SON DAKİKA

#Fbi

HABER DEĞER - Fbi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fbi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein'in mirasına karşı hukuki savaş başlıyor Haber

Epstein'in mirasına karşı hukuki savaş başlıyor

Kilitli kasada saklananlar dava konusu ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu suçlamasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein hakkında sarsıcı bir dava daha açıldı. NBC News'in aktardığı bilgilere göre, kimlikleri gizli tutularak Jane Doe ve Amy adlarıyla anılan iki kadın, New York Güney Bölgesi Mahkemesinde Epstein'in mirasına karşı hukuki süreç başlattı. Açılan davada, Epstein’ın elinde bu kadınların çocukluk yıllarına ait "cinselleştirilmiş" fotoğraflarının yer aldığı bir "modellik kitabını" kilitli bir kasada muhafaza ettiği öne sürüldü ve mağdurlar için tazminat ödenmesi istendi. Davacı tarafın avukatları, açılan bu davanın Jeffrey Epstein'in mirasını, geçmişte kendi koşulları çerçevesinde hiçbir zaman tam anlamıyla üzerine gidilmemiş bir suçtan dolayı sorumlu tuttuğunu belirtti. Jeffrey Epstein kimdir? En küçüğü 14 yaşında olanlar dahil 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanan Epstein, tutulduğu New York'taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019 tarihinde ölü bulunmuştu. Daha önce açıklanan dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi pek çok tanınmış ismin adı geçmişti. Öte yandan ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), ABD Adalet Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü incelemeler neticesinde, kamuoyunda çok konuşulan ünlü isimlerden oluşan bir "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıt elde edilemediğini açıklamıştı. Büro ayrıca, Epstein'in devlet yetkilileri, iş insanları ve ünlülerle olan ilişkilerinin üzerini örtmek amacıyla öldürüldüğüne yönelik iddialara rağmen, yapılan araştırmalar sonucunda hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını duyurmuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İngiltere'de Burnham skandalı: Sahtekarla yazıştı Haber

İngiltere'de Burnham skandalı: Sahtekarla yazıştı

Sahte Mesajlaşma ve Ulusal Güvenlik Endişesi Eski Başbakan Keir Starmer’ın istifasının ardından geçtiğimiz ay (20 Temmuz’da) göreve gelen İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın, kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles olarak tanıtan biriyle yazıştığı belirlendi. İngiliz yetkililer bağlantının sahte olduğundan şüphelenmeye başlayana kadar devam eden süreç, konuya vakıf dört yetkili tarafından medyaya doğrulandı. Haberlere yansıyan detaylara göre, İngiliz lider ile sahte bağlantı arasında sadece "birkaç mesaj alışverişi" yapıldı. İrtibatın yazılı mesajlarla sınırlı kaldığı, ikili arasında herhangi bir sözlü görüşme gerçekleştirilmediği öğrenildi. Kaynaklar, sahte bağlantıyla önemli bir mesaj paylaşılmadığını ve durumun şüpheli olduğunun anlaşılması üzerine hızla ilgili makamlara bildirildiğini kaydetti. Washington Büyükelçiliği Beyaz Saray'ı bilgilendirdi Olayın ulusal güvenliği ilgilendirmesi nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki yetkili, İngiltere’nin olay nedeniyle endişe duyduğunu ve duruma ilişkin olarak İngiltere’nin Washington Büyükelçiliği’nin Beyaz Saray’ı bilgilendirdiğini açıkladı. Bir hükümet sözcüsü ise "Ulusal güvenlik meseleleri konusunda yorum yapmıyoruz" diyerek konuya ilişkin açıklama yapmayı reddetti. Burnham ile kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri Wiles olarak tanıtan kişi arasındaki yazışmaların içeriği ve bunların tam olarak ne zaman yapıldığı ise henüz bilinmiyor. Daha önce de yaşanmıştı Federal Soruşturma Bürosu (FBI), daha önce Beyaz Saray Genel Sekreteri Wiles’ın telefonunun geçtiğimiz yıl mayıs ayında hacklenmesine ilişkin bir soruşturma yürütmüştü. Wiles o dönemde, kendisini taklit eden bir veya birden fazla kişinin rehberindeki bağlantılarla iletişim kurduğunu ve üst düzey ABD’li yetkililere mesaj gönderdiğini açıklamıştı. Öte yandan, daha önce de çok sayıda Amerikalı senatör, vali ve şirket yöneticisi, kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak tanıtan bir kişiden mesaj ve telefon aldıklarını bildirmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Reza Zarrab için karar günü: 9 yıllık süreç bugün tamamlanıyor Haber

Reza Zarrab için karar günü: 9 yıllık süreç bugün tamamlanıyor

New York’taki federal mahkemenin, savcılıkla iş birliği yapan ve itirafçı olan Zarrab hakkındaki nihai cezayı bugün açıklaması bekleniyor. Uzun süren hukuki yolculuk 19 Mart 2016'da ailesiyle birlikte gittiği Miami'de FBI tarafından gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Reza Zarrab'ın davası, Türk ve Amerikan kamuoyunda uzun süre gündemdeki yerini korudu. 2018 yılında kefaletle serbest bırakılan Zarrab, süreç içerisinde savcılıkla anlaşarak tanıklık yapma yolunu seçmişti. Zarrab, mahkemedeki ifadelerinde dikkat çeken iddialarda bulunmuştu. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon euro ve 7 milyon dolar rüşvet verdiğini, Çağlayan’ın İran ile yapılan ticaretten pay istediğini öne sürmüştü. 2017 yılında dönemin Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhine tanıklık yapmıştı. Atilla, bu süreçte 28 ay tutuklu kalmış, 2019'da Türkiye'ye dönmüştü. İran’ın petrol ve doğal gaz ödemelerinin yaptırımları aşacak şekilde nasıl yürütüldüğünü tüm ayrıntılarıyla anlatmıştı. Halkbank davası düşmüştü ABD’de yıllardır devam eden ve taraflar arasında varılan anlaşma sonucunda Haziran 2026'da düşen Halkbank davasının ardından, gözler Zarrab’ın alacağı cezaya çevrilmişti. Yargıç Richard Berman, davanın düşürülmesi sürecinde Zarrab’ın cezasının açıklanması için 14 Temmuz 2026 tarihini belirlemişti. ABD hukuk sisteminde, itirafçı tanıkların cezalarının, tanıklık ettikleri davaların tamamlanmasının ardından açıklanması standart bir uygulama olarak biliniyor. Bugün açıklanacak karar, 9 yıldır süren bu karmaşık davanın da fiilen kapanışını temsil ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD'nin en büyük dolandırıcısı Türkiye'de yakalandı Haber

ABD'nin en büyük dolandırıcısı Türkiye'de yakalandı

Yaklaşık bir yıldır firari olan Hilmi'nin yakalanması, ABD yönetiminde geniş yankı uyandırdı. FBI ve Türk güvenlik birimlerinden ortak operasyon FBI Direktörü Kash Patel, operasyonun detaylarını sosyal medya hesabından duyururken, İbrahim Haldun Hilmi'nin Mayıs 2025'ten bu yana arananlar listesinin başında yer aldığını belirtti. Medicare sistemini hedef alan ve 3,7 milyar dolar tutarındaki devasa dolandırıcılık planının kilit organizatörlerinden biri olmakla suçlanan Hilmi, FBI Miami Ofisi, ABD Adalet Bakanlığı ve Türkiye'deki güvenlik birimlerinin koordineli çalışması neticesinde ele geçirildi. Operasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçen tüm birimlere teşekkür eden Patel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın sürece olan katkısına dikkat çekerek, "Bu dosya, onun yorulmak bilmeyen çalışmaları olmadan tamamlanamazdı" ifadelerini kullandı. "Dünyanın hiçbir yerinde güvenli liman yok" Yakalanan Hilmi'nin ABD'ye getirilmesinin ardından sürece ilişkin sert bir açıklama yapan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, adaletin tecelli edeceğini vurguladı. Vance, "Bu dolandırıcı Mayıs 2025'te Türkiye'ye kaçtı ancak ABD'li yetkililer onu Miami'ye geri getirdi. Amerikan halkına karşı işlediği suçlar nedeniyle adalet önüne çıkacak" dedi. Vance'in "Amerikan halkından çalarsanız, dünyanın hiçbir yerinde sizin için güvenli liman olmayacak" sözleri ise Trump yönetiminin finansal suçlarla mücadele konusundaki kararlılığını gözler önüne serdi. Beyaz Saray'dan "Dolandırıcılıkla mücadele" vurgusu İbrahim Haldun Hilmi'nin Miami'de hakim karşısına çıkarılacağı belirtilirken, operasyon FBI'ın dolandırıcılıkla mücadele karnesindeki önemli başarılardan biri olarak kaydedildi. FBI Direktörü Patel, bu sonucun, Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Beyaz Saray görev gücünün vergi mükelleflerinin parasını hedef alan suçlulara karşı yürüttüğü stratejik operasyonların bir parçası olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein belgelerinde yeni gelişme: Trump hakkında istismar iddiaları içeren FBI notları yayımlandı Haber

Epstein belgelerinde yeni gelişme: Trump hakkında istismar iddiaları içeren FBI notları yayımlandı

ABD Adalet Bakanlığı, milyarder finansçı Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin kamuya açık veri tabanında yer almayan bazı belgeleri yayımladı. Bakanlık, daha önce yayımlanan Epstein belgelerinde eksik olan ve Donald Trump hakkında cinsel istismar iddialarını içeren FBI görüşme notlarının artık erişilebilir olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu belgelerin veri tabanında yanlışlıkla “kopya kayıt” olarak etiketlendiğini ve bu nedenle kamuya açık listede görünmediğini savundu. Yapılan teknik düzeltmenin ardından dosyaların sisteme yeniden eklendiği belirtildi. FBI mülakatlarında Trump iddiası yer aldı Yeni yayımlanan belgeler, Epstein tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia eden bir kadınla yapılan üç ayrı FBI görüşmesinin özetlerini ve notlarını içeriyor. Belgelerde kimliği gizli tutulan kadın, Epstein ve bazı çevresindeki kişilerle birlikte Donald Trump tarafından da istismara uğradığını öne sürüyor. Belgelerde yer alan ifadelere göre mağdur kadın, Güney Karolina eyaletinde yetkililere başvurarak Epstein’ın 1984 yılı civarında kendisine saldırdığını iddia etti. Kadın, olay sırasında henüz 13 yaşında olduğunu öne sürdü. FBI’ın söz konusu kadınla 24 Temmuz, 7 Ağustos, 20 Ağustos ve 16 Ekim 2019 tarihlerinde dört ayrı görüşme gerçekleştirdiği belirtildi. İlk yayımlanan dosyalarda yalnızca ilk görüşmenin yer aldığı, yeni yayımlanan notlarda ise Trump’a yönelik iddiaların bulunduğu ifade edildi. Beyaz Saray iddiaları reddetti Donald Trump ve Beyaz Saray yetkilileri, söz konusu iddiaları daha önce defalarca reddetti. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt yaptığı açıklamada suçlamaların gerçek dışı olduğunu savundu. Leavitt açıklamasında, “Bu iddialar tamamen asılsızdır ve hiçbir güvenilir kanıta dayanmamaktadır” ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı: Belgeler doğrulanmış kanıt olmayabilir ABD Adalet Bakanlığı ise yayımlanan belgelerle ilgili dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Bakanlık, Epstein dosyaları içinde kamuoyundan FBI’a gönderilen birçok belge ve ihbarın bulunduğunu belirterek bazı içeriklerin doğrulanmamış olabileceğini ifade etti. Açıklamada, yayımlanan belgeler arasında yanlış, sahte ya da bağlamından koparılmış görüntü ve belgelerin de bulunabileceği vurgulandı. Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ağı kurduğu suçlamalarıyla 2019 yılında tutuklanmış, aynı yıl New York’taki cezaevinde hayatını kaybetmişti. Epstein soruşturması ve bağlantılı dosyalar ABD’de siyasi ve hukuki tartışmaların odağında kalmayı sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar Haber

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar

Jeffrey Epstein’a ilişkin kamuoyuyla paylaşılan resmi belgelerde yeni ayrıntılar ortaya çıktı. 2005 yılına ait vergi belgelerinde Epstein’ın çeşitli kuruluşlara bağış yaptığı görülürken, bu kuruluşlar arasında İsrail Savunma Kuvvetleri’ni destekleyen bir derneğin de bulunduğu aktarıldı. Bağış kayıtları dosyalara yansıdı Belgelere göre Epstein, 3 Mart 2005’te “İsrail Savunma Kuvvetleri Dostları” adlı derneğe 25 bin dolar bağışta bulundu. Ayrıca Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcilere fon sağladığı belirtilen “Yahudi Ulusal Fonu”na 15 bin dolar, Yahudi Kadınlar Ulusal Konseyi’ne ise 5 bin dolar verdiği kaydedildi. Filistin’e ilişkin ifadeleri tartışma yarattı Dosyalarda yer alan 20 Mayıs 2012 tarihli bir e-postada Epstein’ın Filistin’e dair görüşleri de dikkat çekti. Yazışmada Filistin’in tarihsel statüsüne ilişkin tartışmalı değerlendirmeler yaptığı görüldü. Söz konusu ifadeler, belgelerin yayımlanmasının ardından uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Cenaze sürecine dair ilginç tanıklık FBI’a ait 12 Ağustos 2019 tarihli bir belgede, kimliği gizlenen bir tanığın ifadesine de yer verildi. Tanık, cenaze töreni sırasında basın mensuplarının boş kutular bulunan bir aracı takip etmesinin sağlandığını, ardından Epstein’ın cenazesinin farklı bir araçla taşındığını öne sürdü. Epstein dosyası yıllardır gündemde Çocuklara yönelik cinsel istismar ağı kurmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Adalet Bakanlığı ile yürütülen inceleme sonucunda Epstein’ın ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığını açıklamıştı. Dava dosyalarında siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adının geçmesi uzun süre kamuoyunun gündeminde yer almıştı. Yetkililer ise “müşteri listesi” tutulduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamadığını bildirmişti. Ortaya çıkan yeni belgeler, Epstein soruşturmasının etkilerinin uluslararası ölçekte sürmeye devam ettiğini gösterirken, dosyalardaki bilgilerin nasıl yorumlanacağı ve yeni gelişmelerin yaşanıp yaşanmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump masum mu? Haber

Trump masum mu?

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te düzenlenen törende basın mensuplarının sorularını yanıtlarken Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, yayımlanan belgelerde kendisiyle bağlantılı herhangi bir bulguya rastlanmadığını ileri sürerek masumiyetinin ortaya çıktığını söyledi. “Binlerce, milyonlarca sayfa belge incelendi ve benimle ilgili hiçbir şey bulunamadı” diyen Trump, Epstein tartışmalarının artık geride bırakılması gerektiğini belirtti. Ülkenin yönetimine odaklanmanın daha önemli olduğunu vurgulayan Trump, Epstein ile ilişkili olduğunu iddia ettiği bazı Demokrat isimlere de gönderme yaptı. Epstein dosyaları kapsamında eski ABD Başkanı Bill Clinton ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Kongre’de ifade verecek olmasına da değinen Trump, bu durumu “üzücü” olarak nitelendirdi ve Hillary Clinton’ın yetenekli bir siyasetçi olduğunu ifade etti. Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 10 Ağustos 2019’da New York’taki cezaevi hücresinde ölü bulunmuştu. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemelerde Epstein’ın intihar ettiği sonucuna varılmıştı. Dosyalarda siyaset, iş dünyası ve sanat camiasından birçok tanınmış ismin adı geçse de yetkililer “müşteri listesi” tutulduğuna dair somut kanıt bulunamadığını açıklamıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.