SON DAKİKA

#Gizli Tanık

HABER DEĞER - Gizli Tanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gizli Tanık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: 3 faili meçhul cinayet dosyası daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: 3 faili meçhul cinayet dosyası daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde Cumhuriyet Başsavcılıkları ve emniyet birimlerinin çalışmaları neticesinde geçmişe dönük faili meçhul dosyaların aydınlatıldığını duyurdu. Bakan Gürlek, bugüne kadar 64 ayrı dosyada toplam 71 cinayetin aydınlatıldığını ifade etti. Bakan Gürlek'in sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı bilgilere göre, adli ve kolluk birimlerinin titiz incelemeleriyle çözüme ulaştırılan üç dosyanın detaylarını paylaştı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, faili meçhul dosyaların aydınlatılması, hakikatin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ve kolluk birimlerimizin titiz çalışmaları sonucunda İzmir, Mersin ve Osmaniye’de 10 ila 21 yıl öncesine dayanan üç ayrı dosyada önemli gelişmeler kaydedildi." İzmir'de 21 yıllık dosya yeniden açıldı İzmir'in Menemen ilçesinde 2005 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Muharreme Oral'ın dosyasında, gizli tanık ifadesi ile aile bireylerinin iletişim kayıtları birlikte değerlendirildi. Maktulün bir kuyuya atıldığı iddiası üzerine 19 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. Maktulün cansız bedenine ulaşılması amacıyla yer altı görüntüleme ve tarama cihazlarıyla başlatılan arama tarama faaliyetlerinin sürdüğü aktarıldı. Açıklamada, "İzmir’de 2005 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Muharreme Oral’ın dosyasında, aile bireyleri tarafından öldürüldüğüne ilişkin gizli tanık beyanıyla şüphelilerin iletişim kayıtları birlikte değerlendirildi. Bir kuyuya atıldığı iddiası üzerine 19 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. Muharreme Oral’ın cansız bedenine ulaşılması amacıyla yer altı görüntüleme ve tarama cihazlarıyla yürütülen çalışmalar devam ediyor." ifadeleri kullanıldı. Mersin'deki kaçırılma olayında 7 gözaltı Mersin'de 9 Ekim 2016 tarihinde kaçırılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Furkan Coşkun'un dosyasında, tanık beyanları ve iletişim trafikleri yeniden mercek altına alındı. Bazı tanıklar ile şüpheliler arasında irtibat tespit edilmesi üzerine 20 Ekim 2026 tarihinde 9 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 7'si gözaltına alınırken, 2 şüphelinin halihazırda ceza infaz kurumunda olduğu belirlendi. Açıklamada, "9 Ekim 2016 tarihinde kaçırılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Furkan Coşkun’un dosyasında, tanık beyanları ve iletişim kayıtları yeniden incelendi. Bazı tanıklarla şüpheliler arasında iletişim bağlantıları tespit edilmesi üzerine 20 Ekim 2026 tarihinde 9 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 7’si gözaltına alınırken, 2’sinin ceza infaz kurumunda bulunduğu belirlendi. Furkan Coşkun’un akıbetinin aydınlatılmasına yönelik soruşturma sürdürülüyor." denildi. Osmaniye'de beton altından kemik parçaları çıkarıldı Osmaniye'de 2016 yılından bu yana kayıp olan Mehmet Çabuk dosyasında derinleştirilen soruşturmada, cezaevinde bulunan bir şüphelinin itirafı doğrultusunda sonuca ulaşıldı. Şüphelinin, Mehmet Çabuk'u 27 Ocak 2016 tarihinde öldürerek bir evin bahçesine gömdüğünü beyan etmesi ve yer göstermesi üzerine kazı yapıldı. Beton zeminin yaklaşık 4 metre altında insan kemiği parçalarına ulaşıldı. Söz konusu kalıntılar kimlik tespiti ile kesin ölüm sebebinin saptanması amacıyla Adli Tıp Kurumuna sevk edildi. Soruşturma kapsamında 2 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Açıklamada, "2016 yılında kaybolan Mehmet Çabuk’un dosyasında, yeni beyanlar üzerine derinleştirilen soruşturmada cezaevinde bulunan bir şüpheli, Mehmet Çabuk’u 27 Ocak 2016 tarihinde öldürerek bir evin bahçesine gömdüğünü itiraf etti. Şüphelinin yer göstermesi üzerine yapılan kazılarda beton zeminin yaklaşık 4 metre altında kemik parçalarına ulaşıldı. Kalıntılar kimlik tespiti ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Soruşturma kapsamında 2 şüpheli tutuklandı, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Yeni delillerin, teknik incelemelerin ve yıllar sonra ortaya çıkan beyanların sağladığı imkânlarla faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz." denildi. "Hiçbir dosyanın peşini bırakmayacağız" Soruşturmaları yürüten Menemen, Mersin ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıklarına ile emniyet güçlerine teşekkür eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasını şu değerlendirmelerle tamamladı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, faili meçhul dosyaların aydınlatılması, hakikatin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni delillerin, teknik incelemelerin ve yıllar sonra ortaya çıkan beyanların sağladığı imkânlarla faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hakikatin izini sürmekten ve adaletin tecellisi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde sanıklar, avukatlar, mağdurlar ve tanıklar hakim karşısına çıktı. "Nitelikli cinsel saldırı", "suç örgütü kurma", "uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma" iddialarıyla yargılanan sanıklar suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Mağdur ve tanıkların beyanları duruşmaya damga vurdu Duruşmada dinlenen mağdur Elif Kılınç, uyuşturucu testinin negatif çıktığını belirterek dosyada adı geçen şahıslar tarafından herhangi bir cinsel saldırıya uğramadığını ve kimseden şikayetçi olmadığını ifade etti. Süreç boyunca işini ve sağlığını kaybettiğini söyleyen Kılınç, "Ne bu dosyada ismi geçenler ne de başkaları tarafından mağdur edilmedim. Cinsel bir saldırıya maruz kalmadım, kalsaydım o gün şikayetçi olurdum. Ama bu süreçte mağdur edildim, işimden oldum, sağlığımı kaybettim" dedi. Spiker Meltem Acet ise soruşturma sürecinin tüm hayatını altüst ettiğini vurgulayarak, dosyada mağdur veya şikayetçi olmadığını belirtti. Acet, "52 yaşındayım, bütün hayatım altüst oldu. İsmim bir kurguyla bu soruşturmaya dahil edildi. Ben bu dosyada mağdur değilim, şikayetçi de değilim. Ama yaşadıklarımdan dolayı mağdurum, ismim bu dosyada geçtiği için mağdurum" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Kişisel bilgilerinin sosyal medyada paylaşıldığını belirten Acet, adının dosyadan çıkarılmasını talep etti. Tanık olarak dinlenen gazeteci Tuğçe Özçelik de Ersoy'u tanıdığını ancak kendisinin neden bu dosyada tanık yer aldığını anlamadığını söyledi. Öte yandan, önceki duruşmayı salonda dinlediği ortaya çıkan bir gizli tanık, mahkeme başkanının tespiti üzerine tanıklıktan çıkarıldı. Sanıkların savunmaları Hakim karşısında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaları ve örgüt liderliği iddialarını reddederek tahliyesini istedi. Duruşmada bazı isimlerden daha önce özür dilediğini hatırlatan Ersoy, Elif Kılınç ve Meltem Acet'ten de yaşananlar nedeniyle özür diledi. Ersoy, "Ortada bir örgüt yok, ben örgüt lideri falan değilim. Herkes başta şüpheliydi. Herkes mağdur burada. Tahliyemi talep ediyorum" diyerek kamuoyu baskısına dikkat çekti ve "Adımı internete yazarsanız iftira, hakaret, çirkin iddiaları görürsünüz, benim bu halde bırakın kaçmayı evden dışarı çıkamayacağıma bile emin olabilirsiniz" dedi. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz da suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Soruşturma süreci nedeniyle şirketine haciz konulduğunu ve banka hesaplarının bloke edildiğini belirten Manaz, "Masumiyet karinesi hiçe sayıldı. Çok ağrıma gidiyor, kaldıramıyorum. Onurum ve şerefim için yaşadım ben. Dosyada somut hiçbir şey yok, söylenti ve laf hepsi" diye konuştu. Mahkemeden ara karar çıktı Cumhuriyet savcısının tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep ettiği duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluk halinin devamına karar verirken, diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulanmasına hükmetti. Davadaki yargılama süreci önümüzdeki celselerde devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alparslan Kuytul soruşturmasında gizli tanıktan darp iddiası Haber

Alparslan Kuytul soruşturmasında gizli tanıktan darp iddiası

Kuytul 'a yönelik soruşturma derinleşiyor Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya karşı yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame tamamlandı. Operasyon dalgasında aralarında Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul'un da bulunduğu 35 şüpheli tutuklanırken, 18 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 3 kişi ise savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Geçmişte 2021 yılında iş insanı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılması olayını azmettirdiği iddiasıyla da hakim karşısına çıkan Kuytul'un bu yeni dosyası, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Kabul edilen iddianamede, yapılanmanın kendi içindeki karanlık işleyişine ve disiplin mekanizmalarına dair gizli tanık anlatımları dikkat çekti. "Kuytul'un bilgisi dışında ceza verilemezdi" İddianamede yer alan bilgilere göre gizli tanık, yapılanma içerisinde ödül ve ceza mekanizmalarının tamamen liderin onayıyla işletildiğini, Kuytul'un haberi olmadan kimsenin kendi başına karar alamadığını öne sürdü. Dosyaya yansıyan bir olayda, çarşıda kasetçilik yaptığı belirtilen bir şahsın bir kadına cep telefonuyla mesaj atması üzerine yapıdan bazı isimlerin bir araya gelerek bu kişiyi darp ettiği, ancak bu durumu sonradan öğrenen Kuytul'un habersiz iş yapıldığı gerekçesiyle cezayı veren kendi adamlarına tepki gösterdiği iddia edildi. Sırtında sopa kırdığı iddiası Gizli tanık beyanının en sarsıcı kısmını ise yapıdan ayrılmayıp itaate devam eden H.K. isimli şahsın yaşadıkları oluşturdu. Tanık, Kuytul'un H.K.'yi darp ettiğini ve sırtında sopa kırdığını öne sürdü. İddianamede bu iddiaya dayanak teşkil eden H.K.'nin avukat huzurunda alınan ifadesine de yer verildi. H.K. ifadesinde, yeğenine sarkıntılık ettiği iddia edilen bir kişiyi uyarmak amacıyla arkadaşlarıyla birlikte hareket ettiklerini, olayın Kuytul tarafından duyulması üzerine vakıf merkezine çağrıldığını anlattı. H.K., Kuytul'un kendisine bir sopa vererek birlikte hareket ettiği arkadaşını dövmesini istediğini, kendisinin "sormaya gerek görmediklerini" söylemesi üzerine ise Kuytul'un elindeki sopayla kendisini darp ettiğini öne sürdü. Öte yandan, H.K.'nin yaşanan bu olay nedeniyle herhangi bir şikayette bulunmadığı da iddianamede kayıt altına alındı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

 Gülistan Doku soruşturmasında gelişme: Katil zanlısı olay yerinde sabahlamış Haber

 Gülistan Doku soruşturmasında gelişme: Katil zanlısı olay yerinde sabahlamış

Gizli tanığın itirafları ve teknik veriler örtüştü Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve o günden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni detaylar ortaya çıktı. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, dosyaya giren "Şubat" kod adlı gizli tanığın kritik itiraflarını kamuoyuyla paylaştı. Gizli tanık, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün Rostan mevkisinde katledildiğini ve cenazesinin bu bölgeye yakın bir noktaya gömüldüğünü iddia etti. Soruşturma dosyasındaki teknik verilerin gizli tanığın beyanlarıyla birebir örtüştüğü saptandı. GSM baz verilerine göre, Gülistan Doku'nun telefonundan alınan son sinyal kulesinin Rostan mevkisini işaret ettiği belirlendi. İncelemelerde; "insan öldürme suçuna iştirakten" tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Şükrü Eroğlu, Fatih Özmen, Erdoğan Elaldı ve firari şüpheli Umut Altaş’ın cinayet saatlerinde aynı koordinatlarda bulundukları Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına yansıdı. "Cinayetten 8 gün sonra olay yerinde sabahladı" Dosyadaki en dikkat çekici ve ürpertici gelişme ise baş şüpheli Mustafa Türkay Sonel’e ait takvim kayıtları oldu. Resmi belgelere göre, tutuklu şüpheli Sonel, cinayetin işlendiği iddia edilen 5 Ocak tarihinden tam 8 gün sonra, yani 13 Ocak 2020 gecesi yeniden Rostan mevkisine giderek sabah saatlerine kadar burada bekledi. Şüphelinin cinayet mahallinde sabahlamasına sert tepki gösteren avukat Ali Çimen, sosyal medya hesabından adli makamlara şu kritik soruları yöneltti: "İnsan öldürme olayından 8 gün sonra maktulün öldürüldüğü yerde katil zanlısı Mustafa Sonel’in sabahlamış olması nasıl açıklanabilir? Katilin her zaman olay yerine geri dönmesi olarak mı? Vicdan azabı mı?" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cem Küçük soruşturmasında Tahir Sarıkaya gözaltına alındı Haber

Cem Küçük soruşturmasında Tahir Sarıkaya gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma derinleşiyor. Sarıkaya'nın hesaplarında kaynağı belirsiz yüksek tutarlı para girişleri ve transferleri olduğu, bu transferlerin bir kısmının kripto hesaplarına aktarıldığı tespit edildi. Para hareketleri ve gizli tanık iddiaları Daha önce tutuklanan Cem Küçük ile Tahir Sarıkaya arasında 27 ayrı işlemde toplam 537 bin 800 liralık para hareketi bulunduğu soruşturma dosyasında yer almıştı. Küçük, söz konusu para transferlerine ilişkin çelişkili ifadeler vermis, ilk olarak geçmişe dayalı borç ilişkisi olduğunu öne sürmüş, ardından ise "alacak verecek meselesi veya organizasyon ücretleri" kaynaklı olduğunu savunmuş ancak herhangi bir belge sunamamıştı. Soruşturma dosyasında yer alan gizli tanık ifadelerinde, Cem Küçük'ün para karşılığında lehte veya aleyhte yayın yaptığı, Tahir Sarıkaya üzerinden para aldığı ve yayın yoluyla baskı kurduğu iddialarına yer verilmişti. Küçük ise savcılıktaki ifadesinde tüm bu iddiaları reddetmişti. Tahir Sarıkaya kimdir? Tahir Sarıkaya, 15 Aralık 1980 tarihinde Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olan Sarıkaya, gazetecilik kariyerine 2004 yılında İHA’da muhabir olarak başladı ve 2011 yılına kadar burada çalıştı. Aynı dönemde TGRT bünyesinde de çeşitli görevler üstlenen Sarıkaya, ardından televizyon sunuculuğuna yönelerek 2012 yılından itibaren Beyaz TV'de yayınlanan "Uyan Türkiyem" isimli programın sunuculuğunu yapmaya başladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku dosyasında yeni deliller! Haber

Gülistan Doku dosyasında yeni deliller!

2020 yılında kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyanın yeniden değerlendirilmesi sonucu elde edilen yeni deliller doğrultusunda dört ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğini duyurdu. Başsavcılığın açıklamasına göre, soruşturma kapsamında tanık ve gizli tanık ifadeleri, ihbarlar, HTS kayıtları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda önemli tespit ve delillere ulaşıldığı belirtildi. Açıklamada, "Gülistan Doku'nun cansız bedeninin şüphelilerle irtibatlı korucular tarafından organize ve bilinçli bir şekilde gömüldüğü veya yok edildiğine yönelik önemli tespit ve delillere ulaşılmıştır." ifadelerine yer verildi. Bu tespitler doğrultusunda Ankara, Elazığ, İstanbul ve Tunceli'de, olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen, ikisi güvenlik korucusu olmak üzere 5 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin tamamı gözaltına alınırken, adreslerinde arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku dosyasına ilişkin soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirirken, soruşturmanın seyriyle ilgili gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK

Deniz Kuvvetleri'nin mahrem yapılanmasında "Kurmay Başkanı" sıfatıyla görev alan Harmancık, ihanetin Akıncı Üssü'ndeki merkez karargahında yer alan "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinden biriydi. Darbecilerin atama listesinde iki rütbe birden terfi ettirilerek Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak atanmıştı. Genelkurmay Başkanı Akar'dan darbe bildirisini imzalayarak okumasını isteyen Harmancık'tı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ifadesinde, Harmancık'ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni getirip önce okuduğunu ve ardından kendisine "Siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp TV'de okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz" dediğini söyledi. Akar ayrıca, "Şiddetle ve hiddetle reddettim. 'Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz? Topladığınızı söylediğiniz ikinci başkan, kuvvet komutanları nerede? Bakanlar nerede? Elinizde kim varsa getirin, sizin başınız kıçınız kim?' diye bağırdım." dedi. İhanet Toplantılarının Müdavimi Darbenin sivil yöneticisi Adil Öksüz'ü tanımadığını, herhangi bir evde bir araya gelmediğini iddia etmesine rağmen, İzmir'deki darbe girişimi davasının gizli tanıkları ise bunu yalanladı. Anlatılanlara göre darbe girişiminin "olgunlaşma" sürecinde, firari imam Adil Öksüz’ün başkanlığında Ankara Konutkent’teki villalarda gerçekleştirilen gizli toplantıların değişmez ismiydi. Harmancık'ın Öksüz'ün darbe toplantıları yaptığı villada 6, 7, 8 Temmuz tarihlerinde bulunduğunmuş ve Deniz Kuvvetleri'nin ihanet planındaki sevk ve idaresinden sorumlu ana aktör olmuştu. Kuzgun kod adlı gizli tanık ifadesinde, "Harmancık'ı gördüm. Bana bir darbe planı üzerinde çalışıyoruz, darbe planını bitirdik, ufak tefek ayrıntılar kaldı." dedi. 15 Temmuz veya 22 Temmuz'da darbe planını uygulamaya koyacaklarını, konuyla ilgili bana birkaç konuk soracaklarını, gözaltına alınabilecek amirlerin kimler olabileceğini söyledi." ifadelerini kullanmıştı. "Cumhurbaşkanı'nı öldüremedik, Almanya'ya kaçtığını yayalım" Gizli tanık ayrıca Harmancık'ın evden genelkurmayda sivillere ateş açan darbeci Sinan Sürel ile birlikte ayrıldığını belirtti. Telefonla aradığı Erdek Mayın Filo Komutanlığı'ndan karargahı kontrol altına alıp gemileri kaldırmalarını istedi. İstanbul Atatürk Havalimanı'na gönderilen CASA uçağıyla askerlerin Akıncı Üssü'ne getirilmesini sağladı. Tanık İbrahim Halil Ağaç'ın ifadesine göre, Harmancık telefonda görüştüğü kişiye, "Cumhurbaşkanı'nı öldürmedik, planlarımız boşa gitti. Cumhurbaşkanı'nın Almanya'ya kaçtığı yönünde haberleri yaymamız lazım. Yoksa her şey boşa gidecek" diyerek telefondaki şahsa Fox TV'yi bağlamalarını söyledi. Harmancık, "girişim başarısız oldu, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. Tutuklu sanık eski yüzbaşı Özay Cödel'in ifadesine göre, Ömer Faruk Harmancık yanına gittiğimde görevim bittiğini, girişimin başarısız olduğunu söyledi. "Silahları ve malzemeleri 141. filoya bırakın, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. "Eşeklik Ettim" Savunması Akıncı Üssü'nde yakalandığında, "Üs komutanına haber vermeden İstanbul'a gitmek için buraya geldim" diyerek tarihe geçecek bir yalan söyledi. Hangi filonun nerede olduğunu bile bilmediğini iddia edecek kadar tuhaf bir savunma kurgulayan Harmancık, mahkeme başkanının "Bu yaptığınız askeri mantığa sığar mı?" sorusuna, "Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim" cevabını vererek, suçunu "basit bir hata" gibi göstermeye çalıştı. 141 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet TRT’de darbe bildirisini zorla okutan eski yarbay Ümit Gençer'in telefonunda "Dost" olarak kayıtlı olan kişinin bizzat Ömer Faruk Harmancık olduğu, emniyetin dijital incelemeleriyle tescillendi. WhatsApp üzerinden o ihanet metnini Gençer'e ileten Harmancık, darbe gecesi boyunca "patates hatlar" ve şahsi telefonlarıyla bir trafik yönetti. Erdoğan'a suikast timinde yer alan eski SAT yüzbaşı Özay Cödel ile o gece yaptığı 7 görüşme, onun darbenin "operasyonel sorumlusu" olduğunun kanıtıydı. Mahkemede "Terörist başı olduğunu kabul edersem, kendimi de terörist ilan etmiş olurum" diyerek, hukuki bir kurnazlıkla örgüt bağını reddetti. Ancak sicili ve yaptığı eylemler, onun örgütün en sadık "denizci" tetikçilerinden biri olduğunu kanıtlıyordu. "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 139 kişiyi şehit etmek suçlamalarından yargılandığı Genelkurmay çatı davasında mahkeme 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. O gece devletin üniformasını kirleten Harmancık, bugün cezaevinde, tarih sayfalarına kazınan ihanetinin bedelini ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Gürlek’ten iade açıklaması: Gülistan Doku davasında yeni dönem Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten iade açıklaması: Gülistan Doku davasında yeni dönem

Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı bir televizyon programında Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili kritik bilgiler paylaştı. Hakkında kırmızı bülten bulunan ve ABD’ye firar eden şüpheli Umut Altaş’ın iadesi için diplomatik ve hukuki kanalların aktif olarak kullanıldığını belirten Bakan Gürlek, iadenin gerçekleşmesiyle birlikte dosyadaki karanlık noktaların aydınlanacağına inandıklarını ifade etti. Soruşturmada kilit isim vurgusu Bakan Gürlek, Umut Altaş’ın soruşturmanın gidişatı açısından hayati bir öneme sahip olduğunu belirterek, "Umut Altaş bence kritik ve kilit bir isim. Türkiye'ye geldiği ve beyanda bulunduğu zaman olayın büyük kısmının çözüleceğine inanıyorum" dedi. Altaş’ın Gülistan Doku ile olan yakın arkadaşlığına ve olay öncesindeki iletişim trafiğine dikkat çeken Gürlek, ABD Adalet Bakanı ile bizzat görüştüğünü ve iade sürecinin ivedilikle takip edildiğini vurguladı. Teknik incelemeler ve yeni deliller Gülistan Doku dosyasında devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini kaydeden Bakan Gürlek, daraltılmış baz istasyonu çalışmaları ve gizli tanık beyanları gibi teknik detayların savcılık makamınca titizlikle incelendiğini belirtti. Adalet Bakanlığı olarak savcılara teknik destek sağladıklarını ifade eden Gürlek, "Bir suç varsa mutlaka bunun bir faili vardır. Biz sonuna kadar bu işin peşindeyiz" diyerek kararlılık mesajı verdi. Ailelerle sürekli istişare süreci Soruşturma sürecinde mağdur ailelerle iletişim kanallarının açık tutulduğunu belirten Bakan Gürlek, Gülistan Doku’nun ailesinin yanı sıra benzer dosyalar kapsamında Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle de görüştüklerini hatırlattı. Yeni bir delil ortaya çıktığında savcılarla anlık paylaşıldığını belirten Gürlek, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararlı bir tutum sergilediğini ve Umut Altaş’ın iadesinin ardından sürecin hızlanacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.