SON DAKİKA

#Hatay

HABER DEĞER - Hatay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hatay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yurt genelinde kuvvetli yağış, fırtına ve çığ tehlikesi Haber

Yurt genelinde kuvvetli yağış, fırtına ve çığ tehlikesi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurt genelinde hava sıcaklıklarının hissedilir derecede düşeceğini, birçok bölgede kuvvetli yağış, fırtına, buzlanma ve çığ riskinin etkili olacağını duyurdu. Vatandaşlardan tedbirli olmaları istendi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 9 Ocak Cuma gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Son tahminlerine göre Türkiye genelinde parçalı ve çok bulutlu bir hava beklenirken, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Marmara’nın bazı illerinde aralıklı yağış görülecek. Yağışların kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak, iç ve yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması öngörüldü. Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Hatay, Osmaniye ve Ordu çevrelerinde yağışların yer yer kuvvetli olması beklenirken, sel ve ulaşımda aksamalara karşı uyarı yapıldı. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarına düşeceği, özellikle sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olaylarının görüleceği belirtildi. Rüzgarın ise Marmara’nın kuzeyi, Güney Ege, Doğu Akdeniz ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda güneyli yönlerden 40-70 km/saat hızla fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Ayrıca Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun yüksek ve eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunduğu vurgulandı. Meteoroloji, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini hatırlattı.

Toprağı kazdıkça altın çıktı! Film gibi soygun! Haber

Toprağı kazdıkça altın çıktı! Film gibi soygun!

Dakikalar içinde yaşananlar, ortaya çıkan detaylarla şaşkınlık yarattı. Hatay’da gerçekleşen kuyumcu soygunu, hem yöntemi hem de sonrasında ortaya çıkan ayrıntılarla gündem oldu. Kasklı ve silahlı şüphelilerin kısa sürede gerçekleştirdiği soygun, güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler ve yapılan operasyonla birlikte adeta bir film senaryosunu andırdı. Üç dakikada milyonlarca liralık altın ortadan kayboldu Olay, Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 4 Ocak’ta meydana geldi. Yeni Mahalle’de bulunan bir kuyumcuya giren iki kişi, silah tehdidiyle vitrindeki altınları toplayarak yaklaşık üç dakika içinde iş yerinden ayrıldı. Soygunda yaklaşık 4 kilogram altının çalındığı ve maddi değerin milyonlarca lirayı bulduğu belirlendi. Saatler süren kamera takibiyle şüpheliler tespit edildi Soygunun ardından başlatılan çalışmalarda güvenlik kameraları, KGYS ve plaka tanıma sistemleri saatlerce incelendi. Yapılan analizler sonucunda olayla bağlantılı olduğu belirlenen beş şüpheli kısa sürede yakalandı. Şüphelilerin bazılarının daha önce çeşitli suçlardan kayıtlarının bulunduğu da tespit edildi. Altınlar toprağın altından çıktı Soruşturma derinleştikçe soygunun en dikkat çekici detayı da ortaya çıktı. Çalınan altınların, farklı noktalara gömülerek saklandığı belirlendi. Polis ekiplerinin yaptığı kazı çalışmalarında altınlar dört ayrı noktada toprak altından çıkarıldı. Operasyon kapsamında olayda kullanılan silahlar ve sahte plakalı araçlar da ele geçirildi. Dört kişi cezaevine gönderildi Gözaltına alınan beş şüpheli adliyeye sevk edilirken, bunlardan dördü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hatay’da büyük yankı uyandıran soygun, kısa sürede aydınlatılması ve ortaya çıkan detaylarla kamuoyunda uzun süre konuşulacak olaylar arasında yerini aldı.

32 ilde DEAŞ'a 170 gözaltı! Haber

32 ilde DEAŞ'a 170 gözaltı!

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, DEAŞ terör örgütüne yönelik 32 ilde düzenlenen operasyonlarda 170 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerden 10’u tutuklanırken, 15’i hakkında adli kontrol kararı verildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, DEAŞ terör örgütüne yönelik son iki haftadır devam eden kapsamlı operasyonların detaylarını paylaştı. Yerlikaya, 32 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 170 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Operasyonlar; Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı koordinasyonunda, İl Emniyet Müdürlüklerine bağlı TEM Şube Müdürlüklerince gerçekleştirildi. Yakalanan şüphelilerin geçmiş dönemlerde DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü ve örgüte finans sağladığı tespit edilirken, operasyonların ilk aşamasında 10 şüpheli tutuklandığı, 15 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığı bildirilirken, diğer şüphelilerle ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi. DEAŞ’a yönelik operasyonların düzenlendiği iller arasında Adana, Ankara, İstanbul, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Hatay, Kahramanmaraş, Kocaeli, Sakarya, Samsun, Van, Tekirdağ ve Yozgat’ın da bulunduğu toplam 32 il yer aldığını duyuran Bakan Yerlikaya, açıklamasında “Ülkemizin her bölgesinde huzur ve istikrarı sağlamak için yılın 365 günü, gece gündüz operasyonlarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullanarak kararlılık mesajı verdi.

TTB’den Bakanlığa: Hatay’da sağlık konteynıra mahkum edilemez! Haber

TTB’den Bakanlığa: Hatay’da sağlık konteynıra mahkum edilemez!

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan sağlık kurumlarına ilişkin çarpıcı bir açıklama yaptı. TTB, Hatay’da 56 aile sağlığı merkezinin (ASM) depremde yıkıldığını ve aradan geçen 31 aya rağmen yenilerinin yapılmadığını, sağlık hizmetlerinin hâlâ konteynırlarda sürdürüldüğünü vurguladı. “Hekimler fedakarca çalışıyor, ama halk sağlık hakkına ulaşamıyor” TTB’nin açıklamasında, 30 ASM’nin bu yılın başında yıkılacak denilerek boşaltıldığı, aile hekimleri ve çalışanlarının konteynırlara yönlendirildiği hatırlatıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu süre zarfında yıkılmış bir kentte yaşamak için her türlü zorlukla mücadele eden aile hekimleri ve ASM çalışanları, olağanüstü bir gayretle kamu sağlık hizmeti vermeye çalışmaktadır. Ancak depremzedeler 2,5 yıldır kışın soğuğunda ve yağmurunda, yazın sıcağında ve toz içinde konteynır ASM’lerin önünde bekleyerek sağlık hizmeti almaya çalışmaktadır. Hem halkın nitelikli ve ulaşılabilir sağlık hizmetine kavuşması hem de sağlık emekçilerinin insanca koşullarda görev yapabilmesi için yeni sağlık merkezlerinin kurulması kamunun asli görevidir.” “Denetim adı altında işsizlik yaratılıyor” TTB, Hatay İl Sağlık Müdürlüğü’nün 25 Ağustos 2025 tarihli yazısıyla konteynırlarda hizmet veren ASM’lerde grup denetimlerinin yapıldığını ve “gruptan düşürme” süreçlerinin başlatıldığını açıkladı. “Depremden önce büyük maliyetler harcanarak gruplama koşullarını sağlayan ASM’ler, yıkım sonrası konteynırlara taşınmaya mecbur bırakılmıştır. Şimdi ‘gruptan düşürme’ gerekçesiyle ilave ödenekler kesilecek, ASM’lerde hizmet üreten 200’e yakın sağlık ve temizlik emekçisi işsiz bırakılacaktır. Bu kabul edilemez.” “Hatay halkı işsiz, sağlık hizmeti de risk altında” TTB’nin hatırlattığı Ocak 2024 tarihli “Deprem Bölgesinde Beş Yaş Altı Çocukların Beslenme Durumu Hatay Örneği” başlıklı bilimsel raporda, konteynırlarda yaşayan ailelerin dörtte üçünden fazlasının işsiz, yarısından fazlasının ise düzenli gelirden yoksun olduğu ortaya konmuştu. Açıklamada bu duruma dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı: “Böyle bir yoksulluk ve işsizlik ortamında Hatay İl Sağlık Müdürlüğü’nün yeni uygulaması ile yaklaşık 200 kişinin daha işsiz kalması kabul edilemez. Halen birçok ASM’de aile hekimleri hemşiresiz hizmet verirken, bu işten çıkarmalar hekimlerin üzerindeki yükü daha da artıracaktır. ASM’yi açmak, temizliğini yapmak ve tüm sağlık hizmetlerini tek başına yürütmek zorunda kalan hekimler, bu koşullarda nitelikli sağlık hizmeti veremeyecek; duygusal baskı ve tükenmişlik nedeniyle istifalar gündeme gelecektir.” “800 bin kişi sağlık hizmetinden mahrum kalabilir” TTB, bu uygulamanın devam etmesi halinde yalnızca hekimlerin değil, Hatay halkının da mağdur edileceğini belirterek şunları kaydetti: “Verili koşullarda bile Hatay halkı nitelikli sağlık hizmetine erişememektedir. Yeni uygulama ile yaklaşık 800 bin kişi birinci basamak sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılacaktır. Bu, deprem bölgesinde halk sağlığını hiçe saymak anlamına gelir.” “Bakanlık derhal geri adım atmalı” TTB, Sağlık Bakanlığı’na doğrudan çağrıda bulundu: “Hatay halkının sağlık hakkı ile hekimlerin ekonomik ve özlük hakları önündeki bu yanlış uygulamadan ivedi bir şekilde vazgeçilmeli, deprem bölgesine yönelik pozitif ayrımcı uygulamalar hayata geçirilmelidir. Sağlık bir lütuf değil, haktır. Bu hakkı sağlamak devletin sorumluluğudur.”

219 kişinin öldüğü Atilla Eren Apartmanı davasında skandal Haber

219 kişinin öldüğü Atilla Eren Apartmanı davasında skandal

“Bina yapımında sorumluluğum yok” savunması 8 Mayıs tarihli ifade tutanağına göre Canbaz, projeden daire aldığını ve işin asıl yüklenicisinin Özburak İnşaat ile müteahhit Hikmet Günsay olduğunu savundu. Canbaz, binada sadece maddi destek sağladığını, teknik bir sorumluluğu olmadığını öne sürdü. Canbaz, “Benim binanın müteahhitliği ve teknik anlamda sorumluluk alma gibi bir konumum olmadı. Sadece inşaatın yarım kalması üzerine mali katkı sundum. Kusurum olduğunu düşünmüyorum” dedi. Avukattan tepki: “İki yıl boyunca yakalama kararı vardı, Antalya’da konakta yaşamış” Depremzede ailelerin avukatı Ecevit Alkan ise Canbaz’ın, inşaatın tüm kritik aşamalarında söz sahibi olduğunu belirterek, serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Alkan, “Dosyada adı geçen herkesin, başta Ahmet Canbaz’ın tutuklanması gerekiyor. İki yıl boyunca yakalama kararı vardı, meğer Antalya’da bir konakta yaşıyormuş” ifadelerini kullandı. Alkan, Canbaz’ın ifadesinde kendi şirketi ve belediye ilişkilerini kabul etmesine rağmen ilk savunmalarında inkâr ettiğini hatırlatarak, “Bu çelişkili ifadeler itiraf niteliğindedir. Aileler kadar diğer sanıklar da bu serbest bırakılmaya isyan ediyor” dedi. Davada son durum Atilla Eren Apartmanı davasında, aralarında müteahhitler, şantiye şefi ve yapı denetim sorumlularının da bulunduğu sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Dosyada hâlen 3 tutuklu sanık bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.