SON DAKİKA

#Gsyh

HABER DEĞER - Gsyh haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gsyh haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdü Haber

Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdü

AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin yüzde 2,7'lik büyüme tahminine karşın, Türkiye ekonomisi yüzde 2,5 büyüyerek beklentilerin altında bir performans sergiledi. 2026 yılı birinci çeyreğinde cari fiyatlarla GSYH, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 artış göstererek 17 trilyon TL sınırına yaklaştı ve 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL seviyesine ulaştı. GSYH’nin dolar bazındaki değeri ise 389 milyar 598 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sektörlerde karmaşık görünüm hakim Ekonomik faaliyetler bazında incelendiğinde; bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 9,5, tarım sektörü yüzde 4,6 ve inşaat sektörü yüzde 3,2 ile büyümede öne çıkan alanlar oldu. Buna karşın sanayi sektörü, ilk çeyrekte yüzde 0,8 oranında azalarak sert bir daralma yaşadı. Dış ticaret tarafında ise mal ve hizmet ihracatı hacimsel olarak yüzde 12,7 artarken, ithalat yüzde 2,0 azaldı. İşgücünün katma değerdeki payı korundu İşgücü ödemeleri 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 35,9 oranında artış gösterdi. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı, geçen yılın aynı döneminde olduğu gibi bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 42,7 seviyesinde sabit kaldı. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise aynı dönemde yüzde 36,3'ten yüzde 35,8'e geriledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’de borç krizi: 85 yıl sonra bir ilk Haber

ABD’de borç krizi: 85 yıl sonra bir ilk

Borç milli geliri geçti ABD’nin ulusal borcu, ülke ekonomisinin büyüklüğünü geride bıraktı. Sorumlu Federal Bütçe Komitesi (CRFB) verilerine göre 31 Mart itibarıyla kamu borcu 31,27 trilyon dolara ulaştı. Aynı dönemde gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) ise 31,22 trilyon dolar olarak hesaplandı. Böylece borcun milli gelire oranı yüzde 100,2’ye yükseldi. “Güçlü bir alarm” uyarısı CRFB Başkanı Maya MacGuineas, gelişmeyi “güçlü bir alarm” olarak değerlendirdi. Borcun ekonomiden daha büyük hale geldiğini vurgulayan MacGuineas, mevcut seviyenin tarihsel ortalamanın yaklaşık iki katına ulaştığını belirtti. Rekor seviyeye yaklaşılabilir Uzmanlar, borç oranının İkinci Dünya Savaşı sonrası görülen yüzde 106’lık rekor seviyeyi aşabileceği uyarısında bulundu. Bu kez artışın küresel krizden değil, mali disiplin eksikliğinden kaynaklandığı ifade edildi. Ekonomik riskler artıyor Yüksek borcun faiz oranlarını artırdığı, ekonomik büyümeyi yavaşlattığı ve enflasyon baskısını yükselttiği belirtildi. Sorunun çözümü için borç artışının kontrol altına alınması ve yaklaşık 10 trilyon dolarlık bütçe açığının azaltılması gerektiği vurgulandı. Fitch’ten kredi notu uyarısı Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, artan borcun ABD’nin kredi notu açısından risk oluşturduğunu bildirdi. Ülkenin hükümet içi yükümlülükler dahil toplam brüt borcunun ise yaklaşık 39 trilyon dolar seviyesinde olduğu kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TÜİK açıkladı: Türkiye ekonomisi 2025’te yüzde 3,6 büyüdü Haber

TÜİK açıkladı: Türkiye ekonomisi 2025’te yüzde 3,6 büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıllık büyüme verilerini açıkladı. Buna göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), 2025 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksiyle yüzde 3,6 arttı. Türkiye ekonomisi böylece 22 çeyrektir büyüme performansını sürdürmüş oldu. GSYH 63 trilyon TL’yi aştı Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında yüzde 41,3 artarak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025’in dördüncü çeyreğinde ise GSYH, cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,4 artışla 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu. Dördüncü çeyrek GSYH’si dolar bazında 438 milyar 605 milyon dolar olarak hesaplandı. Kişi başına gelir 18 bin dolar seviyesinde Kişi başına düşen GSYH, 2025 yılında: 712 bin 200 TL 18 bin 40 dolar olarak kaydedildi. En hızlı büyüyen sektör: İnşaat Sektörel bazda 2025 yılı performansı incelendiğinde: İnşaat: %10,8 Bilgi ve iletişim: %8,0 Vergiler eksi sübvansiyonlar: %6,9 Ticaret, ulaştırma, konaklama: %4,6 Finans ve sigorta: %3,8 Sanayi: %2,9 Gayrimenkul: %2,7 Kamu, eğitim, sağlık: %1,0 Tarım sektörü ise %8,8 daraldı. Son çeyrek büyümesi yüzde 3,4 2025 yılının dördüncü çeyreğinde: Yıllık bazda büyüme: %3,4 Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çeyreklik artış: %0,4 Tüketim büyümeyi destekledi Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılında yüzde 4,1 arttı. Hanehalkı tüketiminin GSYH içindeki payı yüzde 54,4 olarak gerçekleşti. Dördüncü çeyrekte: Hanehalkı tüketimi: %5,2 artış Devlet harcamaları: %0,9 azalış Sabit sermaye oluşumu: %5,4 artış Dış ticarette zayıf görünüm 2025 genelinde: İhracat: %0,3 azaldı İthalat: %4,9 arttı Dördüncü çeyrekte ise ihracat %2,3 azalırken ithalat %3,8 arttı. Gelir dağılımında dikkat çeken tablo İşgücü ödemeleri 2025 yılında yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 yükseldi. Ancak işgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içindeki payı: 2024’te %37,0 2025’te %36,9 Net işletme artığının payı ise: %43,1’den %44,1’e çıktı. Bu tablo, işletme gelirlerinin payındaki artışın sürdüğüne işaret etti. Genel tablo Ekonomi 2025 yılında büyümesini sürdürürken; inşaat ve bilgi-iletişim sektörleri öne çıktı. Tarımda daralma, ihracatta gerileme ve gelir dağılımındaki pay değişimi ise dikkat çeken başlıklar oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TCMB anketinde enflasyon beklentisi yükseldi, dolar tahmini geriledi Haber

TCMB anketinde enflasyon beklentisi yükseldi, dolar tahmini geriledi

68 katılımcıyla yapılan ankete göre yıl sonu enflasyon beklentisi yükselirken, dolar/TL tahmini bir miktar geriledi. Yıl sonu enflasyon beklentisi %32,20’ye çıktı TCMB verilerine göre, katılımcıların Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) artış beklentisi ekim ayındaki %31,77’den %32,20’ye yükseldi. Kasım ayı TÜFE artışı beklentisi ise %1,55’ten %1,59’a çıktı. 12 ay sonrası enflasyon tahmini %23,26’dan %23,49’a, 24 ay sonrası beklentisi ise %17,36’dan %17,69’a yükseldi. Ekonomistler, beklentideki yükselişin “enerji fiyatları, gıda maliyetleri ve dövizdeki dalgalanmanın etkilerini yansıttığını” değerlendiriyor. Dolar tahmininde kısa vadeli düşüş, uzun vadeli artış Kasım anketinde yıl sonu dolar/TL beklentisi bir önceki anketteki 43,56 seviyesinden 43,42’ye geriledi. Buna karşın, 12 ay sonrası için dolar kuru beklentisi 49,75’ten 50,61’e yükseldi. Uzmanlara göre bu durum, kısa vadede kurda istikrar beklentisine, orta vadede ise yüksek enflasyonun etkisiyle “ılımlı bir değer kaybı” öngörüsüne işaret ediyor. Cari açık tahmini 20,9 milyar dolara çıktı Bir önceki ankette 20,8 milyar dolar olarak tahmin edilen 2025 yılı cari işlemler açığı beklentisi, kasımda 20,9 milyar dolara yükseldi. Gelecek yıl için cari açık tahmini ise 25,4 milyar dolardan 24,3 milyar dolara geriledi. Büyüme beklentisi yukarı yönlü revize edildi Katılımcılar, 2025 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artış tahminini %3,4’e, 2026 yılı büyüme beklentisini ise %3,8’e çıkardı. Ekonomistler, iç talepteki canlılığın büyümeyi desteklediğini ancak fiyat istikrarı açısından dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Politika faizi beklentisi yıl sonu için %38,28 TCMB’nin politika faizine ilişkin beklentiler de ankette yer aldı. Katılımcıların tahminine göre: Kasım toplantısı için politika faizi beklentisi: %38,28 Aralık toplantısı için: %37,11 Üçüncü toplantı için: %35,81 Yıl sonu politika faizi beklentisi %38,28, 12 ay sonrası için ise %29,32 olarak hesaplandı. Kontrollü iyimserlik Kasım anketi, piyasanın genelinde “kademeli dezenflasyon ve kontrollü kur beklentisi” olduğunu gösteriyor. Katılımcılar, 2026’ya kadar fiyat istikrarı yönünde ilerleme beklerken, kısa vadede enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmanın risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

Çin ekonomisinin yeni motoru: Nitelikli üretici güçler küresel düzeni dönüştürüyor Haber

Çin ekonomisinin yeni motoru: Nitelikli üretici güçler küresel düzeni dönüştürüyor

Bilimsel devrim: Takipçiden öncüye geçiş Çin’in ekonomik dönüşümünün merkezinde, teknoloji ve bilimsel atılım bulunuyor. Artık insansız hava araçları tarlalarda tohum ekiyor, robotlar 5G ağıyla fabrikalarda üretim yapıyor, yapay zekâ algoritmaları ise şehir trafiğini optimize ederek “akıllı kent” yaşamını mümkün kılıyor. Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’nın 2025 Küresel Yenilik Endeksi’ne göre Çin, tarihinde ilk kez dünyanın en yenilikçi ilk 10 ülkesi arasına girdi. 2024’te Ar-Ge harcamaları 3,6 trilyon yuanı aştı; bu, 2020’ye göre %48’lik bir artış anlamına geliyor. Kuantum haberleşme, insanlı uzay araştırmaları, derin deniz keşifleri gibi alanlarda lider konuma yükselen Çin, artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilimsel vizyonuyla da küresel bir merkez haline geliyor. Yeniliğe dayalı büyüme modeli: Çin ekonomisinin DNA’sı değişiyor Geçmişte emeğe ve kaynak yoğunluğuna dayalı büyüme modelini benimseyen Çin, artık verimlilik ve teknoloji odaklı bir büyüme tarzına geçti. 2000–2021 döneminde üretim verimliliğinde yıllık ortalama artış oranı %3,6 olarak kaydedildi. Beş Yıllık Plan’ın son aşamasına girilirken, yeni nitelikli üretici güçler ekonomik büyümeyi enerjiden bağımsız hale getirdi. Birim GSYH başına enerji tüketimi azalırken, akıllı üretim ve dijital dönüşümle “akıllı imalat çağı” başladı. Halk odaklı refah: Teknoloji toplum için çalışıyor Çin’in 1,4 milyarlık nüfusunun 400 milyonu orta gelir grubunda, bu da dev bir iç pazar yaratıyor. Kırsal alanlarda akıllı hasat makineleri dakikada 600 kilo ürün toplarken, hastanelerde yerli cerrahi robotlar görev yapıyor. Yaşlı bakım merkezlerinde akıllı bileklik ve yürüme bantları, teknolojinin sosyal refaha dönüşmesini sağlıyor. Yapay zekâ, “İnternet+” kampanyaları, uzaktan sağlık ve akıllı ev sistemleri gibi girişimler; istihdam, tüketim ve inovasyon arasında döngüsel bir refah modeli kurdu. Bu model, hem ekonomik büyümeyi destekliyor hem de refahı toplumun her kesimine yayıyor. “Çin çözümü”: Batı modeli dışında bir kalkınma alternatifi Çin, modernleşmeyi Batı değerlerine endekslemeden gerçekleştiren ender ülkelerden biri. “Verimli piyasa + etkili hükümet” formülüyle hem özel sektörün dinamizmini hem de kamu planlamasının gücünü birleştiriyor. Bu yaklaşım, gelişmekte olan ülkeler için Batı merkezli kalkınma anlayışına alternatif bir model sunuyor. Çin, “Kuşak ve Yol” inisiyatifi ile küresel işbirliğini güçlendirirken, yoksullukla mücadele ve kırsal dönüşüm politikalarını sürdürüyor. 2025 itibarıyla ülkenin GSYH’sının 140 trilyon yuanı aşması bekleniyor — ancak bu büyüme sadece rakamsal değil; kalite, inovasyon ve sürdürülebilirlik temelli bir dönüşüm anlamına geliyor. Yeni nitelikli üretici güçler, Çin’in küresel vizyonunu şekillendiriyor Çin, teknoloji ve inovasyonu sosyal refaha dönüştüren bu yeni kalkınma modelinde, artık sadece kendi ekonomisini değil, dünyanın geleceğini de şekillendiren bir aktör haline geldi. Yeni nitelikli üretici güçler; dinamik, yenilikçi ve sürdürülebilir bir Çin yaratırken, aynı zamanda Doğu merkezli bir küresel modernleşme modelinin temelini atıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.