeli. Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Ekrem Bey ile ilgili sordunuz, kişinin mahkumiyeti kesinleşmedikçe onu, ben seni partiden atıyorum demek doğru değil. O nedenle biz mahkumiyetin kesinleşmesini bekledik." "Kapatılmasını ve tutuklamaları doğru bulmam" Geçmişte KRT yayınında Halk TV'nin kanal yayın politikasına yönelik eleştirileri ve RTÜK'e yapılan başvurular hatırlatılarak sorulan kayyum kararı hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, kendi eleştirilerinin kayyum gerekçesi yapılmasını reddetti: "Şimdi bir siyasetçinin elbette ki televizyonları eleştirme hakkı var, eleştirebiliriz yani. Bir soru üzerine oldu, çok iyi niyetle düşüncelerimi ifade ettim. Diğer televizyon kanalları içinde yeri zamanı gelince bize soru sorulduğunda onu da eleştiriyoruz, bizim istediğimiz doğru haber. Ama benim o eleştirimi esas alıp 'Vay efendim siz Halk TV'nin kapanmasına yol açtınız' demek, ne diyeyim yani şimdi? Aklı olan bunu söylemez, çünkü kaç sayfalık iddianame çıkmış, Allah aşkına üç günde bunlar hazırlanır mı? Halk TV'ye sahip olan kişinin ne mal varlığı ile ne de diğer konularla ilgili hiçbir açıklama da yapmadım, iddianamede bunlar da var. Bir siyasi partinin Halk TV'nin yapmış olduğu bir yayını eleştirmesi kadar doğal bir şey yok. Aynı şekilde gazetecilerin, beni en sert eleştiren gazeteciler de dahil olmak üzere gazetecilerin tutuklanmalarını doğru bulmuyorum. Yargılanabilirler, dava açılabilir ama tutuklanmaları, televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmam." Erken seçim ve cumhur ittifakı yakınlaşması iddiaları Siyasetteki erken seçim tartışmaları ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarına ilişkin soruya yanıt veren Kılıçdaroğlu, mevcut ekonomik tabloya dikkat çekti: "Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız? Erken seçim eğer gelirse Türkiye'nin gündemine, elbette ki biz erken seçim olmasın diye bir özel çabamız olmayacak yani. Ama biz her şeyden önce Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu tablonun mutlaka düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu tablo mutlaka düzelmek zorunda. Yapamazlarsa, beceremezlerse zaten doğal olarak seçim kendiliğinden gelecektir, doğal olarak." CHP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında konumlandığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanlayan CHP Lideri, şu değerlendirmeyi yaptı: "Efendim bu algıyı yaratan medya ve belli çevreler, yani özel olarak Cumhur İttifakı ile bir görüşmemiz olmadı. Eleştiri gelince en sert eleştiriyi yapıyoruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel’den Uçum'un erken seçim açıklamasına tepki: "Bir ay önce yapılacak seçimi kabul etmeyiz" Haber

Özel’den Uçum'un erken seçim açıklamasına tepki: "Bir ay önce yapılacak seçimi kabul etmeyiz"

Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, beraberlerindeki heyetle birlikte YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e genel merkez binasında bir ziyaret gerçekleştirdi. Yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından liderler kameraların karşısına geçerek ortak basın toplantısı düzenledi. "Muhalefetin birlikte göğüslemesi önemli" Açılış konuşmasında muhalefet partileri arasındaki diyaloğun ve dayanışmanın önemine değinen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, mevcut iktidarın demokrasiye bir katkı sunmadığını savundu. Demokrasinin işleyişi için muhalefetin özgürce siyaset yapabilmesi gerektiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: "Yeni genel merkezimize yapılan ziyaretleri için teşekkür ediyoruz. Bir ülkede demokrasinin var olması muhalefetin rahat bir şekilde görevini yapmasına bağlı. İktidarın bu konuya bir katkısı olmadığı açık. Muhalefete düşen de birbirleriyle olan diyaloglarını sağlıklı şekilde sürdürmeleridir. Muhalefetin, ülkenin temel meselelerini birlikte göğüslemesi önemlidir. Bu doğrultuda çatışmaların bir daha geri gelmemesi üzerine bitirilmesinin kimseye zararı yoktur." Açıklamasında yargı kararlarına, kayyum uygulamalarına ve medya üzerindeki baskılara da tepki gösteren Özel; "Altına hep birlikte imza attığımız bir komisyon raporu var. Esas olarak raporun yedinci kısmı, demokratikleşme adımları TBMM'de temsilcisi bulunan herkesin adım atmasını gerektiriyor. Seçilmişler hapiste yatıyor, bu konuda atılan hiçbir adım yok. Kayyumlar görevine devam ediyor. Sayın Kavala örneğinde olduğu gibi AİHM kararları uygulanmıyor. Sayın Kahraman hakkında verilmiş olan AYM kararı var. Muhalefet eden kim varsa, kimseye hiçbir söz söylemeyen sözler bile saatler içinde erişim engeli kararı veriliyor. Muhalefete en çok alan açan kanal olan Halk TV bugün bant yayını yapıyor." dedi. "Saray’da oturanlar kendini meclis’in üzerinde görmesin" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un erken seçimin takvimine ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamaları da toplantıda gündeme geldi. Meclis aritmetiğine işaret ederek iktidarın seçim kararı alabilmek için muhalefet desteğine muhtaç olduğunu söyleyen Özgür Özel, sert bir dille şunları söyledi: "AKP’nin 280 vekili var. MHP’yi ilave ettiğinizde desteğe ihtiyaç duydukları açık. Biz seçimleri 1 ay önceye almayı anayasaya aykırı bir işin arkasından dolanmak olarak gördüğümüz için asla böyle bir işin parçası olmayız. Bunun dışında iki grup kalıyor. Sayın eş genel başkanlar bizim öyle bir gündemimiz yok diyorlar. Sayın Uçum o zaman o tarihi kimden aldığını açıklasın. Mehmet Uçum eğer butlan ile müdahale ettikleri siyasi partinin grubunu söylüyorsa ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu tayin etsin. Sorun Saray’da oturanların kendini Meclis’in üzerinde görmesi. Biz o kurşun askerlerin içinde değiliz, kimin olduğunu merak ediyoruz." DEM Parti: "Biz siyasetçileri muhatap alırız" Erken seçim tartışmalarına dair soru üzerine konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise bürokrat veya danışman açıklamalarını doğrudan muhatap almadıklarını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz cevap vermek için siyasetçileri muhatap alıyoruz. Biz sokakta bulunan bir siyasi partiyiz. Sokakta siyaset yapan bir siyasi partiyiz. Seçim kararı alınırsa en hazır partilerden biriyiz ama şu an öyle bir gündemimiz yok." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı tartışmaları ve muhtemel seçim takvimine ilişkin soruya son noktayı koyan YENİ Parti Lideri Özgür Özel, iktidarın süreyi yalnızca birkaç hafta öne çekerek anayasal engelleri aşma çabasına geçit vermeyeceklerini açıkladı: "İlkini anayasa değişikliğinden önce kabul ediyorlar. Bizim tutumumuz bu noktada net. Birkaç hafta öne almayı erken seçim olarak görmüyoruz. Ülkeyi yönetememenin kabulü olarak 60 gün sonraya, mart ayına seçim yapalım derlerse onu ben kurullarımla değerlendiririm. Ama kaç kaç kaç, 1 ay önce seçim yap onu kabul etmeyiz o konuda baştan aldığımız bir karar var." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik'ten Özel'e: "Siyasi tükenmişlik sergiliyorlar" Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik'ten Özel'e: "Siyasi tükenmişlik sergiliyorlar"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon krizine ilişkin “Her kim milletin hakkına el uzatırsa karşısında bizi bulur, biz başkaları gibi hak yiyenleri savunmayız” sözlerine tepki göstermişti. Özel, Erdoğan’a yönelik açıklamasında, "Benim savunduğum arkadaşlarımı didik didik ettiniz üzerlerinden 2 lira çıkmadı. Ama senin yanındaki bakanın, genel başkan yardımcın milleti 2 milyar lira dolandırdı. Bu dönen dolaplardan haberin var mıydı?" ifadelerini kullanarak erken seçim çağrısında bulunmuştu. Siyasi cehalet ve iftiradan ibarettir Özgür Özel’in açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından peş peşe paylaşımlar yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Yeni Parti liderinin “siyasi sorumluluğun alfabesi” hakkındaki yaklaşımını eleştirdi. Çelik, Özel ve arkadaşlarının açıklamalarıyla kendi siyasi tükenmişliklerini sergilediklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Özgür Özel’in ‘siyasi sorumluluğun alfabesi’ hakkındaki bilgisizliği çok nettir. Sn. Özel ve arkadaşları hiçbir ilke ve sorumluluk barındırmayan açıklamalarıyla yalnızca kendi siyasi tükenmişliklerini sergiliyorlar. Siyasi ilkesizliği artık parti programı haline getirmiş gözüküyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımıza dönük sözleri baştan aşağı siyasi cehalet ve siyasi iftiradan ibarettir. Bunlarla en net şekilde mücadele edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın." "Hukuki ve mali süreçlerin eksiksiz işlemesini sağlıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin siyasi sorumluluk anlayışının net olduğunu vurgulayan Çelik, yetkisini kötüye kullanan ve hukuku çiğneyen kim olursa olsun hesapsız bırakılmayacağını ifade etti. Çelik, "Kim yetkisini kötüye kullanır, hukuku çiğner ve milletin hakkına girerse; makamı, konumu ve kimliği ne olursa olsun hesabı sorulur. Biz tüm hukuki ve mali süreçlerin eksiksiz işlemesini sağlayan bir siyasi sorumluluk anlayışı ve devlet ciddiyeti ile hareket ediyoruz" dedi. CHP yönetiminin kendi bünyesindeki sorunları örtbas etmek amacıyla devlet kurumlarına saldırdığını öne süren Çelik, açıklamasını "Sizin tarafta ise kendi bünyesindeki kirlenmeyi örtbas etmek için devlet kurumlarına ve yöneticilerine saldıran bir siyasi sorumsuzluk ve çarpıklık bulunmaktadır. İçine düştüğünüz bu çarpıklıktan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve AK Parti’mize saldırarak sıyrılamazsınız" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Numan Kurtulmuş'tan fon krizi mesajı: "Kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmeli" Haber

Numan Kurtulmuş'tan fon krizi mesajı: "Kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmeli"

Portekiz'e gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde gazetecilerle bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ülkenin iç ve dış siyasetindeki başlıkları masaya yatırdı. Soruşturmalardan Meclis çalışmalarına kadar pek çok konuda net mesajlar veren Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: "Kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmeli" Sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına ilişkin sert değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, milyonlarca vatandaşın helal birikimlerinin hedef alındığını vurguladı. Soruşturmanın çok geniş bir kitleyi ilgilendirdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu insanların tamamı 3-5 kuruş biriktirdikleri helal paralarından kazanç elde etmek için borsaya yatırım yapmışlar, bunların paraları üzerinde kim spekülasyon yaptı, kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir, hepsinden hesap sorulmalıdır" dedi. Fonlarda insanların gelecek hayallerinin biriktiğini ve buna el konulmasının affedilemez olduğunu ifade eden Kurtulmuş, ilgili bakanlıkların ve kurumların ekonomik güvenlik açısından tedbirleri zamanında alması gerektiğini belirtti. Savcılık soruşturmalarının da son derece titiz ve detaylı bir şekilde kısa sürede tamamlanarak davaların açılmasının temin edilmesi gerektiğini kaydetti. Spot piyasada yaşanabilecek mağduriyetlerin de tüm teferruatıyla incelenmesi gerektiğini ekledi. “Bu tür meseleler kendi konusunun dışında etkilere sahip olmaması lazım. Bunun için de ilgili bakanlık tedbirlerini zamanında, vaktinde aldı. Bu tedbirleri belki daha da artırarak Türkiye'de ekonomik güvenlik konusunda en ufak bir tartışmanın gündeme gelmeyeceği bir sürecin yönetilmesi gerekiyor.” Dokunulmazlık dosyaları ve Meclis süreci Milletvekillerinin isimlerinin soruşturma kapsamında gündeme gelmesi ve olası fezlekeler hakkında konuşan Kurtulmuş, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda Meclis Başkanlığı'nın tek başına inisiyatifi olmadığını hatırlattı. Kurtulmuş, "Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması konusunda Meclis Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif yoktur. Mahkemelerden dosyalar geldiği zaman bildiğiniz gibi şu anda 1096 dokunulmazlık dosyası Meclisteki Karma Komisyonda bulunuyor" diyerek sürecin teamüller çerçevesinde Karma Komisyon'a gönderileceğini belirtti. Terörsüz Türkiye için izleme komisyonu mesajı Meclis gündemindeki Terörsüz Türkiye sürecine ve izleme komisyonunun kurulmasına değinen Kurtulmuş, komisyonun müzakereci bir yöntemle ve Mecliste grubu bulunan tüm partilerin temsil edileceği bir yapıda oluşturulacağını söyledi. Kurtulmuş, "Mecliste oluşacak olan izleme kurulu ise yürütmeye dönük herhangi bir görevi ve sorumluluğu olmayacak, sadece süreci izleyecek, gerekirse yasal düzenleme teklifleri üzerinde çalışacak" ifadelerini kullandı. Sürecin ağırdan alındığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Kurtulmuş, teklifin daha önce 467 oyla kabul edildiğini hatırlatarak, "Sürece ilişkin bir teklifi açık söyleyeyim 467 oyla kabul etmiş olan bir parlamento, Türkiye siyasetinin merkezi, Türkiye siyasetinin kalbi bu konuyu asla ağırdan almayacağını da deklare etmiş demektir" dedi. Devletin bütün birimlerinin kararlılığının kesin olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Türkiye kararını vermiştir. Terör meselesi en kısa süre içerisinde geride kalacaktır. Kim bu sürece çomak sokmaya çalışırsa kaybedecektir" mesajını verdi. Yeni anayasa ve erken seçim açıklaması Türkiye'nin sivil, çağdaş, kapsayıcı ve demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu yineleyen Kurtulmuş, mevcut Meclisin bu güce sahip olduğunu ifade etti. Erken seçim iddialarına net bir şekilde kapı kapatan Kurtulmuş, "Şu anda hazırlık yok. Ayrıca seçimin yenilenmesi meselesi, siyasi iklim meselesidir. Şu anda Türkiye'nin gündeminde etkin olan, hakim olan siyasi gündem, seçimin yenilenmesi değildir" değerlendirmesinde bulundu. Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, Anayasa ve Meclis İçtüzüğü'nün ülkenin demokratik topografyasını belirleyen dört ana metin olduğunu söyleyen Kurtulmuş, Meclis çalışmalarının verimliliğinin artırılması gerektiğine de dikkat çekti. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin halk tarafından kabul gördüğünü ve büyük oranda oturduğunu belirtti. Dış politika ve bölgesel gelişmeler Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı konuşmayı "son derece iddialı" olarak nitelendiren Kurtulmuş, bu konuşmanın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan hesap sorulması gerektiğine yönelik küresel vicdanı yansıttığını söyledi. Mekke Savunma Anlaşması'nın Husilerin saldırılarıyla ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Kurtulmuş, anlaşmanın henüz yeni ve fikir safhasında bir gelişme olduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye açıklaması: "Yavaş yavaş ete kemiğe bürünüyor" Haber

Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye açıklaması: "Yavaş yavaş ete kemiğe bürünüyor"

Ankara’da gerçekleştirilen “28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Erken seçim iddialarına değinen Kurtulmuş, "Erken seçim tartışmalarının yeri ve zamanı değildir. TBMM şu anda vaktinde bir seçime hazırlanıyor. Eğer erkene alınmak istenirse irade TBMM’nindir" dedi. Terörsüz Türkiye süreci ve izleme komisyonu Terörsüz Türkiye sürecine dair değerlendirmeler yapan Kurtulmuş, bu durumun bir temenni olmadığını söylerek, "Terörsüz Türkiye temenni değildir, yavaş yavaş ete kemiğe bürünüyor. Terörsüz Türkiye sahaya yansıyor. Irak ve Suriye’deki gelişmeler bunun kanıtıdır" dedi. Meclisin açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonunun hızlı şekilde kurulacağını kaydeden Kurtulmuş, "Yabancı üçüncü bir göz yoktur. Üçüncü göz milletin kendisidir" diyerek komisyonun millet adına süreci takip edeceğini ifade etti. Kurtulmuş, Meclisin sürece ilişkin üç temel sorumluluğunun konunun takibini en ciddi şekilde gerçekleştirmek, sürecin hukuk ölçüsü içinde izlenmesini sağlamak ve ihtiyaç halinde yeni düzenlemeler yapmak olduğunu belirtti. Örgütün fesih ve silahsızlanma sürecine ilişkin hazırlanan yasanın geniş bir destekle hayata geçirileceğini belirten Kurtulmuş, "Örgütün fesih ve silahsızlanma sürecinin ilan edilmesi ile birlikte bu yasa uygulamaya konulacak. Birinci sigorta budur" açıklamasında bulundu. Filistin mesajı Fon soruşturması Meclisin Filistin ve Gazze meselesine ilişkin rolüne de parantez açan Kurtulmuş, parlamentonun bu konuyu tespit etmek ve ilan etmek açısından en etkili kurum olduğunu dile getirdi. Toplantıda ayrıca milletvekillerinin verdiği soru önergelerine de değinen Kurtulmuş, yöneltilen önergelerden 627'sinin yanıtlandığını aktararak soruların zamanında cevaplanması gerektiğinin altını çizdi.Fon soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, soruşturmanın kapsamlı şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Kurtulmuş, “Kimsenin gözünün yaşına bakmadan, bu soruşturmalar tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir" Haber

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir"

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül, katıldığı egündem adlı youtube kanalında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa kararını, 2023 seçim süreçlerini ve Kaşif Kozinoğlu dosyasını tüm detaylarıyla masaya yatırdı. Programda, Yavaş'ın hamlesinden muhalefetin adaylık krizine ve derin devlet dosyalarına kadar pek çok konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuldu. Siyasi Hayatının Sonu mu? Akgönül değerlendirilmesinde "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir." dedi. Nedeni olarak yaptığı açıklamada, "Çünkü Mansur Yavaş bu saatten sonra kendisine "Beni Erdoğan'ın karşısına çıkarmayın" diyebilecek bir siyasal parti veya bir siyasal eğilim arayacak. Onu da herkes Erdoğan'ın karşısına çıkarmak isteyecektir. Zaten Mansur Yavaş gibi adamlar Erdoğan'ın karşısına çıkmazlar. Bu kadar akıllı adamlardı, adamlardılar. 2023 seçimlerini de değerlendiren Akgönül, "Çıksalar zaten 2023'te çıkarlardı. Çıkmadılar. 2023'te çıksalardı da bu oyunların ölçülerini alırlar. 2023 yılıyla ilgili birazdan detaylı bazı bilgiler de verebiliriz. Çünkü fırtına aslında orada başlıyor. Ben Mansur Yavaş'ın siyasal hayatının bittiğini düşünüyorum. Hatta bence Mansur Yavaş'ın belediye başkanlığı hayatı da bundan sonra bitecek. Yani Nisan 2019'da Mansur Yavaş belediye başkan adayı da olmayacaktır" dedi. Mansur Yavaş'ın Siyasi Geçmişi Mansur Yavaş'ın daha önce de siyasi kariyeri hakkında açıklamada bulunan Akgönül, "6-8 ay sonra bir partiye geçerse, söz gelimi yeni parti veya 2 yıl sonra yeniden CHP'ye geçerse —ki biliyorsun o CHP'den ayrılıp yeniden CHP'ye geri dönmüşlüğü de vardı. Aslında Mansur Yavaş'ın CHP ile kurduğu ilişki çok zikzaklıdır. 2014'te CHP'ye giriyor. 2014'teki yerel seçimlerde yine CHP'den aday olarak gösteriliyor. 2014'te %1 farkla... ve orada büyük bir şey vardı, büyük bir infial kopmuştu, elektrikler kesilmişti vesaire. %1 oy farkla Melih Gökçek'e kaybediyor. 2016'da ayrılıyor, CHP'den ayrılıyor. 2018'de yeniden geliyor, bak arada 2 yıl var. 2018'de yeniden geliyor. 2019'da CHP Ankara Belediye Başkan adayı gösteriliyor. %50 küsür oy alıyor. Zaten 2023'te de şey, 2024'te de %60 oy alıyor. Dolayısıyla aslında 2 yıl sonra yeniden CHP'ye dönebilir Mansur Yavaş." ifadelerini kullandı. Akgönül ayrılışın sebebini de değerlendirerek, "Eğer siyasal bir hamle yaptıysa o da yeni partili seçmenlerin kendisine Ankara özelinde bundan sonra muhalefet etmesini engellemek için. Çünkü yeni partililer aslında Mansur Yavaş'a ciddi ciddi bir kimilerine göre karalama kampanyası, kimilerine göre artık gerçeği saklamama ihtiyacı olsun diye Mansur Yavaş'ın aslında Ankara'ya da bir faydasının olmadığını, Ankara'ya da bir hizmet üretmediğini söylemeye başlıyorlardı." dedi. Yavaş ardından ilçe belediylerinin de ardı arkasına istfa etmeleri hakkında Akgönül, "Sadece Mansur Yavaş değil diğer ilçe belediyeleri de istifa etti. Evet. Ama onlar hepsi yedi ilçe belediye başkanı istifa etti. Ben bu istifaların Ankara dışına da taşacağını düşünüyorum. Hepsi sadece bir ya da iki kişi hariç Mansur Yavaş'ın ismini vererek istifa ettiler. Yani "Mansur Başkan'la birlikteyiz" diye. Bu zaten kaçınılmaz. Yani sen Büyükşehirle iş tutan bir ilçe belediye başkanı olmaya çalışacaksın ve dahası zaten seni Mansur Yavaş getirdi. Yani zaten Mansur Yavaş'ın CHP listelerine soktuğu adamlardı bu giden belediye başkanları. Orada bence racona aykırı bir durum yok. Burada esas durum şu: Yani Mansur Yavaş 2028'de Cumhurbaşkanı adayı olmayacak. Bu bir. İki, eğer bağımsız kalırsa Nisan 2029'da da belediye başkanı adayı olmayacak."dedi. "Bağımsız kalırsa Nisan 2029'da belediye başkanı adayı olmayacak" Akgönül Yavaş'In bağımsız kalırsa belediye başkanı adayı olmayacağı tespitinde bulunarak, "Mansur Yavaş'ın kişisel bir karizması yok. Yani kişisel karizması %20'lerdedir. Hatta şunu diyebilirim: MHP'den belediye başkan adayı olduğunda %27 oy almıştı. 2014 yerel seçimlerinden önce değil mi? Evet, %27 oy almıştı. O da hani Mansur Yavaş'ın kişisel karizması belki %15-20'dir. Yani belediyeleri biz sizinle geçen hafta analiz ettik. Ben bu yüzden belediyelerin kapatılması gerektiğini savunmuştum. Belediyelerde partizanlar seçim yaparlar. Sempatizanlar seçim yapmazlar. Yani "ben şu belediye başkanının hizmetini çok iyi buluyorum, onu tercih ediyorum" diyen bir tane aklı başında insan yoktur. Çünkü hiçbir belediye başkanı çok iyi hizmet yapmaz. Belediye başkanları politik bir kariyer inşa etmek için belediye başkanı olurlar. Ve bunu da partiler üzerinden yaparlar. Parti dışı bir belediye başkanı olmaz." dedi. Demirtaş ve Cumhurbaşkanı değerlendirmesi Akgönül Demirtaş tahliyesi hakkında çıkacağını öngördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanının adaylığı hakkında ise, "Cumhurbaşkanlığı mevcut seçim tarihinden, 2028 yılındaki seçim tarihinden bir gün önce bile yapılan seçimde aday olabilir. Erken seçim olacağını düşünüyoruz. Tabii aslında hukuki teknik anlamıyla 2028 Nisan ayında bir seçim yapılacak. Bu erken seçim olmayacak. Hukuki anlamda bu öne alınmış seçim olacak. Öne alınan bir seçimde veya erken seçimde ki ikisinde de meclisin onayı lazım. Meclisin onayını aldığında halihazırda iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmış biri yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilir." dedi. "Kaşif Kozinoğlu bir kahramandır ve bir şehittir" Son dönemde ölümü ile ilgili soruşturma yürütülen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu dosyası hakkında da kritik açıklamalarda bulundu. Kozinoğlu'nu bir şehit olarak nitelendiren Akgönül, "Fethi kabir yapılmıştı ve bu fethi kabirde Kaşif Kozinoğlu'nun vücut bütünlüğünün büyük oranda bozulmadığı, 15 yıllık yeraltında değil mi, defnedilmesine rağmen bu bizim inancımıza göre şehitlere verilen bir payedir aslında. Bu yüzden ben Kaşif Kozinoğlu'nun kahraman olduğunu ve bir şehit olduğunu düşünüyorum. Niye kahramandır'ı söylüyorum? Burada bir tersine çevirme yapalım. Ekrem Dumanlı vardı bilirsiniz. Zaman Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda bir numaralı FETÖ'cü. Hatta bana göre o mahrem imamların biridir. Ekrem Dumanlı Kaşif Kozinoğlu'nun öldürülmesinden, bana göre öldürülmesinden sonra ya da şüpheli ölümünden sonra diyelim ama ben onun şehit edildiğini düşünüyorum, öldürülmesinden sonra bir yazı yazmıştı: "Kaşifinizden kahraman çıkmaz" demişti. Bu hitabı üzerime alınıyorum. Yani aslında "Kaşifimiz kahramandı"yı Ekrem Dumanlı'nın yazısına bir cevap olarak bence herkesin vermesi gerekir." dedi. Kurtlar Vadisi hakkında değerlendirme Akgönül dizi hakkında yürütülen soruşturmaya da atıfta bulunarak, "Her kim yaptıysa suyu bulandırıyor arkadaşlar. Hatta hatırlayın en son o Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay da ifade vermeye gitti. Yani böyle bir şey olabilir mi? Emin Olcay ne bilsin yani Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ne bilsin? Dün, dün dediğim yani birkaç gün önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veriyor. Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ı kötülüyor. Bir diss atıyor kendince. Ertesi gün savcılıktan ifadesine başvurulmak için bile değil, bilgi almak için o sıfatla çağrılıyor. Abi bu adam ne bilsin yani?" dedi. Dizinin tarihinden itibaren değerlendirmelerde bulunan Akgönül, " Kurtlar Vadisi ilk çıktığından beri 2002'den beri zaten MİT içerisindeki kapışmanın, Milli İstihbarat Teşkilatı içerisindeki kapışmanın bir tarafı olarak konuşuyordu. Her zaman konuşuyordu. Bak 2004 yılında çok şaşıracaksın, dönemin MİT başkanı Şenkal Bey'e, Şenkal Atasagun'a Kurtlar Vadisi ile ilgili bir rapor gidiyor. Raporu kim yazıyor? Kaşif Kozinoğlu. Ve raporda ne diyor? "Bu dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın ama akıl babası, akıl vereni Hasan Atilla Uğur" diyor. Peki Hasan Atilla Uğur ne oluyor? Bugün Kaşif Kozinoğlu'nun bana göre cinayet şüphelisi ki sağlık problemleri el vermediği için cezaevine konulmadı ama şu anda ev hapsinde. Zaten o da Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde bir payı var Hasan Atilla Uğur'un ve bana göre güçlü bir payı var." diye konuştu. Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadeleri Akgönül soruşturmanın önemli ismi Hasan Atilla Uğur hakkında da açıklamalarda bulundu. Açıklamasında "Rasim Ozan Kütahyalı Kaşif Kozinoğlu cinayeti için "kokteyl cinayet" dedi. Daha doğrusu "kokteyl operasyon". Doğru telaffuz edelim: kokteyl operasyon. Kokteyl operasyon şu demek: Başfail FETÖ'cüdür ama zamanında Ergenekoncu olarak bilinenlerden de destek almıştır. Dolayısıyla bence cinayeti FETÖ işletti ama dönemin Ergenekoncularından da bazılarından —Ergenekon örgütünden değil, Ergenekonculardan bazılarından— da destek aldı. İşte bu destekçilerden zaten ikisi Kaşif Kozinoğlu rahmetlinin koğuş arkadaşıydı. Ve orada dikkat et sen Hasan Atilla Uğur'un savcılıktaki ifadelerini? Ne diyor? Hiçbir şey demiyor. "Hatırlamıyorum" diyor. "Hatırlamıyorum". "Hangi ilacı verdin?", "Hatırlamıyorum". "Çıktığında elinin arkasında bir şey var saklıyorsun, değnek mi iğne mi her neyse artık bir şey var saklıyorsun, ne var?", "Hatırlamıyorum" diyor. Şimdi savcılık bu kadar çok nisyan ile malul olan birine onun hatırlayacağı bir şeyler söylemeli." kaydetti. "Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir" Akgönül Perinçek'in soruşturmada bilgili olduğunu değerlendirerek, "Peki kimdir acaba hatırlayanlar? Kim olabilir? Doğu Perinçek. Bence Doğu Bey, Doğu Perinçek Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir. Yani Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'i çağıracağına, Emin Olcay'ı çağıracağına, Doğu Perinçek'i bilgi verme sıfatıyla... Ama ne sanık ne tanık. Hani burada da Doğu Bey'i biz zan altında bırakmayalım. Çünkü Kaşif Kozinoğlu ölmeden önce Doğu Perinçek'e bir sürü mektup gönderiyor. Bunlar var. "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" diye kitap olarak yayınlanıyor. Kaynak Yayınları'nın genel yayın yönetmeni ve Doğu Perinçek bilgi verme sıfatıyla savcılığa davet edilmelidir." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı'ndan erken seçim açıklaması: "Cumhurbaşkanımızın aday olacağını öngörüyorum" Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı'ndan erken seçim açıklaması: "Cumhurbaşkanımızın aday olacağını öngörüyorum"

Yeni Anayasa çalışmaları ve meclis desteği AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, Ağrı'da Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında basın mensupları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci ile AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız'ın da katıldığı programda anayasa çalışmaları, seçim takvimi ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, yeni anayasa hazırlıkları hakkında konuştu. Partisinin oluşturduğu 10 kişilik komisyonun çalışmalarını sürdürdüğünü ve hazırlıklarını tamamladığını belirten Yavuz, anayasa değişikliği için Meclis'te 360 milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyulduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Biz topyekûn sivil, demokratik yeni bir anayasa yapma hevesindeyiz. Onu yapmasak 360 bile anayasayı referanduma getireceğimizi söyledik." "Bir hafta bile olsa maksat hasıl oluyor" Seçim takvimine ilişkin merak edilen soruları yanıtlayan Yavuz, seçimlerin normal şartlarda Mayıs 2028'de yapılacağını kaydetti. Meclis'in seçimlerin yenilenmesine yönelik karar almasını arzu ettiklerini söyleyen Yavuz, seçimlerin öne alınması için uzun bir süreye ihtiyaç olmadığını vurguladı. Yavuz, erken seçim tartışmalarına ilişkin olarak, "Bu öne alma işinin altı ay, bir yıl olması gerekmiyor. Bir hafta bile olsa, çok net söylüyorum, maksat hasıl oluyor. O zaman niye biz acele edelim ki? Şimdi iş yapma zamanı" değerlendirmesinde bulundu. "Sayın Cumhurbaşkanımızın aday olacağını öngörüyorum" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığına ve seçim takvimine dair henüz parti tarafından alınmış resmi bir karar olmadığını vurgulayan Yavuz, şu açıklamalarda bulundu: "Partinin aldığı bir karar yok. Ama ben seçim tarihi Mayıs, ondan çok kısa bir süre önce seçim yenileme kararının alınabileceğini ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da aday olacağını öngörüyorum." "Terörsüz Türkiye" sürecinde geniş ittifak vurgusu Açıklamalarında "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Ali İhsan Yavuz, toplumda ve Meclis'te sürece yönelik geniş bir destek bulunduğunun altını çizdi. Sürece dair çok büyük bir ittifak söz konusu olduğunu belirten Yavuz, "Çok büyük bir ittifak söz konusu. Hem toplumda hem Meclis'te çok büyük bir ittifak var. Biz bu işi halledelim, bu süreci toparlayalım" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.