SON DAKİKA

#Hijyen

HABER DEĞER - Hijyen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hijyen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir tabak çorbayla dayanışma: Çorbacım ev yemekleri emekli ve öğrencinin yanında Haber

Bir tabak çorbayla dayanışma: Çorbacım ev yemekleri emekli ve öğrencinin yanında

Kış aylarında soğuyan hava, kent yaşamında sıcak bir tabak yemeğin değerini daha da artırıyor. Ankara’da bir aile işletmesi olarak faaliyet gösteren Çorbacım Ev Yemekleri, bu ihtiyaca yalnızca mutfakla değil, toplumsal sorumluluk duygusuyla da yanıt veriyor. İşletme sahibi Metin Yılmaz, kış aylarında ev yemeklerine olan ilginin arttığını, özellikle öğrenciler ve emekliler için bu ilginin bir zorunluluğa dönüştüğünü vurguluyor. Soğuk hava çorba ve sulu yemeği sofraların merkezine taşıyor Metin Yılmaz, kış aylarında satışların belirgin biçimde değiştiğini ifade ederek, havaların soğumasıyla birlikte çorba ve sulu yemeklere yönelimin net şekilde arttığını söylüyor. “Havalar soğuduğunda çorba satışlarımız ve sulu yemeklerimiz biraz daha üstüne koyarak gidiyor” diyen Yılmaz, sıcak yemeğin bu dönemde yurttaşlar için hem doyurucu hem de ihtiyaç haline geldiğini dile getiriyor. Özellikle çorbanın, kış aylarında günün her saatinde tercih edildiğini belirtiyor. Mercimek çorbası ve özel fasulyesiyle kuru fasulye ilk sırada Soğuk havalarda en çok tercih edilen ürünlerin başında mercimek çorbası geliyor. Bunun hemen ardından ise kuru fasulye öne çıkıyor. Yılmaz, kuru fasulyenin sıradan bir ürün olmadığını vurgulayarak, kendi bahçelerinde yetiştirilen “kuş şeker fasulyesi” kullandıklarını anlatıyor. Bu fasulyenin kabuk bırakmayan, gaz yapmayan bir tür olduğunu belirten Yılmaz, “10 dakikada şişer, 20 dakikada pişer ama düdüklü tencereye girmez; normal tencerede, kısık ateşte pişer” sözleriyle geleneksel pişirme yöntemlerinin önemine dikkat çekiyor. Ona göre fasulyenin lezzeti kadar hikâyesi de sofraya taşınıyor. Hızlı tüketime karşı ev yemeği vurgusu Günlük yaşam temposu içinde özellikle gençlerin ve öğrencilerin hızlı tüketime yöneldiğini ifade eden Yılmaz, bu durumu sağlıksız beslenme açısından endişe verici buluyor. “Gençlerimiz bu konuda ne yazık ki sağlıksız besleniyor” diyen Yılmaz, kış aylarında sulu ve sıcak ev yemeklerinin tercih edilmesinin hem beden hem de ruh sağlığı açısından önemli olduğunu söylüyor. Ev yemeğinin, yalnızca karın doyurmak değil, uzun vadede sağlıklı yaşam için de bir tercih olduğunu vurguluyor. Damak tadı, hijyen ve samimiyetle kurulan bağ Çorbacım Ev Yemekleri’ni tercih eden yurttaşlardan gelen geri dönüşlerin başında lezzet geliyor. Yılmaz, yemekleri “sevgi katarak” yaptıklarını ifade ederken, hijyenin ve güler yüzün işletmenin vazgeçilmez unsurları olduğunu söylüyor. Samimiyetin altını özellikle çizen Yılmaz, 15 yıldır aynı noktada esnaflık yaptıklarını ve müşterilerin yaklaşık yüzde 70–80’inin daimi olduğunu belirtiyor. Bu sürekliliğin, müşteriyle kurulan güven ilişkisi sayesinde mümkün olduğunu ifade ediyor. Uzun çalışma saatleri, mahalle esnafı disiplini İşletmenin çalışma düzenine de değinen Yılmaz, sabah saat 07.00’de kepenk açtıklarını, akşam saat 21.00’de kapattıklarını aktarıyor. Yaz aylarında bu saatlerin zaman zaman 22.00’yi, hatta 22.30’u bulabildiğini belirten Yılmaz, hafta sonu ise yalnızca cumartesi günleri hizmet verdiklerini, pazar günleri kapalı olduklarını söylüyor. Bu düzenin, hem aile işletmesi olmanın hem de mahalle esnafı geleneğinin bir parçası olduğunu dile getiriyor. Öğrenci ve emekliye yönelik destek bir tercih değil, sorumluluk Çorbacım Ev Yemekleri’ni benzer işletmelerden ayıran en önemli noktalardan biri, öğrenci ve emeklilere yönelik uygulanan destek politikası. Metin Yılmaz, öğrencilere yönelik kampanyalarla hem maddi hem de manevi destek olmaya çalıştıklarını ifade ediyor. Emekliler için ise mevcut hayat şartlarını göz önünde bulundurarak indirimler uyguladıklarını söylüyor. Yılmaz’a göre bu destekler bir lütuf değil, içinde bulunulan ekonomik koşullarda esnaf olmanın getirdiği toplumsal bir sorumluluk. Ankara’da bir tabak çorbanın, yalnızca sıcak bir yemek değil, aynı zamanda dayanışmanın somut bir ifadesi olabileceğini gösteren Çorbacım Ev Yemekleri, emekli ve öğrenciler için kentin küçük ama anlamlı duraklarından biri olmaya devam ediyor.

Makyajda hayat kurtaran 5 altın kural Haber

Makyajda hayat kurtaran 5 altın kural

Sabah uyanır uyanmaz aynada kusursuz bir görüntüyle karşılaşmak, gün boyu akmayan bir eyeliner veya silinmeyen bir rujla yaşamak... Modern çağın en büyük konforlarından biri olan "Kalıcı Makyaj", doğru ellerde bir sanata dönüşürken, yanlış uygulamalarla bir kâbusa dönüşebilir. Güzellik sektörünün başarılı ismi Cansu Durkun, kalıcı makyaj yaptırmadan önce mutlaka bilmeniz gereken kritik noktaları açıkladı. Kalıcı makyaj (Mikropigmentasyon), son yıllarda kadınların vazgeçilmezi haline geldi. Ancak uzman olmayan ellerde yapılan işlemler; kızıllaşan kaşlar, asimetrik dudaklar ve enfeksiyon riski gibi geri dönüşü zor problemleri de beraberinde getiriyor. Konunun uzmanı Cansu Durkun, "Kalıcı makyaj sadece bir güzellik işlemi değil, cildin altına işlenen bir imzadır" diyerek, işlem öncesi dikkat edilmesi gereken hayati kuralları sıralıyor. İşte Cansu Durkun’un kaleminden, kusursuz ve doğal bir görünüm için dikkat etmeniz gerekenler: 1. "Her Kaş Her Yüze Olmaz": Altın Oran Matematiği Sosyal medyada gördüğünüz popüler bir kaş şekli, sizin yüz hattınıza uygun olmayabilir. Cansu Durkun, en büyük hatanın "trendlere kapılmak" olduğunu vurguluyor: "Her yüzün kendine has bir matematiği ve anatomisi vardır. Biz buna 'Altın Oran' diyoruz. İşlem öncesinde uzmanınızın mutlaka yüz ölçümlerinizi yapması ve taslağı size onaylatması gerekir. Ezbere yapılan kaş, ifadenizi sertleştirebilir veya sizi olduğunuzdan yaşlı gösterebilir." 2. Pigment Kalitesi: Kaşlarınız Neden Turunculaşıyor? Ucuza mal edilen kalıcı makyaj işlemlerinin en büyük riski, zamanla renk değiştiren pigmentlerdir. Ağır Metallere Dikkat: İçeriğinde demir oksit oranı yüksek olan kalitesiz boyalar, zamanla oksitlenerek kaşlarınızı kiremit kırmızısına veya maviye dönüştürebilir. Organik ve Doğal İçerik: Cansu Durkun, cilde dost, renk değiştirmeyen ve zamanla pudralaşarak ciltten atılan yeni nesil organik pigmentlerin tercih edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. 3. Hijyen Lüks Değil, Kırmızı Çizgidir Kalıcı makyaj, derinin üst tabakasına (epidermis) yapılan invaziv bir işlemdir. Bu nedenle sterilizasyon, estetik kaygılardan önce gelmelidir. Kullanılan iğnelerin tek kullanımlık olduğu sizin yanınızda açılmalıdır. Uzman, işlem sırasında maske ve eldiven kullanmalıdır. Ortamın klinik standartlarında sterilize edilmesi, Hepatit B ve diğer bulaşıcı hastalıklardan korunmak için şarttır. 4. İletişim: Uzmanınız Sizi Gerçekten Dinliyor mu? Koltuğa oturduğunuz an işlem başlamamalıdır. Cansu Durkun’a göre, iyi bir uzman önce iyi bir dinleyici olmalıdır: "Müşterinin hayalindeki görüntü ile yapılabilecekler arasındaki dengeyi kurmak zorundayız. Cilt tipiniz (yağlı veya kuru), yaşınız ve günlük makyaj alışkanlıklarınız, seçilecek tekniği (Microblading mi, Pudralama mı?) belirler. Sizi analiz etmeden iğneyi eline alan uzmandan kaçının." 5. İşlem Sonrası Bakım: Sonucun %50'si Sizin Elinizde Mükemmel bir uygulama yapılsa bile, "iyileşme süreci" kurallarına uyulmazsa sonuç hüsran olabilir. Cansu Durkun, işlemden sonraki ilk 1 haftanın kritik olduğunu belirtiyor: Bölgeye su değdirilmemeli. Güneşten korunmalı ve solaryuma girilmemeli. Oluşan kabuklar asla koparılmamalı. Sonuç: Güzelliğinizi Şansa Bırakmayın Cansu Durkun son olarak, kalıcı makyajın bir dövme olmadığını, zamanla ciltten silinen ve tazelenmesi gereken bir konfor olduğunu hatırlatıyor. "Yüzünüz en değerli giysinizdir, onu emanet edeceğiniz kişiyi seçerken fiyata değil, uzmanın referanslarına ve eğitimine bakın" diyerek sözlerini noktalıyor.

Sağlık Bakanlığı’ndan grip açıklaması: Mutasyonlu virüs Türkiye için tehdit değil Haber

Sağlık Bakanlığı’ndan grip açıklaması: Mutasyonlu virüs Türkiye için tehdit değil

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, kamuoyunda “mutasyonlu grip” olarak anılan H3N2 virüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demirkol, Avrupa’da etkili olan varyantın Türkiye için olağan dışı bir risk taşımadığını ve grip sezonunun rutin şekilde izlendiğini ifade etti. H3N2 varyantının mevsimsel bir grip türü olduğu vurgulandı Doç. Dr. Demirkol, H3N2 virüsünün her yıl mutasyona uğrayarak dolaşıma giren influenza virüslerinden biri olduğunu belirterek, bu durumun bilimsel olarak beklenen bir süreç olduğunu söyledi. Söz konusu varyantın Avustralya’dan başlayarak Avrupa’ya yayıldığını aktaran Demirkol, Türkiye’de görülen tablonun olağan grip sezonu çerçevesinde değerlendirildiğini dile getirdi. Türkiye’de grip sezonu ekim ayında başlıyor Türkiye’de her yıl ekim ayından itibaren mayıs ayına kadar süren bir grip sezonu yaşandığını hatırlatan Demirkol, havaların soğumasıyla birlikte vaka sayılarında artış görülmesinin doğal olduğunu ifade etti. Çalışma ortamları, okullar ve kapalı alanlarda bulaşıcılığın arttığını belirten Demirkol, bu durumun yurttaşlar arasında endişe yaratabildiğini ancak panik gerektiren bir tablo olmadığını söyledi. “Bu varyant şu an için risk oluşturmuyor” mesajı verildi Avrupa’da görülen H3N2’nin K tipi varyantına ilişkin de konuşan Demirkol, bu alt türün Türkiye’de şu aşamada ciddi bir tehlike oluşturmadığını vurguladı. İnfluenza virüsünün her yıl farklı varyantlarla dolaşımda olduğuna dikkat çeken Demirkol, mevcut durumun halk sağlığı açısından yakından takip edildiğini kaydetti. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü vaka takibini sürdürüyor Demirkol, Türkiye genelinde grip vakalarının anlık olarak izlendiğini belirterek, olası risklerin erken aşamada tespit edilmesi için gerekli tüm izleme mekanizmalarının devrede olduğunu söyledi. Endişe oluşturacak bir seviyeye ulaşmadan grip sezonunun atlatılmasının hedeflendiğini ifade etti. Korunma için hijyen ve dinlenme çağrısı yapıldı Gripten korunmada temel hijyen kurallarının önemine dikkat çeken Demirkol, özellikle yaşlı yurttaşların ve risk grubundakilerin kalabalık ortamlardan uzak durması gerektiğini belirtti. Gribal belirtileri olan kişilerin kalabalık alanlara girmemesi, bol sıvı tüketmesi ve mümkünse evde istirahat etmesinin hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi. “Yurttaşlarımızın içi rahat olsun” mesajı verildi Açıklamasının sonunda Demirkol, Türkiye toplumuna seslenerek, mevcut grip varyantının endişe edilecek bir düzeyde olmadığını yineledi. Tüm sürecin Sağlık Bakanlığı tarafından yakından takip edildiğini belirten Demirkol, yurttaşların resmî açıklamalara güvenmelerini istedi.

'Dokunulmazlara' dokununca yandı: O zabıta müdürü görevden alındı! Haber

'Dokunulmazlara' dokununca yandı: O zabıta müdürü görevden alındı!

Bozuk tavuk ve tarihi geçmiş un yakaladı Gıda terörüne geçit vermeyen Altuntaş, denetimlerini sürdürürken bu kez siyasi bağlantıları olan işletmelere girdi. İddiaya göre Altuntaş, Belediye Başkan Yardımcısı AKP’li Özcan Özmekik’in konfeksiyon dükkanına komşu olan bir kafede tarihi geçmiş bozuk tavuk, AKP’li Meclis Üyesi Uğur Erdem’in ailesine ait fırında ise miadı dolmuş un tespit etti. Hijyen kurallarının hiçe sayıldığını gören Altuntaş, kimseye ayrıcalık tanımayarak iki iş yerine de ceza kesmek istedi. Telefon trafiği sonrası jet hızıyla görevden el çektirildi Ceza işlemleri başladığı sırada iddiaya göre kafe işletmecisi, komşusu olan Başkan Yardımcısı Özmekik’i arayarak durumu bildirdi. Fırın denetimi nedeniyle Meclis Üyesi Erdem ile de karşı karşıya gelen Altuntaş için süreç hızla işledi. Denetimlerin ardından AKP’li Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ın talimatıyla Zabıta Müdürü Abdurrahim Altuntaş jet hızıyla görevden alındı. "Sizi insan sağlığıyla oynatmam" demişti Altuntaş, daha önce ilçedeki bir pideciye yaptığı baskında karşılaştığı korkunç manzara karşısında işletmeciye, "Sizi insan sağlığıyla oynatmam, hiç mi kendinize saygınız yok? Burayı mühürlüyorum" diye bağırarak tepki göstermiş, o anlar sosyal medyada viral olmuş ve yurttaşlardan büyük destek görmüştü. İşini yapan bir bürokratın siyasi nüfuz kullanılarak görevden alınması Zonguldak halkının büyük tepkisine neden oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.