SON DAKİKA

#Habertürk

HABER DEĞER - Habertürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Habertürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mehmet Akif Ersoy dosyasında kan donduran ifade Haber

Mehmet Akif Ersoy dosyasında kan donduran ifade

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy hakkındaki dosya, 35 yaşındaki bir kadın spikerin ifadeleriyle sarsıldı. Soruşturma dosyasına giren şok ifadelerde; uyuşturucu partileri, gizli evler ve "üçlü ilişki" itirafları yer aldı. Tanık spiker, Ersoy'un parayı rulo yaparak kokain içtiğini ve kendisini başkalarıyla ilişkiye zorladığını öne sürdü. "Parayı rulo yapıp kokain çektiler" İfadesinde olaylara tanık olduğunu belirten kadın spiker, Ersoy'un uyuşturucu kullandığı anları detaylarıyla anlattı. Spiker, Etiler'deki evde gerçekleşen bir buluşmayı şu sözlerle kayda geçirdi: "Bir gün Etiler'deki evde buluştuk. Mustafa Manaz, Mehmet Akif Ersoy ve Ece A., parayı rulo yaparak kokain içtiler." Mide bulandıran "Üçlü ilişki" itirafı Tanık ifadesindeki en çarpıcı bölüm ise cinsel içerikli suçlamalar oldu. Ersoy'un Mustafa Manaz ile ortak kullandığı iddia edilen evde yaşananları anlatan spiker, şunları söyledi: "Etiler'deki eve gittim, evde Akif vardı. Daha sonra Manaz da geldi. Akif'le ilişkiye başladık. O sırada Manaz odaya girip bana dokunmaya başladı ve üçlü ilişki yaşadık." Kadın spiker ayrıca, bir başka olayda Ahmet Göçmez isimli şahsın odaya girip gömleğini almak istediğini, kendisinin "Neler oluyor?" tepkisine Ersoy'un "Ne olacak, izlesin" yanıtını verdiğini iddia etti. "Bebek ve Etiler'de gizli evleri vardı" Ersoy ile 2024 yılında tanıştığını belirten spiker, ünlü gazetecinin evli olduğu dönemde "garçonniere" (bekar evi) olarak kullandığı iki ayrı evi olduğunu öne sürdü: "O dönem çok güçlüydü, iş arıyordum. Ersoy evli olduğu halde hem Bebek'te hem de Etiler'de Mustafa Manaz ile ortak kullandığı iki ayrı evi vardı. Eşi sürekli aradığı için görüşmelerimiz kısıtlı sürüyordu."

Ela Rümeysa Cebeci’den İsmail Saymaz’ın iddiasına flaş yalanlama Haber

Ela Rümeysa Cebeci’den İsmail Saymaz’ın iddiasına flaş yalanlama

Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan HaberTürk spikeri Ela Rümeysa Cebeci, gazeteci İsmail Saymaz'ın gündeme getirdiği "Telefondan Mehmet Akif Ersoy’un fotoğrafı çıktı" iddiasını kesin bir dille yalanladı. Cebeci, telefonunun incelemede olduğunu ve saklayacak hiçbir şeyi bulunmadığını belirterek, "İddia doğru değildir. Telefonumda Mehmet Akif Ersoy'la çekilmiş bir fotoğraf yoktur" dedi. İsmail Saymaz ne demişti? Gazeteci İsmail Saymaz, Halk TV yayınında bir hukukçu kaynağına dayandırdığı iddiasında, Ela Rümeysa Cebeci'nin telefon incelemesinde kritik bir karenin bulunduğunu öne sürmüştü. Saymaz, bu fotoğrafta uyuşturucu kullanılan bir ortamda tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un da yer aldığını iddia etmişti. Cebeci: "Sadece bir kez ayak üstü konuştuk" Bu iddiaların ardından sessizliğini bozan Ela Rümeysa Cebeci, Saymaz’a gönderdiği mesajla durumu yalanladı. Ersoy ile sosyal hayatında hiçbir bağı olmadığını savunan Cebeci, şu ifadeleri kullandı: "Bu bahsettiğiniz iddia doğru değildir. Telefonumda Mehmet Akif Ersoy'la çekilmiş bir fotoğraf yoktur. Mehmet Akif Ersoy ile sosyal hayatımda yalnızca bir kez, tüm kanal çalışanlarının bulunduğu bir organizasyonda ayak üstü birkaç dakika sohbet ettim. Bunun dışında iş yeri dışında bir görüşmem, buluşmam ya da sosyal bir aktivitem olmamıştır." "Saklayacak bir şeyim yok, şifremi kendim verdim" Cebeci, soruşturma sürecini hızlandırmak amacıyla telefon şifresini kendi rızasıyla emniyete verdiğini açıkladı. Düzenli ve disiplinli bir hayat yaşadığını vurgulayan ünlü spiker, "Telefonum inceleniyor çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok. İftira aklandığında raporumla birlikte canlı yayına çıkacağım" diyerek kendine olan güvenini dile getirdi.

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi Haber

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi

Uyuşturucu ve suç örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un hakimlikteki "Bu bana yapılan siyasi bir operasyondur" savunması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ersoy'un bu çıkışına en sert tepki, eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar'dan geldi. Tayyar, "Uçarak zirveye konarken sorgulamayan aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna kulp takması tuhaf" diyerek zehir zemberek ifadeler kullandı. Ersoy: "Gizli tanıkla yapılan siyasi operasyon" "Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla cezaevine gönderilen Ersoy, hakimlik sorgusunda hakkındaki iddiaları reddetti. Yolsuzluğu olmadığını ve kendisine iftira atıldığını savunan Ersoy, "Bu çok net bir şekilde siyasi operasyondur. Elde hiçbir delil olmadan gizli tanık beyanı ile arkadaşlarım dahil edildi" ifadelerini kullandı. Tayyar'dan çok sert yanıt: "Önemli bir figür değilsin" Ersoy'un bu savunması üzerine sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Şamil Tayyar, Ersoy'un "siyasi operasyon" tezini sert bir dille çürüttü. Tayyar, Ersoy'un siyasi bir operasyona hedef olacak kadar önemli bir figür olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: "Uçarak zirveye konarken siyasi sorgulama yapmayan bir aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna 'siyasi kulp' takması çok tuhaf geldi. TMSF bünyesindeki bir yöneticiyi bir saniyede görevden alarak tasfiye etmek mümkünken, neden böyle bir operasyon yapılsın? Cirmi ne ki ne kadarlık alanı yakabilsin? Kendine fazlaca bir anlam yüklemiş." "Hatırlı dostlarına güvendi, şimdi şokta" Tayyar, Ersoy'un "dokunulmazlık" hissiyatına kapıldığını öne sürerek, yaşanan düşüşün nedenini "hatırlı dostlara" güvenmeye bağladı. Eski vekil, "Sanırım, hatırlı dostları sayesinde dokunulmaz olduğunu sanıyordu. Hoyratça tepindiği ilişkilerin tepesinden bu kadar sert düşeceğine ihtimal vermiyordu, şimdi şokta. Umarım yaşadıklarından ders çıkarır" değerlendirmesinde bulundu.

Habertürk Emekçileri’nden çarpıcı iddialar: Ersoy döneminde ayrımcılık, kayırma ve taciz yaygınlaştı Haber

Habertürk Emekçileri’nden çarpıcı iddialar: Ersoy döneminde ayrımcılık, kayırma ve taciz yaygınlaştı

Habertürk çalışanları, Ersoy hakkındaki iddiaları topluca kamuoyuyla paylaştı Habertürk TV’nin eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından, kurum içinden “Habertürk Emekçileri” adıyla paylaşımlar yapan hesap, Ersoy’un yöneticilik dönemine ilişkin ağır iddialar ortaya attı. Paylaşımlarda, ekran yüzlerinin seçilmesinden yayın politikalarına, çalışanlara yönelik baskıdan kadın gazetecilere uygulanan tacize kadar birçok başlık yer aldı. İddialar, kurum içindeki bazı yurttaşların uzun süredir dile getirdiği rahatsızlıkları yeniden gündeme taşıdı. “Ekrana çıkardığı kadınları partilere götürüyor, önceki yönetim sessiz kalıyordu” Hesabın ilk paylaşımlarında, Ersoy’un birlikte olduğu kadınları ekranda görünür hale getirdiği, bu kişilerin katıldığı “çirkin partilere” ilişkin şikâyetlerin önceki yönetim tarafından dikkate alınmadığı belirtildi. Yönetim değişikliğinin ardından oluşan boşluğu fırsat bilen Ersoy’un kurum içi dengeleri daha da bozduğu iddia edildi. “İlişkiyi reddeden kadın gazeteciler işsiz bırakıldı” Paylaşımlarda, Ersoy ile birlikte olmayı reddeden bazı kadın çalışanların mobbing ve dışlama yoluyla işten ayrılmaya zorlandığı öne sürüldü. Hesap, “Bu yüzden ayrılmak zorunda kalan arkadaşlarımız var, hakları geri verilmeli” ifadelerini kullandı. “Deneyimi olmayan sevgilisini ekran yüzü yaptı, muhabirleri eledi” İddialara göre Ersoy, hiçbir saha deneyimi olmayan sevgilisi Kübranur Uslu’yu ekranda görünür hale getirdi ve özel yayınlara yönlendirdi. Habertürk’ün tecrübeli muhabirleri ise dışlanarak Suriye gibi zorlu bölgelere gönderildi. “Editörleri yıldıran Semiha Şahin'in şikâyeti sonrası editör işten atıldı” Diğer bir iddia, kanalın ayrıcalıklı isimlerinden Semiha Şahin’in soruları soramaması nedeniyle editörlerle yaşadığı gerginliği Ersoy’a iletmesinin ardından editör Mustafa Yıldız’ın işten çıkarıldığı yönünde. “Birlikte olduğu Gizem Ösün’e özel program verildi, kurum aracı tahsis edildi” Ersoy’un ilişki yaşadığı dış haberler editörü Gizem Ösün’ün de özel olarak ekrana çıkarıldığı, boşanma sürecinin ardından lüks mekanlarda birlikte görüldükleri ve Ösün’e özel program verildiği öne sürüldü. Ayrıca, Ösün’ün evden işe getirilip götürülmesi için Habertürk'ün şoförlü aracının tahsis edildiği iddia edildi. “Fuhuş ağına dahil kişiler kurum içinde kayırıldı” Habertürk Emekçileri, Ersoy’un isminin geçtiği “fuhuş ağı soruşturması”na atıfla, bu yapının içinde oldukları öne sürülen bazı kişilerin Habertürk binasında “dokunulmaz” hale geldiğini savundu. Bu kişilerin içeride her alanda kayırıldığı iddia edildi. “Pınar Hortoğlu kadınları kontrol eden ‘bekçi’ gibi davranıyordu” Paylaşımlar, Ersoy'un birlikte olduğu kadınların düzenini sağlayan kişinin Pınar Hortoğlu olduğu iddiasını da içerdi. Hortoğlu’nun bu kadınları kontrol eden bir “bekçi” gibi hareket ettiği öne sürüldü. “TMSF yönetimine çağrı: Çarkı durdurun, çalışanları koruyun” Çalışanlar, TMSF yönetiminin bazı olumlu adımlar attığını ancak “çarpık yapıyı tamamen bitirmesi” gerektiğini belirterek, yalnızca işini yapan gazetecilerin korunması gerektiğini ifade etti. Kurumsal açıklama ve soruşturma süreci yakından izleniyor Habertürk’ten, iddialara ilişkin yeni bir kurumsal açıklama yapılmazken, Mehmet Akif Ersoy hakkında devam eden soruşturmanın seyri medyada yakından takip ediliyor. Çalışanlar ise kurumun “temizlenmesi” talebiyle daha fazla iddianın ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Rasim Ozan Kütahyalı: Nur Köşker bana Habertürk’teki tacizleri kanıtlarıyla anlattı… Başka Nur’lar da var Haber

Rasim Ozan Kütahyalı: Nur Köşker bana Habertürk’teki tacizleri kanıtlarıyla anlattı… Başka Nur’lar da var

Kütahyalı: “Nur Köşker aylar önce ofisime geldi, her şeyi kanıtlarıyla anlattı” Mehmet Akif Ersoy’un uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından Habertürk’teki karanlık iddialar derinleşiyor. Bu kez gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, X hesabından yaptığı açıklamayla gündemi sarsan yeni bir iddia ortaya attı. Kütahyalı, eski Habertürk spikeri Nur Köşker’in aylar önce avukatının ofisine gelerek kendisine taciz ve tehdit süreçlerini tüm detayları ve kanıtlarıyla anlattığını söyledi. Kütahyalı paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Nur Köşker, aylar önce avukatımın ofisinde bana da HABERTÜRK karanlığında tüm yaşadıklarını, ‘Ya benimle seks yaparsın ya da bitersin’ tacizlerini, çektiği eziyetleri kanıtlarıyla anlattı. Ben de gereken yerlere intikal ettirdim.” Açıklama, taciz iddialarına ilişkin süreçte yeni bir safhaya işaret etti. “Nur Köşker Yalnız Değil… Başka Nur’lar da Var” Kütahyalı’nın paylaşımındaki en dikkat çekici ifade, Habertürk’te yalnızca Köşker’in değil, başka kadınların da benzer süreçler yaşadığına dair ima oldu. Kütahyalı şöyle yazdı: “Nur Köşker yalnız değil. Başka Nur’lar da var…” Bu sözler, kurumsal bir taciz ve baskı iddiasının varlığına dair kamuoyunda soru işaretlerini artırdı. Habertürk krizi derinleşiyor: Taciz, mobbing ve soruşturma baskısı Nur Köşker dün yaptığı açıklamada, Mehmet Akif Ersoy tarafından sistematik biçimde taciz edildiğini, LED ekran önüne geçmesini isteyen cinsel içerikli mesajlar aldığını ve ekrandan almakla tehdit edildiğini söylemişti. Köşker, “Boyun eğmezsem masada haber yazarsın dediler, istifa etmek zorunda kaldım” demişti. Ersoy ise uyuşturucu dosyasında “uyuşturucu kullanma”, “kullanılmasına imkân sağlama”, “cinsel ilişkiden menfaat sağlama” suçlamalarıyla tutuklu bulunuyor. Kütahyalı’nın açıklamasıyla birlikte iddialar artık yalnızca kişisel değil, kurumsal bir karanlık düzen tartışmasına dönüşmüş durumda. Soruşturmanın seyri değişebilir Kütahyalı’nın “kanıtları gereken yerlere ilettim” sözleri üzerine hem taciz iddialarının hem de Ersoy’la ilgili soruşturmanın kapsamının genişletilmesi gündeme gelebilir. Habertürk yönetimi ise henüz yeni bir açıklama yapmadı. Kütahyalı'nın X paylaşımı:

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım Haber

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım

Eski Habertürk spikeri Köşker, suskunluğunu tutuklama kararının ardından bozdu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturmasında eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasının ardından dikkat çeken yeni bir iddia ortaya çıktı. Habertürk’ten ayrılan eski spiker Nur Köşker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ersoy tarafından uzun süre taciz edildiğini, mobbing ve işten çıkarma tehdidiyle baskılandığını söyledi. Köşker, “Kendimi güvende hissetmediğim için sustum. Çok karanlık bir adamdı” dedi. “Uzun süreli bir taciz vardı, boyun eğmezsem ekrandan almakla tehdit etti” Köşker paylaşımında, tacizin Ersoy’un genel yayın yönetmenliği döneminden önce başladığını belirterek şunları söyledi: “Uzun süredir devam eden bir taciz süreci vardı. Genel yayın yönetmeni olur olmaz ‘eğer boyun eğmezsen seni ekrandan alırım’ diye tehdit etmeye başladı. ‘Ya bu iş böyle olur ya da masada haber yazarsın’ dedi. O gün o odaya telefonumun ses kaydını açarak girmediğime pişmanım.” Köşker, baskı sonrası istifa etmek zorunda kaldığını ifade etti: “İstifa ettim, kanaldan ayrıldım. Herkese ‘editörlük teklif edildi, istemedim’ diyordum. Çünkü anlatacak güvenli bir ortam yoktu.” “Sabahın 5’inde etek giydiğim için led’in önüne geçmemi istiyordu” Köşker’in açıklamasındaki en çarpıcı bölüm, Ersoy’un attığı mesajlara ilişkin sözler oldu: “Sabah 5’te mesaj atıp ‘Endamını masanın arkasına saklamışlar, yönetmene söyle LED’in önüne geç’ diyordu. Ben bunu yazarken bile utanıyorum, kendisi hiç utanmıyordu. Üstümde etek vardı ve bunu biliyordu.” Köşker, Ersoy’un yıllarca başına bir şey gelmediği için güçlendiğini düşündüğünü söyleyerek, “Böyle birinin karşısında güvende hissetmek mümkün değildi” dedi. Köşker: “Bir yıl işsiz kaldım, ülkeyi terk etmek zorunda kaldım” Taciz ve tehdidin iş yaşamını tamamen altüst ettiğini belirten Köşker, yaşadığı baskılar yüzünden hem kariyerinin hem özel hayatının büyük darbe aldığını ifade etti: “Bir yıl işsiz kaldım. Sonrasında da bu ortamdan, bu baskıdan uzaklaşmak için ülkeyi terk etmek zorunda kaldım.” Ersoy hakkındaki soruşturma genişliyor Mehmet Akif Ersoy, uyuşturucu soruşturması kapsamında “uyuşturucu kullanma”, “kullanılmasına yer ve imkân sağlama” ve “cinsel ilişkiden menfaat sağlama” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Savcılık sevk yazısında, Ersoy’un kadınları uyuşturucu ortamlarına çekerek çevresine ve kendisine menfaat sağladığı iddia edilmişti. Köşker’in açıklamaları sonrası Ersoy’a yönelik iddiaların kapsamının genişlemesi bekleniyor. Köşker'in sosyal medya paylaşımı:

Uyuşturucu soruşturmasında sarsıcı gelişme: Mehmet Akif Ersoy tutuklandı Haber

Uyuşturucu soruşturmasında sarsıcı gelişme: Mehmet Akif Ersoy tutuklandı

Soruşturmanın ilk bulguları tutuklama kararına yol açtı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 9 Aralık’ta gözaltına alınan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki sekiz kişi, emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, gizli tanık ifadeleri, iletişim kayıtları ve şüpheli beyanlarını değerlendirerek Ersoy ile birlikte dört kişi hakkında tutuklama talebinde bulundu. Sulh Ceza Hakimliği gece saatlerinde verdiği kararla Ersoy’un da aralarında bulunduğu dört şüpheliyi cezaevine gönderdi. Savcılık yazısında suçlamalar ayrıntılı şekilde sıralandı Soruşturma dosyasına giren tutuklama talep yazısında, şüphelilerin kendi evlerinde uyuşturucu kullanılmasına yer ve imkân sağladıkları, kadınlara uyuşturucu temin ettikleri ve sonrasında ikiden fazla kişinin yer aldığı cinsel ilişkilerin gerçekleştiği iddia edildi. Mehmet Akif Ersoy hakkında ayrıca bu ortamlar üzerinden “maddi ve sektörel menfaat sağlama” iddiası yer aldı. Savcılık, gizli tanık anlatımları ile şüpheli ifadeleri arasındaki kişi ve mekân uyumuna dikkat çekerek “kuvvetli suç şüphesinin” bulunduğunu vurguladı. Dört kişi tutuklandı, dört kişi adli kontrolle serbest bırakıldı Hakimlik, Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan hakkında tutuklama kararı verdi. Elif Kılınç, Gizem Aybaktı, Dilara Yıldız ve Buse Öztay ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, delillerin tamamen toplanmamış olmasını ve şüphelilerin delillere etki edebileceği ihtimalini tutuklamanın gerekçesi olarak gösterdi. Soruşturmanın geçmişi gözaltı sürecini aydınlatıyor Soruşturma kapsamında ilk olarak televizyon spikerleri Ela Rumeysa Cebeci, Hande Sarıoğlu ve Meltem Acet gözaltına alınmış, ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Ardından 9 Aralık Salı günü gazeteci Mehmet Akif Ersoy, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından evinde gözaltına alınmıştı. Savcılık, toplam sekiz kişi için gözaltı kararı vermişti. Soruşturma, evlerde yapılan aramalar, teknik takipler ve uyuşturucu kullanımına ilişkin deliller doğrultusunda genişletildi. Habertürk görevden uzaklaştırdı ve açıklama yaptı TMSF, Ersoy’un Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevine son verdi. Kanal tarafından yapılan açıklamada soruşturmanın selameti için Ersoy’un görevinden uzaklaştırıldığı belirtildi. Habertürk, soruşturmanın tamamlanmasını beklediklerini ifade ederek kamuoyunu bilgilendirdi. Mehmet Akif Ersoy’un Kariyeri kamuoyundaki etkisini büyütüyor 1985 doğumlu gazeteci, savaş muhabirliğinden uluslararası temsilciliklere uzanan kariyeriyle tanınıyor. Libya’dan Yemen’e, Kahire’den Şam’a uzanan pek çok kritik noktada görev yapan Ersoy, Kaddafi ile ölümünden önce yaptığı röportajla da dünya basınında dikkat çekmişti. 2017’den bu yana Habertürk’te çalışan Ersoy, geçtiğimiz yıl Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilmişti. Hakkındaki iddialar ve tutuklama kararı, Türkiye toplumunda geniş yankı uyandırdı.

Gözaltı kararıyla gündemde: Mehmet Akif Ersoy kimdir? Savaş muhabirliğinden genel yayın yönetmenliğine... Haber

Gözaltı kararıyla gündemde: Mehmet Akif Ersoy kimdir? Savaş muhabirliğinden genel yayın yönetmenliğine...

İşte Mehmet Akif Ersoy'un hayatı ve kariyer basamakları: Savaş muhabirliğinden ekran yüzüne 8 Ocak 1985’te İstanbul'da doğan Mehmet Akif Ersoy, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Mesleğe 2009 yılında 6 News kanalında muhabir olarak başlayan Ersoy, 2010 yılında TRT’ye geçiş yaptı ve TRT TÜRK Addis Ababa Temsilciliği görevini üstlendi. Ersoy'un kariyerindeki asıl kırılma noktası ise savaş muhabirliği yılları oldu. 2011 yılında Libya, Yemen, Şam ve Erbil gibi çatışma bölgelerinde TRT temsilcisi olarak görev yaptı. 2012 yılında, Libya lideri Muammer Kaddafi ile ölümünden önce son röportajı gerçekleştiren gazeteci olarak dünya basınına adını duyurdu. Diyanet'te müşavirlik görevi Saha muhabirliğinin ardından yöneticilik ve danışmanlık görevlerinde bulunan Ersoy, 2012’de TRT Kahire Temsilcisi, 2013’te TRT Arapça Koordinatör Yardımcısı ve 2014’te TRT İstanbul Bölge Müdür Yardımcısı oldu. 2015 yılında "Zenga Zenga" adlı Kaddafi belgeselini hazırladı. Aynı yıl kariyerinde farklı bir yola girerek Diyanet İşleri Başkanlığı Ortadoğu ve İslam Coğrafyası Sorumlu Başkan Müşaviri olarak atandı. 2016’da ise Dış Politika Dergisi Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürüttü. Habertürk dönemi ve Genel Yayın Yönetmenliği 2017 yılında Habertürk grubuna katılan Ersoy, "Manşet" ve "Nedir Ne Değildir" gibi tartışma programlarının moderatörlüğünü yaptı ve ana haber bültenini sundu. Stüdyo yayıncılığının yanı sıra Afganistan, Ukrayna ve Filistin gibi sıcak bölgelerden yaptığı yayınlarla sahadan kopmadı. Deneyimli gazeteci, geçtiğimiz yıl Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilmişti. 2022 yılında Show TV Ana Haber Sunucusu Pınar Erbaş ile hayatını birleştiren Ersoy’un, "Tünel - Gazze'de Yaşamak" isimli bir de kitabı bulunuyor.

Medyada deprem etkisi: Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy gözaltına alındı! Haber

Medyada deprem etkisi: Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy gözaltına alındı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere ve haber spikerlerine yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması Habertürk’ün zirvesine sıçradı. Tanık ifadeleri ve yeni deliller doğrultusunda harekete geçen İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un evine baskın düzenledi. Gözaltına alınan Ersoy, Jandarma Komutanlığı’na götürülürken, kanal yönetimi flaş bir kararla Ersoy’un görevine son verdi. Tanık ifadeleri ve yeni deliller yaktı Soruşturma birimleri, elde edilen yeni deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda Mehmet Akif Ersoy isminin ön plana çıktığını belirledi. Hakkında "Kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, bulundurmak" ve "Uyuşturucu kullanımına yer ve imkan sağlamak" suçlamalarıyla gözaltı kararı verilen Ersoy, akşam saatlerinde evinde yakalandı. Başsavcılık: 8 şüpheli hakkında karar var İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyona ilişkin yaptığı resmi açıklamada toplam 8 şüpheli hakkında işlem yapıldığını duyurdu. Açıklamada, "Talimatımız gereği İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca Mehmet Akif Ersoy ve 3 şüpheli gözaltına alınmıştır. Gözaltına alma işlemleri diğer şüpheliler yönünden devam etmektedir" denildi. Editör de gözaltında, Ersoy kovuldu Operasyon kapsamında Habertürk Dış Haberler Editörü Elif Kılınç’ın da gözaltına alındığı öğrenildi. Sıcak gelişmenin hemen ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve Habertürk yönetimi harekete geçti. Kanal tarafından yapılan açıklamada, "Yürütülen soruşturmanın selameti açısından Mehmet Akif Ersoy görevinden uzaklaştırılmıştır" ifadeleri kullanıldı. Soruşturma spikerlere uzanmıştı Genişletilen soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde ünlü spikerler Ela Rümeysa Cebeci ve Meltem Acet de gözaltına alınmış, ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Ersoy'un gözaltına alınmasıyla soruşturmanın kapsamının medya yöneticilerine kadar genişlediği görüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.