SON DAKİKA

#Firari

HABER DEĞER - Firari haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Firari haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ?

Akademisyen kimliğini bir "kamuflaj" olarak kullanan Öksüz, darbe sürecini Ankara'daki gizli bir villada yöneterek kalkışmanın onayını Fetullah Gülen'den aldı. Akademik Maske Altında Gizli İhanet 1967 yılında Kahramanmaraş Andırın'da doğan Adil Öksüz, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Sakarya Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yaptı. Çevresine "kendi halinde bir akademisyen" imajı çizen Öksüz, arka planda örgüt hiyerarşisinde çift kimlikli bir hayat sürdürüyordu. İdari ve akademik görevlerini, yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temasları için birer "paravan" olarak kullanan Öksüz, FETÖ hiyerarşisinde de yer almayı sürdürdü. "Hava Kuvvetleri İmamı" ve Gizli Villa FETÖ'nün kamu kurumlarına sızdırdığı "mahrem imamlar" yapılanmasının en kritik ismi olan Öksüz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Hava Kuvvetleri yapılanmasından doğrudan sorumluydu.İstihbarat raporlarına göre Öksüz, doğrudan örgüt elebaşı Fetullah Gülen'den talimat alan ve Hava Kuvvetleri unsurlarını yöneten en üst düzey sivil yönetici konumundaydı.2016 Haziran ayından itibaren Ankara'da "danışmanlık merkezi" adı altında kullanılan 3 katlı bir villayı karargah haline getirdi ve Haziran ayı sonunda darbe hazırlıklarını başlattı. "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle de doğrulanan süreçte, örgüt mensubu askerlerle burada darbe planlarını olgunlaştıran Öksüz, sürekli villanın katları arasında mekik dokuyarak darbeyi planlayan askerlerle kritik toplantılar düzenledi. Pensilvanya'dan Onaylı Darbe Öksüz'ün darbe öncesi seyahat trafiği, eylemin merkeziyle olan bağlantısını net bir şekilde ortaya koydu. 2016'nın Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçan Öksüz'ün, darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016'da Ankara Esenboğa'dan ABD'ye gitti. Darbeden sadece iki gün önce 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü HTS kayıtları ve havalimanı verileri belgelenerek "Namık" kod adlı hainin bu trafiği, yargı dosyalarına darbe hazırlığının en somut delillerinden biri olarak girdi. Adliye Kapısından Yürüyerek Kaçtı 15 Temmuz gecesi darbenin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'nde jandarma ekiplerince yakalanan Öksüz, üzerindeki GPS cihazına rağmen "tarla bakmaya gelmiştim" savunmasını sundu. Ancak yargı içindeki FETÖ yapılanması devreye girdi ve FETÖ yapılanması sayesinde 18 Temmuz 2016'da çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kalan Öksüz, savcılığın itirazı da reddedilince, darbenin sivil anahtarı adliye kapısından elini kolunu sallayarak ayrıldı. Ardından Sakarya'ya geçerek kayınpederinin evinde bıraktığı aracıyla izini kaybettirdi. İhanet Zincirinde Algı Operasyonu: "Timsah" Projesi Örgüt, Öksüz'ün kaçış sürecini korumak için devasa bir algı operasyonuna imza attı. İtirafçı beyanlarına göre, MİT'ten sızdırılan şablonlarla sahte belgeler üretilerek Öksüz, "Timsah" kod adıyla MİT ajanı gibi gösterilmeye çalışılarak devletin terörle mücadelesi bulandırılmak istendi. Bu dezenformasyon faaliyetiyle, örgüt kendi militanını korumaya çalışırken, aynı zamanda devletin güvenlik birimlerine karşı algı operasyonu yürüttü. Örgüt medyası ve sosyal medya üzerinden bu sahte belgeler sistematik şekilde dolaşıma sokuldu. Firari Hainin İzinde Serbest bırakıldıktan sonra Sakarya'ya geçerek "34 SIR 49" plakalı aracını kayınpederinin garajına bırakan ve izini kaybettiren Öksüz, 10 yıldan beri beri kırmızı bültenle aranıyor. 2019'da dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülen yapılanmasının Hava Kuvvetleri imamı hakkında "Nerede olduğunu biliyoruz ancak açıklayamayız" demişti. Almanya'da olduğu iddia edildi ancak bilgi doğrulanmadı. Kaçmasına yardım eden kişiler ise yargılandı. 24 Ekim 2024 Perşembe günü Gülen'in cenazesinde tabutun arkasında duran bir kişi Öksüz'e benzetildi, ancak kimse emin olamadı. On yıl geçti, Adil Öksüz'le ilgili gizem hala çözülemedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD'nin en büyük dolandırıcısı Türkiye'de yakalandı Haber

ABD'nin en büyük dolandırıcısı Türkiye'de yakalandı

Yaklaşık bir yıldır firari olan Hilmi'nin yakalanması, ABD yönetiminde geniş yankı uyandırdı. FBI ve Türk güvenlik birimlerinden ortak operasyon FBI Direktörü Kash Patel, operasyonun detaylarını sosyal medya hesabından duyururken, İbrahim Haldun Hilmi'nin Mayıs 2025'ten bu yana arananlar listesinin başında yer aldığını belirtti. Medicare sistemini hedef alan ve 3,7 milyar dolar tutarındaki devasa dolandırıcılık planının kilit organizatörlerinden biri olmakla suçlanan Hilmi, FBI Miami Ofisi, ABD Adalet Bakanlığı ve Türkiye'deki güvenlik birimlerinin koordineli çalışması neticesinde ele geçirildi. Operasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçen tüm birimlere teşekkür eden Patel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın sürece olan katkısına dikkat çekerek, "Bu dosya, onun yorulmak bilmeyen çalışmaları olmadan tamamlanamazdı" ifadelerini kullandı. "Dünyanın hiçbir yerinde güvenli liman yok" Yakalanan Hilmi'nin ABD'ye getirilmesinin ardından sürece ilişkin sert bir açıklama yapan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, adaletin tecelli edeceğini vurguladı. Vance, "Bu dolandırıcı Mayıs 2025'te Türkiye'ye kaçtı ancak ABD'li yetkililer onu Miami'ye geri getirdi. Amerikan halkına karşı işlediği suçlar nedeniyle adalet önüne çıkacak" dedi. Vance'in "Amerikan halkından çalarsanız, dünyanın hiçbir yerinde sizin için güvenli liman olmayacak" sözleri ise Trump yönetiminin finansal suçlarla mücadele konusundaki kararlılığını gözler önüne serdi. Beyaz Saray'dan "Dolandırıcılıkla mücadele" vurgusu İbrahim Haldun Hilmi'nin Miami'de hakim karşısına çıkarılacağı belirtilirken, operasyon FBI'ın dolandırıcılıkla mücadele karnesindeki önemli başarılardan biri olarak kaydedildi. FBI Direktörü Patel, bu sonucun, Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Beyaz Saray görev gücünün vergi mükelleflerinin parasını hedef alan suçlulara karşı yürüttüğü stratejik operasyonların bir parçası olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Otokoç Genel Müdürlüğü’ne silahlı saldırıda 5 tutuklama Haber

Otokoç Genel Müdürlüğü’ne silahlı saldırıda 5 tutuklama

Olayla bağlantılı olduğu belirlenen ve aralarında 4'ü suça sürüklenen çocuk (SSÇ) statüsündeki şüphelinin de bulunduğu 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında hızlı operasyon Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Maltepe Aydınevler Mahallesi'ndeki genel müdürlük binasının kurşunlanması olayıyla ilgili başlatılan geniş kapsamlı soruşturma titizlikle devam ediyor. Saldırı sonrası gerçekleştirilen teknik ve fiziki takipler neticesinde olaya karıştığı tespit edilen 8 şüphelinin kimliği kısa sürede belirlendi. Savcılık talimatıyla harekete geçen emniyet birimleri, zanlılardan 4’ü çocuk olmak üzere toplam 5 kişiyi gözaltına aldı. 5 şüpheli cezaevine gönderildi Adliyeye sevk edilen ve savcılıktaki işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan 5 şüphelinin tamamı hakkında tutuklama kararı verildi. Saldırıya karıştığı tespit edilen diğer 3 firari şüpheliyi yakalamak için ise jandarma ve emniyet birimlerinin bölgedeki koordineli çalışmaları aralıksız sürüyor. Saldırıların zamanı dikkat çekici İş insaı Rahmi Koç'un İzmir'deki hastane açılışında yaptığı ırkçı Kürt kadın fıkrasından sonra peş peşe yaşanan saldırılar dikkat çekti. Koç söz konusu fıkrada, "Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş. ‘Hanımefendi, perdenin arkasına gidin, soyunun,’ deyince kadın, ‘Doktor bey, ilk sen soyun’ demiş’" ifadelerini kullanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında yeni gün: Yüzlerce sanıklı dosyada duruşma başladı Haber

İBB davasında yeni gün: Yüzlerce sanıklı dosyada duruşma başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik açılan ve yüzlerce sanığın yargılandığı davada 8. duruşma 23 Mart 2026 tarihinde başladı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, aralarında tutuklu sanıkların da bulunduğu çok sayıda kişi duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra bazı belediye başkanları, eski milletvekilleri ve belediye yöneticileri de katıldı. Tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra taraf avukatları ve sınırlı sayıda izleyici de salonda yer aldı. Savunmalar alınmaya başlandı Mahkeme sürecinde, iştirak şirketlerinden bir yöneticinin savunmasının alınmasıyla duruşmanın devam ettiği bildirildi. Yargılama sürecinin, çok sayıda sanık ve dosya kapsamı nedeniyle geniş bir çerçevede sürdüğü ifade edildi. Yüzlerce sanık yargılanıyor İddianamede toplam 407 sanığın yer aldığı, bunlardan 107’sinin tutuklu olduğu bilgisi paylaşıldı. Dosyada ayrıca firari ve müşteki sanık statüsünde yer alan kişilerin de bulunduğu aktarıldı. İddianamede, farklı kamu kurumlarının “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer aldığı ve çok sayıda eyleme ilişkin değerlendirmelerin bulunduğu belirtildi. Ağır suçlamalar yer alıyor Dosyada yer alan suçlamalar arasında “örgüt kurma”, “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “kamu zararına neden olma” gibi çeşitli iddiaların bulunduğu ifade edildi. Sanıklar hakkında farklı oranlarda hapis cezaları talep edildiği bildirildi. Davanın ilerleyen duruşmalarında yeni savunmaların alınması ve sürecin detaylandırılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ezgi Apartmanı davasında firari sanık yakalandı Haber

Ezgi Apartmanı davasında firari sanık yakalandı

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı’na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında firari olarak aranan iki sanık Ankara’da düzenlenen operasyonla yakalandı. Operasyonun ardından sanıklar gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Ankara’da operasyon düzenlendi Soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı bulunan Kervan Pastanesi sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in Ankara’nın Etimesgut ilçesinde bulundukları adres tespit edildi. Polis ekiplerinin gece saatlerinde düzenlediği operasyonla iki firari sanık gözaltına alındı. Depremde 35 kişi hayatını kaybetmişti Ezgi Apartmanı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılmış ve binada yaşayan 35 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturmalarda binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanede yapılan tadilatların ve kolon kesildiği iddialarının yıkımda etkili olduğu gündeme gelmişti. 876 yıla kadar hapis istemi Soruşturma kapsamında Kervan Pastanesi sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile bazı diğer sanıklar hakkında “olası kastla kasten öldürme ve yaralama” suçlamalarıyla 876 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildiği belirtiliyor. Tutuklanarak cezaevine gönderildiler Operasyon sonrası gözaltına alınan firari sanıkların adliyeye sevk edildiği ve çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildikleri bildirildi. Soruşturma ve yargı sürecinin devam ettiği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanat dünyasında şok operasyon Haber

Sanat dünyasında şok operasyon

İstanbul’da yürütülen geniş kapsamlı uyuşturucu soruşturması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de bulunduğu 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda 17 kişi gözaltına alınırken, 8 şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor. Savcılık soruşturmayı geniş kapsamlı yürütüyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen dosyada, şüpheliler hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” ve “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak” suçlamaları yöneltildi. Ünlü isimler gözaltına alındı Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında şarkıcı Murat Dalkılıç, Kaan Tangöze, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Kemal Doğulu’nun da bulunduğu açıklandı. Operasyonun, teknik ve fiziki takip sonucu elde edilen bulgular doğrultusunda gerçekleştirildiği öğrenildi. Bazı şüphelilerde uyuşturucu madde ele geçirildi Soruşturma dosyasına göre bazı şüphelilerin üzerlerinde ve adreslerinde yapılan aramalarda uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi. Yetkililer, bir şüpheli hakkında 17,6 gram marihuana, bir diğerinde 33 gram marihuana bulunduğunu kaydetti. Ayrıca bir şüphelinin adresinde 9 milimetre çapında fişeklerin ele geçirildiği bildirildi. Arama çalışmaları sürüyor Haklarında gözaltı kararı verilen toplam 25 şüpheliden 17’sinin yakalandığı, firari durumdaki 8 kişi için çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken soruşturmanın seyrine ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“BAE yok” düzeltmesi: Casusluk dosyasında devletin sözü değişti Haber

“BAE yok” düzeltmesi: Casusluk dosyasında devletin sözü değişti

“BAE bağlantısı yok” Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü casusluk soruşturmasında şüpheliler arasında Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı bulunmadığını ve bu ülke ile irtibat tespit edilmediğini bildirdi. Tunç, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine karşı “bilgilendirme ihtiyacı” doğduğunu vurguladı. Savcılığın ilk metni BAE’yi işaret etti İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25 Kasım’da yayımladığı ilk basın metninde Birleşik Arap Emirlikleri istihbarat servisine atıf yapılmış, soruşturma “siyasal veya askerî casusluk” kapsamında tanımlanmıştı. Aynı gün yayımlanan ikinci metinde ise ülke ismi, “siyasal veya askerî” nitelemesi ve bazı operasyon ayrıntıları çıkarıldı; dosya yalnızca “casusluk faaliyetlerinin deşifre edilmesi” olarak ifade edildi. Bakanlık, teknik sürecin çerçevesini çizdi Tunç’un açıklamasına göre şüphelilerin, Türkiye’de bir GSM operatörü üzerinden temin ettikleri hatlarla sahte profiller oluşturduğu ve bu hatlar üzerinden temaslar kurduğu tespit edildi. Söz konusu hatların daha sonra yurt dışına çıkarıldığı ve “casus yazılım destekli bilgi toplama” amacıyla kullanıldığı iddia edildi. Savcılık, “BAE ile ilişki yok” diyerek son noktayı koydu Başsavcılık, ek duyurusunda güvenlik kaynaklarına dayandırarak şüphelilerin Birleşik Arap Emirlikleri ile herhangi bir irtibatının bulunmadığını açıkladı. Dosyanın, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatı koordinesiyle yürütüldüğü belirtildi. Operasyonda üç gözaltı, bir firari kararı çıktı Soruşturma kapsamında 25 Kasım’da düzenlenen operasyonda üç şüpheli yakalanırken, yurt dışında olduğu belirtilen bir kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Dosyada savunma sanayii başta olmak üzere kritik alanlara yönelik biyografik veri derleme faaliyetlerine ilişkin bulgular bulunduğu aktarıldı. Kamuoyuna yansıyan çelişki güven sorusunu gündeme getirdi Aynı dosya için aynı gün iki ayrı metnin yayımlanması ve ülke isminin metinden çıkarılması, “devletin iletişim dili” açısından tartışma yarattı. Bakanlığın son açıklamasıyla birlikte dosyanın dış bağlantılar bölümünde Birleşik Arap Emirlikleri başlığının kapatıldığı ilan edilirken, soruşturmanın içeriği ve kapsamı yargı süreci içinde netleşecek.

İstanbul’da 3 kişilik vahşi cinayet zincirinde kan donduran ayrıntılar: Yakında çok ünlü olacağım Haber

İstanbul’da 3 kişilik vahşi cinayet zincirinde kan donduran ayrıntılar: Yakında çok ünlü olacağım

İstanbul Büyükçekmece’de 10 Kasım akşamı meydana gelen ve üç kişinin yaşamını yitirdiği kanlı cinayetlerin ayrıntıları netleşmeye başladı. Polis ekipleri, aynı gün hem bir otomobilin içinde hem de yakındaki bir otel odasında bulunan üç cesedin aynı fail tarafından öldürüldüğünü belirledi. Olay sonrası günlerce firarda olan Hakan K., Avcılar Firüzköy’de saklandığı boş bir binada Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalandı. Şüphelinin yakalanmadan önceki davranışları ve ifadeleri ise “bilinç bulanıklığı ve paranoya” tabloyu ortaya koydu. Olay zinciri: İlk kurban sevgilisi Melisa Soruşturmaya göre 27 yaşındaki Melisa Kölekçi ile birlikte üç gün önce bir otele yerleşen Hakan K., olay günü genç kadını başından vurarak öldürdü. Şüpheli, polise verdiği ilk sözlü anlatımda, “Uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle birlikte intihar etmeye karar verdik, önce onu vurdum, sonra vazgeçtim” dedi. Ancak bu sözlerini resmi ifadeye geçirmeyi reddetti. İki kişiyi daha yanına çağırıp öldürdü Melisa’yı öldürdükten sonra otelden ayrılan Hakan K., kendisine uyuşturucu temin ettiğini iddia ettiği Emrah Yılmaz (33) ve Emre Güçlü (31) isimli iki kişiyi telefonla çağırdı. Bir araca binmelerinin ardından iki kişiyi de yakın mesafeden öldürdü. Emrah Yılmaz olay yerinde hayatını kaybetti, ağır yaralanan Emre Güçlü ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Cinayetten sonra adım adım kaçış Polis kayıtlarına göre Hakan K., cinayetlerden sonra olay yerinden yaya olarak uzaklaştı. Evine giderek üzerindeki kanlı kıyafetleri çıkarıp değiştirdi. Ardından babasına ait otomobille Avcılar’a geçti. Bir akaryakıt istasyonundan çakmak gazı satın alıp aracını boş bir alanda terk etti. Peşindeki ekipleri yanıltmak için telefonunu araçta açık bıraktı. Cinayet Büro Amirliği, şüphelinin izini bulmak için 432 kameradan toplam 1.240 saatlik görüntü incelemesi yaptı. Bu analizler sonucu Hakan K.’nın saklandığı boş bina tespit edildi. Yakalandığında üzerinde sökülmüş tabanca çıktı Saklandığı yerde yakalanan Hakan K.’nın üzerinde cinayetlerde kullandığı değerlendirilen 9 mm ruhsatsız tabanca bulundu. Ancak tabancanın namlusunun söküldüğü ve parçalarının ayrıldığı görüldü. Şüpheli, “Uyuşturucunun etkisiyle başka kimseye zarar vermek istemedim, o yüzden silahı söktüm” dedi. Yeni ayrıntı: “Yakında çok ünlü olacağım, görürsünüz” Soruşturmada ortaya çıkan dikkat çekici bir ayrıntıya göre, firari olduğu günlerde Hakan K., alışveriş yaptığı bir market çalışanına: “Şimdi beni tanımıyorsun ama yakında çok ünlü olacağım. Görürsünüz” dedi. Market kamerası görüntülerinde bu anların ardından çalışanla tokalaştığı da ortaya çıktı. Aynı günlerde bindiği bir taksi şoförüne de benzer ifadeler kullandığı bildirildi. Bu sözler, polise göre şüphelinin “paranoyak, halüsinatif ve kontrolsüz davranışlar” gösterdiğinin işareti. Oteldeki ve cinayet öncesi son görüntüler ortaya çıktı Güvenlik kamerası görüntülerinde: Melisa Kölekçi’nin otele giriş anı, Cinayet sonrası Hakan K.'nın otelden çıkıp iki kurbanın bulunduğu araca yaklaşması, Firari haldeyken markette alışveriş yapıp rahatça dolaşması net bir şekilde görüldü. 7 ayrı suç kaydı var Hakan K.’nın daha önce de çeşitli suçlardan 7 kaydının bulunduğu belirlendi. Cinayet Büro’daki işlemlerinde resmi ifade vermeyi reddederek susma hakkını kullanan şüpheli, adliyeye sevk edilirken basın mensuplarının “Neden öldürdünüz?” sorularını yanıtsız bıraktı. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürüyor.

Alpedo Dondurma’da ‘51 kat fazla bakteri’ skandalı: Daha önce de ceza kesilmiş Haber

Alpedo Dondurma’da ‘51 kat fazla bakteri’ skandalı: Daha önce de ceza kesilmiş

Böcek ailesinin bir otelde yaşadığı zehirlenme şüphesinin ardından Alpedo Dondurma hakkındaki gıda güvenliği iddiaları yeniden açığa çıktı. Daha önce Sütçü İmam Üniversitesi’nin analizlerinde dışkı kaynaklı bakteriler tespit edilen firmanın, geçmiş yıllarda da Tarım Bakanlığı denetimlerinde sınır değerin çok üzerinde bakteri bulundurduğu belirlendi. Belgeler, dondurmanın insan sağlığı açısından yüksek risk taşıdığını, bu düzeydeki bir ürünün piyasaya sunulmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Bakanlık testinde sınır 100 iken 5.100 bakteri çıktı Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2022’de yaptığı analizde, Alpedo’nun “Maraş Sade Dondurma” numunesinde gram başına 5 bin 100 Enterobacteriaceae tespit edildi. Yönetmelikte izin verilen sınırın 100 bakteri olduğu belirtilirken, ürünün 51 kat fazla yük taşıdığı belirlendi. Dışkı kökenli bulaşma ve ölümcül enfeksiyon riski vurgulandı Gıda güvenliği uzmanları, bu tür bir bakteri düzeyinin hijyen eksikliğini, dışkı kaynaklı bulaşmayı, ekipman ve su kirliliğini veya soğuk zincirin kırıldığını gösterdiğini belirterek ürünün “kesinlikle tüketilmemesi” gerektiğini ifade etti. Bu yük, E. coli ve Salmonella gibi ölümcül patojenlerin bulunma ihtimalini de yükseltiyor. Ürüne 41 bin TL ceza, satışa yasak kararı Kahramanmaraş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, söz konusu uygunsuzluk nedeniyle firmaya 41 bin 426 TL idari para cezası kesti ve dondurmanın piyasaya arz edilemeyeceğini bildirdi. Ceza ve yasak kararına rağmen ürünlerin uzun süre kamu kurumlarına ve okullara satıldığı iddia edildi. Üniversitenin yeni analizleri de sorun tespit etti Firmanın 1 Ekim 2025 başvurusuyla yapılan son analizlerde de Sütçü İmam Üniversitesi, dondurmalarda dışkı kaynaklı bakteriler buldu. Firma avukatı sonuçları reddederken, üniversite iddiaları yalanlamadı. Alpedo’nun sahipleri deprem dosyasında firariydi Alpedo’nun sahipleri Mustafa Pekel ve Sami Kervancıoğlu, Kahramanmaraş’taki Ezgi Apartmanı’nın yıkımında “asli kusurlu” bulunan isimler olarak 876’şar yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Deprem sonrası uzun süre firari kalan iki isim, yaklaşık 700 gün sonra Ankara’da bir villada yakalanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.