SON DAKİKA

#Gıda Güvenliği

HABER DEĞER - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum Trabzon'da duyurdu: "Kıyıdan denize sıfır atık" başlıyor Haber

Bakan Kurum Trabzon'da duyurdu: "Kıyıdan denize sıfır atık" başlıyor

Trabzon'dan küresel iklim diplomasi vurgusu Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığıyla küresel iklim politikalarının merkezine yerleşen Türkiye, bu kapsamdaki kritik temaslarını sürdürüyor. "Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu" ile "Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi Temel Atma Töreni" için Trabzon'a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kentteki bir otelde düzenlenen "Mavi Diyalog" temalı toplantıda dünyadan gelen yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplumlar arası köprü kuran basının iklim krizindeki kritik rolüne dikkati çeken Bakan Kurum, COP31'e oldukça hassas ve zorlu bir küresel süreçte hazırlandıklarını belirtti. Artan jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği krizleri, büyüyen borç yükleri ve tedarik zinciri kırılganlıklarının ülkelerin ana gündemini sarstığını vurgulayan Kurum; aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, yangınlar, su stresi ve gıda güvenliği risklerinin artık herkesin kapısını çaldığını ifade etti. Antalya'yı sözlerin değil, projelerin ve somut yatırımların konuşulacağı bir "uygulama COP'u" haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Kurum, "Önce dinleyeceğiz, ortak zemini kuracağız ve ardından ortak iradeyi sahaya yansıtacağız" dedi. Mavi veri ağı ve sıfır atık hamlesi Projesi olan ülkeler ile küresel finans kuruluşlarını aynı masada buluşturarak yatırımların önünü açacaklarını dile getiren Kurum, kıyı dirençliliği, mavi karbon, deniz kirliliği ve ekosistem restorasyonu alanlarında hazır projeler geliştireceklerini kaydetti. Kurulması planlanan "mavi veri ağı" ile deniz sıcaklığından kirliliğe, kıyı erozyonundan biyolojik çeşitliliğe kadar kritik verilerin anlık paylaşılacağını belirten Kurum, sorun büyüdükten sonra müdahale etmek yerine riski önceden gören bir mekanizma kuracaklarını söyledi. Bu kapsamda en dikkat çekici müjdeyi veren Kurum, kara kaynaklı atıkların denizlere ulaşmasını kesin olarak engellemek amacıyla "kıyıdan denize sıfır atık" uygulamalarını yaygınlaştıracaklarını duyurdu. İklim adaletinin temelinin imkânları paylaşmak olduğunun altını çizen Kurum, tarihi sorumlulukları bulunmayan ülkelerin iklim krizinin faturasıyla yüzleşmek zorunda kaldığını belirterek, "Eğer dünya ortaklığından bahsediyorsak, bu iradeyi hep birlikte ortaya koyup imkânlarımızı da paylaşmak zorundayız" değerlendirmesinde bulundu. Körfezlerde milyonluk temizlik seferberliği Marmara Denizi'ni sarsan müsilaj felaketinin ardından kirliliğin kaynağına odaklandıklarını hatırlatan Bakan Kurum, Dünya Bankası iş birliğiyle sağlanan yaklaşık 400 milyon euroluk finansmanla atık su altyapısının dönüştürüldüğünü ve kıyı illerindeki arıtma tesislerinin kapasitelerinin artırıldığını bildirdi. Fethiye Göcek'te "mapa-şamandıra" sistemiyle deniz çayırlarının koruma altına alındığını, "Deria" yazılımıyla denizcilik faaliyetlerinin dijitalleştirildiğini aktaran Kurum, Fethiye Körfezi'nde başlatılan dev projeyle 600 hektarlık alanda 2 dip tarama gemisinin çalışacağını ve 3 yıl içinde 16 milyon metreküp dip çamurunun temizlenerek uzaklaştırılacağını açıkladı. İzmit Körfezi'nde de benzer bir etabın tamamlandığını belirten Kurum; Eğirdir, Beyşehir, Salda, Mogan ve Meke göllerinde de her ekosistemin kendi doğasına uygun özel ıslah projelerinin yürütüldüğünü kaydetti. Konuşmasını okyanusların ve kıyıların geleceğine dair uyarılarla bitiren Kurum, "Denizlerin geleceği kıyıların geleceğidir. Kıyıların geleceği insanlığın geleceğidir ve insanlığın geleceği birlikte koruyabildiğimiz bu mavi vatanımıza bağlıdır" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakanı Kurum'dan COP31 açıklaması: "Dünyaya Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız" Haber

Bakanı Kurum'dan COP31 açıklaması: "Dünyaya Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız"

Antalya'da COP31 hazırlıkları hız kesmeden sürüyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'daki EXPO Alanı'nda gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) Alanı ve Oteller Bölgesi Yolları Açılış Programı'na katıldı. Antalya'nın tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek zirvede devlet ve hükümet başkanları, bilim insanları, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve gençlerin bir araya geleceğini hatırlattı. Türkiye'nin organizasyona sadece ev sahipliği yapmayacağını vurgulayan Bakan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadeledeki tecrübelerini ve kalkınmayla çevreyi birlikte ele alan yaklaşımı küresel kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti. Yaklaşık 1 milyon metrekarelik EXPO Alanı'nın "Mavi Bölge" ve "Yeşil Bölge" olarak yeniden düzenlendiğini ifade eden Kurum, Mavi Bölge'de resmi müzakerelerin yürütüleceğini, Yeşil Bölge'nin ise zirveyi toplumla buluşturacağını aktardı. Çalışmaların 1500 personel ve 300'ü aşkın makine ekibiyle takvimin önünde ilerlediğini bildiren Kurum, zirvede sıfır atık, dirençli şehirler, gıda güvenliği ve temiz enerji başlıklarının ön plana çıkarılacağını ifade etti. Altyapı yatırımları ve Belek Turizm Yolu tamamlandı Zirve hazırlıkları kapsamında ulaştırma altyapısının da güçlendirildiğini belirten Bakan Kurum, 38 kilometrelik Belek Turizm Yolu'nun tamamlandığını, 4 ana arterde 21 kilometrenin üzerinde ve 12 bağlantı yolunda 16 bin metrelik çalışma gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu yatırımların yalnızca COP31 için yapılmadığının altını çizen Kurum, şu değerlendirmede bulundu: "Misafirlerimiz gelecek, dünyanın en güzel, en önemli organizasyonlarından birini yapacağız ve zirve bitecek, herkes ülkesine dönecek. Ama bu yollar burada kalacak. Kimin için kalacak? Antalyalı kardeşim, esnafımız, turizmcimiz, gencimiz ve Antalya'nın geleceği için kalacak." Zirve sonrasında yaklaşık 160 bin metrekare kapalı alana sahip EXPO Alanı'nın da kentin istihdamına ve üretimine katkı sağlayacak şekilde değerlendirileceği belirtildi. Sıfır atık ve çevre denetimlerinde rekor veriler Konuşmasında sıfır atık projelerine ve Depozito Yönetim Sistemi'ne de değinen Kurum, sistem kapsamında toplanan ambalaj sayısının 200 milyon sınırını aştığını belirterek, "Şu ana kadar topladığımız ambalaj sayısı 200 milyona ulaştı. Ve Antalyamız DOA kullanımında birinci sırada" dedi. Akdeniz'in korunmasına yönelik kararlı mesajlar veren Bakan Kurum, denizlerin gelecek nesillere bırakılacak bir emanet olduğunu vurgulayarak, "Akdeniz bizim ortak hazinemizdir. Denizlerimiz bize ecdadımızdan kalan bir miras olduğu kadar çocuklarımızın da emanetidir. Kimsenin denizlerimizi, kıyılarımızı, derelerimizi, tabiatımızı kirletmesine müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Bölgede çevreyi kirlettiği tespit edilen 128 tesise toplam 219 milyon lira ceza uygulandığını ve 21 tesisin mühürlendiğini bildiren Kurum, kararlılık mesajını şu sözlerle pekiştirdi: "Birileri konuşacak, biz iş yapacağız. Birileri seyredecek, biz yapacağız. Birileri bahane üretecek, biz milletimiz için bütün bakanlarımızla, milletvekillerimizle, valilerimizle eser üretmeye devam edeceğiz." Kurum ayrıca, gelecek hafta Fethiye'de deniz ekosistemini korumak amacıyla dip çamuru temizliği çalışmalarının başlatılacağı müjdesini verdi. Açılış töreni, Bakan Kurum'un yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, milletvekilleri ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesimiyle tamamlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Karadeniz'de Türk gemisi hedef alındı Haber

Karadeniz'de Türk gemisi hedef alındı

Uluslararası taşımacılık faaliyetlerinde bulunan 2002 yapımı Türk bayraklı kuru yük gemisi MV Güllük, Rusya'nın Taman kentine ilerlediği esnada Novorossiysk Limanı yakınlarında hedef alındı. Gerçekleştirilen İHA saldırısında hava aracı geminin yaşam mahalline isabet ederken, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmediği bildirildi. Hasar tespiti ve gerekli onarım çalışmaları için rotasını İstanbul'a çeviren geminin yola çıktığı kaydedildi. Karadeniz'de artan tehlike Yaşanan bu son olay, bölgedeki güvenlik risklerini yeniden en üst sıraya taşıdı. Dışişleri Bakanlığı, daha önce 3 Ağustos'ta Nadezhda ve Yaşar gemilerine yönelik saldırıların ardından yaptığı açıklamada, Karadeniz'deki çatışmaların yayılmasından duyulan ciddi kaygıyı kamuoyuyla paylaşmıştı. Bakanlık, krizin kontrol altına alınamaması durumunda küresel gıda güvenliği başta olmak üzere ağır neticeler doğabileceği uyarısında bulunmuştu. Öte yandan, geçtiğimiz hafta da Karasu'ya hareket eden bir Türk Ro-Pax gemisinin üzerinden dronlar geçmiş, personelin "Abi baştan vuracak, kaçın" feryatlarıyla yaşadığı panik anları cep telefonlarıyla kaydedilmişti. Yine aynı dönemde Türkiye'den Rusya'ya taze meyve ve sebze taşıyan NADEZHDA adlı Ro-Ro gemisi, Novorossiysk açıklarında dron saldırısına uğramış ve gemide yangın çıkmıştı. Denizcilik Genel Müdürlüğü, NADEZHDA'daki 13'ü Türk vatandaşı toplam 22 mürettebatın Rus deniz unsurlarıca güvenli bölgeye tahliye edildiğini, 3 personelin sağlık durumunun ağır olabileceğini ve bölgedeki riskler nedeniyle söndürme çalışmalarının güçlükle yürütüldüğünü duyurmuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri Bakanlığı gemi saldırısı hakkında acil çağrı yaptı Haber

Dışişleri Bakanlığı gemi saldırısı hakkında acil çağrı yaptı

Rusya'nın Novorossisk Limanı'ndan dün akşam saatlerinde ayrılan "Yaşar" ve "Nadezhda" isimli Türk sahipli iki sivil kargo gemisi, Karadeniz açıklarında seyir halindeyken İHA hedefi oldu. Gerçekleşen saldırı neticesinde gemilerde bulunan ve aralarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da yer aldığı mürettebattan bazı personelin yaralandığı bildirildi. Sağlık durumları yakından izleniyor Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayan Dışişleri Bakanlığı, yaralanan vatandaşların can güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu vurguladı. Açıklamada, yaralı personelin sağlık durumlarının diplomatik misyonlar ve ilgili kanallar aracılığıyla yakından izlendiği kaydedildi.rı Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yaşar' ve 'Nadezhda' isimli Türk sahipli sivil gemilerin dün akşam Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı ve aralarında vatandaşlarımızın da bulunduğu bir grup personelin yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimiz olup durumları yakından takip edilmektedir. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın, tüm uyarılarımıza rağmen sivil gemileri de etkileyen şekilde Karadeniz'de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulmaktadır. Önleyici tedbirler alınmadığı takdirde Karadeniz'deki tırmanmanın gıda güvenliği dahil çok boyutlu menfi yansımaları olacaktır. Bu itibarla, savaşan taraflar başta olmak üzere, ilgili tüm aktörlere Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi yönündeki çağrımızı yineliyoruz." Moskova ve Kiev yönetimleri başta olmak üzere tüm küresel aktörlere seslenen Ankara, Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların sivil deniz araçlarını da kapsayacak şekilde Karadeniz'e yayılmasından duyulan büyük endişeyi dile getirdi. Gerekli önleyici tedbirlerin gecikmeden alınmaması durumunda, yaşanan bu tırmanmanın küresel gıda güvenliği başta olmak üzere çok yönlü olumsuz sonuçlar doğuracağı vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakanlık tasarladı: Restoranlarda evcil hayvan dönemi bitiyor Haber

Bakanlık tasarladı: Restoranlarda evcil hayvan dönemi bitiyor

Restoran sektöründe evcil hayvanların bulunup bulunmaması konusundaki tartışmalar, işletme sahiplerinin kişisel tercihi olmaktan çıkarılıp devlet düzenlemesine devrediliyor. Bakanlık tarafından geliştirilen yeni yasa taslağı, gıda satışı yapan tüm mekânları kapsayacak şekilde genişletiliyor. İnisiyatif devri sona eriyor Hatırlanacağı üzere, Köfteci Yusuf'un aldığı kısıtlama kararı büyük bir kutuplaşmaya yol açmıştı. Bir taraf halk sağlığı ve hijyen gerekçeleriyle yasağı onaylarken, diğer kesim hayvan dostu yaklaşımların kısıtlanmasına sert tepki göstermişti. Şimdiye dek restoran yönetimi ve kafe sahiplerinin kendi kurallarını koyabildiği bu özgür alan, Bakanlığın yeni hamlesiyle merkezi bir kısıtlamaya dönüştürülüyor. Yasağa uymayanlara ağır yaptırım Gıda güvenliği ve üretim hijyeni standartlarını modernize etmeyi amaçlayan yasa değişikliği taslağına göre, evcil hayvanların gıda servisi yapılan kapalı ve açık (teras, bahçe, veranda gibi) tüm alanlara girişleri tamamen engellenecek. Önümüzdeki süreçte TBMM'ye sunulması beklenen tasarı yasalaştığı takdirde işletmelerin kapılarını evcil hayvanlara açma yetkisi elinden alınacak. Yasağı uygulamayan veya tesisinde hayvan barındıran işletmelere ciddi idari para cezaları uygulanacak. Bu adımın, restoranlarda hijyenin tek merkezden denetlenmesi amacıyla atıldığı ve işletmelerin bu konuda inisiyatif kullanmasına izin verilmeyeceği belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Okullarda yeni dönem başlıyor! Kantinlerde yasak genişliyor Haber

Okullarda yeni dönem başlıyor! Kantinlerde yasak genişliyor

Milyonlarca öğrenci ve veliyi ilgilendiren yeni kanun teklifiyle, gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme alanında önemli değişiklikler hayata geçirilmeye hazırlanıyor. Okul kantinleri ve yemekhanelerini doğrudan kapsayan düzenleme, çocukların beslenme alışkanlıklarını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Kantinlere sıkı denetim Düzenlemeye göre okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen beslenme kriterlerine uygun ürünlerin satışına izin verilecek. Bu kapsamda sağlıksız olarak değerlendirilen ürünler kantinlerde yer alamayacak. Yeni dönemde kantinlerde satılacak tüm ürünlerin “okul gıdası” logosu taşıması zorunlu olacak. Bu logoya sahip olmayan ürünlerin satışına izin verilmeyecek. Uygulamayla, yüksek şeker ve yağ içeren gıdaların tüketiminin azaltılması ve çocukların daha dengeli beslenmesi amaçlanıyor. Yeni etiketleme sistemi geliyor Düzenleme kapsamında ambalajlı gıdalarda da yeni bir etiketleme sistemine geçilecek. Ürünlerin üzerinde, içerdiği nişasta bazlı şeker ve toplam yağ miktarını gösteren renkli uyarı ibareleri yer alacak. Bu sayede tüketicilerin ürün içeriklerini daha kolay ve hızlı değerlendirmesi sağlanacak. Sadece satış değil, üretim tarafında da yeni kurallar getiriliyor. Buna göre, tam buğday oranı yüzde 40’ın altında olan ekmeklik unlara vitamin ve mineral takviyesi zorunlu hale getirilecek. Uygulama ile toplumda yaygın görülen besin eksikliklerinin azaltılması hedefleniyor. Kurallara uymayana ağır ceza Belirlenen kurallara uymayanlara ciddi yaptırımlar uygulanacak. Un zenginleştirme zorunluluğunu ihlal edenlere 500 bin TL, ambalajlı ürünlerde uyarı ibaresi bulundurmayanlara ise 200 bin TL ceza kesilecek. Ayrıca kurallara aykırı ürünlere el konulabilecek ve kamuya geçirilmesi söz konusu olabilecek. Kanun teklifiyle su güvenliği alanındaki denetimler de sıkılaştırılacak. Sağlık Bakanlığı denetimindeki sularda tespit edilen ihlallerin bir yıl içinde tekrarlanması durumunda, mevcut cezaların yanı sıra ek yaptırımlar uygulanacak. Düzenlemenin temel hedefleri arasında çocukluk çağı obezitesiyle mücadele, sağlıklı nesiller yetiştirilmesi ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesi yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Et piyasasına yönelik soruşturmada 31 şüpheli adliyeye sevk edildi Haber

Et piyasasına yönelik soruşturmada 31 şüpheli adliyeye sevk edildi

Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında kırmızı et sektörüne yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Et ve et ürünleri piyasasında usulsüzlük iddiaları üzerine başlatılan süreçte çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, et fiyatlarını manipüle ederek haksız kazanç elde ettikleri ve bozulmuş etleri piyasaya sürdükleri öne sürülen 31 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği bildirildi. Fiyatların yapay şekilde artırıldığı iddiası Soruşturma kapsamında, 2025 yılı sonlarına kadar dengeli seyreden karkas et fiyatlarının bazı üretici ve tedarikçi gruplar tarafından bilinçli şekilde yükseltildiği tespit edildi. İddialara göre, piyasada arzın kısıtlanmasıyla fiyatlar olağan dışı seviyelere çıkarıldı. Bozulmuş ürünlerin piyasaya sürüldüğü öne sürüldü Yapılan incelemelerde, hastalıklı hayvanların kesilerek elde edilen etlerin piyasaya sunulduğuna dair bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Bu durumun halk sağlığını tehdit edebileceği değerlendirilirken, soruşturmanın bu yönüyle de derinleştirildiği ifade edildi. 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 31 Mart’ta Ankara merkezli olmak üzere Kırşehir, Kayseri, Konya, Bursa, Balıkesir, İstanbul ve Sakarya’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında toplam 31 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma çok yönlü sürüyor Şüpheliler hakkında “nitelikli dolandırıcılık”, “fiyatları etkileme”, “mal ve hizmet satımından kaçınma” ve “bozulmuş gıda ticareti” suçlamaları yöneltiliyor. Yetkililer, gıda güvenliği ve piyasa düzeninin korunması amacıyla denetimlerin artırıldığını vurguladı. Türkiye toplumunda hem ekonomik hem de sağlık boyutuyla yakından takip edilen gelişmelerin, önümüzdeki süreçte yeni adımlarla devam etmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bebek mamalarında toksin alarmı! Ünlü marka acil toplatma kararı aldı Haber

Bebek mamalarında toksin alarmı! Ünlü marka acil toplatma kararı aldı

Danone’ye ait Aptamil First Infant Formula ürünlerinin belirli bir serisinde cereulide toksini tespit edilmesi üzerine, ürünler acil olarak piyasadan toplatılmaya başlandı. Geri çağırma kararının, Nestlé’nin SMA markalı bazı bebek mamalarının da benzer bir şüpheyle 50’den fazla ülkede geri çekilmesinden kısa süre sonra gelmesi, ailelerde kaygıyı artırdı. Son bir ayda ikinci geri çağırma Bebek beslenmesinde yaygın kullanılan ürünlere yönelik peş peşe alınan geri çağırma kararları dikkat çekti. Uzmanlar, cereulide toksininin gıda zehirlenmesine neden olabileceğine işaret ederken, riskli ürünlerin hızla piyasadan çekilmesi için uluslararası uyarı sistemlerinin devreye alındığı belirtildi. Bakanlıktan net uyarı: Tüketmeyin, iade edin Tarım ve Orman Bakanlığı, toplatılmasına karar verilen ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi ve satın alındığı noktalara iade edilmesi gerektiğini açıkladı. Bakanlık, Uluslararası Gıda Güvenliği Otoriteleri Ağı (INFOSAN) ve Gıda ve Yemler için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) bildirimlerinin yakından takip edildiğini, bu kapsamda bebek ve devam formüllerinin ithalatında tedbirlerin artırıldığını duyurdu. Açıklamada ayrıca üreticilerden tüm partilere ait akredite laboratuvar analiz raporlarının zorunlu hale getirildiği, bu koşullar sağlanmadan ürünlerin ülkeye girişine izin verilmediği vurgulandı. İthalatçı firmalar tarafından piyasaya sunulan ürünler için de geri çağırma süreçlerinin başlatıldığı bildirildi. Tüketici örgütlerinden şeffaflık çağrısı Tüketici Birliği Federasyonu, gönüllü geri çağırmaların ardından yetkililerden daha ayrıntılı bilgi talep etti. Federasyon Yürütme Kurulu Üyesi Ömer Keser, geri çağrılan ve imha edilen ürün miktarlarının yanı sıra olası sağlık etkilerinin kamuoyuyla paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Riskli parti numaraları yayımlandı Sorun tespit edilen ürünlere ait parti numaralarının markaların resmi internet sitelerinde paylaşıldığı belirtilirken, ailelerin satın aldıkları mamaların seri bilgilerini kontrol etmeleri istendi. Yetkililer, bebek sağlığını ilgilendiren bu tür durumlarda hızlı hareket edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Gelişme, gıda güvenliği ve denetim mekanizmalarının Türkiye toplumu açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme taşırken, uzmanlar özellikle bebek ürünlerinde şüpheli durumların gecikmeden ilgili kurumlara bildirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BOLDER 2025'te kapasitesini 50 bin tona çıkardı Haber

BOLDER 2025'te kapasitesini 50 bin tona çıkardı

Yerli hammaddeyle üretim yapan BOLBER, 2025 yılında devreye aldığı yeni tesis yatırımıyla şeker paketleme kapasitesini 50 bin tona çıkarırken; gıda güvenliği, maliyet verimliliği ve ulusal pazardaki erişimini eş zamanlı olarak güçlendirdi. Coğrafi işaretli Erzurum Kıtlama Şekeri’ni piyasaya sunan marka, 2026’da tam kapasite üretim, istihdam artışı ve Ar-Ge yatırımlarıyla sürdürülebilir büyümesini hızlandırmayı hedefliyor. Kristal toz şeker, küp şeker ve coğrafi işaretli Erzurum Kıtlama Şekeri ile üretim faaliyetlerini sürdüren BOLBER, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik odağında büyümesini kararlılıkla devam ettiriyor. Hammaddelerini yerli üretimden tedarik eden marka, bu yaklaşımıyla hem ülke ekonomisinde dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlıyor hem de ulusal ve yerel marketlerin marka değerini yükselten bir üretim modeli sunuyor. 2025 yılında hayata geçirilen yeni tesis yatırımı, BOLBER’in üretim altyapısında önemli bir dönüm noktası olurken; marka aynı yıl coğrafi işaretli Erzurum Kıtlama Şekeri’ni piyasaya sunarak yerel bir değeri daha geniş kitlelerle buluşturdu. Küp şeker ve kıtlama şeker üretiminde herhangi bir katkı maddesi kullanmadan, gıda güvenliğine %100 riayet eden BOLBER, tüketici sağlığını tüm üretim süreçlerinin merkezinde konumlandırıyor. “Beyaz altının hikâyesini birlikte yazıyoruz” “Beyaz Altının Hikâyesini Birlikte Yazıyoruz” parolasıyla çalışmalarını uluslararası standartlarda yürüten BOLBER, 2025 yılını dengeli ancak stratejik açıdan son derece kritik bir yıl olarak değerlendiriyor. Yeni tesis yatırımı, yalnızca kapasite artışı değil; gıda güvenliği, teknolojik altyapı ve operasyonel verimlilik başlıklarında uzun vadeli bir güçlenme hamlesi olarak konumlandırılıyor. 2025 itibarıyla yıllık 50 bin ton şeker paketleme kapasitesine ulaşan marka, artan talebi karşılayacak daha güçlü bir üretim altyapısıyla ilerlerken; enflasyonist ortamda verimlilik iyileştirmeleriyle birim maliyetleri düşürmeye, fiyat istikrarını koruyarak kârlı ve sürdürülebilir bir denge kurmaya odaklandı. 2025: Ulusal yayılım, ihracat ve ekonomiye katkı Üretimini Erzurum’dan Türkiye geneline yaymayı hedefleyen lojistik optimizasyonlarla ulusal erişimini güçlendiren BOLBER, 2025 yılında 2.250 ton şeker ihracatı gerçekleştirerek dış pazarlardaki varlığını da pekiştirdi. Markanın bölge ekonomisine sağladığı katkı, 2023 yılı kurumlar vergisi sıralamasında Erzurum genelinde ilk 10’da yer almasıyla somut bir başarı olarak kayda geçti. BOLBER, yerel üretim gücünü artırırken aynı zamanda tüketici geri bildirimlerini üretim tecrübesiyle harmanlayarak kalite standardını koruyan bir yaklaşım benimsiyor. 2026: Tam kapasite, istihdam ve Ar-Ge odaklı yeni dönem BOLBER’in 2026 ajandasında; tam kapasite paketleme ve satış, üretimde süreklilik ve istihdam artışı öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Bölgenin en büyük şeker üreticisi Sukkar Şeker ile güçlerini birleştiren marka, şeker pazarının lokomotiflerinden biri olma hedefiyle ilerliyor. 2026 yılında Ar-Ge çalışmalarına daha fazla ağırlık verilerek daha verimli ve daha güvenli üretim modelleri geliştirilmesi; ürünlerin daha fazla tüketiciyle doğrudan buluşturulması ve markanın tüketiciyle temasının güçlendirilmesi planlanıyor. “Tarladan sofraya uzanan yolculuk” mottosuyla hareket eden BOLBER, kaynaktan nihai tüketiciye uzanan süreci daha şeffaf, güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı ile yöneterek büyümesini istikrarlı biçimde sürdürmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.