SON DAKİKA

#Güvenlik Riski

HABER DEĞER - Güvenlik Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Honda Civic modelleri güvenlik riski nedeniyle geri çağrılıyor Haber

Honda Civic modelleri güvenlik riski nedeniyle geri çağrılıyor

Tekerlek bağlantı sistemindeki teknik sorun risk oluşturdu Honda, üretim kaynaklı teknik bir problem nedeniyle Honda Civic modelleri için Avrupa genelinde geri çağırma süreci başlattı. Avrupa Komisyonu kayıtlarına yansıyan bildirimde, bazı araçlarda tekerlek somunlarının gerekli tork değerinde sıkılmadığı ve bunun güvenlik riski oluşturduğu belirtildi. Yüksek hızda kontrol kaybı riski bulundu Teknik incelemelerde özellikle belirli tekerlek yapısına sahip araçlarda somunların zamanla gevşeyebileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun araç hareket halindeyken tekerleğin yerinden çıkmasına, kontrol kaybına ve kazalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Geri çağırma Avrupa’nın birçok ülkesini kapsıyor Süreç Almanya, Fransa, Portekiz, İsveç, Slovakya ve İngiltere’yi kapsıyor. İngiltere’de 2017–2021 yılları arasında üretilen yaklaşık 46 bin Civic modelinin etkilendiği tahmin edilirken, diğer ülkelerle birlikte toplam sayının yüz binlere ulaşabileceği belirtiliyor. Servis kontrolleri ücretsiz yapılacak Honda, araç sahipleriyle iletişime geçileceğini ve yetkili servislerde gerekli kontrollerin ücretsiz gerçekleştirileceğini açıkladı. Sorun tespit edilmesi halinde teknik düzeltmelerin de ücretsiz yapılacağı bildirildi. Araç sahipleri şasi numarasıyla kontrol yapabilecek Şirket, sürücülerin resmi internet sitesi üzerinden şasi numarasıyla araçlarının geri çağırma kapsamında olup olmadığını öğrenebileceğini duyurdu. Uzmanlar, tekerlek ve bağlantı sistemlerine ilişkin teknik uyarıların dikkate alınmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Resmi Gazete kararı: 3 elektronik para kuruluşunun faaliyet izni iptal edildi Haber

Resmi Gazete kararı: 3 elektronik para kuruluşunun faaliyet izni iptal edildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) üç elektronik para ve ödeme kuruluşuna ilişkin kararı 21 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre TTM Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş., Klon Ödeme Kuruluşu A.Ş. ve Fzypay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izinleri iptal edildi. İptal gerekçeleri kuruluşlara göre farklılık gösterdi. TTM’nin faaliyet izni şartların kaybedilmesi nedeniyle iptal edildi Yayımlanan tebliğe göre TTM Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni, verilen yetkinin bir yıl içinde kullanılmaması ve ilgili kanunda belirtilen faaliyet şartlarının kaybedildiğinin tespit edilmesi gerekçesiyle iptal edildi. Kararın dayanağını Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri oluşturdu. Klon Ödeme için güvenlik riski değerlendirmesi yapıldı Klon Ödeme Kuruluşu A.Ş.’nin faaliyet izni ise kanunda belirtilen şartların kaybedilmesi ve kurumun faaliyetlerine devam etmesinin ödemelerin güvenliği açısından risk oluşturduğunun değerlendirilmesi üzerine iptal edildi. Merkez Bankası’nın bu kararı, ödeme sistemlerinin güvenliğine ilişkin denetim çerçevesinde alındı. Fzypay faaliyetlerden feragat ettiğini bildirdi Fzypay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni ise kuruluşun yetkiden feragat ettiğini veya faaliyetlerini durdurduğunu Merkez Bankası’na bildirmesi nedeniyle iptal edildi. Bu karar, kanunun yetkiden açık feragat durumlarını düzenleyen maddesine dayandırıldı. Denetimler sürüyor Merkez Bankası’nın elektronik para ve ödeme kuruluşlarına yönelik denetimlerinin, finansal sistemin güvenliği ve tüketici haklarının korunması amacıyla sürdüğü belirtiliyor. Son karar, sektörde lisans şartlarının yerine getirilmesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP Haber

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP

Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü (BAAE) Başkanı ve Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Yardımcıoğlu, Yeni Akit gazetesinde Muhammet Kutlu’ya verdiği röportajda, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi ve parti yönetimi hakkında dikkat çekici iddialarda bulundu. Yardımcıoğlu, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası CHP içinde örgütlendiğini savunarak, partinin mevcut yönetiminin Türkiye için ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu ileri sürdü. “15 Temmuz’dan sonra CHP içinde örgütlendiler” iddiası Röportajda konuşan Prof. Dr. Yardımcıoğlu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından FETÖ yapılanmasının yön değiştirdiğini öne sürdü. Bu süreçte örgüt üyelerinin CHP çatısı altında toparlandığını iddia eden Yardımcıoğlu, ana muhalefet partisinin bu yapılanma tarafından ele geçirildiğini savundu. Yardımcıoğlu’na göre, söz konusu yapılanma CHP üzerinden yeniden devlet ve hükümet üzerinde etkili olmaya çalışıyor. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hedefte Yardımcıoğlu, iddialarını daha da ileri taşıyarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı **Ekrem İmamoğlu**nu doğrudan hedef aldı. FETÖ’nün bu iki isim üzerinden siyasi bir yapılanma kurduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in parti içindeki konumunun “örgütsel bir planın parçası” olduğunu öne sürdü. “Kılıçdaroğlu hançerlenerek saf dışı bırakıldı” savı CHP’nin önceki Genel Başkanı **Kemal Kılıçdaroğlu**na ilişkin de iddialarda bulunan Yardımcıoğlu, kurultay sürecinde şaibe yaşandığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun “arkasından hançerlenerek” parti yönetiminden uzaklaştırıldığını öne süren Yardımcıoğlu, kongrede rüşvet dağıtıldığı ve bu süreçte CHP’nin FETÖ bağlantılı yapılara teslim edildiğini iddia etti. “Kayyum atansın, kongre iptal edilsin” çağrısı Yardımcıoğlu, CHP’ye yönelik eleştirilerini kurumsal düzeye taşıyarak radikal bir müdahale çağrısında bulundu. Parti kongresinin “mutlak butlan” kararıyla iptal edilmesi gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye kayyum olarak atanmasını önerdi. Bu adımın, partinin mevcut yönetimden kurtarılması için zorunlu olduğunu ileri sürdü. “CHP dış güçlerin aparatı haline geldi” iddiası Röportajın ilerleyen bölümünde CHP yönetiminin dış bağlantılarla hareket ettiğini öne süren Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in Avrupa’daki temaslarını da bu çerçevede değerlendirdi. Özel’in Avrupa’daki sosyal demokrat çevrelerle kurduğu ilişkilerin arkasında FETÖ etkisi olduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, CHP’nin “küreselci yapılar tarafından yönlendirilen bir aparat” haline getirildiğini savundu. “Silivri” çıkışıyla gerilim tırmandı Yardımcıoğlu’nun en sert açıklamaları ise röportajın son bölümünde geldi. CHP’yi “devlet ve millet için en büyük beka meselesi” olarak tanımlayan Yardımcıoğlu, Özgür Özel ve parti yönetimine yönelik tutuklama çağrısında bulundu. Dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, CHP yönetiminin yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Siyasi tartışmalar yeniden alevlenebilir Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu’nun bu açıklamaları, ana muhalefet partisi CHP ve özellikle Özgür Özel liderliğindeki yönetimi doğrudan hedef alması nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya aday. İddiaların siyasi arenada yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

ATM’den para çekmede büyük değişiklik kapıda Haber

ATM’den para çekmede büyük değişiklik kapıda

Yüksek enflasyon nedeniyle nakit ihtiyacının arttığı, mevcut ATM limitlerinin yurttaşlar için yetersiz kaldığı bu dönemde bankacılık sektöründen dikkat çeken bir adım geldi. Yeni yıldan itibaren ATM’lerden para çekme sistemi ikiye ayrılıyor ve limitler ATM’nin bulunduğu yere göre değişecek. Şube içi ve şubeye bitişik ATM’lerde limitler ciddi şekilde yükseliyor Yeni düzenlemeye göre banka şubelerinin içinde yer alan ya da şube binasına bitişik olan ATM’lerde günlük para çekme limiti önemli ölçüde artırılacak. Hâlihazırda birçok bankada 10–15 bin lira bandında kalan komisyonsuz para çekme sınırlarının kaldırılması ve bu ATM’lerde günlük limitin 50 bin liranın üzerine çıkarılması planlanıyor. Böylece yurttaşların vezneye yönelmek zorunda kalmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. AVM, metro ve cadde üzerindeki ATM’lerde artış sınırlı kalacak Şube dışı olarak tanımlanan, alışveriş merkezleri, metro istasyonları ve cadde üzerindeki ATM’lerde de limit artışı yapılacak ancak bu artış daha düşük seviyede tutulacak. Bu noktalardaki ATM’lerden çekilebilecek günlük tutar, şube içi ATM’lerde olduğu gibi 50 bin liranın üzerine çıkmayacak. Bankalar neden iki ayrı limit uyguluyor? Sektör kaynaklarına göre bu ayrımın temelinde maliyet ve güvenlik hesapları yer alıyor. Şube içindeki veya şubeye bitişik ATM’lerin para dolumu, nakit takibi ve güvenliği bankaların kendi personeli tarafından daha hızlı ve düşük maliyetle sağlanabiliyor. Buna karşılık uzak noktalardaki ATM’lere nakit taşıma işlemi hem güvenlik riski hem de yüksek operasyonel maliyet anlamına geliyor. Amaç: Nakit akışını hızlandırmak, giderleri azaltmak Yeni sistemle birlikte bankalar, yurttaşları şubeye yakın ATM’lere yönlendirmeyi, nakit dolaşımını daha kontrollü ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Düzenlemenin, hem bankaların operasyonel yükünü azaltması hem de yurttaşların yüksek tutarlı nakit ihtiyaçlarını daha kolay karşılaması bekleniyor. ATM’lerde başlayacak bu yeni dönem, özellikle maaş günleri ve artan nakit ihtiyacı nedeniyle yaşanan limit sorunlarını ne ölçüde çözeceği açısından yakından izleniyor.

Avrupa Kalesi’nde duvarlar yükseliyor: Sınır dışı merkezleri AB topraklarının dışına taşınıyor! Haber

Avrupa Kalesi’nde duvarlar yükseliyor: Sınır dışı merkezleri AB topraklarının dışına taşınıyor!

Reddedilenler Avrupa dışına gönderilecek Yeni paketin en tartışmalı ve radikal maddesi, geri gönderme merkezlerinin konumu oldu. Uzlaşmaya göre, AB sınırları dışında inşa edilecek merkezlere, iltica başvurusu kabul edilmeyen kişiler gönderilecek. Ayrıca bir devrim niteliğindeki kararla, bir üye ülkede alınan "geri gönderme kararı" artık tüm AB genelinde otomatikman geçerli sayılacak. Böylece bir ülkeden ret cevabı alan sığınmacı, şansını başka bir AB ülkesinde deneyemeyecek. İş birliği yapmayana hapis ve para kesintisi İltica başvurusu reddedilen kişiler için çember daralıyor. Yetkililerle iş birliği yapmayan, kimlik belgelerini ibraz etmeyen veya süreçte zorluk çıkaranlara yönelik cezalar sertleştirildi. Bu kişilerin: Maddi ödenekleri kesilecek, Ülkeye giriş yasakları uzatılacak, Bazı durumlarda hapis cezası uygulanabilecek. Güvenlik riski taşıyanlar için tutukluluk süreleri uzatılacak. Kabul etmeyen kişi başı 20 bin euro ödeyecek Zirvede, üye ülkeler arasındaki "dayanışma mekanizması" konusunda da el sıkışıldı. Yunanistan ve İtalya gibi sınır ülkelerinin yükünü hafifletmek amacıyla yılda 30 bin sığınmacının diğer üye ülkelere dağıtılması kararlaştırıldı. Mülteci kabul etmek istemeyen ülkeler ise kabul etmedikleri her sığınmacı için 20 bin euro ödeme yaparak bu sorumluluktan muaf olabilecek. Fransa başvurularda zirvede AB resmi verilerine göre 2025’in ilk yarısında en fazla iltica başvurusu alan ülke 78 bin ile Fransa oldu. Onu İspanya ve Almanya takip etti. Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi sonrası yaşanan gelişmelerin etkisiyle toplam başvurularda geçen yıla oranla yüzde 23’lük bir düşüş kaydedildiği belirtildi. Sivil toplum kuruluşları ise yeni paketi "insan haklarını tehlikeye attığı" gerekçesiyle eleştiriyor.

Pistte uçağın peşinden koştular! Köln Havalimanı’nda akıl almaz panik Haber

Pistte uçağın peşinden koştular! Köln Havalimanı’nda akıl almaz panik

Almanya’nın Köln kentinde Bükreş’e gitmek üzere olan iki yolcunun neden olduğu kriz, havalimanında büyük paniğe yol açtı. Uçağa geç kalan 28 ve 47 yaşındaki iki Rumen yolcu, biniş kapısının kapanmasının ardından acil çıkışı kırarak piste indi ve kalkış için hazırlanan Airbus A321'in peşinden koştu. Havalimanı ekibi ve polis alarma geçerken, iki kişi canlarını tehlikeye atarak pilota bağırarak kendilerini içeri almaya çalıştı. Yolcular acil çıkışı kırıp piste indi, motoru çalışan uçağın altına kadar girdi Olay, Köln/Bonn Havalimanı’nda Bükreş seferini kaçıran iki yolcunun panikle acil çıkış camlarını kırmasıyla başladı. Alarmın devreye girmesiyle birlikte terminalde büyük hareketlilik yaşanırken, iki kişi apron bölgesine koşarak yasaklı alana girdi. Yolcular, kalkış hazırlığı yapan Airbus A321'e doğru ilerleyerek, çalışan motorların tehlikesine rağmen uçağın altına kadar ulaştı. Pilotun duyacağı umuduyla dakikalarca bağırdılar ama sonuç polis gözaltısı oldu İkilinin, “Bizi alın!” diye bağırarak pilota seslerini duyurmaya çalıştığı bildirildi. Ancak havalimanı personeli hızla müdahale ederek iki yolcuyu etkisiz hale getirdi. Olay yerine gelen polis ekiplerine teslim edilen yolcular hakkında, “özel mülke izinsiz giriş” ve havacılık güvenliğini tehlikeye atma gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Görüntüler sosyal medyada yayıldı: ‘Motora çekilebilirdiniz!’ Tepki çeken olay, kısa sürede sosyal medyada viral oldu. Bir uçuş görevlisi, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Böyle bir şey yapıp işe yarayacağını düşünmek için ne kadar sorumsuz olmak gerekiyor? Ya tutuklanırsınız ya da daha kötüsü, uçağın motoruna çekilebilirsiniz.” Havalimanı güvenliği yeniden tartışma konusu olurken olayın soruşturması sürüyor Havalimanı yetkilileri, acil çıkışın kırılması ve apron güvenliğinin ihlali nedeniyle olayın ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu vurguladı. Alman polisi, ikilinin hem havacılık kanunlarını hem de genel güvenlik kurallarını ihlal edip etmediğini detaylı biçimde araştırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.