SON DAKİKA

#Hak Arama

HABER DEĞER - Hak Arama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hak Arama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

1980 Travması: 20. Yüzyılın En Büyük Anti-Sendikal Kuşatması DİSK Davası nedir? Haber

1980 Travması: 20. Yüzyılın En Büyük Anti-Sendikal Kuşatması DİSK Davası nedir?

"Şimdi Gülme Sırası Bizde" 12 Eylül 1980 sabahı beş generalin yönetime el koymasıyla birlikte meclis feshedilmiş, anayasa askıya alınmış ve siyasi partiler kapatılmıştı. Bu tablonun arkasında yatan en temel motivasyonlardan biri, sermaye sınıfının 1960’lardan itibaren giderek büyüyen ve güçlenen işçi sınıfı mücadelesine karşı duyduğu duyduğu öfkeydi. 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi, milyonların katıldığı 1 Mayıs kutlamaları, DGM Direnişi, Faşizme İhtar Eylemleri ve ardı arkası kesilmeyen grevler egemen güçleri ürkütmüştü. Darbe, bu yükselişi kırmak için biçilmiş bir kaftandı. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Halit Narin'in darbe sonrasında sarf ettiği "20 yıl işçiler güldü, biz ağladık. Şimdi gülme sırası bizde" sözleri, cunta rejiminin sınıf karakterini ve darbenin asıl sahiplerini net biçimde özetliyordu. Nitekim TİSK’in 1982 genel kurulunda sıraladığı taleplerin tamamı askeri yönetim tarafından eksiksiz hayata geçirildi. Ücret artışlarının sınırlanması, emekli aylıklarının düşürülmesi, emekli yaşının yükseltilmesi, kıdem tazminatına tavan getirilmesi, haftalık ve genel tatillerde ücret ödenmemesi, grev ertelemelerinin kapsamının genişletilmesi ve hak grevinin rafa kaldırılması gibi talepler doğrudan 1982 Anayasası'na ve çalışma yaşamına yasal kılıf olarak geçirildi. Toplu pazarlık hakkı ortadan kaldırılarak zorunlu tahkim sistemi devreye sokuldu. İşkenceler ve İdam Talepleri Aziz Çelik’in tanımıyla 20. yüzyıl Türkiye’sinin en büyük anti-sendikal davası olan DİSK Davası, işçi sınıfının örgütlü iradesine vurulan en kapsamlı darbe girişimlerinden biriydi. DİSK'in faaliyetleri durduruldu, konfederasyona kayyımlar atandı, mal varlıklarına el konuldu ve yöneticileri gözaltına alınarak 100 günü aşan insanlık dışı işkencelerden geçirildi. Dönemin cunta yönetimi, aralarında DİSK Genel Başkanı Abdullah Baştürk’ün de bulunduğu 51 yönetici dahil toplam 78 kişi hakkında idam cezası talep etti. Yaklaşık 1.500 sendikacı ve aktivistin yargılandığı, 11 yıl süren bu devasa davada konfederasyonu suçlayacak somut hiçbir şiddet eylemi veya yasadışı delil ortaya konulamadı; tamamen meşru ve yasal sendikal faaliyetler suç unsuru olarak gösterildi. Hücrelerden Yükselen Acılar DİSK Davası, aynı zamanda derin insani trajedilerin ve unutulmaz acıların sahnesiydi. DİSK Onur Kurulu üyesi ve Lastik-İş yöneticisi Osman Özkan, 14 Nisan 1982'deki duruşmasından bir gün önce 16 yaşındaki evladını kaybetti. Askeri rejim, bir babanın evladının cenazesine katılmasına izin vermedi. Kızının tabutu tutuklu bulunduğu Davutpaşa Cezaevi'nin önüne getirildi; Osman Özkan evladını son kez cezaevinin demir parmaklıkları ve nizamiyesinden görebildi. Bu derin acıyı ömrü boyunca unutmayan Özkan, yıllar sonra mahkemede yaptığı tarihi savunmada dönemin savcısına seslenerek "Asla affetmeyeceğim" dedi. Bugün Osman Özkan DİSK tarihinde onurla anılırken, o zulmün faili savcının adını ise kimse hatırlamamaktadır; hafızanın adaleti, zalimleri unuttursa da direnenleri tarihe kazıdı. Enternasyonal Dayanışma ve Uluslararası Ağlar Davasının en kritik ve nefes aldırıcı yönlerinden biri de uluslararası alanda örülen dayanışma ağları oldu. Maden-İş avukatlığı ve DİSK Hukuk İşleri Dairesi Müdürlüğü görevlerini yürütürken 12 Eylül sonrası yurt dışına çıkmak zorunda kalan Yücel Top, Aralık 1981’de DİSK Avrupa Temsilciliği’ne atandı. Hasan Tahsin Benli ile yaptığı "Günlerin Bugün Getirdiği" adlı nehir söyleşi kitabında da yer alan anılarında aktardığı üzere Top; Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) başta olmak üzere uluslararası kurumlar nezdinde yoğun bir diplomasi yürüttü. Tutuklu yöneticilerin serbest bırakılması için kampanyalar örgütlendi, diğer ülkelerdeki sendikalardan destek alındı ve cezaevindeki sendikacıların ailelerine maddi yardım kanalları oluşturuldu. 11 Yılın Sonunda Gelen Beraat 11 yıl boyunca süren hukuk savaşının ardından, Askeri Yargıtay 3. Dairesi 16 Temmuz 1991 tarihinde tarihi bir karara imza attı. Yargılamaya dayanak yapılan Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. maddelerinin kaldırılmış olması gerekçe gösterilerek, DİSK yöneticileri hakkında beraat kararı verildi. Şiddete bulaşmamış, tamamen meşru hak arama mücadelesi olan sendikal faaliyetler aklanmış oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Gürlek'ten yeni Adli Yıl mesajı: "Yargılamaların makul sürede tamamlanması temel önceliğimiz" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten yeni Adli Yıl mesajı: "Yargılamaların makul sürede tamamlanması temel önceliğimiz"

Yargıtay'daki açılış törenine katıldı 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni, Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda devlet protokolünün ve hukuk camiasının katılımıyla gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve Danıştay Başkanı Zeki Yiğit iştirak etti. Törenin ardından resmi sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni adli yıl için belirlenen temel hedefleri ve vizyonu kamuoyuyla paylaştı. "Temel önceliğimiz yargıya güvenin artırılması" Yeni adli yıldaki öncelikli hedeflerini sıralayan Bakan Gürlek, hak arama hürriyetinin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılmasının altını çizdi. Gürlek'in paylaşımında öne çıkan ifadeler şu şekilde yer aldı: "Yeni adli yılda temel önceliğimiz; hak arama hürriyetini güçlendirmek, adalete erişimi güçlendirmek, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını sağlamak ve milletimizin yargıya duyduğu güveni daha da artırmaktır." "Adaletin Yüzyılı" vurgusu Yargı hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasında teknolojinin rolüne dikkat çeken Gürlek, yeni nesil dijital imkanların en üst düzeyde kullanılacağını belirtti: "Yeni nesil dijital teknolojilerden en ileri düzeyde yararlanarak adli kapasitemizin teknik altyapısını güçlendirecek; yargı hizmetlerini daha etkin ve daha erişilebilir kılarak 'Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma' hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz." Mesajının sonunda adalet teşkilatına başarı dileklerini ileten Bakan Gürlek, "Adaletin tecellisi için büyük bir sorumluluk ve fedakârlıkla görev yapan hâkimlerimize, Cumhuriyet savcılarımıza, avukatlarımıza ve adalet teşkilatımızın tüm mensuplarına başarılar diliyor; yeni adli yılın ülkemize, milletimize ve hukuk camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay Başkanı'ndan Adli Yıl açılışında çarpıcı mesajlar: "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur" Haber

Yargıtay Başkanı'ndan Adli Yıl açılışında çarpıcı mesajlar: "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur"

Yargıtay'da yeni Adli Yıl töreni 2026-2027 adli yılının başlaması dolayısıyla Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda resmi açılış töreni düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, siyasi parti liderleri, belediye başkanları ve hukuk camiasının önde gelen isimleri katıldı. Törende kürsüye gelen Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, bir devleti güçlü kılan temel unsurun vatandaşların o devletin adaletine duyduğu güven olduğunu belirtti. Millî Mücadele ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın önemine değinen Kerkez, bağımsız vatanı korumanın ve adaletle yaşatmanın temel görevleri olduğunu ifade etti. "Hâkim sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez" Adaletin haklı ile güçlü arasında seçim yaparken yalnızca hakkı esas aldığını belirten Kerkez, hâkimlik mesleğinin sorumluluklarına ve tarafsızlık ilkelerine dikkat çekti: "Hâkim; hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve delillerle ilgilenir; dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir. Bu nedenle hâkimlik mesleğinin özünde aslında büyük bir yalnızlık vardır." Kararların gerekçeli ve ikna edici olması gerektiğinin altını çizen Kerkez, dosyaların arkasında somut hayatların, insan öykülerinin, emeklerin ve hak arama mücadelelerinin bulunduğunu hatırlattı. Hukuk ya da ceza dosyalarının matematiksel birer problem olmadığını vurgulayan Kerkez, "Öyleyse adaletin göz bebeği insan olmalıdır" dedi. "Geciken adalet değil, zamanında adalet" Mahkeme salonlarındaki kürsü yüksekliğinin taraflara uzaklık anlamına gelmediğini, aksine dava konusunun bütününü daha iyi kavramayı amaçladığını belirten Yargıtay Başkanı, zaman yönetimine ilişkin de uyarılarda bulundu: "Hepimizin bildiği gibi, geciken adalet adalet değildir. Bazen aşırı hızlı karar vermek de adaletin tecellisine engel olabilir. Bu nedenle yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir. Hâkim; doğru karar verir, gerekçeli karar verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir ve en önemlisi adil bir karar verir." Uyuşmazlıkların mahkemelere taşınmadan çözülmesinde arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının geliştirilmesinin önemine işaret eden Kerkez, dijitalleşme sürecinde UYAP sisteminin Türkiye'deki adalet hizmetlerine sağladığı katkılardan da övgüyle söz etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: "Çerçeve Yasayı imzalamadık" Haber

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: "Çerçeve Yasayı imzalamadık"

Ankara'nın merkezindeki Güvenpark'ta hak arama eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve gaziler, siyasi parti liderlerinin ziyaretini ağırladı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, beraberindeki milletvekilleriyle birlikte eylem alanına gelerek ailelerle görüştü. Ziyaret sırasında Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Özel'in eylem alanını ziyaret eden ilk genel başkan olduğuna dikkat çekti. "Biz zaten imzalamadık" Ziyaret esnasında eylem alanındaki vatandaşların yönelttiği "Çerçeve yasayı imzalamayın" çağrısı üzerine Özgür Özel, partisinin söz konusu yasa teklifine imza vermediğini belirtti. Özel, "Biz zaten imzalamadık" diyerek YENİ Parti'nin tavrını ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Terörün tamamen bitmesini ve silahların kalıcı olarak bırakılmasını desteklediklerini ifade eden Özel, şehit yakınlarının ve gazilerin hassasiyetlerinin kendileri için kırmızı çizgi olduğunu vurguladı. Konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Biz silahların tamamen susmasını, bir tek silahın dahi terör örgütünün elinde kalmamasını ve bütün düzenlemelerin demokratik zeminde yapılmasını savunuyoruz. Ama şehit ailelerinin ve gazilerin yanına varamayacağımız, gözünün içine bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız." 19 Maddelik Kanun Teklifi'nin takipçisi olacaklar Er şehit yakınları ve gazilerin haklı bir mücadele yürüttüğünü belirten Özel, talepler karşılanana dek arkalarında duracaklarını söyledi. "Sonuç alana kadar, hakkınız verilene kadar, herkes 'Ben bu düzenlemelerden razıyım' diyene kadar yanınızdayız ve arkanızdayız" ifadelerini kullanan YENİ Parti lideri, mevcut düzenlemelerin bazı iyileştirmeler barındırmakla birlikte beklentileri tam anlamıyla karşılamaktan uzak olduğunu dile getirdi. Ayrıca şehit aileleri ve gazilerin mağduriyetlerini gidermek amacıyla daha önce hazırladıkları 19 maddelik kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) beklediğini hatırlatan Özel, bu teklifin yasalaşması halinde önemli hak kayıplarının telafi edileceğini ve sürecin her aşamasında konunun takipçisi olacaklarını kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.