SON DAKİKA

#Haber

HABER DEĞER - Haber haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haber haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hande Sarıoğlu’ndan zehir zemberek sözler! Haber

Hande Sarıoğlu’ndan zehir zemberek sözler!

Ünlü spikerlere yönelik uyuşturucu operasyonunda adı geçen Beyaz TV Ana Haber spikeri Hande Sarıoğlu, hakkındaki iddialara ateş püskürdü. Gözaltına alındığı söylentilerini kesin bir dille yalanlayan ve temiz çıkan uyuşturucu testini paylaşan Sarıoğlu, "Sizin yapacağınız habere tüküreyim. Ben alayınıza fazla gelirim" diyerek sert tepki gösterdi. "Gram beyniniz yok mu?" Kendi isteğiyle ifadeye gittiğini ve herhangi bir gözaltı işleminin uygulanmadığını belirten Sarıoğlu, şu an ekranlarda olmasının masumiyetinin kanıtı olduğunu savundu. Sarıoğlu, "Hakkımda bir suçlama olsaydı, sağlık kontrolü yapılsaydı ben işime dönebilir miydim? Derhal işime son verilirdi. Gram beyniniz yok mu? Bunlar belgeli işler" ifadelerini kullandı. Test sonucunu paylaşıp beddua etti Sosyal medya hesabından uyuşturucu testinin sonucunu paylaşan ünlü spiker, kendisine iftira atanlara karşı ağır ifadeler kullandı: "Benim adım geçiyor mu iyi bakın! Bana iftira atanlar utanır mı bilmem ama ben kimseye hakkımı helal etmiyorum. Güneş balçıkla sıvanmaz. Hakkıma giren herkesin Allah bin belasını versin. Gün yüzü görmeyin, beter olun." "Delikanlılığıma beton yetmez" Hakkında asılsız haber yapanlara karşı yasal işlem başlattığını duyuran Sarıoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: "Bu kızla alakalı bir resmi haber de görmedik. Spikeriz diye ahlakımın olmadığı bir dosyaya adımı nasıl karıştırabilirsiniz? Ben alayınıza fazla gelirim. Benim delikanlılığıma beton yetmez. Beni ne bir erkekle ne de bir kadınla karıştırmayın."

Hukuk sisteminde akıl almaz çelişki: Aynı habere Ankara'da 'gazetecilik', İstanbul'da 9 yıl hapis! Haber

Hukuk sisteminde akıl almaz çelişki: Aynı habere Ankara'da 'gazetecilik', İstanbul'da 9 yıl hapis!

Ankara 'Halkı bilgilendirme hakkı' dedi, İstanbul İse 'iftira ve yanıltıcı bilgi' suçlamasıyla harekete geçti BirGün gazetesinde 30 Ağustos 2025 tarihinde yayımlanan ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) harcamalarını konu alan "Skandalın RTÜK ayağı neden araştırılmıyor?" başlıklı haber, hukuk dünyasında şaşkınlık yaratan bir çelişkiyi ortaya çıkardı. Haberin yayımlanmasının ardından dönemin RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Ekim 2025 tarihinde dosyayı inceledi ve haberin "toplumu bilgilendirme amacıyla yazılan bir habercilik faaliyeti" olduğuna hükmederek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ancak aynı habere ilişkin kurum tarafından yapılan şikayet üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara'daki kararı görmezden gelerek 27 Kasım 2025 tarihinde gazeteci İsmail Arı hakkında iddianame hazırladı. Ankara'nın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdiği satırlar için İstanbul'daki savcılık, gazetecinin cezalandırılmasını istedi. Mahkeme salonunda zorlu sınav İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ankara'nın "hakaret suçu oluşmadı" tespitinin aksine, İsmail Arı'nın "Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret" ve "İftira" suçlarından yargılanması talep edildi. Sürecin daha da ağırlaşmasına neden olan gelişme ise mahkemenin tensip zaptında yaşandı; suçlamalara son yıllarda gazetecilere yönelik sıkça kullanılan "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" maddesi de eklendi. Ebubekir Şahin'in mağdur sıfatıyla yer aldığı davada, gazeteci Arı hakkında 9 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Hukukçuların ve basın meslek örgütlerinin yakından takip ettiği bu davanın ilk duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 9 Haziran 2026 tarihinde görülecek.

Hakan Fidan’dan sert mesaj Haber

Hakan Fidan’dan sert mesaj

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Mısır’ın El-Alameyn kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında, İsrail’in Gazze’yi tamamen işgal etme planına sert tepki gösterdi. Fidan, “Netanyahu hükümetinin açıkladığı bu plan, İsrail’in yayılmacı ve soykırımcı politikasının yeni bir aşamasıdır. Sonuna kadar reddediyoruz” dedi. “İslam dünyası birlik olmalı” Fidan, bu gelişmeye karşı İslam dünyasının tam dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğinin altını çizerek, “İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı olarak, Teşkilatı acil toplantıya çağırma kararı aldık. İsrail’in soykırım politikalarına karşı uluslararası hukuku ve insani değerleri en güçlü şekilde savunacağız” ifadelerini kullandı. “Filistin Filistinlilerindir” Filistin halkının kendi topraklarından çıkarılmasını hedefleyen her girişimin geçersiz olduğunu vurgulayan Fidan, “Bu tür senaryolar başarısız olmaya mahkumdur. Türkiye ve Mısır olarak Gazze’nin işgaline karşı durmaya devam edeceğiz” dedi. Gazze’ye 102 bin ton yardım Gazze’deki insani krizin derinleştiğini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin bugüne kadar bölgeye yaklaşık 102 bin ton insani yardım gönderdiğini, yardımların ulaştırılmasında Mısır ile yürütülen yakın işbirliğinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. “İşgal planı hukuksuz ve insanlık dışı” Fidan, konuşmasını “Filistinlilerin iradesi yok sayılamaz. İsrail’in bu planı uluslararası hukuka aykırıdır ve insanlık vicdanında asla kabul görmeyecektir” sözleriyle tamamladı.

Putin, Trump ve Zelenski'ye sürpriz davet: Lukaşenko'dan 'havada ateşkes' planı Haber

Putin, Trump ve Zelenski'ye sürpriz davet: Lukaşenko'dan 'havada ateşkes' planı

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, dünya kamuoyunun gündemine oturacak bir diplomatik çağrı yaptı. Belta haber ajansına göre Time dergisine verdiği röportajda Ukrayna-Rusya Savaşı'na dair açıklamalarda bulunan Lukaşenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'nin üçlü bir zirvede buluşmasını önerdi. Bu öneri, savaşın gidişatı açısından yeni bir ihtimali masaya getirdi. ABD ile iletişim kanalları açık Lukaşenko, savaşın başlamasından bu yana Minsk-Washington ilişkilerinin kötüleştiğini ancak istihbarat servisleri aracılığıyla iletişim kanallarının devam ettiğini belirtti. ABD'nin Belarus'a ziyaretler gerçekleştirmesi konusunda inisiyatif sahibi olduğunu kaydeden Lukaşenko, ABD heyetlerinin Rusya'ya iletilmek üzere bazı konuları kendisine aktardığını, bunlardan birinin de havada ateşkes meselesi olduğunu söyledi. Nükleer füze uyarısı Askeri konularda Rusya ile müttefiklik ilişkilerinin devam ettiğinin altını çizen Lukaşenko, yıl sonuna kadar nükleer başlık taşıyabilen "Oreşnik" füze sistemine sahip olacaklarını ve bu füzelerin konuşlanacağı ilk mevzilerin belirlendiğini açıkladı. Lukaşenko, "Biz intiharcı değiliz. Ancak sınırımızı biri geçerse, elimizdeki tüm silahlarla derhal karşılık vereceğiz. Bu bir gözdağı değil, sadece bir uyarı" ifadelerini kullandı. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'nun, Rusya-Ukrayna Savaşı'nı sonlandırmak amacıyla Putin, Trump ve Zelenski'yi bir araya getirme önerisi uluslararası gündemde yer buldu. Bu önerinin pratik olarak ne kadar uygulanabilir olduğu tartışmalı olsa da, savaşın diplomatik çözümü için yapılan çağrıların devam ettiğini gösteriyor. Gözler, tarafların bu beklenmedik çağrıya vereceği yanıtlarda.

Aydoğan Doğan’dan komisyonun gizlilik kararına tepki: Bu karardan bir an önce dönün! Haber

Aydoğan Doğan’dan komisyonun gizlilik kararına tepki: Bu karardan bir an önce dönün!

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun aldığı 10 yıllık gizlilik kararı, siyasi tepkilere neden oldu. İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, resmi X hesabından yaptığı paylaşımda kararın yanlış olduğunu savundu. Doğan açıklamasında, “Türkiye toplumunun geçmiş 50 yılını etkileyen ve gelecek 1000 yılını da etkileyecek olan komisyonun gizlilik kararı alması ne kadar doğru? Şeffaf olmayan bir komisyonun aldığı kararların toplum nezdinde meşruiyeti olur mu? Hele de komisyonun amacı, yöntemi ve kapsayıcılığı hususunda toplum ve siyaset ikiye bölünmüşken! Gizlilik kararı süreci akamete uğratır. Bu karardan bir an önce dönün” ifadelerini kullandı. Komisyonun ikinci toplantısında alınan karara göre tutanaklar 10 yıl süreyle kamuoyuyla paylaşılmayacak. TBMM’de kurulan komisyonun aldığı gizlilik kararı, çözüm süreci benzeri kritik süreçlerde şeffaflık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Karar, destekleyenler tarafından güvenlik ve müzakere gizliliği açısından gerekli görülse de, karşıtları demokratik meşruiyetin zedeleneceği ve kamuoyunun bilgilendirilmemesinin sürece olan güveni sarsacağı görüşünde. Önümüzdeki günlerde, hem siyasi partilerin hem de kamuoyunun bu karara vereceği tepki, komisyonun çalışmalarının seyrini belirleyebilir.

İsrail Gazze Şehri’ni işgal planını onayladı Haber

İsrail Gazze Şehri’ni işgal planını onayladı

İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Gazze kentinin tamamını kontrol altına almayı hedefleyen planı kabul etti. Yerel kaynaklara göre, operasyonun yalnızca Gazze kentini kapsayacağı ve diğer bölgelere yayılmayacağı belirtildi. Plan, sivillerin 7 Ekim’e kadar tahliye edilmesini ve ardından Hamas’a karşı kara harekâtı ile kuşatma başlatılmasını öngörüyor. Planın ayrıntıları ve hedefler İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, planın “savaşı sona erdirmek” amacıyla beş ilkeye dayandığı aktarıldı: Hamas’ın silahsızlandırılması, rehinelerin iadesi, Gazze Şeridi’nin tamamen silahsızlandırılması, İsrail’in güvenlik kontrolü ve Hamas veya Filistin Yönetimi dışında alternatif bir yönetim kurulması. Açıklamada, “işgal” yerine “kontrol” kelimesinin kullanılmasının hukuki yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla tercih edildiği vurgulandı. Rehineler ve insani kaygılar Gazze’de hâlâ 50 rehinenin bulunduğu, bunlardan 20’sinin hayatta olduğu tahmin ediliyor. Rehinelerin aileleri, planın yakınlarının yaşamını tehlikeye atacağını ve bölgede insani krizi derinleştireceğini savunuyor. İsrail kamuoyunda ise çoğunluğun, rehinelerin serbest bırakılması için Hamas ile anlaşma yapılmasından yana olduğu belirtiliyor. Uluslararası yankılar ve olası etkiler Plan, uluslararası toplumda da tartışma konusu. Eleştiriler, operasyonun bölgedeki insani durumu ağırlaştıracağı yönünde. İsrail yönetimi ise adımı, Hamas’a karşı stratejik baskı unsuru olarak görüyor. İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki yeni planı, bölgede tansiyonu daha da yükseltecek gibi görünüyor. Hem güvenlik hem de insani boyutu olan bu adımın, diplomatik çözüm yollarını zorlaştırma ihtimali yüksek. Bölgedeki gelişmelerin, önümüzdeki haftalarda uluslararası siyasetin en sıcak gündemlerinden biri olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.

CHP’li Nazlıaka’dan Karaman’daki istismar iddiasına sert tepki Haber

CHP’li Nazlıaka’dan Karaman’daki istismar iddiasına sert tepki

Karaman’ın Başyayla ilçesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi'nde kalan genç bir kıza yönelik cinsel istismar iddiası kamuoyunda büyük tepki çekti. Olayın basına yansımasının ardından CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, ilçeye giderek açıklamalarda bulundu. Nazlıaka, olayın “münferit değil, sistematik bir çürümüşlüğün yansıması” olduğunu vurguladı ve bakanlığı göreve çağırdı. “Türkiye’nin her yerinden feryatlar yükseliyor. Bu düzeni artık bakanların açıklamalarıyla değiştiremeyiz. Bu düzen ancak erken seçimle değişir.” “Evet istismara uğramış olabilir ama reşitti” sözleri tepki çekti Nazlıaka, olay sonrası Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü’nü aradığını, müdürün izinde olduğunu ancak müdür yardımcısıyla görüştüğünü söyledi. Görüşmede “Evet, istismara uğramış olabilir ama zaten reşitti” yanıtını aldığını belirten Nazlıaka, bu sözleri “akıllara ziyan” olarak nitelendirdi. Bakanlığın, bu ifadeyi kullanan kişi hakkında soruşturma başlattığını belirten Nazlıaka, “Bakanlığın yapması gerekeni yapmasına teşekkür etmek zorunda kalıyoruz. Bu bile bu sistemin geldiği noktayı gösteriyor” dedi. “Devlete güvenemeyeceksem kime güveneceğim?” Nazlıaka, istismara uğrayan genç kızla görüştüğünü ve onun şu sözlerini aktardı: “Ben devlete teslimim, devletin çocuğu diye geçiyor benim adım. Bize hep öyle dediler. Ben devlete güvenemeyeceksem, kime güveneceğim?” Nazlıaka, bu sözlerin ülkedeki çocuk koruma sisteminin geldiği durumu ortaya koyduğunu söyleyerek, “Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak çocuklarımızın sahipsiz kalmasına izin vermeyeceğiz” dedi. “Bu sapkın zihniyet cezasız kaldıkça yayılıyor” Nazlıaka, Türkiye'de yaşanan bu tür vakaların üzerinin örtülmesinin “sapkın zihniyetleri cesaretlendirdiğini” belirtti. “Diplomalar, vatandaşlık belgeleri, ilaç reçeteleri sahte. Ama gerçek olan şey şu: bu sapkın zihniyet her geçen gün daha fazla kol geziyor.” “Bu kişi nasıl koruyucu aile olabildi?” Nazlıaka, istismarla suçlanan kişinin 6 yaşında bir kız çocuğunu evlat edindiğini de açıkladı. Bu durumun da ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek şu soruları sordu: “Bu şahıs hangi liyakatle atanmıştır? Nasıl koruyucu aile olabilmiştir? O küçük çocuğun güvenliği ne durumda? Bu sürecin takipçisi olacağız.” “Bağımsız denetim şart, sessiz kalmayacağız” Nazlıaka, Karaman’da benzer bir olayın daha önce yaşandığını, ancak faile hızla emeklilik verilerek üzerinin örtüldüğünü de iddia etti. Bağımsız denetim mekanizmalarının devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Nazlıaka, açıklamasını şöyle tamamladı: “Devlet olmanın gereğini unutmuş olanlara sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Bu ülkede çocuklar sahipsiz değil. Bizler onların yanında olmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.