SON DAKİKA

#Güvenlik

HABER DEĞER - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bankacılık sektöründe yeni dönem: Kuyumcular zor durumda kalacak Haber

Bankacılık sektöründe yeni dönem: Kuyumcular zor durumda kalacak

Geleneksel piyasaların kapalı olduğu anlarda çözüm Şubelerin iş yükünü hafifletmek amacıyla geliştirilen bu teknolojik entegrasyon sayesinde, kuyumcuların mesaiyi bitirdiği akşam saatlerinde veya hafta sonu tatillerinde yaşanan altın ihtiyacına pratik bir çözüm getirildi. Belirlenen merkezi ATM'lere yerleştirilen özel modüller, dileyen kişilerin birkaç dakika içinde gram altın sahibi olmasına olanak tanıyor. Sektör temsilcileri, özellikle düğün hazırlığı yapanlar ya da acil yatırım arayışında olanlar için bu sistemin büyük bir kolaylık yaratacağı görüşünde. Karekodla işlem ve güvenlik detayları Sistemin işleyiş mekanizması oldukça sade bir yapı üzerine kuruldu. Kullanıcılar kartlarını kullanarak veya karekod taratarak ATM ekranına erişim sağlıyor. İlgili finansal menü üzerinden talep edilen altın gramajı seçildikten sonra, ödeme vadesiz hesap bakiyesinden düşülerek ya da kredi kartı imkanıyla gerçekleştiriliyor. İşlemin onaylanmasının ardından mühürlü altın, cihazın haznesinden güvenle alınıyor. Söz konusu altınların tamamı, Darphane veya tescilli rafineriler tarafından basılan, üzerinde taklit edilemez seri numaraları ve karekodlar barındıran özel korumalı ambalajlarda sunuluyor. Böylece piyasada zaman zaman yaşanan sahtecilik endişelerinin de önüne geçilmesi hedefleniyor. Şimdilik büyükşehirlerdeki sınırlı pilot lokasyonlarda aktif olan uygulamanın, ilerleyen süreçteki talep yoğunluğuna göre tüm ülkeye yaygınlaştırılması öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı Haber

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı

Annan Planı referandumu eleştirisi Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 2004 Annan Planı referandum sürecini eleştirerek, "Kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğiniz üç tane şey vardı: 'Çözümsüzlük çözüm değildir.' 'Kazan kazan politikasını işleteceğiz.' ve 'Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak.' dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına 'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız.' mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs'ı 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği'ne üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık" dedi. Kaya ayrıca, "Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. '259 milyon euro hibe yardım yapılacak.' dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliği'nin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. BM ve AB'nin rolü tartışması İYİ Parti Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin rolünü eleştirerek, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin adaya gelmesiyle, yeni temsilciler atanmasıyla veya yeniden müzakere masaları kurulmasıyla Kıbrıs meselesinin çözüleceğini düşünmek gerçekçi değildir. Birleşmiş Milletler bugüne kadar hangi uluslararası krizi çözmüştür; Gazze'yi mi çözmüştür, Ukrayna savaşını mı bitirmiştir, İran merkezli krizleri mi sona erdirmiştir?" diye konuştu. Türkeş Taş, "Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'a temsilci ataması da kabul edilemez. Çünkü Avrupa Birliği bu meselenin hakemi değil, maalesef tarafıdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye yaparak zaten taraf olmuştur. Taraf olan bir yapının arabulucu veya temsilci sıfatıyla sürece dahil edilmesi hukuken de siyaseten de doğru değildir" dedi. Kıbrıs ekonomisi ve halkların iradesi DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, sorunun çözümünün halkların iradesine saygı duymaktan geçtiğini belirterek, "Bir Kıbrıs meselesi var ve bu meselenin çözüme kavuşamamış olmasının birçok nedeni var. Bu meseleyi çözebilmek için öncelikle her şeyden önce halkların kendi kaderini tayin hakkı konusunda tartışmasız bir anlayışı ortaya koymalıyız. Dolayısıyla Kıbrıs'ta yaşayan halkların kendi öz iradelerine gereken saygıyı göstermek zorundayız" dedi. Temelli, "Kıbrıs ekonomisine baktığımızda aslında biz Kıbrıs'la yaptığımız ilişkilerde yoksulluk ihraç ediyoruz, yoksulluk ithal ediyoruz. Kıbrıs ekonomisi denince aklımıza kumar kapitalizmi, bahis kapitalizmi geliyor. Oysa Doğu Akdeniz ve Akdeniz, Avrupa ve Kuzey Afrika hinterlandında önemli bir merkez olma özelliğini taşıyor" ifadelerini kullandı. İktidarın Kıbrıs politikasına eleştiri CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Avrupa Parlamentosu raporunu eleştirerek, "Bu raporu yazanlar, ülkemize ve kahraman ordumuza dil uzatmak yerine önce Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, hakkını, hukukunu, bağımsızlığını ve eşit statüsünü tanımalıdır" dedi. Çakırözer, "Yirmi dört yıllık AKP iktidarı ise izlediği basiretsiz politikalar yüzünden Kıbrıs Türkü'nün hakkını koruyamamaktadır. 2004 Annan Planı referandumunda çözüm iradesini ortaya koyan taraf Kıbrıs Türk halkı olmasına rağmen Avrupa Birliği 'hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirdi. Aradan tam yirmi yıl geçti. KKTC üzerindeki haksız ve hukuksuz ambargolar hâlâ kaldırılmış değil. Bunun birinci suçlusu sorumsuzca ve çifte standartlı Avrupa Birliği ise diğer ana sorumlusu da bu haksızlığa göz yuman, bu rezaleti engelleyemeyen ve sesini çıkaramayan AKP iktidarıdır" diye konuştu. Tanınma ve güvenlik tartışması AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediniz mi bütün partilerin hassasiyeti var. Ancak geldiğimiz noktada dünyanın hâline baktığımızda tanınma mı önemli, güvenlik mi? Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri" dedi. Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir, bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir gelinen noktada" ifadelerini kullandı. Erdem ayrıca, "2004'te İslam İşbirliği Teşkilatına 'Kıbrıs Türk Devleti' adıyla üye olması, 2012'de Ekonomik İşbirliği Teşkilatında yer alması, 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatında anayasal adıyla yer alınması ve 2024 yılında Azerbaycan Millî Meclisi'nin KKTC'ye dostluk grubu kurmasının önemli gelişmeler olduğunu" söyledi. Mavi vatan ve büyükelçilik tartışması Görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açmasını eleştirerek, "Türk cumhuriyetleri ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanıdılar, orada büyükelçilikler açtılar. Yıllardır mavi vatan dedik durduk, mavi vatanda şimdi Rumlar NAVTEX ilan ettiler. Bizim mavi vatan tezlerimizin olduğu yerlerde Rumlar sondaj yapıyor" dedi. Çömez, "Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz. Oraya kurduğunuz saraycıklarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise Çömez'e, "İngiliz Valisi'nin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin Kuzey Kıbrıs? Bir tütün fabrikasında mı Meclisi olmalı? Kurumları olmayan bir devlet olur mu?" sözleriyle karşılık verdi. Çömez ise karşılıklı tartışmada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti coğrafyasında yapılan bütün binaları ve devlet kurumlarını memnuniyetle karşılarız. Ben sadece bunlarla övünülmesini eleştiriyorum. Türk cumhuriyetleri Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açtı, neden engel olamadınız? Madem orası mavi vatan, neden oradaki gemilerimizi geri çektiniz?" diye sordu. Erdem de "Mavi vatanı da devreye koyan bizim dönemdir. Eskiden mavi vatan mı vardı?" yanıtını verdi. Hükümetten kararlılık mesajı AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül söz alarak, "Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı olarak da parlamenter diplomasi anlamında sürekli biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeyiz, onları asla yalnız bırakmadık, bırakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü desteğiyle oraya yakışır kurumlarıyla ve mekânlarıyla bununla gurur duymamız lazım çünkü biz orada geçici değiliz" dedi. Gül ayrıca, "Mavi vatanda da tüm sondaj gemilerimiz bugün Karadeniz'de. Karadeniz de mavi vatandır. Yeni keşiflerle beraber yine Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta sondaj çalışmalarımız elbette devam edecek, Somali'de de devam ediyor. Bizim hiçbir iddiamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Kıbrıs Türkü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar onların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kurumsal binalar ve adli sorunlar eleştirisi Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen ise KKTC'ye desteğin binalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece Cumhurbaşkanlığı değil, sair kurumsal binalara da kavuşması övünç duyulacak bir şeydir ama biz doğrusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs'a vereceği desteğin binalardan önce orada hukukun, ahlakın, düzenin egemen olmasını sağlamasını beklerdik" dedi. Ekmen, "Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilleri siyaset eliyle üretilen fuhuş çetelerinin hesabını sormaktadır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk mafyasının bir arka bahçesine dönüştürülmüştür. Biz bunlarla ilgili adli ve siyasi tedbirlerin öncelikle alınmasını beklerken yapılan binalarla övünülmesi kabul edilecek bir durum değildir" ifadelerini kullandı. Oylama sonucunda muhalefetin önerisi iktidar blokunun oylarıyla reddedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Anadolu Kurdunu Selamlayın Haber

Anadolu Kurdunu Selamlayın

Mısır'daki İhvan hareketinin önde gelen isimlerinden ve Mursi’nin dava arkadaşlarından Asım Abdulmacid, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölgesel krizlerdeki duruşuna ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın hamlelerine dikkat çekerek," Erdoğan, ABD'nin desteğiyle dört ülkenin Katar!ı işgal girişimine karşı koydu" dedi. Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarına da değinen Abdulmacid, Libya'nın doğusu Hafter ve Wagner güçlerinden koruduğunu belirterek "Azerbaycan topraklarını Ermeni Hristiyanlardan kurtardı." dedi. Suriye politikası ve sığınmacı vurgusu Açıklamalarında Türkiye’nin Suriye sahasındaki askeri ve politik etkisine de yer veren Abdulmacid, Türkiye'nin "Yıllar önce Suriye'de Rus ordusunu aşağıladığını" kaydetti. Türkiye’nin milyonlarca insana ev sahipliği yaptığını belirten Abdulmacid,"Beş milyon Suriyeliyi misafir etti. Bu, cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmesine neden oluyordu." değerlendirmesinde bulundu. "Akıl ve adalet sahibi herkes bu adımı selamlamalı" Bütün bu başarıların Müslümanların bölgede çöküş yaşadığı bir dönemde gerçekleştiğine işaret eden Abdulmacid, "Tüm başarıları bir araya getirdiğinizde ve bunların Müslümanların bölgemizdeki çöküş döneminde gerçekleştiğini hatırladığınızda, eğer akıl ve adalet sahibi biriyseniz, bu Anadolu kurdunu selamlamaktan başka bir şey yapamazsınız" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun  kuruluş yıl dönümü Ankara'da kutlandı Haber

Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun kuruluş yıl dönümü Ankara'da kutlandı

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin'in ev sahipliğinde bir otelde gerçekleştirilen resepsiyona Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Korgeneral İlkay Altındağ, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, yabancı misyon temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Türkiye ve Çin'in milli marşlarının okunmasıyla başlayan programda, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 55'inci yıl dönümüne dikkat çekildi. "İki ülke arasındaki ilişkiler güçleniyor" Resepsiyonda konuşan Çin'in Ankara Büyükelçiliği Savunma Ataşesi Yang Jianjun, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu stratejik yönlendirmeler doğrultusunda iki ülke ilişkilerinin derinleştiğini belirtti. Farklı alanlardaki iş birliğinin silahlı kuvvetler arasındaki ilişkilere de yeni fırsatlar sunduğunu ifade eden Yang, iki ülke ordularının devlet başkanları arasında varılan mutabakatları hayata geçirerek stratejik iletişimi derinleştirmesi, siyasi karşılıklı güveni artırması ve karşılıklı faydaya dayalı iş birliğini genişletmesi temennisinde bulundu. Yang, kadim İpek Yolu'nun iki büyük medeniyeti birbirine bağladığını vurgulayarak, yeni dönemde bu tarihi bağların yeniden canlılık kazanacağına inandıklarını kaydetti. "Köklü ilişkiler gelişmeye devam ediyor" MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Korgeneral İlkay Altındağ ise konuşmasında, Türkiye ile Çin arasındaki köklü ilişkilerin askeri ve savunma alanlarında gelişmeye devam ettiğini belirtti. Orduların yalnızca kendi ülkelerinin güvenliğini sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda küresel barış ve istikrarın korunmasında da önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade eden Altındağ, değişen güvenlik ortamı ve asimetrik tehditlerin stratejik iş birliğini zorunlu hale getirdiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İngiltere'de yeni Başbakan belli oldu Haber

İngiltere'de yeni Başbakan belli oldu

İngiltere'de siyasette hareketli saatler yaşanırken, 22 Haziran'da başbakanlık görevinden ayrılacağını duyuran Keir Starmer, istifasını İngiltere Kralı 3. Charles'a resmen ileterek görevini sonlandırdı. Buckingham Sarayı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Starmer'ın bu sabah Kral 3. Charles tarafından kabul edildiği ve Başbakanlık ile Hazine Birinci Lordluğu görevlerinden istifasını sunduğu, Kral'ın da bu istifayı kabul ettiği bildirildi. Starmer'dan veda açıklaması Başbakanlık Ofisi 10 Numara'nın bulunduğu Downing Sokağı'nda kabine üyeleri ve destekçilerinin alkışlarıyla karşılanan Starmer, Kral'ı ziyaret etmeden önce gazetecilere açıklamalarda bulundu. "Birazdan Majesteleri Kral'ı ziyaret ederek istifamı sunacağım ve Başbakan olarak yaptığım dönemi resmen sonlandıracağım. Benim görevim tamamlandı" diyen Starmer, liderliğini yürüttüğü İşçi Partisini 2019'daki yenilgiden çıkararak yeniden ayağa kaldırdıklarını ve 2024 genel seçimlerinde ezici bir zafer kazandıklarını ifade etti. O günden bu yana ülkeye Başbakan olarak hizmet etmenin hayatının en büyük onuru olduğunu belirten Starmer, İngiltere'nin bugün 2 yıl öncesine kıyasla daha güçlü ve adil bir ülke olduğuna inandığını kaydetti. Ekonominin daha güçlü olduğunu, kamu hizmetlerinin iyileştiğini, sağlık sistemindeki bekleme sürelerinde düşüş yaşandığını, her gün daha fazla çocuğun yoksulluktan kurtarıldığını, göçün azaldığını, savunma ve güvenlik duruşunun sağlamlaştığını ve uluslararası itibarın güçlendiğini dile getirdi. Starmer ayrıca düşmanların değerlere, özgürlüğe, nezakete ve Ukrayna'nın halkına verilen sarsılmaz desteğe karşı bölme çabalarına karşı Britanya'nın büyüklüğünün unutulmaması gerektiğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Görevi devrettiği Andy Burnham'a başarılar dileyip tam destek verdiğini belirten Starmer, "Görevimden gönül rahatlığıyla ayrılıyor, yüzümde bir tebessümle veda ediyor ve birlikte başardığımız her şeyden büyük gurur duyuyorum" dedi. Andy Burnham İngiltere'nin yeni başbakanı oldu Keir Starmer'ın görevinden ayrılmasıyla birlikte Başbakanlık Ofisi 10 Numara'ya taşınan 56 yaşındaki İşçi Partisi lideri Andy Burnham, Kral Charles tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilerek resmen İngiltere'nin son 10 yıl içerisindeki 7'nci başbakanı oldu. Burnham, yeni dönemin önceliklerini açıklayarak ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doğu Perinçek, 'Büyük Savaşı Önleyecek İttifak' konferansında konuştu! Haber

Doğu Perinçek, 'Büyük Savaşı Önleyecek İttifak' konferansında konuştu!

Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi (DÜNYA-MER) tarafından Ankara'da düzenlenen "Büyük Savaşı Önleyecek İttifak" konferansına 19 ülkeden devlet yetkilileri, büyükelçiler, emekli askerler, siyasetçiler ve akademisyenler katıldı. Organizasyonun, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne alternatif bir Avrasya platformu olarak değerlendirildiği belirtildi. Konferansın açılışında konuşan DÜNYA-MER Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Türkiye'ye yönelik güvenlik tehditlerinin ABD ve NATO'dan kaynaklandığını savunarak, Türkiye-Rusya-Çin-İran arasında ittifak kurulmasının gerekli olduğunu ifade etti. Koray ayrıca, Türkiye'nin NATO'dan ayrılmasının küresel dengeleri değiştireceğini öne sürdü. Eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel ise Türkiye'nin NATO'ya katılım sürecinin ABD'nin çevreleme politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunurken, NATO'nun Türkiye'ye katkı sağlamadığını ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığının Türkiye açısından güvenlik sorunu oluşturduğunu dile getirdi. Rusya'dan eski bakan Aleksandr Galuşka, Batı'nın küresel ekonomik düzenini eleştirerek, doların siyasi ve ekonomik bir silah haline geldiğini, ülkelerin kendi para birimlerini kullanması ve askeri iş birliğini artırması gerektiğini söyledi . Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, NATO Zirvesi'ni eleştirerek, Türkiye'nin ABD kaynaklı tehditlerle karşı karşıya olduğunu savundu. Perinçek, Türkiye, Rusya, Çin ve İran'ın oluşturacağı ittifakın olası savaşları önleyebileceğini ifade etti. Belarus'un Ankara Büyükelçisi Anatoly Glaz, tek bir ülkenin küresel güvenliği sağlayamayacağını belirterek, Avrasya'da güvenlik sorunlarının çözümü için ABD'ye ihtiyaç olmadığını söyledi. Çevrim içi katılan eski ABD Deniz İstihbarat Subayı Scott Ritter, NATO'nun Türkiye'nin çıkarlarına hizmet etmediğini ileri sürerek, Ankara'nın gelecekte Rusya, Çin ve İran ile ilişkilerini geliştireceğini düşündüğünü dile getirdi. Konferansın ikinci oturumunda konuşan emekli büyükelçi Fatih Ceylan ise daha dengeli bir değerlendirme yaparak, Türkiye'nin Rusya ve Çin ile ilişkilerini ulusal çıkarlarını gözeterek sürdürmesi gerektiğini, değişen uluslararası ortamda ekonomik, teknolojik ve toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Eski CIA analisti Larry C. Johnson, Türkiye'nin NATO ile ilişkilerinde bir yol ayrımında olduğunu öne sürerken, Avrupa'dan katılan Francesco Cosimato ise Avrupa'nın savunma ve istihbarat alanındaki zorluklarına dikkat çekti. Konferansta ayrıca NATO'nun bölgesel rolü ve Türkiye'nin jeostratejik konumu üzerine farklı görüşler dile getirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD ve İsrail'in "tanker uçak" krizinde kimse geri adım atmıyor Haber

ABD ve İsrail'in "tanker uçak" krizinde kimse geri adım atmıyor

İsrail Ulaştırma Bakanlığı'nın uçakların başka bölgelere taşınması konusunda çözüm sağlandığına dair açıklamasına karşın, üst düzey ABD askeri kaynakları bu iddiaları yalanladı. İsrail tarafından sunulan alternatif askeri üslerin, Pentagon’un operasyonel standartlarını ve güvenlik gerekliliklerini karşılamadığını belirten ABD temsilcileri, havalimanında kalma konusundaki ısrarlarını sürdürüyor. "En kötü senaryo" hazırlığı ABD ordusunun Ben-Gurion Havalimanı’nı kullanma ısrarı, Basra Körfezi’ndeki üslere yönelik olası saldırılar da dahil olmak üzere, bölgedeki "en kötü senaryolara" hazırlık yapma zorunluluğundan kaynaklanıyor. İran ile gerilimin yeniden tırmanmasıyla birlikte, Avrupa'ya çekilen uçaklar yeniden bölgeye konuşlandırılmıştı. Sivil havacılık ve askeri ihtiyaç çatışması Ulaştırma Bakanı Miri Regev, seyahat sezonunun en yoğun olduğu bu dönemde sivil uçuş takviminin aksamaması ve havalimanı kapasitesinin düşmemesi için uçakların tahliye edilmesini ve sayılarının sınırlandırılmasını talep etmişti. İsrail ordusu ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise uçakların Necef Çölü'ndeki üslere taşınması fikrine karşı çıkıyor. Kriz Başbakan'ın gündeminde Sivil uçuşları aksattığı gerekçesiyle sunulan alternatif üslerin güvenlik yetersizliği nedeniyle Pentagon tarafından reddedilmesi, sorunu diplomatik bir krize dönüştürdü. Konunun Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından doğrudan ele alınması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.