SON DAKİKA

#Göç Hareketleri

HABER DEĞER - Göç Hareketleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göç Hareketleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı Haber

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık alanına sürükleyebileceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin özellikle İran sınırına yönelik güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki krizlerin birbirinden kopuk olmadığını söyledi Bahçeli konuşmasında Gazze’den İran’a kadar uzanan krizlerin tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Lübnan, Suriye, Irak ve İran hattında yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmanın parçası olduğunu belirten Bahçeli, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Bahçeli’ye göre Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada enerji hatları, ticaret koridorları ve nüfuz alanları üzerinden yeni bir güç mücadelesi yürütülüyor. Ortadoğu’da çatışmanın yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti Bahçeli, bölgede uzun yıllar vekâlet savaşları üzerinden yürüyen mücadelenin artık daha doğrudan bir çatışma evresine girdiğini söyledi. Gazze’de başlayan gerilimin Lübnan, Suriye ve Irak üzerinden İran’a kadar uzanan bir etki yarattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca askeri hedeflerin değil, devletlerin caydırıcılık kapasitesinin ve bölgesel nüfuz alanlarının da test edildiği bir süreç olduğunu vurguladı. İran’da yaşanabilecek çözülmenin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi Bahçeli konuşmasında İran’da yaşanabilecek olası bir zayıflamanın yalnızca iç politika meselesi olmayacağını ifade etti. Böyle bir durumun düzensiz göç hareketleri, kaçak ekonomi ağları ve silahlı grupların yayılması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bahçeli, Suriye krizinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatarak benzer risklerin İran merkezli gelişmelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi. “Sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir” Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, İran sınırına özel olarak dikkat çekti. Bahçeli, “Her şeyden önce sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir. İran hattında doğabilecek her ihtimal için çok katmanlı bir hazırlık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca muhtemel göç hareketleri, kaçakçılık faaliyetleri ve terör sızmaları gibi risklerin aynı güvenlik perspektifi içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ile koordinasyon çağrısı yaptı Bahçeli konuşmasında Avrupa Birliği ile erken koordinasyon kurulması gerektiğini de ifade etti. Suriye krizinde Avrupa’nın hazırlıksız yakalandığını ve yükün büyük bölümünü Türkiye’nin taşıdığını hatırlatan Bahçeli, yeni bir bölgesel kriz durumunda aynı tablonun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yalnız yük taşıyan bir sınır ülkesi değil, kriz yönetiminde merkezi bir aktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik rolüne dikkat çekti Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik önemine değinerek küresel rekabette ticaret koridorları ve enerji hatlarının belirleyici hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan stratejik bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, bu konumun kriz dönemlerinde stratejik akıl ve güçlü devlet refleksi gerektirdiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bir zamanlar dünyanın merkezindeydiler: Aniden çöken medeniyetlerin sırrı Haber

Bir zamanlar dünyanın merkezindeydiler: Aniden çöken medeniyetlerin sırrı

Tarih boyunca birçok büyük uygarlık yükseldi, geniş coğrafyaları etkiledi ve ardından beklenmedik biçimde çöktü. Arkeologlar ve tarihçiler bu çöküşlerin nedenlerini hâlâ tartışırken iklim krizi, savaş, salgın, ekonomik kırılma ve toplumsal çatışmaların çoğu zaman birlikte rol oynadığı görülüyor. Bir dönem milyonları barındıran bu medeniyetler bugün geride kalıntılar ve cevaplanmamış sorular bıraktı. Çevresel baskılar imparatorlukları kırılgan hale getirdi Maya Uygarlığı, gelişmiş şehir planlaması, astronomi bilgisi ve anıtsal mimarisiyle öne çıkarken MS 900 civarında birçok kent terk edildi. Araştırmalar uzun süreli kuraklık, ormansızlaşma ve savaşların birlikte etkili olabileceğini gösteriyor. Benzer şekilde İndus Uygarlığı, muson düzeninin bozulmasıyla tarımsal üretim zayıflayınca nüfusun şehirlerden göç etmesiyle çözüldü. Dünyanın ilk imparatorluklarından biri olan Akad İmparatorluğu da büyük kuraklık dönemleriyle örtüşen bir süreçte gücünü kaybetti. İklim değişiminin erken tarihsel örneklerden biri olarak gösterilen bu çöküş, çevresel faktörlerin siyasi yapıları nasıl etkileyebileceğini ortaya koydu. Doğal afetler güç dengelerini değiştirdi Minos Uygarlığı’nın deniz ticaretine dayalı sistemi, Santorini’deki Thera yanardağı patlamasının yarattığı ekonomik ve çevresel krizle sarsıldı. Ardından Mikenlerin bölgeye hâkim olması, doğal afetlerin siyasi dönüşümleri hızlandırabileceğine dair güçlü bir örnek olarak değerlendiriliyor. Bronz Çağı’nın önemli güçlerinden Miken Uygarlığı ise MÖ 1200 civarında geniş bir bölgesel çöküşün parçası olarak dağıldı. Savaşlar, göç hareketleri ve ekonomik kırılmaların birleşimi, saray merkezli sistemin dağılmasına yol açtı ve Yunan Karanlık Çağı olarak bilinen dönemi başlattı. Kaynak krizleri toplumsal çatışmaları tetikledi Bugünkü ABD’nin güneybatısında yaşayan Atasal Puebloanlar, kuraklık ve kaynak yönetimi sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Artan çevresel baskıların toplumsal şiddeti tetiklediği ve yerleşimlerin terk edilmesine yol açtığı düşünülüyor. Mississippi havzasındaki büyük yerleşimlerden Cahokia ise sel baskınları, kaynak tükenmesi ve siyasi çalkantılar sonucu 14. yüzyıla doğru boşaldı. Bir dönem Orta Çağ Londra’sıyla yarışan nüfusuna rağmen kent tarihsel hafızada büyük ölçüde silindi. Ekolojik yıkım ve hastalıklar nüfusları eritti Rapa Nui (Paskalya Adası) toplumunun ormansızlaşma ve dış etkiler sonucu ciddi bir kriz yaşadığı, açlık ve iç çatışmaların nüfusu hızla azalttığı düşünülüyor. Avrupalı temas sonrası salgınlar ve köle baskınları bu yıkımı derinleştirdi. Antik liman kenti Thonis-Heraklion ise depremler, deniz seviyesinin yükselmesi ve seller nedeniyle yavaş yavaş sular altında kaldı. Yüzyıllarca kayıp olan kent, su altı arkeolojisi sayesinde yeniden keşfedildi. Tarihsel çöküşler geleceğe uyarı niteliğinde Bu medeniyetlerin ortak noktası tek bir sebeple değil, birbirini tetikleyen krizler zinciriyle çözülmüş olmaları. İklim değişimi, ekonomik kırılganlık ve toplumsal gerilimlerin birleştiği dönemlerde en güçlü sistemlerin bile kısa sürede dağılabildiği görülüyor. Geçmişin bu sessiz çöküşleri, günümüz toplumları için yalnızca tarihsel bir merak değil; çevresel sürdürülebilirlik, kriz yönetimi ve toplumsal dayanıklılık açısından önemli bir uyarı olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.