SON DAKİKA

#Hava Kirliliği

HABER DEĞER - Hava Kirliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Kirliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, yeni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor” dedi. İCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz Haber

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz

Dünya Hava Kalitesi Endeksi verilerine göre PM 2.5 kirliliğinde Türkiye birincisi olan Keşan’da halk isyanda. Vatandaşlar, artan hava kirliliğine rağmen kamu kurumları ve siyasi partilerin sessizliğini “ihmal ve sorumsuzluk” olarak nitelendiriyor. Keşan’da hava kirliliği artık çevresel bir sorun olmaktan çıkarak açık bir halk sağlığı krizine dönüştü. Dünya Hava Kalitesi Endeksi’nin son verilerine göre Keşan, PM 2.5 partikül madde kirliliğinde 158 değerine ulaşarak Türkiye genelinde ilk sıraya yerleşti. Bu değer; İstanbul, İzmir ve Hatay gibi büyük ve sanayileşmiş kentleri dahi geride bıraktı. Ortaya çıkan tablo, Keşanlıların uzun süredir dile getirdiği “nefes alamıyoruz” şikâyetlerini doğruladı. Vatandaşlar, özellikle sonbaharda anız yangınları, kış aylarında ise kömürlü kalorifer ve soba kullanımının hava kirliliğini dayanılmaz seviyelere çıkardığını belirtiyor. Uzmanlara göre PM 2.5 partikülleri doğrudan akciğerlere ulaşıyor, kana karışıyor ve kalp-damar hastalıkları, astım ve kanser riskini ciddi biçimde artırıyor. Keşan’da ölçülen değerlerin “sağlıksız” sınırların çok üzerinde olması, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için büyük tehlike oluşturuyor. Vatandaş soruyor: Sorumlu kim, denetim nerede? Keşan halkı, hava kirliliğinin nedenlerinin açıkça ortaya konulmasını ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını istiyor. Vatandaşlar, “Bu kirlilik neden her yıl artıyor? Denetimler neden yetersiz? Hangi kaynaklar bu havayı kirletiyor ve neden açıklanmıyor?” sorularına yanıt bekliyor. Sabah ve akşam saatlerinde ağır koku, boğaz yanması ve gözlerde sızı yaşandığını belirten Keşanlılar, açık havada vakit geçirmenin neredeyse imkânsız hâle geldiğini söylüyor. Kamu kurumlarına açık çağrı Vatandaşlar, Keşan Kaymakamlığı, Keşan Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile sağlık birimlerine çağrıda bulunarak, hava kirliliğinin kaynağının derhal açıklanmasını, ölçümlerin düzenli ve şeffaf şekilde paylaşılmasını, denetimlerin artırılmasını ve kalıcı önlemlerin acilen hayata geçirilmesini istiyor. “Bu kentte yaşayan insanlar denek değil, vatandaştır” diyen Keşanlılar, sessizliğin halk sağlığını hiçe saymak anlamına geldiğini vurguluyor. Siyaset de sessiz Keşan’daki siyasi partilerin de konuya ilişkin sessiz kalması tepki çekiyor. Vatandaşlar, çevre ve sağlık gibi siyaset üstü bir konuda iktidar ve muhalefetin ortak bir duruş sergilememesini eleştirerek, “Bu bir sağ-sol meselesi değil, yaşam hakkı meselesi” ifadelerini kullanıyor. Kömür, denetim ve doğalgaz sorusu Hava kirliliğinin başlıca nedenleri arasında kalitesiz kömür kullanımı, doğalgaza geçmeyen apartmanlar, eski tip sobalar ve denetimsiz iş yerleri gösteriliyor. Vatandaşlar, kömür satan firmaların ve kömür kullanılan binaların denetlenip denetlenmediğinin açıklanmasını istiyor. “Doğalgaz faturası ödeyen vatandaş, yan binanın kömür dumanını solumak zorunda kalıyorsa burada ciddi bir kamusal adaletsizlik vardır” diyen Keşanlılar, yapılan kömür yardımlarının da standartlara uygunluğunun sorgulanmasını talep ediyor. Keşan halkı tepkisini, “Konuşmayan siyasetçi, denetlemeyen kurum, açıklama yapmayan yetkili bu kirliliğe ortak olur. Keşan zehir soluyor ve artık bu sessizliğin hiçbir mazereti yok. Keşan halkı cevap değil, çözüm bekliyor” diyerek net bir mesajla dile getirdi.

Rojhılat ve İran’da hava kirliliği alarm veriyor: 17 vilayette yaşam durdu Haber

Rojhılat ve İran’da hava kirliliği alarm veriyor: 17 vilayette yaşam durdu

Rojhılat ve İran genelinde hava kirliliği tehlikeli seviyeye yükseldi İran ve Rojhılat’ta günlerdir etkisini artırarak devam eden yoğun hava kirliliği, influenza (grip) salgınıyla birleşerek hayatı durma noktasına getirdi. Cumartesi gününden bu yana başkent Tahran başta olmak üzere ülkenin 17 vilayetinde okullar, resmi kurumlar ve bazı özel işletmeler geçici olarak kapatıldı. Özellikle Rojhılat kentlerinde yaşayan yurttaşlar, kirliliğin günlük yaşamı felç ettiğini dile getiriyor. Tahran’da hava kirliliği yeniden kritik eşikte Tahran sakinleri, hava kirliliğinin ana nedeninin düşük standartlı yakıt ve yerli üretim düşük emisyonlu olmayan araçlar olduğunu belirtiyor. Kent sakini Hüseyni, içinde bulundukları çaresizliği şu sözlerle özetledi: “Benzinimiz de arabalarımız da standart değil. Zorunluluktan yerli araç kullanıyoruz çünkü ithal araç yasak. Bu yüzden kirlilik azalacağına artıyor.” İran’ın büyük şehirlerinde uzun süredir uygulanan araç sınırlamaları, üretim kotaları ve ithal araç yasakları, hava kirliliği krizinin çözümünü daha da zorlaştırıyor. Urmiye ve Loristan’da tatil Rojhılat’ın en büyük kentlerinden Urmiye’de hava kirliliğinin “tehlikeli seviye”ye gelmesi, Loristan’da ise influenza salgınının hızla yayılması nedeniyle okullar ve bazı kamu kurumları kapatıldı. Kararın en az birkaç gün sürmesi bekleniyor. “Uyarı sınırı aşıldı, salgın en az 2 ay daha sürebilir” İran Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Dairesi Başkanı Kubad Muradi, influenza salgınının bazı vilayetlerde uyarı sınırını aştığını belirterek durumun ciddiyetine dikkat çekti: “Bazı bölgelerde influenza vakaları hızla artıyor. Salgın bir buçuk ila iki ay daha devam edebilir.” Uzmanlar, hava kirliliğinin bağışıklık sistemini zayıflatarak influenza başta olmak üzere solunum yolu enfeksiyonlarını ağırlaştırdığına vurgu yapıyor. Hava kirliliği can alıyor: İran Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, geçen yıl İran ve Rojhılat’ta 58 bin 975 kişi hava kirliliği ve buna bağlı nedenlerle yaşamını yitirdi. Bu sayı, ülkede hava kirliliğinin deprem ve trafik kazaları kadar büyük bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini gösteriyor. Uyarılar sürüyor, çözüm yok Hava kirliliğinin haftalar boyunca devam edeceği tahmin edilirken, Rojhılat ve İran genelinde maskeli dolaşım zorunlu hâle geldi. Yurttaşlar, artan sağlık riskleri nedeniyle hükümete yakıt kalitesinin yükseltilmesi, toplu taşımanın güçlendirilmesi ve araç politikalarının gözden geçirilmesi çağrısında bulunuyor. Bölgede kirlilik ve salgın nedeniyle günlük yaşamın ne zaman normale döneceği ise belirsizliğini koruyor.

İran’da hava kirliliği alarmı: Huzistan’da okullar uzaktan eğitime geçti Haber

İran’da hava kirliliği alarmı: Huzistan’da okullar uzaktan eğitime geçti

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde hava kirliliği kritik seviyelere ulaşınca, valilik eğitimde olağanüstü önlem aldı. Huzistan Valiliği, ilkokul ve ortaokul düzeyindeki tüm okullarda 21 Kasım’a kadar yüz yüze eğitime ara verildiğini ve bu süreçte derslerin uzaktan yürütüleceğini duyurdu. Kirlilik nedeniyle kamu kurumları da gecikmeli çalışıyor. Huzistan Valiliği Kentsel İşlerden Sorumlu Yardımcısı Mehran Alem Elhüda, İl Kriz Yönetim Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, geçtiğimiz haftadan bu yana hava kirliliği nedeniyle okullar ve kamu kurumlarının ya tatil edildiğini ya da gecikmeli olarak faaliyetlerine başladığını belirtti. Elhüda, “İlkokul ve ortaokullar uzaktan eğitime geçti, ancak liseler, üniversiteler ve kamu kurumları faaliyetlerine devam edecek. Hava koşullarında değişiklik olursa yeni kararlar alınabilir.” dedi. Ahvaz’da hava kalitesi ‘çok sağlıksız’ seviyede ölçüldü. Huzistan Çevre Koruma Genel Müdürlüğü Halkla İlişkiler Müdürü Şehriyar Askeri, eyalet genelinde hava kalitesinin kritik düzeyde olduğunu belirtti. Ülkenin hava izleme sistemi verilerine göre Ahvaz kentinde PM2.5 değeri 209 mikrogram/metreküp olarak ölçüldü. Bu seviye, hava kalitesi endeksine göre “çok sağlıksız” (mor seviye) olarak sınıflandırılıyor ve tüm yaş grupları için ciddi sağlık riski anlamına geliyor. Hiçbir kent “temiz hava” kategorisinde değil. Askeri, Huzistan’daki hiçbir kentin şu anda “temiz hava” kategorisinde bulunmadığını vurguladı. Meteoroloji Kurumu, bölgedeki kirliliğin önümüzdeki günlerde de devam edeceğini öngörüyor. Yetkililer, partikül madde oranlarını yakından izleyerek gerekirse ek önlemler alınacağını bildirdi. Uzmanlar halkı uyardı: Dışarı çıkmayın, maskesiz dolaşmayın. Sağlık yetkilileri, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan yurttaşların mümkün oldukça kapalı alanlarda kalmasını ve maskesiz dışarı çıkmamalarını önerdi. İran’da hava kirliliği özellikle endüstriyel bölgelerde ve kış aylarında sık sık ciddi seviyelere ulaşıyor. Huzistan’da yaşanan bu son olay, ülkede çevre ve halk sağlığı politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.