SON DAKİKA

#Güvenlik

HABER DEĞER - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran, Hürmüz Boğazı'nda "kısıtlı bölge" oluşturacak Haber

İran, Hürmüz Boğazı'nda "kısıtlı bölge" oluşturacak

Deniz trafiğinde denetim alanı genişletiliyor Tahran yönetimi, ABD'nin uyguladığı ablukaya karşı stratejik su yollarındaki varlığını ve denetim kapasitesini artırma kararı aldı. Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Hürmüz Boğazı'nın artık yalnızca coğrafi bir geçiş noktası olmadığını, küresel güç dengelerinin ve savaş denklemlerinin merkezinde yer aldığını vurguladı. Daha önce yalnızca boğaz içiyle sınırlı tutulan trafik yönetimi ve kontrol mekanizmasının coğrafi sınırlarının genişletildiğini belirten Muhibbi, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'nin bir gün önce Basra Körfezi genelinde "yasak bölge" oluşturulacağı yönündeki açıklamasını teyit etti. Çabahar'dan Arap Denizi'ne uzanan hat Yapılan planlamaya göre, Çabahar çevresinden başlayarak Umman Denizi ve Arap Denizi güzergahlarını içine alan geniş bir saha "kısıtlı bölge" statüsüne alınacak. Söz konusu alanın kesin koordinatları ve uygulama detayları ilerleyen tarihte kamuoyuna ilan edilecek. İran makamları, bu bölgedeki kurallara uymayan deniz araçlarına yönelik ağır yaptırımlar uygulanacağını net bir dille ifade etti. Tuğgeneral Muhibbi, bölgedeki güvenlik prosedürlerine ilişkin şu uyarılarda bulundu: "Bir gemi koordinasyon olmadan Hürmüz Boğazı'nın yaptırım uygulanan bölgesinden geçerse, o gemiye sağlanan her türlü denizcilik, sigorta ve destek hizmeti durdurulacaktır. Böylece Hürmüz Boğazı'ndan daha sonraki bir geçişte bile bu hizmetlerden mahrum kalacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan şart: "ABD taahhütlerine dönerse adım atarız" Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan şart: "ABD taahhütlerine dönerse adım atarız"

Bişkek'teki ŞİÖ Zirvesi'nde ABD ve Bölgesel Güvenlik Mesajları Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'nde kriz ve güvenlik başlıkları ele alındı. Zirvede bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin ülkesine yönelik saldırılarını kınayarak bu hamlelerin ŞİÖ üyesine ve kadim bir medeniyete yöneltilmiş bir saldırı olduğunu vurguladı. Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen üç aylık müzakereler sonucunda "İslamabad Mutabakat Zaptı"na ulaşıldığını hatırlatan Pezeşkiyan, Washington yönetiminin bu belgedeki taahhütlerini ihlal ettiğini belirtti. ABD'nin kendi başkanının imzasını taşıyan anlaşmaya sadakatinin iki haftadan kısa sürdüğünü ve ardından aşırı taleplerde bulunmaya başladığını dile getiren Pezeşkiyan, bu ihlaller karşısında İran'ın "orantılı karşılık" vermek zorunda kaldığını ifade etti. "ABD taahhütlerine dönerse derhal adım atarız" Müzakere ve uzlaşı kapısının tamamen kapanmadığını, ancak topun Washington yönetiminde olduğunu belirten İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, net bir taahhüt çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı: "ABD, taahhütlerine geri dönerse, İran İslam Cumhuriyeti de derhal adım atacaktır." İran, Lübnan, Gazze ve Batı Şeria'da yaşananların uluslararası hukuk kurallarının hiçe sayılmasından kaynaklandığını söyleyen Pezeşkiyan, güce ve baskıya dayalı bu yaklaşımların yalnızca ilgili bölgeleri değil, tüm dünya istikrarını tehdit ettiğini kaydetti. Yeni Güvenlik ve Parlamenter İş Birliği Önerileri Konuşmasında Şanghay İşbirliği Örgütü bünyesindeki kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Pezeşkiyan, "Terörizm, aşırılıkçılık ve yeni ortaya çıkan güvenlik tehditlerine karşı mücadele, örgütün kurumsal ve uzmanlık kapasitesinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. İran, bu doğrultuda, ŞİÖ Stratejik Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nin kurulmasını önermiştir. Bu merkez, üye ülkelerin bilimsel ve uzmanlık kapasitesinden yararlanarak yeni ortaya çıkan tehditlerin belirlenmesine, güvenlik alanındaki gelişmelerin değerlendirilmesine ve bölgesel güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine yönelik uzman tavsiyeleri sunulmasına katkı sağlayacaktır." dedi. Pezeşkiyan, ayrıca parlamentolar arası diyaloğu artırmak, yasama tecrübelerini paylaşmak ve üye ülkeler arasındaki iş birliğini derinleştirmek üzere ŞİÖ Üyesi Ülkelerin Parlamenterler Meclisi'nin oluşturulması girişimini katılımcılara sundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore'den ABD'ye tehdit: "Nükleer silahlar mutlak güvencemizdir" Haber

Kuzey Kore'den ABD'ye tehdit: "Nükleer silahlar mutlak güvencemizdir"

Pyongyang'dan Washington'a suçlama Kuzey Kore ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilim tırmanmaya devam ediyor. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı tarafından devlet medyası KCNA aracılığıyla yayımlanan resmi açıklamada, Washington yönetiminin ülkeye yönelik tutumunda hiçbir değişiklik olmadığı savundu. ABD'nin Kuzey Kore'nin "tamamen nükleer silahlardan arındırılması" yönündeki ısrarına tepki gösterilen açıklamada, Washington'ın insan hakları eleştirileri ile Güney Kore ve Japonya ile planlanan ortak askeri tatbikatların bu hasmane politikanın kanıtı olduğu ifade edildi. Trump yönetiminin Kuzey Kore'nin egemenliğini, siyasi sistemini ve güvenlik çıkarlarını ihlal etmeyi sürdürdüğünü belirten Pyongyang yönetimi, ABD'nin adımlarına karşılık olarak kendi pozisyonunda da bir değişiklik olmayacağını net bir dille vurguladı. Sözcü, "ABD'ye yönelik politikamızda da herhangi bir değişiklik yok" mesajını paylaştı. "Nükleer silahlar egemenliğimizin mutlak güvencesidir" Kuzey Kore, uluslararası toplumun ve ABD'nin tekrarlanan nükleer silahsızlanma çağrılarının ülkenin nükleer statüsünü asla değiştiremeyeceğinin altını çizdi. Nükleer silahların varlığını bir güvenlik zorunluluğu olarak konumlandıran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 'ülkenin nükleer silahlarını egemenliğini savunmak için mutlak bir güvencesi olduğuna' dair değerlendirmelerde bulundu: "Ülkenin nükleer silahlarını egemenliğini savunmak için mutlak bir güvencedir." Bu doğrultuda, bölgede yakın vadede gerilimin azalmasını beklemenin "anlamsız" olduğu ifade edilirken, nükleer kapasitenin güçlendirilmesine kararlılıkla devam edileceği bildirildi. Bölgesel Tatbikat Gerilimi Kuzey Kore'nin bu sert çıkışı, ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgedeki tansiyonu düşürmeye yönelik hamlelerinin ardından geldi. Trump, bu ay ABD ile Güney Kore arasında gerçekleştirilen yıllık Ulchi Freedom Shield tatbikatının kapsamının önemli ölçüde küçültülmesi talimatını vermişti. Lider Kim Jong-un ile "çok iyi bir ilişkisi" olduğunu dile getiren Trump, maliyetli bulduğu tatbikatların Pyongyang'a gereksiz yere düşmanca bir mesaj ilettiğini savunmuş ve yeni bir liderler zirvesi gerçekleştirmek istediğini ima etmişti. Ancak Washington'ın tatbikatların kapsamını daraltması dahi Kuzey Kore'nin tutumunu yumuşatmaya yetmedi. Kim Jong-un'un kız kardeşi Kim Yo-jong, daha önce yaptığı açıklamada tatbikatların süresi ve ölçeği küçültülse dahi "kışkırtıcı ve saldırgan" niteliğini koruduğunu savunmuştu. Öte yandan, ABD, Güney Kore ve Japonya'nın 7-11 Eylül tarihleri arasında nükleer ve füze tehditlerine karşı koordinasyonu artırmayı amaçlayan Freedom Edge tatbikatını gerçekleştirmesinin planlanması, Pyongyang yönetiminin tepkilerini daha da artırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YÖK'ten Üniversitelere "Terörsüz Türkiye"  hakkında çalışma çağrısı Haber

YÖK'ten Üniversitelere "Terörsüz Türkiye" hakkında çalışma çağrısı

Üniversitelere gönderilen yazının detayları Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye'nin milli birlik, beraberlik ve toplumsal bütünleşmeyi güçlendirme sürecine katkı sunmak amacıyla üniversitelere resmi bir yazı gönderdi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın imzasıyla iletilen "'Terörsüz Türkiye' Hedefine Yükseköğretim Kurumlarının Katkısı" başlıklı yazıda, söz konusu hedefin ülkenin terörden arındırılması, vatandaşların güvenle geleceğe bakabilmesi ve beşeri, ekonomik ile sosyal potansiyelin ileri taşınması bakımından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Üniversitelerin eğitim, araştırma ve topluma katkı misyonlarına dikkat çekilen metinde, "Terörsüz Türkiye" vizyonunun sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla çok disiplinli bir şekilde ele alınması gerektiği belirtildi. YÖK, bu doğrultuda üniversitelerden akademik çalışmalar yürütmelerini, panel, konferans ve çalıştaylar organize ederek elde edilen bilimsel değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşmalarını talep etti. Yazıda, yükseköğretim kurumlarının kendi akademik imkan ve öncelikleri çerçevesinde bu sürece destek vermesinin önemi yinelendi. YÖK açıklamasında, " "Bilindiği gibi coğrafyamızı geleceğe taşıyacak eğitim ve öğretim, tarih, kültür ve değerlerimiz hepimizin üzerinde uzlaşacağı ortak paydamızdır. Bu çerçevede, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla, farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınması, akademik araştırma ve çalışmaların yürütülmesi, panel, konferans ve çalıştayların düzenlenmesi ve ortaya konulacak bilimsel değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması sürece önemli katkı sağlayacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefinin ülkemizin geleceği, toplumsal huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi, milli birlik ve beraberliğimizin pekiştirilmesi bakımından taşıdığı önem göz önünde bulundurularak, üniversitelerimizin kendi akademik imkan, birikim ve öncelikleri doğrultusunda bu sürece bilimsel ve akademik çalışmalarla katkı sunmaları hususunda gereğini önemle rica ederim." ifadelerini kullandı. YÖK Başkanı Erol Özvar'dan Açıklamalar Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye'nin geçmişte terör nedeniyle büyük acılar yaşadığını hatırlatarak "Terörsüz Türkiye" hedefinin ülke ve gençler için taşıdığı hayati öneme dikkat çekti. Özvar, şu ifadeleri kullandı: "Terörsüz Türkiye, ülkemizin gücünün terörle ziyan olmaması, bütün imkan ve enerjisinin bilime, eğitime, üretime, kalkınmaya ve gençlerimizin geleceğine yönelmesi demektir. Ülkemizin geleceği aydınlıktır. Yarınlarımıza ve gençlerimize güveniyoruz." Üniversitelerin toplumsal huzurun ve kardeşliğin güçlendirilmesinde büyük bir sorumluluk taşıdığını belirten Özvar, milyonlarca gencin eğitim gördüğü yükseköğretim kurumlarının, ortak değerlerin paylaşıldığı ve yarınlara beraber yürütülen "kardeşlik mekanları" olduğunu ifade etti. Üniversitelerin süreci yalnızca desteklemesinin yetmediğini, bilgiyle ve bilimsel araştırmalarla kalıcı toplumsal huzurun inşasına öncülük etmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, açıklamasını vatan için can veren şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle anarak tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran'dan ABD'ye ültimatom: "Tarihe geçecek darbe vururuz" Haber

İran'dan ABD'ye ültimatom: "Tarihe geçecek darbe vururuz"

Tahran'da Katar Başbakanı ile kritik görüşme Fars Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, Tahran'da temaslarda bulunan Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi. Ziyaret kapsamında Katar Başbakanı Al Sani; Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de görüşmeler gerçekleştirdi. Gerçekleşen temaslarda Washington yönetimine duyulan güvensizlik açıkça dile getirildi. Rızayi, ABD'nin geçmişte yürütülen diplomasi süreçlerine ve müzakerelere defalarca ihanet ettiğini savunarak şu net uyarılarda bulundu: "ABD, İran’a karşı herhangi bir kötülük yapmaya başlarsa, onların askeri ve ekonomik çıkarlarına tarihe geçecek bir darbe vuracağımız konusunda uyarıyoruz." Hürmüz Boğazı için şart Bölgesel krizin en önemli başlıklarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın durumu hakkında da değerlendirmelerde bulunan İranlı yetkili, su yolunun yeniden ulaşıma açılması meselesine değindi. Rızayi, boğazın açılması yönünde bir adım atılabilmesi için öncelikli olarak ABD'nin İran'ın öne sürdüğü şartları karşılayacak pratik adımları hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı. Görüşmenin diğer tarafında yer alan Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ise Tahran ile ilişkilerde kararlı olduklarını ifade etti. Al Sani, Katar'ın İran'la iş birliği yapma noktasında hiçbir zaman tereddüt yaşamadığını belirterek, bölgenin içinden geçtiği hassas şartlar altında tam bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini ve Tahran yönetimiyle her daim iş birliğine hazır olduklarını dile getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.