SON DAKİKA

#Faili Meçhul

HABER DEĞER - Faili Meçhul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faili Meçhul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'ndan yeni başarılar Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde faili meçhul cinayet dosyalarının kararlılıkla üzerine gidildiğini açıkladı. 24 Nisan 2026’da Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda 6 cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını bildiren Gürlek, şimdiye kadar 46 dosyada 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesinin kaldırıldığını belirtti. Gürlek, "Hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır" ifadelerini kullandı. Aydınlatılan Dosyalardaki kritik gelişmeler Bakan Gürlek’in paylaştığı bilgilere göre, uzun süredir çözülemeyen dosyalar ve atılan adımlar kapsamında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2020 yılında yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni’nin ölümüne ilişkin dosyada, olay yerindeki araç parçaları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve baz kayıtları ile yeni tanık ifadeleri yeniden değerlendirildi ve şüpheli Erkan Edincik, "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında bulunan ve 12 yıl boyunca kimliği belirlenemeyen kemiklerin, DNA incelemesi sonucunda 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edilirken, dosyanın yeniden açılmasıyla 7 şüpheliden 6’sı gözaltına alındı ve bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. İzmir’in Torbalı ilçesinde ise 8 Mart 2026’da evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla öldürülen Mehmet Köstekçi’nin dosyasında kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları incelenerek belirlenen 8 şüphelinin tamamı yakalandı. Soruşturmalar kapsamında Muş’un Hasköy ilçesinde 2011 yılında silahlı saldırı sonucu öldürülen Felemez Kulaç’ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ile olay öncesi ve sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtları üzerinden yeniden ortaya çıkarılarak 11 kişi gözaltına alındı. Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal’ın dosyası da yeniden incelenirken, 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının değerlendirilmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine kadar olan hareketliliği tespit edilerek 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlem başlatıldı. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel’in dosyasında ise 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelin katılımıyla arama yapıldı; dijital veriler, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ile şüphelilerin çelişkili ifadeleri değerlendirilerek soruşturma sonucunda eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame hazırlandı. "Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz" Dosyaların aydınlatılmasında görev alan Cumhuriyet başsavcılıklarına, jandarma teşkilatlarına, JASAT ekiplerine, Adli Tıp Kurumu’na ve çalışmalara katkı sunan tüm personele teşekkür eden Bakan Gürlek, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı'nın şüpheli ölümü Faili Meçhul Dairesi'nde Haber

Eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı'nın şüpheli ölümü Faili Meçhul Dairesi'nde

İstihbarat tarihinin gizemli ölümü yeniden gündemde Türk istihbaratının kritik isimlerinden biri olan ve geçmişte pek çok gizli operasyona imza atan eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm dosyası, aradan geçen yılların ardından yeniden raftan indirildi. Odatv davası kapsamında cezaevindeyken hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun şüpheli ölümü, siyaset ve istihbarat kulislerinde uzun süre suikast iddialarıyla tartışılmıştı. Adli makamların attığı bu yeni adımla birlikte soruşturma dosyası, tüm yönleriyle araştırılması amacıyla özel olarak Faili Meçhul dairesine devredildi. İlk soruşturmada 'doğal ölüm' denilmişti Kaşif Kozinoğlu, Odatv davası nedeniyle tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011 tarihinde ani bir şekilde rahatsızlanarak yaşamını yitirmişti. O dönem yapılan ilk soruşturmalarda ölüm sebebinin kalp krizi gibi doğal nedenlerden kaynaklandığı belirtilmiş ve dosya bu kapsamda kapanmıştı. Buna karşın, ailesi ve yakın çevresi, Kozinoğlu’nun mahkemede yapacağı önemli açıklamalar öncesinde kasten susturulduğunu iddia etmişti. Soruşturma sıfırdan başlıyor Yürütülen yeni teknik incelemeler ve elde edilen bulgular doğrultusunda dosyanın seyri tamamen değişti. Faili Meçhul dairesine gönderilen dosya sayesinde adli süreç yeniden başlatılırken, özel savcılık tüm bilgi, belge ve iddiaları baştan sona masaya yatıracak. Süreç boyunca varsa yeni tanık beyanları ve deliller de dosyaya dahil edilecek. Bu yeni ve kapsamlı inceleme ile birlikte, 15 yıl önce cezaevinde yaşanan şüpheli ölümün arkasındaki sır perdesinin aralanması hedefleniyor. Yapılacak detaylı araştırmalar sonucunda Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir tıbbi ihmal, zehirlenme, dış müdahale veya organize bir suç unsurunun olup olmadığı netlik kazanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku'ya intihar süsü mü verildi? Haber

Gülistan Doku'ya intihar süsü mü verildi?

Soruşturmanın 5. dalgasından 10 gözaltı Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, faili meçhul suçların aydınlatılmasına yönelik yürütülen soruşturmalarda önemli gelişmeler kaydedildiğini duyurdu. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonu, Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman dilimine dair PTS ile iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca genç kızın kaybolmasının ardından Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişimler ile su altı arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldı. Doku’nun eşyaları su altına sonradan mı konuldu? Açıklamada, adli makamlardan gizlendiği tespit edilen dalgıç defterindeki kayıtlar ile resmi arama tutanaklarının birbiriyle uyuşmadığı ortaya çıktı. Gülistan Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir algı ve görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine yönelik somut bulgulara ulaşıldığı bildirildi. Soruşturmanın bu yeni ve kritik deliller ışığında derinleştirilerek sürdürüldüğü kaydedildi. 18 Yıllık Dede Baltacı cinayetinde 4 Tttuklama Bakan Gürlek, açıklamasında yıllardır aydınlatılamayan bir diğer dosya olan Dede Baltacı cinayetine ilişkin de bilgi verdi. 2008 yılında Şereflikoçhisar'da ölü bulunan Baltacı'nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ve İlçe Jandarma Komutanlığının ortak çalışmalarıyla yeniden ele alındı. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, güncellenen Adli Tıp raporu ve bunlarla uyumlu tanık beyanları neticesinde cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Düzenlenen operasyon sonucunda şüphelilerden F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklanırken, halihazırda cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalara ilişkin kararlılık mesajı vererek, "Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızla güçlü koordinasyon içerisinde, teknolojinin ve bilimin bütün imkânlarını kullanarak gerçeği ortaya çıkarmaya devam edeceğiz. Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir" ifadelerini kullandı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonu; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkânlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 29, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi Haber

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi

2016'daki "Doğal Ölüm" raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki evinde ölü olarak bulunmuştu. O dönem Adli Tıp Kurumu (ATK) Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve Dr. Yusuf İslam Duman’ın imzasını taşıyan raporda, ölüm nedeni "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak kayda geçirilmişti. Soruşturma derinleştikçe, ilk raporu hazırlayan Dr. Duman’ın FETÖ üyesi olduğu, hücre yapılanmasında "Zafer" kod adını kullandığı ve ByLock kullandığı bilgileri ortaya çıktı. Ailenin ısrarlı hukuki girişimleri neticesinde süreç yeniden ivme kazandı. Denizolgun’un ailesi, 3 Ekim 2024 ve 15 Mayıs 2025 tarihlerinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını ve suikast şüphesinin incelenmesini talep etti. "Cinayetin ATK’de üstünün örtüldüğü" iddiaları üzerine dosya Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. 36 saatlik kayıp süre Yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun, 20 Ocak 2026’da sunduğu şikâyet dilekçesinde Alihan Kuriş, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve anneleri Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’i baş şüpheliler olarak gösterdi. Dilekçede, bu kişilerin Denizolgun’un ölüm günü ve çevresindeki hareketlerinin mercek altına alınması istendi. Ayrıca, eski bakanın cesedinin bulunmasından önceki 36 saatlik zaman diliminde neden kayıp olduğunun aydınlatılması talep edildi. İkinci otopsi Yürütülen soruşturma kapsamında savcılık, 2016 yılındaki otopsiye ait video kayıtlarını şubat, haziran ve temmuz aylarında Adli Tıp Kurumu’ndan üç kez talep etti. Kurumdan gelen ilk yanıtlarda "Elimizde böyle bir kayıt yok" denilerek talepler geri çevrildi. Ailenin 13 Ağustos’ta Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığına başvurmasının ardından süreçte kırılma yaşandı. Daha önce kayıt olmadığı iddia edilen otopsi görüntüleri ile 145 adet fotoğraf, 18 Ağustos’ta savcılığa teslim edildi. Aynı gün feth-i kabir kararı alınarak Denizolgun’un cenazesi yeniden otopsiye tabi tutuldu. Gerçekleştirilen ikinci otopside cinayet bulgularının yoğunlukta olduğunun tespit edilmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı. Öte yandan, 2016’daki ilk otopsi raporunu imzalayan doktorlar ile görüntüleri göndermediği tespit edilen ATK yetkilisi hakkında da “resmî belgede sahtecilik” suçundan tahkikat açıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: Ailenin başvurusu reddedildi Haber

Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: Ailenin başvurusu reddedildi

Ailenin başvurusu reddedildi Diyarbakır'da cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Güran ailesinin, cinayetin "faili meçhul" kapsamında yeniden değerlendirilmesi için yaptığı başvuru, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından geri çevrildi. Kararda, Narin Güran cinayetinin failleri tespit edilememiş bir olay olmadığı belirtilerek, "Dosyada cevabı aranan hususlar; faillerin kim olduğundan ziyade, olayın içerisinde bulunan kişilerin suskunluğu nedeniyle cinayetin hangi saikle ve bütün ayrıntılarıyla nasıl gerçekleştirildiğine ilişkindir" ifadelerine yer verildi. Adalet Bakanlığı da konuya ilişkin detaylı bir açıklama yaparak, ailenin ve başvuruda bulunan kişilerin iddialarının peşinen reddedilmediğini, alternatif senaryoların ve ileri sürülen hususların soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki deliller, teknik incelemeler ile bilirkişi raporları eşliğinde ayrıntılı biçimde incelendiğini bildirdi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, dosyanın yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadığı kaydedildi. Yargılama süreci ve verilen cezalar Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak hâlinde kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş ve bu cezalar Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Öte yandan, sanık Nevzat Bahtiyar hakkında verilen ceza Yargıtay tarafından bozulmuş; bozma sonrasında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davada Bahtiyar bu kez “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Açıklamada, failin bilinmemesi ile cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesinin birbirinden farklı hukuki durumlar olduğu hatırlatılarak, mevcut delil durumunu değiştirecek somut bir bulgu bulunmadığı yinelendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açıldı Haber

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açıldı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Karacaahmet Mezarlığı'nda sabah saatlerinde başlayan ve geniş güvenlik önlemleri altında yürütülen çalışmalar yaklaşık 3 saat sürdü. Karar kapsamında Denizolgun’un kabri açılarak ölüm nedeninin kesin tespiti için adli inceleme süreci başlatıldı. Soruşturmada öne çıkan şüpheli unsurlar Denizolgun'un vefatına dair dosyada yer alan ve uzun süredir kamuoyunda tartışılan şüpheli unsurlar arasında; ölüm olayının resmi makamlara bildirilmesindeki şüpheli gecikme, ceset üzerinde bulunduğu ileri sürülen dikkat çekici bulgular ve dönemin Adli Tıp incelemelerinin eksik veya hatalı yapıldığına yönelik iddialar yer alıyor. Süreci, faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının yeniden incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon görevi yürüten Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı da yakından takip ediyor. Kısa süre önce Denizolgun ailesinin de söz konusu daire başkanlığına resmi başvuruda bulunduğu belirtildi. Feth-i kabir işlemi sonrasında elde edilen bulgular, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi ve yıllardır süregelen şüphelerin tamamen aydınlatılması için Adli Tıp Kurumu tarafından titizlikle incelenecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.