SON DAKİKA

#Güney Kıbrıs

HABER DEĞER - Güney Kıbrıs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Kıbrıs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz"

Avrupa Parlamentosu'nun taraflı tutumuna tepki Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, üçüncü tarafların Kıbrıs konusunda tarihî gerçekleri dikkate alarak adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilemesi gerektiği vurgulanırken, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Tepkinin odak noktasında, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesi yer aldı. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir." denildi. "Kıbrıs Türk halkını hedef alana karşılığı verme kararlılığımız tamdır" AB ve bağlı kurumlarının 1963-1974 döneminde Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün eylemlerini göz ardı ederek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı söylemlerini esas almasının Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamadığına dikkat çekildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın yegane güvencesi olduğunun altı çizilirken, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan hasmane tutumlara karşı her türlü mukabelede bulunulacağı net bir dille ifade edildi. Açıklamada, "Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY’nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır." denildi. Suriye'de 'tek devlet, tek ordu' vurgusu MSB açıklamasında ayrıca Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) fesih ve entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen sürecin yakından takip edildiği belirtilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesi, entegrasyonun ve 'tek ordu' ilkesinin doğal gereğidir. İç savaş döneminde eski rejim unsurlarından kalan ya da terörizmle mücadele gerekçesiyle uluslararası aktörler tarafından sağlanan silah ve askerî araçların Suriye ordusuna devredilmesi, sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesine katkı sağlayacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tel Aviv alarmda: Eski İstihbarat Başkanı'ndan Türkiye uyarısı Haber

Tel Aviv alarmda: Eski İstihbarat Başkanı'ndan Türkiye uyarısı

Türkiye'nin bölgesel denklemde ağırlığını artırması ve stratejik hamleler yapması Tel Aviv yönetiminde dikkatle takip ediliyor. Konuya ilişkin İsrail basınına yansıyan değerlendirmelerde, Ankara'nın artan gücüne karşı Tel Aviv'in rehavete kapılmaması gerektiği vurgulandı. Suriye'de değişen dengeler İsrail'de yayımlanan "Maariv" gazetesine demeç veren Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat, Türkiye'nin Orta Doğu'nun lider gücü olmak adına bölgesel değişimlerden yararlandığını ifade etti. Baas rejiminin çöküşü ve İran'ın askeri varlığının sahadan çekilmesinin ardından Türkiye'nin Suriye'de başat aktör konumuna yükseldiğini belirten Ben-Shabbat, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Ankara, yeni Suriye ordusunu finanse edip eğiterek, enerji ve ulaşım altyapısı kurarak ve daha pek çok hamleyle bölgedeki yerini daha da sağlamlaştırıyor." Mekke Anlaşması Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na da dikkat çeken Ben-Shabbat, bu ittifakın Washington'a tam bağımlı olmaksızın karşılıklı savunma ve bölgesel istikrar hedeflediğini, aynı zamanda Türkiye'yi diplomatik ve askeri liderlik konumuna taşıdığını kaydetti. Öte yandan, Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini çerçevesindeki Doğu Akdeniz hedeflerinin; İsrail'in Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu ittifaklar ile Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) gibi projelerle çeliştiğini savunan Ben-Shabbat, bu durumun kalıcı deniz yetki alanı ve egemenlik sürtüşmelerine zemin hazırladığını dile getirdi. "Türkiye ile İran bir tutulmamalı" İsrail'in güvenlik politikalarında Türkiye ile İran'ı aynı kefeye koymaması gerektiğini belirten Ben-Shabbat, her iki ülkenin farklı dinamiklere sahip olduğunu ifade etti. Tel Aviv'in güvenlik marjlarını koruması gerektiğini belirten Ben-Shabbat, şu uyarılarda bulundu: "Güvenliğimizi başka herhangi bir tarafın ellerine bırakmamalıyız. Güvenlik marjlarımızı korumalı, somut kazanımları şu ya da bu kağıt parçasıyla değiş tokuş etmemeli ve bir anlaşmanın her an geri alınabilir olduğunu anlamalıyız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı Haber

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı

Annan Planı referandumu eleştirisi Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 2004 Annan Planı referandum sürecini eleştirerek, "Kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğiniz üç tane şey vardı: 'Çözümsüzlük çözüm değildir.' 'Kazan kazan politikasını işleteceğiz.' ve 'Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak.' dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına 'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız.' mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs'ı 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği'ne üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık" dedi. Kaya ayrıca, "Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. '259 milyon euro hibe yardım yapılacak.' dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliği'nin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. BM ve AB'nin rolü tartışması İYİ Parti Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin rolünü eleştirerek, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin adaya gelmesiyle, yeni temsilciler atanmasıyla veya yeniden müzakere masaları kurulmasıyla Kıbrıs meselesinin çözüleceğini düşünmek gerçekçi değildir. Birleşmiş Milletler bugüne kadar hangi uluslararası krizi çözmüştür; Gazze'yi mi çözmüştür, Ukrayna savaşını mı bitirmiştir, İran merkezli krizleri mi sona erdirmiştir?" diye konuştu. Türkeş Taş, "Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'a temsilci ataması da kabul edilemez. Çünkü Avrupa Birliği bu meselenin hakemi değil, maalesef tarafıdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye yaparak zaten taraf olmuştur. Taraf olan bir yapının arabulucu veya temsilci sıfatıyla sürece dahil edilmesi hukuken de siyaseten de doğru değildir" dedi. Kıbrıs ekonomisi ve halkların iradesi DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, sorunun çözümünün halkların iradesine saygı duymaktan geçtiğini belirterek, "Bir Kıbrıs meselesi var ve bu meselenin çözüme kavuşamamış olmasının birçok nedeni var. Bu meseleyi çözebilmek için öncelikle her şeyden önce halkların kendi kaderini tayin hakkı konusunda tartışmasız bir anlayışı ortaya koymalıyız. Dolayısıyla Kıbrıs'ta yaşayan halkların kendi öz iradelerine gereken saygıyı göstermek zorundayız" dedi. Temelli, "Kıbrıs ekonomisine baktığımızda aslında biz Kıbrıs'la yaptığımız ilişkilerde yoksulluk ihraç ediyoruz, yoksulluk ithal ediyoruz. Kıbrıs ekonomisi denince aklımıza kumar kapitalizmi, bahis kapitalizmi geliyor. Oysa Doğu Akdeniz ve Akdeniz, Avrupa ve Kuzey Afrika hinterlandında önemli bir merkez olma özelliğini taşıyor" ifadelerini kullandı. İktidarın Kıbrıs politikasına eleştiri CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Avrupa Parlamentosu raporunu eleştirerek, "Bu raporu yazanlar, ülkemize ve kahraman ordumuza dil uzatmak yerine önce Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, hakkını, hukukunu, bağımsızlığını ve eşit statüsünü tanımalıdır" dedi. Çakırözer, "Yirmi dört yıllık AKP iktidarı ise izlediği basiretsiz politikalar yüzünden Kıbrıs Türkü'nün hakkını koruyamamaktadır. 2004 Annan Planı referandumunda çözüm iradesini ortaya koyan taraf Kıbrıs Türk halkı olmasına rağmen Avrupa Birliği 'hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirdi. Aradan tam yirmi yıl geçti. KKTC üzerindeki haksız ve hukuksuz ambargolar hâlâ kaldırılmış değil. Bunun birinci suçlusu sorumsuzca ve çifte standartlı Avrupa Birliği ise diğer ana sorumlusu da bu haksızlığa göz yuman, bu rezaleti engelleyemeyen ve sesini çıkaramayan AKP iktidarıdır" diye konuştu. Tanınma ve güvenlik tartışması AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediniz mi bütün partilerin hassasiyeti var. Ancak geldiğimiz noktada dünyanın hâline baktığımızda tanınma mı önemli, güvenlik mi? Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri" dedi. Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir, bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir gelinen noktada" ifadelerini kullandı. Erdem ayrıca, "2004'te İslam İşbirliği Teşkilatına 'Kıbrıs Türk Devleti' adıyla üye olması, 2012'de Ekonomik İşbirliği Teşkilatında yer alması, 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatında anayasal adıyla yer alınması ve 2024 yılında Azerbaycan Millî Meclisi'nin KKTC'ye dostluk grubu kurmasının önemli gelişmeler olduğunu" söyledi. Mavi vatan ve büyükelçilik tartışması Görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açmasını eleştirerek, "Türk cumhuriyetleri ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanıdılar, orada büyükelçilikler açtılar. Yıllardır mavi vatan dedik durduk, mavi vatanda şimdi Rumlar NAVTEX ilan ettiler. Bizim mavi vatan tezlerimizin olduğu yerlerde Rumlar sondaj yapıyor" dedi. Çömez, "Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz. Oraya kurduğunuz saraycıklarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise Çömez'e, "İngiliz Valisi'nin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin Kuzey Kıbrıs? Bir tütün fabrikasında mı Meclisi olmalı? Kurumları olmayan bir devlet olur mu?" sözleriyle karşılık verdi. Çömez ise karşılıklı tartışmada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti coğrafyasında yapılan bütün binaları ve devlet kurumlarını memnuniyetle karşılarız. Ben sadece bunlarla övünülmesini eleştiriyorum. Türk cumhuriyetleri Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açtı, neden engel olamadınız? Madem orası mavi vatan, neden oradaki gemilerimizi geri çektiniz?" diye sordu. Erdem de "Mavi vatanı da devreye koyan bizim dönemdir. Eskiden mavi vatan mı vardı?" yanıtını verdi. Hükümetten kararlılık mesajı AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül söz alarak, "Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı olarak da parlamenter diplomasi anlamında sürekli biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeyiz, onları asla yalnız bırakmadık, bırakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü desteğiyle oraya yakışır kurumlarıyla ve mekânlarıyla bununla gurur duymamız lazım çünkü biz orada geçici değiliz" dedi. Gül ayrıca, "Mavi vatanda da tüm sondaj gemilerimiz bugün Karadeniz'de. Karadeniz de mavi vatandır. Yeni keşiflerle beraber yine Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta sondaj çalışmalarımız elbette devam edecek, Somali'de de devam ediyor. Bizim hiçbir iddiamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Kıbrıs Türkü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar onların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kurumsal binalar ve adli sorunlar eleştirisi Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen ise KKTC'ye desteğin binalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece Cumhurbaşkanlığı değil, sair kurumsal binalara da kavuşması övünç duyulacak bir şeydir ama biz doğrusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs'a vereceği desteğin binalardan önce orada hukukun, ahlakın, düzenin egemen olmasını sağlamasını beklerdik" dedi. Ekmen, "Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilleri siyaset eliyle üretilen fuhuş çetelerinin hesabını sormaktadır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk mafyasının bir arka bahçesine dönüştürülmüştür. Biz bunlarla ilgili adli ve siyasi tedbirlerin öncelikle alınmasını beklerken yapılan binalarla övünülmesi kabul edilecek bir durum değildir" ifadelerini kullandı. Oylama sonucunda muhalefetin önerisi iktidar blokunun oylarıyla reddedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara-Kahire hattında diplomatik iş birliği yapılacak Haber

Ankara-Kahire hattında diplomatik iş birliği yapılacak

Yıllar süren soğuk iklimin ardından yeni bir yol haritası çizen Türkiye ile Mısır, ilişkileri yeniden stratejik seviyelere çıkarabilmek için adımlarını sıklaştırıyor. Mısır Savunma Bakanı'nın geçtiğimiz günlerde Ankara'yı ziyareti kapsamında imzalanan "Türkiye-Mısır Savunma İş Birliği Niyet Mektubu" sürecin en somut adımlarından biri olarak öne çıkıyor. İki ülkenin 20 yıl aradan sonra kapsamlı bir hava tatbikatında bir araya gelmesi, Türkiye-Mısır-Azerbaycan arasında üçlü tatbikatların yapılması ve Türk savunma sanayiinin Mısır'daki görünürlüğünün artması bu sürecin önemli parçalarını oluşturuyor. İsrail ve Yunanistan gelişmelerden rahatsız Ankara-Kahire hattında yaşanan bu yakınlaşma, İsrail ve Yunanistan tarafından yakından ve endişeyle takip ediliyor. İsrail medyası, F-16 filolarındaki uçak sayısı fazla olan Türkiye ile Mısır'ın savunma alanında birlikte hareket etme niyetinden şikayetçi olurken; Mısır'ın KAAN savaş uçağına olan ilgisi Tel Aviv'de sıkıntılı bir döneme işaret ediyor. Yunan medyası ve analistler ise Akdeniz'deki tüm denklemin değişebileceği yeni bir dönemden endişe duyarak sürecin en büyük kaybedeninin Atina olabileceğini değerlendiriyor. Deniz yetki alanları ve enerji iş birliği masada Mısır'ın geçmişte İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile blok olarak hareket etmesinin sahadan somut bir çıktı üretemediği ve enerji projelerinin Türkiye olmadan ilerleyemeyeceği gerçeği netlik kazandı. Tarafların önümüzdeki dönemde deniz yetki alanları konusunda adım atması, sahanın ve tüm denklemin sil baştan kurulacağı yeni bir süreci getirebilir. Ankara'nın en önemli tezi muhtemel bir anlaşmada Mısır'ın da kazançlı çıkacağı yönünde olurken; doğrudan bir deniz yetki anlaşmasından önce muhtemel rezerv alanlarında ortak arama veya farklı enerji iş birliklerinin hayata geçirilebileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yunanistan’dan dikkat çeken Türkiye hamlesi Haber

Yunanistan’dan dikkat çeken Türkiye hamlesi

Türkiye sınırında görev yapan 29. Mekanize Piyade Tugayı'Nın yeni arması, bölgedeki stratejik mesajların bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Sembollerde "Türkiye" detayı Yunan basınında yer alan bilgilere göre, Türkiye sınırında konuşlu bulunan 29. Mekanize Piyade Tugayı’nın mevcut arması yenilenerek tasarlandı. Eski armadaki "Batı’ya bakan" asker figürünün, yeni tasarımda "yönünü doğrudan Türkiye sınırına çevirdiği" gözlemlendi. Ayrıca, yeni arma tasarımına stratejik bir öneme sahip olan Semadirek Adası’nın da eklenmesi dikkatlerden kaçmadı. Bölgede artan askeri ve dijital hareketlilik Yunanistan’ın bu sembolik hamlesinin yanı sıra, Doğu Akdeniz’deki askeri faaliyetlerini de artırdığı gözleniyor. Atina yönetimi, Orta Doğu’daki gelişmeleri gerekçe göstererek Güney Kıbrıs’taki askeri varlığını güçlendirme eğilimini sürdürürken, Türkiye’nin "Mavi Vatan" stratejisi Yunan kamuoyunda yakından takip ediliyor. Yaşanan bu gerilimi destekleyen diğer gelişmeler de dikkat çekiyor. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’a geçici olarak konuşlandırdığı 337. Filo pilotlarının, sosyal medya hesaplarında "Hayaletler Kıbrıs üzerinde" yazılı armalar paylaşması önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Bunun yanı sıra, sosyal medyada Türkiye karşıtı hesapların, SOLOTÜRK’ün bir paylaşımında yer alan KKTC bayrağını ve "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısını yapay zeka araçlarıyla silerek yerlerine Yunanistan ve Güney Kıbrıs bayraklarını eklemesi, dijital alanda yeni bir propaganda tartışmasını beraberinde getirdi. Denklemin merkezinde Ankara var Siyasi ve askeri uzmanlar, Atina’nın attığı bu adımların temelinde Türkiye’nin bölgedeki yükselen gücünün yattığını belirtiyor. Uzmanlara göre, Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’deki kararlı duruşu, bölge siyasetinin ana belirleyici faktörü olmaya devam ediyor ve Yunanistan'ın stratejik tercihlerinde Türkiye'nin gücü temel bir referans noktası olarak işlev görüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Irak’ta Amerikan askerleri ateş altında: ABD tahliyede zorlanıyor Haber

Irak’ta Amerikan askerleri ateş altında: ABD tahliyede zorlanıyor

Irak’ta konuşlu Amerikan askerleri ve diplomatik personelin artan saldırılar nedeniyle zor bir süreçten geçtiği öne sürüldü. ABD’li yetkililere göre Washington yönetimi, Orta Doğu’daki personelini güvenli bölgelere tahliye etmekte güçlük yaşıyor. Tahliye süreci planlandığı gibi ilerlemiyor ABD yönetimi, daha önce Irak’taki zorunlu olmayan personelin ülkeyi terk etmesi yönünde talimat vermişti. Ancak talimatın üzerinden yaklaşık 10 gün geçmesine rağmen tahliye sürecinin planlandığı gibi ilerlemediği ifade edildi. Amerikan basınına konuşan bir yetkili, Orta Doğu’daki ABD personeline ülkeleri terk etmeleri için çok kısa süre verildiğini ve güvenlik durumunun beklenenden hızlı şekilde kötüleştiğini söyledi. Yetkili ayrıca Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği personelinin tahliyesi için planlanan uçuşların güvenlik gerekçesiyle defalarca ertelendiğini aktardı. ABD personeli İngiliz uçaklarıyla çıkarıldı Öte yandan Erbil’deki ABD Konsolosluğu’nda görev yapan bazı personelin, İran saldırıları sırasında sığınaklara çekilmek zorunda kaldığı bildirildi. Yetkililer, günün sonunda personelin İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri tarafından Irak’tan çıkarıldığını belirtti. İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili de ABD’nin talebi üzerine konsolosluk çalışanlarının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) tahliye edildiğini doğruladı. Bağdat’ta diplomatik merkez vuruldu ABD’li yetkililer, 11 Mart’ta Bağdat’taki diplomatik destek merkezinin İran’a ait insansız hava aracıyla vurulduğunu açıkladı. Saldırıda 3 güvenlik görevlisinin yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ifade edilirken, saldırı ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından da doğrulandı. Washington yönetimi Irak’a tepki gösterdi Yetkililer ayrıca ABD yönetiminin Irak hükümetinin güvenlik çağrılarına yeterince yanıt vermemesinden dolayı hayal kırıklığı yaşadığını belirtti. Artan saldırılar ve tahliye sürecindeki zorluklar nedeniyle Orta Doğu’daki güvenlik durumunun Washington yönetimi tarafından yakından takip edildiği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ortadoğu’da yeni blok mu kuruluyor: Netanyahu’dan “altıgen ittifak” hamlesi Haber

Ortadoğu’da yeni blok mu kuruluyor: Netanyahu’dan “altıgen ittifak” hamlesi

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada “altıgen ittifak” adını verdiği yeni bir bölgesel yapılanma hedefinden söz etti. Hindistan’dan Avrupa hattına uzanması planlanan ittifakın Türkiye’nin bölgesel etkisi bağlamında tartışıldığı belirtilirken açıklama jeopolitik dengelere ilişkin yeni değerlendirmeleri gündeme taşıdı. Altıgen ittifak tartışması büyüyor Netanyahu, Ortadoğu çevresinde ve içinde ittifaklar altıgeni olarak tanımladığı sistemin Hindistan, bazı Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi aktörleri kapsayabileceğini ifade etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan metinlerde ittifakın detaylarının henüz netleşmediği, ancak bölgesel işbirliği ağlarının genişletilmesinin hedeflendiği aktarıldı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ziyareti öncesinde yapılan açıklamalar, planın stratejik ortaklıklar üzerinden şekillenebileceği yorumlarına yol açtı. Netanyahu’nun konuşması, bölgedeki güç dengeleri ve yeni ekonomik koridor projeleri bağlamında değerlendirmelere neden oldu. Osmanlı söylemi tartışma yarattı Netanyahu, İsrail Meclisi’nde düzenlenen özel oturumda Birinci Dünya Savaşı dönemine atıf yaparak İngiliz ordusu saflarında yer alan Hintli askerlerin bölgedeki gelişmelere katkı sağladığını öne sürdü. Osmanlı Devleti’ne yönelik “işgal” nitelemesi ise tarihsel yorumlar açısından tartışma yarattı ve açıklamalar farklı siyasi çevrelerde eleştirildi. Konuşmada tarihsel referansların güncel diplomatik ilişkilerle ilişkilendirilmesi, bölgesel söylemlerin sertleştiği yönünde değerlendirmelere yol açtı. İsrail ve Hindistan ilişkileri öne çıkıyor İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Hindistan ile Türkiye arasında son dönemde artan gerilimin gölgesinde Tel Aviv-Yeni Delhi hattının güçlendiği öne sürüldü. Analizlerde, Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru IMEC gibi projelerin bu işbirliğinin ekonomik boyutunu oluşturabileceği ifade edildi. Haberlere göre üst düzey savunma yetkililerinin ittifaka ilişkin ön değerlendirme görüşmeleri yaptığı iddia edilirken, planın henüz resmi hükümet kararına dönüşmediği belirtildi. Bölgesel rekabet ve yeni denge arayışı Hint ve İsrail basınında yayımlanan yorumlarda, Türkiye’nin savunma sanayii ve diplomatik etkisinin bölgesel rekabetin önemli başlıklarından biri haline geldiği vurgulandı. Bu çerçevede olası ittifakın, bölgedeki güç dağılımını yeniden şekillendirebilecek bir girişim olarak ele alındığı ifade edildi. Modi’nin İsrail ziyareti sırasında İsrail parlamentosunda yaşanan protesto ise görüşmelerin iç politik yansımalarını da gündeme taşıdı. Muhalefetin özel oturumu protesto etmesi, ziyaretin yalnızca dış politika değil iç siyaset açısından da tartışmalı bir atmosferde gerçekleştiğini gösterdi. Netanyahu’nun gündeme taşıdığı ittifak fikrinin somut bir yapıya dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini korurken, bölgedeki diplomatik temasların önümüzdeki dönemde hızlanabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.