SON DAKİKA

#Güvenlik Kamerası

HABER DEĞER - Güvenlik Kamerası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik Kamerası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başsız kadın bedeni cinayetinde yeni gelişme : Cinayeti biri işledi, diğeri yardım etti Haber

Başsız kadın bedeni cinayetinde yeni gelişme : Cinayeti biri işledi, diğeri yardım etti

İstanbul’un Şişli ilçesinde çöp konteynerlerinde bulunan parçalanmış kadın cesediyle ilgili yürütülen soruşturmada vahim ayrıntılar ortaya çıktı. Özbekistan uyruklu 36 yaşındaki Durdona Khakimova’nın, Ümraniye’deki evinde sevgilisi tarafından öldürüldüğü, ardından bir arkadaşıyla birlikte cesedin parçalara ayrılarak valizle Şişli’ye taşındığı tespit edildi. Olay, Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta bir hurdacının çöp konteynerinde insan uzuvları bulmasıyla ortaya çıktı. Polis ekiplerinin çevrede yaptığı incelemelerde, cesede ait diğer parçaların da farklı konteynerlere bırakıldığı belirlendi. Kimlik tespiti sonucu cesedin, av ve silah malzemeleri satan bir iş yerinde çalışan Durdona Khakimova’ya ait olduğu kesinleşti. Gürcistan’a kaçmaya çalışırken yakalandılar Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, şüphelilerin cesedin bulunduğu valizle sokaklarda dolaştığını ve parçaları farklı konteynerlere bıraktığını belirledi. Yaklaşık 8 saatlik kamera incelemesinin ardından, Özbekistan uyruklu Dılshod Akhrol Turdımurotov (30) ve Gofurjon Kamalkhodaev (28), İstanbul Havalimanı’ndan Gürcistan’a kaçmaya çalışırken gözaltına alındı. Şüphelileri Şişli’ye götüren ticari taksi şoförü de soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Turdımurotov’un, Ümraniye’deki evde Khakimova ile yaşanan tartışma sırasında cinayeti işlediğini, ardından arkadaşının yardımıyla cesedi parçalayıp valize koyduklarını itiraf ettiği öğrenildi. Apartman sakinleri kavgayı duymuş Öldürülen kadının karşı komşuları, olaydan iki gün önce daireden tartışma sesleri duyduklarını, seslerin bir süre sonra kesildiğini ifade etti. Cinayet işlendiği, polis ekiplerinin binaya gelmesiyle anlaşıldı. Öte yandan, Khakimova’nın cesedinin bavulla birlikte evin balkonundan çıkarılarak taksiye taşındığı anlara ait güvenlik kamerası görüntülerinin de soruşturma dosyasına girdiği bildirildi. Olayla ilgili adli süreç sürerken, şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü cinayetinde korkunç final Haber

Güllü cinayetinde korkunç final

Yalova’da ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) evinin balkonundan düşerek şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada düğüm çözüldü. Annesini "kasten öldürmek" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasındaki TÜBİTAK raporu ve tanık itirafları, cinayetin planlı ve soğukkanlı bir şekilde işlendiğini ortaya koydu. Müzikli tuzak ve o son sözler: "Bay bay" Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli delil, evdeki güvenlik kamerası kayıtları üzerindeki TÜBİTAK incelemesi oldu. Rapora göre; Tuğyan ve arkadaşı Sultan Nur Ulu, alkollü olan Güllü'yü, sevdiği "Malkara" şarkısını açarak penceresi alçak olan odaya çekti. Ses analizinde netleştirilen kayıtlarda şu korkunç diyaloglar yer aldı: Tuğyan'ın annesine "Atacağım şimdi seni" dediği duyuldu. Yaşanan boğuşmanın ardından Güllü pencereden düştüğü sırada Tuğyan'ın arkasından "Hadi görüşürüz, bay bay" diye seslendiği tespit edildi. Arkadaşı her şeyi itiraf etti Olay sırasında evde bulunan ve "ev hapsi" adli kontrolüyle serbest bırakılan Sultan Nur Ulu, savcılıkta cinayeti itiraf etti. Ulu ifadesinde, "Gül Anne yüzünü cama dönük haldeydi. O esnada Tuğyan dizlerinin az yukarısından sarılarak onu itti ve dengesini kaybedip düştü. Ben şok oldum, sonra bana 'koş' dedi" şeklinde konuştu. Bavullarla kaçarken yakalandılar Teknik takipteki polis ekipleri, şüphelilerin cinayetin ardından yurt dışına kaçış hazırlığı yaptığını belirledi. İstanbul Büyükçekmece’de saklandıkları evden ellerinde bavullarla çıkan ikili, Gürcistan veya Fransa'ya kaçmak üzereyken yakalandı. Avukatları dosyadan çekildi Ortaya çıkan delillerin ardından Güllü’nün aile avukatları, kızı Tuğyan’ın savunmasından çekildiklerini duyurdu. Avukat Rahmi Çelik, adliye önünde yaptığı açıklamada, "Bizim nezdimizde yeterli şüphe oluşmuştur. Rahmetlinin manevi mirasını korumak adına dosyadan çekiliyoruz" ifadelerini kullandı. Tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddederek "Gerçekler ortaya çıkacak" derken, diğer şüpheliler serbest bırakıldı.

TÜBİTAK ses kaydını çözdü: Atacağım şimdi seni! Haber

TÜBİTAK ses kaydını çözdü: Atacağım şimdi seni!

Güllü’nün ölümünde soruşturma derinleşiyor, ses kayıtları cinayet şüphesini güçlendirdi Yalova’da evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni ve çarpıcı bulgular ortaya çıktı. Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, valizleriyle yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanmıştı. Soruşturma kapsamında ele geçirilen kamera ve ses kayıtları ise cinayet ihtimalini güçlendirdi. TÜBİTAK: “Atacağım şimdi seni” ifadesi net olarak kızı tarafından söylendi Güllü’nün evindeki güvenlik kamerası görüntülerinde yer alan ses, TÜBİTAK’ın özel ayrıştırma teknikleriyle analiz edildi. Raporda, boğuşma sırasında netleştirilen sesin Güllü’nün kızı Tuğyan’a ait olduğu tespit edildi. Ses kaydında şu ifadeler yer aldı: “Atacağım şimdi seni.” Bu sözlerin ardından kısa süreli bir arbede yaşandığı, hemen sonrasında da düşme sesi kayda geçti. Boğuşma sonrası kayda giren ifade: “Hadi görüşürüz, bay bay” Ses kayıtlarının dip frekanslarında yapılan incelemede, pencereden düşüşün ardından “Hadi görüşürüz, bay bay” diyen bir kadın sesi tespit edildi. Bu sesin de Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olduğu değerlendirildi. Olay anındaki müzik de soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu. Tuğyan ve arkadaşı Ulu’nun, Güllü’nün her duyduğunda dans ettiği **Roman havası “Malkara”**yı açtığı belirlendi. Güllü banyodan çıkıp müziği duyunca, “O ne lan?” diyerek odaya yöneldi. Tespitlere göre boğuşma bu noktada başladı. Valizlerle kaçış planı: İki şüpheli sınırdan önce yakalandı Şüpheli ölümün ardından soruşturmayı genişleten ekipler, Güllü’nün kızı ve arkadaşının yurt dışına çıkış hazırlığında olduğunu belirledi. İki isim, üzerlerinde valizlerle, sınır kapısına doğru ilerlerken gözaltına alındı. Soruşturma dosyasında yer alan bulgular, ölümün kazadan çok “kasten itilme” şüphesini güçlendiriyor. Cinayet iddiasında yeni aşama: Soruşturmanın yönü değişti Savcılık, elde edilen ses kayıtları ve kamera analizleri ışığında dosyanın cinayet soruşturmasına dönüştüğünü doğruladı. Yetkililer, TÜBİTAK raporunun soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdiğini belirtti.

Güllü soruşturmasında düğümü çözecek tanık konuştu: Görüntülerde itildiği an var! Haber

Güllü soruşturmasında düğümü çözecek tanık konuştu: Görüntülerde itildiği an var!

"Kameram kaydetti, emniyete vereceğim" Yalova Çınarcık’ta meydana gelen olayın üzerindeki sır perdesi aralanıyor. İsmini gizli tutan ve Güllü’nün komşusu olduğunu belirten bir yurttaş, kamuoyunda artan şüpheler üzerine yazlığındaki güvenlik kamerası kayıtlarını geriye dönük olarak incelediğini belirtti. Gördükleri karşısında şoke olduğunu ifade eden tanık, "Güllü’nün itilme anını kameramın kaydettiğini gördüm. Görüntüleri emniyet birimlerine teslim edeceğim. Artık bu olay çözülsün" diyerek soruşturmanın seyrini kökten değiştirecek bir iddiada bulundu. "Arkası dönüktü, omzundan itekledi" Esra Ezmeci’nin televizyon programına telefonla bağlanan tanık, görüntülerdeki dehşet anlarını detaylandırdı. Sanatçının düşme anının bir kaza gibi görünmediğini savunan komşu, "Güllü’nün arkası dönüktü, birisi onu omzundan itekledi" ifadelerini kullandı. Bu beyan, sanatçının evde bulunan kişiler tarafından aşağıya atıldığı yönündeki cinayet şüphesini en üst seviyeye taşıdı. Olay anında kızı da evdeydi Ünlü sanatçı Güllü, 26 Eylül tarihinde kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan ile birlikte evde bulunduğu sırada altıncı kattan düşerek hayatını kaybetmişti. O günden bu yana aile bireyleri hakkında "kaçış planı" ve "tehdit mesajları" gibi birçok iddia ortaya atılmıştı. Savcılığın, yeni ortaya çıkan bu kamera kayıtlarını ve tanık ifadesini dosyaya ekleyerek soruşturmayı derinleştirmesi bekleniyor.

Beyoğlu’ndaki taciz davasında şok karar! Haber

Beyoğlu’ndaki taciz davasında şok karar!

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanıklar Ömer K. ve Semir T. hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında 30 yıla kadar hapisleri istenen sanıklar hakkında hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, suçun sabit olduğunu belirterek cezai işlem uyguladı ancak sanıkların cezaevinden çıkmalarının önünü açan bir karara imza attı. Hapis cezasına rağmen serbest kaldılar Mahkeme heyeti, sanık Semir T.’yi "birden fazla kişiyle birlikte cinsel saldırı" suçundan, daha önceki suç kayıtlarını da dikkate alarak 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanık Ömer K. ise aynı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Ancak mahkeme, sanıkların tutuklu geçirdikleri süreyi dikkate alarak her iki ismin de tahliyesine hükmetti. Bu karar, sanıkların suçlu bulunmalarına rağmen serbest kalmaları anlamına geldiği için tepkiyle karşılandı. Hürriyeti tahdit suçundan beraat kararı Kararın dikkat çeken bir diğer yönü ise sanıkların "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamasından beraat etmesi oldu. Mahkeme, mağdur yurttaşın hareket özgürlüğünün kısıtlanmasının cinsel saldırı suçunun doğal bir unsuru olduğunu ve eylemin ayrıca bir hürriyeti kısıtlama suçu oluşturmadığını savundu. Bu hukuki yorumla birlikte sanıklar, iddianamede yer alan bu suçlamadan aklanmış oldu. Tepkiler üzerine tutuklanmışlardı Olayın geçmişi, yargı sürecindeki çalkantıları gözler önüne seriyor. Saldırganlar, olayın hemen ardından mağdurun ilk etapta şikayetçi olmaması gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. Ancak güvenlik kamerası görüntülerinin sosyal medyada yayılması ve Türkiye halkının gösterdiği büyük tepki üzerine 25 Eylül tarihinde yeniden gözaltına alınarak tutuklanmışlardı. Suç dosyaları kabarık olan ve hırsızlık, gasp, yaralama gibi suçlardan kayıtları bulunan sanıklar, aylar sonra gelen tahliye kararıyla yeniden sokağa dönmüş oldu.

İstanbul’da 3 kişilik vahşi cinayet zincirinde kan donduran ayrıntılar: Yakında çok ünlü olacağım Haber

İstanbul’da 3 kişilik vahşi cinayet zincirinde kan donduran ayrıntılar: Yakında çok ünlü olacağım

İstanbul Büyükçekmece’de 10 Kasım akşamı meydana gelen ve üç kişinin yaşamını yitirdiği kanlı cinayetlerin ayrıntıları netleşmeye başladı. Polis ekipleri, aynı gün hem bir otomobilin içinde hem de yakındaki bir otel odasında bulunan üç cesedin aynı fail tarafından öldürüldüğünü belirledi. Olay sonrası günlerce firarda olan Hakan K., Avcılar Firüzköy’de saklandığı boş bir binada Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalandı. Şüphelinin yakalanmadan önceki davranışları ve ifadeleri ise “bilinç bulanıklığı ve paranoya” tabloyu ortaya koydu. Olay zinciri: İlk kurban sevgilisi Melisa Soruşturmaya göre 27 yaşındaki Melisa Kölekçi ile birlikte üç gün önce bir otele yerleşen Hakan K., olay günü genç kadını başından vurarak öldürdü. Şüpheli, polise verdiği ilk sözlü anlatımda, “Uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle birlikte intihar etmeye karar verdik, önce onu vurdum, sonra vazgeçtim” dedi. Ancak bu sözlerini resmi ifadeye geçirmeyi reddetti. İki kişiyi daha yanına çağırıp öldürdü Melisa’yı öldürdükten sonra otelden ayrılan Hakan K., kendisine uyuşturucu temin ettiğini iddia ettiği Emrah Yılmaz (33) ve Emre Güçlü (31) isimli iki kişiyi telefonla çağırdı. Bir araca binmelerinin ardından iki kişiyi de yakın mesafeden öldürdü. Emrah Yılmaz olay yerinde hayatını kaybetti, ağır yaralanan Emre Güçlü ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Cinayetten sonra adım adım kaçış Polis kayıtlarına göre Hakan K., cinayetlerden sonra olay yerinden yaya olarak uzaklaştı. Evine giderek üzerindeki kanlı kıyafetleri çıkarıp değiştirdi. Ardından babasına ait otomobille Avcılar’a geçti. Bir akaryakıt istasyonundan çakmak gazı satın alıp aracını boş bir alanda terk etti. Peşindeki ekipleri yanıltmak için telefonunu araçta açık bıraktı. Cinayet Büro Amirliği, şüphelinin izini bulmak için 432 kameradan toplam 1.240 saatlik görüntü incelemesi yaptı. Bu analizler sonucu Hakan K.’nın saklandığı boş bina tespit edildi. Yakalandığında üzerinde sökülmüş tabanca çıktı Saklandığı yerde yakalanan Hakan K.’nın üzerinde cinayetlerde kullandığı değerlendirilen 9 mm ruhsatsız tabanca bulundu. Ancak tabancanın namlusunun söküldüğü ve parçalarının ayrıldığı görüldü. Şüpheli, “Uyuşturucunun etkisiyle başka kimseye zarar vermek istemedim, o yüzden silahı söktüm” dedi. Yeni ayrıntı: “Yakında çok ünlü olacağım, görürsünüz” Soruşturmada ortaya çıkan dikkat çekici bir ayrıntıya göre, firari olduğu günlerde Hakan K., alışveriş yaptığı bir market çalışanına: “Şimdi beni tanımıyorsun ama yakında çok ünlü olacağım. Görürsünüz” dedi. Market kamerası görüntülerinde bu anların ardından çalışanla tokalaştığı da ortaya çıktı. Aynı günlerde bindiği bir taksi şoförüne de benzer ifadeler kullandığı bildirildi. Bu sözler, polise göre şüphelinin “paranoyak, halüsinatif ve kontrolsüz davranışlar” gösterdiğinin işareti. Oteldeki ve cinayet öncesi son görüntüler ortaya çıktı Güvenlik kamerası görüntülerinde: Melisa Kölekçi’nin otele giriş anı, Cinayet sonrası Hakan K.'nın otelden çıkıp iki kurbanın bulunduğu araca yaklaşması, Firari haldeyken markette alışveriş yapıp rahatça dolaşması net bir şekilde görüldü. 7 ayrı suç kaydı var Hakan K.’nın daha önce de çeşitli suçlardan 7 kaydının bulunduğu belirlendi. Cinayet Büro’daki işlemlerinde resmi ifade vermeyi reddederek susma hakkını kullanan şüpheli, adliyeye sevk edilirken basın mensuplarının “Neden öldürdünüz?” sorularını yanıtsız bıraktı. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürüyor.

Beyoğlu’nda deterjanlı kahve skandalı: Münire A.’nın ifadesi ortaya çıktı Haber

Beyoğlu’nda deterjanlı kahve skandalı: Münire A.’nın ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Beyoğlu’nda bir kafede içtiği kahve sonrası aniden fenalaşan mühendisin neden hastanelik olduğu, kahvenin nasıl hazırlandığı, kimin sorumlu olduğu ve soruşturmanın hangi aşamada olduğu güvenlik kamerası görüntüleri ve ifadelerle netleşmeye başladı. Genç kadının kostik madde şüphesiyle yoğun bakıma alınması skandalı ülke gündemine taşıdı. Genç kadın kahve içtikten sonra ağır şekilde fenalaştı 26 yaşındaki mühendis Ayben Özçilingir Turtura, Beyoğlu’ndaki kafede içtiği Türk kahvesinden kısa süre sonra boğazında ve göğsünde yanma hissetti, lavaboya giderek fenalaştı. Hastaneye kaldırılan genç kadının boğaz, yemek borusu, soluk borusu, mide ve akciğerinde kimyasal yanıklar tespit edildi. Turtura’nın entübe edildiği öğrenildi. Kahvenin deterjanla yapıldığı kamera görüntüleriyle ortaya çıktı Soruşturmada, mutfakta kullanılan cam şişelere endüstriyel bulaşık deterjanı doldurulduğu ve kahvenin bu şişeden alınan suyla hazırlandığı belirlendi. Güvenlik kamerası görüntüleri, kahvenin nasıl yapıldığını adım adım ortaya koydu. İşletmenin çalışanları ve kahveyi yapan isim adliyeye sevk edildi Kahveyi hazırlayan Münire A. ile olay sırasında kafede bulunan işletme sorumlusu Sıla Nur Ö. adli makamlara sevk edildi. Her iki şüpheli için “yurtdışına çıkış yasağı” ve “ev hapsi” tedbiri uygulanmasına karar verildi. Kafe ise Beyoğlu Belediyesi ekiplerince mühürlendi. Münire A.: “Şişelerin üzerinde hiçbir ibare yoktu, su sanıp kullandım” Kahveyi yapan Münire A., ifadesinde yoğunluk sırasında yardım etmek için mutfağa geçtiğini anlattı. Tezgahta duran cam şişeleri su zannederek kahve makinesine doldurduğunu söyleyen Münire A., şu ifadeyi kullandı: “Şişelerin üzerinde hiçbir yazı yoktu, sıvının rengi de suyla aynıydı. ‘Su koydum’ diye Sıla Nur’a gösterdiğimde, bana bunun deterjan olduğunu söyledi. Çok üzüldüm, bilerek yaptığım bir şey değil.” “İş yeri bir anda müşteri doldu, yardım etmeye çalıştım” Münire A., etkinlik nedeniyle kafede bulunduğunu, çalışanların yoğunluğa yetişemediğini belirterek şöyle konuştu: “Kalabalık olunca yardım etmek istedim. İki kahveyi hazırladım, suyu da tezgâhtaki şişeden doldurdum. Ardından bir kahve daha yaptım. Su olduğuna inandığım şişeden doldurdum. Olayın nasıl olduğunu anlamaya çalışırken şişelerin deterjan dolu olduğunu öğrendim.” Sıla Nur Ö.: “O an dünyam başıma yıkıldı” İşletmenin çalışanı Sıla Nur Ö. ise ifadesinde, deterjan şişelerinin mutfakta sürekli kullanıldığını, üzerinde herhangi bir uyarı bulunmadığını ve Münire A.’nın yanlış şişeyi kullandığını kendisine söylediği anı şöyle aktardı: “Münire, ‘Kahveyi bu sulardan yaptım’ deyince şok oldum. Şişelerin içinde deterjan vardı. Biz deterjanların renginin sudan farkı olmadığı için bugüne kadar sorun yaşamamıştık. Keşke şişeleri işaretleseydik.” Kafe mühürlendi, soruşturma genişledi Baba Engin Ö. ve işletme sahibi Gülsüm Sude Ö.’nün bilgisine başvurulurken, adli kontrol tedbirleri uygulanmaya devam ediyor. Kafe mühürlenirken, polis ekiplerinin soruşturmayı genişlettiği, kahve örneklerinin incelendiği belirtildi.

Kreşte skandal olay! Haber

Kreşte skandal olay!

Kreşte şok iddia: “Çocuğumun kolu mosmordu” Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, çocuk bakıcısı N.D. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye çıkarıldı ve tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 3 yaşındaki kız çocuğunun babası Y.E.’nin kreşe gittiğinde kızının ağladığını fark etmesiyle ortaya çıktı. Çocuğunun kolundaki morlukları gören baba, iddiaya göre öğretmenin kızını uyuduğu sırada ısırdığını öğrendi. Y.E., yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Çocuğum 10 gün önce kreşe başlamıştı. Eve geldiğinde ağlıyordu, kolu mosmordu. Doktora götürdük, darp raporu aldık. Çocuğum travma geçirdi. Artık başka bir kreşe göndermeyeceğim. Kreşlerde çalışan öğretmenlerin psikolojik testlerden geçmesi gerekiyor.” Olay sonrası soruşturma genişliyor Baba Y.E.’nin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, polis ekipleri kreşin güvenlik kamerası kayıtlarını ve tanık ifadelerini incelemeye aldı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğünü açıkladı. Ailelerden sert tepki: “Çocuklarımız güvende olmalı” Olayın sosyal medyada yayılması üzerine birçok yurttaş, kreşlerde denetimlerin artırılması ve eğitim personelinin psikolojik yeterlilik testinden geçirilmesi çağrısında bulundu. Uzmanlar, bu tür vakaların önüne geçilmesi için okul öncesi kurumlarda kamera kayıtlarının şeffaf biçimde izlenebilmesi ve pedagojik eğitimlerin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ne olmuştu? Edirne’de özel bir kreşte grup sorumlusu olarak çalışan N.D., 3 yaşındaki öğrencisini uyuduğu sırada ısırmakla suçlandı. Ailesinin şikâyeti üzerine gözaltına alınan N.D., çıkarıldığı mahkemece “çocuğa yönelik fiziksel istismar” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.