SON DAKİKA

#Fethi Kabir

HABER DEĞER - Fethi Kabir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fethi Kabir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı tutuklandı Haber

Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı tutuklandı

Sincan Cezaevi'nden Adliyeye sevk edildi Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine yönelik Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen derinleştirilmiş soruşturmada kritik bir eşik atlandı. "Kasten öldürme" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamalarıyla ele alınan dosya kapsamında, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve sağlık raporları nedeniyle sevki bekletilen eski istihbaratçı ile FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı ifade vermek üzere adliyeye getirildi. Savcılıktaki sorgu işlemlerinin ardından Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Geçmişteki mektupları dosyaya girdi Soruşturmanın kilit şüphelileri arasında yer alan Enver Altaylı’nın geçmişte FETÖ lideri Fetullah Gülen’e yazdığı ve kamuoyuna yansıyan mektupları soruşturma dosyasında da geniş yer buldu. Altaylı'nın söz konusu mektuplarında Kaşif Kozinoğlu’nu doğrudan hedef göstererek, "Kozinoğlu MİT Müsteşarı olursa bu durum örgüt için tam bir felaket olur, etkisiz hale getirilmesi sağlanmalıdır" ifadelerini kullandığı tespit edildi. Öte yandan Enver Altaylı, 2021 yılında Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada "siyasi ve askeri casusluk" ile "silahlı terör örgütüne (FETÖ) üye olmak" suçlarından toplam 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmış, bu karar 2024 yılında Yargıtay tarafından onanmıştı. Fethi kabir ve dizi dosyası incelemeleri sürüyor Kaşif Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin netleştirilmesi amacıyla geçtiğimiz günlerde fethi kabir (mezar açma) işlemi gerçekleştirilmişti. Soruşturma kapsamında dönemin popüler dizisi *"Kurtlar Vadisi Pusu"*nda yer alan ve Kozinoğlu'nu hedef aldığı değerlendirilen "Kazım Kaşifoğlu" karakteri nedeniyle dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, söz konusu karakteri canlandıran oyuncu Sedat Savtak da adliyeye çağrılarak dinlenmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi'nde Kazım Kaşifoğlu'nu canlandıran Sedat Savtak ifadeye çağrıldı Haber

Kurtlar Vadisi'nde Kazım Kaşifoğlu'nu canlandıran Sedat Savtak ifadeye çağrıldı

Soruşturmada "Kurtlar Vadisi Pusu" detayı Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden başlattığı soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Soruşturmanın son dönemde odaklandığı başlıklardan biri de "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisindeki sahneler ve dizide yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakteri oldu. Savcılık daha önce dizinin incelenmesine karar verirken, senaristler Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermişti. Bu gelişmelerin ardından dizide Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak'ın da dosya kapsamında şüpheli olarak değil, "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadeye çağrıldığı öğrenildi. Dizideki karakter ile gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu arasındaki benzerlik iddiaları ve dizideki sahnelerin ölüm zamanlamasıyla örtüşmesi soruşturmada incelenen konular arasında yer alıyor. Dizideki çarpıcı zamanlama Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre "Kurtlar Vadisi Pusu"nun 10 Kasım 2011'de yayımlanan 136. bölümünde Kazım Kaşifoğlu karakteri hücrede tutuluyor ve ölümle tehdit ediliyordu. Kaşif Kozinoğlu ise bu bölümden iki gün sonra, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmişti. Dizinin 8 Aralık 2011'de yayımlanan 139. bölümünde ise Kaşifoğlu karakterinin şırıngayla öldürüldüğü sahne yer almıştı. Sedat Savtak daha önce CNN Türk'te yaptığı açıklamada, karakteri canlandırdığı dönemde Kaşif Kozinoğlu'nu oynadığını bilmediğini, kendisine gerçek hayattaki Kozinoğlu hakkında herhangi bir bilgi aktarılmadığını söylemişti. Oyuncu, Kozinoğlu'nun ölüm haberini daha sonra gazeteden öğrendiğini ve karakterle Kozinoğlu arasında yapılan karşılaştırmayı görünce şaşırdığını ifade etmişti. Gazeteci İsmail Saymaz ise Savtak'ın televizyondaki açıklamalarının kendisine daha önce anlattıklarıyla çeliştiğini savunarak, Savtak'ın daha önceki görüşmelerinde karakterin Kozinoğlu'ndan esinlendiğini bildiği yönünde ifadeler kullandığını öne sürmüştü. Kozinoğlu dosyası 15 yıl sonra yeniden açıldı Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanmış ve kaldırıldığı Silivri Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti. Dönemin soruşturmasında 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasına göre dosya, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendi. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden başlatıldı ve gizlilik kararı alındı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar atılan adımlar neticesinde; olay tarihinde görev yapan şüpheliler, sağlık çalışanları, muhabir ve kameramanlar ile dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısının da aralarında bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı. Yapılan yargılamalar ve sevkler sonucunda soruşturmadaki tutuklu sayısı 6'ya yükselirken, haklarında adli kontrol tedbiri uygulanan şüphelilerin sayısı 15'e ulaştı. Ayrıca kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Kozinoğlu'nun mezarı açılarak fethi kabir işlemi gerçekleştirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaşif Kozinoğlu dosyasında yeni perde: Savcılar ve koğuş arkadaşı komutanlar adliyede Haber

Kaşif Kozinoğlu dosyasında yeni perde: Savcılar ve koğuş arkadaşı komutanlar adliyede

Soruşturmada kritik eşik: 4 şüpheli adliyede Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011 tarihinde geçirdiği şüpheli rahatsızlık sonucu hayatını kaybetmesinin ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma derinleşerek devam ediyor. Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları olan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen 4 kritik şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında Silivri Adliyesi'ne sevk edildi. Dosya nasıl yeniden açıldı? Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybettiğini, olay sonrasında yürütülen ilk soruşturmada 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini hatırlatmıştı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı yeniden incelemesinin ardından, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla takipsizlik kararının kaldırıldığı ve soruşturmanın baştan başlatıldığı duyuruldu. Özel bir soruşturma ekibinin oluşturulduğu süreçte gizlilik kararı alınırken, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı; bunlardan 10'unun gözaltına alındığı, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edildi. Daha önce gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanırken, 7'si adli kontrolle olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Ayrıca bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanının da aralarında bulunduğu yeni şüpheliler gözaltına alınmış, hakimlik sorgusunun ardından muhabirin de dahil olduğu 3 kişi tutuklanmış, kameramanın da aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 4'e, adli kontrol uygulanan şüpheli sayısı ise 13'e yükseldi. Fethi kabir işlemi ve dizi incelemesi Soruşturmanın en dikkat çekici aşamalarından biri de Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının netleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen fethi kabir işlemi oldu. Bunun yanı sıra soruşturma dosyası kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, Başsavcılık tarafından Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin de incelenmesine karar verildiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi Haber

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi

Fethi kabir ve şüpheli ölüm soruşturması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Eylül 2016'da vefat eden Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna yönelik iddialar üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri gereğince fethi kabir kararı alınmıştı. Karar doğrultusunda 19 Ağustos'ta mezar açılmış, Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından alınan örneklerin incelenmesinin ardından örnekler 20 Ağustos'ta yeniden defnedilmişti. Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, otopsi işlemlerinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti. Mezardan çıkarılan örnekler raporlama için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilirken, adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor. Doktoru Nurettin Demirkol gözaltına alındı Yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren ve Denizolgun’un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Demirkol, savcılık talimatıyla adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir" Haber

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir"

10 yıl sonra gelen kritik bilirkişi raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dengeleri değiştiren bir gelişme yaşandı. Dosyaya giren 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporu, aradan geçen 10 yılın ardından eski otopsi kararlarını ve "doğal ölüm" tanısını tartışmaya açtı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan rapor; 2016 yılına ait 145 otopsi fotoğrafı, otopsi video kayıtları, dönemin adli tıp raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve fethi kabir işlemlerine ait belgelerin tamamını kapsamlı bir şekilde inceledi. Otopsi görüntülerinde 4 ayrı ekimoz tespit Eedildi Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, yeniden incelenen otopsi fotoğraf ve videolarından elde edildi. Uzman bilirkişi, Denizolgun’un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4x6 santimetre, 3x5 santimetre, 2x4 santimetre ve 1x2 santimetre boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan (ekimoz) belirledi. Bu izlerin altındaki dokularda da kanama tespit edilmesi, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini net bir şekilde ortaya koydu. "Göğse dizle basılıp ağız ve burun yastıkla kapatılmış olabilir" Bilirkişi raporunda, lezyonların büyüklükleri ve göğüsteki yerleşim yerleri göz önüne alınarak ölüm mekanizmasına dair şu çarpıcı değerlendirme yapıldı: Bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle baskı uygularken ağız ve burnunu bir yastıkla kapatmak suretiyle nefessiz bırakmış olması mümkündür. Rapor, bu senaryonun kesin ölüm mekanizması olduğunu iddia etmese de, mevcut görüntüler üzerinden maktulün bu şekilde kasten öldürüldüğü ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak kesinlikle dışlanamayacağını vurguladı. Ayrıca 2016 yılında verilen "doğal ölüm" kararının "adli tıbbi eksiklik" içerdiği, ölümün travmatik olmayan beyin kanamasına bağlı olduğunu kanıtlayacak yeterli ve objektif verinin bulunmadığı kayda geçirildi. Ağır metal bulguları ve soruçturmanın genişletilmesi 2016 yılındaki otopsi toksikolojisinde dokularda ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı ancak miktarları raporda belirtilmediği için zehirlenme veya beyin kanamasına etki edip etmediğinin mevcut verilerle tam olarak değerlendirilemediği ifade edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni bilirkişi raporundaki bu sarsıcı tespitlerin ardından soruşturmanın kapsamını genişleterek Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında dosyayı ilk etapta "Adam Öldürme" suçu kapsamında ele almaya başladı. Süreç nasıl gelişti? Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti. Karar doğrultusunda; Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti. Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu. Fethi kabirden elde edilen bu yeni numunelerin ve otopsi şahit numunelerinin analiz edilerek Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. İhtisas Kurullarının müşterek değerlendirme yapmasının, ölüm nedeninin kesin olarak aydınlatılmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rojin Kabaiş davasında kritik gelişme: "Akciğerlerinde su yok" Haber

Rojin Kabaiş davasında kritik gelişme: "Akciğerlerinde su yok"

Dosyada yer alan iki farklı erkeğe ait DNA örnekleri ve genç kızın akciğerlerinde su bulunmadığına dair raporlar, ailenin "intihar değil cinayet" iddialarını güçlendiriyor. Baba Nizamettin Kabaiş: "Kızımın akciğerlerinde su yok" Acılı baba Nizamettin Kabaiş, soruşturma dosyasındaki eksikliklere ve çelişkilere dikkat çekti. Resmi kayıtlara göre kızının akciğerlerinde su bulunmadığını belirten baba, şunları kaydetti: "Kızımın akciğerinde su olmadığı resmi olarak dosyada yazıyor, bunu avukatlarımız bizimle paylaştı. Buna rağmen sürekli 'suda boğulma' mütalaası öne sürülüyor. İki erkek DNA'sı varken bu nasıl intihar olabilir? Başta Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetimi, rektör ve güvenlik amiri olmak üzere yerel yetkililerin büyük ihmali var. Bize tam 17 saat sonra haber verdiler ve olayın çözülmesini istemiyorlar." "Telefon sinyalleri incelenecek" Soruşturmanın derinleştirilmesi kapsamında, Adalet Bakanlığı tarafından bölgeye gönderilen özel bir sinyal tespit cihazının devreye alındığını ifade eden baba Kabaiş, olay gecesi o bölgede sinyal veren tüm cihazların mercek altına alınacağını söyledi. Nizamettin Kabaiş, "O gece kimin telefonu orada sinyal vermişse ifadesi alınacak, ardından DNA eşleştirmesi yapılacak. Telefon sinyallerine bakılırsa bu olay kolaylıkla çözülür" dedi. Fethi kabir süreci kapıda Kızının kesin ölüm nedenini belirlemek için adli tıp birimlerinden 'diatom' testi talep ettiklerini belirten aile, eğer bu testten sonuç alınamazsa mezarın açılmasını talep edeceklerini açıkladı. Ailece tehdit aldıklarını da belirten baba Kabaiş, "Kabrin yeniden açılması bizim için çok zor olacak ama bu belirsizlik daha zor. Değil 2 sene, 50 sene de geçse bu davanın peşini bırakmayacağım" diyerek kararlılığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.