SON DAKİKA

#Girişimcilik

HABER DEĞER - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda kamuoyunun gündeminde yer alan fon soruşturmasına ve küresel teknolojik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında küresel ölçekte insanı merkeze almayan teknolojik gidişata ve "tekno oligarklar" ile "tekno faşizm" tehditlerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamındaki hedeflerini yineledi. 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan AR-GE harcamalarının 20 milyar dolara yükseltildiğini ve teknopark sayısının 115'e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknolojik girişim ve 100 milyar dolarlık değerleme hedeflendiğini kaydetti. "Tekno oligarklar tüm dünyayı hedef alıyor" Erdoğan açıklamasında, "Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz." dedi. Teknofest açıklaması Erdoğan Teknofest'in gelişimi hakkında da yaprığı açıklamada, "Her yıl düzenlediğimiz teknofestlerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100.000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştım. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz." ifadelerini kullandı. "17 eylül’den itibaren adımlarımızı attık" Son haftalarda fon piyasasının bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin tam yetkili Fon Koordinasyon Kurulu marifetiyle yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Son haftalarda fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk, bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz." Hükümetin yürüttüğü süreçte 3 temel öncelik Yürütülen soruşturma ve tasfiye süreçlerinde esas alınan adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk önceliklerinin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin hak sahiplerine en kısa sürede ödenmesi olduğunu, belirterek, "Burada 3 tane önceliğimiz var: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın." açıklamasını yaptı. "Önceliğimiz sürecin sermaya piyasalarına zarar vermemesi" Sürecin üçüncü önceliği de açıklayan Erdoğan, "Üçüncü önceliğimiz bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk. Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler. Şimdi burada bir hususu önemle ifade etmek istiyorum: Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse; bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekün sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir Milli teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken, toplam fon sayısının yalnızca %4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi, ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Teknoloji üssü Terminal İstanbul'un kapıları açılıyor Haber

Teknoloji üssü Terminal İstanbul'un kapıları açılıyor

Küresel teknoloji ve girişimcilik alanında Türkiye'yi iddialı bir konuma taşımayı hedefleyen Terminal İstanbul projesinde ilk aşama tamamlanma aşamasına geldi. Yatırımcıları, startupları, teknoloji devlerini ve genç yetenekleri ortak bir platformda buluşturacak olan bu devasa inovasyon merkezi; yapay zekâ, yazılım ve ileri teknoloji üretimini hızlandırmak üzere tasarlandı. Üniversiteler, kamu ve özel sektör arasındaki köprüleri güçlendirecek projenin ilk fazı, bu ay kapılarını açmaya hazırlanıyor. "Dünyanın en büyük girişimcilik merkezi olacak" Projenin gelişim sürecine dair Anadolu Ajansı'na bilgiler veren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Atatürk Havalimanı'nın eski terminal binalarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle ülkeye katma değer sağlayacak bir teknoloji üssüne dönüştürüldüğünü belirtti. Bakan Kacır, "Burası, Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji girişimciliği merkezi olacak. Bu merkezin sadece 5 bin metrekareden oluşan ilk etabını açılışa hazırlıyoruz. Tamamladığımızda, önümüzdeki yıl 200 bin metrekarelik bir merkezi Türk teknoloji girişimciliği ekosistemine ve aynı zamanda dünyanın dört bir yanından buraya gelecek girişimcilere ve yatırımcılara hizmet sunmak üzere hayata geçirmiş olacağız" açıklamasında bulundu. Sosyal donatılar ve uluslararası ağlar Sadece ofislerin yer aldığı bir iş alanı değil, aynı zamanda yaşayan bir kamusal alan olarak planlanan kompleks; nitelikli kafeleri, restoranları, bilim merkezi ile yapay zekâ ve yazılım akademisini barındıracak. Küresel ölçekte rekabet gücü kazanmak amacıyla Techstars gibi uluslararası hızlandırma programlarının yanı sıra Avrupa, Şanghay ve Körfez'deki finans çevreleriyle ortaklıklar kurulduğunu aktaran Kacır, havalimanına gelen fon yöneticilerinin doğrudan buradaki girişimlerle bir araya gelebileceği entegre bir altyapı oluşturulduğunu kaydetti. Turcorn Hedefinde Kritik Basamak Ülke genelindeki teknoloji girişimlerini ölçeklendirmek ve milyar dolar değerlemeye ulaşan Turcorn sayısını artırmak için bu merkezin kilit rol oynayacağını vurgulayan Kacır, TURCORN 100 Programı kapsamındaki girişimlerin bu çat altında hızla büyüyeceğini ifade etti. Gençlere yönelik çağrısını yineleyen Bakan Kacır, "Türkiye hayallerin gerçeğe dönüşeceği ve dünya çapında teknoloji girişimlerinin doğacağı, büyüyeceği bir adrestir. Gençlerimiz hayallerinin peşinde koşsunlar, girişimcilik iddialarından vazgeçmesinler" sözleriyle seslendi. Ağustos ayında devreye giren başlangıç fazı için şimdiden 60'ı aşkın girişimin kabul edildiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ticaret Bakanı Ömer Bolat OİBVentures Mobilite Fonu'nu tanıttı Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat OİBVentures Mobilite Fonu'nu tanıttı

Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) liderliğinde; Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) işbirliğiyle hayata geçirilen "OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu" düzenlenen lansmanla tanıtıldı. "Sektörün gücüne güç katacak bir köprü" Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, fonun otomotiv dünyasındaki dönüşüm süreci için kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Bakan Bolat, "OİBVentures, parlak fikirleri olan, büyümeye çalışan yeni girişimler ve startuplarla, finansal varlığı olan OİB Venture fonu arasında bir köprü olacaktır. Bu fon, dışarıya bağımlı kalmadan sürekli yeni girişimleri destekleyen, kendi kendini besleyen bir finansman kaynağına ulaşmayı hedefliyor" ifadelerini kullandı. Türk otomotivinin küresel başarısı Türk otomotiv sektörünün son 55 yılda küresel bir oyuncu haline geldiğine dikkat çeken Bolat, sektörün son 20 yılda 19 kez ihracat şampiyonu olduğunu hatırlattı. Bolat, sektörün geçen yılı 41,5 milyar dolarlık ihracat ile kapattığını ve bu rakamın Türkiye'nin toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 15'ine tekabül ettiğini belirtti. Türkiye'nin yıllık araç üretiminde dünyada 13'üncü, Avrupa'da ise 5'inci büyük üretici konumuna yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, otobüs ve hafif ticari araç segmentinde ise Avrupa'da lider konumda bulunulduğunu vurguladı. Akıllı mobilite ve yeşil dönüşüm odaklı destek OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu'nun temel stratejisi, sadece finansman sağlamak değil, aynı zamanda Ar-Ge ve tasarım odaklı teknoloji girişimleri ile sanayi devleri arasında "akıllı bağlar" kurmak olarak belirlendi. Fon, yazılım tabanlı araç sistemleri, otonom sürüş teknolojileri ve yeni nesil akıllı ulaşım çözümleri gibi alanlarda geliştirilecek projelere odaklanacak. Aynı zamanda elektrikli araç ekosistemini, yeşil dönüşümü ve sıfır emisyon hedeflerini destekleyen projeler, fonun öncelikli destek alanları arasında yer alacak. Girişimcilik ekosisteminde yeni dönem Türkiye'nin son 5 yılda 5,6 milyar doların üzerinde girişim sermayesi yatırımı çekerek rekor kırdığını belirten Bolat, mevcut OİB üyesi 10 binden fazla firmanın ve bünyesindeki 168 Ar-Ge merkezi ile 36 tasarım merkezinin bu fonla birlikte çok daha etkin bir sinerji oluşturacağını vurguladı. Bakan Bolat, bu girişimin Türk otomotiv sanayinin küresel rekabet gücünü artıracağını ve geleceğin kalıcı, başarılı projelerine kapı aralayacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Wuhan, Dünya gençliğini buluşturuyor Haber

Wuhan, Dünya gençliğini buluşturuyor

"Daha İyi Bir Dünya İçin Kalkınmanın Odağındaki Gençler" temasıyla düzenlenen 2026 Dünya Gençlik Kalkınma Forumu, 120’den fazla ülkeden 500’ü aşkın katılımcıyı bir araya getirerek sürdürülebilir bir gelecek vizyonunu tartışmaya açtı. Küresel sorunlara genç bakış açısı Birleşmiş Milletler kuruluşları ve uluslararası gençlik örgütlerinin desteğiyle gerçekleşen forum, gençlerin küresel kalkınmadaki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Etkinlik kapsamında düzenlenen oturumlarda; yaratıcı ekonomi, trend kültür, yapay zekanın gençlerin güçlendirilmesindeki etkisi, gönüllülük faaliyetleri ve yoksullukla mücadele gibi kritik başlıklar masaya yatırıldı. Fransa, Brezilya, Almanya, Avustralya, Kenya ve Çin gibi farklı coğrafyalardan gelen temsilciler, iklim yönetişimi, inovasyon ve girişimcilik alanlarında gençlerin liderlik ettiği projeleri uluslararası arenada tanıtma fırsatı buldu. Yeni nesil kalkınma raporu Forumun dikkat çeken bir diğer gelişmesi ise Xinhua Haber Ajansı’nın düşünce kuruluşu Xinhua Enstitüsü tarafından yayımlanan özel rapor oldu. "Yeni Dönemde Sergiledikleri Azimle Küresel Olarak Katkı Sağlayan Çinli Gençler" başlıklı rapor, gençlerin toplumsal dönüşümdeki dinamizmine ve Çin'in bu süreçteki katkılarına ışık tuttu. BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve Çin’in öne sürdüğü Küresel Kalkınma İnisiyatifi ile paralel bir çizgide ilerleyen forum, gençlerin gücünü küresel sorunların çözümünde birleştirerek ortak bir kalkınma platformu oluşturmayı amaçlıyor. Etkinlik, Çin Gençlik Federasyonu, BM Çin Temsilciliği ve organizasyon komitesinin iş birliğiyle, genç nesillerin dünya üzerindeki etki alanını genişletmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Şimşek Türkiye'nin yeni ekonomik rotasını ve teşvik paketini açıkladı Haber

Bakan Şimşek Türkiye'nin yeni ekonomik rotasını ve teşvik paketini açıkladı

Küresel ve bölgesel şoklara rağmen dezenflasyon programından taviz vermeyeceklerini vurgulayan Şimşek, enflasyonun 2026 yılını yüzde 20'lerin ortasında kapatmasını beklediklerini ifade etti. Enflasyon ve bütçe disiplininde hedef yüzde 3 sınırı Bakan Şimşek, Türk lirası için belirli bir kur seviyesi hedeflemediklerini belirterek, sıkı para politikası ve güçlenen döviz rezervleri sayesinde TL'ye olan güvenin belirgin şekilde arttığını belirtti. Bütçe performansına da değinen Şimşek, 2023 yılında yüzde 5,1 olan bütçe açığının 2025'te yüzde 2,9'a indirildiğini, 2026 ve sonrasında bu oranın yüzde 3'ün altında tutulacağını vurguladı. Cari açığın ise GSYH'nin yüzde 3'ü seviyesinde kalması öngörülüyor. Üretim ve hizmet ihracatına dev vergi avantajları Sunumunda doğrudan yabancı yatırımları ve nitelikli iş gücünü ülkeye çekmek için hazırlanan teşvik paketine geniş yer ayıran Şimşek, üretici şirketler için kurumlar vergisinin yüzde 12,5'e düşürüleceğini, yazılım, sağlık turizmi ve mühendislik gibi alanlarda hizmet ihracatı yapan firmalara ise tam vergi istisnası sağlanacağını belirtti. Transit ticaretten de kurumlar vergisi alınmayacağını kaydeden Şimşek, Türkiye'yi çok uluslu şirketlerin üssü haline getirmek için bölgesel merkez kuran dev şirketlere 20 yıllık kurumlar vergisi muafiyeti ve çalışanlarına gelir vergisi istisnası sunulacağını açıkladı. Uluslararası sermayeye özel ikamet ve girişimcilik merkezi Uluslararası sermayedarlar için 20 yıllık vergi avantajlı ikamet rejimi olan "Non-Dom" sistemini başlatacaklarını duyuran Bakan, bu modelde yabancı kaynaklı gelirlerin vergilendirilmeyeceğini, veraset vergisinin sadece yüzde 1 olacağını ve yalnızca Türkiye kaynaklı gelirlerden vergi alınacağını ifade etti. Girişimcilik ekosistemini güçlendirmek adına Atatürk Havalimanı'nda "Terminal İstanbul" merkezinin kurulacağını söyleyen Şimşek, tüm yatırım süreçlerinin Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki "Tek Durak Ofisi" üzerinden dijital olarak yönetileceğini ve FATF standartlarına uyumlu yeni bir varlık geri getirme çerçevesinin devreye alınacağını belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya’da yapay zeka devrimi Haber

Antalya’da yapay zeka devrimi

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Insider One iş birliğiyle düzenlenen "AI Weekend Antalya 2026", 28-29 Mart tarihlerinde teknoloji meraklılarını geleceği inşa etmeye davet ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, teknoloji dünyasında ses getirecek stratejik bir ortaklığa imza atıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Insider One ortaklığıyla hayata geçirilen "AI Weekend Antalya 2026", yapay zekayı bir teorik eğitim olmaktan çıkarıp somut bir üretim aracına dönüştürüyor. TEKNOLOJİYE ERİŞİMİ HERKES İÇİN MÜMKÜN KILAN BİR VİZYON Antalya’yı bir teknoloji üssüne dönüştürme hedefinin bir parçası olan bu etkinlik, yapay zeka eğitimini ayrıcalık olmaktan çıkarıp herkes için ulaşılabilir kılma vizyonuyla gerçekleştiriliyor. HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenecek iki günlük yoğunlaştırılmış programda katılımcılar; kod bilmeden prototip geliştirmekten, yapay zeka tabanlı iş akış otomasyonları kurmaya kadar geniş bir yelpazede yetkinlik kazanacaklar. İZLEMEKLE YETİNME, ÜRET Geleneksel eğitim kalıplarını yıkan "AI Weekend", tamamen üretim odaklı bir model sunuyor. Katılımcılar, Insider One Yapay Zeka ekibinden uzman mentorlar eşliğinde kendi AI Agent (Yapay Zeka Ajanı) sistemlerini kuracak, LLM (Büyük Dil Modelleri) tabanlı web ve multimedya araçları geliştirecek, Agentic Coding deneyimiyle yazılım dünyasının yeni kurallarını keşfedecekler. ÜCRETSİZ EĞİTİM VE INSİDER ONAYLI SERTİFİKA Teknolojiye erişimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla tamamen ücretsiz olarak düzenlenen etkinlikte, kontenjan sınırlı tutuluyor. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, sektörün öncü kurumlarından Insider onaylı sertifika almaya hak kazanarak kariyer yolculuklarında dev bir adım atacaklar.

Teknolojinin kalbi Bursa'da attı Haber

Teknolojinin kalbi Bursa'da attı

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Google Developers Group (GDG) Bursa Topluluğu tarafından düzenlenen ‘DevFest’25 Bursa Teknoloji Festivali’, her yaştan teknoloji meraklısını bir araya getirdi. Yazılım ve yapay zekâ başta olmak üzere dijital üretim alanlarının konuşulduğu ve teknoloji dünyasının nabzının tutulduğu DevFest’25 Bursa Teknoloji Festivali, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Birçok etkinliğin ve atölye çalışmasının yapıldığı festivalde, uzman isimler tarafından mobil ve web teknolojileri, bulut sistemleri, girişimcilik ve dijital üretim başlıklarında ilham verici konuşmalar yapıldı. 40’tan fazla konuşmacının katıldığı ve 15’ten fazla atölye çalışmasının yapıldığı festival, 20’yi aşkın partner ve 3 bin 500’ün üzerinde sektör temsilcisini buluşturdu. “ÇAĞIN GERİSİNDE KALMAMAK HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR” Bursa’nın en büyük teknoloji festivali ‘DevFest’25 Bursa Teknoloji Festivali’ne katılarak teknoloji tutkunlarıyla bir araya gelen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, her geçen gün daha fazla dijitalleşen dünyada yeni fikirlerin, girişimlerin ve icatların yaşamın doğal bir parçası haline geldiğini ifade etti. Teknoloji dünyasının, girişimcilerin, yazılımcıların ve gençlerin katkısıyla her geçen gün daha da geliştiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Yapay zekanın hayatın her alanında konuşulduğu bir ortamda gelişmeleri takip etmek, yeni teknolojileri ve yazılım dillerini yakalamak, çağın gerisinde kalmamak hayati önem taşıyor. İşte bu yüzden DevFest 2025, dijital aklın ortaya koyduğu yenilikleri keşfettiğimiz, güncel gelişmeleri doğrudan deneyimlediğimiz ve geleceği birlikte tartıştığımız çok değerli bir platformdur” dedi. Üreten, geliştiren ve yön veren bir kent yapısını Bursa’da kalıcı hâle getirmek istediklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Teknoloji artık kentlerin yönetiminde de belirleyici bir role sahiptir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak akıllı şehir uygulamaları, dijital belediyecilik, veriye dayalı karar alma süreçleri ve yenilikçi kamu hizmetleri konusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Gençleri teknolojiyle buluşturan GDG Bursa gibi toplulukları önemsiyoruz. Bu tür girişimlere destek vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Olmaz” dediler… Genç Türk girişimciler milyon dolarlık yatırımı kaptı Haber

“Olmaz” dediler… Genç Türk girişimciler milyon dolarlık yatırımı kaptı

Yapay zeka teknolojilerinin küresel ölçekte kartları yeniden dağıttığı bir dönemde, Türkiye’den çıkan genç bir ekip, geliştirdikleri derin teknoloji ile ABD’li yatırımcıların dikkatini çekmeyi başardı. Otonom yapay zeka ajanları (autonomous AI agents) üzerine çalışan Mindra, ABD merkezli TQ Ventures liderliğindeki yatırım turunda 1,2 milyon dolar fon topladı. Bu başarıyı daha da anlamlı kılan ise kurucu ekibin henüz üniversite öğrencisi olması ve "bu yaşta, bu coğrafyadan olmaz" denilen tabuları yıkmasıydı. Fikir şubatta doğdu, yüz yüze gelince devleşti Mindra’nın kuruluş hikayesi, aslında çok yeni. Kurucu ortaklar, fikrin ilk tohumlarının bu yılın şubat ayında atıldığını belirtiyor. Ekip, çalışma hayatından ve kendi deneyimlerinden elde ettikleri içgörülerle fikri olgunlaştırsa da, başlangıçta farklı şehirlerde olmaları ve devam eden başka bir startup projesi nedeniyle süreci hemen başlatamadı. Ekip o günleri şu sözlerle anlatıyor: "Hepimiz yüz yüze bir araya gelince tekrar bu fikir üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaya başladık ve şu anki noktaya getirdik. Girişimcilik bizim için hep doğal bir şeydi; bizi buna iten bir 'kırılma anı'ndan ziyade, bizi vazgeçirecek bir durumun oluşmaması bizi buraya taşıdı." ABD’li yatırımcıyı fikre değil, ekibin inadına inandırdılar Birçok girişimin hayali olan ABD merkezli bir fondan yatırım alma süreci ise Mindra ekibi için stratejik bir sınav oldu. TQ Ventures’ı ikna eden unsurun sadece "parlak bir fikir" olmadığını belirten kurucular, startup dünyasının zorlu gerçeklerine dikkat çekti: "Startup, tek bir güzel fikir bulup gerçekleştirdiğiniz basit bir proje değil. Her gün yeni rakiplerle yarışmanız, yaratıcı fikirler bulmanız ve yanlış yaptığınızda düşmemeniz gerekiyor. Bizim TQ’ya gösterdiğimiz en önemli özellik; aklımızdakileri hayata geçirme yeteneğimizin yanı sıra, sürekli inovasyon yapabilen, yılmayan ve her koşulda bir yolunu bulan bir ekip olduğumuzdu." Yapay zeka sadece konuşmayacak, aksiyon alacak Mindra’nın odaklandığı "otonom yapay zeka ajanları" kavramı, son kullanıcı için karmaşık görünse de ekip bunu net bir şekilde tanımlıyor: "Ajanları; sistemlerimize entegre olabilen, veriyi analiz edebilen ve en sonunda aksiyon alan araçlar olarak görüyoruz." Yapay zekanın kabiliyetlerinin artmasıyla bu sistemlerin birer otomasyon cihazına dönüştüğünü belirten ekip, Mindra’nın farkını "orkestrasyon" (orchestrator) yeteneğiyle ortaya koyuyor. Şirket, sadece ajanları yönetmekle kalmıyor; şirketlerin bu ajanları entegre ederken gerçek değere ulaştığı, otomatize edilmiş sistemler tasarlıyor. Blockchain güvencesiyle binde birin altında maliyet Mindra’yı rakiplerinden ayıran en büyük teknik özelliklerden biri, farklı şirketler ve altyapılarla yazılmış ajanların güvenli bir şekilde iletişim kurmasını sağlaması. Gelecekte yapay zeka ajanlarının birbirleriyle çalışacağı bir dünya öngören ekip, bu noktada geliştirdikleri ödeme protokolüne dikkat çekiyor. Sistemin XRP Ledger (Blockchain) üzerinde çalışması, ajanların ne yaptığını takip etmeyi ve ödemelerin şeffaflığını sağlıyor. Özellikle ajanlar arası ödemelerde komisyon oranını %0.01’in (binde bir) altına çekmeyi hedefleyen Mindra, bu düşük maliyeti kendi iş modeliyle değil, kullandıkları teknolojinin avantajıyla sunuyor. Ekip, "İzlenebilirlik bizim için çok kıymetli. Ödeme miktarını ve yerini doğru işlediğimizden emin olmak için blockchain teknolojisi kritik rol oynuyor" diyor. "Türkiye’de kendimizi anlatmak çok maliyetli" Girişimin neden doğrudan ABD pazarına odaklandığı sorusuna ise kurucular, "zaman maliyeti" üzerinden gerçekçi bir yanıt veriyor. Mindra’nın "doğuştan global" bir şirket olduğunu vurgulayan ekip, Türkiye pazarındaki zorlukları şöyle özetliyor: "Yaptığımız iş global ve teknolojinin sınırlarını zorluyor. Türkiye’de ne yazık ki bu vizyonun anlaşılması uzun yıllar alacak. 'Anlaşılma'ya ayıracağımız zaman bizim için büyük bir maliyet. Türkiye’de bizi anlayan şirketlere kapımız hep açık ama ana hedefimiz daima global pazar olacak." Kuruculardan geleceğe bakış: Ajanlar birbirini işe alacak Mindra’nın üç kurucu ortağı İlker Yörü, Deniz Soylular ve Zeynep Yorulmaz, girişimin geleceğine dair heyecanlarını ve kişisel motivasyonlarını ise şu sözlerle paylaşıyor: Zeynep Yorulmaz: "Beni en çok heyecanlandıran şey, yapay zeka ajanlarının birbirini işe alacağı bir geleceği görmek. Ekosistem çok hızlı değişiyor ve bu rekabetçi büyüme Mindra için büyük avantaj. Ajanların daha kompleks işleri tamamlayabilecek kapasiteye gelmesini şirketlerde görmek için sabırsızlanıyorum." Deniz Soylular: "Bize üniversitede okurken şirket kurmanın saçma olduğunu, daha çok şey öğrenmemiz gerektiğini, çok genç olduğumuzu söylediler. Yatırımcılar mesajlarımıza dönmedi. Şimdi ise okurken aldığımız bu yatırım, Türkiye’nin en büyük tohum öncesi turlarından biri oldu. Mindra’nın kültüründe başarılmamış olanı başarmak var." İlker Yörü: "5 yıl sonra yapay zeka ajanlarının sadece iş üretmekle kalmayıp birbirleriyle ticaret yaptığı yeni bir otonom çağ başlayacak. Biz de dünyanın her yerinde geçerli altyapımızla, bu devasa ekonominin finansal ve operasyonel omurgasını oluşturacağız." Gençlere altın tavsiye: "Deneyen kazanır" Milyon dolarlık yatırıma ulaşan genç ekip, kendi yollarından gelmek isteyen Türk girişimcilere de net bir mesaj veriyor: "Artık 'bir şey olur mu olmaz mı' diye düşünmeyi bırakın. Bu dünyada sadece deneyen ve gerçek müşteriden öğrenen kazanıyor. Network elde etmenin ve ekosisteme girmenin en güzel yolu, kendi startup’ınızın olmasıdır."

14 metrekarede büyük devrim: Genç mühendisin safran tesisi rekor getiri sağladı Haber

14 metrekarede büyük devrim: Genç mühendisin safran tesisi rekor getiri sağladı

Küçücük bir tesis, kocaman bir model: Safranda alternatif üretim dönemi başladı. Konya’nın Sarayönü ilçesine bağlı Bahçesaray Mahallesi’nde, 14 metrekarelik bir kapalı alanda kurulan safran tesisi, Türkiye’de küçük alanlarda yüksek katma değere ulaşmanın en dikkat çekici örneklerinden biri hâline geldi. Henüz üniversiteden yeni mezun olan Mert Pektaş, topraksız tarımı kullanarak safran üretiminde beklediği verimi fazlasıyla elde etti. Arazide 1000 metrekare gerekiyordu, 14 metrekare yeterli oldu. Pektaş, safranın iklim dayanıklılığı ve hastalıklara direnci nedeniyle bölgeye uygun bir ürün olduğunu vurguladı. “Bu üretimi arazide yapmak isteseydik 1000 metrekareye ihtiyacımız olacaktı. Arazisi olmayan insanlar da bu işi yapabilir” sözleriyle projenin ölçeklenebilirliğini anlattı. Kontrollü ortam sayesinde ürün kalitesinin yükseldiği ve verim kaybının minimuma indiği ifade edildi. Yatırım yarım milyon, getiri 1 milyonun üzerinde: Kısa sürede kendini amorti ediyor. Tesisin kurulum maliyeti, 10 bin safran soğanı da dahil olmak üzere yaklaşık 500 bin lira oldu. İlk hasatta elde edilen yaklaşık 250 gram safran, ürünün birim fiyatı nedeniyle ciddi bir ekonomik değer oluşturdu. Pektaş, bu büyüklükteki bir tesisin yılda 1 milyon liradan fazla kazanç sağlayabileceğini belirtti. Safranın yanında çoğaltılan soğanların da satışının ek gelir yarattığını dile getirdi. Genç mühendis çiftçiye seslendi: Korkmayın, küçük alanda büyük iş yapılır. Safranın dünyanın en pahalı baharatlarından biri olduğunu hatırlatan Pektaş, üretimi başlangıçta deneme amaçlı yaptığını ancak başarıyla sonuçlanınca sürdürmeye karar verdiğini söyledi. “Bu işe başlamaktaki amacım, bölgede ek gelir sağlanabileceğini göstermekti” diyen genç mühendis, merak edenlerin tesisi ziyaret ettiğini ve kendisinin de elinden geldiğince yardımcı olduğunu ifade etti. Kuraklığa karşı çözüm, üretim çeşitliliğine katkı: Bölge için yeni bir yol açılıyor. Kuraklığın arttığı bir dönemde, su tüketimi düşük ve getirisi yüksek bir ürün olan safranın, bölge çiftçisi için önemli bir alternatif sunduğu belirtiliyor. Pektaş’ın modeli, Konya gibi hububat yoğunluğu yüksek bölgelerde üretim çeşitliliğinin mümkün olduğunu ortaya koyarak dikkat çekti. Türkiye’de küçük ölçekli tarımsal inovasyonun güçlü bir örneği. Pektaş’ın kurduğu 14 metrekarelik tesis, hem girişimcilik hem de tarımsal dönüşüm açısından ülke genelinde geniş yankı uyandırdı. Gözler şimdi, genç mühendisin bu modeli büyütüp büyütmeyeceğinde ve bölgedeki diğer üreticilerin bu yöntemi benimseyip benimsemeyeceğinde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.