SON DAKİKA

#Fon Soruşturması

HABER DEĞER - Fon Soruşturması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fon Soruşturması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Asya dönüşü kritik açıklamalar: "Terörsüz Türkiye sürecimizden taviz vermemiz mümkün değil" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Asya dönüşü kritik açıklamalar: "Terörsüz Türkiye sürecimizden taviz vermemiz mümkün değil"

Güney Kore’nin başkenti Seul’deki resmi temaslarının ardından uçakta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemdeki sıcak gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, 8 Kasım Zafer Günü vesilesiyle Azerbaycan’ı ziyaret edeceğini duyurarak Bakü ile yürütülen diplomasinin detaylarını paylaştı. "İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin ürünüdür" Azerbaycan ile ilişkilerde kriz yaşandığına dair iddialara tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki temasların diplomatik kalıpların ötesinde olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon diplomasisinin yanı sıra Dışişleri Bakanı ve İstihbarat Başkanı'nın da Azerbaycan'a gönderildiğini aktaran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "8’indeki Zafer Günü’ne onlar da çok önem veriyorlar. Her zaman söylüyorum, bizim Azerbaycan’la ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur." ABD ara seçimleri: "İlişkilerimiz sağlam temellere dayanır" ABD'de gerçekleştirilen ara seçimlerin sonuçlarını da değerlendiren Erdoğan, seçimlerin Amerikan halkına, bölgeye ve dünya siyasetine olumlu yansımalar getirmesini temenni ederi. Türk-Amerikan ilişkilerinin köklü ve NATO müttefikliğine dayanan bir stratejik altyapıya sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, “Seçim sonuçlarının Amerikan halkı için hayırlı olmasını diliyorum. Aynı zamanda bu sonuçların bölgemize ve dünya siyasetine yansımalarının olumlu olmasını temenni ediyorum. Şimdiden köşeli cümleler kurmak herhalde biraz erken olacaktır. Türk-Amerikan ilişkileri köklüdür ve sağlam temellere dayanır. NATO müttefiki ve uzun yıllara dayanan stratejik ilişkilere sahip iki ülkeyiz. Biliyorsunuz bölgemiz uzun zamandır çok çalkantılı bir süreçten geçiyor. Dört bir yanımızda savaşlar, çatışmalar, zulümler maalesef devam ediyor. Biz bölgemizin bir an önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Seçim sonuçlarının coğrafyamızda kalıcı barışa ve istikrara katkı vermesi en büyük arzumuz. Bu amaçla hem Amerikan Yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato'yla yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz.” dedi. Fon Soruşturması: "Hiç ummadığımız insanlar işin içine girmiş" Yürütülen fon soruşturmasına değinen Erdoğan, rüşvet, usulsüzlük ve suiistimallerin tek tek tespit edildiğini ve yargının gereğini yaptığını belirtti. Devlet Denetleme Kurulu'nun incelemelerinin sürdüğünü ve Fon Koordinasyon Kurulu'nun adımları attığını ifade eden Erdoğan "Yol haritasına göre her kurum kendi görevini yerine getiriyor. Yani buradan daha önce yaptığım açıklamalarda da söylediğim gibi herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Gerek mevzuat gerek idari tedbirler gerek yargı süreçleri hepsi yakın takibimizde. Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var? Nedir bu gerçek? bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor. Biliyorsunuz Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdim. Onlar da kendi incelemelerini yürütüyor. Oradan çıkacak netice de çok çok önemli. Cevdet Bey Başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulumuz, düzenli ve sık aralıklarla toplanıyor. Kurul'da alınan kararlar çerçevesinde ödemeler konusunda, ihtiyaç duyulan adımlar atılıyor. Olağan tasfiyelerin ardından, biliyorsunuz, geçen hafta cuma günü itibarıyla olağanüstü tasfiyelerde ödemeler başladı. Güvence verildiği gibi, bu ödemeler aralıksız yapılıyor. Kamu kaynağı kullanılmadan bu sürecin yönetilmesi temel prensibimiz. Altını çizerek söylüyorum, kamu kaynağı kullanımı burada söz konusu değil. Tam aksine herkes fonla ilgili ödemesi gerekeni ödeyecek, tasfiyeler yapılacak ve tahsilatlar gerçekleştikten sonra da gerekli olan yerlere ödemeler gerçekleştirilecek. Aziz milletim şunu çok iyi bilsin ki; Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız." ifadelerini kullandı. Güney Kore ile savunma teknolojisi ve Rusya-Ukrayna diplomasisi Seul ziyaretinde ele alınan savunma sanayii iş birliğinin Altay tankından Fırtına obüslerine, İHA-SİHA'lardan denizaltılara kadar geniş bir teknolojiyi kapsadığını açıklayan Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile yapılan görüşmenin detaylarına da değindi. Savaşın diplomasi yoluyla sonlandırılması gerektiğini belirten Erdoğan, Zelenski görüşmesinin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de temas kurarak barış zeminini zorlayacaklarını dile getirdi. Açıklamasında, “Türkiye ve Kore Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde savunma sanayii dediğimiz zaman, bir iki silahı masaya yatırma şeklinde değerlendirilmez. Burada konu, toplu bir savunma sanayi teknolojisidir. Savunma sanayii teknolojisi Altay Tankı’ndan tutun Fırtına Obüsleri’ne varıncaya kadar, İHA, SİHA’lara, hava savunma sistemlerine, denizdeki son gelişmelere, denizaltılara varıncaya kadar bütün bunları kapsayan adımlardır. Milli Savunma Bakanlığımız muhatabıyla bunları görüşür, hepsini ele alırlar ve biz de buna göre adımlarımızı atarız. Sayın Zelenski'nin, Türkiye'ye cumartesi günü yaptığı ziyarette bunları etraflıca görüşme fırsatımız oldu. Beraber bir çalışma yemeği de yedik. Rusya-Ukrayna arasındaki bu savaşın sonlandırılması için müzakereler noktasında diplomasi yoluyla adımların atılmasının çok önemli olduğunu Sayın Zelenski'ye ifade ettik, anlattık. Türkiye olarak barışa giden yolu açmak için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sayın Zelenski ile yaptığımız bu görüşmeden sonra şimdi Sayın Putin ile de bir görüşme yapmak suretiyle işin Rusya ayağını da ele alalım istiyoruz. Bu arada başta Dışişleri Bakanı’m olmak üzere ilgili arkadaşlarım muhataplarıyla görüşerek, Rusya tarafını da inşallah bu görüşmeye hazırlayacaklardır.” "Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor" 'Terörsüz Türkiye' projesindeki son duruma ilişkin soruları da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin kanuni çerçevede tavizsiz sürdürüldüğünü bildirdi. Kararlılığın net olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Öncelikle Terörsüz Türkiye sürecimiz, Kanun'un belirlediği çerçevede devam ediyor. Oradan taviz vermemiz mümkün değil. Sürecin takibini titizlikle yapıyoruz. Milletimizin arzuladığı büyük hedefe ulaşmak için dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Bazen bu ilerlemeler konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabilir. Ama bizim buradaki kararlılığımız çok net. Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor. Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz kurulumuz da devletimizin ilgili kurumları da konuya son derece hakim. Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi, tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanması ile yeni aşamaya geçeceğiz. Böylesi büyük meselelerin halli, hassas bir süreç yönetimini gerektiriyor. Biz de bunu yapmanın meseleyi hassasiyetle yönetmenin çabası içerisindeyiz. Ülkemizi terörsüz bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. Sağdan, soldan, nereden ne olursa olsun, ne gelirse gelsin bütün bu mağaraları boşaltarak terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız.” ifadelerin kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fon soruşturmasında kritik adım: Üç ismin mal varlıklarına tedbir konuldu Haber

Fon soruşturmasında kritik adım: Üç ismin mal varlıklarına tedbir konuldu

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen kapsamlı fon soruşturması derinleşiyor. Soruşturma çerçevesinde kritik bir hukuki adım atılarak Pasifik Holding yönetiminde yer alan üç isim hakkında mal varlıklarına yönelik tedbir kararı alındı. Üç ismin mal varlıklarına yönelik tedbir kararı Başsavcılık tarafından ilgili kurumlara gönderilen yazıda; Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, Yönetim Kurulu Başkanvekili Abdulkerim Fırat ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erdoğan'ın ilgili kuruluşlar nezdindeki mal varlığı hareketleri denetim altına alındı. Şüphelilerin yapmak istedikleri devir, temlik, satış, bağış, ipotek/rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi ile EFT ve havale gibi mal varlığını azaltıcı nitelikteki tüm işlemler bakımından sıkı tedbirler uygulanması istendi. Olağan dışı işlemler için Başsavcılık onayı şart Yazıda, söz konusu kişilerin olağan dışı nitelikte bir işlem talebinde bulunması halinde, işlem gerçekleştirilmeden önce mutlaka başsavcılıktan görüş alınması ve görüş sorulmadan tasarruf işlemi yapılmaması gerektiği vurgulandı. Bununla birlikte, şahısların maaş, fatura ödemeleri ve mesleki faaliyetler kapsamındaki olağan işlemlerinin mağduriyete yol açmayacak şekilde sürdürülmesi, ancak işlem tutarı veya sıklığı bakımından dikkat çekici, mal varlığını azaltıcı ya da muvazaalı olabilecek şüpheli işlemlerin derhal başsavcılığa bildirilmesi talep edildi. Açıklamada, "Bildirim usulüne tabi kılınan şahısların olağan işlemlerin (mesleki faaliyetler kapsamındaki işlemler, maaş-fatura-kurum ödemeleri, emekli aylığı kullanımı gibi) mağduriyete yol açacak şekilde engellenmemesi, özellikle olağan faaliyet dışı, işlem tutarı veya sıklığı bakımından dikkat çekici, mal varlığını azaltıcı ya da muvazaalı olduğu değerlendirilebilecek şüpheli işlemlerden başsavcılığımızın gecikmeksizin haberdar edilmesi rica olunur." denildi. Kurumlar arası koordinasyon ve MASAK takibi Karar doğrultusunda Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Türkiye Noterler Birliği müzekkerenin tüm üye banka ve noterliklere duyurulmasını ve bilgi verilmesini sağlayacak. Ayrıca şüphelilerin hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulması istenirken, mal varlığını azaltıcı işlem taleplerinin Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'na (MASAK) da gecikmeksizin bildirileceği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beştepe’de kritik zirve başlıyor: Kabine’nin masasında fon soruşturması ve "Terörsüz Türkiye" süreci var Haber

Beştepe’de kritik zirve başlıyor: Kabine’nin masasında fon soruşturması ve "Terörsüz Türkiye" süreci var

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Beştepe’de bir araya geliyor. Güvenlikten ekonomiye, dış politikadan yasal düzenlemelere kadar kritik konuların ele alınacağı toplantıda iç ve dış siyasete ilişkin kapsamlı değerlendirmeler yapılacak. Fon soruşturması ve yatırımcılara ödeme süreci Kabine toplantısının ilk sırasında, yasalaşan fon soruşturması düzenlemesi yer alıyor. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yürürlüğe giren kanun uyarınca, mağdur yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının önü açılmıştı. Toplantıda, yasal çerçevenin ardından yürütülecek uygulama takviminin ayrıntıları ve hak sahiplerine aktarılacak ödemelerin koordinasyonu değerlendirilecek. Terörle mücadele ve silah bırakma takvimi Toplantının bir diğer ana gündem maddesini "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar oluşturuyor. Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu’nun alt komisyonlara yönelik yetki tanımlamaları ile TBMM bünyesindeki İzleme Komisyonu’nun faaliyetleri Kabine’nin takibinde olacak. Terör örgütünün silah bırakma takvimindeki son duruma ilişkin güvenlik ve istihbarat kurumlarından gelen verilerin kurulda ayrıntılı şekilde görüşülmesi öngörülüyor. Dış politika ve bölgesel anlaşmalar Dış politika başlığında Ankara’nın diplomasi trafiği ele alınacak. ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ve temaslar, Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmeler ve Gazze’deki insani durum toplantıda incelenecek. Ayrıca Libya ile yapılan Deniz Yetki Anlaşması’nın onay süreci ile Meclis gündeminde yer alan Mekke Anlaşması ve Bedir Mutabakat Zaptı’na ilişkin detayların da Kabine’de görüşülmesi planlanıyor. Türk Devletleri zirvesi hazırlıkları Ekonomi başlığında ise TBMM’ye sunulacak olan merkezi yönetim bütçesine dair hazırlıklar gözden geçirilecek. Bütçe maratonunun genel çerçevesi ve makroekonomik göstergeler değerlendirilecek. Öte yandan Ankara’nın 29-30 Ekim tarihlerinde ev sahipliği yapacağı Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi öncesinde yürütülen diplomatik ve lojistik hazırlıklar da Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında son şeklini alacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e: "Hayırdır beyler kiminle savaştasınız?" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e: "Hayırdır beyler kiminle savaştasınız?"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki iç ve dış gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in kamuoyuna yansıyan açıklamalarına sert tepki gösterdi. "Muhalefette plan program yok" Cumhurbaşkanı açıklamasında muhalefete değinerek, "Teessüfle belirtmek isterim ki muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti ne de böyle bir gündemi var. Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye'ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. Plan deseniz yok, program deseniz yok, ülkenin sorunlarına çözüm önerisi deseniz yok. Siyasette nezaketi koruyalım deseniz maalesef o da yok. Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Sorumlu bir tavır değildir. Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi de bir tavırdır. “Benim menfaatim olacaksa isterse bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin.” tavrı son derece bencilce bir tavırdır. Türkiye üzerine operasyon hayalleri kuran çevrelere cesaret veren bir tavırdır. Üç kuruşluk siyasi ikbalini vatandaşı olduğu ülkenin, mensubu olduğu milletin felaketine bağlamak, egoist bir zihin dünyasının başvurusudur. Yirmi dört yıl boyunca ülkenin ayağına ne zaman taş değse umutlandılar. Yirmi dört yıl boyunca Türkiye'nin sıkıntılarından rant devşirmeye çalıştılar. Yirmi dört yıl boyu tüm umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Dikkat edin, bugün de aynı ham hayali kuruyorlar." dedi. "Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız?" Siyasette artan kutuplaşmaya dikkat çekerek muhalefetin söylemlerini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şimdi değerli kardeşlerim, geçenlerde bir tanesi çıkmış, şuursuzca 'Savaştayız' diyor. Hırsı aklını esir almış bu zata sormak lazım: Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok? Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Türkiye işgal edilmediğine, seferberlik çıkmadığına göre nereden aklınıza esti bu savaş öyle mi? Bakınız, yirmi dört yıl boyunca bu ülkenin başına çok ciddi sıkıntılar geldi. Ülkemize aba altından sopa gösterenler oldu. Boylarına poslarına bakmadan Türkiye'yi alçakça tehdit edenler oldu." Gezi olaylarını hatırlattı Gezi olaylarına da değinen Erdoğan, "Türkiye'yi içeriden çökertmek için Gezi olayları gibi nice dümen çevirdi. Muhalefeti destekleyip 'İktidarı devireceğiz' diyeninden dergi kapakları üzerinden mesaj verenine kadar nice saldırıyla karşılaştık. Bunların hiçbirinde sesiniz çıkmadı. Türkiye'yi tehdit edenlere, Türkiye'yi karıştırmak isteyenlere karşı bir kez olsun bu dili kullandığınızı görmedik. Hatta gittiniz, onlardan yardım dilendiniz, el açtınız, etek öptünüz. Şimdi çıkmış, utanmadan “Savaştayız.” diyorsunuz. Allah aşkına, siz ne dediğinizin, lafınızın nereye gittiğinin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Onlara diyorum ki bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin. Bölerek, ayrıştırarak, ötekileştirerek varacağınız hiçbir yer olmadığını artık kabul edin. Açık söylüyorum, böyle sorumsuz bir söylem olmaz. Sürekli hakaret ederek, sürekli insanları tahrik ederek siyaset yapılmaz. Çünkü siyaset, aklına geleni söyleme değil, sözünü ölçerek, tartarak ifade etme sanatıdır. “Efendim, ben ona buna bakmam, istediğimi söylerim.” derseniz o zaman istemediğinizi işitirsiniz. Dahası, sadece kendinize, sadece siyaset kurumuna değil, bu ülkeye ve millete de kötülük etmiş olursunuz. Burada şunu da dikkatinize getirmek isterim. Bunların siyasetsizliği siyaset haline getirmeleri sadece söylemlerle sınırlı değildir. Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz. Dedikodular üzerinden insanların izzetiyle, itibarıyla oynuyorlar. Bakın, milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa aynı şekilde namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç, o kadar büyük bir şenaattir. Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı hâlde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi, belge olmadan kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, önüne gelene iftira atacaksınız, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksınız. İnsanlar, millete hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, senin bühtanlarını belgeleriyle yalanlamaya ayıracak. Sonra da çıkacaksın, yüzün kızarmadan, hiçbir mahcubiyet duymadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın." dedi. "İftira siyasetine teslim olmayız" Muhalefet kanadından gelen yolsuzluk ve fon iddialarına ilişkin de konuşan Erdoğan, ellerinde belge olmaksızın yapılan ithamların kabul edilemez olduğunu belirtti: "Biz buna eyvallah demeyiz. İftira siyasetine, çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız. Kimse kusura bakmasın, iftira atmanın, insanların izzetiyle oynamanın, insanları töhmet altında bırakmanın faturası pişkinlik olamaz. Biz hukuk zemininde, demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar veririz, vereceğiz. Bizim siyasetimizin pusulası bellidir. 86 milyonun birliğinin, dirliğinin ve huzurunun her şart altında korunmasıdır. Türkiye'nin toplumsal barış ve istikrarının muhafazasıdır. Millî iradenin bilakaydı şart egemen kılınmasıdır. Demokrasimizin tehditler karşısında savunulmasıdır. İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde iç cephemizin güçlendirilmesidir. Siyaset kurumunun itibarının korunması, milletin sorunlarına tek çözüm adresi olmaya devam etmesidir. Biz bunun için çalışıyor, bunun için mücadele ediyoruz. İnşallah bu prensipler temelinde siyaset yapmaya devam edeceğiz." İstanbul'daki sel afeti ve can kayıpları Geçtiğimiz hafta İstanbul ve çevre illerde meydana gelen olumsuz hava şartları ve sel felaketine dair bilançoyu açıklayan Erdoğan, idari süreçlere ilişkin mesaj verdi: "19 Ekim itibarıyla 212 Acil Çağrı Merkezi ve AFAD'a yapılan 21.600 ihbar doğrultusunda toplam 3.270 vatandaşımızın güvenli bölgelere tahliyesi sağlandı. İstanbul'da 7, Kocaeli'nde ise bir vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır." Afetten etkilenen hanelere yönelik Aile Bakanlığı, AFAD ve Ticaret Bakanlığı aracılığıyla İstanbul Valiliği emrine kaynak aktarıldığını belirten Erdoğan, dağıtımların sürdüğünü kaydetti. Fon soruşturması ve üç aşamalı eylem planı Sermaye piyasalarındaki fon tartışmalarına ve yürütülen soruşturmalara değinen Erdoğan, sürecin üç ayrı kategoride yönetildiğini ifade etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, milletimizin gündemini son bir aydır meşgul eden fon meselesiyle ilgili tutumumuzu milletimizle farklı vesilelerle paylaştık. Konuyu üç farklı kategoride hassasiyetle yönetiyoruz. İlk aşamada, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesi yer alıyor. Fon Koordinasyon Kurulumuz ve ekonomi kurmaylarımız düzenli olarak bir araya geliyor, alınan kararları şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklıyor. Meclisimizin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesini müteakip inşallah ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak. İkinci aşamada, hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle manipülasyon yaparak, kimi zaman bir organizasyon dahilinde haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulması yer alıyor. Başsavcılıklarımız, deliller ve itiraflar ışığında bu konuda gerekeni yapıyor. Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirler yer alıyor. Gerek Devlet Denetleme Kurulumuzun hazırlayacağı kapsamlı rapor gerekse talimatımız doğrultusunda yürütülen diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutu itibarıyla burada da her türlü adım atılacaktır." "Bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz" Fon meselesini ciddiye aldıklarını belriten Erdoğan, "Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim. Biz sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine de tavizsiz bir şekilde gidiyoruz. Muhalefetin ne dediği değil, ne yaptığı, meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, her türlü ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, hatta il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim, biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız. Kardeşlerim, bizim referansımız muhalefet değildir. Bizim örneğimiz onlar asla değildir. Biz kendimizden, kendi yapıp ettiklerimizden sorumluyuz. Diğer her şeyden bağımsız olarak biz konunun kendi tabanımız, özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz. İnancımızın bir gereği olarak emri bilmaruf, nehyianilmünker çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz. AK Parti, sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var. Bizi bugünlere getiren, bizi son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan, işte böyle bir kadroya, işte böyle bir tabana sahip olmamızdır." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli'den  'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den 'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında finansal piyasalardaki usulsüzlüklerden belediyelerdeki idari soruşturmalara, dış politikadan Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik başlıklarına kadar pek çok konuda sert ve net mesajlar verdi. İstanbul'daki sel felaketi Bahçeli, İstanbuldaki sel felaketi hakkında, "İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır." ifadelerini kullandı. "Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına değinen MHP Lideri Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin milli ekonomi açısından şart olduğunu vurguladı. Yürütülen adli ve idari süreçleri desteklediklerini belirten Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir." Sürecin bir arınma ve aklanma vesilesi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. " dedi. "Mahkemeler siyasi gösteri yeri değildir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli başlayan ve çeşitli belediyelere uzanan soruşturmalara da temas eden Bahçeli, adli süreçlerin polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini belirtti: 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir." "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir" Soruşturmalar kapsamında yürütülen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen MHP lideri, medyanın kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna saygı duyduklarını ancak hukukun üstünlüğünün esas olduğunu söyledi: "Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır." Terörsüz Türkiye vurgusu Bahçeli yürütülen Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşarak, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir." vurgusunu yaptı. "Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrı düşünülemez" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir."açıklamasını yaptı. "Gençlerimiz avrupa'daki kaos senaryolarına kapılmamalı" Konuşmasında Türk gençliğine de seslenen Bahçeli, Fransa'da başlayan ve Avrupa geneline yayılan kitlesel eylemlere atıfta bulunarak gençlerin provokasyonlara karşı uyanık olmasını istedi: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır." "Birleşik Kıbrıs tam bir hayaldir ve felakettir" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki son gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Kapalı Maraş ve Gazi Mağusa Limanı üzerinden Rum tarafıyla yürütülen temas iddialarına sert tepki gösterdi: "Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır." Suriye ve Irak'taki Dönüşümü ve "Terörsüz bölge hedefi" Suriye ve Irak hattındaki askeri ve siyasi gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Bağdat yönetiminin gayrimeşru silahlı yapıları tasfiye adımlarını ve Suriye'de YPG/SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu veya tasfiyesine yönelik süreçleri olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bahçeli, İran'ın PJAK konusundaki açıklamalarının da sahaya yansımasıyla bölgesel barışın tesis edileceğini ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını ifade ederek, "Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan fon soruşturmasına net mesaj: "Suç suçtur, suçlu suçludur" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan fon soruşturmasına net mesaj: "Suç suçtur, suçlu suçludur"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunun yakından takip ettiği fon soruşturması, tasfiye mekanizmaları ve adli-idari süreçlere dair ayrıntılı bilgiler paylaştı. Soruşturma kapsamında hedefin piyasaları bozmaya çalışan odaklar olduğunu vurgulayan Yılmaz, sermaye piyasalarının ve yatırımcıların korunması gerektiğine dikkat çekti. "Yatırımcı ayrı, manipülatör ayrı" Fon soruşturmasında yürütülen işlemlerin sağlıklı yatırım iklimini zehirlememesi gerektiğine değinen Cevdet Yılmaz, adli ve idari tedbirlerin hedefini şu sözlerle çizdi: "Burada bir ayrımı net bir şekilde yapmamız lazım. Aksi takdirde kendi ayağımıza sıkmış oluruz, sermaye piyasalarımıza zarar veririz, bu işlerle hiçbir alakası olmayan yatırımcılara zarar vermiş oluruz. Yatırımcı ayrı, manipülatör ayrı, spekülatör ayrı. Bunun altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. Hiç kimse piyasalara gölge düşürmesin. Kuruyla yaşı karıştırmayalım, sapla samanı karıştırmayalım. Suçlular elbette cezasını bulacak." Yılmaz, sermaye piyasalarında yüksek getiri elde etmenin ya da yatırım yapmanın tek başına bir suç gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu, asıl hedefin hukuk dışı yöntemlerle piyasayı bozan unsurlar olduğunu kaydetti. "131 fon karantinaya alındı" SPK'nin yayımladığı Fon Rehberi sonrası sorunlu yapıların hızlıca karantinaya alındığını belirten Yılmaz, 7 şirkete ait 131 fon hakkında tedbir kararı verilerek tasfiye sürecinin başlatıldığını duyurdu. Bu fonların sistemdeki toplam fon portföyünün yüzde 7,7'sini oluşturduğunu aktaran Yılmaz, tasfiye sürecinde kamu kaynağı kullanılmadığının altını çizdi. Olağan tasfiyeyi kabul eden A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki 17 fonun sistemden çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 8 Ekim itibarıyla 46 bine yakın vatandaşın ödemelerinin yapıldığını bildirdi. İşlemler Ziraat Bankası ve İş Bankası kanalıyla yürütülürken, Atlas fonunun da sürece dahil olması halinde 58 bin yatırımcının daha bu mekanizmadan faydalanacağı ifade edildi. "Benim yakınımmış, şu partidenmiş hiç fark etmez" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla kurulan Fon Koordinasyon Kurulu'nun 4 toplantı yaptığını ve Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) 15 denetmen ve müfettişle sahada inceleme yürüttüğünü açıklayan Yılmaz, hukuki süreçte taviz verilmeyeceğini söyledi: "Benim yakınımmış, onun yakınıymış, şu partidenmiş hiç fark etmez, gereği yapılır. Suç suçtur, suçlu suçludur. Kanıtlar ve hukuki süreçler tamamlanmadan kişilerin itibarsızlaştırılmasına karşıyız." "Terörsüz Türkiye" ve yeni Anayasa mesajı Gündemdeki diğer başlıklara da temas eden Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" sürecinin bir devlet politikası olarak olumlu ilerlediğini ve Türkiye'nin kendi sorununu kendi imkanlarıyla çözme kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Yeni anayasa konusunda ise Meclis'teki uzlaşma zeminine işaret ederek, birlikte hareket edilmesine dair umutlu olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.