SON DAKİKA

#Etik

HABER DEĞER - Etik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Önce Siyaset Değişmeli” konferansı Ankara’da başladı Haber

“Önce Siyaset Değişmeli” konferansı Ankara’da başladı

Ankara’da The Green Park Hotel Ankara’da düzenlenen Demokrasi Platformu’nun “Önce Siyaset Değişmeli” başlıklı Bahar Konferansları-1 etkinliği bugün saat 14.00’te başladı. Türkiye siyasetinin mevcut sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışmayı amaçlayan konferans, akademisyenler, siyasetçiler ve gazetecileri bir araya getirdi. Siyasetin dönüşümü masaya yatırılıyor Konferansın ana teması, Türkiye’de siyasal sistemin yapısal sorunları ve demokratik hukuk devleti çerçevesinde yeniden inşa ihtiyacı olarak öne çıktı. Etkinlikte konuşmacılar, siyaset kurumunun işleyişinden kuvvetler ayrılığı ilkesine, siyasal etik sorunlarından reform önerilerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunuyor. Alanında tanınmış isimler konuşmacı olarak yer aldı Konferansta eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve gazeteci-yazar Taha Akyol gibi isimler yer alırken; gazeteci Bekir Ağırdır, Prof. Dr. Doğu Ergil ve Prof. Dr. Hüseyin Çelik de farklı başlıklarda sunumlar gerçekleştiriyor. Katılımcılar, Türkiye’de siyaset kültürünün dönüşümü ve kamusal tartışma ortamının güçlendirilmesine yönelik görüşlerini paylaşıyor. Demokratik hukuk devleti vurgusu Etkinliğin açılışında yapılan değerlendirmelerde, demokratik hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve siyasal sistemde şeffaflık ile hesap verebilirliğin artırılması gerektiği vurgulandı. Konferansın, farklı görüşlerin bir araya gelerek tartışabildiği bir zemin oluşturmayı hedeflediği belirtildi. Siyasal ahlâk vurgusu öne çıktı Konferansta söz alan siyaset bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil, siyasal etik tartışmasına dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ergil, siyasal ahlâkın yalnızca teorik bir kavram olmadığını, doğrudan yönetim anlayışını belirleyen somut bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Ergil, “Siyasal ahlâk, soyut bir erdem değil, somut bir sorumluluktur. Devlet kutsal değildir ama malı herkesin olduğu için korunması gereken bir yapıdır. Yetki mutlak değil, bir emanettir ve alınan her karar hesap vermek içindir” ifadelerini kullandı. Yönetenlerin bu ilkelerden uzaklaşmasının toplumsal güveni zedeleyeceğini belirten Ergil, güven duygusunun zayıflaması halinde yalnızca siyasal sistemin değil, ekonomik ve hukuki yapının da ciddi biçimde zarar göreceğine dikkat çekti. Kamusal tartışma kültürüne katkı hedefi Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen etkinliğin, Türkiye’de kamusal tartışma kültürünü geliştirmeyi ve siyaset alanında yeni perspektifler sunmayı amaçladığı ifade edildi. Konferansın gün boyunca devam etmesi ve farklı oturumlarla zenginleşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’da siyaset ve demokrasi gündemi: Önemli isimler bir araya geliyor Haber

Ankara’da siyaset ve demokrasi gündemi: Önemli isimler bir araya geliyor

Türkiye’de siyasal sistem ve demokrasi tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, farklı alanlardan önemli isimler Ankara’da düzenlenecek bir konferansta bir araya geliyor. Etkinlikte, siyaset kurumunun işleyişi ve çözüm önerileri masaya yatırılacak. Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Bahar Konferansları” serisinin ilk buluşması, 5 Nisan’da Ankara’da gerçekleştirilecek. “Önce siyaset değişmeli” başlığıyla yapılacak konferansta, Türkiye’nin demokratikleşme süreci farklı yönleriyle ele alınacak. Hukuk, siyaset ve etik başlıkları öne çıkıyor Platformdan yapılan açıklamada, Türkiye’de yaşanan pek çok sorunun temelinde siyaset kurumunun işleyişine dair yapısal sorunların bulunduğu vurgulandı. Bu kapsamda konferansta hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, siyasal etik ve siyasetin finansmanı gibi başlıkların tartışılacağı belirtildi. Alanında deneyimli isimler konuşacak Konferans programında Haşim Kılıç, Taha Akyol, Bekir Ağırdır, Doğu Ergil, Hüseyin Çelik ve Ertuğrul Günay gibi isimler yer alıyor. Katılımcıların, farklı perspektiflerden çözüm önerilerini paylaşması bekleniyor. Konferans 5 Nisan’da düzenlenecek Etkinlik, 5 Nisan 2026 Pazar günü saat 14.00 ile 17.00 arasında The Green Park Hotel’de gerçekleştirilecek. Konferansın basına açık olacağı ve kamuoyunun süreci yakından takip edebileceği ifade edildi. Türkiye toplumunda siyasal tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde düzenlenecek konferansın, farklı görüşlerin bir araya geldiği bir diyalog zemini oluşturması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Akademide yapay zeka krizi Haber

Akademide yapay zeka krizi

Akademik çalışmalarda kullanılan yapay zeka araçları, veri güvenliği ve mahremiyet tartışmalarının merkezine yerleşti. 24 Mart 2026 tarihinde gündeme gelen bir olayda, yayımlanmamış bir çalışmanın dolaylı şekilde başka bir makalede kullanıldığı iddiası, akademi dünyasında ciddi bir tartışma başlattı. Süreç, bir akademisyenin hakemlik yaptığı makalede kendi adına yapılan atıfları fark etmesiyle ortaya çıktı. İnceleme sırasında kaynakçada yer alan bir çalışmanın gerçekte var olmadığı, ancak içeriğinin henüz yayımlanmamış bir araştırmayla büyük ölçüde örtüştüğü tespit edildi. “Hayalet kaynak” tartışması büyüyor Uzmanlara göre bu durum, yapay zeka sistemlerinin yalnızca açık kaynakları değil, kullanıcıların sisteme sunduğu içerikleri de işleyebildiği yönündeki endişeleri güçlendiriyor. Gerçekte var olmayan ancak akademik görünüme sahip referansların üretilmesi, “hayalet kaynak” olarak adlandırılırken, bu durumun bilimsel güvenilirliği zedeleyebileceği ifade ediliyor. Veri güvenliği endişesi öne çıktı Olayda dikkat çeken bir diğer unsur ise ilgili akademisyenin daha önce çalışması için yapay zekadan destek almış olması oldu. Bu durum, yüklenen verilerin nasıl işlendiği ve saklandığına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Uzmanlar, akademik metinlerin yayımlanmadan önce dolaylı yollarla ifşa edilme riskine karşı daha sıkı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Yayınevlerinden şeffaflık vurgusu Uluslararası yayınevleri, yapay zekanın akademik çalışmalarda kullanımına belirli kurallar çerçevesinde izin veriyor. Bu kurallar arasında kullanılan araçların açıkça belirtilmesi ve şeffaflık ilkesi öne çıkıyor. Ancak yaşanan son gelişme, konunun yalnızca etik değil, aynı zamanda ciddi bir veri güvenliği meselesi olduğunu ortaya koydu. Akademi dünyasında tartışmalar sürerken, yapay zeka kullanımına yönelik yeni düzenlemelerin gündeme gelmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bu bebek gerçek mi, yapay mı? Görenleri şoke eden “reborn” akımı kontrolden çıkıyor! Haber

Bu bebek gerçek mi, yapay mı? Görenleri şoke eden “reborn” akımı kontrolden çıkıyor!

Son dönemde özellikle sosyal medya platformlarında hızla yayılan “reborn” bebekler, hiper gerçekçi görünümleriyle hem hayranlık uyandırıyor hem de tartışma yaratıyor. El işçiliğiyle üretilen bu bebekler, gerçek bir yeni doğanı taklit edecek şekilde tasarlanıyor ve görenleri şaşkına çeviriyor. Gerçek bebekten ayırt etmek neredeyse imkânsız Reborn bebekler, özel silikon veya vinil malzemeler kullanılarak hazırlanıyor. Sanatçılar tarafından tek tek boyanan cilt detayları, damar izleri, saç ekimi ve ağırlık dengesi sayesinde bu bebekler gerçek bir bebeğin hissini veriyor. Hatta bazı modellerde nefes alıyormuş hissi yaratan mekanizmalar bile bulunuyor. Sosyal medyada viral oldu TikTok ve Instagram’da paylaşılan videolar sayesinde reborn bebekler milyonlarca kişi tarafından izleniyor. Kullanıcılar, bu bebekleri gerçek sanarak tepki verirken, bazı içerikler özellikle “şok etkisi” yaratmak için hazırlanıyor. Bu durum, içeriklerin hızla yayılmasını sağlıyor. Kimileri için terapi, kimileri için tartışma konusu Reborn bebekler yalnızca koleksiyon ürünü değil. Bazı kullanıcılar bu bebekleri psikolojik destek amacıyla kullanıyor. Özellikle çocuk kaybı yaşayan bireyler veya yalnızlık hissiyle baş etmeye çalışan kişiler için bir tür terapi aracı olarak görülüyor. Ancak bu durum, bazı uzmanlar tarafından tartışmalı bulunuyor. Fiyatları dudak uçuklatıyor Tamamen el yapımı olan reborn bebeklerin fiyatları kullanılan malzeme ve işçiliğe göre değişiyor. Basit modeller birkaç bin TL’den başlarken, ultra gerçekçi ve özel yapım bebekler on binlerce TL’ye kadar çıkabiliyor. Gerçek ile yapay arasındaki çizgi bulanıklaşıyor Teknoloji ve el sanatlarının birleşimiyle ortaya çıkan reborn bebekler, gerçeklik algısını sorgulatan yeni bir trend olarak öne çıkıyor. Bu bebekler, bir yandan sanat olarak değerlendirilirken, diğer yandan etik ve psikolojik boyutlarıyla tartışılmaya devam ediyor. Sosyal medaya ilgi çeken reborn bebek videosunu buradan izleyebilirsiniz: https://x.com/_fluxfeeds/status/2034971285944770735?s=20 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hak ettiği değeri görememiş 5 film Haber

Hak ettiği değeri görememiş 5 film

Wristcutters: A Love Story (2006) Goran Dukic’in yönettiği film, Etgar Keret’in kısa öyküsünden uyarlanmış sıra dışı bir kara mizah hikâyesi sunuyor. İntihar edenlerin gittiği kasvetli bir arafta geçen anlatı, kayıp, pişmanlık ve umut kavramlarını tuhaf bir yol filmi üzerinden ele alıyor. Eski sevgilisini bulmak için yola çıkan Zia’nın hikâyesi, absürt mizah ile varoluşsal sorgulamayı aynı anda taşımasıyla akılda kalıyor. Perfetti Sconosciuti (2016) Paolo Genovese’nin yönettiği film, basit bir oyun üzerinden ilişkilerin kırılganlığını açığa çıkarıyor. Bir akşam yemeğinde herkes telefonunu ortaya koymayı kabul ettiğinde, sırlar hızla görünür hale geliyor. Modern ilişkilerde mahremiyet, sadakat ve dijital hayatın etkisini çarpıcı bir gerçekçilikle anlatan film, minimal mekânına rağmen yüksek gerilim kurmayı başarıyor. The Sunset Limited (2011) Tommy Lee Jones ve Samuel L. Jackson’ın iki karakter üzerinden yürüttüğü diyalog, sinemada nadir görülen bir felsefi tartışmaya dönüşüyor. Hayatın anlamı, inanç, umutsuzluk ve varoluş üzerine kurulu film neredeyse tamamen konuşmalardan oluşmasına rağmen güçlü oyunculuklarıyla izleyiciyi içine çekiyor. Minimal anlatımıyla büyük sorular soran bir yapım. The Last Seduction (1994) Neo-noir türünün en güçlü örneklerinden biri sayılan film, manipülasyon ve güç ilişkileri üzerine kurulu karanlık bir gerilim sunuyor. Linda Fiorentino’nun performansı filmi sürüklerken, hikâye klasik suç anlatısını ters yüz ediyor. Karakter merkezli ilerleyen yapı, seyirciyi sürekli etik sınırları sorgulamaya itiyor. In Bruges (2008) Martin McDonagh’ın kara mizah ile suç hikâyesini birleştirdiği film, iki tetikçinin Bruges’te geçirdiği bekleme sürecini anlatıyor. Mizah ile suçluluk duygusu arasında gidip gelen anlatı, affedilme, hata ve insanlık üzerine güçlü bir atmosfer kuruyor. Şehir mekânının karakter gibi kullanılması filmi özel kılan unsurlardan biri. Bu beş film, gişe başarılarından bağımsız olarak sinemanın anlatı gücünü hatırlatan yapımlar arasında yer alıyor. Büyük hikâyeler bazen küçük ölçekli filmlerde saklı olabiliyor. Eğer farklı bir sinema deneyimi arıyorsanız, bu liste yeni favorilerinizi bulmanız için iyi bir başlangıç olabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türk futbolundaki bahis skandalına UEFA’dan sert uyarı: Bu durum tüm hakemler için bir hatırlatmadır Haber

Türk futbolundaki bahis skandalına UEFA’dan sert uyarı: Bu durum tüm hakemler için bir hatırlatmadır

Türk futbolunda ortaya çıkan bahis skandalı, uluslararası yankı uyandırdı. TFF’nin bahis hesaplarına sahip olduğu tespit edilen hakemleri görevden uzaklaştırması sonrası UEFA, Avrupa genelindeki tüm hakemlere resmi bir e-posta göndererek benzer ihlallerin ağır disiplin süreçlerine yol açacağını vurguladı. “Türkiye’de yaşananlar bir uyarı niteliğindedir” UEFA Hakemlik Hizmetleri Başkanı Chris Wild imzasıyla paylaşılan mesajda, hakemlerin herhangi bir maçta görev alsalar da almasalar da futbol müsabakalarına bahis oynamalarının kesin biçimde yasak olduğu hatırlatıldı. Türkiye’deki olayın “ciddi bir ihlal örneği” olduğu belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Bu durum, hakemlerin futbol maçlarına bahis oynamasının asla iyi bir fikir olmadığını hatırlatan bir fırsat sunmaktadır. UEFA’nın şartlarına göre maç yetkilileri, rekabet maçlarıyla ilgili doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir bahis faaliyetine katılamaz.” UEFA metninden dikkat çeken bölümler • “Türkiye’de bazı hakemlerin federasyon kurallarını ihlal ederek bahis hesapları açtığı medyaya yansımıştır.” • “Bu olay, ilgili hakemlerin TFF tarafından men edilmesiyle sonuçlanmıştır.” • “UEFA maçlarında görev alan tüm hakemler, disiplin yönetmeliği gereği bahis faaliyetlerinden uzak durmak zorundadır.” Skandalın UEFA’ya taşınması ne anlama geliyor? Olay, yalnızca Türkiye’yi değil Avrupa’daki tüm hakemlik sistemini etkileyecek bir örnek vaka haline geldi. UEFA’nın bu uyarısı, ileride Avrupa kupalarında görev alacak Türk hakemlerin daha sıkı incelemeye tabi tutulabileceği yorumlarına yol açtı. TFF içinde devam eden soruşturmanın büyümesi hâlinde, bahis skandalının FIFA Etik Komitesi’ne kadar taşınabileceği konuşuluyor.

Hacıosmanoğlu itiraf etti: 152 hakem aktif olarak bahis oynuyor! Haber

Hacıosmanoğlu itiraf etti: 152 hakem aktif olarak bahis oynuyor!

TFF Başkanı’ndan sarsıcı açıklama: “Türk futbolunun temizlenmesi hakemlerden başlayacak” TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Riva’daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, Türk futbolunda şok etkisi yaratan bir açıklamada bulundu. Hacıosmanoğlu, “Türk futbolunun değişime ve ahlaki yenilenmeye ihtiyacı var” diyerek başladığı konuşmasında, hakem camiasında geniş çaplı bir soruşturma yürütüldüğünü duyurdu. “500 aktif hakemimizin 371’inin bahis hesabı bulunduğu, 152’sinin aktif olarak bahis oynadığı tespit edilmiştir.” — İbrahim Hacıosmanoğlu, TFF Başkanı “Bir hakem 18 binin üzerinde bahis oynamış” TFF Başkanı, yapılan dijital incelemelerde bazı hakemlerin çok yüksek miktarlarda bahis işlemi yaptığının ortaya çıktığını söyledi. “Bir hakem tek başına 18 binin üzerinde bahis oynamış. Bazıları ise sadece tek bir maçta bahis yapmış. Ama bu bile Türk futbolunun güvenilirliği açısından büyük bir sorundur.” Hacıosmanoğlu, disiplin sürecinin hızla başlatıldığını, tespit edilen isimlerin Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edileceğini de duyurdu. “Kısa süre içinde gerekli cezaları alacaklar. Bu konuda kimseye tolerans göstermeyeceğiz.” “Türk futbolu temizlenmek zorunda” TFF Başkanı, açıklamasının devamında futbolun itibarının hakemlerden başlayarak yeniden inşa edileceğini vurguladı. “Bu ülkenin futbolu temizlenmek zorunda. Ahlaklı bir futbol düzeni istiyoruz. Biz bu işe en hassas noktadan, yani hakemlerden başladık. Kimse dokunulmaz değildir.” Hacıosmanoğlu’nun sözleri, uzun süredir gündemde olan “hakem yapılanmasındaki çeteleşme ve manipülasyon” iddialarını yeniden alevlendirdi. Futbol kamuoyu şokta: “Türk futbolu tarihinin en büyük skandallarından biri” Açıklamanın ardından futbol kamuoyunda büyük yankı oluştu. Birçok yorumcu, 152 hakemin bahis oynamasının “Türk futbol tarihinin en büyük skandallarından biri” olduğunu belirtti. Eski hakemler, TFF’nin bu açıklamayla birlikte “şeffaf bir temizlik operasyonuna girdiğini” ancak sürecin çok daha derinlemesine yürütülmesi gerektiğini savundu. Disiplin süreci başlıyor: PFDK gündemde TFF Hukuk Müşavirliği’nin, bahis oynadığı tespit edilen 152 hakem hakkında disiplin dosyası hazırladığı öğrenildi. Hakemlerin büyük bölümünün amatör ve bölgesel liglerde görev yaptığı, ancak bazılarının Süper Lig ve 1. Lig kadrosunda yer aldığı iddia edildi. “Bu bir temizlik operasyonudur, gözümüzün yaşına bakmayacağız.” — İbrahim Hacıosmanoğlu Sonuç: Türk futbolunda “temizlik dönemi” başlıyor Hacıosmanoğlu’nun açıklamaları, Türk futbolunda uzun süredir konuşulan ama belgelenemeyen bir krizi resmiyete döktü. TFF’nin önümüzdeki günlerde kamuoyuyla hakem isimlerini paylaşması ve kalıcı yaptırımlar uygulaması bekleniyor. Türk futbolunun güvenilirliği açısından bu süreç, sadece bir disiplin meselesi değil — aynı zamanda adalet, etik ve yeniden yapılanma sınavı olarak görülüyor. “Türk futbolu ya bu bataktan çıkacak, ya da güvenini tamamen yitirecek.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.