SON DAKİKA

#Ev Hapsi

HABER DEĞER - Ev Hapsi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ev Hapsi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in uyuşturucu testi negatif çıktı Haber

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in uyuşturucu testi negatif çıktı

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Güllü’nün evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. “Tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun, olay günü uyuşturucu madde etkisi altında oldukları yönündeki iddialar Adli Tıp raporuyla doğrulanmadı. Adli Tıp: Saç örneğinde maddeye rastlanmadı Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi’nin raporuna göre, her iki şüpheliden alınan saç örneklerinde uyuşturucu, uyarıcı ya da ilaç etken maddesine rastlanmadı. Böylece kamuoyunda geniş yankı uyandıran “madde etkisi” iddiaları bilimsel bulgularla çürütülmüş oldu. Olay gecesi iddiaları gündem olmuştu Soruşturma sürecinde, olay gecesi uyuşturucu kullanıldığına dair iddialar sıkça dile getirilmiş, Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter de savcılık ifadesinde bu ihtimali öne sürmüştü. Adli Tıp raporu, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Bilirkişi raporu: Dış kuvvet ve temas vurgusu Öte yandan olay yerinde yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda, Güllü’nün geriye doğru düşmesi için dengesini bozacak nitelikte “bir dış kuvvet ve temas”ın varlığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca intihara dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı belirtildi. Soruşturma çok yönlü sürüyor Şüphelilerden Tuğyan Ülkem Gülter tutuklu bulunurken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı uygulanıyor. Savcılık, bilirkişi ve Adli Tıp raporlarını da dikkate alarak olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturmayı çok yönlü biçimde sürdürüyor.

Güllü’nün hesapları didik didik edildi: Miras iddiaları çöktü mü? Haber

Güllü’nün hesapları didik didik edildi: Miras iddiaları çöktü mü?

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. Kimlerin şikâyetçi olduğu, incelemenin nerede ve neden yapıldığı ile neyin tespit edildiği savcılık kayıtlarına yansıdı; ilk bulgular kamuoyuna yansıyan iddialarla örtüşmedi. Savcılık miras iddiaları üzerine mali inceleme başlattı Ölümün ardından miras tartışmalarının gündeme gelmesiyle, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla sanatçının banka ve sigorta kayıtları mercek altına alındı. Elli’den fazla banka ve sigorta kurumu ile yazışma yapıldığı, sigorta ödemesine rastlanmadığı ve banka hesaplarında yalnızca 250–850 lira aralığında küçük tutarların bulunduğu belirlendi. Gayrimenkul kaydı netleşti, yüksek bir servet saptanmadı Yapılan araştırmada Güllü’nün Çınarcık’ta annesinden kalan iki dairesi olduğu tespit edildi. Bunun dışında kamuoyuna yansıyan yüksek meblağlı mal varlığı iddialarını doğrulayacak bir bulguya ulaşılmadı. Aile içi suç duyuruları soruşturmayı derinleştirdi Sanatçının kardeşleri ile yeğenleri arasında karşılıklı suç duyuruları yapılırken, bazı başvuruların mirasçılık koşulları nedeniyle dosyaya dâhil edilmediği bildirildi. Süreçte farklı beyanlar ve şikâyetler soruşturmanın kapsamını genişletti. Şüpheli beyanlar ve tutuklama kararı dosyada yer aldı Teknik ve fiziki takip sonrası, ifadelerinde çelişkiler olduğu değerlendirilen kişiler hakkında adli işlemler yapıldı. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi. Oğlundan dikkat çeken ifade: “Gerçek ortaya çıksın” Sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, savcılığa müşteki sıfatıyla uzun bir ifade verdi. Gülter’in, annesinin bir cinayete kurban gitmesi hâlinde olayla bağlantısı olan herkesten şikâyetçi olacağını, aksi durumda ailesiyle ilgili suçlama yöneltmeyeceğini söylediği aktarıldı. Miras işlemleri için kritik tarih vurgulandı Mirasçılık belgesinin 6 Ekim 2025’te alındığı, bu tarihten önce miras üzerinde işlem yapılmasının mümkün olmadığı kayıtlara geçti. Savcılık, hem ölümün koşullarını hem de mali hareketleri çok yönlü incelemeyi sürdürüyor.

Güllü’nün oğlu konuştu: Ablam, Kervan için annemi öldürebilir Haber

Güllü’nün oğlu konuştu: Ablam, Kervan için annemi öldürebilir

Güllü’nün Yalova’da hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada çarpıcı bir ifade ortaya çıktı. Sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, savcılıkta verdiği ifadede ablası hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu. Kızı tutuklandı, oğlu müşteki olarak ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de meydana gelen olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklandı. Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, soruşturmada müşteki sıfatıyla ifade verdi. “Kervan için herkesi karşısına alır” Gülter, ifadesinde annesi ile ablası arasında özellikle ablasının sevgilisi Kervan nedeniyle sık sık tartışmalar yaşandığını belirtti. Ablasının ilişkilerinde ailesini karşısına alabilen bir yapıda olduğunu öne süren Gülter, annesinin de bu ilişkiden rahatsız olduğunu söyledi. “Vebal almak istemiyorum ama…” Savcılıkta kendisine yöneltilen “Ablan, Kervan için anneni öldürebilir mi?” sorusuna Gülter’in şu yanıtı verdiği öğrenildi: “Vebal almak istemiyorum ama Kervan için öldürebilir. Kervan için her şeyi yapabilir. Daha önceki ilişkilerinde de böyleydi.” Olay günüyle ilgili anlatımı Gülter, olay günü İstanbul’da olduğunu, ablasının kendisine annesini düşerken tam olarak görüp görmediğine dair net bir anlatım yapmadığını söyledi. Olayın detaylarını özellikle sormadığını belirten Gülter, bazı noktaların zamanla kendisinde şüphe uyandırdığını ifade etti. “Eğer cinayet varsa herkesten şikayetçiyim” İfadesinin sonunda Gülter, annesinin ölümünün cinayet olması halinde olaya karışan herkesten şikayetçi olacağını vurgulayarak, “Gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorum. Böyle bir şey yoksa kendini kanıtlasın, varsa yapan herkes cezasını çeksin” dedi.

“231 gün sonra özgürlük” İSKİ Daire Başkanı Adem Şanlısoy’un ev hapsi kaldırıldı Haber

“231 gün sonra özgürlük” İSKİ Daire Başkanı Adem Şanlısoy’un ev hapsi kaldırıldı

İBB’ye yönelik soruşturmanın ikinci dalgasında gözaltına alındıktan sonra ev hapsine alınan İSKİ Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy hakkında verilen tedbir kararı 231 gün sonra kaldırıldı, elektronik kelepçesi söküldü. Mahkeme 231 gün sonra ev hapsini kaldırdı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan **İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy hakkında verilen ev hapsi kararı sona erdi. Mahkeme, yaklaşık yedi buçuk aydır devam eden adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti. Elektronik kelepçe çıkarıldı Ev hapsi kararının kaldırılmasının ardından görevliler, Şanlısoy’un ikametine giderek elektronik kelepçeyi çıkardı. Böylece Şanlısoy, 231 gün sonra üzerindeki adli kontrol uygulamasından tamamen kurtulmuş oldu. İkinci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınmıştı Adem Şanlısoy, 26 Nisan’da “ikinci dalga” olarak adlandırılan İBB soruşturması kapsamında gözaltına alınmış, dört günlük gözaltı sürecinin ardından çıkarıldığı mahkemece ev hapsi şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma sürecinde Şanlısoy hakkında uygulanan en ağır tedbirlerden biri olan ev hapsi, son kararla birlikte sona ermiş oldu. Soruşturma süreci devam ediyor Mahkeme ev hapsini kaldırırken, İBB’ye yönelik yürütülen soruşturmanın ise farklı başlıklar altında devam ettiği belirtildi. Karar, hem yerel yönetim çevrelerinde hem de kamuoyunda dikkatle takip edilen dosyalardan biri olarak kayda geçti.

Güllü cinayetinde korkunç final Haber

Güllü cinayetinde korkunç final

Yalova’da ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) evinin balkonundan düşerek şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada düğüm çözüldü. Annesini "kasten öldürmek" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasındaki TÜBİTAK raporu ve tanık itirafları, cinayetin planlı ve soğukkanlı bir şekilde işlendiğini ortaya koydu. Müzikli tuzak ve o son sözler: "Bay bay" Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli delil, evdeki güvenlik kamerası kayıtları üzerindeki TÜBİTAK incelemesi oldu. Rapora göre; Tuğyan ve arkadaşı Sultan Nur Ulu, alkollü olan Güllü'yü, sevdiği "Malkara" şarkısını açarak penceresi alçak olan odaya çekti. Ses analizinde netleştirilen kayıtlarda şu korkunç diyaloglar yer aldı: Tuğyan'ın annesine "Atacağım şimdi seni" dediği duyuldu. Yaşanan boğuşmanın ardından Güllü pencereden düştüğü sırada Tuğyan'ın arkasından "Hadi görüşürüz, bay bay" diye seslendiği tespit edildi. Arkadaşı her şeyi itiraf etti Olay sırasında evde bulunan ve "ev hapsi" adli kontrolüyle serbest bırakılan Sultan Nur Ulu, savcılıkta cinayeti itiraf etti. Ulu ifadesinde, "Gül Anne yüzünü cama dönük haldeydi. O esnada Tuğyan dizlerinin az yukarısından sarılarak onu itti ve dengesini kaybedip düştü. Ben şok oldum, sonra bana 'koş' dedi" şeklinde konuştu. Bavullarla kaçarken yakalandılar Teknik takipteki polis ekipleri, şüphelilerin cinayetin ardından yurt dışına kaçış hazırlığı yaptığını belirledi. İstanbul Büyükçekmece’de saklandıkları evden ellerinde bavullarla çıkan ikili, Gürcistan veya Fransa'ya kaçmak üzereyken yakalandı. Avukatları dosyadan çekildi Ortaya çıkan delillerin ardından Güllü’nün aile avukatları, kızı Tuğyan’ın savunmasından çekildiklerini duyurdu. Avukat Rahmi Çelik, adliye önünde yaptığı açıklamada, "Bizim nezdimizde yeterli şüphe oluşmuştur. Rahmetlinin manevi mirasını korumak adına dosyadan çekiliyoruz" ifadelerini kullandı. Tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddederek "Gerçekler ortaya çıkacak" derken, diğer şüpheliler serbest bırakıldı.

Samsun’da parkta uygunsuz davranışta bulunan iki kişi ev hapsine alındı Haber

Samsun’da parkta uygunsuz davranışta bulunan iki kişi ev hapsine alındı

Kamusal alanda yaşanan olay kısa sürede adli sürece dönüştü. Samsun’un İlkadım ilçesinde, Kılıçdede Mahallesi’ndeki parkta yurttaşların ihbarı üzerine polisin müdahalesiyle başlatılan süreç, aynı gün adliyeye taşındı. İddialara göre yaşları 82 ve 72 olan iki kişi parkta uygunsuz davranışta bulundu. İhbar sonrası Ahlak Büro devreye girdi, gözaltı gerçekleşti. Olayın bildirilmesi üzerine Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube’ye bağlı Ahlak Büro Amirliği ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekipler, parkta tespit ettikleri şüphelileri “hayasızca hareket” suçlamasıyla gözaltına aldı ve işlemler için emniyete götürdü. Adliyeye sevk edilen şüpheliler için ev hapsi kararı çıktı. Emniyetteki sorguların ardından iki kişi, Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, elektronik kelepçe uygulanmak suretiyle ev hapsi tedbirine hükmetti. Yetkililerden uyarı: Kamusal alanlarda hukuk sınırları nettir. Güvenlik birimleri, kamusal alanlarda toplum düzenini bozacak her türlü davranışa karşı müdahale edildiğini vurguladı. Yurttaşlardan benzer durumlarda doğrudan kolluk birimlerine başvurulması istendi. Soruşturma tedbir kapsamında sürüyor. Elektronik kelepçeyle takip edilecek şüpheliler hakkında adli süreç devam ederken, dosya kapsamındaki delillerin toplanmasına ve tanık beyanlarının değerlendirilmesine devam ediliyor.

Böcek ailesi soruşturmasında kritik gelişme Haber

Böcek ailesi soruşturmasında kritik gelişme

İstanbul’da Almanya’dan tatile gelen Böcek ailesinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Adli kontrolle serbest bırakılan otel sahibi H.O. ve otel çalışanı R.B. hakkında verilen karar, Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve iki isim için tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Şüpheliler bugün gözaltına alındı. İtiraz üzerine yakalama kararı Soruşturma kapsamında toplam 11 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, bunlardan 8’i tutuklanmış, 3 kişi ise adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Ancak otel sahibi H.O. ve çalışan R.B. hakkında verilen ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı kararı, savcılık itirazı üzerine yeniden değerlendirildi. Hakimlik, iki şüphelinin tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkardı. Kimyasal zehirlenme şüphesi güçleniyor Böcek ailesinin ölümüne ilişkin Adli Tıp ön raporu, aile bireylerinin kaldığı odada havalandırma sistemi bulunmadığını ve ölüm sebebinin kimyasal madde zehirlenmesi olabileceğini ortaya koymuştu. Otelin ilaçlamasını yapan şirket çalışanı D.C.’nin ifadesi ise soruşturmadaki ihmaller zincirini daha da belirginleştirdi. D.C.’nin, “Havanın sızmaması için her yeri kapattım” dediği öğrenilmişti. Ayrıca söz konusu çalışanın, başka bir zehirlenme olayında da adının geçtiği, izinsiz uygulama yaptığı ve para cezası aldığı basına yansımıştı. Ölüm anına dair çarpıcı detaylar Yaşanan trajedide, ailenin Beşiktaş’ta yemek yedikten sonra kaldıkları otelde fenalaştığı ve hastaneye kaldırıldıkları belirtilmişti. Anne Çiğdem Böcek, baba Servet Böcek ve çocukları Kadir Muhammet (6) ile Masal Böcek (3) tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Soruşturmada ortaya çıkan bir diğer kritik detay, babanın zehirlenen çocuklarını kucağında taşıyarak odanın kilidini kırmaya çalışması, ancak odanın içeriden kilitli olması nedeniyle çıkışın mümkün olmamasıydı. Otelin resepsiyonisti ise ifadesinde, “Oteli kilitleyip kebapçıya gittim” demiş ve odadaki kokudan hiç bahsetmediği belirlenmişti. İhmaller zinciri büyüyor Olayın ardından: Otelin havalandırma eksikliği, İlaçlama firmasının izinsiz işlem yapması, Resepsiyonistin oteli kilitleyerek ayrılması, Ailenin odada kapalı kalması, gibi birçok hatanın ölümcül etkilere yol açtığı değerlendiriliyor.

Beyoğlu’nda deterjanlı kahve skandalı: Münire A.’nın ifadesi ortaya çıktı Haber

Beyoğlu’nda deterjanlı kahve skandalı: Münire A.’nın ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Beyoğlu’nda bir kafede içtiği kahve sonrası aniden fenalaşan mühendisin neden hastanelik olduğu, kahvenin nasıl hazırlandığı, kimin sorumlu olduğu ve soruşturmanın hangi aşamada olduğu güvenlik kamerası görüntüleri ve ifadelerle netleşmeye başladı. Genç kadının kostik madde şüphesiyle yoğun bakıma alınması skandalı ülke gündemine taşıdı. Genç kadın kahve içtikten sonra ağır şekilde fenalaştı 26 yaşındaki mühendis Ayben Özçilingir Turtura, Beyoğlu’ndaki kafede içtiği Türk kahvesinden kısa süre sonra boğazında ve göğsünde yanma hissetti, lavaboya giderek fenalaştı. Hastaneye kaldırılan genç kadının boğaz, yemek borusu, soluk borusu, mide ve akciğerinde kimyasal yanıklar tespit edildi. Turtura’nın entübe edildiği öğrenildi. Kahvenin deterjanla yapıldığı kamera görüntüleriyle ortaya çıktı Soruşturmada, mutfakta kullanılan cam şişelere endüstriyel bulaşık deterjanı doldurulduğu ve kahvenin bu şişeden alınan suyla hazırlandığı belirlendi. Güvenlik kamerası görüntüleri, kahvenin nasıl yapıldığını adım adım ortaya koydu. İşletmenin çalışanları ve kahveyi yapan isim adliyeye sevk edildi Kahveyi hazırlayan Münire A. ile olay sırasında kafede bulunan işletme sorumlusu Sıla Nur Ö. adli makamlara sevk edildi. Her iki şüpheli için “yurtdışına çıkış yasağı” ve “ev hapsi” tedbiri uygulanmasına karar verildi. Kafe ise Beyoğlu Belediyesi ekiplerince mühürlendi. Münire A.: “Şişelerin üzerinde hiçbir ibare yoktu, su sanıp kullandım” Kahveyi yapan Münire A., ifadesinde yoğunluk sırasında yardım etmek için mutfağa geçtiğini anlattı. Tezgahta duran cam şişeleri su zannederek kahve makinesine doldurduğunu söyleyen Münire A., şu ifadeyi kullandı: “Şişelerin üzerinde hiçbir yazı yoktu, sıvının rengi de suyla aynıydı. ‘Su koydum’ diye Sıla Nur’a gösterdiğimde, bana bunun deterjan olduğunu söyledi. Çok üzüldüm, bilerek yaptığım bir şey değil.” “İş yeri bir anda müşteri doldu, yardım etmeye çalıştım” Münire A., etkinlik nedeniyle kafede bulunduğunu, çalışanların yoğunluğa yetişemediğini belirterek şöyle konuştu: “Kalabalık olunca yardım etmek istedim. İki kahveyi hazırladım, suyu da tezgâhtaki şişeden doldurdum. Ardından bir kahve daha yaptım. Su olduğuna inandığım şişeden doldurdum. Olayın nasıl olduğunu anlamaya çalışırken şişelerin deterjan dolu olduğunu öğrendim.” Sıla Nur Ö.: “O an dünyam başıma yıkıldı” İşletmenin çalışanı Sıla Nur Ö. ise ifadesinde, deterjan şişelerinin mutfakta sürekli kullanıldığını, üzerinde herhangi bir uyarı bulunmadığını ve Münire A.’nın yanlış şişeyi kullandığını kendisine söylediği anı şöyle aktardı: “Münire, ‘Kahveyi bu sulardan yaptım’ deyince şok oldum. Şişelerin içinde deterjan vardı. Biz deterjanların renginin sudan farkı olmadığı için bugüne kadar sorun yaşamamıştık. Keşke şişeleri işaretleseydik.” Kafe mühürlendi, soruşturma genişledi Baba Engin Ö. ve işletme sahibi Gülsüm Sude Ö.’nün bilgisine başvurulurken, adli kontrol tedbirleri uygulanmaya devam ediyor. Kafe mühürlenirken, polis ekiplerinin soruşturmayı genişlettiği, kahve örneklerinin incelendiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.