SON DAKİKA

#Hasan Atilla Uğur

HABER DEĞER - Hasan Atilla Uğur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasan Atilla Uğur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir" Haber

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir"

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül, katıldığı egündem adlı youtube kanalında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa kararını, 2023 seçim süreçlerini ve Kaşif Kozinoğlu dosyasını tüm detaylarıyla masaya yatırdı. Programda, Yavaş'ın hamlesinden muhalefetin adaylık krizine ve derin devlet dosyalarına kadar pek çok konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuldu. Siyasi Hayatının Sonu mu? Akgönül değerlendirilmesinde "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir." dedi. Nedeni olarak yaptığı açıklamada, "Çünkü Mansur Yavaş bu saatten sonra kendisine "Beni Erdoğan'ın karşısına çıkarmayın" diyebilecek bir siyasal parti veya bir siyasal eğilim arayacak. Onu da herkes Erdoğan'ın karşısına çıkarmak isteyecektir. Zaten Mansur Yavaş gibi adamlar Erdoğan'ın karşısına çıkmazlar. Bu kadar akıllı adamlardı, adamlardılar. 2023 seçimlerini de değerlendiren Akgönül, "Çıksalar zaten 2023'te çıkarlardı. Çıkmadılar. 2023'te çıksalardı da bu oyunların ölçülerini alırlar. 2023 yılıyla ilgili birazdan detaylı bazı bilgiler de verebiliriz. Çünkü fırtına aslında orada başlıyor. Ben Mansur Yavaş'ın siyasal hayatının bittiğini düşünüyorum. Hatta bence Mansur Yavaş'ın belediye başkanlığı hayatı da bundan sonra bitecek. Yani Nisan 2019'da Mansur Yavaş belediye başkan adayı da olmayacaktır" dedi. Mansur Yavaş'ın Siyasi Geçmişi Mansur Yavaş'ın daha önce de siyasi kariyeri hakkında açıklamada bulunan Akgönül, "6-8 ay sonra bir partiye geçerse, söz gelimi yeni parti veya 2 yıl sonra yeniden CHP'ye geçerse —ki biliyorsun o CHP'den ayrılıp yeniden CHP'ye geri dönmüşlüğü de vardı. Aslında Mansur Yavaş'ın CHP ile kurduğu ilişki çok zikzaklıdır. 2014'te CHP'ye giriyor. 2014'teki yerel seçimlerde yine CHP'den aday olarak gösteriliyor. 2014'te %1 farkla... ve orada büyük bir şey vardı, büyük bir infial kopmuştu, elektrikler kesilmişti vesaire. %1 oy farkla Melih Gökçek'e kaybediyor. 2016'da ayrılıyor, CHP'den ayrılıyor. 2018'de yeniden geliyor, bak arada 2 yıl var. 2018'de yeniden geliyor. 2019'da CHP Ankara Belediye Başkan adayı gösteriliyor. %50 küsür oy alıyor. Zaten 2023'te de şey, 2024'te de %60 oy alıyor. Dolayısıyla aslında 2 yıl sonra yeniden CHP'ye dönebilir Mansur Yavaş." ifadelerini kullandı. Akgönül ayrılışın sebebini de değerlendirerek, "Eğer siyasal bir hamle yaptıysa o da yeni partili seçmenlerin kendisine Ankara özelinde bundan sonra muhalefet etmesini engellemek için. Çünkü yeni partililer aslında Mansur Yavaş'a ciddi ciddi bir kimilerine göre karalama kampanyası, kimilerine göre artık gerçeği saklamama ihtiyacı olsun diye Mansur Yavaş'ın aslında Ankara'ya da bir faydasının olmadığını, Ankara'ya da bir hizmet üretmediğini söylemeye başlıyorlardı." dedi. Yavaş ardından ilçe belediylerinin de ardı arkasına istfa etmeleri hakkında Akgönül, "Sadece Mansur Yavaş değil diğer ilçe belediyeleri de istifa etti. Evet. Ama onlar hepsi yedi ilçe belediye başkanı istifa etti. Ben bu istifaların Ankara dışına da taşacağını düşünüyorum. Hepsi sadece bir ya da iki kişi hariç Mansur Yavaş'ın ismini vererek istifa ettiler. Yani "Mansur Başkan'la birlikteyiz" diye. Bu zaten kaçınılmaz. Yani sen Büyükşehirle iş tutan bir ilçe belediye başkanı olmaya çalışacaksın ve dahası zaten seni Mansur Yavaş getirdi. Yani zaten Mansur Yavaş'ın CHP listelerine soktuğu adamlardı bu giden belediye başkanları. Orada bence racona aykırı bir durum yok. Burada esas durum şu: Yani Mansur Yavaş 2028'de Cumhurbaşkanı adayı olmayacak. Bu bir. İki, eğer bağımsız kalırsa Nisan 2029'da da belediye başkanı adayı olmayacak."dedi. "Bağımsız kalırsa Nisan 2029'da belediye başkanı adayı olmayacak" Akgönül Yavaş'In bağımsız kalırsa belediye başkanı adayı olmayacağı tespitinde bulunarak, "Mansur Yavaş'ın kişisel bir karizması yok. Yani kişisel karizması %20'lerdedir. Hatta şunu diyebilirim: MHP'den belediye başkan adayı olduğunda %27 oy almıştı. 2014 yerel seçimlerinden önce değil mi? Evet, %27 oy almıştı. O da hani Mansur Yavaş'ın kişisel karizması belki %15-20'dir. Yani belediyeleri biz sizinle geçen hafta analiz ettik. Ben bu yüzden belediyelerin kapatılması gerektiğini savunmuştum. Belediyelerde partizanlar seçim yaparlar. Sempatizanlar seçim yapmazlar. Yani "ben şu belediye başkanının hizmetini çok iyi buluyorum, onu tercih ediyorum" diyen bir tane aklı başında insan yoktur. Çünkü hiçbir belediye başkanı çok iyi hizmet yapmaz. Belediye başkanları politik bir kariyer inşa etmek için belediye başkanı olurlar. Ve bunu da partiler üzerinden yaparlar. Parti dışı bir belediye başkanı olmaz." dedi. Demirtaş ve Cumhurbaşkanı değerlendirmesi Akgönül Demirtaş tahliyesi hakkında çıkacağını öngördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanının adaylığı hakkında ise, "Cumhurbaşkanlığı mevcut seçim tarihinden, 2028 yılındaki seçim tarihinden bir gün önce bile yapılan seçimde aday olabilir. Erken seçim olacağını düşünüyoruz. Tabii aslında hukuki teknik anlamıyla 2028 Nisan ayında bir seçim yapılacak. Bu erken seçim olmayacak. Hukuki anlamda bu öne alınmış seçim olacak. Öne alınan bir seçimde veya erken seçimde ki ikisinde de meclisin onayı lazım. Meclisin onayını aldığında halihazırda iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmış biri yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilir." dedi. "Kaşif Kozinoğlu bir kahramandır ve bir şehittir" Son dönemde ölümü ile ilgili soruşturma yürütülen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu dosyası hakkında da kritik açıklamalarda bulundu. Kozinoğlu'nu bir şehit olarak nitelendiren Akgönül, "Fethi kabir yapılmıştı ve bu fethi kabirde Kaşif Kozinoğlu'nun vücut bütünlüğünün büyük oranda bozulmadığı, 15 yıllık yeraltında değil mi, defnedilmesine rağmen bu bizim inancımıza göre şehitlere verilen bir payedir aslında. Bu yüzden ben Kaşif Kozinoğlu'nun kahraman olduğunu ve bir şehit olduğunu düşünüyorum. Niye kahramandır'ı söylüyorum? Burada bir tersine çevirme yapalım. Ekrem Dumanlı vardı bilirsiniz. Zaman Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda bir numaralı FETÖ'cü. Hatta bana göre o mahrem imamların biridir. Ekrem Dumanlı Kaşif Kozinoğlu'nun öldürülmesinden, bana göre öldürülmesinden sonra ya da şüpheli ölümünden sonra diyelim ama ben onun şehit edildiğini düşünüyorum, öldürülmesinden sonra bir yazı yazmıştı: "Kaşifinizden kahraman çıkmaz" demişti. Bu hitabı üzerime alınıyorum. Yani aslında "Kaşifimiz kahramandı"yı Ekrem Dumanlı'nın yazısına bir cevap olarak bence herkesin vermesi gerekir." dedi. Kurtlar Vadisi hakkında değerlendirme Akgönül dizi hakkında yürütülen soruşturmaya da atıfta bulunarak, "Her kim yaptıysa suyu bulandırıyor arkadaşlar. Hatta hatırlayın en son o Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay da ifade vermeye gitti. Yani böyle bir şey olabilir mi? Emin Olcay ne bilsin yani Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ne bilsin? Dün, dün dediğim yani birkaç gün önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veriyor. Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ı kötülüyor. Bir diss atıyor kendince. Ertesi gün savcılıktan ifadesine başvurulmak için bile değil, bilgi almak için o sıfatla çağrılıyor. Abi bu adam ne bilsin yani?" dedi. Dizinin tarihinden itibaren değerlendirmelerde bulunan Akgönül, " Kurtlar Vadisi ilk çıktığından beri 2002'den beri zaten MİT içerisindeki kapışmanın, Milli İstihbarat Teşkilatı içerisindeki kapışmanın bir tarafı olarak konuşuyordu. Her zaman konuşuyordu. Bak 2004 yılında çok şaşıracaksın, dönemin MİT başkanı Şenkal Bey'e, Şenkal Atasagun'a Kurtlar Vadisi ile ilgili bir rapor gidiyor. Raporu kim yazıyor? Kaşif Kozinoğlu. Ve raporda ne diyor? "Bu dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın ama akıl babası, akıl vereni Hasan Atilla Uğur" diyor. Peki Hasan Atilla Uğur ne oluyor? Bugün Kaşif Kozinoğlu'nun bana göre cinayet şüphelisi ki sağlık problemleri el vermediği için cezaevine konulmadı ama şu anda ev hapsinde. Zaten o da Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde bir payı var Hasan Atilla Uğur'un ve bana göre güçlü bir payı var." diye konuştu. Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadeleri Akgönül soruşturmanın önemli ismi Hasan Atilla Uğur hakkında da açıklamalarda bulundu. Açıklamasında "Rasim Ozan Kütahyalı Kaşif Kozinoğlu cinayeti için "kokteyl cinayet" dedi. Daha doğrusu "kokteyl operasyon". Doğru telaffuz edelim: kokteyl operasyon. Kokteyl operasyon şu demek: Başfail FETÖ'cüdür ama zamanında Ergenekoncu olarak bilinenlerden de destek almıştır. Dolayısıyla bence cinayeti FETÖ işletti ama dönemin Ergenekoncularından da bazılarından —Ergenekon örgütünden değil, Ergenekonculardan bazılarından— da destek aldı. İşte bu destekçilerden zaten ikisi Kaşif Kozinoğlu rahmetlinin koğuş arkadaşıydı. Ve orada dikkat et sen Hasan Atilla Uğur'un savcılıktaki ifadelerini? Ne diyor? Hiçbir şey demiyor. "Hatırlamıyorum" diyor. "Hatırlamıyorum". "Hangi ilacı verdin?", "Hatırlamıyorum". "Çıktığında elinin arkasında bir şey var saklıyorsun, değnek mi iğne mi her neyse artık bir şey var saklıyorsun, ne var?", "Hatırlamıyorum" diyor. Şimdi savcılık bu kadar çok nisyan ile malul olan birine onun hatırlayacağı bir şeyler söylemeli." kaydetti. "Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir" Akgönül Perinçek'in soruşturmada bilgili olduğunu değerlendirerek, "Peki kimdir acaba hatırlayanlar? Kim olabilir? Doğu Perinçek. Bence Doğu Bey, Doğu Perinçek Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir. Yani Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'i çağıracağına, Emin Olcay'ı çağıracağına, Doğu Perinçek'i bilgi verme sıfatıyla... Ama ne sanık ne tanık. Hani burada da Doğu Bey'i biz zan altında bırakmayalım. Çünkü Kaşif Kozinoğlu ölmeden önce Doğu Perinçek'e bir sürü mektup gönderiyor. Bunlar var. "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" diye kitap olarak yayınlanıyor. Kaynak Yayınları'nın genel yayın yönetmeni ve Doğu Perinçek bilgi verme sıfatıyla savcılığa davet edilmelidir." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi Haber

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi

Güvenlik Kameralarına Yansıyan 4 Dakikalık Sır Perdesi Türk istihbarat tarihinin en karanlık ve gizemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçen, eski MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen şüpheli ölüm soruşturmasında dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli olarak dinlenen emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a, Kozinoğlu'nun yaşamını yitirdiği son dakikalar ve cezaevi kamera kayıtları üzerinden ardı ardına kritik sorular yöneltildi. Soruşturma tutanaklarına giren diyaloglarda, Uğur'un daha önceki beyanları ile somut kamera görüntüleri arasındaki belirgin çelişkiler ve yöneltilen sorulara verdiği "hatırlamıyorum" yanıtları ön plana çıktı. Savcılık sorgusunun en can alıcı noktalarından birini cezaevi koridorlarını gösteren kamera kayıtları oluşturdu. Başsavcılık, Uğur'un olay günü saat 18.40 sıralarında Kaşif Kozinoğlu'nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika boyunca içeride kaldıktan sonra elleri arkasında dışarı adım attığını ve sağ elinde net bir şekilde bir cisim taşıdığının görüldüğünü belirterek bu nesnenin mahiyetini sordu. Karşısındaki net görüntülere rağmen Uğur, elinde ne olduğunu anımsamadığını ve ortada herhangi bir cisim bulunduğunu dahi zannetmediğini iddia etti. Bunun hemen ardından, oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın elinde bir bardakla odadan dışarı çıkarak o bardağı kendisine göstermesinin sebebinin ne olduğu sorulduğunda ise Uğur, bu duruma dair de hiçbir şey hatırlamadığı yanıtını verdi. Dil Altı İlacı ve Tansiyon Aletinin Kaynağı Aydınlatılamadı Kozinoğlu'nun fenalaşarak yere yığıldığı anlara değinen Hasan Atilla Uğur, merhum istihbaratçının kendisine seslenerek odada bulunan dil altı hapını getirmesini istediğini öne sürdü. Kozinoğlu'na bu hapı verdiğini kabul eden Uğur, hayati önem taşıyan bu ilacı ve olay sırasında kullanılan tansiyon ölçme cihazını nereden temin ettikleri sorulduğunda ise yine hafızasının yerinde olmadığını ve nereden bulduklarını hatırlamadığını savundu. Öte yandan, geçmişte mahkeme huzurunda verdiği ve altında kendi imzası bulunan "Hiçbir kamu görevlisi görevini savsaklamamıştır" şeklindeki beyanı hatırlatıldığında Uğur, söz konusu ifadelerin kendisine ait olmadığını öne sürerek kendi imzasını reddetti. Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı anı ilk defa ne zaman ve hangi makama bildirdiğine ilişkin eski ifadeleri ile bugünkü anlatımları arasındaki uyumsuzluklar da tutanağa geçirildi. Ayrıca savcılık sorgusunda, Kozinoğlu ile diğer oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın havalandırma yürüyüşünde oldukları esnada, yaklaşık 14 dakikalık kısa bir zaman dilimi içinde yemek hazırlayıp birlikte tüketmiş olmaları da gündeme getirildi. Uğur, bu durumun arkasında herhangi bir kasıt veya özel bir neden bulunmadığını, olayın tamamen gündüz saatlerinde gerçekleştiğini ifade etti. Suçlamaları Reddeden Uğur'dan "FETÖ Suikastı" İddiası Hakkındaki iddiaların tamamını reddeden Hasan Atilla Uğur, sorgusunun sonunda Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün arkasında kasten işlenmiş bir suç olup olmadığının titizlikle araştırılmasını talep etti. Kozinoğlu'nun o dönem Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından açıkça hedef tahtasına oturtulduğunu dile getiren Uğur, bu şüpheli ölümün arkasında örgütsel bir suikast ve sabotaj bağlantısının bulunma ihtimaline dikkat çekti. Uğur'un avukatları ise müvekkillerinin olayda hiçbir kusurunun, ihmalinin veya kastının olmadığını savunarak, Kozinoğlu fenalaştığı anlarda mutfaktan aldıkları sert cisimlerle demir kapılara vurarak yardım istediklerini ancak cezaevi görevlilerinin kasıtlı olarak müdahalede geciktiğini öne sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu'nun koğuşunun kamera kayıtları ortaya çıktı:  Işıklar 14 dakika söndü, bardağı yıkandı Haber

Kozinoğlu'nun koğuşunun kamera kayıtları ortaya çıktı: Işıklar 14 dakika söndü, bardağı yıkandı

Güvenlik Kamerası Kayıtları Soruşturma Dosyasında 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni ve çarpıcı deliller ortaya çıktı. Olay gecesine ait koğuşun güvenlik kamerası görüntüleri soruşturma dosyasına eklenirken; kayıtlarda Kaşif Kozinoğlu, Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım’ın koğuş içerisindeki hareketleri saniye saniye yer aldı. Işıkların 14 Dakika Kapatılması ve Detaylı Saat Tutanakları Soruşturma dosyasındaki tutanaklara ve kamera analizlerine göre, Hasan Atilla Uğur’un Kaşif Kozinoğlu’nun avluda yürüyüş yaptığı sırada ortak yaşam alanının ışıklarını kapattığı ve ortamın yaklaşık 14 dakika boyunca karanlık kaldığı belirlendi. Işıkların yeniden açılmasının ardından yaşanan hareketlilik ise dosya tutanaklarına dakika dakika şu şekilde yansıdı: 18:57:10 – Hasan Ataman Yıldırım yerinden kalkarak üst kata çıktı. 18:57:20 – Yıldırım, 5 numaralı odaya girdi. 18:57:31 – Yıldırım, 5 numaralı odadan çıkarakh Kozinoğlu’nun kaldığı 4 numaralı odaya geçti. 18:57:49 – Yıldırım odadan çıktı, merdivenlerin başına geldi ve birkaç basamak indikten sonra bir süre burada bekledi. 18:58:20 – Yeniden Kozinoğlu’nun 4 numaralı odasına giren Yıldırım, sağ elinde beyaz renkli bir nesneyle odadan çıktı. Yıldırım'ın daha sonra alt kata inerek Hasan Atilla Uğur’un yanına uğradığı ve mutfak tezgahına yöneldiği kaydedildi. Hastaneye Sevk Sonrası Bardağın Yıkanması Dosyaya giren kayıtlarda en çok dikkati çeken detaylardan biri ise Kaşif Kozinoğlu’nun fenalaşarak hastaneye sevk edilmesinin hemen sonrasında yaşandı. Görüntülere göre Hasan Atilla Uğur, Kozinoğlu’nun koğuşuna girerek maktule ait kahve bardağını aldı ve mutfak bölümünde yıkadı. Başsavcılığın, soruşturma dosyasına giren bu kritik kamera kayıtları üzerindeki incelemelerini çok yönlü olarak sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu soruşturmasında  Hasan Atilla Uğur'unda dahil olduğu 4 isim için gözaltı kararı Haber

Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Atilla Uğur'unda dahil olduğu 4 isim için gözaltı kararı

Soruşturmada yeni dalga Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni ve kritik gelişmeler yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen soruşturma doğrultusunda, Kozinoğlu’nun cezaevi sürecinde görev yapan yargı mensupları ile aynı koçuğu paylaştığı isimler mercek altına alındı. Yürütülen incelemeler neticesinde, olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere toplam 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldı. Hakkında gözaltı kararı verilenler arasında, ünlü isim Oğuzhan Uğur'un babası olan emekli asker Hasan Atilla Uğur'un da bulunduğu belirtildi. "Hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmayacağız" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümün karanlıkta bırakılmayacağını vurguladı. Bakan Gürlek'in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. Soruşturma kapsamında bugün; olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir." 3 şüpheli yakalandı İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlar sonucunda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yetkililer, Kıbrıs’ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli sürecin ise kararlılıkla devam ettiğini bildirdi. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın da katkı sunduğu soruşturma kapsamında; ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden masaya yatırılıyor. Adli merciler, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların tespiti için gereken bütün adli adımların atılacağını belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.