SON DAKİKA

#Gerçekler

HABER DEĞER - Gerçekler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gerçekler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi Haber

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi

Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran cinayetine ilişkin dava, kamuoyunda yalnızca bir cinayet soruşturması olarak değil, aynı zamanda adalet sisteminin işleyişine dair derin bir tartışma olarak ele alınıyor. 140 Journos tarafından hazırlanan belgesel ve Narin’in abisi Baran Güran’ın Ferhat Özmen’e yaptığı açıklamalar, dosyadaki çelişkileri ve iddia edilen ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. Baran Güran, hem soruşturmayı yürüten kurumları hem de medyayı açık şekilde eleştirerek sürecin başından itibaren ciddi hatalar yapıldığını ifade etti. Güran’a göre, doğrulanmamış bilgiler üzerinden oluşturulan yayınlar ve eksik yürütülen soruşturma adımları, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de ailenin doğrudan hedef haline getirilmesine yol açtı. Bu tablo, belgeselde de benzer şekilde ortaya konulurken, sürecin yalnızca adli değil, aynı zamanda iletişim açısından da yönetilemediği vurgulandı. Belgesel detayları: İlk saatlerdeki hatalar kritik oldu 140 Journos belgeselinde, olayın ilk anlarından itibaren yapılan hataların zincirleme şekilde büyüdüğü aktarılıyor. Arama çalışmalarında kritik bölgelerin yeterince incelenmemesi, güvenlik kameralarının etkin kullanılmaması ve delil toplama süreçlerindeki eksiklikler, dosyanın seyrini doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor. Baran Güran da bu noktaya dikkat çekerek, “İlk saatlerde doğru adımlar atılsaydı bu olay çok daha erken çözülebilirdi” değerlendirmesinde bulundu. “Makarna detayı” tartışması: Soruşturmanın ciddiyeti sorgulanıyor Dosyada en çok dikkat çeken ve kamuoyunda tartışma yaratan başlıklardan biri ise Güran’ın aktardığı “makarna” olayı oldu. Güran, soruşturma sırasında bazı görevlilerin bilimsel yöntemler yerine tartışmalı uygulamalara yöneldiğini öne sürerek, bir noktada elde edilen bulgular üzerinden köyde “salçalı makarna yapan kişi”nin aranmasına kadar gidildiğini söyledi. Bu iddia, soruşturmanın ciddiyeti ve yöntemleri konusunda önemli soru işaretleri doğururken, belgeselde de benzer şekilde sürecin profesyonellikten uzaklaştığına dair eleştiriler dikkat çekti. Aile daha baştan suçlandı iddiası Belgesel ve röportajda ortaklaşan bir diğer kritik başlık ise kamuoyunda oluşan erken yargı oldu. Narin henüz bulunmadan ailenin suçlu ilan edilmesi, Güran’a göre sürecin en kırılgan noktalarından biriydi: “Hiçbir delil yokken aile hedef gösterildi. Bu algı hem soruşturmayı hem de toplumu etkiledi.” Cezalar tartışma yarattı: “Adalet duygusu zedelendi” Dava sürecinde verilen cezalar da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aile bireylerine yönelik ağır cezalar ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası arasındaki fark, adalet tartışmalarını derinleştirdi. Baran Güran, bu durumu “İtiraf eden kişi düşük ceza alırken, aile bireylerine ağır cezalar verilmesi adalet duygusunu zedeliyor” sözleriyle değerlendirdi. “Adalet yerini bulmalı” çağrısı Güran ailesi, dosyanın yeniden incelenmesi ve tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini savunuyor. Baran Güran, “Bizim tek talebimiz gerçeğin ortaya çıkması. Adalet yerini bulmalı” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. 140 Journos belgeseliyle birlikte yeniden gündeme gelen dava, yalnızca bir cinayet dosyası değil; aynı zamanda soruşturma süreçleri, medya etiği ve adalet mekanizması üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Toplumun cevabını aradığı soru Ortaya çıkan tablo, kamuoyunda tek bir sorunun giderek daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor: Bu dosyada gerçekten tüm gerçekler ortaya çıkarıldı mı, yoksa adalet hâlâ eksik mi? haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü cinayetinde korkunç final Haber

Güllü cinayetinde korkunç final

Yalova’da ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) evinin balkonundan düşerek şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada düğüm çözüldü. Annesini "kasten öldürmek" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasındaki TÜBİTAK raporu ve tanık itirafları, cinayetin planlı ve soğukkanlı bir şekilde işlendiğini ortaya koydu. Müzikli tuzak ve o son sözler: "Bay bay" Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli delil, evdeki güvenlik kamerası kayıtları üzerindeki TÜBİTAK incelemesi oldu. Rapora göre; Tuğyan ve arkadaşı Sultan Nur Ulu, alkollü olan Güllü'yü, sevdiği "Malkara" şarkısını açarak penceresi alçak olan odaya çekti. Ses analizinde netleştirilen kayıtlarda şu korkunç diyaloglar yer aldı: Tuğyan'ın annesine "Atacağım şimdi seni" dediği duyuldu. Yaşanan boğuşmanın ardından Güllü pencereden düştüğü sırada Tuğyan'ın arkasından "Hadi görüşürüz, bay bay" diye seslendiği tespit edildi. Arkadaşı her şeyi itiraf etti Olay sırasında evde bulunan ve "ev hapsi" adli kontrolüyle serbest bırakılan Sultan Nur Ulu, savcılıkta cinayeti itiraf etti. Ulu ifadesinde, "Gül Anne yüzünü cama dönük haldeydi. O esnada Tuğyan dizlerinin az yukarısından sarılarak onu itti ve dengesini kaybedip düştü. Ben şok oldum, sonra bana 'koş' dedi" şeklinde konuştu. Bavullarla kaçarken yakalandılar Teknik takipteki polis ekipleri, şüphelilerin cinayetin ardından yurt dışına kaçış hazırlığı yaptığını belirledi. İstanbul Büyükçekmece’de saklandıkları evden ellerinde bavullarla çıkan ikili, Gürcistan veya Fransa'ya kaçmak üzereyken yakalandı. Avukatları dosyadan çekildi Ortaya çıkan delillerin ardından Güllü’nün aile avukatları, kızı Tuğyan’ın savunmasından çekildiklerini duyurdu. Avukat Rahmi Çelik, adliye önünde yaptığı açıklamada, "Bizim nezdimizde yeterli şüphe oluşmuştur. Rahmetlinin manevi mirasını korumak adına dosyadan çekiliyoruz" ifadelerini kullandı. Tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddederek "Gerçekler ortaya çıkacak" derken, diğer şüpheliler serbest bırakıldı.

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi Haber

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi

Üç canın alındığı evde yeni iddia soruşturmayı derinleştirdi. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde aynı evde anne, baba ve 5 yaşındaki çocuklarının başlarından silahla vurulmuş halde bulunmasının ardından yürütülen soruşturmada “yasak ilişki” iddiası gündeme geldi. Emniyet birimlerinin kurduğu özel ekip, olay yerindeki bulgular ve tanık ifadeleri doğrultusunda dosyayı çok yönlü ele alıyor. Komşunun ifadesi dosyaya girdi, iki kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan komşu M.C., ifadesinde, ailenin babasının başka bir kadınla ilişkisi olduğunu, bu nedenle eşler arasında tartışma çıktığını ve olayların bu tartışmanın ardından gerçekleştiğini öne sürdü. M.C., ayrıca olayda kullanılan silahı kendisinin temin ettiğini ve daha sonra kanalizasyona attığını iddia etti. Delil karartma şüphesiyle tutuklanan M.C.’ye yardım ettiği belirlenen V.E. de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Böylece dosyadaki tutuklu sayısı ikiye çıktı. Kriminal raporlar dikkat çekti: Baba ve çocuğun elinde barut izi. Soruşturmanın teknik ayağında Diyarbakır Kriminal’de yapılan el svaplarında, aile fertlerinden babanın ve 5 yaşındaki çocuğun ellerinde barut izine rastlandığı öğrenildi. Bu bulgu, olayın oluş biçimine dair farklı senaryoların birlikte değerlendirilmesine yol açtı. Emniyet, raporların adli süreçte delil değerinin, olayın zaman çizelgesi ve kamera kayıtlarıyla birlikte incelendiğini vurguluyor. Evde zorlanma yok, silah kayıp: İlk tespitler çelişkileri artırdı. Olay yerine giren ekiplerin ilk incelemelerinde, kapıda zorlama izine rastlanmadığı ve evde yalnızca iki boş kovan bulunduğu kaydedildi. Olay silahının bulunamaması, hem “delil karartma” iddiasını hem de olayın üçüncü kişilerce yönlendirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. Aile yakınları “para ve altınlar kayıp” diyor, cinayet ihtimali masada. Ailenin yakınları, evde bulunan para ve altınların kayıp olduğunu belirterek olayın yalnızca aile içi bir şiddet vakası olmayabileceğini savundu. İddialara göre, kaybolan değerli eşyalar dosyayı “hırsızlık amaçlı cinayet” ihtimali yönünde de genişletti. Emniyet, envanter çalışmasının sürdüğünü ve iddiaların araştırıldığını bildirdi. Avukatlardan çağrı: Spekülasyondan kaçınılsın, gerçekler yargıda açığa çıkacak. Ailenin avukatları, kamuoyuna yaptıkları açıklamada, dosyayla ilgili farklı mecralarda dolaşan spekülatif bilgilerin sürece zarar verebileceğini belirterek, hem ölenler hem de aile yakınları için hassasiyet çağrısı yaptı. Avukatlar, tutuklamaların yalnızca “delil karartma” değil, “öldürme” şüphesi kapsamında da değerlendirildiğini ifade etti. Soruşturma sürüyor, yanıt bekleyen sorular çok. Olayın kesin oluş şekli, silahın bulunup bulunamayacağı, kayıp değerlerin akıbeti ve tanık ifadelerinin kamera kayıtlarıyla örtüşüp örtüşmediği; önümüzdeki günlerde adli bilirkişi raporlarıyla netleşecek. Emniyet birimleri, dosyanın bütün ihtimallerle ele alındığını vurgulayarak, kamuoyunun gelişmelerden bilgilendirileceğini duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.