SON DAKİKA

#Filistin

HABER DEĞER - Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İddia: Filistin’e destek verdi, işinden oldu! Haber

İddia: Filistin’e destek verdi, işinden oldu!

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı uluslararası dayanışma amacıyla düzenlenen Sumud Filosu eylemine katılan Türkiyeli aktivist Sümeyra Akdeniz Ordu hakkında dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. İddialara göre Akdeniz Ordu, Almanya’da Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı bir görevde çalışırken Sumud Filosu’na katıldı ve bu katılımın ardından iş akdi feshedildi. Bu gelişme Filistin dayanışma çevrelerinde tepkiyle karşılandı. Filistin’e destek eylemi sonrası yaptırım iddiası Gazze’ye yönelik saldırılara karşı uluslararası aktivistlerin katılımıyla gerçekleştirilen Sumud Filosu, dünya genelinde Filistin’e destek eylemlerinin sembollerinden biri olarak görülüyor. Filistin dayanışma grupları, bu eyleme katılan aktivistlerin birçok ülkede destek gördüğünü ancak bazı çevreleri rahatsız ettiğini belirtiyor. Sümeyra Akdeniz Ordu’nun görevine son verilmesinin de bu eyleme katılımıyla bağlantılı olduğu ileri sürülüyor. Diyanet’e sorular yöneltildi Filistin dayanışma grupları ve aktivistler, konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığına şu soruları yöneltti: Sümeyra Akdeniz Ordu neden görevinden çıkarıldı? Sumud Filosu’na katılmak hangi gerekçeyle kurum açısından sorun olarak değerlendirildi? İş akdinin feshi kararı kim tarafından verildi? Bu sorulara ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Dayanışma çağrısı Filistin’e destek veren aktivistler, Filistin ile dayanışma gösteren kişilerin hedef alınmasına karşı olduklarını belirterek sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı. Filistin dostu çevreler, Sümeyra Akdeniz Ordu’nun yalnız bırakılmayacağını ve konunun kamuoyu gündeminde tutulacağını ifade etti. DUYMAYAN KALMASIN! SUMUD FİLOSU'NA KATILAN AKTİVİST SÜMEYRA AKDENİZ ORDU, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA BAĞLI İŞİNDEN ÇIKARILDI! İsrail'in Gazze'ye uyguladığı soykırıma karşı, Küresel İntifadanın en önemli ayaklarından birini oluşturan SUMUD FİLOSU tüm Filistin dostlarının… pic.twitter.com/U3JF9MD8ks — Filistin Davaları (@filistndavalari) March 9, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki saldırılara, bölgesel gerilimlere ve Türkiye’nin dış politika vizyonuna değinerek Türkiye’nin hem diplomasi hem de insani yardım konusunda aktif rolünü sürdüreceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu'nu canlandırıyoruz. Türkiye'den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi'ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan'ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor,… pic.twitter.com/Q652QYuEJu — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

Pembe Pusula Gazetesi 15 yaşında: Kadınların sesi susmayacak Haber

Pembe Pusula Gazetesi 15 yaşında: Kadınların sesi susmayacak

Türkiye’nin Tek Kadın Gazetesi Pembe Pusula Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Çelik Alkoçlar, 15. Kuruluş Yıldönümü ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yayınladı. Açıklamasında dikkat çeken ifadelere yer veren Pembe Pusula Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Çelik Alkoçlar, gazetenin kurulduğu günden bu yana kadınların eşitlik, adalet ve hak mücadelesinin sözcüsü olmaya çalıştıklarını vurgulayarak, kadınların sesini görünür kılan, sorunlarını gündeme taşıyan ve çözüm için yol gösteren öncü bir misyon üstlendiklerini söyledi. “Kadınlar, erkek egemen zihniyete kurban edilmeye devam ediyor” Tarih yazan bir kalemin, cesaretle atılmış bir imzanın ve kadınların sesini büyüten bir mücadelenin yıl dönümünü kutluyor olmanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Alkoçlar, 8 Mart’ta yalnızca bir gazetenin kuruluşunu değil, kadınların varoluş mücadelesini, özgürlüğe kanat çırpışlarını ve toplumsal hayattaki güçlü varlığını da gündeme taşıyacaklarını belirterek, “Biz sadece habercilik yapmadık, kadınlara varoluş mücadelesinin kutsallığı noktasında cesaret verdik, onların toplumun hücrelerine kadar yayılan kimi zaman hüzünlü kimi zaman gurur veren yaşam hikayelerini sayfalarımıza taşıdık. 15 yılda sadece dayanışma ruhunu büyütmedik aynı zamanda son 15 yılda acımasızca yaşamdan koparılan 4500 kadınımızın hatırasını sayfalarımıza taşıyarak toplumumuzun ve kurumlarımızın kadın cinayetleri ile yüzleşmesi ve cezasızlığın ortadan kalkmasına yönelik farkındalık oluşmasına yönelik örnek bir yayıncılık benimsedik. Dünyanın farklı coğrafyalarında erkek egemen zihniyet, güç ve iktidar savaşıyla her yeri kan gölüne çevirirken, kadınlar ve çocuklar her zaman olduğu gibi yaşam ve umut arasındaki trajedinin mağduru olmaya devam etmektedir. ‎Daha bir hafta önce İran’da bir kız okulunda 168 evladın öldürülmesi, Filistin’de 3 yıldır devam eden zulümde öldürülen kadın ve çocukların sayısı bize hem Türkiye’de hem de dünyada kadınların karşı karşıya olduğu vahşet ve riski derin ve yakıcı şekilde anlatmaktadır. Kadına yönelik şiddet, aile içi istismar, ekonomik eşitsizlik ve özellikle kadın cinayetleri, çağımızın en ağır insan hakları ihlalleri arasında yer alıyor. Her yıl binlerce kadın, yalnızca kadın olduğu için şiddete maruz kalıyor, hayatını kaybediyor ya da yaşam hakkını tehdit altında sürdürüyor. Erkek egemen zihniyetin devamlılığı için kadınlar kurban edilmeye devam ediyor.” dedi. “Kalem sustuğunda karanlık büyür. Kadın yazdığında tarih değişir” ‎“Kadın varsa toplum vardır” gerçeğiyle haykıran varoluş mücadelesinin verdiği ilham ve cesaretin Pembe Pusula’nın yolunu aydınlatmaya devam ettiğine dikkat çeken Neslihan Çelik Alkoçlar, kadınların sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal hayatta daha güçlü temsil edilmesi için atılan her adımda, geçmişin cesur kadınlarının izini gördüklerini, onların açtığı yolda daha kararlı yürüdüklerine işaret ederek; “Yaşamdan koparılan tüm kadınları saygı ve özlemle anıyor, kadınların özgür ve güvenli yaşayabildiği bir dünya için mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Kadın cinayetleri istatistik değildir. Her biri hayalleri, umutları ve yaşamları yarım bırakılmış kadınların hikâyesidir. Her isim, yitirdiğimiz bir hayatın yüreklerimizde açtığı yarayı, toplum vicdanına büyüyen kara lekeyi temsil ediyor. Özgecan Aslan, Pınar Gültekin, Emine Bulut, Şule Çet, Başak Cengiz, Münevver Karabulut, Nagehan Usta, Narin Güran ve daha niceleri… Bu isimler toplumsal şiddetin sembolü hâline gelmiş acı bir gerçek olarak hafızamızdaki ve vicdanımızdaki tazeliğini koruyor. 15 yıl önce yola çıkarken tek bir ilkemiz vardı: Kadınların sesi duyulmalı, kadınların hikâyeleri anlatılmalı ve adalet talebi görünür olmalı. Gazeteciliğin yalnızca haber vermek olmadığına inanıyoruz. Bize göre gazetecilik toplumun vicdanını canlı tutabildiği ölçüde büyüyecektir. Bu nedenle kadına yönelik şiddet başta olmak üzere dünyamızı sonsuz bir uçurumun eşiğine sürükleyen sorunları ve bu sorunların baş aktörlerinin kirli ve karanlık yüzlerini ifşa etmeyi, dünyayı güzelleştiren her bir kadının adını ve hikayesini yaşatmayı sorumluluğumuzun gereği olarak görüyoruz. Kuruluş yıldönümümüz olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bir kez daha söz veriyoruz: Kadınların sesi olmaya, adalet arayışını görünür kılmaya ve kadınların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü her kadın adı hatırlandıkça, her hikâye anlatıldıkça, sessizlik biraz daha kırılır. Kalem sustuğunda karanlık büyür. Kadın yazdığında tarih değişir. Nice güçlü, cesur ve aydınlık yıllara…” diye konuştu.

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız Haber

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız

İran Tudeh Partisi, İsrail Komünist Partisi (Maki) ve ABD Komünist Partisi (CPUSA) ortak bir bildiri yayımlayarak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarını sert sözlerle eleştirdi. Üç parti, saldırının bölgeyi geniş çaplı bir savaşa sürüklediğini ve siviller için ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Bildiride, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti ile ABD yönetiminin başlattığı askeri operasyonların emperyalist çıkarlar doğrultusunda yürütüldüğü savunuldu. Söz konusu saldırıların halkların bağımsızlığına ve kendi kaderini tayin hakkına karşı bir müdahale olduğu ifade edildi. “Rejim değişikliği planları uluslararası hukuka aykırı” Ortak açıklamada, ABD yönetiminin başka ülkelerde “rejim değişikliği” hedefi taşıyan politikalarının uluslararası hukuku zedelediği ve devletlerin egemenliğini tehdit ettiği vurgulandı. Komünist partiler, Washington yönetiminin İran’a yönelik politikalarının yalnızca bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda uluslararası hukuk düzenine de zarar verdiğini belirtti. “Ortadoğu halklarının deneyimleri unutulmamalı” Bildiride Filistin, Irak, Libya, Suriye, Sudan ve Lübnan gibi ülkelerde yaşanan savaş ve müdahalelerin bölge halkları üzerinde ağır sonuçlar yarattığına dikkat çekildi. Açıklamada, dış müdahalelerin halklara özgürlük getirmediği savunularak gerçek değişimin ancak halkların kendi mücadelesiyle mümkün olabileceği ifade edildi. Ortak açıklamada ayrıca İran’a yönelik saldırının yalnızca mevcut yönetimi hedef almadığı, aynı zamanda ülkenin bölgesel gücünü zayıflatmayı amaçlayan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu iddia edildi. Barış ve dayanışma çağrısı Üç komünist parti yayımladıkları bildiride dünya genelindeki ilerici ve barış yanlısı güçlere çağrıda bulunarak savaş politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Açıklamada, emperyalist müdahalelere ve askeri saldırılara karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz! Haber

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz!

“Dünya adil değil” Uras, “Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir hesaplaşma” başlığıyla tartışılan döneme dair değerlendirmesinde, kapitalist sistem içinde kaynakların ve pazarların paylaşımı eksenindeki mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası “tarihin sonu” ve “eşit bir dünya” söylemlerinin 11 Eylül sonrasında çöktüğünü savunan Uras, günümüz dünyasının adil olmadığını söyledi. “Karbon mu silikon mu” Uras, yapay zekâ ve “robotlar dünyası” tartışmasına değinerek “karbon varlıklarla silikon varlıkların mücadelesini anlamlandırmak” için hâlâ yoğun bir düşünsel mesai gerektiğini belirtti. Uras, teknolojinin belirleyiciliğinin arttığı yeni dönemde, dünyanın nereye evrileceğinin kolay öngörülemediğini dile getirdi. “Meşru müdafaa” Uras: “Burada Müslüman Müslümana vuruyor okuması yok, meşru müdafaa var” dedi. İran’ın Körfez ülkelerine dönük saldırılarını değerlendiren Uras, ana akım medyada öne çıkan yaklaşımın meseleyi çarpıttığını savundu. “Doğrudan ABD üslerine yönelik bir meşru müdafaa hakkı kullanılıyor” görüşünü dile getiren Uras, müzakereler sürerken İran yönetimine dönük saldırıların kabul edilebilir olmadığını söyledi ve yaşananları uluslararası hukukun aşınması bağlamında değerlendirdi. “Uluslararası hukuk” Uras, Türkiye’nin tutumunu “diplomasi ve eşit mesafe” vurgusuyla olumlu bulduğunu söyledi. Türkiye’nin hem NATO üyesi hem de İran’la sınır komşusu olması nedeniyle hassas bir denklemde bulunduğunu belirten Uras, çatışmanın müzakere zeminiyle sonlandırılması çağrılarının önemli olduğunu ifade etti. “Akıllı bombaların aklı olmuyor” diyen Uras, savaşın sivil yurttaşlar ve tarihî mekânlar açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Öcalan bildirisi” Uras, Abdullah Öcalan’ın son bildirisine de değinerek metnin genel çerçevede devletin açıkladığı perspektifle uyumlu olduğunu söyledi. Bildiride yer alan “demokratik entegrasyon”, “buyurgan dilden uzaklaşma” ve “barış yasaları” vurgularının yeni bir siyasal dil arayışına işaret ettiğini belirten Uras, metni eşitlikçi ve anayasal zeminde bir çözüm çağrısı olarak okuduğunu ifade etti. Öcalan’ın umut hakkı tartışmasını kişisel bir talep zeminine çekmemesini de değerlendiren Uras, sürecin bireysel bir mesele üzerinden değil, toplumsal mutabakat ve Meclis zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Uras, “Senkronize adımlar atılmazsa süreç pazarlığa dönüşür. Eş anlı ilerleme önemli” değerlendirmesinde bulundu. “İsrail’in meşruiyeti yok” Uras, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları sonrası ölçünün kaçtığını, izlenen politikaların uluslararası meşruiyeti olmadığını savundu. “Normalleşme, normal olmayanla olmaz” diyen Uras, bölgesel gerilimlerin Türkiye’de demokratikleşme ve barış gündemini daha kritik hale getirdiğini belirtti. “Adres Meclis” Uras, Meclis zeminini “süreçlerin temel muhatabı” olarak işaret etti. “Şiddetten arındırılmış bir toplum” hedefinin ortak bir yurttaş mutabakatıyla güçlenebileceğini söyleyen Uras, siyasal partilerin tutumlarının Meclis’te sınanacağını vurguladı. “Demokrasilerde asgari müştereklerde buluşulur; azami müştereklerde buluşmak faşizmde olur” ifadelerini kullandı. Ufuk Uras kimdir? Ufuk Uras, siyasetçi ve akademisyendir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 23. Dönem İstanbul milletvekili olarak görev yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kökenlidir ve aynı üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ünlülerden İsrail ve ABD’ye sert eleştiri: Epstein’i unutturma savaşı! Haber

Ünlülerden İsrail ve ABD’ye sert eleştiri: Epstein’i unutturma savaşı!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonlar dünya genelinde tartışma yaratırken, Hollywood ve müzik dünyasından dikkat çeken tepkiler geldi. Bazı ünlü isimler saldırıların zamanlamasını “Epstein’i unutturma savaşı” olarak nitelendirirken, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik “görevden alın” çağrıları da yapıldı. Ruffalo’dan müzakere eleştirisi Filistin konusundaki çıkışlarıyla bilinen oyuncu Mark Ruffalo, saldırıların aylar öncesinden planlandığını öne sürdü. Ruffalo, İran’la yürütülen müzakere sürecinin savaşa zemin hazırlamak amacıyla kurgulandığını savunarak, Trump’ın damadı Jared Kushner’i de hedef alan bir paylaşım yaptı. Oyuncu, operasyonların bölgesel kaosu derinleştireceğini belirterek küresel kamuoyuna çağrıda bulundu. Cusack: “Gündem değiştirme savaşı” ABD’li aktör John Cusack, saldırıların iç siyasetteki skandalları örtbas etmeye yönelik olduğunu iddia etti. Cusack, operasyonun “Epstein olayından dikkatleri dağıtmak için başlatılan bir kışkırtma savaşı” olduğunu öne sürdü. Cusack, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun uzun süredir İran’a yönelik sert bir politika izlediğini belirterek Trump yönetimini eleştirdi. Stephen King: “Onu görevden alın” Yazar Stephen King, sosyal medya paylaşımında doğrudan Trump’a atıf yaparak “Onu görevden alın” ifadesini kullandı. Komedyen Rosie O'Donnell ise Trump’ın seçim vaatleriyle çeliştiğini savunarak “Her zaman yalan söylüyor” yorumunda bulundu. Jack White: “Başkalarının çocukları ölüyor” Rock müziğin önemli isimlerinden Jack White, savaş kararlarının bedelini siyasetçilerin değil, sivillerin ödediğini belirtti. White, “Sizin çocuklarınız ölmeyecek, başkalarının çocukları feda edilecek” sözleriyle tepki gösterdi. Goya Ödülleri’nde Filistin mesajı Öte yandan İspanya’nın en prestijli sinema ödülleri olan Goya Awards törenine de Filistin’e destek mesajları damga vurdu. Törende “soykırımı durdurun” çağrıları yapıldı. Ortadoğu’da gerilim sürerken, sanat dünyasından gelen tepkiler savaş karşıtı kamuoyu baskısını artırıyor. Sosyal medyada da “Epstein’i unutturma savaşı” etiketi kısa sürede gündeme taşındı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Cenazeleri dahi yok”: Gazze’de 3 bine yakın kişinin ‘buharlaştığı’ iddiası Haber

“Cenazeleri dahi yok”: Gazze’de 3 bine yakın kişinin ‘buharlaştığı’ iddiası

Gazeteci Fethi Yılmaz, Al Jazeera Arabic’te yayımlanan bir araştırmaya dayanarak, Gazze’de gerçekleştirilen saldırılar sonrası yaklaşık 3 bine yakın kişinin akıbetinin belirlenemediğini aktardı. İddiaya göre yüksek ısı üreten mühimmatlar nedeniyle bazı kayıpların bedenlerine ulaşılamadı. Araştırma kayıp vakalara dikkat çekti “ Hikâyenin geri kalanı” başlıklı araştırmada, 10 Ağustos 2024’te Gazze kentindeki El-Tabiin okuluna düzenlenen saldırı sonrası oğlunu arayan bir annenin günler süren çabası anlatıldı. Hastaneler ve morglarda yapılan aramalara rağmen herhangi bir iz bulunamazken, benzer durumda binlerce kayıp olduğu ifade edildi. “Yalnızca kan izleri ve doku parçaları kaldı” Araştırmaya göre Ekim 2023’ten bu yana 2 bin 842 Filistinliye sadece kan izleri veya küçük doku parçaları üzerinden ulaşılabildiği, bu vakaların fiilen “buharlaşmış” olarak kayda geçtiği öne sürüldü. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri de saldırıların fiziksel etkilerine dikkat çekti. Termal silah iddiaları gündemde İddiaya konu mühimmatın 2 bin 500 ila 3 bin dereceyi bulan ısı ve yüksek basınç üreterek insan bedenindeki suyu anında kaynatabildiği, dokuların ise küle dönüşebildiği belirtildi. Kullanıldığı ileri sürülen silahların büyük bölümünün ABD menşeli olduğu da araştırmada yer aldı. Uluslararası hukuk tartışması büyüyor Söz konusu iddiaların açık bir uluslararası suç teşkil edebileceği vurgulanırken, sahada bu kuralları uygulayacak etkili bir mekanizmanın bulunmadığı eleştirileri dile getirildi. Ateşkes açıklamalarına rağmen saldırıların sürdüğü yönündeki değerlendirmeler, bölgedeki insani krizin derinleştiğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Muğla’da toplandı Haber

UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Muğla’da toplandı

Dünya Belediyeler Birliği Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kültür ve Turizm Komitesi Başkanlık Divanı ve Komite Toplantısı, Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde uluslararası katılımla gerçekleştirildi. Dünya Belediyeler Birliği Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kültür ve Turizm Komitesi Başkanlık Divanı ve Komite Toplantısı, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Komite Başkanı sıfatıyla başkanlık etti. Toplantıya Türkiye’nin yanı sıra Filistin, İran ve farklı ülkelerden yerel yönetim temsilcileri ile uluslararası kuruluşların üst düzey yetkilileri katıldı. Filistin Beit Jala Belediyesi Başkan Yardımcısı Issa Nazzal, Tahran Belediyesi’nden Mehdi Fallahi Panah, Meisam Fekri ve Seyedmohammadmahdi Hosseini yabancı konuklar arasında yer aldı. UCLG Bilgi ve Ortak Üretim Genel Sekreter Yardımcısı ve Kültür Komitesi Koordinatörü Jordi Pascual toplantıya Barselona’dan çevrim içi katılırken, toplantı aynı zamanda çevrim içi olarak da takip edilebildi. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Eş Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ile Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul da toplantıda hazır bulundu. KÜLTÜR VE TURİZM POLİTİKALARI MASAYA YATIRILDI Toplantıda, kültür ve turizm politikalarının yerel yönetimler düzeyinde bilimsel temellere dayandırılması, sürdürülebilir ve kapsayıcı yaklaşımların güçlendirilmesi ve bölgesel iş birliklerinin artırılması ele alındı. İstanbul Bilgi Üniversitesi UNESCO Kürsüsü Başkanı Doç. Dr. Serhan Ada, kültür politikaları, sürdürülebilir turizm ve kültürel diplomasinin yerel kalkınmaya etkilerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Ayrıca toplantıda 2022–2025 dönemi faaliyetleri değerlendirilirken, 2026 sonrası için kültür, sürdürülebilir kalkınma, dijitalleşme ve mavi ekonomi odaklı stratejik öncelikler belirlendi. UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, toplantının güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirterek, kültür ve turizmin yerel yönetimler açısından belirleyici bir role sahip olduğunun net şekilde görüldüğünü ifade etti. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Karatay’ın kültürel, tarihi ve turistik değerlerini uluslararası katılımcılarla paylaştı. Hz. Mevlânâ’ya ev sahipliği yapan Karatay’ın her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırladığını belirten Kılca, Savatra Antik Kenti kazıları, Obruk Kervansaray Müze Oteli, kentsel yenileme projeleri, gastronomi çalışmaları ve doğa turizmi yatırımları hakkında bilgi verdi. Toplantının kapanışında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi’nin iş birliği ve ortak üretimi esas alan bir yapı olduğunu vurgulayarak, önümüzdeki dönemde kentlerin kültürel birikimlerinden güç alan, sürdürülebilir ve kapsayıcı turizm politikaları geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar Haber

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar

Jeffrey Epstein’a ilişkin kamuoyuyla paylaşılan resmi belgelerde yeni ayrıntılar ortaya çıktı. 2005 yılına ait vergi belgelerinde Epstein’ın çeşitli kuruluşlara bağış yaptığı görülürken, bu kuruluşlar arasında İsrail Savunma Kuvvetleri’ni destekleyen bir derneğin de bulunduğu aktarıldı. Bağış kayıtları dosyalara yansıdı Belgelere göre Epstein, 3 Mart 2005’te “İsrail Savunma Kuvvetleri Dostları” adlı derneğe 25 bin dolar bağışta bulundu. Ayrıca Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcilere fon sağladığı belirtilen “Yahudi Ulusal Fonu”na 15 bin dolar, Yahudi Kadınlar Ulusal Konseyi’ne ise 5 bin dolar verdiği kaydedildi. Filistin’e ilişkin ifadeleri tartışma yarattı Dosyalarda yer alan 20 Mayıs 2012 tarihli bir e-postada Epstein’ın Filistin’e dair görüşleri de dikkat çekti. Yazışmada Filistin’in tarihsel statüsüne ilişkin tartışmalı değerlendirmeler yaptığı görüldü. Söz konusu ifadeler, belgelerin yayımlanmasının ardından uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Cenaze sürecine dair ilginç tanıklık FBI’a ait 12 Ağustos 2019 tarihli bir belgede, kimliği gizlenen bir tanığın ifadesine de yer verildi. Tanık, cenaze töreni sırasında basın mensuplarının boş kutular bulunan bir aracı takip etmesinin sağlandığını, ardından Epstein’ın cenazesinin farklı bir araçla taşındığını öne sürdü. Epstein dosyası yıllardır gündemde Çocuklara yönelik cinsel istismar ağı kurmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Adalet Bakanlığı ile yürütülen inceleme sonucunda Epstein’ın ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığını açıklamıştı. Dava dosyalarında siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adının geçmesi uzun süre kamuoyunun gündeminde yer almıştı. Yetkililer ise “müşteri listesi” tutulduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamadığını bildirmişti. Ortaya çıkan yeni belgeler, Epstein soruşturmasının etkilerinin uluslararası ölçekte sürmeye devam ettiğini gösterirken, dosyalardaki bilgilerin nasıl yorumlanacağı ve yeni gelişmelerin yaşanıp yaşanmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.