SON DAKİKA

#Halk Tv

HABER DEĞER - Halk Tv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Tv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özel'den dört kritik isime sert tepki: "Kul hakkı yediler, partinin emeğini sattılar" Haber

Özel'den dört kritik isime sert tepki: "Kul hakkı yediler, partinin emeğini sattılar"

"Kul hakkı yediler" Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, genel merkezde gerçekleştirdiği basın buluşmasında Halk TV yazarları ve gazeteciler Bengü Şap Babaeker, Kürşad Oğuz ile İbrahim Kahveci'nin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Açıklamalarında; Ali Eren Bingöl, Özlem Çerçioğlu, Mesut Özarslan ve Özlem Gürzel'in AK Parti’ye geçiş süreçlerini eleştiren Özel, bu hamlenin siyasi ahlakla bağdaşmadığını belirtti. İsim ayrımı yapmaksızın tepkisini dile getiren Özel, "Ben tek tek bunlarla meşgul olacak değilim. Allah hepsinin taksiratını affetsin. Kul hakkı yediler. Milletten ‘Muhalefet edeceğiz’ diye ya da hizmet ederken ‘Biz bu iktidarın karşısındayız’ diye oy aldılar. Sonra gittiler. Yanlış işler yaptılar" ifadelerini kullandı. CHP örgütünün karşılıksız emek verdiğini ve seçmenin iradesinin çiğnendiğini savunan Özel, tepkisini şu sözlerle sürdürdü: "Hele hele yanı başındaki Onursal Adıgüzel onuruyla cezaevinde yatıyorken bu partinin onca emeğini AKP’ye satana hakkımızı helal etmeyiz." Tuzla'daki "İmar yolsuzluğu" iddiaları Tuzla'daki parti değişikliğinin arkasında "asrın imar yolsuzluğunu aklama" çabalarının ve tehditlerin yattığını öne süren Özgür Özel, önceki AK Partili belediye başkanı Şadi Yazıcı dönemindeki "emsal transferi" uygulamalarına ve yargı mensuplarına yönelik iddialara dikkat çekti. Tuzla'daki imar krizine çözüm önermelerine rağmen ilgili ismin tehdit edilerek AK Parti'ye geçmeye zorlandığını iddia eden Özel, yapılanların usulsüzlükleri örtbas etme amacı taşıdığını söyledi. "AKP'ye geçeceğime paşa paşa yatarım" Parti değiştirmesi için benzer baskıların diğer CHP'li belediye başkanlarına da yöneltildiğini dile getiren Özel, Sinem Dedetaş ile İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'e de bu yönde teklifler gittiğini açıkladı. Kendilerine "Geçersen AKP’ye kurtarırsın" mesajı verildiğini öne süren Özel, Fatma Kaplan Hürriyet’in bu teklifleri elinin tersiyle iterek, "AKP’ye geçeceğime paşa paşa yatarım" yanıtını verdiğini ve onurlu bir duruş sergilediğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal kaçırıldı Haber

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal kaçırıldı

Yaklaşık 14 saattir haber alınamayan Karaal'ın, dün akşam saatlerinde gerçekleştirilen profesyonel bir operasyonla zorla araca bindirildiği belirtiliyor. Evinin önünde saldırıya uğradı Gazeteci Timur Soykan’ın aktardığı bilgilere göre olay, dün akşam saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Ailesiyle birlikte bir ziyarete gitmek üzere evinden çıkan Karaal, aracının yanında beklediği esnada başka bir araçtan inen üç kişinin fiziksel saldırısına uğradı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre saldırganlar, darbettikleri Karaal'ın kafasına siyah poşet geçirerek hızla olay yerinden uzaklaştı. Olayın en üzücü yanlarından biri ise, kaçırılma anının Karaal'ın çocuğu ve bir komşusu tarafından görülmüş olması. Eşinin durumu emniyete bildirmesi üzerine geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Plakası kopyalanmış araç izi Soruşturmayı derinleştiren emniyet birimleri, kaçırma eyleminde kullanılan araçla ilgili önemli bir bulguya ulaştı. Yapılan incelemelerde, saldırganların olayda bölgedeki başka bir aracın plakasını kopyalayarak kullandıkları, böylelikle izlerini kaybettirmeye çalıştıkları tespit edildi. Güvenlik kameralarını titizlikle inceleyen ekipler, saldırganların kaçış güzergahını belirlemek için çalışma yürütüyor. Telefon sinyali Kartal’dan geldi Karaal'ın akıbetine dair ilk somut iz bugün ortaya çıktı. Halk TV'nin haberine göre, kaçırılan Genel Müdür Yardımcısı'nın cep telefonundan bugün saat 11.00 sıralarında Kartal civarında bir konum sinyali alındı. Bu önemli bilgi emniyet birimlerine ivedilikle iletilirken, ekipler sinyalin alındığı bölgedeki arama çalışmalarını yoğunlaştırdı. İBB ve emniyet yetkilileri, Erhan Karaal'ın bir an önce sağ salim bulunması için çalışmalarını sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsmail Saymaz’dan Ela Rümeysa Cebeci'ye: Bir kolonya içmemiş neredeyse! Haber

İsmail Saymaz’dan Ela Rümeysa Cebeci'ye: Bir kolonya içmemiş neredeyse!

Uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alınıp Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen şüphelilerin test sonuçları kamuoyuna yansırken, gazeteci İsmail Saymaz Halk TV’de yayımlanan “Para Siyaset” programında gelişmeleri değerlendirdi. Saymaz, Mehmet Akif Ersoy’un açıklamalarını hedef alırken, Ela Rümeysa Cebeci’ye ilişkin sözleriyle de tartışmayı büyüttü. Adli Tıp sonuçları sonrası tartışma alevlendi Habere göre İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen soruşturmada Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu şüphelilerden saç ve kan örneği alındı. Açıklanan sonuçlarda Mehmet Akif Ersoy’un testinin pozitif çıktığı ve kokain tespit edildiği iddia edilirken, Ela Rümeysa Cebeci’nin testinde de kokain ve esrar tespit edildiği öne sürüldü. Saymaz, “Kamuoyunu kandırmak daha tehlikeli” dedi İsmail Saymaz, Mehmet Akif Ersoy’un “Hiç kullanmadım” yönündeki açıklamasına tepki göstererek, bunun kamuoyunu yanıltmaya dönük bir tutum olduğunu savundu. Saymaz, “Kamuoyunu kandırmak, uyuşturucu kullanmaktan daha tehlikeli bir eylem” diyerek Ersoy’un kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapması gerektiğini söyledi. “Bir kolonya içmemiş neredeyse” sözleri gündem oldu Saymaz, kendisine mesaj attığını belirttiği spiker Ela Rümeysa Cebeci hakkında da sert ifadeler kullandı. Programdaki değerlendirmesinde Cebeci’nin anlattıklarıyla test sonuçlarının çeliştiğini ileri süren Saymaz, “Ela Rümeysa Cebeci bir kolonya içmemiş neredeyse” diyerek tepki gösterdi ve kamuoyunun “işletildiğini” savundu. “Tedavi olacak kişiye sabah haberleri emanet ediliyor” çıkışı İsmail Saymaz, Cebeci’nin “disiplinli bir yaşam” vurgusu yaptığını aktarırken, test sonuçlarının iddialarla örtüşmediğini öne sürdü. Saymaz, bu tablo üzerinden medya kurumlarını da eleştirerek, “Tedavi olacak kişiye sabah haberleri emanet ediliyor” ifadesini kullandı ve tartışmanın sadece bireysel değil, yayıncılık sorumluluğu açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.

Ela Rümeysa Cebeci’den İsmail Saymaz’ın iddiasına flaş yalanlama Haber

Ela Rümeysa Cebeci’den İsmail Saymaz’ın iddiasına flaş yalanlama

Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan HaberTürk spikeri Ela Rümeysa Cebeci, gazeteci İsmail Saymaz'ın gündeme getirdiği "Telefondan Mehmet Akif Ersoy’un fotoğrafı çıktı" iddiasını kesin bir dille yalanladı. Cebeci, telefonunun incelemede olduğunu ve saklayacak hiçbir şeyi bulunmadığını belirterek, "İddia doğru değildir. Telefonumda Mehmet Akif Ersoy'la çekilmiş bir fotoğraf yoktur" dedi. İsmail Saymaz ne demişti? Gazeteci İsmail Saymaz, Halk TV yayınında bir hukukçu kaynağına dayandırdığı iddiasında, Ela Rümeysa Cebeci'nin telefon incelemesinde kritik bir karenin bulunduğunu öne sürmüştü. Saymaz, bu fotoğrafta uyuşturucu kullanılan bir ortamda tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un da yer aldığını iddia etmişti. Cebeci: "Sadece bir kez ayak üstü konuştuk" Bu iddiaların ardından sessizliğini bozan Ela Rümeysa Cebeci, Saymaz’a gönderdiği mesajla durumu yalanladı. Ersoy ile sosyal hayatında hiçbir bağı olmadığını savunan Cebeci, şu ifadeleri kullandı: "Bu bahsettiğiniz iddia doğru değildir. Telefonumda Mehmet Akif Ersoy'la çekilmiş bir fotoğraf yoktur. Mehmet Akif Ersoy ile sosyal hayatımda yalnızca bir kez, tüm kanal çalışanlarının bulunduğu bir organizasyonda ayak üstü birkaç dakika sohbet ettim. Bunun dışında iş yeri dışında bir görüşmem, buluşmam ya da sosyal bir aktivitem olmamıştır." "Saklayacak bir şeyim yok, şifremi kendim verdim" Cebeci, soruşturma sürecini hızlandırmak amacıyla telefon şifresini kendi rızasıyla emniyete verdiğini açıkladı. Düzenli ve disiplinli bir hayat yaşadığını vurgulayan ünlü spiker, "Telefonum inceleniyor çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok. İftira aklandığında raporumla birlikte canlı yayına çıkacağım" diyerek kendine olan güvenini dile getirdi.

CHP’de ipler koptu: İhracı istenen Hasan Ufuk Çakır istifa etti! Haber

CHP’de ipler koptu: İhracı istenen Hasan Ufuk Çakır istifa etti!

"Kesin ihraç" talebi bardağı taşırdı CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Genel Merkez’de yaptığı açıklamada, Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın durumunun MYK toplantısında ele alındığını belirtti. Emre, Çakır’ın parti disiplinine aykırı tutumları nedeniyle "kesin ihraç istemi düşüncesiyle" Parti Meclisi’ne (PM) sevk edildiğini açıkladı. Süreci beklemeden istifasını sundu İhraç talebinin kamuoyuna duyurulmasının hemen ardından Hasan Ufuk Çakır’dan karşı hamle geldi. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Çakır, ihraç sürecinin sonuçlanmasını beklemeden kendi iradesiyle CHP üyeliğinden istifa ettiğini bildirdi. Çakır, "Konuyla ilgili tüm detayları yarın yapacağım basın toplantısında anlatacağım" diyerek parti yönetimine dair yeni açıklamalar yapacağının sinyalini verdi. Krizin perde arkası: Halk TV ve Silivri çıkışı Hasan Ufuk Çakır ile parti yönetimi arasındaki gerilim, Çakır’ın Meclis komisyonunda yaptığı sert konuşmalarla zirveye çıkmıştı. Krizin satır başları şöyle: Halk TV Tepkisi: Çakır, Halk TV’de aleyhinde yapılan yayınlara ve kendisine "sabıkalı" denilmesine sert tepki göstermiş, buna sessiz kalan CHP milletvekillerini protesto ettiğini haykırmıştı. "Silivri" Eleştirisi: Parti politikasını eleştiren Çakır, "Memleketin sorunlarına çözüm arayacağımıza yatıyoruz Silivri, kalkıyoruz Silivri" diyerek partinin gündeminin halktan koptuğunu savunmuştu. Kılıçdaroğlu Desteği: Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na açık destek veren Çakır, kendisine yönelik operasyonun arkasında Mersin’deki parti içi rakiplerinin (Ali Mahir Başarır’ı işaret ederek) olduğunu ima etmişti.

“Çakar listesi” canlı yayında açıldı: Gazeteciler hedefte, bakanlık sessiz Haber

“Çakar listesi” canlı yayında açıldı: Gazeteciler hedefte, bakanlık sessiz

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul’da denetime takıldığı ileri sürülen TBMM plakalı araç iddiasının ardından katıldığı canlı yayında sert konuştu. Başarır, Emniyet ve İçişleri Bakanlığını “yasadışı takip ve fişleme” ile suçlarken, “çakar” tartışmasının yalnızca siyasetçilere indirgenemeyeceğini söyledi ve bazı gazetecilerin de çakar kullandığını iddia ederek isimleri kamuoyuyla paylaştı. Canlı yayında isim verdi, tartışma büyüdü Başarır, Halk TV ekranlarında yaptığı açıklamada çakarlı araç kullandığını iddia ettiği gazetecileri tek tek saydı ve “Herkes için aynı hukuk” vurgusu yaptı. Açıklamanın hemen ardından sosyal medyada geniş yankı oluştu; iddialar kısa sürede “ayrıcalık” ve “eşitlik” başlıkları altında tartışılmaya başlandı. “Beni izleyen raporlar WhatsApp’tan elime geldi” dedi Başarır, kendisine ait olduğu ileri sürülen araç üzerinden yürütülen takibin “6 sayfalık istihbarat raporu”na dönüştüğünü, bu belgelerin defalarca kendisine gönderildiğini açıkladı. Araçla ilgili tüm yükümlülüklerin şahsı tarafından karşılandığını söyleyen Başarır, “Resmi aracı kullanmadım, şahsi aracımla dolaştım” ifadesini kullandı. Emniyet ve Bakanlığa açık çağrı yaptı Canlı yayında doğrudan İçişleri Bakanlığı ve Emniyet’e seslenen Başarır, çakar kullanımına dair kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılmasını istedi. “Kimin hangi yetkiye dayanarak çakar kullandığı açıklansın” çağrısı, tartışmanın devlet kapasitesi ve denetim mekanizmaları boyutuna taşınmasına yol açtı. Gazetecilerden karşı hamle geldi İddiaların ardından bazı gazeteciler sosyal medya üzerinden yanıt niteliğinde açıklamalar yaparak çakar kullanmadıklarını dile getirdi. Bu açıklamalar, kamuoyundaki “kim doğru söylüyor” sorusunu daha da görünür kıldı ve tartışmayı derinleştirdi. “Resmi araç suistimali” iddiası masada Olayın çıkış noktası olan trafik denetimi ve araçtan kimin çıktığına dair iddialar henüz resmî bir makam tarafından doğrulanmadı. Bu belirsizlik, tartışmanın yalnızca kişiler üzerinden değil, sistemsel denetim zafiyeti üzerinden yürütülmesine neden oldu. Türkiye toplumunda eşitlik talebi yükseliyor Tartışma, “ayrıcalıklar devleti mi, eşit hukukun devleti mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Türkiye toplumunda, çakar ve benzeri sembollerin “imtiyaz” anlamına gelmemesi, denetimin herkes için eşit işletilmesi yönündeki talep sosyal medyada güçlü biçimde dile getiriliyor. Gözler resmî açıklamada simlerin açıkça telaffuz edilmesiyle ivme kazanan tartışmada, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor. Kamuoyu, iddiaların somut verilerle aydınlatılmasını ve çakar kullanımına ilişkin kuralların şeffaf biçimde ortaya konmasını istiyor.

Rezan Epözdemir’in davası, eski savcı Cengiz Çallı’nın dosyasıyla birleştirildi Haber

Rezan Epözdemir’in davası, eski savcı Cengiz Çallı’nın dosyasıyla birleştirildi

Rüşvet iddialarına ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Avukat Rezan Epözdemir’in İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası, eski savcı Cengiz Çallı’nın sanıkları arasında bulunduğu Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi’ndeki dosyayla birleştirildi. Daire, suçun “iki taraflı bir karşılaşma suçu” olduğu gerekçesiyle dosyaların birleştirilmesini uygun buldu. Yargıtay 3 yıldır süren davada yeni kararlar aldı Halk TV’den Dinçer Gökçe’nin haberine göre, Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi’nde yaklaşık üç yıldır süren davanın son oturumu 21 Ekim’de yapıldı. Daire, davada önemli kararlar aldı. Eski savcı Cengiz Çallı hakkında yurtdışına çıkış yasağı getirilirken, aynı dosyada yer alan sanıklar arasında makaron kaçakçılığı yapmakla suçlanan Selahattin Yurtçak, Ahmet Mesut Yurtçak, Selahattin Gündüz, eski polis memuru Hakan Kabaca, Gökhan Aydeniz, Atalay Demirbaş ve Uğur Olgun gibi isimlerin bulunduğu belirtildi. Bakırköy’deki dosya da Yargıtay’a taşındı Daire, Avukat Yakup Aybakan hakkında Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyanın da mevcut dava ile birleştirilmesine karar verdi. Bu kararla birlikte rüşvet iddialarına ilişkin tüm bağlantılı dosyalar tek elde toplanmış oldu. Bir diğer birleşme kararı, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Rezan Epözdemir hakkında açılan dava için geldi. Mahkemenin talebini değerlendiren Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi, Epözdemir dosyasının da Çallı davasıyla birleştirilmesini onayladı. “Rüşvet iki taraflı bir suçtur” vurgusu Yargıtay kararında, rüşvet suçunun doğası gereği “iki taraflı bir karşılaşma suçu” olduğu belirtilerek, davaların birlikte görülmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Daire, dosyaların birleştirilmesinin ardından bir sonraki duruşma için 17 Aralık 2025 tarihine gün verdi. Yargı süreci genişliyor: dikkatler Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi’nde Dosyaların birleştirilmesiyle birlikte hem Rezan Epözdemir hem de eski savcı Cengiz Çallı hakkındaki iddialar artık aynı yargılama kapsamında ele alınacak. Karar, yargı kamuoyunda “rüşvet soruşturmalarında bütünlüklü bir inceleme” adımı olarak yorumlandı. Türkiye toplumunun yakından izlediği bu dava, hem hukuk camiası hem de kamu yönetimi açısından önemli bir emsal niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.