SON DAKİKA

#Erzurum

HABER DEĞER - Erzurum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erzurum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eşitlik yolunda katledildiler: Onbeşler neden katledildi? Haber

Eşitlik yolunda katledildiler: Onbeşler neden katledildi?

Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı, Türkiye Komünist Partisi’ni kurarak antiemperyalist mücadeleyi sosyalizm hedefiyle birleştirmek isteyen ilk kuşak komünistlerdi. 1920 sonunda Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye katılmak amacıyla yola çıkan bu heyet, 28–29 Ocak 1921 gecesi Trabzon açıklarında Karadeniz’de katledildi. Olay, Türkiye sol tarihinin en büyük kırılmalarından biri olarak kayda geçti. Türkiye’de komünist hareketin öncüsü: Mustafa Suphi kimdi? Mustafa Suphi (1883–1921), Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) kurucusu ve ilk genel başkanıydı. Giresun’da doğan Suphi, Galatasaray Lisesi’nden sonra Paris’te siyaset bilimi eğitimi aldı. İttihat ve Terakki’ye muhalif kimliği nedeniyle sürgün edildi, Rusya’da Bolşeviklerle tanıştı ve 1917 Ekim Devrimi’ne aktif destek verdi. 1920’de Bakü’de toplanan kongrede TKP’nin kuruluşuna öncülük etti. TKP’nin kuruluşu ve Anadolu’ya yöneliş 10 Eylül 1920’de Bakü’de yapılan kongrede TKP resmen kuruldu. Parti programında, emperyalizme karşı yürütülen Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın destekleneceği ve bu mücadelenin emekçilerin iktidarıyla tamamlanacağı ilan edildi. Mustafa Suphi ve yoldaşları, bu hedef doğrultusunda Anadolu’ya geçerek Ankara hükümetiyle doğrudan temas kurmayı amaçladı. Erzurum’dan Trabzon’a: Planlı bir tecrit Aralık 1920 sonunda Bakü’den yola çıkan TKP heyeti, 28 Aralık’ta Kars’a ulaştı. Başlangıçta olumlu karşılanan heyet, Erzurum’da kışkırtılmış kalabalıkların tehdidiyle karşılaştı ve kente sokulmadı. Ardından “güvenlik” gerekçesiyle Trabzon’a yönlendirildi. 27 Ocak 1921’de Trabzon’a varan Suphi ve yoldaşları, burada da linç atmosferiyle karşılandı. 28–29 Ocak 1921: Karadeniz’de Onbeşler Katliamı 28 Ocak gecesi Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı, Trabzon Limanı’ndan bir motor tekneyle denize açıldı. Teknenin kontrolünü elinde bulunduran Yahya Kaptan ve adamları tarafından saldırıya uğrayan heyetin tamamı bıçaklanarak öldürüldü ve Karadeniz’e atıldı. Cesetlere hiçbir zaman ulaşılamadı. Olay tarihe “Onbeşler Katliamı” olarak geçti. Katledilen 15 komünist önderin tam listesi Karadeniz’de katledilen TKP kurucu kadrosu şu isimlerden oluşuyordu: Mustafa Suphi – TKP Genel Başkanı Ethem Nejat – TKP Genel Sekreteri Bahaeddin (Aşçıoğlu) Kazım Ali (Manisalı) Kazım Hulusi Maksut (Kıralioğlu) Emin Şefik Cemil (Cemil Nazmi) Nazmi İsmail (Çitoğlu) Mehmet (Hatipoğlu) Mehmet Ali Hayrettin (Ahmetoğlu) İsmail Hakkı (Dr. İsmail Hakkı) İsmail Hakkı (“Topçu” lakaplı) Marya (Meryem) Suphi – TKP teknik komite üyesi, Mustafa Suphi’nin eşi Marya Suphi’nin akıbeti: Katliamın en karanlık sayfası Mustafa Suphi’nin eşi Marya Suphi, Trabzon’da zorla alıkonuldu ve diğer yoldaşlarıyla birlikte denize çıkarılmadı. Sonrasında yaşadıklarına dair anlatımlar farklılık gösterse de, Marya Suphi’nin de ağır şiddete maruz kaldığı ve hayatını kaybettiği yönünde güçlü tanıklıklar bulunuyor. Akıbeti tam olarak aydınlatılamayan Marya Suphi, Onbeşler’in trajedisinin sembol isimlerinden biri olarak anılıyor. Katliamın ardından: TKP ve sosyalist hareket Onbeşler’in katledilmesiyle TKP, daha kuruluşunun üzerinden aylar geçmişken tüm merkez kadrosunu kaybetti. Parti uzun yıllar yeraltında faaliyet yürütmek zorunda kaldı. Katliam, Türkiye’de sosyalist hareketin önüne çekilen ilk büyük set olarak değerlendirildi. Nazım Hikmet’in “Göğsümde on beş yara var” dizeleri, bu kaybın kolektif hafızadaki yerini simgeledi. Yıldönümünde anma: Onbeşler unutulmuyor Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı, her yıl 28–29 Ocak’ta Türkiye’nin birçok kentinde anılıyor. Sol partiler, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri, Onbeşler’i antiemperyalist ve sosyalist mücadelenin ilk şehitleri olarak selamlıyor. Mezarı Karadeniz’in derinlikleri olan bu 15 komünist, aradan geçen 100 yılı aşkın zamana rağmen Türkiye solunun hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Turistik Doğu Ekspresi kış sezonu için yola çıktı Haber

Turistik Doğu Ekspresi kış sezonu için yola çıktı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın turizm odaklı demiryolu hamlelerinden biri olan Turistik Doğu Ekspresi, kış sezonu programını başlattı. Ankara’dan Kars’a uzanan hatta hizmet verecek trenin, Anadolu’nun doğal ve kültürel mirasını yerinde deneyimleme imkânı sunması amaçlanıyor. Yeni sezonda haftada üç gün karşılıklı sefer Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara Garı’nda yaptığı açıklamada, trenin 27 Şubat 2026’ya kadar Ankara–Kars yönünde pazartesi, çarşamba ve cuma; Kars–Ankara yönünde ise çarşamba, cuma ve pazar günleri sefer yapacağını bildirdi. Toplam 60 sefer planlanan sezonda, trenin 8 adet konforlu yataklı vagon ve 1 yemek vagonundan oluştuğu belirtildi. Geniş kapasite, uzun soluklu deneyim Trenin tek seferde yaklaşık 160 yolcu kapasitesiyle hizmet vereceğini aktaran Uraloğlu, bu sezon toplamda 10 bin 800 yolcunun ağırlanmasının hedeflendiğini söyledi. Ankara–Kars yolculuğu Erzincan’da 2 saat 30 dakika, Erzurum’da 4 saat ve Kars’ta yaklaşık 3 saatlik duraklamalarla gerçekleştirilecek. Gençlere özel U-FEST iş birliği Bakan Uraloğlu, gençlerin seyahat deneyimine katılımını artırmak amacıyla U-FEST organizasyonlarıyla iş birliği yapıldığını belirtti. Bu kapsamda, üniversitelerden seçilecek 80 öğrenciyle birlikte toplam 160 öğrencinin Turistik Doğu Ekspresi’nde misafir edileceği, yolculuk boyunca kültürel ve deneyimsel etkinlikler düzenleneceği kaydedildi. Yeni turistik hatlar da gündemde Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin yanı sıra Kars–Erzurum, Erzurum–Kars ve Turistik Diyarbakır Ekspresi gibi hatların da değerlendirildiğini ifade etti. Türkiye’nin doğal ve tarihi mirasının demiryolu üzerinden dünyaya tanıtılmasının hedeflendiğini vurguladı. Anadolu’nun hikâyesi raylarda Yetkililer, Turistik Doğu Ekspresi’nin yalnızca bir ulaşım aracı değil; Anadolu’nun tarihini, kültürünü ve coğrafyasını deneyimleten bütüncül bir seyahat modeli sunduğunu belirterek, kış sezonunda yurttaşları bu yolculuğa davet etti.

Çay demlerken dehşeti yaşadı: Patlama oldu, ev başına yıkıldı! Haber

Çay demlerken dehşeti yaşadı: Patlama oldu, ev başına yıkıldı!

Kars’ın Digor ilçesine bağlı Varlı köyünde meydana gelen olayda, gaz kaçağı bulunan mutfak tüpünü fark edemeyen 29 yaşındaki Mehmet Gezer, çakmağı yakmasıyla patlamanın ortasında kaldı. Patlamada vücudunun yüzde 26’sı yanan Gezer, Erzurum’da tedavi altına alındı. Gaz kaçağı patlamaya yol açtı Kars’ta, Digor ilçesinin Varlı köyünde toprak bir evde yaşayan Mehmet Gezer, mutfakta çay demlemek istediği sırada büyük mutfak tüpündeki gaz sızıntısını fark edemedi. Çakmağı yakmasıyla birlikte şiddetli bir patlama meydana geldi ve evin büyük bölümü çöktü. Ağır yanıklarla hayatta kaldı Patlamanın ardından çıkan yangında Gezer’in yüzü, elleri, kolları ve bacaklarında ikinci ve üçüncü derece yanıklar oluştu. Toprak yığınlarıyla dolan evden kendi imkânlarıyla çıkmayı başaran Gezer, çevredekilerden yardım istedi. İlk müdahalesi Digor Devlet Hastanesi’nde yapılan yaralı, ambulansla Erzurum Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakım sürecinin ardından tedavi sürüyor Erzurum’da üç gün yoğun bakımda kalan Gezer’in hayati tehlikeyi atlattığı, tedavisinin Yanık Tedavi Merkezi’nde devam ettiği bildirildi. Doktorlar, ilerleyen süreçte cerrahi müdahale gerekebileceğini belirtti. “Ev tamamen kullanılamaz hale geldi” Ailenin verdiği bilgilere göre patlama ve yangın sonrası evde kullanılabilir hiçbir eşya kalmadı. Olayın ardından Gezer’in yaşadığı travmayı atlatmakta zorlandığı ifade edilirken, köyde dayanışma çağrıları da yükseldi. Uzmanlardan uyarı: Gaz güvenliği hayati Yetkililer ve sağlık çalışanları, mutfak tüplerinde düzenli kontrol yapılmasının, gaz kokusu hissedildiğinde kesinlikle ateş yakılmamasının ve acil durumlarda hızla dışarı çıkılarak yardım istenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Erzurum’da yüzlerce mezar kazıldı: Dondurucu soğuklar öncesi ‘kış mesaisi’ başladı Haber

Erzurum’da yüzlerce mezar kazıldı: Dondurucu soğuklar öncesi ‘kış mesaisi’ başladı

Erzurum’da kış şartları etkisini göstermeye başlamasıyla birlikte hava sıcaklıkları eksi 30 dereceye kadar geriledi. Türkiye’nin en sert kışlarını yaşayan kentte, yoğun kar yağışı ve don nedeniyle toprak kazılamaz hale geldiği için yüzlerce mezar kış gelmeden açılmaya başlandı. Toprak donunca mezar açmak imkânsız hale geliyor Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü, şehir merkezindeki Asri Mezarlığı’nda iş makineleri ve personel eşliğinde kışlık mezar kazı çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı. Yetkililer, derin don nedeniyle toprağın betona dönüştüğünü, bu nedenle defin işlemlerinin ancak önceden hazırlık yapılarak yürütülebildiğini belirtiyor. “Kışın makinelerin bile uçları kırılıyor” Mezarlık görevlisi Salim Uğurlu, kışın çalışmanın neredeyse imkânsız olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Kışın don oluyor, mezar açmak çok zorlaşıyor Makinelerin uçları kırılıyor. Bu yüzden yaz aylarında hazırlık yapıyoruz. Çukurlar önceden açılsa bile defin öncesi tekrar çalışma yapmamız gerekiyor. İşimiz gerçekten çok zor.” Her yıl kasım–aralık aylarında kazı yapılıyor Erzurum’da gelenek haline gelen uygulama kapsamında belediye ekipleri, her yıl kasım ve aralık aylarında kış boyunca kullanılacak mezar yerlerini önceden hazır hale getiriyor. Bu yıl da yüzlerce mezarın kazımı tamamlanmak üzere.

Meteoroloji’den hafta sonu alarmı: 17 il için sarı kodlu uyarı verildi Haber

Meteoroloji’den hafta sonu alarmı: 17 il için sarı kodlu uyarı verildi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hafta sonuna girilirken Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgeleri başta olmak üzere toplam 17 il için sarı kodlu uyarı yayımladı. Hava sıcaklıklarında düşüş beklenirken kuvvetli sağanak ve kar yağışı nedeniyle yurttaşların sel, su baskını ve buzlanmaya karşı tedbirli olması istendi. Hafta sonu yağışlı hava birçok bölgede etkisini artıracak Kasım ayının ortasına gelinmesiyle hava sıcaklıkları düşmeye başladı. Meteoroloji’nin 15 Kasım 2025 tarihli raporunda, özellikle hafta sonu planı yapan yurttaşları ilgilendiren önemli uyarılar yer aldı. Kıyı Ege, Trakya’nın bazı ilçeleri ve Doğu Anadolu’da kuvvetli sağanak ile yer yer kar beklendiği açıklandı. Bugün sağanak yağış ve kar birçok kentte görülecek Meteoroloji’ye göre Kıyı Ege ile Edirne, Kırklareli, Çanakkale çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Erzurum, Muş, Bitlis’in doğusu, Kars, Ağrı ve Van’ın batısında ise yağışların zaman zaman karla karışık yağmur ve kara dönmesi öngörülüyor. Rüzgârın Marmara’da kuzey yönlerden, diğer bölgelerde ise güneyden hafif ve orta kuvvette esmesi bekleniyor. Meteoroloji 17 il için sarı kod yayımladı: Sel ve kar riski uyarısı yapıldı Kuvvetli yağışların etkili olacağı iller için sarı kodlu uyarı açıklayan Meteoroloji, yurttaşlara ani gelişen hava olaylarına karşı dikkatli olma çağrısında bulundu. Sarı kod verilen 17 il: Adıyaman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Batman ve Şırnak. Yetkililer, bu illerde sel, su baskını, buzlanma ve yer yer yoğun kar yağışı riskine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti. Bazı büyükşehirlerde günün hava tahminleri açıklandı Meteoroloji, güncel sıcaklık tahminlerini de paylaştı. Buna göre: Ankara 20°C – Parçalı ve az bulutlu İstanbul 20°C – Parçalı bulutlu İzmir 24°C – Öğleden sonra yerel sağanak yağışlı Bursa 22°C – Parçalı bulutlu Çanakkale 21°C – Öğleden sonra gök gürültülü sağanak Muğla 20°C – Yerel sağanak bekleniyor Antalya 24°C – Parçalı bulutlu Erzurum 16°C – Doğu ilçeleri sağanak yağışlı Van 16°C – Batı ilçelerinde sağanak bekleniyor Diyarbakır 27°C – Az bulutlu Meteoroloji, ani hava değişimlerinin yaşanabileceğini hatırlatarak resmi uyarıların takip edilmesini önerdi.

İki ili birbirine düşüren bin yıllık lezzet: Cağ kebabı Kıpçaklardan günümüze miras Haber

İki ili birbirine düşüren bin yıllık lezzet: Cağ kebabı Kıpçaklardan günümüze miras

Bin yıllık geçmişe sahip Anadolu lezzeti cağ kebabı, kökenine dair süregelen tartışmalarla bir kez daha gündeme geldi. Yıllardır “Erzurum’un mu, Artvin’in mi?” sorusuna net yanıt bulunamazken, Artvin Çoruh Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, bu eşsiz yemeğin aslında Kıpçak Türklerinden günümüze ulaşan bir kültürel miras olduğunu söyledi. Erzurum ve Artvin arasındaki coğrafi işaret yarışı yıllardır sürüyor. Lezzetin iki şehir arasında paylaşılamadığı tartışmada Erzurum, 2010 yılında “Oltu cağ kebabı” adıyla coğrafi işaret tescili aldı. Artvin ise 2020’de “Yusufeli cağ döner” markasıyla sürece katıldı. Böylece cağ kebabı, hem Doğu Anadolu hem Doğu Karadeniz mutfağının simgesi haline geldi. Kıpçak Türkleri, cağ kebabının tarihsel köklerini oluşturdu. Prof. Dr. Ercoşkun, Selçukluların 11. yüzyılda Anadolu’ya ilerlemesiyle Kafkasya’daki dengelerin değiştiğini ve Gürcistan Krallığı’nın savunma amacıyla kuzeyde yaşayan Kıpçak Türklerini bölgeye davet ettiğini belirtti. “Yaklaşık 40 bin Kıpçak ailesi Artvin, Ardahan, Ahıska ve Batum çevresine yerleştirildi. Bugün Artvin, Erzurum ve Ardahan hattındaki kültürel benzerlikler, bu yerleşimin izlerini taşır.” dedi. Kökleri Orta Asya’nın şişte et pişirme geleneğine dayanıyor. Kıpçakların Karadeniz’in kuzeyinde kurduğu devletin (1030–1241) mirası olan bu yemek kültürünün, Orta Asya’dan taşınarak yerel damak tadıyla harmanlandığını anlatan Ercoşkun, “Cağ kebabı sadece bir yemek değil, bu coğrafyanın tarihi belleğidir. Yatay şişte ağır ağır pişen et, Türk mutfak kültüründe sürekliliğin simgesidir.” ifadelerini kullandı. Cağ kebabı Türkiye genelinde gastronomi turizminin gözdesi haline geldi. Ercoşkun’un araştırmasına göre 2024 itibarıyla cağ kebabı restoran sayısı Erzurum ve İstanbul’da 50’şer adede ulaştı. Ankara’da 20, Bursa’da 15, Artvin, İzmir ve Kocaeli gibi illerde ise 10’ar restoran bulunuyor. Bu yaygınlaşma, cağ kebabının yöresel bir lezzetten ulusal bir gastronomi markasına dönüşmesinde etkili oldu. “Cağ kebabı, Türkiye’nin mutfak çeşitliliğinin sembollerinden biridir.” Artvin ve çevresinde son yıllarda artan cağ kebabı restoranlarının, bölge turizmine canlılık kattığını belirten Prof. Dr. Ercoşkun, “Bu yemek yalnızca Erzurum’un değil, Türkiye’nin gastronomik zenginliklerinin bir sembolü. Farklı illerde benimsenmesi, ortak kültürün en güzel yansıması.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

Erzurum’da sokak ortasında kadın cinayeti Haber

Erzurum’da sokak ortasında kadın cinayeti

Erzurum’un Yakutiye ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan olayda, Salih Aybas (34), peşinden koştuğu Nermin Tirit’i (30) sitenin bahçesinde tabancayla öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. İkili olay yerinde hayatını kaybetti. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde Tirit’in kaçmaya çalıştığı, Aybas’ın ise silahla arkasından koştuğu görülüyor. Fail, daha önce kadına yönelik şiddet suçundan tutuklanmış, 22 Ekim’de tahliye edilmişti. Edinilen bilgilere göre Aybas, 2023 yılında Nermin Tirit’e karşı “kadına yönelik şiddet”, “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “tehdit” suçlarından tutuklanmış, yaklaşık iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra 22 Ekim 2025’te serbest bırakılmıştı. Cinayetin, tahliyeden sadece 12 gün sonra işlendiği belirtildi. Olay sitenin bahçesinde gerçekleşti: Polis ve sağlık ekipleri geldiğinde her iki kişi de yaşamını yitirmişti. Ömer Nasuhi Bilmen Mahallesi’nde bulunan sitede sabah 07.00 sıralarında gerçekleşen saldırı sonrası bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Tirit ve Aybas’ın cansız bedenleri olay yerinde yapılan incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun olay yerine gelerek inceleme yaptı. Nermin Tirit üniversitede temizlik personeli olarak çalışıyordu; arkadaşları “defalarca şikâyetçi oldu” dedi. Erzurum Teknik Üniversitesi’nde çalışan Tirit’in çevresindekilere, Aybas’ın tahliyesi sonrası yeniden tehditler aldığını söylediği öne sürüldü. Yakınları, Tirit’in önceki şiddet olayları nedeniyle koruma başvurusunda bulunduğunu hatırlattı. Bir kadın daha, bilinen fail tarafından öldürüldü: Şiddet, tahliye, takip, cinayet… Olay, Türkiye toplumunda kadın cinayetleri ve koruma mekanizmalarının yetersizliği üzerine yeniden tartışma başlattı. Şüphelinin daha önce aynı kadına saldırdığı için tutuklanmış olması, buna rağmen tahliye sonrası hiçbir denetim uygulanmaması tepkilere yol açtı.

Bakan Tekin duyurdu: Okul kayıt sisteminde yeni dönem başlıyor Haber

Bakan Tekin duyurdu: Okul kayıt sisteminde yeni dönem başlıyor

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okul kayıtlarında uzun süredir tartışma yaratan adrese dayalı sistemin istismar edilmesini önlemek için 2026 eğitim-öğretim yılından itibaren yeni bir döneme geçileceğini açıkladı. Tekin, “Sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir uygulamayı hayata geçireceğiz. Böylece sahadaki baskılar sona erecek,” dedi. “Bazı okullarda 40 kişilik sınıflar, yanındaki okulda 15 öğrenci var” Bakan Tekin, Erzurum Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü’nde düzenlenen ilçe milli eğitim müdürleri toplantısında konuştu. Ankara’daki okul ziyaretinde öğretmenlerin “okul kayıt baskısı” konusunu gündeme getirdiklerini hatırlatarak, kayıt sisteminde ciddi dengesizlikler yaşandığını söyledi: “İlkokul ve ortaokullarda sınavla öğrenci alan okullar dışında, yerleştirmeleri adrese dayalı yapıyoruz. Ancak bazı veliler çocuklarını adresleri uymadığı halde ‘popüler’ denilen okullara kaydettirmek istiyor. Bu da hem baskı oluşturuyor hem de planlamamızı bozuyor.” Tekin, bazı bölgelerde sınıf mevcudunun 37-38’e kadar çıktığını, buna karşın birkaç sokak ötedeki okullarda sınıfların 15-20 öğrenciye kadar düştüğünü belirtti. “Planlamamızı adres bazlı yapıyoruz, ama bu tür kayıt talepleri dengesizlik yaratıyor,” diye konuştu. “Kayıt parası söylentisi aslında adres uyuşmazlığından kaynaklanıyor” Bakan Tekin, veliler arasında sıkça dile getirilen “kayıt parası isteniyor” iddialarına da açıklık getirdi. “Okul müdürlerinin velilere ‘adresiniz bu okula uygun değil’ demesini, bazı veliler ‘kayıt parası istiyor’ diye yorumluyor. Müdürün söylediği şey, yasal adres dışında kayıt yapılamayacağıdır. Kimse kayıt parası vererek çocuğunu adres dışı okula kaydettiremeyecek.” “Yeni sistemle baskılar bitecek” Milli Eğitim Bakanı, yeni dönemde okul kayıt sisteminin tamamen dijital olarak sınırlanacağını ve bu konuda İçişleri Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütüldüğünü duyurdu. “Önümüzdeki yıldan itibaren, belirlenen kontenjan dolduğunda okul kayıtları otomatik olarak kapanacak. Bu sayede il ve ilçe müdürlerimiz, okul yöneticilerimiz kayıt baskısından kurtulacak. Adrese dayalı sistemin sabote edilmesini önleyeceğiz.” “Atölyeler sınıfa dönüştürülmek zorunda kalıyor” Tekin, bazı bölgelerde aşırı kayıt baskısı nedeniyle okullarda fiziksel alanların bile kaybolduğunu söyledi: “Birçok okulda müzik atölyesi, kütüphane gibi alanlar kapatılıp sınıfa dönüştürülüyor. Çünkü o kadar çok öğrenci geliyor ki idareciler mecbur kalıyor. Biz bunu ortadan kaldırmak istiyoruz.” Yeni kayıt döneminin hedefi: Adil ve dengeli dağılım Yeni sistemle birlikte her öğrencinin kendi mahallesindeki okula yönlendirilmesi, böylece derslik başına düşen öğrenci sayısının ülke genelinde dengelenmesi hedefleniyor. Tekin, bu uygulamanın eğitimde fırsat eşitliğini güçlendireceğini belirterek, “Eğitimin kalitesi yalnızca müfredatla değil, sınıf ortamındaki dengeli dağılımla da ilgilidir. Biz bunu sağlamak istiyoruz,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.