SON DAKİKA

#Fetullah Gülen

HABER DEĞER - Fetullah Gülen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fetullah Gülen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı tutuklandı Haber

Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı tutuklandı

Sincan Cezaevi'nden Adliyeye sevk edildi Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine yönelik Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen derinleştirilmiş soruşturmada kritik bir eşik atlandı. "Kasten öldürme" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamalarıyla ele alınan dosya kapsamında, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve sağlık raporları nedeniyle sevki bekletilen eski istihbaratçı ile FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı ifade vermek üzere adliyeye getirildi. Savcılıktaki sorgu işlemlerinin ardından Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Geçmişteki mektupları dosyaya girdi Soruşturmanın kilit şüphelileri arasında yer alan Enver Altaylı’nın geçmişte FETÖ lideri Fetullah Gülen’e yazdığı ve kamuoyuna yansıyan mektupları soruşturma dosyasında da geniş yer buldu. Altaylı'nın söz konusu mektuplarında Kaşif Kozinoğlu’nu doğrudan hedef göstererek, "Kozinoğlu MİT Müsteşarı olursa bu durum örgüt için tam bir felaket olur, etkisiz hale getirilmesi sağlanmalıdır" ifadelerini kullandığı tespit edildi. Öte yandan Enver Altaylı, 2021 yılında Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada "siyasi ve askeri casusluk" ile "silahlı terör örgütüne (FETÖ) üye olmak" suçlarından toplam 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmış, bu karar 2024 yılında Yargıtay tarafından onanmıştı. Fethi kabir ve dizi dosyası incelemeleri sürüyor Kaşif Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin netleştirilmesi amacıyla geçtiğimiz günlerde fethi kabir (mezar açma) işlemi gerçekleştirilmişti. Soruşturma kapsamında dönemin popüler dizisi *"Kurtlar Vadisi Pusu"*nda yer alan ve Kozinoğlu'nu hedef aldığı değerlendirilen "Kazım Kaşifoğlu" karakteri nedeniyle dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, söz konusu karakteri canlandıran oyuncu Sedat Savtak da adliyeye çağrılarak dinlenmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi Haber

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi

Senaristler savcılıkta ifade verdi Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne yönelik yeniden açılan soruşturma kapsamında adliyeye çağrılan 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristleri savcıya ifade verdi. Senaryodaki sembolik mesaj iddiaları ve gerçek hayattaki olaylarla örtüşen kronolojik detayların araştırıldığı dosyada, senaristlerin savcılıktaki ifade ve sorgulama işlemleri yaklaşık 2,5 saat sürdü. İşlemlerin ardından adliyeden ayrılan senaristlerden Raci Şaşmaz, basın mensuplarının "Kazım Kaşifoğlu karakteri sadece bir isim benzerliği mi?" sorusunu sessizlikle karşılayarak yanıtlamadı. Alınan ifadelerin soruşturmanın seyrine yön vermesi beklenirken, savcılığın dosya üzerindeki incelemelerini sürdürdüğü bildirildi. Dizi sahneleri ile ölüm arasındaki zamanlama mercek altında Soruşturmanın odağında, dizideki bazı sahneler ile Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm tarihi arasındaki dikkat çekici zamanlama yer alıyor. Dosyadaki tespitlere göre, dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde "Kazım Kaşifoğlu" adlı karakterin hücrede tutulduğu, darp ve tehdit edildiği sahneler yer almış; bu bölümden yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. İnceleme kapsamındaki bir diğer detay ise ölüm sahnelerine ilişkin oldu. Dizinin 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümünde, Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra duş aldığı ve "Kara" karakteri tarafından koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürüldüğü sahneler ekrana getirilmişti. Kozinoğlu'nun ölümünün hemen ardından yayımlanan bu sahneler, senaryo ile gerçek ölüm arasında bir bağlantı olup olmadığının araştırılmasına gerekçe oluşturdu. Öte yandan, soruşturma dosyasına dizinin ilerleyen dönemlerine ait bazı dikkat çekici sahnelerin de girdiği belirtildi. 17 Mayıs 2012’de yayımlanan 159. bölümde "ERDOĞAN" yazılı mezar taşının gösterilmesi ve 4 Şubat 2010 tarihli 79. bölümde yer alan ve "FG" kısaltması nedeniyle Fetullah Gülen'e atıf olduğu öne sürülen "34 FG 7061" plakalı araç detayının da dosyada yer aldığı kaydedildi. Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın verdiği ifadelerin ardından soruşturmanın derinleştirileceği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Firari FETÖ’cü Pilot  Karatepe’nin ifadesi ortaya çıktı: "Görevimiz Cumhurbaşkanını alıp götürmekti" Haber

Firari FETÖ’cü Pilot Karatepe’nin ifadesi ortaya çıktı: "Görevimiz Cumhurbaşkanını alıp götürmekti"

Marmaris'teki suikast girişiminin ardından sarp arazileri kullanarak kaçan ve 10 yıl boyunca saklandıktan sonra Afyonkarahisar'da yakalanan eski Özel Kuvvetler mensubu Kurmay Yüzbaşı Burkay Karatepe, Muğla Emniyet Müdürlüğü’ndeki dört günlük sorgusunda Etkin Pişmanlık Yasası’ndan faydalanarak 69 sayfa ifade verdi. 28 yıllık örgüt geçmişini deşifre eden Karatepe, ifadesinde çarpıcı itiraflarda bulundu. Örgüt içi yapılanma ve katalog evlilik Sabah gazetesinden Halit Turan'ın aktardığı bilgilere göre Karatepe, örgütle ilk temasının 1998 yılında Eskişehir'de ortaokul yıllarında başladığını, askeri lise ve Harp Okulu süreçlerinde "mahrem sorumlular" tarafından yönlendirildiğini belirtti. İzmir Maltepe Askeri Lisesi’nde okurken örgüt evlerinde deşifre olmamak amacıyla kendisine "ima yoluyla namaz kılmanın" öğretildiğini aktaran eski yüzbaşı, Harp Okulu döneminde Ankara'da teslim edildiği mahrem sorumlu tarafından "SELİM" kod adının verildiğini kaydetti. Karatepe ayrıca, 2013 yılında "izdivaç abisi" aracılığıyla katalog üzerinden tanıştırıldığı Erzurumlu bir "öğrenci ablası" ile örgüt sorumlularının huzurunda imam nikahı kıydığını ifade etti. Flash bellekte sınav soruları ve Pensilvanya İfadesinde kurmaylık sınavı ve örgüt elebaşı ile olan temaslarına dair dikkat çekici detaylar paylaşan Karatepe, 2015 yılındaki kurmaylık sınavından bir ay önce Mamak'ta kampa alındığını belirtti. Mahrem sorumlu tarafından şifreli flash bellek içerisinde verilen soruların sınavda birebir çıktığını ve bu sayede akademiyi kazandığını itiraf eden Karatepe, 2012 yılında ABD'ye paraşüt kursuna gittiği sırada örgüt talimatıyla Pensilvanya'ya geçtiğini anlattı. Tanınmamak için kendisine şapka ve gözlük taktırılarak Fetullah Gülen’in yanına çıkarıldığını belirten Karatepe, hediye olarak götürdüğü Özel Kuvvetler bıçağının örgüt yöneticilerince beğenilmediğini aktardı. "Cumhurbaşkanı'nı alıp götüreceğiz" 15 Temmuz günü Çiğli Askeri Hava Üssü'nde MAK ve SAT timleriyle birleştiklerini belirten Karatepe, Marmaris operasyonuna ilişkin şu detayları paylaştı: "Çiğli'de Şükrü Seymen ekibe 'Aramızda Hizmetten olmayan var mı?' diye sordu, kimseden olumsuz yanıt gelmedi. Ordunun yönetime el koyduğu ve görevimizin 'Cumhurbaşkanı'nı alıp emir verilen yere götürmek' olduğu açıkça söylendi." 16 Temmuz saat 03.00 sıralarında Marmaris'e indiklerini, konutun yerini yoldaki vatandaşlara ve bir taksiciye sorarak öğrendiklerini belirten Karatepe, yaklaşırken ateş açılması üzerine hedef gözetmeksizin karşılık verdiğini ifade etti. Konutta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bulunmadığının anlaşılması üzerine koruma polislerinin darp edildiğini ve helikopterlerin inememesi üzerine araziye kaçtıklarını belirtti. Otostopla İzmir'e kaçış Darbenin başarısız olduğunu anlayınca gruptan ayrıldığını belirten eski yüzbaşı, kamuflajlarını çıkarıp sivil kıyafetler edindiğini, bankamatikten para çekerek önce dolmuşla Muğla merkeze geçtiğini, ardından otogara girmeden yol üzerinden otostop çekerek bindiği bir kamyonetle İzmir Bornova'ya kadar kaçtığını detaylarıyla anlattı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu Kemal BATMAZ ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu Kemal BATMAZ ?

1954 yılında Nevşehir'de doğan, İstanbul Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra 2015'te bir emlak şirketi kurmuştur. Ancak savcılık, incelemeleri sonucunda emlak şirketinin hiçbir gayrimenkulün alım satım ve kiralama işi gerçekleştirmediğini, faaliyetlerinin tabelada kaldığını tespit edilmişti. Örgütün "ekonomik kuluçka merkezi" Kaynak Holding'de genel müdürlüğe kadar yükselen Kemal Batmaz; 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü'nde Adil Öksüz ile omuz omuza darbeyi yöneten, örgüt hiyerarşisinde Adil Öksüz’den sonra "Hava Kuvvetleri Sorumlusu" koltuğunu devralan karanlık bir figürdü. ABD'ye ilk kez 1997'de gittiği belirlenen Batmaz, Darbenin ilk hazırlık hareketlerini başlatması olasılığı yüksek olan Batmaz'ın, FETÖ içerisinde "Adil Öksüz'ün üstü veya eşiti olduğu, bu değilse ancak bir altında bulunabileceği" değerlendirildi. "Arsa Bakmaya Gelmiştim" Yalanının İkinci Adresi 15 Temmuz darbe girişiminin Akıncı Üssü'ndeki "harekat merkezinde" 143. Filo'da kameralara takılan Kemal Batmaz, yakalandığında Adil Öksüz ile aynı "ezber" savunmayı yaptı: "Kazan ilçesine arsa bakmaya gelmiştim." Ancak gerçekler, mahkeme kayıtlarına giren görüntüler ve bilirkişi raporlarıyla kısa sürede gün yüzüne çıktı. Görüntülerde, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'a kendisini Gülen'le görüştürmeyi teklif eden Tuğgeneral Hakan Evrim'in kendisine başıyla selam verdiği tespit edildi. Bu görüntüler Batmaz'ın örgüt içerisindeki mutlak otoritesini ve "sivil yönetici" konumunu kanıtlayan en somut detaylardan biriydi. "Namık" ile Pensilvanya Rotası Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak ve soruşturma savcısı Ramazan Dinç’in yaptığı araştırma kapsamında, Kemal Batmaz’ın ihanet trafiği Adil Öksüz ile adeta paralel ilerledi. 11 Temmuz 2016'da, darbe talimatlarını almak üzere Öksüz ile aynı uçakla ABD'ye uçtuğu, 13 Temmuz'da yine aynı uçakla Atatürk Havalimanı’ndan yurda döndüğü resmi kayıtlarla belgelendi. Örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki karargahına sık sık giden Batmaz'ın, 2016 yılı Ocak ayındaki ABD ziyaretinde ise İmam doğrudan Fetullah Gülen'in yanında kalacağını" beyan ettiği ortaya çıktı. "Tesadüf "Dedi Başsavcılık, darbe planlarını ve organizasyonunu Öksüz ile yaptığını değerlendirdiği Batmaz'ın darbe girişiminin hemen ardından Akıncı Üssü çevresinde gözaltına alınıp, tutuklandı ve Sincan Cezaevine koydu. Cumhuriyet Savcısı, yeni delillerin ardından Batmaz'ın bir kez daha ifadesini aldığında, Öksüz ile ABD dönüşü Atatürk Havalimanında aynı karede yer aldıkları fotoğraflar gösterilince bunun "tesadüf" olduğunu ileri sürerek, tıpkı Öksüz gibi Akıncı Üssü civarında bulunmasına ilişkin "arsa bakmaya gitmiştim" savunmasını tekrarladı. Mektupla İtiraf: "Muhterem Efendim" Mahkeme salonlarında "darbe ile ilgim yok" diyen Batmaz'ın, gerçek yüzü bir mektup operasyonuyla deşifre oldu. Duruşma salonunda örgüt elebaşı Fetullah Gülen'e ulaştırılmak üzere gizlice bir not hazırlayan Batmaz, notta "Muhterem efendim" diyerek bağlılığını bildiriyor, savcılara verdiği ifadelerde nasıl "güvenli" cevaplar verdiğini anlatıyordu. Jandarma ekiplerinin dikkati sayesinde ele geçirilen bu not, Batmaz'ın darbeci kimliğini kendi el yazısıyla tescillediği bir itiraf belgesi oldu. İhanetin Faturası: 79 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Adil Öksüz ile birlikte FETÖ'nün "Hava Kuvvetleri yapılanmasını" yöneten Kemal Batmaz, yargılandığı Akıncı Üssü darbe girişimi davasında en ağır cezaya çarptırılan isimlerden biri oldu. "Yönetici" sıfatıyla, 77 vatandaşın şehit edilmesi ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs başta olmak üzere işlediği tüm suçlardan dolayı, 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 3 bin 901 yıl 6 ay hapis cezası verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ?

Akademisyen kimliğini bir "kamuflaj" olarak kullanan Öksüz, darbe sürecini Ankara'daki gizli bir villada yöneterek kalkışmanın onayını Fetullah Gülen'den aldı. Akademik Maske Altında Gizli İhanet 1967 yılında Kahramanmaraş Andırın'da doğan Adil Öksüz, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Sakarya Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yaptı. Çevresine "kendi halinde bir akademisyen" imajı çizen Öksüz, arka planda örgüt hiyerarşisinde çift kimlikli bir hayat sürdürüyordu. İdari ve akademik görevlerini, yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temasları için birer "paravan" olarak kullanan Öksüz, FETÖ hiyerarşisinde de yer almayı sürdürdü. "Hava Kuvvetleri İmamı" ve Gizli Villa FETÖ'nün kamu kurumlarına sızdırdığı "mahrem imamlar" yapılanmasının en kritik ismi olan Öksüz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Hava Kuvvetleri yapılanmasından doğrudan sorumluydu.İstihbarat raporlarına göre Öksüz, doğrudan örgüt elebaşı Fetullah Gülen'den talimat alan ve Hava Kuvvetleri unsurlarını yöneten en üst düzey sivil yönetici konumundaydı.2016 Haziran ayından itibaren Ankara'da "danışmanlık merkezi" adı altında kullanılan 3 katlı bir villayı karargah haline getirdi ve Haziran ayı sonunda darbe hazırlıklarını başlattı. "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle de doğrulanan süreçte, örgüt mensubu askerlerle burada darbe planlarını olgunlaştıran Öksüz, sürekli villanın katları arasında mekik dokuyarak darbeyi planlayan askerlerle kritik toplantılar düzenledi. Pensilvanya'dan Onaylı Darbe Öksüz'ün darbe öncesi seyahat trafiği, eylemin merkeziyle olan bağlantısını net bir şekilde ortaya koydu. 2016'nın Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçan Öksüz'ün, darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016'da Ankara Esenboğa'dan ABD'ye gitti. Darbeden sadece iki gün önce 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü HTS kayıtları ve havalimanı verileri belgelenerek "Namık" kod adlı hainin bu trafiği, yargı dosyalarına darbe hazırlığının en somut delillerinden biri olarak girdi. Adliye Kapısından Yürüyerek Kaçtı 15 Temmuz gecesi darbenin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'nde jandarma ekiplerince yakalanan Öksüz, üzerindeki GPS cihazına rağmen "tarla bakmaya gelmiştim" savunmasını sundu. Ancak yargı içindeki FETÖ yapılanması devreye girdi ve FETÖ yapılanması sayesinde 18 Temmuz 2016'da çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kalan Öksüz, savcılığın itirazı da reddedilince, darbenin sivil anahtarı adliye kapısından elini kolunu sallayarak ayrıldı. Ardından Sakarya'ya geçerek kayınpederinin evinde bıraktığı aracıyla izini kaybettirdi. İhanet Zincirinde Algı Operasyonu: "Timsah" Projesi Örgüt, Öksüz'ün kaçış sürecini korumak için devasa bir algı operasyonuna imza attı. İtirafçı beyanlarına göre, MİT'ten sızdırılan şablonlarla sahte belgeler üretilerek Öksüz, "Timsah" kod adıyla MİT ajanı gibi gösterilmeye çalışılarak devletin terörle mücadelesi bulandırılmak istendi. Bu dezenformasyon faaliyetiyle, örgüt kendi militanını korumaya çalışırken, aynı zamanda devletin güvenlik birimlerine karşı algı operasyonu yürüttü. Örgüt medyası ve sosyal medya üzerinden bu sahte belgeler sistematik şekilde dolaşıma sokuldu. Firari Hainin İzinde Serbest bırakıldıktan sonra Sakarya'ya geçerek "34 SIR 49" plakalı aracını kayınpederinin garajına bırakan ve izini kaybettiren Öksüz, 10 yıldan beri beri kırmızı bültenle aranıyor. 2019'da dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülen yapılanmasının Hava Kuvvetleri imamı hakkında "Nerede olduğunu biliyoruz ancak açıklayamayız" demişti. Almanya'da olduğu iddia edildi ancak bilgi doğrulanmadı. Kaçmasına yardım eden kişiler ise yargılandı. 24 Ekim 2024 Perşembe günü Gülen'in cenazesinde tabutun arkasında duran bir kişi Öksüz'e benzetildi, ancak kimse emin olamadı. On yıl geçti, Adil Öksüz'le ilgili gizem hala çözülemedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.