SON DAKİKA

#Gazeteciler

HABER DEĞER - Gazeteciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazeteciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması

Mahkeme kararı doğrultusunda CHP Genel Başkanlığı makamında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki Bilkent Otel'de televizyon kanallarının temsilcileriyle kahvaltılı basın toplantısında buluştu. Kılıçdaroğlu, Türkiye gündemini meşgul eden siyasi gelişmeler, belediye başkanlarının durumu, medya üzerindeki baskılar ve seçim tartışmalarına dair merak edilen soruları yanıtladı. Mansur Yavaş ve ihraç süreçlerine ilişkin değerlendirme Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın partiden ayrılışına dair soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Mansur Bey Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini yapıyor. Belediye başkanı bir yerde sorun varsa o sorunu götürür, çözer. Kendisi ekibi, kadrosuyla sorunları çözmekle yükümlü zaten. Mansur Bey'in istifası üzdü mü? Elbette üzülürüz." CHP’den istifa etmeyip YENİ Parti ile hareket eden isimler, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ihraç mekanizmalarına dair sorular üzerine ise adalet vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Sadece CHP'li belediyelere yönelik operasyon yapılması doğru değil. Yolsuzluk yapma iddiasıyla eğer yargı ya da güvenlik güçleri hareket ediyorsa burada parti ayrımı yapmaması lazım. Parti ayrımı yaparsa yolsuzluk olsa dahi en azından belli bir kitlenin kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Neden buraya dokunulmuyor diye. Yolsuzluk yapanlar, yolsuzluk yapmayı sürdürenler Cumhuriyet Halk Partisi'nden derhal istifa etsinler, AK Parti'ye katılsınlar. Yolsuzluğu kim yaparsa üzerine gidilmeli. Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Ekrem Bey ile ilgili sordunuz, kişinin mahkumiyeti kesinleşmedikçe onu, ben seni partiden atıyorum demek doğru değil. O nedenle biz mahkumiyetin kesinleşmesini bekledik." "Kapatılmasını ve tutuklamaları doğru bulmam" Geçmişte KRT yayınında Halk TV'nin kanal yayın politikasına yönelik eleştirileri ve RTÜK'e yapılan başvurular hatırlatılarak sorulan kayyum kararı hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, kendi eleştirilerinin kayyum gerekçesi yapılmasını reddetti: "Şimdi bir siyasetçinin elbette ki televizyonları eleştirme hakkı var, eleştirebiliriz yani. Bir soru üzerine oldu, çok iyi niyetle düşüncelerimi ifade ettim. Diğer televizyon kanalları içinde yeri zamanı gelince bize soru sorulduğunda onu da eleştiriyoruz, bizim istediğimiz doğru haber. Ama benim o eleştirimi esas alıp 'Vay efendim siz Halk TV'nin kapanmasına yol açtınız' demek, ne diyeyim yani şimdi? Aklı olan bunu söylemez, çünkü kaç sayfalık iddianame çıkmış, Allah aşkına üç günde bunlar hazırlanır mı? Halk TV'ye sahip olan kişinin ne mal varlığı ile ne de diğer konularla ilgili hiçbir açıklama da yapmadım, iddianamede bunlar da var. Bir siyasi partinin Halk TV'nin yapmış olduğu bir yayını eleştirmesi kadar doğal bir şey yok. Aynı şekilde gazetecilerin, beni en sert eleştiren gazeteciler de dahil olmak üzere gazetecilerin tutuklanmalarını doğru bulmuyorum. Yargılanabilirler, dava açılabilir ama tutuklanmaları, televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmam." Erken seçim ve cumhur ittifakı yakınlaşması iddiaları Siyasetteki erken seçim tartışmaları ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarına ilişkin soruya yanıt veren Kılıçdaroğlu, mevcut ekonomik tabloya dikkat çekti: "Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız? Erken seçim eğer gelirse Türkiye'nin gündemine, elbette ki biz erken seçim olmasın diye bir özel çabamız olmayacak yani. Ama biz her şeyden önce Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu tablonun mutlaka düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu tablo mutlaka düzelmek zorunda. Yapamazlarsa, beceremezlerse zaten doğal olarak seçim kendiliğinden gelecektir, doğal olarak." CHP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında konumlandığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanlayan CHP Lideri, şu değerlendirmeyi yaptı: "Efendim bu algıyı yaratan medya ve belli çevreler, yani özel olarak Cumhur İttifakı ile bir görüşmemiz olmadı. Eleştiri gelince en sert eleştiriyi yapıyoruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ticaret Bakanlığı'ndan İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusu: "Hedef devlet tüzel kişiliğidir" Haber

Ticaret Bakanlığı'ndan İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusu: "Hedef devlet tüzel kişiliğidir"

Sermaye piyasalarındaki fon tasfiyeleriyle ilgili tartışmalar sürerken, katıldıkları bir televizyon programında ve ardından sosyal medya hesaplarında Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında "hukuka aykırı şekilde fondan para çektiği" yönünde iddialar dile getiren gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel yargıya taşındı. Ticaret Bakanlığı avukatları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına resmi suç duyurusu dilekçesi sundu. "Kasıtlı bir algı ve olumsuz intiba oluşturuldu" Başsavcılığa sunulan dilekçede, şüpheli gazetecilerin kurgusal ve asılsız bilgileri manipülatif bir şekilde bir araya getirerek alenen yaydıkları ifade edildi. Bir televizyon yayınıyla başlayan iddiaların sosyal medya paylaşımlarıyla desteklendiği belirtilerek, kamuoyu nezdinde kasıtlı bir algı oluşturulmaya çalışıldığı vurgulandı. Söz konusu eylemlerin "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "hakaret", "iftira" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu kaydedildi. "Saldırılar doğrudan devlet tüzel kişiliğini hedef alıyor" Suç duyurusunun gerekçe kısmında, yapılan paylaşımların bireysel eleştiri sınırlarını aştığı savunuldu. Dilekçede şu değerlendirmelere yer verildi: "Yapılan paylaşımlar ile bakanlığımızın toplum nezdindeki saygınlığının azaltılması amaçlanmıştır. Ayrıca yapılan bu saldırılar, sayın bakanımızın şahsında esasen devlet tüzel kişiliğini hedef almış açıklamalardır. Devlet ve kurumlarını yıpratmaya yönelik olan ve devlet aleyhine yapılan bu tür saldırıların cezalandırılması anayasal düzen ve demokratik hukuk devletinin korunması için bir gerekliliktir." Bakanlıktan "cezalandırılsınlar" talebi Ticaret Bakanlığı'nın milli yararı gerçekleştiren en üst makamlardan biri ve devlet tüzel kişiliğinin temsil makamı olduğunun altı çizilen başvuruda, adli sürecin kamu düzeni açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. Hem bakanlığın hem de devletin manevi şahsiyetini alenen tahkir eden kişilerin Türk Ceza Kanunu hükümleri gereğince cezalandırılmasının devlet yararına olduğu kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız" Haber

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız"

YENİ Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen ve kamuoyunun yakından takip ettiği kapalı grup toplantısının ardından Genel Başkan Özgür Özel, Meclis'te görüşülen "Çerçeve Yasa" teklifine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında meselenin adının Kürt meselesi, özgür siyaset ve barış içinde yaşama olduğunu belirten Özel, sorunun seçim takvimine göre değil, milletin rızası ve demokrasinin meşruiyetiyle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin iktidar tarafından özensiz yürütüldüğünü ve toplumsal fırsatın kısmen heba edildiğini savunan Özel, "Bir panikle son sürece girilmiştir. Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi yapılmaz. Millet bu sürecin sahibidir" dedi. "Metne kefil olmadan sorumluluk alıyoruz" Teklifin içeriğindeki eksikliklere ve eleştirilere dikkat çeken Özgür Özel, Can Atalay, Demirtaş, cezaevindeki seçilmiş siyasetçiler ve gazeteciler konusunda atılmayan adımların eksikliğini hissettiklerini belirtti. Vatandaşlardan gelen itirazları ve "Bu yasa 'Erdoğan'a yeniden seçilme yolu açacak bir döneme yol açacak' eleştirilerini görüyorum" diyerek kaygıları anladığını ifade eden Özel, şunları kaydetti: "Erdoğan mecbur kaldığı için barıştan yanaymış gibi yapandır. Biz iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz. Gelecekte vereceği sözlere güvenmiyoruz. Biz rüzgara göre şekil değiştirenlerden değiliz. Bizi uyaran yurttaşların seslerini duyuyorum. Bu itirazı ciddiye alıyorum." Konuşmasında silahların bırakılmasına kapı aralandığını belirten Özel, "Barışın önünde durmayacağız. Erdoğan iktidarını başaramadığı adaleti biz başaracağız. Bu iktidarın bunu yapmaya niyeti yok. Bir ülkeye bu kadar kötülük yapan bir iktidarın barışın sahibi olmasını beklemiyorduk. Barışın sahibi bu millettir" ifadelerini kullandı. "Atatürk ve Cumhuriyet kırmızı çizgimizdir" Komisyona konulan imzanın arkasında durduklarını belirten YENİ Parti lideri, kayyum uygulamalarının ve hukuksuz tutuklulukların takipçisi olacaklarını yineledi. Şehit ailelerine de seslenen Özel, kimsenin onların hatıralarını siyasete alet edemeyeceğini belirterek, "Kırmızı çizgilerimiz net, Atatürk, cumhuriyetin temel değerleri bunlar pazarlık konusu yapılamaz. İktidara değil ama milletimize güvenerek bu metne kefil olmadan barışın sorumluluğunu taşıyarak ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya evet diyeceğiz" diyerek partisinin kararını ilan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara sert tepki: "Demokratik protesto hakkı engellenemez" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara sert tepki: "Demokratik protesto hakkı engellenemez"

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu, aralarında gazeteciler, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda ismin gözaltına alınmasına tepki göstererek, hükümeti sert bir dille eleştirdi. "Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin!" Sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı etiketleyerek bir açıklama yayımlayan Kılıçdaroğlu, operasyonların hukuki dayanaklarını sorguladı. Zirve sürecinde yapılan gözaltıları "keyfî" olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin! NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek T24 ve Odatv muhabirleri, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Şiddet içermeyen demokratik protesto hakkının engellenmesi kabul edilemez." "Ülkenin itibarına protestolar değil, engellemeler zarar verir" Açıklamasında uluslararası zirvelerin doğasına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, protestoların demokratik bir yaşamın olağan bir unsuru olduğunu hatırlattı. Ülke itibarının zedelenmesinin ancak demokratik hakların kısıtlanmasıyla mümkün olabileceğini belirten CHP lideri, "Dünya liderlerinin katıldığı uluslararası zirvelerde protestolar, demokratik hayatın olağan bir parçasıdır. Bir ülkenin itibarına zarar veren, protestoların varlığı değil; demokratik protesto hakkının engellenmesidir" değerlendirmesinde bulundu. "Gerçeğin sustuğu yerde demokrasi yaşayamaz" Basın özgürlüğünün hukuk devletinin temeli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, muhalif veya tarafsız basının susturulmasının toplumsal bir tehlike olduğuna dikkat çekti: "Basın özgürlüğü bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır. Tarafsız basının sustuğu yerde millet gerçeği duyamaz; gerçeğin sustuğu yerde ise demokrasi yaşayamaz." @RTErdogan Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin! NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek T24 ve Odatv muhabirleri, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Şiddet içermeyen… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) July 5, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devrimciye son veda: Gazi Yalçın Küçük’e askeri tören Haber

Devrimciye son veda: Gazi Yalçın Küçük’e askeri tören

6 Nisan’da hayatını kaybeden devrimci bilim insanı ve yazar Prof. Dr. Yalçın Küçük için Ankara’da cenaze töreni düzenlendi. Küçük, Cebeci Asri Mezarlığı’nda gerçekleştirilen törenin ardından toprağa verildi. Törene farklı siyasi çevrelerden, akademiden ve basın dünyasından çok sayıda isim katıldı. Cebeci’de son yolculuk Yalçın Küçük’ün naaşı, Ankara Cebeci Asri Mezarlığı içerisinde bulunan İsmet Oğultürk Camisi’ne getirildi. Burada kılınan cenaze namazının ardından Küçük, Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Tören boyunca yoğun bir katılım gözlemlendi. Kalabalık bir katılım gerçekleşti Cenaze törenine başta ailesi olmak üzere akademisyen dostları, eski öğrencileri ve sosyalist siyasetin farklı kesimlerinden temsilciler katıldı. Küçük’ün uzun yıllar birlikte çalıştığı gazeteciler ve yayıncılar da törende yer aldı. Ergenekon-Balyoz süreçlerinde birlikte yargılanan isimler de cenazede hazır bulundu. Eski 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek, eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez, eski milletvekili Oğuz Oyan, eski Yargıtay üyesi Hamdi Yaver Aktan ve TKP Parti Meclisi üyesi Aydemir Güler törende yer alan isimler arasında dikkat çekti. Gazetecilerden ise Soner Yalçın, Murat Yetkin, Zihni Erdem ve Mehmet Ali Güller başta olmak üzere çok sayıda isim son görev için hazır bulundu. Askeri tören düzenlendi Kıbrıs Gazisi olan Yalçın Küçük için askeri tören de gerçekleştirildi. Türk bayrağına sarılı naaş, askerlerin omuzlarında taşındı. Tören sırasında duygusal anlar yaşanırken, kalabalık zaman zaman sloganlarla Küçük’e veda etti. Bir yurttaşın “Devrimi yapacağız Yalçın Hoca, sana söz” sözleri dikkat çekti. Ailesi taziyeleri kabul etti Cenaze töreninde Küçük’ün eşi Temren Küçük ve oğlu Ömer Devrim Küçük taziyeleri kabul etti. Cami avlusunda toplanan kalabalık, Küçük’ü entelektüel mirasına atıf yapan sloganlarla uğurladı. Çelenk gönderenler Yalçın Küçük için birçok kurum ve isim çelenk gönderdi. Çelenk gönderenler arasında Odatv ve gazeteci Soner Yalçın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Arslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Şule Perinçek, Prof. Dr. Mehmet Haberal yer aldı. Ayrıca Türkiye Komünist Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Birleşik Komünist Parti, Devrim Partisi ve Kırmızı Kedi Yayınevi de çelenk gönderen kurumlar arasında bulundu. Fikir dünyasında iz bıraktı Akademik çalışmaları ve siyasi yazılarıyla uzun yıllar Türkiye’de tartışmaların merkezinde yer alan Yalçın Küçük, ardında geniş bir düşünsel miras bırakarak son yolculuğuna uğurlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İncirlik soruşturmasında gözaltı süresi uzatıldı Haber

İncirlik soruşturmasında gözaltı süresi uzatıldı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında İncirlik Hava Üssü yakınından yapılan canlı yayın gerekçesiyle gözaltına alınan dört kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Aralarında ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener’in de bulunduğu isimlerin gözaltı süresi bir gün daha uzatıldı. Emniyette yayına ilişkin sorular yöneltildi MLSA’dan Özgür Kaya’nın aktardığına göre; Kenan Şener’in yanı sıra Koza TV muhabiri Sergen Ölçer, Koza TV Genel Müdürü Mehlika Bilen ve Adana Büyükşehir Belediyesi personeli Güral Bıçakçı’nın Adana Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorguları tamamlandı. Emniyette gazetecilere, canlı yayının kim tarafından talep edildiği, görüntülerin nereden alındığı ve yayının hangi kurum adına yapıldığı soruldu. Gözaltındaki isimlerin pazartesi günü savcılığa sevk edilmesi bekleniyor. “Kamuya açık alandan çekim yapıldı” Gazeteciler ifadelerinde çekimin kamuya açık bir alandan gerçekleştirildiğini, canlı yayının ANKA’ya ait link üzerinden verildiğini ve Koza TV’nin yayına ilişkin kayıt almadığını belirtti. Mehlika Bilen, Kenan Şener’in kendisini arayarak İncirlik’ten görüntü talep ettiğini; bunun üzerine teknik destek için Güral Bıçakçı’ya ulaştığını aktardı. Bıçakçı ise yayını kendisinin gerçekleştirdiğini ve Koza TV’nin kayıt almadığını ifade etti. Kenan Şener de yayının milli güvenlik riski taşıdığı kanaatinde olmadığını, gazetecilik faaliyeti kapsamında hareket ettiğini ve sorumluluğu üstlendiğini söyledi. Meslek örgütlerinden tepki Gözaltı kararına basın meslek örgütlerinden tepki geldi. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, gazetecilik faaliyetinin suç olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Açıklamalarda, gazetecilere yönelik uygulamanın gözdağı niteliği taşıdığı savunularak gözaltındaki isimlerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Meslek örgütleri, haber takibinin cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmasının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye erişim hakkını da zedelediğini ifade etti. Soruşturma re’sen başlatılmıştı ANKA Haber Ajansı, 28 Şubat’ta sosyal medya hesabından “İncirlik Üssü’nde operasyon hareketliliği” başlığıyla bir canlı yayın paylaşmıştı. Yayının ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı re’sen soruşturma başlatmış, ANKA ise başlığın yanlış anlaşılmalara yol açtığını belirterek kamuoyundan özür dilemişti. Soruşturma kapsamında dört isim gözaltına alınmıştı. Sürecin savcılık aşamasında nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Laikliği birlikte savunuyoruz” bildirisine soruşturma: İmzacı isimler ifadeye çağrıldı Haber

“Laikliği birlikte savunuyoruz” bildirisine soruşturma: İmzacı isimler ifadeye çağrıldı

“Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bildiriyi imzalayan bazı isimlerin ifade vermek üzere çağrıldığı öne sürüldü. İddiaya göre, başlatılan soruşturma kapsamında aralarında akademisyen, gazeteci ve siyasetçilerin bulunduğu bazı imzacılar Ankara Emniyeti tarafından davet edildi. Soruşturma süreci başlatıldı Bildirinin kamuoyunda paylaşılmasının ardından bazı imzacı isimler hakkında soruşturma başlatıldığı iddia edildi. Gelişmenin, yapılan suç duyurusu açıklamalarının ardından gündeme geldiği belirtildi. Yetkili makamlardan soruşturmanın kapsamına ilişkin resmi ve ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Akademisyen ve gazeteciler arasında yer alıyor Basına yansıyan bilgilere göre ifadeye çağrıldığı belirtilen isimler arasında Prof. Dr. Korkut Boratav, şair Ahmet Telli, SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer ve gazeteci İsmail Arı’nın da bulunduğu ileri sürüldü. Söz konusu kişilerin Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından aranarak ifade vermeye davet edildiği iddia edildi. Laiklik tartışması yeniden gündemde “Lailiği birlikte savunuyoruz” başlıklı açıklama, Türkiye’de laiklik ilkesinin korunmasına yönelik bir çağrı olarak kamuoyuna sunulmuştu. İmzacıların ifadeye çağrıldığı yönündeki haberler, ifade özgürlüğü ve demokratik haklar bağlamında yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Hukukçular, soruşturmanın içeriğine ve dayanağına ilişkin resmi bilgilendirme yapılmasının kamuoyundaki belirsizliği azaltacağını ifade ediyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve iddialara ilişkin resmi açıklamaların ne zaman yapılacağı merak konusu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AKP medyasında “yandaşlık” krizi: Çağrı geldi, veda geldi Haber

AKP medyasında “yandaşlık” krizi: Çağrı geldi, veda geldi

İktidara yakın medya organlarında uzun süredir süren “gazeteci–siyasetçi mesafesi” tartışması, bu kez aynı mahallenin içinden yükselen eleştirilerle krize dönüştü. Demirören Medya çatısı altındaki yazılar ve ekran yorumları, AKP’nin savunusunun gazetecilere bırakılmasının doğru olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. “Savunma gazeteciye bırakılamaz” Tartışmanın fitilini, Ahmet Hakan Coşkun’un köşe yazısı ateşledi. Coşkun, iktidarı savunma işinin gazetecilere terk edilmesini eleştirerek, “İktidarı savunmak, gazetecilere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir” ifadesini kullandı; AKP’li siyasetçilerin televizyonlardan uzak tutulmasını “akıl alır” bulmadığını yazdı. Hande Fırat: Hepimiz çizgiyi aştık Aynı çizgide bir çağrı da Hande Fırat’tan geldi. Fırat, “Şimdi iğneyi batırma zamanı” başlıklı yazısında, siyasetçilerin tartışma programlarına çıkmaması ya da çağrılmaması nedeniyle “vekalet yayınlarının” gazeteciler tarafından yapıldığını vurguladı ve “İster muhalefet ister iktidara yakın medya olsun, hepimiz çizgiyi aştık” dedi. Zafer Şahin: Hayat bir duruştur Bu eleştiriler, CNN Türk ekranlarında yorumculuk yapan Zafer Şahin’in tepkisini çekti. Şahin, X hesabından yaptığı açıklamada, “Ekrana çıkan ‘yandaş’ gazeteciler” eleştirisinin kendilerini hedef gösterdiğini savunarak, “Hayat bir duruştur. Ekrana çıkma meraklısı değilim” ifadeleriyle programlara kendi isteğiyle çıkmayacağını duyurdu. Şahin, yoluna YouTube kanalı ve sosyal medyada devam edeceğini belirtti. Kulis: Ekranlar yeniden siyasetçilere Tartışmanın ardından kulis bilgileri de paylaşıldı. İsmail Saymaz, AKP’nin medya stratejisinde değişikliğe gittiğini; Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bundan böyle televizyon ekranlarında iktidarı gazetecilerin değil Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri ve yöneticilerinin savunacağını yazdı. “Yandaşlık” tartışması, iktidara yakın medyada yalnızca bir üslup eleştirisi olmaktan çıktı; ekran tercihleri ve rol dağılımı üzerinden somut bir ayrışmaya dönüştü. Önümüzdeki dönemde tartışma programlarında gazetecilerin mi yoksa siyasetçilerin mi ağırlık kazanacağı, bu krizin kalıcı etkisini belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.