SON DAKİKA

#Gençlik

HABER DEĞER - Gençlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gençlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aydoğan Doğan, Bilal Erdoğan meselesini değerlendirdi: Peşin hükümle siyaset olur mu? Haber

Aydoğan Doğan, Bilal Erdoğan meselesini değerlendirdi: Peşin hükümle siyaset olur mu?

Türkiye siyasetinde bazı isimler vardır; yaptıklarıyla değil, taşıdıkları soyadıyla tartışılırlar. Bilal Erdoğan ismi de uzun süredir bu listenin en üst sıralarında yer alıyor. Henüz hiçbir resmi siyasi görevi yokken, bir panelde yaptığı konuşma günlerce manşetlerde kalabiliyor. Peki gerçekten tartıştığımız şey Bilal Erdoğan’ın söyledikleri mi, yoksa onun kim olduğu mu? Bu soruyu sormadan “nepotizm”, “hanedanlık”, “veliaht” gibi kavramları art arda sıralamak, meseleyi kolaycı bir yere sıkıştırmak anlamına geliyor. Oysa Türkiye gibi siyasetle toplumsal hafızanın iç içe geçtiği bir ülkede, bazı figürleri yalnızca soyadı üzerinden okumak, gerçeği eksik bırakıyor. Genç, eğitimli ve küresel bir profil Bilal Erdoğan’ı sevelim ya da sevmeyelim; ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var: Bu ülkede az sayıda siyasal figür, onun sahip olduğu akademik ve uluslararası birikime sahip. ABD ve Avrupa merkezli üniversitelerde eğitim almış, kamu yönetimi ve siyaset teorisi üzerine çalışmış, birden fazla dil bilen, küresel kurumlarda bulunmuş bir isimden söz ediyoruz. Bu noktada dürüst olmak gerekiyor. Türkiye’de “gençlik” ve “liyakat” kavramları yıllardır yan yana getiriliyor ama pratiğe nadiren yansıyor. Bilal Erdoğan ise tam da bu tartışmanın ortasında duruyor. Yaşı itibarıyla genç, birikimi itibarıyla donanımlı ve siyasetle ilişkisi bakımından alışıldık kalıpların dışında bir figür. Siyasetin dışından siyaseti okumak Bilal Erdoğan’ın en çok eleştirildiği noktalardan biri, “siyaset yapmadan siyasete etki etmek” iddiası. Ancak burada gözden kaçırılan bir detay var; Bilal Erdoğan bugüne kadar ne milletvekilliğine aday oldu ne bir parti yönetiminde görev aldı ne de bir devlet makamında yer aldı. Buna rağmen konuşmaları bu kadar yankı buluyorsa, bu durum onun “gizli iktidar”ından çok, Türkiye’de siyasetin ne kadar semboller üzerinden okunduğunu gösteriyor. Kimi yurttaşlar için Bilal Erdoğan, babasının devamı; kimileri için ise muhafazakâr camiada yetişmiş yeni bir kuşağın temsilcisi. Asıl soru şu; Siyaset yalnızca parti rozetleriyle mi yapılır, yoksa fikirle, vizyonla ve toplumsal alanda kurulan ilişkilerle mi? Bir liderlik mirası mı, kendi yolunu arayan bir isim mi? Bilal Erdoğan’ın babası elbette Türkiye siyasetinin son yirmi yılına damga vurmuş bir figür. Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin oğlu olmak, kaçınılmaz olarak hem büyük bir avantaj hem de ağır bir yük. Ancak tam da bu nedenle şu tespiti yapmak gerekiyor: Bilal Erdoğan, bugüne kadar babasının siyasi gücüne yaslanarak bir makam talep etmedi. Tam tersine, sivil toplum alanında kalmayı tercih etti; eğitim, kültür ve gençlik çalışmalarıyla görünür oldu. Bu tercih, “hazır koltuk” beklentisi içinde olan klasik siyasetçi profiliyle örtüşmüyor. Bu durum, onu otomatik olarak “lider adayı” yapar mı? Hayır. Ama “olamaz” demeyi de fazlasıyla iddialı kılar. Türkiye’de lider çocukları meselesi ve çifte standart Türkiye siyasi tarihinde lider çocuklarının siyasete girmesi yeni bir olgu değil. Sağdan sola, milliyetçilikten İslamcılığa kadar birçok gelenekte bu örnekler yaşandı. Ancak dikkat çekici olan şu: Söz konusu isimler çoğu zaman bu kadar sert ve peşin bir reddiyeyle karşılaşmadı. Bilal Erdoğan söz konusu olduğunda ise tartışma henüz başlamadan bitiriliyor. Daha aday olmadan, daha bir pozisyon almadan “olamaz” deniliyor. Bu refleks, gerçekten demokrasi hassasiyetinden mi kaynaklanıyor, yoksa politik kamplaşmanın doğal sonucu mu? Bu soruyu sormak, Bilal Erdoğan’ı savunmak değil; siyasal tutarlılığı savunmaktır. Ama evet, yurttaşların kaygıları da gerçek Tüm bunlar söylenirken, yurttaşların itirazlarını yok saymak da mümkün değil. Gücün aile çevresinde yoğunlaştığı algısı, Türkiye toplumunda ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Kamu kaynakları, vakıflar, ayrıcalık iddiaları gibi başlıklar, yalnızca Bilal Erdoğan’a değil, mevcut siyasal düzene yöneltilmiş eleştiriler. Bu noktada mesele, bir kişinin yetkinliğiyle sınırlı değil; sistemin şeffaflığı ve eşitliğiyle ilgili. Bilal Erdoğan’ın olası bir siyasi rolü, bu kaygıları giderecek şekilde açık, denetlenebilir ve toplumsal rızaya dayalı olmak zorunda. Peşin hüküm mü, gerçek bir değerlendirme mi? Bilal Erdoğan bugün ne bir parti lideri ne bir bakan ne de bir milletvekili. Ama hakkında yazılanlara bakıldığında, sanki çoktan bütün bu görevleri üstlenmiş gibi davranılıyor. Bu durum, aslında onun gücünden çok, Türkiye’de siyasal algının nasıl çalıştığını gösteriyor. Belki de asıl mesele şu; Bilal Erdoğan’a haksızlık yapılıyor olabilir mi? Henüz sahaya çıkmamış bir ismi, yalnızca soyadı üzerinden mahkûm etmek, demokratik reflekslerle ne kadar uyumlu? Yanıtı zaman gösterecek. Ama şurası kesin; Eğer Türkiye genç, eğitimli ve dünyayla temas kurabilen bir siyasal kuşak arıyorsa, bu arayışta bazı isimleri baştan silmek yerine, onları dikkatle izlemek daha adil bir tutum olabilir. Aydoğan DOĞAN

Tepkiler sonuç verdi: Nureddin Yıldız’ın lisede vereceği “evlilik” dersi ertelendi Haber

Tepkiler sonuç verdi: Nureddin Yıldız’ın lisede vereceği “evlilik” dersi ertelendi

“6 yaşındaki kız çocukları evlenebilir” sözleriyle daha önce geniş kesimlerin tepkisini çeken Nureddin Yıldız’ın, Bursa’nın İnegöl ilçesindeki bir lisede evlilik temalı ders vereceğinin duyurulması kamuoyunda infial yarattı. Gelişmeler üzerine sendikalar harekete geçti, ders programı ertelendi. Eğitim-İş okul önünde eylem kararı aldı Dersin duyurulmasının ardından Eğitim-İş Bursa Şubesi, “Çocuk evliliği suçtur, savunulamaz” diyerek okul önünde protesto çağrısı yaptı. Şube, söz konusu etkinliğin iptal edilmesini talep ederek yurttaşları saat 19.30’da okul önünde toplanmaya davet etti. Ders, protestolar sonrası ertelendi Cumhuriyet’in aktardığına göre, yaşanan tepkilerin ardından etkinliğin paydaşlarından Anadolu Gençlik Derneği İnegöl Temsilciliği yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Bir Ömür Okulu” kapsamında yapılması planlanan programın, “yanlış ve çarpıtılmış haberler nedeniyle olayların farklı bir mecraya çekilmemesi amacıyla” ileri bir tarihe ertelendiği belirtildi. Tartışmalar sürüyor Karar, eğitim çevreleri ve kadın-çocuk hakları savunucuları tarafından “gecikmiş ama gerekli” bir adım olarak değerlendirilirken, benzer etkinliklerin eğitim kurumlarında düzenlenmesine ilişkin denetim ve izin süreçleri yeniden tartışmaya açıldı.

Yeşilay'dan yeşil İzmir adımı Haber

Yeşilay'dan yeşil İzmir adımı

Kemalpaşa’da, Yeşilay İzmir Şubesi ve Kemalpaşa İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle anlamlı bir farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. “Yeşil Vatan, Yeşil Fidan, Yeşil İzmir” teması ve “Dünya Gönüllüler Günü’nde Hep Birlikte Yürüyoruz” çatısı altında düzenlenen program, katılımcıları doğa yürüyüşünde bir araya getirdi. Yeşilay İzmir Şubesi Başkanı Dr. Ömer Yahşi öncülüğünde yapılan etkinliğe; Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, EBS Genel Sekreteri Talat Yavuz, EBS İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya, Kemalpaşa İlçe Millî Eğitim Müdürü Ogün Derse, İzmir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları İlker Erarslan ve Hasan Vermez, Kemalpaşa İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü Hakan İpek, STK temsilcileri ile çok sayıda öğretmen ve öğrenci katıldı. Doğa Yürüyüşü ile Farkındalık Mesajı Verildi Etkinlik, katılımcıların Kemalpaşa’nın doğal güzellikleri arasında yer alan Nazarköy Kurudere Kanyonu’nda gerçekleştirdiği 1.7 kilometrelik yürüyüşle start aldı. Yürüyüşün ardından başlangıç noktasına dönen yaklaşık bin 500 öğrenci, öğretmen ve davetliye, Kemalpaşa Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan bir müzik dinletisi sunuldu. Program, katılımcılara kumanya ikramı ve hatıra niteliğindeki katılım sertifikalarının takdimi ile devam etti. Gençlerin Enerjisi Umut Verici Burada bir konuşma yapan İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, gençlerin etkinlikte gösterdiği duyarlılık ve yüksek enerjinin gelecek adına umut verdiğini ifade etti. Eskici, bu anlamlı organizasyona ev sahipliği yapan Yeşilay İzmir Şubesi ile Kemalpaşa İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne ve tüm katılımcılara teşekkürlerini iletti. Bağımsız Bir Gençlik İçin Doğayla Buluşma Vurgusu Etkinlikte konuşan Yeşilay İzmir Şubesi Başkanı Dr. Ömer Yahşi, gençleri doğayla buluşturmanın ve onları her türlü bağımlılıktan korumanın millî bir sorumluluk olduğunu vurguladı. "Gençlerimizin güzel bir şekilde yetişmesi ve bağımsız bireyler olması için emek veren, bu uğurda akıl ve alın teri döken herkese yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanan Yahşi, Yeşilay'ın tüm çalışmalarının temelinde sağlıklı yaşam bilincini toplumda kökleştirme hedefi olduğunu belirtti. Dr. Ömer Yahşi, gençlerin fiziksel ve ruhsal sağlığını korumanın, onları teknolojinin yalnızlaştırıcı etkisinden ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutmanın ancak doğa ve sporla iç içe, aktif bir yaşam tarzı benimsetilerek mümkün olacağına dikkat çekti. Çocukların ve gençlerin ekran bağımlılığından uzaklaşarak açık havada vakit geçirmelerinin önemine değinen Yahşi, bu anlamlı hedefe katkı sunan tüm kurumlara ve gönüllü gençlere şükranlarını ileterek konuşmasını tamamladı. Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı ise konuşmasında, katılımcıları Kemalpaşa’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. İlçenin doğal güzellikleri ve kültürel değerlerine dikkat çeken Sarı, Kurudere Kanyonu’nda gerçekleştirilen etkinliğin önemli bir farkındalık oluşturduğunu belirtti. Sarı, tamamlanmak üzere olan ‘Doğal Yaşam ve Tarım Köyü’ projesinin gençlere doğayla iç içe eğitim fırsatları sunacağını ifade ederek etkinliğe destek veren tüm kurum ve katılımcılara teşekkür etti. Açık havadaki program, fidan dikimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından tamamlandı. Doğa Yürüyüşünün Ardından Nazarköy’de Cam Atölyesi Ziyaret Edildi Yeşilay İzmir Şubesi Başkanı Dr. Ömer Yahşi, doğa yürüyüşünün ardından Nazarköy’deki cam atölyelerini ziyaret etti. Ziyaret sırasında atölyelerde üretilen el yapımı cam ürünler yakından incelendi ve üretim süreci gözlemlendi. Nazarköy’deki cam atölyeleri, geleneksel tekniklerle yapılan cam işçiliğini yaşatmaya devam ediyor. Doğa yürüyüşüyle başlayan program, cam atölyesi ziyaretiyle son buldu ve katılımcılara hem kültürel hem de sanatsal bir deneyim yaşattı. Eğitim ve Bilinçlendirme Vurgusu Etkinliğin ikinci bölümü Kemalpaşa 15 Temmuz Kültür ve Sanat Merkezinde gerçekleştirildi. Bu bölüme de protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, veliler, öğretmenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan Kemalpaşa İlçe Millî Eğitim Müdürü Ogün Derse, bugün atılan her adımın geleceğe yapılan değerli bir yatırım olduğunu vurgulayarak, emeği geçenlere teşekkür etti ve programın hayırlara vesile olmasını diledi. Yeşilay tanıtım filminin ardından Yeşilay İzmir Şubesi Başkanı Dr. Ömer Yahşi konuşmasında, insanın yaratılışındaki ruh ve beden bütünlüğüne dikkat çekerek “Başkasının acısını yüreğimizde hissetmek zorundayız; hissediyorsak insanlığımız ortaya çıkar.” ifadesiyle toplumsal duyarlılığa işaret etti. Gençleri her türlü bağımlılıktan korumanın tüm toplumun sorumluluğu olduğunu hatırlatan Yahşi, “Zinde bir zihin güçlü bir millet demektir.” sözüyle mesajını pekiştirdi ve katılımcıları Yeşilay gönüllüsü olmaya davet etti. Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı da yaptığı konuşmada, Yeşilay'ın asırlık mücadelesine vurgu yaparak, binlerce kişiyle doğada verilen sağlıklı yaşam mesajlarının kıymetini dile getirdi. Gençlerin sağlıklı yetişmesine katkı sağlayan bu tür programların süreceğini müjdeledi. Program, İlçe Millî Eğitim Müdürü Ogün Derse’nin, Yeşilay İzmir Şube Başkanı Dr. Ömer Yahşi’ye teşekkür çiçeği takdim etmesiyle son buldu. Şehit Halit Kantarcı Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu Ziyareti Yeşilay İzmir Şubesi Başkanı ve İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, Kemalpaşa 15 Temmuz Kültür ve Sanat Merkezinde yapılan programın ardından, Şehit Halit Kantarcı Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulunu da ziyaret etti. Ziyarete; İzmir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı İlker Erarslan, Kemalpaşa İlçe Millî Eğitim Müdürü Ogün Derse, İlçe Millî Eğitim Şube Müdürleri ve eğitim yöneticileri katıldı. İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi ziyaret kapsamında okulun proje sınıfları ve fen-sosyal bilimler alanındaki çalışmalar hakkında bilgi aldı ve okulun akademik ve bilimsel gelişim sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunulmasının ardından ziyaret tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.