SON DAKİKA

#Geçiş Süreci

HABER DEĞER - Geçiş Süreci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geçiş Süreci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MEB öğretmen atama sistemini baştan yazdı Haber

MEB öğretmen atama sistemini baştan yazdı

Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 9 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelikle öğretmenlerin atanması, yer değiştirmesi, zorunlu hizmet yükümlülüğü ve hizmet puanı hesaplamaları köklü biçimde yeniden düzenlendi. 2015 tarihli eski yönetmelik ise yürürlükten kaldırıldı. Sözleşmeliden kadroya geçiş netleştirildi Yeni yönetmeliğe göre sözleşmeli öğretmenler, üç yıllık görev süresini tamamlamaları halinde talepleri doğrultusunda görev yaptıkları yerde kadrolu öğretmenliğe atanabilecek. Kadroya geçen öğretmenler, mazeret atamaları dışında bir yıl boyunca yer değiştiremeyecek. Zorunlu hizmet sistemi yeniden tanımlandı Zorunlu çalışma yükümlülüğü, hizmet bölgeleri ve hizmet alanları esas alınarak yeniden düzenlendi. 16 Haziran 2023’ten sonra göreve başlayan öğretmenler zorunlu hizmet kapsamına alınırken; üçüncü hizmet bölgesindeki tüm alanlar ile birinci ve ikinci hizmet bölgelerinin 4, 5 ve 6’ncı hizmet alanları zorunlu hizmet kapsamına dahil edildi. Zorunlu hizmetten; 2023 öncesinde göreve başlayanlar, en az yüzde 40 engelli olduğunu belgeleyen öğretmenler ve terör eylemleri nedeniyle mağdur olanların yakınları muaf tutuldu. Aynı okulda azami süre 12 yıl Yeni düzenlemeyle öğretmenlerin aynı eğitim kurumunda görev yapabileceği süre en fazla 12 yıl olarak belirlendi. Bu süreyi dolduran öğretmenler, hizmet puanı üstünlüğü esas alınarak ilçe grupları içinde başka okullara atanacak. Bazı özel alanlar ve özel eğitim kurumları bu uygulamanın dışında bırakıldı. Hizmet puanı sistemi değişti Hizmet puanı hesaplamaları ayrıntılı şekilde yeniden düzenlendi. Görev yapılan hizmet bölgesi ve hizmet alanına göre günlük puan katsayıları güncellendi. Ayrıca; Bilim olimpiyatları, TÜBİTAK ve TÜBA projeleri, ulusal ve uluslararası yarışmalar, BİLSEM, destekleme ve yetiştirme kursları, e-içerik üretimi ve zümre başkanlığı gibi faaliyetler için ek hizmet puanı verilmesi hükme bağlandı. Yeni puan sistemi 1 Şubat 2026 itibarıyla tam olarak uygulanmaya başlanacak. Mazeret ve isteğe bağlı yer değiştirmelerde yeni kurallar Aile birliği, sağlık, can güvenliği ve engellilik mazeretlerine bağlı yer değiştirmeler yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılacak. İl içi ve iller arası isteğe bağlı yer değiştirmelerde üç yıllık çalışma şartı korunurken, tercihler hizmet puanı üstünlüğüne göre değerlendirilecek. Norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirme süreçleri ise daha ayrıntılı ve kademeli şekilde tanımlandı. 2015 yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı Yeni yönetmelikle birlikte 17 Nisan 2015 tarihli Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği tamamen yürürlükten kaldırıldı. Geçiş süreci için bazı maddelerde 1 Şubat 2026’ya kadar eski hükümlerin uygulanmasına devam edileceği belirtildi.

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz! Haber

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz!

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen saldırıların ardından düzenlediği basın toplantısında, operasyonun kapsamı ve sonrasına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulmasının ardından, ülkede yönetimin “makul bir geçiş süreci” tamamlanana kadar ABD kontrolünde olacağını savundu. “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir operasyon” iddiası Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıyı “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş” büyüklükte bir askeri operasyon olarak tanımladı. Operasyonun amacının “diktatör Maduro’yu adalete teslim etmek” olduğunu öne süren Trump, çok sayıda helikopter ve savaş uçağı kullanılmasına rağmen ABD tarafında herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ve hava araçlarının zarar görmediğini iddia etti. “Geçiş sağlanana kadar yönetimde kalacağız” mesajı Venezuela’da uzun süredir devam eden siyasi krizin tekrar etmesini istemediklerini dile getiren Trump, “Güvenli, uygun ve makul bir geçiş yapabileceğimiz zamana kadar Venezuela’yı yönetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Trump, Venezuela’nın halkın iyiliğini gözetmeyen başka aktörlerin eline geçmesine izin vermeyeceklerini savundu. Maduro ve Flores için ABD’de yargılama hazırlığı Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “ABD ve yurttaşlarına karşı ölümcül narko-terörizm” suçlamasıyla New York Güney Bölgesi tarafından itham edildiğini açıkladı. İkilinin şu anda New York’a doğru giden bir gemide bulunduğunu söyleyen Trump, yargılamanın New York veya Miami’de yapılmasına karar verileceğini ifade etti. Petrol ambargosu sürecek, ABD şirketleri devreye girecek Trump, Venezuela petrolüne uygulanan ambargonun tamamen yürürlükte kalacağını ve ABD Donanması’nın bölgedeki askeri varlığını koruyacağını belirtti. ABD’nin talepleri karşılanana kadar bu durumun değişmeyeceğini söyleyen Trump, Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’da devreye sokulacağını, milyarlarca dolarlık yatırımla petrol altyapısının onarılacağını ve üretimin yeniden başlatılacağını dile getirdi. Bölgesel gerilim mesajlarla derinleşti Trump, açıklamasında Gustavo Petro’ya da atıfta bulunarak Kolombiya’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Bu sözler, Venezuela merkezli krizin yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmayıp bölgesel bir gerilime dönüşebileceği yorumlarına yol açtı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi müdahalesinin uluslararası hukuk, egemenlik ve bölgesel istikrar açısından yeni ve daha derin tartışmaları beraberinde getirdi.

Mehmet Uçum: Terörsüz Türkiye bir sonuç değil,  başlangıçtır! Haber

Mehmet Uçum: Terörsüz Türkiye bir sonuç değil, başlangıçtır!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, pazar günleri düzenli olarak paylaştığı değerlendirme metinlerinin sonuncusunda Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefine giden süreci ayrıntılı bir çerçevede ele aldı. Resmî X hesabında yayımlanan yazı, hem sürecin kronolojisini ortaya koyması hem de yakın dönemde beklenen yeni hamleleri içermesi açısından dikkat çekici oldu. Uçum’un ifadesiyle bu süreç, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ve Devlet Bahçeli’nin cesur girişimleriyle bir devlet politikası olarak resmen başlatıldı.” “Geçiş süreci 1 Ekim 2024’te başladı” Uçum’un analizinde yer alan kronolojiye göre süreç, 1 Ekim 2024’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM açılış konuşmasıyla ve aynı gün Devlet Bahçeli’nin diyalog hamlesiyle resmen başladı. Bu tarih, devlet aklının çözüm iradesinde yeniden buluştuğu eşik olarak görülüyor. Ardından gelen en kritik kırılma noktası, 22 Ekim 2024’te Bahçeli’nin Öcalan’a yönelik “tarihi çağrısı” oldu. Uçum’a göre bu çağrı, “geçiş sürecinde ezber bozan ve sonraki adımları somutlaştıran büyük bir hamle” niteliği taşıyordu. Öcalan’ın çağrısı ve “fesih – silah bırakma” dönemeçleri Uçum’un vurguladığı en önemli aşamalardan biri, 27 Şubat 2025’te Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile terör örgütüne açık bir “fesih ve silah bırakma” yönlendirmesi yapmasıydı. Uçum bu çağrıda yer alan ideolojik dönüşüm mesajına özellikle dikkat çekiyor: “Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.” – Abdullah Öcalan Bu alıntı, örgütün tarihsel tezlerinden vazgeçtiğini, “devletle ve toplumla bütünleşmeyi” yeni hedef olarak belirlediğini ifade eden en net kırılma olarak sunuluyor. Milat niteliğinde tarihler Mehmet Uçum, yazısında geçiş sürecini olgunlaştıran kritik aşamaları tarih tarih sıralıyor: 12 Mayıs 2025: Fesih kararının resmen ilanı 11 Temmuz 2025: Sembolik silah yakma töreni 1 Ekim 2025: Erdoğan’ın “geçişin güvenceleri”ni açıkladığı TBMM konuşması 26 Ekim 2025: Münfesih örgütün geri çekilme kararını duyurması 30 Ekim 2025: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İmralı heyetini yeniden kabul etmesi Bu görüşmeye dair Erdoğan’ın sözleri Uçum’un yazısında özellikle öne çıkarılıyor: “Kendileriyle son derece yapıcı, verimli ve geleceğe dair umut verici bir görüşme gerçekleştirdik.” – Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’deki komisyon ve yeni aşama Uçum, sürecin artık yeni bir safhaya geçtiğini belirterek gözlerin TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”na çevrildiğini ifade ediyor. Komisyonun, dinleme faaliyetini tamamlamadan önce İmralı’da Öcalan’ı dinlemesinin beklendiğini yazıyor. Komisyonun hazırlayacağı iki olası rapor da yazıda netleşiyor: Geçiş Süreci Hukuku Raporu Demokrasiyi Geliştirme Perspektif Raporu Uçum, bu raporların ayrı veya birleşik şekilde yazılabileceğini ancak demokrasi başlığının işlenmemesi durumunda bunun “tarihi bir eksiklik” olacağını vurguluyor. “Terörsüz Türkiye sonuç değil, başlangıçtır” Mehmet Uçum’un yazısında en güçlü siyasi mesajlardan biri şu cümlede yer alıyor: “Terörsüz Türkiye bir sonuç değil, başlangıçtır.” Bu vurgu, sürecin yalnızca silahsızlanma ve fesihle sınırlı olmadığı; yeni siyasal, toplumsal ve bölgesel bir dönemi işaret ettiği şeklinde okunuyor. Uçum’a göre hem Türkiye içinde hem de bölgede yeni dengeler kurulacak ve bu sürecin ana aktörü artık TBMM olacaktır. Erdoğan’ın vizyonu ve “yeni dönem” mesajı Yazı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleriyle sonlanıyor ve bu sözler aynı zamanda sürecin devlet adına bağlayıcı çerçevesini oluşturuyor: “Hassas, yapıcı, kucaklayıcı bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Milletimizin ödediği bedellerin boşa gitmediği, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımızın ötesinde de barışın, güvenliğin, huzurun ve kardeşliğin egemen olduğu yeni bir dönemi mutlaka başlatacağız.” Uçum ise yazısını şu cümleyle noktalıyor: “Bu inanç ve güvenle başaracağız.”

Mehmet Uçum: Terör hiçbir iyi hedefin aracı olamaz! Haber

Mehmet Uçum: Terör hiçbir iyi hedefin aracı olamaz!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından yayımladığı “Önce Geçiş Sonra Demokrasi Çarpıtması!” başlıklı yazısında, “Terörsüz Türkiye” süreci ve demokrasi reformları üzerine tartışmalara yanıt verdi. Uçum, bazı çevrelerin “geçiş süreci” kavramını yanlış yorumlayarak demokrasiyi askıya alma iddiasında bulunduğunu belirtti. “Geçiş süreci demokrasiden bağımsız değildir” Uçum yazısında, “Terörsüz Türkiye’ye geçiş”in amacının terörün kesin ve kalıcı biçimde sona ermesi olduğunu, bu sürecin yalnızca terör örgütü ve onun siyasi-ideolojik bağlantılarıyla sınırlı olduğunu vurguladı. “Geçiş süreci Türkiye’deki ve bölgedeki Kürt yurttaşların tamamına yönelik değildir. Bu süreçteki özneler münfesih terör örgütünün kurucuları, yöneticileri ve hukuken muhatap alınabilecek kişilerle sınırlıdır.” Uçum’a göre, geçiş süreci hukuku demokratik düzenin bir parçası olarak görülmeli ve demokrasiyle birlikte ilerlemelidir. “Geçiş süreci hukukunu demokrasi dışında görmek abestir. Terörün ve şiddetin sona ermesi zaten demokratik alanı genişletecek, yeni olanaklar yaratacaktır.” “Türkiye’de demokrasi askıda değil, işliyor” Yazısında muhalefetin “demokrasi askıda” yönündeki söylemlerine de yanıt veren Uçum, Türkiye’de demokratik sistemin tüm kurumlarıyla işlediğini belirtti: “Demokrasi askıda ise Türkiye’de her türlü muhalefet nasıl olabiliyor, varlıklarını nasıl sürdürebiliyor? En radikal fikirlerin bile ortaya çıkabildiği bir ortamda, ‘demokrasi yok’ demek ideolojik körlüktür.” Uçum, hukuki süreçlerin ve cezaların “demokrasiye darbe” gibi gösterilmesini yanlış bulduğunu vurguladı: “Suç alanına girilmedikçe her kanattan muhalifler demokratik alanda son derece rahat hareket ediyor. Türkiye’nin gerçeği budur.” “Terörü sona erdirmek hiçbir ön şarta bağlanamaz” Uçum, yazısının sonunda “terör ve demokrasi” arasındaki ilişkiyi açık biçimde tanımlayarak, terörün hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını belirtti: “Terörü sona erdirmek hiçbir ön şarta bağlanamaz. Terör hiçbir iyi hedefin aracı olamaz. Terörün bitmesi herkesin kazancıdır, demokrasiyi geliştirmek için yüksek bir imkandır. Bu süreci istismar etmek en büyük sabotaj olur.” “Demokrasiye geçiş değil, demokrasiyi güçlendirme hedefi” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, “demokrasiye geçiş” gibi ifadelerin Türkiye’nin mevcut sistemini yok saydığını da dile getirdi: “Türkiye zaten demokratik bir düzene sahip. Hedef, demokrasiye geçmek değil, demokrasiyi geliştirmektir. Cumhuriyet ve demokrasi güçlü temellere sahiptir; eksikleri tamamlamak, kurumları geliştirmek elbette mümkündür.” Uçum’un yazısı, Cumhurbaşkanlığı çevrelerinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” ve “yeni anayasa” tartışmalarına dair en kapsamlı değerlendirmelerden biri olarak dikkat çekti. Siyaset kulislerinde ise bu çıkış, önümüzdeki dönemde güvenlik-demokrasi dengesine dair yeni anayasal adımların habercisi olarak yorumlandı.

Mehmet Uçum’dan ‘geçiş süreci’ yazısı: Terörsüz Türkiye için tarihi adım Haber

Mehmet Uçum’dan ‘geçiş süreci’ yazısı: Terörsüz Türkiye için tarihi adım

“Yeni paradigma ile süreç resmen başladı” Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te TBMM açılışında duyurduğu yeni paradigmanın ardından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncü hamleleriyle birlikte sürecin devlet politikası haline geldiğini belirtti. “Geçiş süreci, ideolojik referanslı terör pratiklerinin tasfiyesi bakımından Türkiye’ye özgü bir modeldir” diyen Uçum, örgütün kurucusunun iradesine uyarak fesih ve silah bırakma kararı aldığını ifade etti. 27 Şubat Çağrısı’nın anlamı Uçum, Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nı tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Çağrının öne çıkan başlıkları şöyle sıralandı: Statü taleplerinden vazgeçilmesi ve tek devlet–tek ulus yaklaşımının benimsenmesi. Devlet ve toplumla bütünleşme perspektifi. Mücadele yönteminin sadece demokratik siyaset olarak belirlenmesi. Çağrının kapsamının PKK’nın Suriye, Avrupa ve bölgedeki tüm unsurlarını içermesi. Uçum, bu çağrının “daha ileri bir demokrasiye ulaşmak için siyaset üretme” vizyonunu ortaya koyduğunu vurguladı. Geçiş sürecinin özellikleri Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Türkiye’nin uyguladığı geçiş modelinin temel özelliklerini ayrıntılı biçimde sıraladı: Kayıtsız, şartsız ve pazarlıksız ilerleme hedeflendi. Örgüt, ideolojik olarak anlamsızlaşma ve kendini tekrar sebebiyle fesih kararı aldı. Toplumsal bütünleşmenin hazırlıkları yapılmakta, devamı için adımlar atılacak. Terörün terk edilmesiyle demokratik siyaset alanına “yeni fikirler ve yeni aktörler” girecek. Geçiş süreci tamamlandıktan sonra demokratik siyasetin daha geniş ve derin bir reform aşamasına ulaşması öngörülüyor. “Gözden geçirme” ihtiyacı Uçum, örgütün fesih ve silah bırakma kararıyla birlikte Türkiye içinde aktif terör faaliyetlerinin sona erdiğini belirterek, mevcut tedbirlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. “İlk aşamada PKK’yla bağlantılı aktif ve destek unsurlara yönelik bazı terörle mücadele tedbirlerinin gözden geçirilmesi gündeme gelebilir” diyen Uçum, bu incelemelerin idari işlemler ve yargı mercileri tarafından yapılacağını kaydetti. Uçum, bu gözden geçirmenin geçiş sürecine destek olmak amacıyla zamanında ve etkin şekilde yapılmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. Geçiş süreci kanunu gündemde Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri de “Geçiş Süreci Kanunu” vurgusu oldu. Uçum, TBMM’de böyle bir kanunun gündeme gelmesinin geniş kabul gördüğünü belirtti. Öne çıkan başlıklar şöyle: Rutin dışı bir geçiş dönemi hukuku söz konusu. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, sürece ilişkin ihtiyaçları belirleyip nitelikli çoğunlukla öneri sunabilecek. Tek, geçici ve özel bir kanun yapılabilir. Bu kanun; toplumsal bütünleşme, ceza ve infaz hukuku ile sosyal hukuk alanlarını kapsamalı. Uçum, “Geçiş süreci kanununun Anayasaya aykırı olmaması ve milli hassasiyetlere uygunluğu tartışma dışıdır” diyerek yazısını noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.