SON DAKİKA

#Gizlilik Kararı

HABER DEĞER - Gizlilik Kararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gizlilik Kararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mustafa Sarıgül  YENİ Parti üyeliğini askıya alıyor:  "1956 yılından bu yana hesabını veremeyeceğim konu yoktur" Haber

Mustafa Sarıgül YENİ Parti üyeliğini askıya alıyor: "1956 yılından bu yana hesabını veremeyeceğim konu yoktur"

YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, hakkında yürütülen soruşturma süreci ve parti üyeliğine ilişkin önemli kararlarını kamuoyuyla paylaştı. "Partimin tartışmaların içine çekilmesini önlemek amacındayım" Şahsı ve ailesi hakkında 16 Ekim 2026 tarihinde başlatılan soruşturmayla ilgili yoğun bir bilgi kirliliği ve algı operasyonu yürütüldüğünü ifade eden Sarıgül, yapılan yayınların kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaştığını kaydetti. Sarıgül açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Partimin bu soruşturma nedeniyle tartışmaların içine çekilmesini önlemek amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğimin askıya alınması için partimin yetkili organlarına müracaat edeceğim. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerini kullandı. "Hesabını veremeyeceğim hiçbir konu yoktur" Soruşturmaya konu olan iddiaların asılsız olduğunu ve hiçbirini kabul etmediğini belirten Sarıgül, "Şahsım ve ailem hakkında 16 Ekim 2026 tarihinde başlayan soruşturmayla ilgili olarak kamuoyunda yoğun bir bilgi kirliliği ve algı operasyonu yapıldığını üzülerek izlemekteyim. Birbirileriyle ve soruşturmayla ilgisi olmayan konular hem yanlış hem de çarpıtılarak sunulmakta, asılsız iddialar gerçekmiş gibi yansıtılmakta, bu iddialardan haber çıkartılmakta ve bu çıkarımların üzerinden haksız yorumlar yapılmaktadır. Soruşturmayla ilgili yayınlar, paylaşımlar, yorumlar artık kişilik haklarıma saldırı boyutuna ulaşmıştır. Bu arada gerçek dışı kirli bilgiler üzerinden yorum yapmayan ve gerçeğe kulak verenlere de teşekkürü bir borç bilirim. Halen devam etmekte olan söz konusu soruşturmada gizlilik kararı ve dosyayla ilgili kısıtlama olduğu halde; -​Soruşturmanın gizliliğini ihlal edenler, -​Henüz şüpheli olan kişileri suçlu ilan edenler, -kişilik haklarımıza saldıranlar hakkında hukuki yollara başvuracağımı bildirmek isterim. Avukatlarım, 'Masumiyet karinesi ve lekelenme hakkına' aykırı olan, 'Soruşturmanın gizliliğini ihlal' eden, Yalan/yanıltıcı bilgi yayan, görüntü paylaşımları yapanlar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır. Kimseden merhamet veya ayrıcalık değil, sadece adalet ve hakkaniyet bekliyorum. Adalet; kinle, iftira ile ve bunlar üzerinden üretilen söylentilerle kamuoyu oluşturularak değil, hukukla tecelli etsin. Soruşturma peşinen bir cezalandırmaya dönüşmesin. Ayrıca ve bu vesileyle; Bu soruşturma şu tarihe kadar inecek, şuralara kadar uzanacak diyerek kinle, iftira ile, söylentilerle kamuoyu yaratmak isteyenler şunu bilsinler ki; Soruşturmaya konu olan iddialar asılsızdır. Hiçbirini kabul etmiyorum. 1956 yılından bu yana hesabını veremeyeceğim hiçbir bir konu yoktur. Partimin bu soruşturma nedeniyle tartışmaların içine çekilmesini önlemek amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğimin askıya alınması için partimin yetkili organlarına müracaat edeceğim. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." açıklamasını yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamasıyla gözaltına alınmıştı: Gazeteci Bahadır Özgür serbest bırakıldı Haber

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamasıyla gözaltına alınmıştı: Gazeteci Bahadır Özgür serbest bırakıldı

Halk TV'ye kayyum atanmasının ardından dün saat 17.00 sularında gözaltına alınan gazeteci Bahadır Özgür'ün Emniyet'teki işlemleri tamamlandı. Gözaltı kararını halktv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker’in kamuoyuna duyurmasının ardından Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen ve geceyi nezarette geçiren Özgür, saat 11.40 sıralarında İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edilen Bahadır Özgür; haftada iki gün imza verme zorunluluğu ve yurt dışına çıkış yasağı tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı. "Haber gizli belge içermiyor, bakanın açıklamasına dayanıyor" Son dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon vurgununa ilişkin araştırmalarıyla tanınan 30 yıllık araştırmacı gazeteci Bahadır Özgür, emniyette alınan ifadesinde suçlamalara karşı çıktı. Haberinde gizlilik kararı bulunan hiçbir evrak veya kişisel veriye yer vermediğini belirten Özgür, ifadesinde şu ifadelere yer verdi: "30 yıldan beri gazetecilik yapıyorum. Çalıştığım kurumda ismim ve soyadım açıktır. Halk TV programcısıyım. Yüz binlerce mağdurun olduğu bir olay olmasından dolayı kamuoyunu ilgilendiren bilgiler içeren haberler yapmaktayım. Haberde iddia edildiği gibi savcılığın gizlilik kararı koyduğu herhangi bir evrak ya da belge yer almamaktadır. Haberin kapsamı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı 141 kişilik en çok kazananlar listesine dahildir. Bakan Gürlek böyle bir listenin olduğunu bizzat televizyonda kendisi açıklamıştır. Ben de listenin içeriğine yönelik değil, Bakanın açıklaması doğrultusunda haberi yaptım." Haberde adı geçen tek kişinin zaten resmi makamlarca kamuoyuna duyurulmuş olan AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya olduğunu ifade eden Özgür, savcılığın 29 kişinin tedbir listesine yanlışlıkla eklendiğine ilişkin kurum içi yazışmasını da kamuoyunun doğru bilgi edinmesi amacıyla aktardığını belirterek üzerine atılı suçlamayı reddetti. "Gözaltı işlemi kişi özgürlüğünün ihlalidir" Bahadır Özgür'ün avukatı Mürsel Ünder de Emniyet beyanında, yürütülen soruşturmanın Cumhuriyet tarihinin en önemli yolsuzluk dosyalarından biri olduğuna dikkat çekti. Müvekkilinin adresinin belli olduğunu ve davet edilmesi halinde ifadeye katılabileceğini vurgulayan Ünder, gözaltı uygulamasını eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Söz konusu sosyal medya paylaşımı detaylı olarak incelendiğinde gizlilik kararı verilen soruşturmaya dair hiçbir belge içermemektedir. Dayanaklarını birçok basın kuruluşunda yayınlanan bilgilerden ve soruşturma savcılığı tarafından yapılan açıklamaların içeriğinden almaktadır. Soruşturmanın gizliliği ilkesi ile basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı da gözetilmelidir. Müvekkilimin adresi bellidir, davet edilseydi hazır bulunurdu. Aksi durum kişi özgürlüğünün ihlali anlamına gelmektedir." X hesabına erişim engeli kararı Adli kontrol tedbirlerinin yanı sıra gazetecinin dijital mecralarına yönelik de adım atıldı. İfade Özgürlüğü Derneği tarafından paylaşılan bilgilere göre, Bahadır Özgür'ün 163 bin takipçili kişisel X sosyal medya hesabı (@bahadir_ozgr) hakkında erişim engeli kararı alındı. Söz konusu kararın ardından hesabın henüz Türkiye'den erişime kapatılmadığı kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yahşihan Belediyesi'ne  yolsuzluk operasyonu: Eski Başkanlar Sungur ve Türkyılmaz gözaltında Haber

Yahşihan Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu: Eski Başkanlar Sungur ve Türkyılmaz gözaltında

4 ilde eş zamanlı operasyon: 31 şüpheli yakalandı Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Yahşihan Belediyesi'ndeki usulsüzlük iddialarına yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturmada düğmeye basıldı. Hakkında gizlilik kararı bulunan dosya kapsamında, 24 Eylül 2026 tarihinde saat 06.30 itibarıyla Kırıkkale merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin ikametlerinde, iş yerlerinde ve ilgili adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Operasyonda, Yahşihan Belediyesini geçmiş dönemlerde yöneten AK Parti'li eski Başkan Ahmet Sungur ile MHP'li eski Başkan Osman Türkyılmaz gözaltına alındı. Soruşturma iki eski başkanla sınırlı kalmazken; belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, belediye çalışanları ve belediyeyle iş ilişkisi olduğu tespit edilen iş insanlarının da aralarında yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Haklarında işlem yapılan kişilerden 31'i yakalanarak gözaltına alınırken, bir şüphelinin halihazırda ceza infaz kurumunda bulunduğu, firari durumdaki 3 şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi. 6 ayrı suçtan işlem yürütülüyor Şüpheliler hakkında Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından altı ayrı suç başlığı altında soruşturma yürütülüyor. Dosya kapsamında şüphelilere yöneltilen susuç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, rüşvete karıştığı iddia edilen eylemler, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını kapsıyor. Başsavcılık; belediye bünyesindeki işlemlerde örgütlü bir yapı kurulup kurulmadığını, rüşvet ve irtikap iddialarını, ihalelere hukuka aykırı müdahaleleri ve bu süreçler sonucunda kamunun zarara uğratılıp uğratılmadığını çok yönlü olarak araştırıyor. Öte yandan, daha önce bazı şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair (KYOK) kararlarının, dosyaya giren yeni deliller doğrultusunda kaldırıldığı ve soruşturmanın bu gelişmeler ışığında yeniden açıldığı öğrenildi. Mal varlıklarına el konuldu Soruşturmanın seyrine ilişkin olarak, şüphelilerin suçtan kaynaklandığı değerlendirilen mal varlıklarının korunması ve olası mal kaçırma girişimlerinin önüne geçilmesi amacıyla mal varlıklarına yönelik el koyma tedbirleri uygulandı. Adreslerde ele geçirilen çok sayıda belge, defter ve dijital materyal muhafaza altına alınarak inceleme merkezine gönderildi. Mali kayıtlar, para hareketleri ve ticari ilişkiler mercek altına alınırken, elde edilen yeni bulguların soruşturmanın derinleştirilmesinde değerlendirileceği kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi'nde Kazım Kaşifoğlu'nu canlandıran Sedat Savtak ifadeye çağrıldı Haber

Kurtlar Vadisi'nde Kazım Kaşifoğlu'nu canlandıran Sedat Savtak ifadeye çağrıldı

Soruşturmada "Kurtlar Vadisi Pusu" detayı Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden başlattığı soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Soruşturmanın son dönemde odaklandığı başlıklardan biri de "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisindeki sahneler ve dizide yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakteri oldu. Savcılık daha önce dizinin incelenmesine karar verirken, senaristler Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermişti. Bu gelişmelerin ardından dizide Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak'ın da dosya kapsamında şüpheli olarak değil, "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadeye çağrıldığı öğrenildi. Dizideki karakter ile gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu arasındaki benzerlik iddiaları ve dizideki sahnelerin ölüm zamanlamasıyla örtüşmesi soruşturmada incelenen konular arasında yer alıyor. Dizideki çarpıcı zamanlama Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre "Kurtlar Vadisi Pusu"nun 10 Kasım 2011'de yayımlanan 136. bölümünde Kazım Kaşifoğlu karakteri hücrede tutuluyor ve ölümle tehdit ediliyordu. Kaşif Kozinoğlu ise bu bölümden iki gün sonra, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmişti. Dizinin 8 Aralık 2011'de yayımlanan 139. bölümünde ise Kaşifoğlu karakterinin şırıngayla öldürüldüğü sahne yer almıştı. Sedat Savtak daha önce CNN Türk'te yaptığı açıklamada, karakteri canlandırdığı dönemde Kaşif Kozinoğlu'nu oynadığını bilmediğini, kendisine gerçek hayattaki Kozinoğlu hakkında herhangi bir bilgi aktarılmadığını söylemişti. Oyuncu, Kozinoğlu'nun ölüm haberini daha sonra gazeteden öğrendiğini ve karakterle Kozinoğlu arasında yapılan karşılaştırmayı görünce şaşırdığını ifade etmişti. Gazeteci İsmail Saymaz ise Savtak'ın televizyondaki açıklamalarının kendisine daha önce anlattıklarıyla çeliştiğini savunarak, Savtak'ın daha önceki görüşmelerinde karakterin Kozinoğlu'ndan esinlendiğini bildiği yönünde ifadeler kullandığını öne sürmüştü. Kozinoğlu dosyası 15 yıl sonra yeniden açıldı Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanmış ve kaldırıldığı Silivri Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti. Dönemin soruşturmasında 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasına göre dosya, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendi. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden başlatıldı ve gizlilik kararı alındı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar atılan adımlar neticesinde; olay tarihinde görev yapan şüpheliler, sağlık çalışanları, muhabir ve kameramanlar ile dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısının da aralarında bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı. Yapılan yargılamalar ve sevkler sonucunda soruşturmadaki tutuklu sayısı 6'ya yükselirken, haklarında adli kontrol tedbiri uygulanan şüphelilerin sayısı 15'e ulaştı. Ayrıca kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Kozinoğlu'nun mezarı açılarak fethi kabir işlemi gerçekleştirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf Haber

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf

Yalova’da evinin penceresinden düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) ölümündeki sır perdesi, Başsavcılık'tan gelen çarpıcı açıklamayla aralandı. Soruşturmanın seyri "kasten öldürme" suçlamasına dönerken, Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, "En başından itibaren düşme veya intihar olduğu kanaatinde değildik. Güllü cinayetini ilk günden biliyorduk" diyerek dosyadaki gizliliğin nedenini açıkladı. Yurt dışına kaçarken yakalandılar Başsavcılığın titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında fiziki ve teknik takibe alınan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu ile beraberindeki 2 kişi, İstanbul’da operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin valizlerini hazırlayıp yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları iddia edildi. Gözaltına alınan isimler hakkında "kasten öldürme" suçlaması bulunuyor. Dikkat çeken mesaj: "Valizleri alıp döneceğim" Operasyonun ardından, şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan kısa süre önce attığı mesajlar da dosyaya girdi. Gülter’in, gözaltına alınmadan saatler önce Güllü’nün eski asistanı Çiğdem E.’ye, "Abla valizleri alıp geri Yalova’ya döneceğim" şeklinde mesaj attığı tespit edildi. Bu mesaj, savcılığın "kaçış planı" iddiası ile şüphelinin "geri dönüyordum" savunması arasında kritik bir delil niteliği taşıyor. Avukattan "Para yok" savunması Şüphelilerin avukatı Rahmi Çelik ise kaçış iddialarını yalanladı. Müvekkillerinin maddi durumunun kötü olduğunu savunan Çelik, "Bırakın yurt dışını, Büyükçekmece’den Yalova’ya gelecek paraları bile yoktu" diyerek kaçma şüphelerinin yersiz olduğunu öne sürdü. Soruşturma, gizlilik kararı çerçevesinde çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Rojin’in babasına ölüm tehditleri! DNA raporu skandalı büyüyor Haber

Rojin’in babasına ölüm tehditleri! DNA raporu skandalı büyüyor

Baba Kabaiş ölüm tehditleri aldığını açıkladı: “Canımdan geçerim ama davadan vazgeçmem” Van’da şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, kimliği belirsiz kişiler tarafından tehdit edildiğini belirtti. Kabaiş, WhatsApp üzerinden “Bu davadan vazgeçin, elimizdesiniz” mesajları aldığını, numaraların Endonezya ve İran hattı çıkması nedeniyle tehditlerin organize biçimde gönderildiğini söyledi. Savcılığa başvuru yapıldığını belirten Kabaiş, “Kızım için adalet arıyorum, tehditlerle geri adım atmam” dedi. Adli Tıp raporu: Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA bulundu ATK’nın 10 Ekim 2025 tarihli raporunda, Rojin Kabaiş’in göğüs bölgesinde ve vajinasında iki farklı erkeğe ait DNA örneği tespit edildiği belirtildi. Buna rağmen dosyanın hâlâ “intihar” ihtimali üzerinden yürütülmesi hem ailede hem kamuoyunda infial yarattı. Kabaiş, “Kızımın vücudunda iki farklı DNA var, darp izleri var, akciğerlerinde su yok, ama hâlâ intihar deniliyor. Bu nasıl mantık?” diyerek tepki gösterdi. “Rojin’in telefonu hâlâ açılmadı, Portekiz’e gönderilmedi” iddiası Aile, soruşturmanın kritik delillerinden biri olan cep telefonunun hâlâ yurt dışına gönderilmediğini, dosyada yerel bilirkişilerle inceleme yapılmasının planlandığını öğrendi. Baba Kabaiş, “Telefon açıldığında yeni bilgiler ortaya çıkacak ama bir yıldır bekletiliyor. Bu soruşturma neden ilerlemiyor?” sözleriyle süreçteki gecikmeye dikkat çekti. “Yurt ve üniversite ihmali var, bu çocuk göz göre göre kayboldu” Kabaiş, kızının kaybolduğu gün üniversite ve yurt yönetiminin aileyi bilgilendirmediğini, çevrede güvenlik bulunmadığını, alkol alan ve giren–çıkan kişilerin kontrolsüz olduğunu söyledi. “Rojin’i ihmaller öldürdü. Yaşasaydı mezarda değil okulundaydı” diyerek yurt yönetimine tepki gösterdi. “Dosyaya gizlilik kararı getirildi, bizden ne saklanıyor?” Cinayet şüphesi taşıyan dosyada savcılık tarafından gizlilik kararı bulunması, ailede daha büyük şüphe yarattı. Kabaiş, “Bu olayın üzeri örtülmek isteniyor. Bir yıldır tek tutuklama yok, tek açıklama yok. Rojin’in ölümünü kapatmalarına izin vermeyeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.