SON DAKİKA

#Güvenlik Sorunu

HABER DEĞER - Güvenlik Sorunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik Sorunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Fidan Katar’da konuştu: "Hürmüz Boğazı bir silah olarak kullanılmamalı" Haber

Bakan Fidan Katar’da konuştu: "Hürmüz Boğazı bir silah olarak kullanılmamalı"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirdiği temasların ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgedeki istikrarsızlığın küresel yansımalarını değerlendirdi. Hürmüz Boğazı'ndaki durumun enerji güvenliğini ve dünya ekonomisini doğrudan etkilediğini belirten Fidan, boğazın kapalı kalmasının dünya genelinde büyük bir ekonomik baskı oluşturduğunu ifade etti. "Seyrüsefer güvenliği hayata geçmeli" Hürmüz Boğazı'nın bir "silah" olarak kullanılmasının bölge istikrarı kadar dünya ekonomisi için de büyük bir risk olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, Türkiye'nin sürecin bir an önce çözülmesinden yana olduğunu belirtti. Fidan, "Bizim bu süreçte taraf olduğumuz kısım, seyrüsefer güvenliğinin bir an önce hayata geçmesi, savaşa geri dönülmemesi ve Hürmüz Boğazı'nın açılması üzerinedir" diyerek, her iki tarafın da savaşın durmasını arzuladığını dile getirdi. "İsrail'in politikaları küresel bir güvenlik sorunu" Konuşmasında İsrail'in bölgedeki faaliyetlerine de değinen Fidan, İsrail'in yayılmacı politikalarının artık küresel bir güvenlik sorunu haline geldiğini savundu. İsrail'in Suriye ve Gazze'deki tavırlarının çok sayıda can kaybına yol açtığını belirten Fidan, Gazze'deki ateşkes ihlallerinin en üst seviyeye ulaştığını ifade etti. Dünya kamuoyunun önümüzdeki dönemde bu politikalara karşı daha fazla tepki göstereceğine inandığını da sözlerine ekledi. Katar'dan İran'a "şantaj" uyarısı Ortak basın açıklamasında söz alan Katar Dışişleri Bakanı Al Sani de Hürmüz Boğazı konusundaki endişelerini paylaştı. Al Sani, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı Körfez ülkelerine karşı bir baskı veya şantaj aracı olarak kullanmaması gerektiğini vurguladı. Taraflar, geçiş emniyetinin sağlanması ve krizin derinleşmemesi için yürütülen diplomatik çabaların desteklenmesi konusunda görüş birliğine vardı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil” Haber

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil”

Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politika, Batı dünyasında giderek daha sert tartışmaların konusu haline geliyor. Uluslararası analizlerde Ankara’nın bölgesel gücünü artırma hamleleri, NATO ile ilişkileri ve Hamas ile bağlantıları üzerinden yeni bir “jeopolitik risk” olarak tanımlanıyor. Türkiye “yeni İran mı?” tartışması yeniden gündemde Batı merkezli analizlerde, İran’ın bölgedeki etkisinin zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin yeni bir güç odağı olarak öne çıktığına dikkat çekiliyor. Bu değerlendirmelerde Türkiye’nin İran’la birebir aynı olmadığı vurgulansa da, izlediği politikaların Batı çıkarlarıyla giderek daha fazla çeliştiği ifade ediliyor. Analize göre Türkiye’nin ideolojik olarak İran’dan farklı olması, yarattığı stratejik sonuçları değiştirmiyor. Asıl tartışma, Ankara’nın NATO ve ABD’nin güvenlik çıkarlarını zayıflatıp zayıflatmadığı üzerine yoğunlaşıyor. Kıbrıs’taki askeri hamle “gerilimi tırmandırdı” Türkiye’nin Mart ayında Kıbrıs’ın kuzeyine Amerikan yapımı F-16 savaş uçakları konuşlandırması, analizde “önemli bir askeri tırmanış” olarak değerlendirildi. Bu adımın yalnızca bölgesel güç gösterisi değil, aynı zamanda İsrail’e yönelik dolaylı bir mesaj olduğu ifade ediliyor. Söz konusu hamlenin, tartışmalı bir bölgede askeri varlığı artırması nedeniyle uluslararası hukuk ve ittifak dengeleri açısından da tartışma yarattığı belirtiliyor. Hamas ile ilişkiler en kritik başlıklardan biri Analizde en sert eleştirilerden biri Türkiye’nin Hamas ile ilişkilerine yöneltiliyor. Ankara’nın bu ilişkiyi yalnızca siyasi destekle sınırlı tutmadığı, örgütün Türkiye’de faaliyet yürütmesine imkân tanıdığı iddia ediliyor. Türkiye’nin Hamas’a yönelik tutumu, NATO üyesi bir ülkenin ABD tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanan bir yapıyla yakın ilişkiler kurması açısından Batı’da ciddi bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hamas’ı terör örgütü olarak görmemesi de bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. S-400 krizi ve NATO ile çelişen politikalar Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, analizde NATO ile yaşanan en büyük kırılmalardan biri olarak öne çıkıyor. Bu kararın, ABD’nin F-35 programını riske attığı ve Türkiye’nin programdan çıkarılmasına yol açtığı hatırlatılıyor. Ankara’nın hem Batı savunma sistemlerine entegre olmak istemesi hem de Rusya ile askeri iş birliklerini sürdürmesi, “çelişkili ve riskli bir strateji” olarak tanımlanıyor. Rusya-Ukrayna savaşında “çifte politika” eleştirisi Türkiye’nin Ukrayna’ya insansız hava araçları satarken, aynı zamanda Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmaması da analizde eleştirilen başlıklar arasında yer alıyor. Ankara’nın Rusya ile ekonomik ilişkilerini sürdürmesi ve finansal akışlara alan açması, NATO’nun ortak tutumuyla uyumsuz bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Doğu Akdeniz ve bölgesel güç hedefi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarını genişletme girişimleri ile Afrika Boynuzu, Suriye ve Katar’daki askeri varlığını artırması, analizde “bölgesel hegemonya arayışı” olarak yorumlanıyor. Bu çerçevede Türkiye’nin yalnızca savunma değil, aynı zamanda etki alanını genişletmeye yönelik aktif bir dış politika izlediği belirtiliyor. “Sorun Türkiye’yi yanlış tanımlamak değil, görmezden gelmek” Analizin sonuç bölümünde, Türkiye’nin birebir “yeni İran” olmadığı ancak artık klasik bir NATO müttefiki gibi davranmadığı vurgulanıyor. Asıl riskin Türkiye’yi abartmak değil, aksine değişen dış politika yönelimini görmezden gelmek olduğu ifade ediliyor. Batı’nın Ankara’ya yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiği dile getiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist HABER: Ferhat ÖZMEN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.