SON DAKİKA

#Fahiş Fiyat

HABER DEĞER - Fahiş Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fahiş Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek açıkladı: 41 dağıtıcı firmanın yöneticilerine gözaltı kararı Haber

Akın Gürlek açıkladı: 41 dağıtıcı firmanın yöneticilerine gözaltı kararı

Bin 029 çiftçinin beyanı incelendi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yaş sebze ve meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamalarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dev bir operasyon düğmesine basıldı. Soruşturma sürecinde Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi verilerinin yanı sıra Rekabet Kurulu ve büyükşehir belediyelerinin hal müdürlüklerinden alınan raporlar dosyaya eklendi. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda yaklaşık bin 029 çiftçinin beyanına başvuruldu. Çiftçilerin ürünlerini hangi bedelle tedarikçilere ulaştırdığı ve tedarikçi konumundaki şüphelilerin defter ve belgeleri incelenirken, bazısı büyük tedarikçi firmaların piyasadaki konumlarını kullanarak ürün arzını olduğundan az, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdiği tespit edildi. Şüphelilerin sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturduğu ve bu yolla yaş sebze ve meyve piyasasında yukarı yönlü fiyat manipülasyonu yaptığı belirlendi. Soruşturmanın fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları kapsamında yürütüldüğü bildirildi. 22 ilde 109 adrese eş zamanlı baskın Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, üreticinin emeğini ve vatandaşın bütçesini korumaya yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildiğini belirten Gürlek, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, "Tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticimizin emeği ve vatandaşımızın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyecektir" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz et operasyonunda marketlere milyonluk cezalar Haber

Beyaz et operasyonunda marketlere milyonluk cezalar

Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, gerçekleştirdiği 49. toplantısında, fahiş fiyat uygulamalarına geçit vermeyeceğini bir kez daha gösterdi. Bakanlık, İstanbul'da faaliyet gösteren ve haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen hem ulusal hem de yerel ölçekteki market işletmelerine toplam 10 milyon 114 bin 595 Türk Lirası tutarında idari para cezası kesildiğini duyurdu. Tüketiciyi koruma kararlılığı Bakanlıktan yapılan açıklamada, temel gıda ürünlerine erişimin korunması ve iç piyasada adil rekabet ortamının sürdürülmesi için denetimlerin kararlılıkla devam edeceği vurgulandı. Ticaret Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ekiplerinin saha incelemeleri neticesinde alınan yaptırım kararı için şu ifadeler kullanıldı: "Ticaret Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın ekonomik menfaatlerinin korunması, iç piyasada adil ve rekabetçi bir ticaret ortamının sürdürülmesi ve fahiş fiyat uygulamalarının önlenmesi amacıyla denetim faaliyetlerimiz kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu kapsamda, geçmiş yıllarda beyaz et sektörüne yönelik olarak Ticaret Bakanlığımız Müfettişleri tarafından gerçekleştirilen kapsamlı inceleme ve denetimler neticesinde çok sayıda işletme hakkında Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından idari yaptırımlar uygulanmıştır." Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu 49. toplantısını gerçekleştirdi: Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, beyaz et piyasasındaki fahiş fiyat uygulamalarına karşı idari yaptırım kararı aldı. (16.06.2026) pic.twitter.com/v3dygYctmd — T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) June 16, 2026 Sektör genelinde geniş çaplı soruşturma Sadece marketler değil, üretici düzeyinde de denetimler sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarının eş güdümüyle yürütülen soruşturmada, sektörün önde gelen 13 firmasına hukuka uygunluk ön denetimi yapması amacıyla "denetim kayyumu" atanmıştı. Şenpiliç, Banvit, Erpiliç, Lezita ve Gedik Tavukçuluk gibi dev firmaların dahil olduğu bu süreçte, şirketlerin üst düzey yöneticileri hakkında da adli işlemler başlatılmıştı. Söz konusu firmaların yöneticileri, emniyetteki işlemlerinin ardından yurt dışı çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Bakanlık, üretimden tüketime uzanan tedarik zincirinin her aşamasında olağan dışı fiyat hareketlerini yakından takip etmeye devam edeceğini bildirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek duyurmuştu: Beyaz et soruşturmasında gelişme Haber

Bakan Gürlek duyurmuştu: Beyaz et soruşturmasında gelişme

Operasyon süreci ve detaylar İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, İzmir, Samsun ve Uşak illerini kapsayan geniş çaplı operasyonda, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "fiyatları etkileme" ve "satıştan kaçınma" gibi suçlamalarla 32 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Soruşturma kapsamında 29 şüpheli gözaltına alınırken, ilgili 13 şirkete de denetim kayyımı atanmasına karar verilmişti. Adli kontrol şartıyla serbestlik Soruşturma sürecinde şirket yöneticileri ve yetkililerine yönelik arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Başsavcılığın yürüttüğü işlemlerin ardından mahkemeye sevk edilen 29 şüpheli, yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü içeren adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı. "Serbest piyasa düzenini zedelediler" Başsavcılık tarafından daha önce yapılan açıklamada, beyaz et sektöründe yaşanan fiyat artışlarına ilişkin gelen yoğun şikayetler üzerine inceleme başlatıldığı hatırlatıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucu, bazı şirket yetkililerinin arz, satış ve fiyatlama politikalarında ortak hareket ederek tüketici aleyhine uygulamalara imza attıkları ve bu durumun serbest piyasa düzeni ile adil rekabet ortamını zedelediğine yönelik kuvvetli şüphelerin oluştuğu belirtilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Evden şirket kurma dönemi başlıyor: Noter ve sicil zorunluluğu kalkıyor Haber

Evden şirket kurma dönemi başlıyor: Noter ve sicil zorunluluğu kalkıyor

Türkiye’de şirket kuruluş süreçlerinde köklü bir değişiklik kapıda. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, elektronik imza ile tamamen dijital ortamda şirket kurulmasına imkân sağlayacak düzenlemenin son aşamaya geldiğini açıkladı. Yeni sistemle birlikte noter ve ticaret sicil müdürlüğüne gitme zorunluluğu ortadan kalkacak. Tüm süreç dijital ortama taşınıyor Yeni düzenleme kapsamında şirket kuruluşuna ilişkin tüm işlemler elektronik ortama aktarılacak. Kuruluş sürecinde yapılması gereken ödemeler dahil tüm adımlar online olarak tamamlanabilecek. Böylece girişimciler evlerinden ya da ofislerinden, bilgisayar başında elektronik veya mobil imza ile şirket kurabilecek. Bu adımın, bürokrasiyi azaltarak girişimciliği teşvik etmesi ve iş kurma süreçlerini hızlandırması bekleniyor. MERSİS sistemi genişletiliyor Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden yürütülen işlemler de yeni düzenlemeyle daha kapsamlı hale getirilecek. MERSİS mobil uygulaması sayesinde şirket kuruluşunun yanı sıra değişiklik ve yapı dönüşümü gibi işlemler de dijital ortamdan yapılabilecek. Bakanlık ayrıca yapay zekâ destekli çözümlerin sisteme entegre edilmesi için çalışmalar yürütüyor. Yapay zekâ ihracata entegre ediliyor Bakan Bolat, yapay zekânın ihracat süreçlerinde aktif şekilde kullanılmaya başlandığını belirtti. Kolay İhracat Platformu (KİP) ve E-KİP gibi sistemler üzerinden firmalara veri odaklı analiz, pazar önerileri ve stratejik rehberlik sunuluyor. Bu sistemler sayesinde ihracatçıların hedef pazar belirleme ve rekabet analizi süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. KOBİ’lere dev finansman desteği Açıklamalarda KOBİ’lere yönelik destekler de dikkat çekti. 2026 yılı itibarıyla 100 milyar liralık finansman desteği paketi ve çalışan başına verilen desteklerin artırılması planlanıyor. Ayrıca Türk Eximbank ve İGE üzerinden sağlanan kredi ve kefalet desteklerinin genişletileceği ifade edildi. Tekstil ve ihracatta güçlü konum vurgusu Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe küresel ölçekte güçlü bir üretici olduğu belirtilirken, 2025 yılında toplam 31 milyar dolarlık ihracata ulaşıldığı kaydedildi. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının ise %43,5 seviyesine çıktığı ifade edildi. Fahiş fiyatlara milyonluk cezalar Bakanlık, gıda ve temel tüketim ürünlerinde fahiş fiyat artışlarına karşı denetimlerin sürdüğünü açıkladı. 2026 yılı başından bu yana 222 binden fazla işletmenin denetlendiği ve yaklaşık 873 milyon TL ceza uygulandığı bildirildi. Yeni düzenlemeler de yolda Ayrıca otomotiv sektörüne yönelik iki yeni yönetmelik taslağı hazırlandı. Araç kiralama ve ekspertiz hizmetlerine standart getirilmesi, tüketici haklarının korunması ve kayıt dışılığın önlenmesi hedefleniyor. Yeni düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye’de ticaretin dijitalleşmesi sürecinin hız kazanması ve iş yapma kolaylığının artması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu Haber

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Türkiye’de iftar sofralarının maliyeti yeniden ekonomi gündeminin başına oturdu. Hem evde kurulan sofraların hem de dışarıdaki iftar menülerinin ciddi biçimde zamlanması, yurttaşların tüketim alışkanlıklarını değiştirirken sosyal dayanışma, sosyal devlet ve piyasa tartışmalarını da görünür hale getirdi. İftar sofraları hayat pahalılığının sembolü haline geliyor Evde dört kişilik mütevazı bir iftar sofrasının maliyetinin belirgin biçimde yükselmesi, gıda enflasyonunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Temel gıda ürünlerindeki artış, özellikle sabit gelirli yurttaşların davet kültürünü sınırlarken, daha sade sofralara yönelim dikkat çekiyor. Ekonomik iftar menülerinin dahi yüksek seviyelere çıkması, Ramazan’ın paylaşım kültürü ile piyasa fiyatları arasındaki gerilimi görünür kılıyor. Lüks iftarlar ile mütevazı sofralar arasındaki makas büyüyor Mahalle lokantalarında başlayan iftar menüleri ile otel ve lüks restoranlardaki fiyatlar arasındaki fark, gelir dağılımı tartışmasını derinleştiriyor. Orta segment bir iftarın bile aile bütçesinde ciddi bir kalem haline gelmesi, Ramazan sofralarının yalnızca dini değil sınıfsal bir tartışma başlığına dönüşmesine neden oluyor. Aynı akşam farklı ekonomik gerçekliklerin yaşanması, “sofra eşitsizliği” kavramını gündeme taşıyor. Denetimler ve piyasa müdahalesi tartışması öne çıkıyor Fiyat artışları sonrası gıda piyasasına yönelik denetimlerin artırılması, stokçuluk ve fahiş fiyat tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Bir kesim piyasa müdahalesinin zorunlu olduğunu savunurken, diğer kesim maliyet baskısının fiyatları kaçınılmaz biçimde yukarı çektiğini ifade ediyor. Bu tartışma, Ramazan döneminde gıdaya erişimin sosyal politika başlığı olarak ele alınmasına yol açıyor. Dayanışma ağları ve “yurttaş sofrası” kavramı güçleniyor Belediyelerin kurduğu halk iftarları, dayanışma mutfakları ve gıda kolisi uygulamaları sosyal ekonomi modellerinin sahadaki en görünür örnekleri arasında yer alıyor. Yardım taleplerindeki artış, gelir baskısının gündelik hayata yansımasını ortaya koyarken, paylaşım kültürünün kurumsal biçimlerde yeniden üretildiği görülüyor. Bu tablo, Ramazan’ın toplumsal dayanışma kapasitesini test eden bir dönem olduğunu gösteriyor. Tüketim alışkanlıkları değişiyor Yurttaşların daha planlı alışverişe yöneldiği, toplu davetlerin azaldığı ve ev içi tüketimin arttığı gözlemleniyor. İndirim takipleri, kooperatif alışverişi ve alternatif gıda ağlarına yönelim artarken, Ramazan’ın ekonomik davranışları yeniden şekillendirdiği ifade ediliyor. Ramazan ekonomisi ne söylüyor? Ortaya çıkan tablo üç temel eğilime işaret ediyor. İlk olarak gıda enflasyonu Ramazan’da görünür hale geliyor ve sofra maliyeti yurttaşın en somut enflasyon göstergesine dönüşüyor. İkinci olarak sınıfsal farklar sembolikleşiyor; farklı gelir gruplarının aynı dönemi bambaşka ekonomik deneyimlerle yaşadığı görülüyor. Üçüncü olarak sosyal dayanışma mekanizmaları yeniden önem kazanıyor ve piyasa fiyatlarının yarattığı boşluğu kolektif çözümler doldurmaya çalışıyor. Bu nedenle Ramazan sofraları artık yalnızca yemek değil; ekonomi politikalarının, sosyal devlet anlayışının ve toplumsal eşitlik tartışmasının aynası olarak okunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.