SON DAKİKA

#Güvencesizlik

HABER DEĞER - Güvencesizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvencesizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Algoritmaların gölgesinde emek: Yapay zeka çağında Marx’ı yeniden okumak Haber

Algoritmaların gölgesinde emek: Yapay zeka çağında Marx’ı yeniden okumak

Sanayi Devrimi’nin buhar makineleri, Marx’ın “artı değer” teorisini görünür kılmıştı. Günümüzde ise veri merkezleri, platform ekonomileri ve yapay zeka modelleri, emeğin yeni biçimlerini ortaya çıkarıyor. Kod yazan mühendislerden içerik moderatörlerine, veri etiketleme yapan görünmez işçilere kadar geniş bir emek zinciri, dijital üretimin arka planında yer alıyor. Bu tablo, Marx’ın emek ile sermaye arasındaki gerilimin yalnızca biçim değiştirdiğini, ortadan kalkmadığını gösteriyor. Yapay zeka şirketlerinin sahip olduğu veri birikimi, çağın en stratejik üretim aracı olarak tanımlanıyor. Marx’ın üretim araçlarının mülkiyeti üzerine yaptığı vurgu, bugün veri mülkiyeti ve algoritmik kontrol tartışmalarında yeniden karşılık buluyor. Teknolojiyi geliştirenlerin kim olduğu kadar, bu teknolojiden elde edilen değerin kimler arasında paylaşıldığı sorusu da ideolojik bir mücadele alanı yaratıyor. Platform kapitalizmi olarak adlandırılan modelde, çalışma süreleri esnekleşirken güvencesizlik artıyor. Serbest çalışanlar, içerik üreticileri ve gig ekonomisi işçileri, görünürde bağımsız ancak algoritmalar tarafından yönlendirilen bir üretim düzeninin parçası haline geliyor. Bu durum, Marx’ın yabancılaşma kavramının dijital çağdaki karşılığı olarak yorumlanıyor: İşçi artık yalnızca ürüne değil, verisine ve dijital kimliğine de yabancılaşıyor. Öte yandan yapay zeka, üretkenliği artırma potansiyeli nedeniyle emek tartışmalarını farklı bir boyuta taşıyor. Otomasyonun bazı meslekleri ortadan kaldırabileceği, ancak yeni iş alanları yaratabileceği savunuluyor. Tartışma burada ideolojik bir eksene oturuyor: Yapay zeka toplumsal refahı mı büyütecek, yoksa servetin daha dar bir kesimde yoğunlaşmasını mı hızlandıracak? Eleştirel yaklaşımlar, yapay zekanın nötr bir araç olmadığını vurguluyor. Algoritmaların hangi verilerle eğitildiği, hangi şirketlerin kontrolünde olduğu ve hangi ekonomik model içinde kullanıldığı; teknolojinin toplumsal sonuçlarını belirleyen temel faktörler arasında gösteriliyor. Bu perspektif, Marx’ın “altyapı–üstyapı” ilişkisine dair analizlerinin dijital çağda yeni bir yorumunu gündeme getiriyor. Bugün yapay zeka, yalnızca bir mühendislik meselesi değil; emek, mülkiyet ve güç ilişkilerinin yeniden tanımlandığı bir tarihsel kırılma olarak değerlendiriliyor. Marx’ın yüzyıllar önce sorduğu temel soru güncelliğini koruyor: Üretimin yarattığı değer kim için, kim tarafından ve hangi koşullarda paylaşılacak? Algoritmaların yönettiği bu yeni dünyada, tartışma teknoloji ile ideoloji arasındaki çizgide sürüyor. Yapay zekanın geleceği, teknik ilerlemenin ötesinde, toplumsal tercihlerin ve politik kararların belirleyeceği bir mücadele alanı olarak şekillenmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak Haber

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak

Özgür Özel, 3 Ocak 2026’da Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Çankırı’da düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye’de siyasetin yeni bir evreye girdiğini savundu. Özel, artık hiçbir kentin “siyasi kale” olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Çankırı’nın yalnızca milletin kalesi olduğunu söyledi ve 2026’da muhalefetin ortak bir dayanışma hattı kuracağını vurguladı. “Bu meydan itirazın ve dayanışmanın meydanıdır” Konuşmasında meydanın doluluğuna dikkat çeken Özel, açlık, yoksulluk, güvencesizlik ve adaletsizliğe karşı yurttaşların sesini yükselttiğini ifade etti. Emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin ve esnafın yaşadığı sorunların görmezden gelindiğini söyleyen Özel, bu mitingin yalnızca bir siyasi buluşma değil, toplumsal bir itiraz alanı olduğunu dile getirdi. “Demokrasi kazanınca övünüp kaybedince yok saymak değildir” 31 Mart seçimlerine değinen Özel, CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olmasının ardından iktidarın “hazımsızlık” yaşadığını savundu. Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, seçim kazanmanın suç olmadığını belirterek, demokrasinin seçilenlerin yönetmesi anlamına geldiğini vurguladı. Özel, farklı partilerden seçilmiş isimlere de başarı dileyerek, halkın iradesine her koşulda saygı duyulması gerektiğini söyledi. Ekonomi üzerinden iktidara sert eleştiri Özel, Türkiye’nin Avrupa’da yoksulluk, işsizlik ve vergi adaletsizliğinde üst sıralarda yer aldığını savundu. Edirne ve Yunanistan örneğini veren Özel, Türkiye’de et fiyatlarının iki katına çıktığını, buna karşın komşu ülkede asgari ücretin çok daha yüksek olduğunu söyledi. CHP’li belediyelerin halk mandıraları ve kent lokantalarıyla fiyatları düşürdüğünü belirten Özel, bunun “rant değil, iyi yönetim” sonucu olduğunu ifade etti. Asgari ücret ve emekli maaşı vaadi CHP iktidarında en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılacağını söyleyen Özel, mevcut koşullarda asgari ücretin 39 bin lira olması gerektiğini savundu. Açıklanan ücretlerin açlık sınırının altında kaldığını belirten Özel, bu durumu sosyal adaletsizliğin göstergesi olarak nitelendirdi. “Vergi yükü yoksulun sırtından alınacak” Vergi sistemini sert sözlerle eleştiren Özel, dolaylı vergilerin yurttaşları eşitsiz biçimde etkilediğini söyledi. CHP’nin hedefinin çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almak olduğunu belirten Özel, “yoksuldan yüzde 89, zenginden yüzde 11 vergi alan düzenin” sona ereceğini savundu ve “bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının devrinin başlayacağını” söyledi. Erken seçim çağrısı ve kutuplaşma eleştirisi Özel, açık biçimde erken seçim istediklerini belirterek, iktidarın gerginlik ve kutuplaşma üzerinden sorunları örtmeye çalıştığını öne sürdü. 2026’nın ilk mitinginde, AK Parti ve MHP seçmenleriyle de kucaklaşacaklarını vurgulayan Özel, toplumsal barışın ancak bu yolla sağlanabileceğini söyledi. ABD–Venezuela çıkışıyla dış politika mesajı Konuşmasında Venezuela’daki gelişmelere de değinen Özel, ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonunu sert sözlerle eleştirdi. İktidarın bu konuda sessiz kaldığını savunan Özel, “Ne Trump’tan ne Amerika’dan korkumuz vardır” diyerek dış müdahalelere karşı net bir tutum aldı. “2026 kimsenin kaybetmediği bir yıl olacak” Konuşmasının sonunda Özel, 2026’yı yeni bir siyasetin miladı olarak tanımladı. Muhalefet partileriyle kol kola, omuz omuza hareket edeceklerini belirten Özel, bununla da yetinmeyerek Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi tabanındaki yurttaşlarla da diyalog kuracaklarını söyledi. Özel, hedeflerinin kimsenin kaybetmediği, herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.