SON DAKİKA

#Giresun

HABER DEĞER - Giresun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giresun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tuana’nın ölümünde yeni detaylar: İfadeler ve bilirkişi raporu ortaya çıktı Haber

Tuana’nın ölümünde yeni detaylar: İfadeler ve bilirkişi raporu ortaya çıktı

Giresun’un Görele ilçesinde, Hasbi Dede hakkında cinsel taciz iddiasında bulunduğu belirtilen 16 yaşındaki Tuana Elif Torun’un şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hem tanık ifadeleri hem de bilirkişi raporu dosyaya girdi. Erkek arkadaşının ifadesi: “Fazlasıyla etkilenmişti” Tuana’nın erkek arkadaşı Dağhan Batın Cebeci’nin savcılığa verdiği ifadede, genç kızın yaşadığı olaylardan psikolojik olarak etkilendiği belirtildi. Cebeci, taciz iddialarının ardından Tuana ile ilişkilerinin daha da yakınlaştığını ifade ederken, genç kızın yaşananlardan “fazlasıyla etkilendiğini” söyledi. Cebeci ayrıca, babasının kendisine “kendini tehlikeye atacak bir beyanda bulunma” yönünde uyarıda bulunduğunu aktarırken, bu sözlerin yanlış anlaşılmış olabileceğini dile getirdi. Kazaya karışan sürücüyle bağlantı detayı İfadede dikkat çeken bir diğer unsur ise kazaya neden olan sürücünün tanınıyor olması oldu. Cebeci, sürücüyü sadece selam verecek kadar tanıdığını belirtirken, Tuana’nın bu kişiyle bir bağlantısı olup olmadığını bilmediğini ifade etti. Bilirkişi raporu: Sürücü kusurlu bulundu Dosyaya giren bilirkişi raporuna göre, kazaya karışan sürücü Adem Hasbaş’ın olay öncesinde yeterli önlemi almadığı tespit edildi. Raporda, fren izlerinin Tuana’nın düştüğü noktadan 4 metre sonra başlaması, sürücünün zamanında müdahale etmediği şeklinde değerlendirildi. Ayrıca sürücünün 1.97 promil alkollü olduğu belirtilirken, bu durumun kazanın oluşumunda etkili olduğu kaydedildi. Aileden çarpıcı iddialar Tuana’nın annesi Nuray Torun, kızının süreç boyunca ciddi psikolojik baskı altında olduğunu ve olaydan kısa süre önce tehdit içerikli ve yapay zeka ile oluşturulmuş görüntülerin yayıldığını ifade etti. Anne Torun, olayın yalnızca bir trafik kazası olmayabileceği ihtimaline dikkat çekerek kapsamlı bir soruşturma talep etti. Baba Ahmet Torun da olayın tüm yönleriyle araştırılmasını isterken, kazanın kasti olup olmadığına dair şüphelerin aydınlatılması gerektiğini belirtti. Soruşturma genişliyor Savcılık, hem taciz iddiası hem de şüpheli ölümle ilgili dosyayı çok yönlü olarak incelerken, elde edilen yeni bulguların soruşturmanın seyrini değiştirebileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bir şehrin idam fermanı: Giresun’un %85’i maden şirketlerine teslim! Haber

Bir şehrin idam fermanı: Giresun’un %85’i maden şirketlerine teslim!

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) verileri baz alınarak sivil toplum kuruluşları (özellikle TEMA Vakfı) tarafından hazırlanan raporlar, Giresun'un adeta bir şantiye alanına dönüştürülmek istendiğini gözler önüne serdi. Paylaşılan çarpıcı verilere göre, ilin toplam yüzölçümünün %85'i maden araması, işletmesi veya ihalesi için şirketlere tahsis edilmiş durumda. Ruhsatların Yüzde 55'i İhale Aşamasında Kamuoyunda büyük endişe yaratan yüzde 85'lik oran, Giresun'un tamamında şu an aktif bir kazı çalışması yapıldığı anlamına gelmiyor. Ancak şehrin toprağının gelecekteki akıbetini belirleyen yasal tahsisler oldukça vahim bir tablo çiziyor. Ruhsatların safhalara göre dağılımı şu şekilde: %17: Arama ruhsatı bulunan alanlar %14: İşletme ruhsatı bulunan (aktif madencilik yapılabilen) alanlar %55: İhale safhasındaki maden sahaları Fındık, Arıcılık ve Su Kaynakları Tehlikede Doğu Karadeniz'de yaygın olarak aranacak ve çıkarılacak olan bakır, çinko, kurşun ve altın gibi 4. grup metalik madenlerin işlenmesi, bölgenin eşsiz ekosistemine geri dönüşü olmayan zararlar verme riski taşıyor. Bağımsız ve yerli üretime öncelik veren bölge halkının ve sivil toplumun dile getirdiği temel endişeler şöyle sıralanıyor: Tarım Arazilerinin Yok Olması: Şehir ekonomisinin can damarı olan fındık bahçeleri, meralar ve arıcılık faaliyetleri, maden sahalarının kontrolsüzce genişlemesiyle yok olma tehlikesi altında. Suların Zehirlenmesi: Madenlerin çıkarılması ve ayrıştırılması sırasında kullanılan ağır kimyasalların, yeraltı sularına ve derelere karışma riski halk sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Ekolojik Yıkım: Şantiye alanları ve devasa nakliye yolları açmak için kesilecek ağaçlar, ormanlık alanların ve bölgeye has endemik bitki örtüsünün tahribatına yol açacak. Türkiye'de En Çok Ruhsatlandırılan 3. İl Türkiye genelindeki maden ruhsatı yoğunluğuna bakıldığında doğanın ve tarım alanlarının ağır bir kuşatma altında olduğu görülüyor. Giresun, oransal olarak Gümüşhane (%93) ve Kütahya'nın (%92) ardından en çok maden ruhsatına sahip üçüncü il konumunda bulunuyor. Bölge halkı, ata topraklarının ve en temel geçim kaynaklarının çok uluslu veya yerli maden şirketlerine kurban edilmemesi için yetkililerden ruhsatların iptal edilmesini ve doğa katliamının önüne geçilmesini bekliyor. Bulancak Pizaz Çevre Derneği'nin konuyla ilgili yaptığı çağrı: https://x.com/bulancakcevre/status/2040876690079993907?s=20

Türkiye hızla yaşlanıyor: 2060’ta her 4 kişiden biri yaşlı olacak Haber

Türkiye hızla yaşlanıyor: 2060’ta her 4 kişiden biri yaşlı olacak

Türkiye’de nüfus yapısı hızla değişiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Yaşlı İstatistikleri verilerine göre 65 yaş ve üzeri nüfus son beş yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bin kişiye ulaştı. Böylece yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1 seviyesine çıktı. 2060’ta nüfusun dörtte biri yaşlı olacak TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre Türkiye’de yaşlanma süreci önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacak. Mevcut demografik eğilimlerin devam etmesi halinde: 2030’da yaşlı nüfus oranı %13,5 2060’ta %27 2100’de ise %33,6 seviyesine ulaşacak. Bu projeksiyonlara göre 2060 yılında Türkiye’de her dört kişiden biri yaşlı olacak. Kadınlar yaşlı nüfusta çoğunlukta 2025 verilerine göre yaşlı nüfusun %55,3’ünü kadınlar, %44,7’sini erkekler oluşturdu. Uzmanlara göre bunun temel nedeni kadınların ortalama yaşam süresinin erkeklerden daha uzun olması. Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi: Toplam: 77,3 yıl Erkekler: 74,7 yıl Kadınlar: 80 yıl 65 yaşına ulaşan bir kişinin ortalama 17,4 yıl daha yaşaması bekleniyor. En yaşlı il Sinop, en genç il Şırnak İller bazında yapılan incelemede yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il %21,7 ile Sinop oldu. Onu Kastamonu (%21,1) ve Giresun (%20) takip etti. En genç nüfusa sahip iller ise: Şırnak (%3,8) Şanlıurfa (%4,5) Hakkari (%4,7) Türkiye genelinde yaşlı nüfus oranının %10’un üzerinde olduğu il sayısı 60’a ulaştı. Her dört haneden birinde yaşlı birey var Türkiye’de toplam 26,5 milyon hanenin yaklaşık %25,3’ünde en az bir yaşlı birey yaşıyor. Bu hanelerin önemli bir bölümünde yaşlı bireyler tek başına hayatını sürdürüyor. Verilere göre 1 milyon 750 bin yaşlı kişi yalnız yaşıyor ve bu grubun %74’ünü kadınlar oluşturuyor. İnternet kullanan yaşlı sayısı hızla artıyor Teknoloji kullanımında da önemli bir değişim yaşanıyor. 2019 yılında %19,8 olan internet kullanan yaşlı oranı, 2024’te %46,9’a yükseldi. Araştırmaya göre yaşlı bireylerin: %85,7’si telefon kullanabiliyor %76,3’ü tek başına yolculuk yapabiliyor %74’ü parasal işlerini kendisi halledebiliyor. Uzmanlar, Türkiye’nin giderek yaşlanan bir toplum haline geldiğini belirterek sağlık, sosyal güvenlik ve bakım hizmetlerinin bu demografik dönüşüme göre yeniden planlanması gerektiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yurt genelinde sert kış koşulları Haber

Yurt genelinde sert kış koşulları

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun kuzey, iç ve doğu kesimleri için kuvvetli yağış, fırtına ve çığ tehlikesi uyarısında bulundu. Sıcaklıklar ülke genelinde mevsim normallerinin altında seyredecek. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 27 Şubat Cuma gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Son değerlendirmelere göre Marmara’nın doğusu, Karadeniz, İç ve Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda yağış bekleniyor. Genellikle karla karışık yağmur ve kar, kıyı şeridinde ise yağmur şeklinde görüleceği tahmin edilen yağışların; Sinop, Samsun, Ordu, Giresun ve Rize çevreleri, ayrıca Kastamonu kıyıları, Tokat’ın kuzey ve doğusu, Trabzon’un doğusu ile Artvin kıyılarında kuvvetli olması öngörülüyor. FIRTINA 70 KM/SA HIZA ULAŞACAK Rüzgarın ise Kıyı Ege’nin güneyi, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden 40-70 km/saat hızla, yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Yetkililer ulaşımda aksamalar ve çatı uçması gibi risklere karşı vatandaşları uyardı. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don beklenirken, özellikle Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusundaki eğimli ve yüksek kar örtüsüne sahip alanlarda çığ tehlikesi bulunuyor. Meteoroloji'nin günlük hava raporuna göre, kuvvetli yağış, fırtına, buzlanma ve çığ riskine karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması istendi.

Eşitlik yolunda katledildiler: Onbeşler neden katledildi? Haber

Eşitlik yolunda katledildiler: Onbeşler neden katledildi?

Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı, Türkiye Komünist Partisi’ni kurarak antiemperyalist mücadeleyi sosyalizm hedefiyle birleştirmek isteyen ilk kuşak komünistlerdi. 1920 sonunda Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye katılmak amacıyla yola çıkan bu heyet, 28–29 Ocak 1921 gecesi Trabzon açıklarında Karadeniz’de katledildi. Olay, Türkiye sol tarihinin en büyük kırılmalarından biri olarak kayda geçti. Türkiye’de komünist hareketin öncüsü: Mustafa Suphi kimdi? Mustafa Suphi (1883–1921), Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) kurucusu ve ilk genel başkanıydı. Giresun’da doğan Suphi, Galatasaray Lisesi’nden sonra Paris’te siyaset bilimi eğitimi aldı. İttihat ve Terakki’ye muhalif kimliği nedeniyle sürgün edildi, Rusya’da Bolşeviklerle tanıştı ve 1917 Ekim Devrimi’ne aktif destek verdi. 1920’de Bakü’de toplanan kongrede TKP’nin kuruluşuna öncülük etti. TKP’nin kuruluşu ve Anadolu’ya yöneliş 10 Eylül 1920’de Bakü’de yapılan kongrede TKP resmen kuruldu. Parti programında, emperyalizme karşı yürütülen Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın destekleneceği ve bu mücadelenin emekçilerin iktidarıyla tamamlanacağı ilan edildi. Mustafa Suphi ve yoldaşları, bu hedef doğrultusunda Anadolu’ya geçerek Ankara hükümetiyle doğrudan temas kurmayı amaçladı. Erzurum’dan Trabzon’a: Planlı bir tecrit Aralık 1920 sonunda Bakü’den yola çıkan TKP heyeti, 28 Aralık’ta Kars’a ulaştı. Başlangıçta olumlu karşılanan heyet, Erzurum’da kışkırtılmış kalabalıkların tehdidiyle karşılaştı ve kente sokulmadı. Ardından “güvenlik” gerekçesiyle Trabzon’a yönlendirildi. 27 Ocak 1921’de Trabzon’a varan Suphi ve yoldaşları, burada da linç atmosferiyle karşılandı. 28–29 Ocak 1921: Karadeniz’de Onbeşler Katliamı 28 Ocak gecesi Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı, Trabzon Limanı’ndan bir motor tekneyle denize açıldı. Teknenin kontrolünü elinde bulunduran Yahya Kaptan ve adamları tarafından saldırıya uğrayan heyetin tamamı bıçaklanarak öldürüldü ve Karadeniz’e atıldı. Cesetlere hiçbir zaman ulaşılamadı. Olay tarihe “Onbeşler Katliamı” olarak geçti. Katledilen 15 komünist önderin tam listesi Karadeniz’de katledilen TKP kurucu kadrosu şu isimlerden oluşuyordu: Mustafa Suphi – TKP Genel Başkanı Ethem Nejat – TKP Genel Sekreteri Bahaeddin (Aşçıoğlu) Kazım Ali (Manisalı) Kazım Hulusi Maksut (Kıralioğlu) Emin Şefik Cemil (Cemil Nazmi) Nazmi İsmail (Çitoğlu) Mehmet (Hatipoğlu) Mehmet Ali Hayrettin (Ahmetoğlu) İsmail Hakkı (Dr. İsmail Hakkı) İsmail Hakkı (“Topçu” lakaplı) Marya (Meryem) Suphi – TKP teknik komite üyesi, Mustafa Suphi’nin eşi Marya Suphi’nin akıbeti: Katliamın en karanlık sayfası Mustafa Suphi’nin eşi Marya Suphi, Trabzon’da zorla alıkonuldu ve diğer yoldaşlarıyla birlikte denize çıkarılmadı. Sonrasında yaşadıklarına dair anlatımlar farklılık gösterse de, Marya Suphi’nin de ağır şiddete maruz kaldığı ve hayatını kaybettiği yönünde güçlü tanıklıklar bulunuyor. Akıbeti tam olarak aydınlatılamayan Marya Suphi, Onbeşler’in trajedisinin sembol isimlerinden biri olarak anılıyor. Katliamın ardından: TKP ve sosyalist hareket Onbeşler’in katledilmesiyle TKP, daha kuruluşunun üzerinden aylar geçmişken tüm merkez kadrosunu kaybetti. Parti uzun yıllar yeraltında faaliyet yürütmek zorunda kaldı. Katliam, Türkiye’de sosyalist hareketin önüne çekilen ilk büyük set olarak değerlendirildi. Nazım Hikmet’in “Göğsümde on beş yara var” dizeleri, bu kaybın kolektif hafızadaki yerini simgeledi. Yıldönümünde anma: Onbeşler unutulmuyor Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı, her yıl 28–29 Ocak’ta Türkiye’nin birçok kentinde anılıyor. Sol partiler, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri, Onbeşler’i antiemperyalist ve sosyalist mücadelenin ilk şehitleri olarak selamlıyor. Mezarı Karadeniz’in derinlikleri olan bu 15 komünist, aradan geçen 100 yılı aşkın zamana rağmen Türkiye solunun hafızasında yaşamaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.