SON DAKİKA

#Erzurum

HABER DEĞER - Erzurum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erzurum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu'ndan kuruluş yıl dönümünde kararlı mesajlar: "CHP makamla satın alınamaz" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan kuruluş yıl dönümünde kararlı mesajlar: "CHP makamla satın alınamaz"

"9 Eylül Türk Ulusunun 'Ben varım' dediği gündür" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, il kadın kolları başkanları ve il gençlik kolları başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen "Geçmişin Değerlendirilmesi ve Gelecek Vizyonunun Tespiti" başlıklı toplantıda başkanlık göreviyle bir konuşma yaptı. Partinin tarihsel köklerine ve kuruluş felsefesine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün bir milletin ayağa kalkışını, bir devletin yeniden kuruluşunu ve büyük bir ülkünün siyaset sahnesindeki temsilini selamlıyoruz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş ruhunu selamlıyoruz. Bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde emperyalizme karşı ayağa kalkan Türk milletinin iradesini selamlıyoruz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin hikayesi bir tabela ile başlamadı. Bir makam odasında başlamadı. Bir kişinin şahsi ikbali için kurulmadı... Kökleri Sivas'tadır. Kökleri Erzurum'dadır. Kökleri Kuvayımilliye'dedir 9 Eylül bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül bir ulusun, Türk ulusunun ‘ben varım’ dediği gündür." "Komşularımızla barış isteriz ama bağımsızlığımızdan vazgeçmeyiz" Dış politika ve egemenlik anlayışına da değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ulusal çıkarlarından ve bağımsızlığından ödün vermeyeceğini belirterek şunları kaydetti: "Biz komşularımızla barış isteriz, barış içinde yaşamak isteriz. Ama Türkiye'nin haklarından vazgeçerek değil. Biz dünyayla iş birliği isteriz. Ama bağımsızlığımızdan vazgeçmeyiz. Biz güçlü ittifaklar isteriz. Ama başkasının taşeronu olarak değil, kendi kararını verebilen egemen güçlü bir devlet olarak isteriz ki Türkiye'nin dostu çok olsun ama Türkiye'nin sahibi yalnızca ve yalnızca Türk milleti olsun." Sınırlar ötesinde macera aramadıklarını ancak içeride hiçbir tehdide boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, vatanın ve milletin bir bütün olduğunu dile getirdi. "Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamaz" Partinin hiçbir şahsa veya makama mülk olamayacağının altını çizen CHP lideri, satın alınabilirlik iddialarına ve gafillere şu sert sözlerle tepki gösterdi: "Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamaz. Rahmetli Baykal da söyledi. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin değeri parayla ölçülemez. Gafiller bunu çok iyi bilmeli, Cumhuriyet Halk Partisi makamla satın alınamaz. Menfaatle satın alınamaz, korkuyla satın alınamaz. Baskıyla satın alınamaz. Çünkü bu partinin mayasında Kuvayımilliye'nin ruhu vardır... Hiç kimse, hiç kimse bu partinin 100 yıllık tarihini kendi kişisel hesabına teslim edemez. Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendi makamının mülkü addedemez. Çünkü bu parti hiç kimsenin mülkü değildir. Bu parti milletindir." "Bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir" Geçmişteki hatalardan ders çıkarılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, parti içi birlik çağrısı yaparak sözlerini şöyle tamamladı: "Elbette bizim de hatalarımız oldu. Elbette yanlışlarımız oldu. Elbette birbirimizi kırdığımız zamanlarda oldu. Bunlardan ders çıkaracağız. Birbirimizi düşmanlaştırmayacağız. Çünkü biz aynı çınarın dallarıyız... Sevgili dostlarım bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz yoksulluğu yenme mücadelesidir. Hukuksuzluğu yenme mücadelesidir. Yolsuzluğu yenme mücadelesidir. Liyakatsizliği yenme mücadelesidir. Halkın üstüne karabasan gibi çöken umutsuzluğu yenme mücadelesidir. Ve bağımlılığı yenme mücadelesidir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den 30 Ağustos mesajı: "Son söz Türk Milletinindir" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den 30 Ağustos mesajı: "Son söz Türk Milletinindir"

Zaferin tarihsel arka planı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Dumlupınar Zaferi’nin Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki tarihsel önemine dikkat çekti. 30 Ağustos 1922'nin iki asrı aşan ricat devrinin tersine çevrildiği ve düşman önünde geri çekilen hudut çizgilerinin Türk süngüsünün istikametinde batıya doğru sürüldüğü gün olduğunu belirten Bahçeli, bu zaferin yalnızca birkaç günlük bir muharebeyle sınırlı olmadığını ifade etti. Karlofça Antlaşması’yla başlayan toprak kayıplarının 93 Harbi ve Balkan Harpleri ile ağırlaştığını, Trablusgarp’tan Kafkasya’ya, Çanakkale’den Filistin’e kadar cephelerde büyük kayıplar verildiğini hatırlatan Bahçeli, Mondros ve Sevr sonrasındaki sürece dair şu değerlendirmeyi yaptı: "Mesele artık kaybedilmiş toprakların hesabından çıkmış, elde kalan son vatan üzerinde hür yaşayıp yaşayamayacağımızın davasına dönüşmüştür." Sakarya'dan Kocatepe'ye uzanan mücadele İstiklal Harbi’nin toplumun tüm kesimlerinin katıldığı bir milli seferberlik ruhuyla yürütüldüğünü belirten Bahçeli, Samsun’dan başlayan mücadelenin Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden Ankara’da devlet iradesine dönüştüğünü kaydetti. Türk ordusunun İnönü ve Kütahya-Eskişehir muharebelerinin ardından Sakarya’nın doğusuna çekilmesine rağmen iradesinden hiçbir şey kaybetmediğini ifade eden Bahçeli, Sakarya Meydan Muharebesi için, "Sakarya’da yirmi iki gün ve gece boyunca kanla tutulan hat, yedi düvelin sırtını sıvazladığı Yunan taarruzunun belini kırmış" dedi. Dumlupınar ve İzmir'e ulaşan yolculuk 26 Ağustos’ta Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun Afyon hattını parçaladığını ve dört gün boyunca ilerleyerek Dumlupınar’daki nihai hesaplaşmaya ulaştığını belirten Bahçeli, 30 Ağustos gününü şu sözlerle aktardı: "Nihayet 30 Ağustos’ta Dumlupınar, iki asırlık hesabın görüldüğü meydana dönüşmüştür. Piyadenin süngüsü, topçunun ateşi, süvarinin yıldırım misali sürati ve Mehmetçiğin ölümden sakınmayan imanıyla emperyalist hesapların piyonlarını tarumar etmiş." Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki Türk ordusunun zaferden sonra durmadığını, 9 Eylül’de İzmir’e ulaşıldığını vurgulayan Bahçeli, "Anadolu’ya sokulan müstevli, başladığı yerde denize dökülmüştür" ifadelerini kullandı. 'Bu vatan üzerinde son söz Türk Milletinindir' 30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin bağımsızlık iradesini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Bahçeli, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Kocatepe’de alınan karar, Dumlupınar’da verilen hüküm, İzmir’de nihayet bulan hakikat bellidir: Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir!" Bahçeli, açıklamasının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Harbi’ne katılan kahraman silah arkadaşlarını, şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle anarak mesajını "30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!" sözleriyle bitirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku'ya intihar süsü mü verildi? Haber

Gülistan Doku'ya intihar süsü mü verildi?

Soruşturmanın 5. dalgasından 10 gözaltı Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, faili meçhul suçların aydınlatılmasına yönelik yürütülen soruşturmalarda önemli gelişmeler kaydedildiğini duyurdu. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonu, Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman dilimine dair PTS ile iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca genç kızın kaybolmasının ardından Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişimler ile su altı arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldı. Doku’nun eşyaları su altına sonradan mı konuldu? Açıklamada, adli makamlardan gizlendiği tespit edilen dalgıç defterindeki kayıtlar ile resmi arama tutanaklarının birbiriyle uyuşmadığı ortaya çıktı. Gülistan Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir algı ve görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine yönelik somut bulgulara ulaşıldığı bildirildi. Soruşturmanın bu yeni ve kritik deliller ışığında derinleştirilerek sürdürüldüğü kaydedildi. 18 Yıllık Dede Baltacı cinayetinde 4 Tttuklama Bakan Gürlek, açıklamasında yıllardır aydınlatılamayan bir diğer dosya olan Dede Baltacı cinayetine ilişkin de bilgi verdi. 2008 yılında Şereflikoçhisar'da ölü bulunan Baltacı'nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ve İlçe Jandarma Komutanlığının ortak çalışmalarıyla yeniden ele alındı. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, güncellenen Adli Tıp raporu ve bunlarla uyumlu tanık beyanları neticesinde cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Düzenlenen operasyon sonucunda şüphelilerden F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklanırken, halihazırda cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalara ilişkin kararlılık mesajı vererek, "Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızla güçlü koordinasyon içerisinde, teknolojinin ve bilimin bütün imkânlarını kullanarak gerçeği ortaya çıkarmaya devam edeceğiz. Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir" ifadelerini kullandı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonu; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkânlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 29, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku soruşturmasında 4 polis memuru tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 4 polis memuru tutuklandı

Gözaltındaki diğer 10 şüphelinin emniyet ve jandarmadaki işlemleri sürerken, soruşturma kapsamındaki toplam tutuklu sayısı artış kaydetti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının titizlikle yürüttüğü Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişmeler peş peşe yaşanıyor. Operasyonların dördüncü dalgasında gözaltına alınan ilk 8 şüpheliden 6'sı, tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Dört polis memuru cezaevine gönderildi Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Bir şüpheli ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Öte yandan Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen 2 adli kontrol kararına itirazda bulundu. 10 şüphelinin işlemleri devam ediyor Dosya kapsamındaki operasyonlar hız kesmeden sürerken, gözaltında bulunan diğer 10 şüphelinin emniyet ve jandarmadaki sorgu ve işlemlerine devam edildiği öğrenildi. Bu kişilerin işlemlerinin tamamlanmasının ardından gün içinde Erzurum Adliyesi'ne sevk edilmeleri bekleniyor. Toplam tutuklu sayısı yükseliyor Daha önce gerçekleştirilen 21 ve 23 Temmuz tarihlerindeki operasyonlarda, Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde 17 kişi gözaltına alınmış ve bunlardan 16'sı tutuklanmıştı. Bu dalgada tutuklanan isimler arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Türkan Soner, eşi Handan Soner, meslekten ihraç edilen polis memuru Gökhan Ertok ile bir güvenlik korucusu da yer almıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız"

Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde yürütülen soruşturmaların kapsamlı şekilde derinleştirildiği bildirildi. Bu hafta gerçekleştirilen operasyonlarla birlikte toplam 32 şüpheli hakkında adli işlem tesis edildiği açıklandı. Soruşturmanın son durumu ve tutuklamalar Yürütülen yasal işlemler kapsamında 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 14 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Kırmızı bültenle aranan 1 şüphelinin Türkiye’ye iade süreci başlatılırken, 2 şüphelinin gözaltı işlemlerinin devam ettiği ifade edildi. Soruşturmada, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Daha önceki süreçte ise zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmıştı. Firari şüpheli Umut Altaş'ın ise ABD'de gözaltına alındığı bildirildi. Teknik incelemeler titizlikle sürdürülüyor Soruşturmanın teknik boyutuna dikkat çeken Adalet Bakanı Akın Gürlek, HTS ve daraltılmış baz kayıtları, kamera görüntüleri, dijital materyaller, mali hareketler, hastane verileri, araçlar, DNA ve kriminal bulguların mercek altına alındığını vurguladı. Özellikle şüpheliler tarafından silindiği veya değiştirildiği değerlendirilen kayıtların geri getirilmesi için uzman ekiplerin yoğun bir çalışma yürüttüğü kaydedildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde ise dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in tanık olarak ifadeye çağrıldığı belirtildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku soruşturmasında eski valinin yazışmaları ortaya çıktı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında eski valinin yazışmaları ortaya çıktı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde yeni delillere ulaşıldı. Eski Vali Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasındaki yazışmaların; suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirildiği öğrenildi. Bu kapsamda, halihazırda tutuklu bulunan şüpheliler Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok haricindeki 2 şüpheliye yönelik bu sabah Ankara'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Şok yazışmalar ve yasa dışı dinleme iddiaları Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, eski Vali Tuncay Sonel'e gönderilen mesajlarda yasa dışı dinleme ve fiziki takibe ilişkin dikkat çekici ifadeler yer aldı. İhraç polis memuru Gökhan Ertok'un, hazırladığı rapor niteliğindeki mesajlarda şu ifadeleri kullandığı belirlendi: "Cep telefonunu kopyaladık, ön ve arka kamerasını izleyebiliyorsunuz. Evine, mutfağına ve odasına böcek yerleştirildi." Yazışmaların devamında ise yerde yüzüstü yatan ve başından kanlar akan bir şahsın fotoğrafının eski Vali'ye gönderildiği, ardından küfürlü ifade kullanıldığı görüldü. Vali hesabından bu mesaja "Olur Kardeş" yanıtının verildiği, devamında ise polis memurunun "Talimatınızı bekliyorum, her zaman emrinizdeyiz" şeklinde karşılık verdiği tespit edildi. "Dağıt aslanım" talimatı Dosyadaki bir başka yazışmada ise tabanca fotoğrafıyla birlikte Vali tarafından gönderildiği iddia edilen mesajlar dikkat çekti. Vali hesabından iletilen "Dağıt aslanım kardeşim", "Torbacıları kimler", "Pislik kimler" mesajlarına karşılık, emniyet mensubunun belindeki silahın fotoğrafını göndererek yanıt verdiği anlaşıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Diyarbakır’da Devegeçidi Barajı’na "bereket" yağdı Haber

Diyarbakır’da Devegeçidi Barajı’na "bereket" yağdı

Bölgede etkili olan yoğun yağışlar sayesinde baraj gölü yeniden doldu. 1972 yılında tarımsal sulama amacıyla inşa edilen ve 220 milyon metreküp depolama kapasitesine sahip olan barajın son doluluk seviyesi, dron ile havadan görüntülendi. İklim değişikliği ve yağış azlığı nedeniyle daha önce su seviyesinde ciddi kayıplar yaşanan baraja, 2019 yılında tarımsal üretimin aksamaması için Dicle Baraj Gölü’nden 30 milyon metreküp su takviyesi yapılmıştı. Ancak bu kış ve bahar mevsimlerinde gelen bereketli yağışlar, barajın imdadına yetişti. Bölge sakinlerinden İbrahim Aslan, "Kar ve yağmur epey iyi yağdı ve baraj tamamen doldu. 2019'dan beri şu ana kadar böyle dolmamıştı. Yağışlar olmasa bile bu barajın doluluk oranı 2 yıla yetecek kadar var" ifadelerini kullanarak sevincini paylaştı. Erzurum’un saklı cenneti Zagos Gölü de hayat buldu Kuraklık sonrası gelen sevindirici haberlerin bir diğeri de Erzurum'dan geldi. İspir ilçesindeki çam ormanlarının arasında bulunan ve "Zagos" olarak bilinen göl, baharın gelişiyle birlikte Deve Dağları’nda eriyen kar sularıyla doldu. Her yıl bu dönemde yeniden hayat bulan ve eşsiz bir doğal güzelliğe bürünen Zagos Gölü, çevresindeki karlı zirvelerle birlikte kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Doğaseverlerin uğrak noktalarından biri olan göl, yazın ilerleyen dönemlerinde ise doğal süreçle birlikte küçülerek büyük ölçüde kuruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meteoroloji'den nisan ayı sıcaklık analizi: En yüksek sıcaklık Kozan’da ölçüldü Haber

Meteoroloji'den nisan ayı sıcaklık analizi: En yüksek sıcaklık Kozan’da ölçüldü

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, 1991-2020 normalleri nisan ayı ortalama sıcaklığı 12,3 derece iken, 2026 yılı Nisan ayı sıcaklığı 11,7 derece olarak tespit edildi. Ay boyunca sıcaklıklar yurdun büyük bölümünde mevsim normalleri civarında seyrederken; Antakya, Mardin, Siirt ve Amasya gibi birçok merkezde normallerin altında, Demre ve Çeşme çevrelerinde ise normallerin üzerinde bir seyir izlendi. Erzurum ve Kozan arasındaki keskin fark Nisan ayında Türkiye genelinde ölçülen uç değerler, yurdun doğusu ile güneyi arasındaki sıcaklık farkını bir kez daha ortaya koydu. Ayın en düşük sıcaklığı -11,4 derece ile Erzurum’da kayıtlara geçerken, en yüksek sıcaklık 31,9 derece ile Kozan’da ölçüldü. Doğu Anadolu Bölgesi genelinde ortalama sıcaklık 7,8 derece olarak kaydedilirken, bölgenin en sıcak noktası 25,1 derece ile Iğdır oldu. Bölgelerin sıcaklık karnesi Bölgesel bazdaki verilerde ise Marmara Bölgesi 12,1 derecelik bir ortalama yakalarken, bölgenin en düşük sıcaklığı -0,2 derece ile Lüleburgaz’da görüldü. Ege Bölgesi'nde en yüksek sıcaklık 31,0 derece ile Aydın ve Nazilli’de tespit edilirken, İç Anadolu Bölgesi'nde en düşük sıcaklık -7,3 derece ile Sivas’ın Kangal ilçesinde ölçüldü. Karadeniz Bölgesi’nde ise Artvin, Amasya ve Bayburt gibi illerde sıcaklıklar mevsim normallerinin altında kalırken, bölgenin en yüksek sıcaklığı 27,5 derece ile Boyabat’ta tespit edildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise Ceylanpınar 27,9 derece ile en yüksek, Diyarbakır -0,3 derece ile en düşük sıcaklığın yaşandığı merkezler oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.