SON DAKİKA

#Hedef Gösterme

HABER DEĞER - Hedef Gösterme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hedef Gösterme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuytul soruşturmasında eski mensubun ifadesi ortaya çıktı: "Hocam gelirse kafalarını keser" Haber

Kuytul soruşturmasında eski mensubun ifadesi ortaya çıktı: "Hocam gelirse kafalarını keser"

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Adana İl Emniyet Müdürlüğü tarafından kamuoyunda 'Furkancılar' olarak bilinen ve Alparslan Kuytul'un liderliğini yaptığı yapılanmaya yönelik dün sabah 6 ilde toplam 49 adrese eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Çeşitli suçlamalarla Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul dahil 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, Kuytul çiftinin de aralarında bulunduğu şüpheliler emniyet birimlerince gözaltına alındı. Operasyonun ardından soruşturma dosyasına, 1998 yılından bu yana yapı içerisinde yer alan eski mensup Mürsel Güler’in müşteki sıfatıyla verdiği ayrıntılı ifade girdi. Söylemlerin sertleşmesi kırılma noktası oldu Güler, ifadesinde zaman içerisinde Alparslan Kuytul’un hükümet yetkilileri, valiler, belediye başkanları ve diğer dini gruplara yönelik siyasi söylemlerinin sertleştiğini, bu durumu eleştirmesiyle birlikte yapı içerisinde itibarsızlaştırılmaya başlandığını öne sürdü. Semra Kuytul’un bir toplantıda eleştirel isimlere yönelik olarak "Biz fitnecilerin ayağını kestik, Alparslan Hocam gelse kafalarını keser" şeklinde ifadeler kullandığını ve başka bir yayında da siyasi değerlendirmeleri eleştirenler için "ağzının üstüne yumruk çakılması" şeklinde sözler sarf edildiğini savunan Güler, kendisinin sosyal medya üzerinden "ajan", "karaktersiz" ve "karakteri bozuk" gibi ifadelerle hedef gösterildiğini anlattı. Kampanyalar ve baskı yöntemleri Güler, ifadesinde kendisine karşı yürütülen itibarsızlaştırma kampanyasının bizzat Alparslan Kuytul tarafından organize edildiğini, bu kapsamda onlarca kişinin katılımıyla 8,5 saat süren bir toplantı gerçekleştirildiğini ve mensuplara kendisi aleyhinde paylaşımlar yapılması için "2 gün herkes tweet atacak" şeklinde talimatlar verildiğini iddia etti. Ayrıca geçmişte Hasan Koyuncu ve Koray Sarısaçlı gibi isimlere karşı uygulandığını belirttiği, cemaat içinde dışlanma korkusuyla yaptırılan zorunlu videoların da yine doğrudan Alparslan Kuytul’un yönetimiyle hazırlandığını ileri süren Güler, "Kimin ne konuşacağını, ne anlatacağını dahi Alparslan Kuytul belirlemektedir" dedi. "Can güvenliğim yok" İfadesinde Alparslan Kuytul’un, kendisini eleştirenlerle irtibatı kesmek adına mensuplara "Bunlarla görüşende cemaat kanı yoktur, bunlarla görüşen kansızdır" şeklinde talimatlar verdiğini ve İsmail Ataş isimli bir mensubun ayrılan kişiler hakkında aşağılayıcı içerikler hazırlamakla görevlendirildiğini iddia eden Güler, can güvenliğinin sağlanması talebiyle Alparslan Kuytul, Semra Kuytul ve ilgili diğer şüphelilerden şikâyetçi oldu. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi ve adli sürecin devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlik doğrulaması zorunlu oluyor Haber

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlik doğrulaması zorunlu oluyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin yeni detayları paylaştı. Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun devreye gireceğini belirten Gürlek, kimliğini doğrulamayan hesaplara belirli bir süre tanınacağını duyurdu. Yeni modelde sosyal medya kullanımında kimlik ve cep telefonu doğrulaması temel şart olacak. Kimlik doğrulaması sosyal medya kullanımının merkezine yerleşiyor Bakan Gürlek’in açıklamalarına göre sosyal medyada paylaşım yapan, yorum yazan ya da içerik üreten yurttaşların kimliklerinin doğrulanması esas olacak. Bu kapsamda sahte hesaplar ve yurt dışı kaynaklı anonim profillerin kullanımının sınırlandırılması hedefleniyor. Gürlek, kimliği doğrulanmış kullanıcıların hukuki sorumluluğunun daha net hale geleceğini ifade ederek özellikle hedef gösterme ve hak ihlali iddialarında cezai sürecin hızlanabileceğini belirtti. BTK doğrulanmayan hesaplara süre tanıyacak Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulama sürecini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yürütecek. Kimlik doğrulaması yapmayan hesaplara belirli bir geçiş süresi verileceği, bu sürenin ardından doğrulama şartını yerine getirmeyen profillere yönelik yaptırımların gündeme gelebileceği bildirildi. Bakanlık, düzenleme için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordinasyon içinde çalışıldığını açıkladı. Sivil toplumdan anonimlik ve ifade özgürlüğü uyarısı Düzenleme kamuoyunda tartışma yarattı. İfade Özgürlüğü Derneği, kimlik doğrulamasının internet ortamındaki anonimliği ortadan kaldırabileceği ve yurttaşları otosansüre yöneltebileceği uyarısında bulundu. Dernek, çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları ve kimlik doğrulama zorunluluğunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek dijital gözetim riskine dikkat çekti. Dijital Panoptikon tartışması yeniden gündemde Eleştirilerde sıkça atıf yapılan “panoptikon” kavramı, bireylerin sürekli izlenebileceği bir gözetim düzenini ifade ediyor. Uzmanlar, sosyal medya düzenlemesinin çevrim içi güvenlik ile ifade özgürlüğü arasındaki denge tartışmasını yeniden alevlendirebileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ömer Çelik'ten CHP’ye: Saldırganlık siyaset değildir Haber

Ömer Çelik'ten CHP’ye: Saldırganlık siyaset değildir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin son dönemdeki söylemlerini sert sözlerle eleştirdi. Çelik, yargı mensupları ile güvenlik güçlerinin sistematik biçimde hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Yargı ve güvenlik güçleri hedef alınıyor” Çelik, CHP’li yöneticilerin açıklamalarında yargı mensupları ve güvenlik güçlerini doğrudan hedef aldığını belirterek, bu tutumun demokratik siyasetle bağdaşmadığını ifade etti. Söz konusu söylemleri “çirkin davranış ve sözler” olarak niteleyen Çelik, bu yaklaşımı açık biçimde kınadıklarını dile getirdi. “Hakaret siyaset değil, saldırganlıktır” Eleştiri ile saldırganlık arasındaki farkın altını çizen Çelik, siyasetin eleştiriye açık olduğunu ancak hakaret ve hedef göstermenin meşru bir muhalefet yöntemi sayılamayacağını söyledi. Çelik, “Eleştiri siyasetin konusudur ama hakaret ve hedef gösterme siyaset değil, saldırganlıktır. Saldırganlık bir siyaset biçimi ya da muhalefet tarzı değildir” değerlendirmesinde bulundu. “Yanıt siyaset ve hukuk zemininde verilecek” AK Parti Sözcüsü, bu tür söylemler karşısında geri adım atılmayacağını da vurguladı. Çelik, saldırgan bir dil kullananlara verilecek yanıtın sokakta ya da polemikle değil, siyaset ve hukuk yoluyla olacağını belirterek, Türkiye toplumunun demokratik tartışma zemininin korunması gerektiğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Lütfü Savaş’tan Özgür Özel’e suç duyurusu Haber

Lütfü Savaş’tan Özgür Özel’e suç duyurusu

Kurultay süreci yargıya taşındı CHP’de kongre ve kurultay takvimi tartışmaları sürerken, Lütfü Savaş’ın olağan il kongrelerinin iptali için yaptığı başvuru sonrası Özgür Özel’in sert açıklamaları dikkat çekmişti. Özel, o dönemde şu ifadeleri kullanmıştı: “Gün gelir bunların hepsinin hesabı sorulur. Bizim de dava açacağımız günler olur. Özgür Özel’i çok az tanımış, yakından tanıtacağım kendisine. Lüzumsuz ismin lüzumsuz, beyhude, sonuç alamayacak bir iştir. Hazımsızlığın bu kadarı!” CNN Türk’ün aktardığına göre, bu açıklamalar sonrası Lütfü Savaş, “kişilik haklarına saldırı” ve “hedef gösterme” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Özel: “Mikropluk yapıyor” Özel, geçtiğimiz haftalarda Savaş’ın eleştirilerine yönelik açıklamasında, “Mikropluk yapıyor, mikroba neden hastalık yapıyorsun diye sorulur mu?” ifadelerini kullanarak parti içi gerilimi tırmandırmıştı. Savaş ise bu sözleri “kişisel saldırı ve itibarsızlaştırma girişimi” olarak nitelendirerek yasal yollara başvurduğunu duyurdu. Delegelerin açtığı dava ve kurultay iptali iddiası Savaş ve bazı delegeler adına avukat Onur Yusuf Üregen tarafından Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, CHP Genel Merkez yönetiminin kurultay iradesini “organize şekilde ortadan kaldırdığı” iddia edildi. Dilekçede, mevcut yönetimin “hukuka aykırı yollarla yönetimi ele geçirdiği” ve bu yönetim görevde kaldığı sürece yapılacak her kurultayın “zehirli ağacın zehirli meyvesi” olarak geçersiz olacağı savunuldu. “Delegelere menfaat sağlandı” iddiası Mahkemeye sunulan belgelerde, Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalara atıf yapıldı. İddianamelere göre bazı delegelere, Özel lehine oy kullanmaları için maddi menfaat, belediye meclis üyeliği veya iş vaadi sunulduğu iddia edildi. Dilekçede, bu gerekçelerle 6 Nisan 2025’te yapılan 21. Kurultay ve 21 Eylül 2025’teki 22. Olağanüstü Kurultay’ın “hukuka karşı hile” yoluyla düzenlendiği ileri sürülerek iptal talep edildi. Parti içi kriz büyüyor CHP’de kurultay sonrası başlayan liderlik ve örgüt tartışmaları, şimdi yargı süreciyle yeni bir boyuta taşındı. Lütfü Savaş’ın suç duyurusunun ardından gözler CHP Genel Merkezi’nin hukuki yanıtına çevrilirken, parti kulislerinde bu sürecin “kurultay sonrası hesaplaşma” olarak değerlendirildiği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.